|
KURAN AYETLERİNE GÖRE KIYAMET GÜNÜ NELER OLACAK?
Allah, büyük bir düzen içinde yarattığı yaşamı,
bilemediğimiz bir vakitte tüm düzeniyle birlikte sona erdirecektir.
Varlığından şüphe duymadan kıyamet gününe iman etmek, insanı
kendisi için çok daha olumlu ve kazançlı bir sonuca götürecektir.
Zira dünyada harcadığı çabaların "boş bir çaba"
olduğunu kıyamet saati ile anlayan bir insanın pişmanlığı,
tarifi oldukça zor, çok şiddetli bir pişmanlıktır.
Hesap Anı
Hesap anı, inanmayanların bütün ömürleri boyunca düşünmekten
kaçındıkları, anlamaktan kaçtıkları, müminlerin ise hazırlanıp
bekledikleri andır. Kuran da bildirildiği üzere, O gün herşey
Yüce Allah'ın sonsuz gücüne ve yüksek şanına uygun olarak
yaratılmıştır. Hesabın gerçekleştirilmesi için ruh ve melekler
saflar halinde dizilirler. O hesap anında, insanlar arasında
adaletle hükmedilecek ve konuşacak kişi sadece doğruyu söyleyebilecektir.
Rabbimiz bu durumu Kuran'da şöyle haber vermiştir:
“Ruh ve meleklerin saflar halinde duracakları gün; Rahman'ın
kendilerine izin verdikleri dışında olanlar konuşmazlar. (Konuşacak
olan da,) Doğruyu söyleyecektir.” (Nebe Suresi, 38)
İnsanın dünya hayatı boyunca tanıyıp bildiği tüm insanlar
orada olacaktır. Tanınmış, tanınmamış, zengin, fakir her kişi,
kısaca kıyamet gününe kadar yaşayıp ölmüş olan tüm insanlar,
aralarında hiçbir ayırım söz konusu olmadan Allah'ın huzurunda
toplanırlar. Böyle bir günde, ne kazandıkları şandan ne de
edindikleri itibardan eser vardır. Bu kişiler kendilerince
bir devre imzasını atmış, dünya tarihinde adından çok söz
edilmiş kimseler olsalar dahi, iman etmedikleri sürece, Allah'ın
huzurunda pişmanlık ve azabın şiddeti ile korku içinde olacaklardır.
Her kim olursa olsun iman etmemişse - aynı korkuyu yaşayacak,
herhangi bir dünyevi üstünlük unsuru olmadan herkes aynı konumda
olacaktır. Dünyada bir ayrıcalık olarak görülen para ve mevki,
insanların biraraya toplandıkları bu günde hiçbir şey ifade
etmeyecek, hayran olan da hayran olunan da aynı konumda olacaktır.
Kuran'da insanların din günü Allah'ın huzurunda toplanacağını
bildiren ayetlerden biri şu şekildedir:
“Yer, Rabbinin nuruyla parıldadı, (orta yere) kitap kondu;
peygamberler ve şahidler getirildi ve aralarında hak ile hüküm
verildi, onlar haksızlığa uğratılmazlar.” (Zümer Suresi, 69)
O Gün Kimse Haksızlığa Uğratılmayacaktır
İşlenen her amelin sorgulanacağı bu günün ihtişamı, Allah'ın
büyüklüğüne, Adl (adil olan), Cebbar (dilediğini zorla da
olsa gerçekleştiren), Kahhar (kahreden) ve Muntakim (intikam
alan) sıfatlarına yakışır şekilde olacaktır. Amellerin sorgulanıp
sonuçlandırılması Allah'ın adaleti ile eksiksiz olarak görülecektir.
O gün kurulacak olan "duyarlı teraziler" ile herkes
hak ettiği karşılığı bulacaktır. Kuran'da din gününde kurulacak
olan hassas teraziler hakkında şu şekilde bildirilmektedir:
“Biz ise, kıyamet gününe ait duyarlı teraziler koyarız da
artık, hiçbir nefis hiçbir şeyle haksızlığa uğramaz. Bir hardal
tanesi bile olsa ona (teraziye) getiririz. Hesap görücüler
olarak Biz yeteriz.” (Enbiya Suresi, 47)
Dünya hayatı boyunca yapılan her amel, en küçük ayrıntılar
bile eksik kalmaksızın bu tartılara konulur. Bu tartının ibresi,
insanları sonsuz azaba veya sonsuz kurtuluş ve mutluluğa götürecek
kararı belirler. Yaptıkları iyilikleri ağır gelen insanlar
cennete gideceklerdir. Hafif kalanlar ise korkunç bir azapla
azaplandırılacakları cehenneme atılacaklardır.
