| |
AHİR
ZAMANA DÜRÜSTÇE BAKMAK
Peygamberimiz (sav)’in hadis-i şeriflerinde detaylı olarak
bildirilen ahir zaman (kıyamet öncesindeki son dönem) özelliklerine
göre iki dönemden oluşmaktadır. Bu kutlu zamanın ilk dönemi
bozulmaların, dejenerasyonun, felaketlerin, çatışmaların,
savaşların, yoklukların yaşanacağı bir dönemdir. Ahir zamanın
ikinci dönemi ise, Hz. İsa’nın tekrar yeryüzüne gelişi ve
Hz. Mehdi’nin ortaya çıkışıyla birlikte, yeryüzüne barışın,
huzurun, özgürlüğün hakim olduğu, bolluğun ve bereketin
yaşandığı, insanların her açıdan memnun oldukları güzelliklerle
dolu bir dönemdir. Dolayısıyla, ahir zamanı bir bütün olarak
düşünmek, Peygamber Efendimiz (sav)’in müjdesi olarak, öncesinde
felaketlerin sonrasında ise güzelliklerin yaşanacağını bilmek
gerekir. Ahir zamandan bahsederken yalnızca bu dönemin alametleri
olan zorlukları, darlıkları, felaketleri anmak, ancak tüm
bu karanlıkların aydınlığa döneceğinden hiç bahsetmemek
yanlış olur. Zira Rabbimiz’in de Kuran-ı Kerim’de buyurduğu
gibi, “Her zorlukla birlikte bir kolaylık vardır.” (İnşirah
Suresi, 5) Ahir zamanda da, Allah’ın izniyle, darlıklar
bolluklara, zorluklar kolaylıklara dönecek, tüm sıkıntılar
çözüme kavuşacaktır.
Peygamberimiz (sav)’in Bildirdiği Gayb
Haberleri Allah’ın Kuran’da bildirdiği gibi gaybı yalnızca
Allah bilir. Ancak Allah Kuran’da, elçilerinden seçtiklerine
Kendi Katında saklı olan gayb bilgisinden verdiğini şöyle
bildirmektedir:
O, gaybı bilendir. Kendi gaybını
(görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (ona muttali
kılmaz.) Ancak elçileri (peygamberleri) içinde razı olduğu
(seçtikleri kimseler) başka. Çünkü O, bunun önüne ve arkasına
izleyici (gözetleyici)ler dizer. (Cin Suresi, 26-27)
Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) de,
Allah’ın kendisine gayb bilgisi verdiği, Rabbimiz Katında
çok seçkin bir elçidir. Ahir zaman alametleri ve bu kutlu
dönemde yaşanacak büyük olaylar Peygamberimiz (sav) tarafından
haber verilen önemli gayb haberlerindendir. Peygamber Efendimiz
(sav) bunun dışında da –Allah’ın bir lütfu olarak- pek çok
gayb haberi vermiş ve Rabbimiz’in bir mucizesi olarak verdiği
haberlerin hepsi aynen gerçekleşmiştir. Şüphesiz bu, Allah’ın
Sevgili Peygamberimiz (sav)’e desteği ve rahmetidir.
Bu haberlerden biri de sahabelerden
bazılarının vefatlarını Peygamber Efendimiz (sav)’in çok
uzun zaman önce bildirmesidir. Hadis-i şeriflerde yer alan
bilgilere göre, Peygamberimiz (sav) bazı sahabelere şehit
olacaklarını ve nasıl bir yerde öleceklerini haber vermiştir.
Peygamberimiz (sav)’in bu gayb haberleri, aynı şekilde gerçekleştiğine
şahit olan müminler için çok büyük bir müjde olmuştur. Örneğin
Hz. Ömer ve Hz. Osman’ın şehit olacağı bir hadiste şu şekilde
haber verilmiştir:
Allah Resulü
(sav) bir bahçedeydi. Ebu Bekir girmek için izin isteyince
şöyle buyurdu: “Ona izin verin, onu cennetle müjdeleyin!”
Sonra Ömer izin istedi. Bunun üzerine şöyle buyurdu: “Ona
da izin verin, onu cennet ve şehitlikle müjdeleyin! Sonra
Osman izin istedi. Şöyle buyurdu: “Ona izin verin ve hem
cennet, hem de şehitlikle müjdeleyin.”1
Hz. Osman’ın hilafeti ve şehadetiyle
ilgili bilgi veren bir başka hadis ise şöyledir:
Ebu Ya’la,
müminlerin annesi Hafsa’dan naklederek şöyle demiştir:
“Allah Resulü (sav) Osman’a haber gönderip çağırttı ve şöyle
buyurdu:
“Öldürülüp şehit olacaksın! Sabret, Allah sana sabır versin.
