| |
GENÇLİKTE
YAŞANAN DEJENERASYON VE ÇÖZÜMÜ
Darwinizm'in, "insan çatışan
hayvandır" şeklinde özetlenebilecek telkinleriyle, şiddet
sözde meşrulaştırılmıştır. Evrim teorisi ve Darwinist ideoloji
150 yılı aşkın bir süredir dinsizliği, ahlaksızlığı, anarşiyi,
kavgayı, çatışmayı ve şiddeti toplumlara telkin etmekte ve
Darwinizm'in bu telkinleri büyük toplumsal felaketlere sebep
olmaktadır. Darwinizm ile doğrudan ilişkili olarak ortaya
çıkan toplumsal sorunların en son halkası ise son günlerde
özellikle okullarda giderek artan şiddet olaylarıdır.
Bilindiği gibi geçtiğimiz birkaç ay boyunca okullarda yaşanan
şiddet olayları Türkiye'nin gündemini meşgul etti. Birçok
okulda istenmeyen olaylar yaşandı. Öğrencilerin birbirlerini
ürkütücü yöntemlerle yaraladıklarına ve hatta öldürdüklerine
şahit olduk. Bu olaylar nedeniyle televizyonlarda çeşitli
uzmanların katıldığı açıkoturumlar ve haber programları yapıldı.
Gazeteler konuyu günlerce manşetlerine taşıdı. Sonuç olarak;
tüm bu yaşananların ardında ailelerin ilgisizliği, ekonomik
sorunlar, televizyonun zararlı etkisi gibi nedenler olduğu
düşünüldü. Eğitim sisteminin düzenlenmesi, güvenlik artırımı,
öğrencileri sanata ve spora özendirme gibi kesin çözüm vaad
etmeyen ancak durumu hafifletmesi muhtemel olan çözümler öne
sürüldü. Bu önlemlerin belli oranda fayda sağlayacağı tartışmasızdır,
ancak bunların hiçbiri sorunu kesin olarak ortadan kaldıramayacaktır.
Çünkü sorunun kökeni, konuşulan ve yazılanlardan farklı olarak
halen devam etmekte olan bir telkinin sonucudur. Söz konusu
telkin, evrim teorisinin insan yaşamına ve insanlar arasındaki
ilişkilere uygulanması ile ortaya çıkan “sosyal Darwinizm”dir.
Daha önceki yazılarımızda da sıkça bahsettiğimiz üzere, sosyal
Darwinizm'in bu telkinleri sadece günümüzde değil, ortaya
çıktığı günden bu yana yaklaşık 150 yıldır tüm insanlığa çok
büyük belalar getirmiş ve getirmeye de devam etmektedir.
Tek ve kesin çözüm ise Darwinizm’in telkinlerini fikri mücadeleyle
ortadan kaldırmak ve insanlara Rabbimiz'in bildirdiği Kuran
ahlakını tebliğ etmektir.
Darwinizm Dinsizliği Nasıl Yaygınlaşırıyor?
Darwinizm, inançsızlığın temeli olan materyalist felsefenin
doğaya uyarlanmasından ibarettir. Bu teori, kendisini destekleyen
tek bir bilimsel delil olmamasına rağmen, sırf materyalist
felsefeyi yaymak için özellikle inançsız kesim tarafından
körü körüne savunulmaktadır. Sözde bilimsellik kılıfı ile
ortaya çıkan ve sadece canlıların oluşumu ile ilgili görüşler
ileri sürdüğü sanılan bu ilkel teorinin insanlığa verdiği
asıl zarar, inançsızlığa temel oluşturması, insanlara başıboşluk
ve amaçsızlık telkini vermesi, sevgi, saygı, merhamet, hoşgörü
gibi güzel ahlak özelliklerini yok etmesidir. Temel amaç ise
dinsizliği yaygınlaştırmak ve ahlaki değerlerin tamamen ortadan
kalktığı bir dünya kurmaktır.
Nitekim bu temel amacın çıkış noktasını evrimci bilim adamı
J. P. Darlington şöyle ifade etmektedir:
Birinci nokta; bencillik ve şiddet doğuştandır, en uzak atalarımızdan
bize miras kalmıştır. O zaman şiddet insanlar için doğaldır;
evrimin bir ürünüdür.1
Darwinizm'in Okullardaki Şiddetle Bağlantısı Nedir?
