|
KUŞLARIN İLGİ ÇEKİCİ YUVALARI
HARUN YAHYA
Kuşlar, yuva yapma konusunda en usta canlılar olarak
bilinirler. Her kuş türünün kendine özgü yuva teknikleri
vardır ve hiç şaşırmadan bu kusursuz yapıları inşa ederler.
Kuşların yuva inşa etmelerinin en önemli nedeni yumurtalarının
ve daha sonra bu yumurtadan çıkan yavrularının son derece
savunmasız olmalarıdır. Bundan başka bazı kuşlar da
üreme dönemlerinde dişilerine gösteri yapmak için çeşitli
yuvalar kurarlar ve bu yuvaları cazip hale getirmek
için süslerler.
Yavrular için yapılan kuş yuvalarının en önemli amaçlarından
biri, yavruları soğuktan korumaktır. Yavrular tüysüz
doğarlar ve aynı zamanda pek hareket edemedikleri için
kaslarını hiç çalıştıramazlar. Bu nedenle yavruların
donmamaları için soğuktan izole edilmiş yuvalara ihtiyaçları
vardır. Özellikle "örgü yuvalar", yapıları itibariyle
bu sıcaklığı yavrulara sağlayabilirler. Bu yuvaların
yapımı ise oldukça detaylı ve zordur. Dişi kuş yuvayı
çok uzun bir sürede büyük bir itinayla örerek oluşturur.
Aynı zamanda, yuvanın içini tüy, lif ve kıllarla doldurur,
böylece yuvanın izolasyonunu artırmış olur.
Her türden yuva için malzeme temini son derece önemlidir.
Kuşlar gün boyunca yapacakları inşaat için gerekli malzemeyi
toplarlar. Kuşların gagaları ve ayakları çeşitli malzemeleri
taşımak ve kullanmak için özel tasarlanmıştır. Yuvanın
kuruluşu dişiye aittir ama yuvanın kurulacağı bölgeyi
erkek seçer. Kuşlar bu mimari şaheserleri çamur, yaprak,
sarmaşık, tüy ve kağıt gibi maddelerden yararlanarak
yaparlar. Kuş yuvalarının özellikleri, kullandıkları
malzemelere ve uyguladıkları tekniklere bağlıdır. Yuvalar,
kullanılacak olan malzemenin elastikiyeti, dayanıklılığı
ve sertliği göz önünde bulundurularak yapılır. Malzeme,
sıkıştırmaya ya da gerilmeye elverişli olmalıdır. Ayrıca
değişik türden malzemelerin birlikte kullanılması, yapının
sahip olduğu koruyucu özellikleri artırır. Sözgelimi
çamurla bitki liflerini karıştırmak yuvadaki çatlakların
yayılmasını önler.
Kuşlar topladıkları malzemelerle önce inşaatın harcını
oluştururlar. Bu şekilde yuva yapan kuşlardan biri uçurum
kırlangıçlarıdır. Uçurum kırlangıçları yuvalarını uçurum
kenarlarına, bina veya avlu duvarlarına çimento ile
yapıştırırlar. Bu çimentoyu elde ediş yöntemleri ise
oldukça pratiktir. Gagalarıyla çamur veya kil parçaları
toplarlar ve bu malzemeleri inşaat alanına taşırlar.
Çamuru yapışkanımsı salyalarıyla karıştırıp, uçurumun
yüzeyine sürerler ve üstünde yuvarlak bir açıklık bırakarak
düzgün bir çömlek şeklinde biçim verirler. Çömleğin
içini çim, yosun ve tüyle doldururlar. Bu yuvaları çoğunlukla
sarkan bir kaya çıkıntısının altına inşa ederler ki,
yağmur yağdığında çamuru yumuşatmasın ve yuvayı yıkmasın.
|

Genellikle mavi rengi
tercih eden çardak kuşu yuvasını, yaparken görülüyor.
Bu hayvan mavi renkli gördüğü her materyali yuvasında
süs olarak kullanabilir
|
Bazı Güney Afrika kuşları (Anthoscopus) ise, iki bölüme
ayrılmış olan özel yuvalar kurarlar. Bu yuvalarda kuluçka
odasının asıl girişi gizlenmiştir. Yuvanın diğer girişi
ise ortada bir yerdedir. Bu ayrıntı, avcı hayvanlar
için hazırlanmış olan bir aldatmacadır.
Başta belirttiğimiz gibi kuşlar yuvalarını sadece yavrularına
bakmak için kullanmazlar. Kimi zaman da dişilerine gösteri
yapmak için yuva yaparlar. Bu kuşların içinde en ilginç
olanlarından biri Yeni Gine'de yaşayan çardak kuşlarıdır.
Çardak kuşları dişilerine yaptıkları gösterilerinde
tüylerini kabartmak yerine buldukları "değerli şeyleri"
sergilerler ve küçük çardaklar kurarlar.