Allah’ın sana on sene altı ay giydireceği –hilafet- gömleğini
sakın çıkartma!” Dönüp giderken, Allah Resulü (sav) arkasından
şöyle buyurdu: “Allah sana sabır versin. Oruçlu iken şehit
edilip öleceksin. Orucunu benimle açacaksın!”2
Hz. Ali ve Hz. Hüseyin’in şehadetleri
ise Mübarek Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde şu şekilde
anlatılmıştır:
Hakim –sahihtir kaydıyla-
Ali’den naklederek şöyle demiştir:
Allah Resulü (sav), Ali’ye –yanaklarını göstererek- şöyle
buyurdu:
“Buradan buradan darbe yiyeceksin, kanın sakalını bulayıncaya
dek akacak!”3
Allah Resulü (sav) bir
gün uyuyordu. Elinde kırmızı bir toprak vardı.
“Ey Allah Resulü, bu toprak nedir?” diye sordum.
Buyurdu ki: Cebrail –Hüseyin’i kasdederek- onun Irak topraklarında
öldürüleceğini söyledi. Bu toprak, oranın toprağıdır.”4
“Hüseyin’i
kastederek, bu oğlum Kerbela denilen yerde öldürülecek.
Onu orada gören ona yardım etsin!” Bunun üzerine Enes b.
el Haris Kerbela’ya gitti. Hüseyin ile beraber orada öldürüldü.5
Allah’ın birer mucizesi olarak Peygamberimiz
(sav)’in bildirdiği tüm bu bilgiler gerçekleşmiştir. Burada
yer alan bilgilerin yanı sıra Mübarek Peygamberimiz (sav)’in
gayb ile ilgili bildirdiği daha pek çok haberin de gerçekleştiğine
Müslümanlar şahit olmuştur. Bu gerçeğin, ahir zamanla ilgili
bildirilen hadisleri değerlendirirken de unutulmaması gerekir.
Allah’ın izniyle, tüm bu bilgiler gibi, Peygamber Efendimiz
(sav)’in ahir zamanla ilgili müminlere haber verdiği bilgiler
de teker teker gerçekleşmektedir ve gerçekleşmeye devam
edecektir.
Ahir Zamanda Meydana Gelecek Bozulmalar
Ahir zamanda fitnelerin ve bozulmaların
yaşanacağı pek çok kaynakta yer alan, sık sık dergilerde,
kitaplarda, bazı televizyon programlarında konu edilen bir
gerçektir. Günümüzde yaşanan pek çok olay, hadislerde verilen
bilgilerle hayranlık uyandırıcı şekilde benzerlik göstermekte,
bu gelişmeler ahir zamanın içinde olduğumuzu işaret etmektedir.
Bu hadislerde yer alan bilgilere göre;
Ahir zamanda savaşlar, çatışmalar ve anarşi yaşanacaktır.
Dünya hercü merc içinde
kaldığında, fitneler zuhur ettiğinde, yollar kesildiğinde,
bazıları bazılarına hücum ettiğinde…6
Kıyametin hemen yakınında
anarşi ve kargaşa günleri vardır.7
Şu hadiseler meydana gelmedikçe
kıyamet kopmayacaktır… Ölümler ve katliamlar yaygın hale
gelecek…8
Fitneler çoğalacak, birbiri
ardı sıra yeni fitneler ortaya çıkacaktır.
Kıyamet önü sıra karanlık geceler gibi fitneler vardır.9
Kıyamete yakın karanlık
gecelerin parçaları gibi karışıklıklar olacaktır. Bu karışıklıklar
içinde kişi mümin olarak sabahlayıp kafir olarak akşamlayacak,
mümin olarak akşamlayıp kafir olarak sabahlayacaktır.10
Ahir zamanda depremler
artacaktır.
Şu hadiseler meydana gelmedikçe kıyamet kopmayacaktır…
depremler çoğalacak…11
Kıyametten önce iki büyük
hadise vardır… ve sonra da zelzeleli yıllar.12
Fakirlik ve yokluk olacaktır.