Hesap Yerine Herkes Bir Sürücü ve Bir Şahitle Gelir
Hesap günü sorgulanma sırasında tüm insanların yanında bulunacak
olan iki meleğin bilgisi Kuran'da şu şekilde verilmektedir:
“(Artık) her bir nefis, yanında bir sürücü ve bir şahit ile
gelmiştir.” (Kaf Suresi, 21)
Din günü her yer Allah'ın nuru ile aydınlanacak. Bu büyük
hesap gününde tanıklık yapacak olan elçiler ve şahitler hazır
bulundurulacaktır. Dünyada, Allah'a kulluk etmeleri gerektiğini
insanlara hatırlatan ve öğütleyen peygamberler, elçiler ve
diğer şahitler, hesap günü sorguya çekilecek insanların yanında
olacaklardır. Ve Allah'ın huzurunda bulunan tüm şahitler sadece
doğruyu söyleyeceklerdir. O gün hiç kimsenin, Allah'ın huzurunda
yaptıklarını inkar etmeye fırsatı veya imkanı olmayacaktır.
Herkesin işlediği bütün hayırlar ve şerler en küçük ayrıntısına
kadar ortaya çıkarılacaktır ve kişi bunların hepsinden sorguya
çekilecektir. Hz. Adem'den bu yana yaşamış tüm toplumların
birarada olacağı bu ortamda, sorgulamadaki düzen ve hesaptaki
titizlik, Allah'ın aklının büyüklüğünü ve sonsuz adaletini
bize gösterir.
Kıyamet günü, dünya hayatının hatta
tüm kainatın son günüdür, ama aynı zamanda da ahiretteki
sonsuz yaşamın bir başlangıcıdır. O gün, insanların
tümü yeni bir diriliş ile dirileceklerdir. O gün Yüce
Allah'a iman edenler cennette ağırlanırken, iman etmeyenler
cehenneme sevk edileceklerdir. Rabbimiz'in sonsuz adaletinin
tecelli ettiği bu günde, tüm insanlık şahitlerin huzurunda
sonsuz mekanına yerleşecektir. |
İnsanın İşitme, Görme Duyuları ve Derileri
de Şahitlik Eder
O gün suçlu günahkarların işledikleri kötülüklere şahit
olanlar da orada hazırdır. İman etmeyenlerin aleyhine tanıklık
edenlerin arasında, onların hiç beklemedikleri şahitler de
vardır. Bu, insanın kendisini yalnız sandığı anlarda dahi,
Allah'ın kendisini çepeçevre kuşattığına dair en çarpıcı delildir.
İnanmayanların aleyhinde şahitlik yapacak olanların arasında,
kendi “işitme, görme duyuları ve derileri” de olacaktır. Her
biri Allah'ın izniyle konuşacak ve eksiksiz olarak söylemeleri
gerekenleri, şahit olduklarını anlatacaklardır. Bütün bir
ömür boyunca kullandıkları, kendilerine ait sandıkları uzuvlarının
bile insanın aleyhinde şahitlik etmesi o gün yaşanacak olan
psikolojik yıkımı daha da artırır. Kuran'da bu konunun bildirildiği
ayetler şu şekildedir:
“Allah'ın düşmanlarının biraraya getirilip-toplanacakları
gün işte onlar, ateşe bölükler halinde dağıtılırlar. Sonunda
oraya geldikleri zaman, işitme, görme (duyuları) ve derileri
kendi aleyhlerine şahitlik edecektir. Kendi derilerine dediler
ki: "Niye aleyhimizde şahitlik ettiniz?" Dediler
ki: "Herşeye nutku verip-konuşturan Allah, bizi konuşturdu.
