|
ALTINÇAĞIN ALAMETLERİ
Günümüzdeki Fitne, Zulüm, Fesat,
Kargaşa ve Çekilen Bu Acılar Altınçağın Doğum Sancısıdır
Son yıllarda dünyanın dört bir yanından savaş, katliam,
terör, bombalama, kargaşa ve yıkım haberleri geliyor.
Masum insanlar, çocuklar, hamile kadınlar öldürülüyor;
camiler, hastaneler, okullar, pazar yerleri bombalanıyor;
şehirler yaşanamaz hale getiriliyor; milyonlarca insan
bu saldırılardan korunmak için evlerini, yurtlarını
terk ediyorlar. Üstelik günler, haftalar geçtikçe bu
haberlerde bir azalma olmuyor; barışa, güvenliğe ve
huzura doğru hiçbir adım atılmıyor. Tam tersine savaş
ve zulüm daha geniş alanlara yayılıyor, yıkım her geçen
gün artıyor. Bu haberlerin çok büyük bir bölümü ise
Müslüman ülkelerden ya da Müslümanların yoğun olarak
yaşadıkları bölgelerden geliyor.
Tüm bu gelişmeler Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed
(sav)’in ahir zaman müjdelerini bilen Müslümanlar için
çok önemli bir çağın habercisi hükmündedir. Yaşananların
her biri Peygamberimiz (sav)’in günümüzden 1400 yıl
önce haber verdiği ahir zaman alametlerinin art arda
gerçekleşmesinden ibarettir.
Ahir Zamanda Dünyanın Durumu
Peygamberimiz (sav) kıyamet öncesinde, savaşların,
çatışmanın, kargaşanın, adaletsizliğin, zulmün, fitnenin
artacağı, tüm dünyanın büyük bir kaos içine sürükleneceği
bir dönemin yaşanacağını; bu dönemin ise adaletin,
barışın, huzurun, sevginin, hoşgörünün, bolluğun ve
bereketin hakim olacağı Altınçağ’ın habercisi olduğunu
bizlere bildirir.
Peygamberimiz (sav)'in verdiği bilgilere göre ahir
zamanın ilk devresinde Allah'ı inkar ederek ateizmi
ve dinsizliği telkin eden bir takım felsefi sistemler
nedeniyle insanlar arasında büyük bir bozulma yaşanacaktır.
İnsanlık yaratılış amacından uzaklaşacak, bunun sonucunda
büyük bir manevi boşluk ve ahlaki bozulma oluşacaktır.
Büyük felaketler, savaşlar ve acılar yaşanacak ve tüm
insanlar bu sıkıntılara son verebilmek için "nasıl
kurtuluruz?" sorusunun cevabını arayacaklardır.
Peygamberimiz (sav)'in hadislerindeki, ahir zaman alametleri
olarak bildirilen bu gelişmelerin pek çoğu, günümüzde
art arda ve birebir haber verildiği şekilde gerçekleşmiştir.
Son zamanlarda dünyada görülen savaş ve çatışmaların,
terör, şiddet, anarşi ve kargaşanın, katliamların giderek
artmış olması ise, yine ahir zamanın ilk döneminin
yaşanmakta olduğunun bir göstergesidir.
Peygamberimiz (sav)'in hadislerindeki bilgilere göre
Allah, bu karanlık dönemin ardından insanları ahir
zamanın karmaşasından kurtaracak ve büyük bir kurtuluşa
ulaştıracaktır. Allah, güzel ahlaktan uzaklaşan insanları,
dejenerasyona uğrayan toplumları doğru yola iletmek
için “Mehdi” yani “doğruya götüren” sıfatını taşıyan
üstün ahlaklı bir kulunu vesile kılacaktır. Peygamberimiz
(sav)'in hadislerinde ve İslam alimlerinin açıklamalarında
Hz. Mehdi'nin bu doğrultuda üç büyük sorumluluk üstlendiği
bildirilmektedir. Hz. Mehdi öncelikle Allah’ı inkar
eden ve dinsizliği destekleyen felsefi sistemlerin
fikri olarak çürütülmesini sağlayacaktır. Diğer yandan
İslam’ı, Kuran’da ve Peygamberimiz (sav)'in sünnetinde
bildirildiği şekilde özüne döndürecektir. İslamiyet’i
tüm bozulmalardan, hurafelerden arındırarak gerçek
Kuran ahlakının yaşanmasını sağlayacaktır. Ahir zamanın
ilk döneminde insanlığın içerisinde bulunduğu tüm karışıklıklara,
toplumsal sorunlara, sosyal sıkıntılara çözüm getirecek,
yeryüzünde barış, huzur, mutluluk ve güzel ahlakın
hakim olmasına vesile olacaktır. Hadislerde Hz. Mehdi'nin
yaşanan tüm bu “fitneleri Allah’ın izniyle mutlaka
önleyeceği” şöyle bildirilmektedir:
Fitneleri önlemenin kendisine zor gelmeyeceği ve öldürmenin de onu vazgeçiremeyeceği
Ehli Beytime mensup birisi sahip olmadan günler ve geceler bitmeyecektir...
(Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 12)
Tozlu, dumanlı karanlık bir fitne görülecek, bunu diğerleri takib edecek,
ta ki Ehli Beytimden kendisine Mehdi denilen bir zat çıkıncaya kadar. Şayet
Ona yetişirsen, Ona tabi ol ve hidayete erenlerden ol. (Kitab-ül Burhan fi
Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 26)
Hz. Mehdi ile aynı dönemde yeryüzüne ikinci kez gelecek
olan Hz. İsa ise, özellikle Hıristiyan ve Yahudi dünyasına
hitap edecek, onları içine düştükleri hurafelerden
sıyrılıp Kuran ahlakını yaşamaya çağıracaktır. Hıristiyanların
Hz. İsa'ya uymasıyla birlikte İslam ve Hıristiyan alemi
tek bir inançta birleşecek ve dünya “Altınçağ” adı
verilen büyük bir barış, güvenlik, mutluluk ve refah
dönemi yaşayacaktır.
Ahir Zamandan Zulüm ve Kargaşa Haberleri
*Arap Yarımadasında Karışıklıklar
... Arab yarımadasına inerler, ordular düzenlenir, halife öldürülür,
dertler de büyür. Şam surları üzerinde bir münadi “Yaklaşan şerden
dolayı vay Arabların haline” der. (Celalettin Suyuti’nin Tasnifinden Hadisler,
Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, s. 38)
Yine Araplar arasında keskin kılıç ve insanlar arasında şiddetli ihtilaflar
olacaktır... (Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi’si
“Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar”; Yaşanan Ahir Zaman)
Arap evlerinden, fitnenin girmediği hiçbir ev kalmayacaktır. (Mer'iy
b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi’si “Feraidu Fevaidi'l Fikr
Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar”; Yaşanan Ahir Zaman)
"İnsanlar Şam diyarında toplanıncaya kadar Hz. Mehdi zuhur etmez. Fitne
yaygınlaşacak insanlar ondan kurtulmak için bir çıkış yolu arayacaklar fakat
bulamayacaklar. Kufe ile Hire arasında katliam olacaktır." (Mer'iy
b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi’si “Feraidu Fevaidi'l Fikr
Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar”; Yaşanan Ahir Zaman)
*Kufe Irak'ta bir şehirdir.
*Hire (al Hirah) Kufe'nin güneyinde bulunan tarihi
bir şehirdir.
"Zevra denilen yerde bir olay meydana gelecektir."
Dediler ki: "Zevra nedir? Ey Allah'ın Resulü!"
O da şöyle buyurdu: "Doğuda bir şehirdir... " (Ukayli
“En-Necmu’s-sakıb fi Beyanı Enne’l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale’t-Temam
ve’l kamal”; Yaşanan Ahir Zaman)
*Zevra, Irak’ın Kuzeyi ile Türkiye’nin Güneydoğusunu
içine alan bir bölgenin adıdır.
*Irak ve Acem’in İşgal Edilmesi
Ana, baba, kız, erkek herkesi öldürür ve Acem
ve Irak beldelerini feth ederek ümmete acıklı azap
tattırırlar. Bunların arasında fitne, şiddet,
helak ve kaçmalar olur. (Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden
Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, s. 36)
*Masum Çocukların Öldürülmesi
…Muhammed ümmetinden masum bir çocuk öldürüldüğünde,
gökten bir melek 'hak onda (Mehdi'de) ve onun yanında
olandadır' diye haykırır. (Sabban İsafur Ragibin, s.154)
*Masum İnsanların Katledilmesi
Masum insanlar katloluncaya kadar Mehdi çıkmayacak ve katliamlara
yerde ve göktekiler, artık tahammül edemez bir hale geldiğinde zuhur edecektir...