Fakirler çoğalacak.13
Açlık ve hayat pahalılığı
alabildiğine yayılacak.14
Ahlaki çöküntü ve sosyal
bozulma yaşanacaktır
Zinanın çoğalması kıyamet alametlerindendir.15
Kötülerin çoğaldıkça çoğalması,
yalancıların doğru kabul edilip doğruların yalancı sayılması,
hainlerin güvenilir, güvenilir kimselerin hain sayılması…16
İnsanlar din ahlakından
uzaklaşacaklar.
İnsanlara bir zaman gelir ki Kuran-ı Kerim bir vadide,
insanlar başka bir vadide olurlar.17
İnsanlara bir zaman gelecektir
ki Kuran-ı Kerim’in yalnız resmi, İslam’ın yalnız ismi
kalacaktır. Onlar İslam’dan en uzak insanlar oldukları
halde İslami isimlerle isimlenecekler, mescitleri görünüşte
mamur olduğu halde hidayet yönünden harap olacaktır.18
Haram olan şeylerin helal
sayılması… kıyamet alametlerindendir.19
Bunlar Peygamberimiz (sav)’in ahir zamanın
ilk dönemine dair verdiği haberlerin sadece bir kısmıdır.
Hadis kaynaklarında daha pek çok haber ve bilgi yer almaktadır.
İçinde bulunduğumuz dönem dikkatlice incelendiğinde Peygamber
Efendimiz (sav)’in haber vermiş olduğu bütün bu alametlerin
gerçekleşmeye başladığı açıkça görülecektir. Peygamberimiz
(sav)’in verdiği bilgilere göre, bu alametlerin belirmesinin
ardından iman edenler için kutlu ve mübarek yeni bir dönem
başlayacaktır. Asr-ı Saadet dönemini andıran özelliklere
sahip olan bu dönemde, Hz. Mehdi zuhur edecek, İslam ahlakı
tüm dünyaya Allah’ın izniyle hakim olacak ve “Altınçağ”
olarak adlandırılan mükemmel bir dönem yaşanacaktır.
Hz. Mehdi’nin Ortaya Çıkışı Peygamberimiz
(sav)’in Haber Verdiği Gayb Bilgilerindendir
Peygamber Efendimiz (sav)’in geleceğe
yönelik bildirdiği haberlerden biri de Hz. Mehdi’nin ortaya
çıkışıdır. Peygamberimiz (sav) hadislerinde, ahir zaman
fitnelerini ortadan kaldıracak, tüm insanlığa barışı ve
huzuru getirecek, din ahlakının dünyaya hakim olmasına vesile
olacak, kısaca Altınçağın önderi olacak mübarek bir şahsın
çıkacağını haber vermiştir. Bu mübarek şahıs, Hz. Mehdi’dir.
Hz. Mehdi’nin ahir zamanda –Allah’ın izniyle- muhakkak ortaya
çıkacağı şu şekilde bildirilmektedir:
Dünyadan bir gece bile
kalsa, ALLAH O GECEYİ UZATIR VE EHL-İ BEYTİM’DEN BİRİSİ
(HZ. MEHDİ) GELEREK DÜNYAYA HAKİM OLURDU. Onun adı adıma,
babasının adı babamın adına uyar. Daha önce yeryüzü nasıl
zulümle doluysa, o, onu adaletle doldurur. Malı seviye
üzere taksim eder... Yedi veya dokuz sene kalır...20
Benden sonra halifeler
(devri) olacaktır. Halifelerden sonra emirler olacak,
emirlerden sonra zalim hükümdarlar olacaktır. Sonra BENİM
EHL-İ BEYTİM’DEN MEHDİ ÇIKACAKTIR. O, daha önce zulümle
doldurulan dünyayı adaletle dolduracaktır.21
Hadis-i şeriflerde yer alan bilgilere
göre, ahir zamanın ilk döneminde yaşanacak olan fitne, zulüm
ve kargaşa da Hz. Mehdi’nin çıkışının alametlerindendir.
Bu durum şöyle ifade edilmektedir.