Evrim teorisinin sosyal yönü, diğer bir ifadeyle, insanların
ahlaki değerlerini yitirmesine ve sapkın ideolojilere kanmasına
sebep olan sinsi yönü, Darwinistler tarafından sürekli gizlenmeye
çalışılır. Bu teoriyi bilerek ya da bilmeyerek savunan pek
çok kişi de çoğu zaman bu vahim durumu tam kavrayamaz.
Dünya genelinde bazı basın yayın organları vasıtasıyla canlı
tutulmaya çalışılan Darwinist propagandaların toplum üzerindeki
yıkıcı etkilerini daha iyi anlayabilmek için bu propagandaların
insanların bilinçaltına yerleştirmeye çalıştığı mesajları
iyi yorumlamak gerekir.
Darwinist Telkinlerle Ancak Zalim ve Saldırgan Nesiller Yetişir
Evrim teorisinin sözde bilimsel bir gerçekmiş gibi gösterilmesi
durumunda zalim ve saldırgan nesillerin yetişeceğinin çok
iyi bilinmesi gerekir. Darwinizm'in insanı bir tür hayvan
olarak sunmak istemesinin ana nedenlerinden biri, tüm ahlaki
değerlerin ortadan kalktığı bir dünya özlemidir. Darwinist
anlayışın hakim olduğu bir dünyanın temel özelliği ise, "kendinden
olmayanla çatışmak"tır. İnsanların kişiliklerinin şekillendiği
ve dünyaya bakış açılarının belirlendiği yıllar olan çocukluk
ve gençlik yılları, Darwinistlerin de özellikle üzerinde durdukları
bir zaman dilimidir. Bu amaçla sürdürdükleri faaliyetler ise
gelecek nesillerin sağlam ahlaki temeller üzerinde yetişmesini
ciddi biçimde tehdit etmektedir. Evrimcilerin ve materyalistlerin,
son dönemde tüm dünyada, okullarda evrim teorisinin yanı sıra
yaratılışın da anlatılmasına dair oluşan yoğun isteklere şiddetli
bir tepki göstermeleri de bu yüzdendir.
Darwinizm Gençleri Böyle Zehirliyor
Kimi zaman sözde ilkel bir insanı ailesiyle ve yaşadığı
ortamla beraber resmederek, kimi zaman bu resmi belgesel
animasyonlarıyla canlandırarak, kimi zaman yüksek bütçeli
filmlere konu ederek insanların bilinçaltlarına yollanan
evrim mesajlarının bir sonraki aşaması Darwinizm'in
sinsi telkinleri olmaktadır. İnsanı sözde hayvani dürtülerle
hareket eden bir varlık olarak gösterme çabasının ardından,
insanların da hayvanların davranışlarına benzer davranışlar
içinde olmasının makul olduğu mesajları işlenmeye başlanır.
Bu amaçla filmler, müzik parçaları, kitaplar ve diğer
tüm iletişim araçları ustalıkla kullanılır. Film senaryoları,
kitap içerikleri, şarkı sözleri çoğu zaman bu gizli
mesajlarla doludur.
uşkusuz ki, bu propaganda yöntemlerinden en çok çocuklarımız
etkilenmektedir. İnsanın sözde bir hayvan olduğu, insanların
vahşi hayvanlar gibi birbirleriyle mücadele etmeleri
gerektiği, ancak güçlü olanın ayakta kalabileceği gibi
bilim dışı telkinlere maruz kalan bir çocuğun bencil,
merhametsiz, anlaşmazlıkların çözümünde kaba kuvvet
kullanan biri olmasına şaşırmamak gerekir.
Öte yandan eğitim çağındaki çocukların en çok zaman
geçirdikleri yerin okulları olduğu düşünüldüğünde, bu
kurumlarda okutulan evrim teorisinin de bu son derece
aldatıcı dünya görüşüne zemin hazırladığı göz ardı edilmemelidir.
Gençlere çağdaş bir eğitimin verildiği, güzel ahlak
özelliklerinin öğütlendiği okullarımızda evrim teorisinin
bu çabayı baltalayıcı bir rolünün olduğu unutulmamalıdır.
Evrim teorisi ve Darwinizm gençlere sorumsuz oldukları
telkinlerini vererek ahlaksızlığa, diğer insanların
değersiz olduğu söylenerek acımasızca onları ezmeye,
çatışmanın sözde makul olduğu iddia edilerek şiddete
ve kavgaya itmektedir.