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 37)
Mehdi her dokuzdan yedi öldürülünceye kadar çıkmaz. Günahsız
insanların öldürülmesi onlardandır. (Kitab-ül
Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 35)
Günahsız insanlar öldürülmeden Mehdi çıkmaz. Günahsızlar öldürüldüğünde,
onları öldürenlere yer ve gök ehli buğz ederler... (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il
Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 35)
*Yaygın ve Arka Arkaya Gelen Fitneler
Çok acıklı durumlar ve elim manzaralar görülür. Fitneler arka arkaya
devam eder... Ana, baba, kız, erkek herkesi öldürür... Bunların arasında
fitne, şiddet, helak ve kaçmalar olur. Ne zaman bitti denilir, gene de devam
eder gider. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 36)
Hiçbir tarafın ondan mahfuz kalmayacağı bir fitne zuhur edecek,
bu fitne kaldığı yerden hemen başka bir tarafa yayılacak ve bu durum bir münadinin
semadan seslenerek: "Ey insanlar, emiriniz artık Mehdi'dir" demesine
kadar devam edecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,
s. 23)
Çok yaygın ve sona ermesi mümkün görülmeyen bir fitne çıkacak... (El-Kavlu’l
Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 55)
Şu muhakkak ki, yakın gelecekte (birbirini takip eden) birtakım fitneler
olacaktır. Sonra tekrar fitneler olacaktır. Sonra yine fitneler olacaktır. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret
ve Ahir zamanAlametleri, no. 684, s. 375)
Şam'da fitneler bir taraftan sakinleştikçe, diğer bir
taraftan alevlenir. Gökten çağırıcı bir melek "Mehdi
emirinizdir. Mehdi Halifenizdir" demedikçe de
fitneler bitmez. (Risalet-ül Huruc-ül Mehdi, s. 63)
Kıyamet yaklaştığı zaman ve müminlerin kalbi; ölüm,
açlık, fitneler, sünnetlerin kaybolması, bid'atlerin
ortaya çıkması, emri bil maruf ve nehyi anıl münker
(iyiliği emredip kötülükten menetme) imkanlarının kaybolması
gibi sebeplerle zayıfladığı zaman benim evlatlarımdan
Mehdi ile Cenab-ı Hak sünnetleri ihya eder (canlandırır).
Onun adalet ve bereketi ile müminlerin kalbi ferahlar,
Acem (Arap olmayan) ve Arap milletleri arasında ülfet
ve muhabbet yerleşir. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il
Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 66)
"İnsanlar, şiddetli bir korku üzerinde olmadıkça, Mehdi zuhur etmez. Ondan
önce zelzeleler, fitneler, insanların başına gelen belalar ve taun (veba) hastalığı
zuhur edecektir." (Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi’si
“Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar” )
*Müslümanlarla Yahudilerin Savaşması
Müslümanlarla Yahudiler harb etmedikçe kıyamet kopmaz...
(Müslim, Tirmizi)
*Şiddetli Savaşların Olması
...Bunun üzerine insanlar silahlarını sıyırırlar şiddetle
çarpışırlar. İşte o zaman semadan kendini
belli eden bir el görünür ve savaş ise şiddetlenir.
(Celalettin Suyuti’nin Tasnifinden Hadisler,
Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, s. 51)
... bu çok şiddetli savaşların ve fitnelerin
bulunduğu bir senede olacaktır. (Celalettin
Suyuti’nin Tasnifinden Hadisler, Ahir Zaman Mehdisinin
Alametleri, s. 51)
*Şehirlerin Harap Edilmesi
"Büyük şehirler dün sanki yokmuş gibi helak olur." (Kitabül
Burhan Fi Alametil Mehdiyyil Ahir Zaman, s. 38)
Mamur beldeler harab edilince... kıyametle senin aranda şu
iki parmak arası kadar bir mesafe kalmış demektir. (Kıyamet Alametleri, s.
143)
*Dünyanın Karışıklık İçinde Kalması
Dünya hercü merc içinde kaldığında, fitneler zuhur ettiğinde,
yollar kesildiğinde, bazıları bazısına hücum ettiğinde, büyük küçüğe merhamet
etmediği, büyüğe vakarlı davranmadığında... (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il
Ahir Zaman, s.12)
*Barışın Sağlanamaması
Bütün kalplerin içine fesat düştüğü için bir kısım
halk diğeriyle konuşarak barış ve ittifak gösterileri
yaparlar. Fakat kalplerinde barış ile ittifaka
muhalif bir durum olduğu bir devir gelmedikçe
kıyamet kopmaz. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir zaman
Alametleri, no.701, s. 382)
*İnsanların Evlerinden, Şehirlerinden Kaçmaları
"Ey Allah'ın Resulü, Ahlas fitnesi nedir?" "Kaçışmak
–yani insanlar arasındaki aşırı düşmanlıklardan dolayı birbirlerine güvenemedikleri
için birbirlerinden kaçışmaları- ve insanların mallarının yağma edilmesidir," buyurdu.
(Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir zaman Alametleri, no.714, s. 386)
*Müslümanların Zulüm Görmeleri
Yemin ederim ki bu ümmete öyle (şiddetli) belalar
gelecek de, kişi zulümden, gaddarlıktan kurtulmak için
sığınacak bir yer bulamayacaktır. Öyle sıkıntılı
bir sırada Allah Teala akrabamdan, benim hanedanımdan
bir kimseyi gönderecek. (Ölüm-Kıyamet -Ahiret ve Ahir
zaman Alametleri, s. 437)
Ebu Ca'fer (ra)'dan şöyle rivayet olunmuştur:
"Siz zulüm görünceye kadar (Mehdi) zuhur etmez." (Mer'iy b. Yusuf
b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi’si “Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam
El-Mehdi El-Muntazar”)
Rüku ve secdeye giden herkesi cezalandırır. Zulüm, fesad ve fısk çıkarır.
Alim ve zahidleri (dünya süs ve makamlarından uzak yaşayan kimseleri) katleder,
pek çok şehri de işgal eder. Kan akıtmayı helal kılarak, Al-i Muhammed'e düşman
kesilir... (Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin
Alametleri, s. 37)
Benden sonra halifeler olur. Halifelerden sonra emirler,
emirlerden sonra zalim melikler gelir. Son olarak da
Ehl-i Beytimden birisi çıkar. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il
Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 84)
Vay bu ümmete, o öldüren zalim meliklerden dolayı.
Bu zalimler kendilerine itaat edenler hariç, sessiz
kalanları dahi korkuturlar... (Ebu Nuaym'dan; Suyuti,
C. II, s. 64)
Burada Müslümanların üçte biri öldürülür... (Kitab-ül Burhan
Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 73)
*Cami ve Medreselerin Yıkılması
Süfyani kuru bir vadiden çıkar. Kelp kabilesinden abus
çehreli, sert kalpli adamlardan bir ordu düzenler ve
bunlar her tarafa zulmederler. O, medrese ve
mescidleri yıkar, rüku ve secdeye giden herkesi cezalandırır. (Celaleddin
Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin
Alametleri, s. 35)
*Ticaret Yollarının Kesilmesi
Ticaret ve yolların kesildiği ve fitnelerin çoğaldığı zaman... (El-Kavlu’l
Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s.39)
*Dünyada Anarşi ve Terörün Yaygınlayması
Kıyametin hemen yakınında anarşi ve kargaşa günleri
vardır. (Suyuti, Cami'üs Sagir, 3/211)
*Evlerinin İnsanlara Mezar Olması
"İnsanlara ölüm gelip evler mezar olduğu zaman halin
nice olur", buyurdu? (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir zaman Alametleri, no.
726, s. 392)
*Katliamların Yaygın Olması
Şu hadiseler meydana gelmedikçe kıyamet kopmayacaktır… Ölümler
ve katliamlar yaygın hale gelecek… (Camiü's-Sagir,
3:211, Müsned, 2:492, 4:391, 392)
*Batı’da Karışıklıklar Olması
Mağrib'de (batıda) karışıklıklar, fitneler ve korku
olacak. Açlık ve hayat pahalılığı alabildiğine yayılacak.
Fitneler çoğalacak. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman
Alametleri, İmam Şarani, s. 440)
VAAT EDİLEN KUTLU DÖNEM YAKLAŞIYOR
Peygamberimiz (sav)’in bildirdiği bu zulüm ve fitne
haberleri, katliamlar, saldırılar ve karışıklıklar,
günümüzde tam da hadislerde tarif edildiği şekilde
ve birbiri ardına gerçekleşiyor. Ve bu durum bizlere,
ahir zamanın bu ilk sancılı döneminin sona ermek üzere
olduğunu, ikinci kutlu döneminin, yani Altınçağ’ın
çok yakınlaştığını müjdeliyor.