Hiçbir tarafın ondan mahfuz
kalmayacağı bir fitne zuhur edecek, bu fitne kaldığı yerden
hemen başka bir tarafa yayılacak ve bu durum münadinin
semadan seslenerek “Ey insanlar, emiriniz artık Mehdi’dir”
demesine kadar devam edecektir.22
Masum insanlar katloluncaya
kadar Hz. Mehdi çıkmayacak ve katliamlara yerde ve göktekiler
artık tahammül edemez bir hale geldiğinde zuhur edecektir
(ortaya çıkacaktır)...23
Tüm bu bilgiler göz önünde bulundurulduğunda,
ahir zamanın felaket ve zorluklarla dolu olan döneminden
bahsedip, Hz. İsa’nın ve Hz. Mehdi’nin çıkıp İslam ahlakını
dünya hakimiyetine vesile olacakları dönemden bahsetmemenin
yanlışlığı bir kez daha açığa çıkmaktadır. Ahir zamanın
ilk döneminde yaşanan olaylar, Hz. İsa’nın gelişinin ve
Hz. Mehdi’nin ortaya çıkışının alametlerindendir. Bu alametleri
sürekli anıp, alametlerin vesile olacağı büyük olayları
gündeme getirmemeye çalışmak ise akla ve mantığa uygun değildir.
Ayrıca şunu da hatırlatmak gerekir ki Peygamberimiz (sav),
insanların Hz. Mehdi’nin çıkışından ümit kesmelerinin de
bu kutlu zatın zuhurunun alametlerinden biri olduğunu bildirmiştir:
İnsanların
ümitsiz olduğu ve “HİÇ MEHDİ FALAN YOKMUŞ” DEDİĞİ BİR SIRADA
ALLAH MEHDİ’Yİ GÖNDERİR...24
Altınçağ ve İslam Ahlakının Hakimiyeti
Peygamberimiz (sav)’in İslam ahlakının
dünyaya hakim olacağı dönemi tasvir ederken cennet benzeri
özelliklerle anlatması bu devreye “Altınçağ” ismi verilmesine
neden olmuştur. Hadislerde haber verildiğine göre, her çeşit
ürün ve mal bolluğu, emniyet, güven ve adaletin temini,
huzur ve saadet, her türlü teknolojik gelişmenin insanların
rahatı, konforu, neşesi ve huzuru için kullanılması, ihtiyaç
içinde olan kimsenin kalmaması, isteyene istediğinden sayılmadan,
kat kat fazlasıyla verilmesi, bu devrin belli başlı özelliklerindendir.
“... Dini, Peygamberin (sav) zamanında
olduğu gibi aynen uygulayacak. Yeryüzünde mezhepleri kaldıracak.
Halis hakiki dinden başka hiçbir mezhep kalmayacak.”25 hadisinde
buyrulduğu gibi, Hz. Mehdi’nin liderliğinde Altınçağda gerçek
din ahlakı yaşanacaktır. Nitekim, bu dönemin tüm insanların
hoşnut olacağı bir zaman olmasının temel nedenlerinden biri
de gerçek Kuran ahlakının ve sünnetin eksiksiz olarak yaşanacak
olmasıdır.
Teknolojik gelişmeler ahir zamanın bu
devresinde doruğa ulaşacak, insanlar teknolojinin bütün
nimetlerinden alabildiğine faydalanacaklardır. Tıpta, tarımda,
iletişimde, sanayi teknolojisinde, ulaşımda çok büyük gelişmeler
yaşanacak, sürekli yeni buluşlar yapılacaktır. Her yeni
buluş bir başkasına öncülük edecek, gelişmeler çok büyük
bir hız kazanacaktır. Sanatta çok büyük ilerlemeler kaydedilecek,
müzikte, resimde birbirinden güzel eserler ortaya çıkacak,
Allah’a olan imanın insanlara verdiği geniş ufuk ve derin
düşünce, tüm sanat dallarına öncülük edecektir. İnsanlar
Altınçağ’da hayatlarından o kadar memnun olacaklardır ki;
bir hadisin ifadesine göre “zamanın nasıl geçtiğinin farkına
varmayacaklar, bu güzelliklerden daha fazla yararlanmak
için Allah’tan ömürlerinin uzatılmasını” isteyeceklerdir.