Ölümle birlikte yok olup gideceğini düşünen bir çocuk
için dünyadaki hiçbir şeyin bir anlamı kalmaz. Dostlukların,
sevginin, yaptığı iyiliklerin, yaşadıklarının hiçbir
karşılığı ve devamı olmayacağını zanneden bir insana
hiçbir güzellik zevk vermeyecektir. Darwinizm'in "hayat
mücadelesi" dogması ve insanların bir çeşit hayvan
oldukları yalanı uygulamaya konulduğunda, insan hayatı
değersizleşir. Herhangi bir sebeple birini öldürmek,
yaralamak, zarar vermek, suç işlemek sözde makul ve
kolay hale gelir. Bunu engellemek için evrim teorisinin
bilim dışı bir dogma olduğu, Darwinizm'in telkinlerinin
gerçeği yansıtmadığı gençlere anlatılmalıdır. |
Çözüm Darwinizmin Ortadan Kalkması ve Kuran Ahlakının Yaşanmasıdır
Konuyla ilgili olarak Darwinist görüşleri ile tanınan Sabah
Gazetesi yazarı Emre Aköz, 31 Mart 2006 tarihli yazısında
şöyle demektedir:
Din ve ahlak konusunda hassas olan çevrelerde yaşayan gençler,
şiddetten ve suçtan, diğer akranlarına oranla uzak duruyor.
Ayrıca;
Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer de okullardaki
şiddet olaylarına neden olan faktörleri sayarken son derece
önemli bir noktaya dikkat çekmektedir:
"... Ayrıca ekonomik programın yarattığı yoksulluk,
işsizlik, yolsuzluklar ve haklı olanın değil güçlü olanın
kazanacağı dürtüsü. Bunun da çeşitli görsel etkileri var...
Bu aslında toplumun yaşadığı cinnet halinin göstergesidir.
Toplum bunalıma itiliyor. "
Sayın Dinçer'in ifade ettiği "Haklı olanın değil güçlü
olanın kazanacağı dürtüsü", Darwinizm'in en temel yalanlarından
biridir ve insanları her türlü kanun dışı ve gayri ahlaki
eylemi yapmaya elverişli hale getirmektedir. Hiç şüphe yok
ki, Darwinist telkinlerin gençlerde meydana getirdiği ağır
tahribatı ortadan kaldıracak, onları devletlerine, milletlerine
ve insanlığa faydalı hale getirecek olan yalnızca din ahlakıdır.
Kendisini Yüce Rabbimiz'in yaratmış olduğunu bilen, Yaratıcımız
olan Allah'a karşı sorumluluklarının bilincinde, yaptıklarının
hesabını vereceğinin şuurunda olan bir kimse her zaman güzel
ahlak gösterecek, iylliği emredip kötülükten sakındıracak,
barışa davet edecek, merhameti tavsiye edecektir.
SONUÇ
Sorunun çözümüne ilişkin dile getirilen tüm tedbirler alınmış,
gerekli düzenlemeler ve iyileştirmeler yapılmış olsa dahi
genç nesiller Darwinist telkinlere maruz kalmaktan kurtarılmadığı
sürece bu toplumsal sorunun tam anlamıyla ortadan kalkması
mümkün olmayacaktır. Öğrencilerin şiddet eğilimleri alınan
tedbirlerle engellense bile, onların aynı fikirde olmadıkları,
anlaşmazlığa düştükleri kimselere karşı hoşgörülü ve affedici
olmaları, her durumda barış yolunu seçmeleri öğütlenmediği
takdirde istenen ve özlenen ortam oluşmayacaktır. Bu nedenle
konuyla ilgili olarak özellikle yazılı ve görsel basına, televizyon
yapımcılarına, yazarlara, eğitmenlere, bilim adamlarına çok
önemli sorumluluklar düşmektedir. İnsanlığın barışa, huzura,
kardeşliğe en çok ihtiyaç duyduğu bu yıllarda tek çözüm inançlı,
adaletli, iyiliksever, insaniyetli ve vatansever nesiller
yetiştirmektir. Bu ise ancak, çocuklara dünyaya tesadüfen
ve boş yere gelmediklerinin, kendilerini Yüce Allah'ın yaratmış
olduğunun ve O'nun öğrettiği güzel ahlaka göre yaşamaları
gerektiğinin anlatılmasıyla mümkün olacaktır.
1. P.J. Darlington, Evolution for Naturalists, 1980, s. 243-244
|