Sizi ilk defa O yarattı ve O'na döndürülüyorsunuz. Siz, işitme,
görme (duyularınız) ve derileriniz aleyhinize şahitlik eder
diye sakınmıyordunuz. Aksine, yaptıklarınızın birçoğunu Allah'ın
bilmeyeceğini sanıyordunuz. (Fussilet Suresi, 19-22)
Kişi o gün gururla ve kendince güvenle savunduğu açıklamaların
geçersizliğini görecek, aleyhine şahitlik eden kendi uzuvları
karşısında gizleyecek bir şeyi kalmadığını anlayacaktır. Kimsenin
görmediğini zannettiği olaylar, gizli yapılan işler teker
teker ortaya dökülecek, kendi bedeni bunları ikrar edecektir.
| “De ki: "Allah sizi diriltiyor, sonra sizi öldürüyor,
sonra kendisinde hiçbir kuşku olmayan kıyamet günü O sizi
biraraya getirip- toplayacaktır. Ancak insanların çoğu
bilmezler.” (Casiye Suresi, 26) |
Amel Defterinin Verilmesi
İnsanın dünya hayatı boyunca yaptığı her şey, sağ ve sol
tarafında bulunan melekler tarafından kaydedilir. Hesap anı
için hazırlanan defterler din gününde insanlara sunulur. Kişi
yaptıklarının hiçbirini reddedemez, çünkü yaşadığı her an,
amel defterine kaydedilmiştir. Herkes kendi defterinden, ahiret
için neler hazırladığını öğrenir. Müminler sağ ellerine, kafirler
ise sol ellerine defterlerini alırlar. Bu anda, müminlerle
kafirlerin tavırları çok farklıdır. Müminler, büyük sevinç
içinde defterlerini alıp, okumaları için yanında bulunanlara
uzatırlar. Defterleri sol ellerine verilen iman etmeyen kişiler
ise kahredici bir utanç ve korku içindedirler. Çünkü en küçüğünden
en büyüğüne kadar hiçbir işin eksik bırakılmadan meleklerce
yazılmış olduğu bu defter, Kuran ahlakına uygun olmayan işlerle
doludur. Bu gerçek karşısında inkar edenlerin korku ve şaşkınlıkları
ayette şöyle belirtilmiştir:
“(Önlerine) Kitap konulmuştur; artık suçlu-günahkarların,
onda olanlardan dolayı dehşetle-korkuya kapıldıklarını görürsün.
Derler ki: "Eyvahlar bize, bu kitaba ne oluyor ki, küçük
büyük bırakmayıp her şeyi sayıp-döküyor?" Yapıp-ettiklerini
(önlerinde) hazır bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye zulmetmez.”
(Kehf Suresi, 49)
Kıyamet saati ve sonrasındaki sonsuz yaşam, insanları bekleyen
en önemli gerçeklerdir. Bu nedenle uğrunda yaşanması ve çaba
harcanması gereken tek gerçek, "Allah rızasıdır".
Allah, sonsuz hayatın başlangıcını son derece büyük ve ihtişamlı
olaylarla gerçekleştirecektir. Bu günle karşılaşan herkes,
dünya hayatının artık tamamen sona erdiğini anlayacak ve ahiretin
varlığını kesin bir bilgiyle kavrayacaktır.
Hesap Gününe adım Adım Yaklaşıyoruz
Dünyadaki yaşamımızda geçen her gün bizi o hesap gününe
biraz daha yakınlaştırır. Geçen her saat, her dakika, hatta
her saniye ölüme, yeniden dirilişe ve hesaba doğru atılmış
yeni bir adımdır. Herkes, şu anda kaderinde belli olan son
nefesini vereceği ana doğru biraz daha yaklaşmaktadır. Kim
olursa olsun tarihte bu ilerleyişi durdurabilen olmamıştır.
Ne önlem alınırsa alınsın bu ilerleyişi durdurmanın ya da
geri çevirmenin yolu yoktur. Tüm insanlar bu yolu izleyecek
ve ölümle beklemedikleri bir anda karşılaşacaklardır.
Şu unutulmamalıdır ki, her insan hesap günü Yüce Allah'ın
huzurunda yapayalnız ve tek başına sorguya çekilecektir. O
halde insanın yapması gereken, ölümle başlayıp, bitmeyen zamanlar
boyunca devam edecek o gün gelmeden önce hazırlık yapmaktır:
“Ey iman edenler, Allah'tan korkun.
Herkes yarın için neyi takdim ettiğine baksın. Allah'tan korkun.
Hiç şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. Kendileri
Allah'ı unutmuş, böylece O da onlara kendi nefislerini unutturmuş
olanlar gibi olmayın. İşte onlar, fasık olanların ta kendileridir”.
(Haşr Suresi, 18-19)
|