Hadislerin işaretlerine göre Altınçağ, yarım yüzyıldan
fazla sürecek ve Peygamberimiz (sav)'in zamanında yaşanan
“Asr-ı Saadet” benzeri bir dönem olacaktır. Altınçağ’da
yaşam o denli güzel olacaktır ki, tüm insanlar bu dönemde
yaşamış olmayı isteyeceklerdir. "Zamanın nasıl
geçtiğinin farkına varmayacaklar, bu güzelliklerden
daha fazla yararlanmak için Allah'tan ömürlerinin uzatılmasını" temenni
edeceklerdir. Altınçağ’a duyulan bu özlem Peygamberimiz
(sav)'in hadislerinde şöyle bildirilmiştir:
Onun zamanında, büyükler "Keşke ben küçük olsaydım", küçükler
de "Keşke ben büyük olsaydım" diyeceklerdir. (Kitab-ul Burhan Fi
Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 17)
Naim b. Hammad, İbni Abbas’dan tahric etti ki:
Zamanı o kadar adil olacak ki, kabirdeki ölüler dirilere imrenecektir...
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, sf. 22)
Peygamberimiz (sav) hadislerinde, insanların dünyada
ve ahiretteki kurtuluşlarına vesile olacak çok kıymetli
bir insan olan Hz. Mehdi'ye tabi olunmasını bildirmiş
ve onun döneminde yaşanacak tüm bu hayırlara işaret
etmiştir:
İbni Ebi Şeybe ve Naim b. Hammad Fiten isimli eserde, İbni Mace ve Ebu
Naim ise İbni Mes’ud’dan tahric ettiler. O dedi ki:
... O (Mehdi) arza sahib olur ve kendisinden önce baskı ve zulümle dolu
olan arzı adaletle doldurur. Sizden O’na kim yetişirse, kar üzerinde sürünerek
dahi olsa gelsin, O’na katılsın. Zira O Mehdi'dir. (Celalettin Suyuti’nin tasnifinden
Ahir zaman Mehdisinin alametleri, s. 14)
Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde Hz. Mehdi döneminde
yaşanacak olan bu adil ortam şöyle haber verilmektedir:
... Şu ümmetin Mehdi'si Hasan ve Hüseyin'dendir. Dünya hercü merc içinde
kaldığında, fitneler zuhur ettiğinde, yollar kesildiğinde, bazıları bazısına
hücum ettiğinde, büyük küçüğe merhamet etmediği, büyük büyüğe vakarlı davranmadığında;
Allah, bu sırada, onlardan adavetin (düşmanlığın) kökünü kazıyarak dalalet
kalelerini fethedecek ve evvelce benim ayakta tuttuğum gibi, ahir zamanda dini
ayakta tutacak, önceden zulümle dolu olan dünyayı adaletle dolduracak birini
gönderecektir. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 12)
Dünya hayatının bir günü kalsa Allahü Teala o günü uzatır, benim Ehli
Beytimden bir adam gönderir. Onun ismi benim ismim gibidir. Babasının ismi
babamın ismi gibidir. Zulüm ve kötülükle dolmuş dünyayı, adalet ve dürüstlükle
dolduracaktır. (Ebu Davud. Tirmizi.) (Büyük Fitne Mesih Deccal, Saim Güngör,
Pamuk Yayınları, s. 80) (Ebu Davud ve Tırmizi / Büyük Hadis Külliyatı, Rudani
5. cilt, s. 365)
Onun adaleti heryeri kaplayacak ve insanlar arasında Hz. Peygamberin sünnet-i
seniyyesi ile muamele edecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il
Muntazar, s. 20)
İnsanlar, Allah'ın Kuran'da inanan kullarına müjdelediği
güzelliklerin hepsini bu dönemde yaşayabileceklerdir.
Allah ayetinde iman eden müminleri dünyada da güzel
bir hayatla yaşatacağını şöyle bildirmektedir:
Erkek olsun, kadın olsun, bir mümin olarak kim salih bir amelde bulunursa,
hiç şüphesiz Biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının
en güzeliyle muhakkak veririz. (Nahl Suresi, 97)
Altınçağ, Rabbimiz’in müminlere bir lütfudur. Bolluğuyla,
bereketiyle, insanlara sağlayacağı her türlü konforuyla
ve huzur dolu ortamıyla her Müslümanın ulaşmak isteyeceği
bir dönem, iman eden insanlar için dünya hayatında
çok üstün bir mükafattır. Bu güzel dönemle müjdelenmek
de kuşkusuz tüm Müslümanlar için çok büyük bir şereftir. |