Hadislerde bu dönemin özellikleri şöyle
ifade edilmektedir:
Hz. Mehdi
döneminde görülmemiş bir bolluk olacaktır:
… Yeryüzü içindeki hazineleri dışarıya fırlatacaktır.26
…Arz, içerisinde gizlediği
bütün zenginliklerini, altından ve gümüşten sütunlar halinde
dışarı atacak.27
Hz. Mehdi’nin cömertliği:
Mehdi insanlara malı ve eşyayı dağıtırken, saymadan bol
bol verecektir.28
Hz. Mehdi döneminde adalet:
Mehdi bendendir, yeryüzü zulüm ve işkence ile dolduğu
gibi onu doğruluk ve adaletle doldurur.29
Hz. Mehdi döneminde yeryüzü
güvenlikli olacaktır:
Yeryüzü emniyetle dolacak ve hatta birkaç kadın, yanlarında
hiç erkek olmaksızın, rahatlıkla, Hacca gidecektir.30
Hz. Mehdi dönemine duyulan
özlem:
Ben Mehdi’ye yetişene kadar ölmeyeyim istedim. Zira onun
döneminde iyi insanların iyiliği artar, kötülere karşı
bile iyilik yapılır.31
… Küçükler “keşke ben büyük
olsaydım”, büyükler de “keşke ben küçük olsaydım” diye
temenni ederler... İyi insanların iyiliği artar, kötülere
karşı bile iyilik yapılır.32
Hz. Mehdi herkes tarafından
çok sevilecektir:
Mehdi zuhur eder, herkes sadece ondan konuşur, onun sevgisini
içer ve ondan başka bir şeyden bahsetmezler.33
Onun hilafetinden yer ve
gök ehli, hatta havadaki kuşlar bile razı olacaktır.34
Sonuç
Tüm bu bilgilerin de gösterdiği gibi
ahir zaman, tüm iman edenlerin büyük şevk ve heyecan duyacakları
çok önemli olayların yaşandığı bir dönemdir. Bu döneme şahitlik
edecek Müslümanlar için bu, çok güzel bir nimettir. Dolayısıyla
samimi olarak inananların da bu nimetin bilincinde olmaları,
Allah’ın bu lütfu nedeniyle sevinç duymaları son derece
önemlidir.
Ahir zamanın ilk dönemi bozulmaların, dejenerasyonun, felaketlerin,
çatışmaların, savaşların, yoklukların yaşanacağı bir dönemdir.
İkinci dönem ise Hz. İsa’nın ikinci kez yeryüzüne gelişi
ve Hz. Mehdi’nin ortaya çıkışıyla birlikte, yeryüzüne barışın,
huzurun, özgürlüğün hakim olduğu, bolluğun ve bereketin
yaşandığı, insanların her açıdan memnun oldukları güzelliklerle
dolu bir dönemdir.
KAYNAKLAR:
1 (İmam Suyuti Olağanüstü Yönleriyle Peygamberimiz (sav)
el-Hasaisü’l-Kübra Çeviri: Naim Erdoğan İz Yayıncılık, İstanbul,
2003, s. 726)
2 (İmam Suyuti Olağanüstü Yönleriyle Peygamberimiz (sav)
el-Hasaisü’l-Kübra Çeviri: Naim Erdoğan İz Yayıncılık, İstanbul,
2003, s. 729)
3 (İmam Suyuti Olağanüstü Yönleriyle Peygamberimiz (sav)
el-Hasaisü’l-Kübra Çeviri: Naim Erdoğan İz Yayıncılık, İstanbul,
2003, s. 734)
4 (İmam Suyuti Olağanüstü Yönleriyle Peygamberimiz (sav)
el-Hasaisü’l-Kübra Çeviri: Naim Erdoğan İz Yayıncılık, İstanbul,
2003, s. 736)
5 (İmam Suyuti Olağanüstü Yönleriyle Peygamberimiz (sav)
el-Hasaisü’l-Kübra Çeviri: Naim Erdoğan İz Yayıncılık, İstanbul,
2003, s. 737)
6 Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 454
7 Suyuti, Cami’üs Sagir, 3/211; Ahmed bin Hanbel, Müsned,
2/492
8 Camiü’s-Sagir, 3:211, Müsned, 2:492, 4:391, 392
9 Ramuz-El Ehadis, 121/5
10 Kur’an ve Sünnette Kiyamet ve Ahiret, s. 155
11 Ramuz-El Ehadis, 476/11
12 Ramuz-El Ehadis, 187/2
13 Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 455
14 Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 440
15 Buhari, Tecrid’i 1/16
16 Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 92
17 Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 23
18 Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 24
19 Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 454
20 Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s.
11
21 Ebu Nuaym “Fevâyid”in de, Tabarâni de “Mu’cem”in de tahric
etmişlerdir.
22 El Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,
Ahmed İbn-i Hacer-i Mekki (Heytemi), tercüme: Müşerref Gözcü,
s. 22
23 El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar,
s. 37
24 Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s.
55
25 Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri,
s.186-187
26 El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,
s. 45
27 Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 464
28 El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,
s. 24
29 Sünen-i Ebu Davud, 5/93
30 El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,
23
31 Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman ,
17
32 Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s.
17
33 Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 33
34 El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar,
29
|
|