Bazı erkek çardak kuşları öncelikle kendilerine genç
bir fidanı çadır direği gibi kullanıp, çevresine ince
dalları dizerek bir nevi çardak oluştururlar. Diğer
bir tür, önünde iki girişi ve bir de çatısı olan bir
mağaracık yapar; içine çiçek, mantar, kısacası ne bulduysa
toplar ve düzenli bir şekilde sıralar. Daha sonra topladığı
malzemelerle bu yuvayı süsler. Her çardak kuşu türünün
seçtiği belli bir renk vardır. Ama genellikle parlak
mavi renkli cisimleri tercih ederler. Belli bir renkte
olması şartıyla sopa, taş, çiçek, tohum ve o renkte
olan herhangi birşeyi süs eşyası olarak kullanırlar.
Genellikle mavi rengi tercih eden çardak
kuşu yuvasını, yaparken görülüyor. Bu hayvan mavi renkli
gördüğü her materyali yuvasında süs olarak kullanabilir.
Görmedin mi ki, göklerde ve yerde olanlar
ve dizi dizi uçan kuşlar, gerçekten Allah'ı tesbih etmektedir.
Her biri, kendi duasını ve tesbihini şüphesiz bilmiştir.
Allah, onların işlediklerini bilendir. (Nur Suresi,
41)
Terzi Kuşlarının Diktikleri Yuvaları
Hindistan'da yaşayan Terzi kuşları gagalarını bir dikiş
iğnesi gibi kullanırlar. İplikleri ise, örümcek ağından
elde ettikleri ipek, tohumlardan oluşturdukları pamuk
veya ağaç kabuklarından kopardıkları liflerdir. Yuvalarını
yaparken öncelikle bir ağaçta gelişmekte olan yaprakları
seçerler ve kenarları üstüste gelecek şekilde bu yaprakları
çekerek şekle sokarlar. Terzi kuşu bunun ardından sivri
gagasıyla her bir yaprağın kenarına bir delik açar.
Topladığı örümcek ağı veya bitki liflerini bir terzinin
iğne-iplik kullanması gibi gagasıyla deliklerden geçirir
ve düşmelerini engellemek için her ilmiği düğümler.
Aynı işlemi diğer uçta da yaparak iki yaprağı birbirine
"dikmiş" olur. Bir çift yaprağı ya da tek bir yaprağı
kendi etrafında döndürmek için yarım düzine kadar düğüme
ihtiyaç vardır. Daha sonra kuş bu keseyi çimlerle doldurup
döşer. Ayrıca bu yapraklarla kaplı kesenin içinde, dişisinin
yumurtalarını koyacağı gizli bir yuva daha dokur.
Dokumacı Kuşlar
Dokumacı kuşların yuvaları, bugün kuşbilimciler ve
diğer doğabilimciler tarafından, kuşların yaptığı en
ilginç yapılar olarak gösterilmektedir. Bu kuşlar, doğada
buldukları bitki liflerini ve ip olarak kullanabilecekleri
her türlü uzun bitki sapını "dokuma" şeklinde örerek
kendilerine çok sağlam yuvalar inşa ederler.
Dokumacı kuş ilk iş olarak kullanacağı malzemeyi toplar.
Yeşil ve taze yapraklardan kendine ince uzun şeritler
keser veya yaprakların orta damarlarını alır. Özellikle
taze yaprakları seçmesinin ise bir nedeni vardır: kuru
yapraklardan alacağı malzemeyi kontrol edebilmesi ve
bunları dokumada kullanması çok zordur, ancak taze yaprak
lifleri ile bu işlemler çok kolay gerçekleşir. Kuş öncelikle
çatallı bir dala, bir yapraktan kopardığı uzun bir lifin
ucunu sararak işe başlar. Bir ayağı ile lifin ucunu
dalın üzerinde tutarken, diğer ucunu gagasıyla idare
eder. Liflerin düşmelerini engellemek için onları düğüm
atarak birbirlerine bağlar. İlk olarak bir çember oluşturur;
bu yuvasının girişidir. Daha sonra ise gagasını mekik
gibi kullanarak yaprak liflerini diğer liflerin üzerinden
ve altından sırayla geçirir. Dokuma işlemi sırasında
her lifin ne kadar çekilmesi gerektiğini de hesaplayabilmelidir.
Çünkü eğer dokuması gevşek olursa yuva hemen çöker.
Ayrıca yuvanın son halini zihninde canlandırabilmelidir
ki, duvarların ne zaman kavisleneceğine veya dışarı
doğru çıkıntı verileceğine karar versin.
     |
|
Çok büyük bir azim, sabır
ve beceriyle yuvasını ören dokumacı kuşu
|
Girişi dokuduktan sonra yuvanın duvarlarını dokumaya
başlar. Bunun için başaşağı durur ve içeriden çalışmaya
devam eder. Gagasıyla bir lifi diğerinin altına sokar
ve sonra hassas bir şekilde dışarıda kalan ucunu tutar
ve sıkıca çeker. Böylece son derece muntazam bir dokuma
oluşturur.
Görüldüğü gibi dokumacı kuş yuvasını yaparken hep birkaç
aşama sonrasını hesaplayarak hareket etmektedir. Yuvası
için en uygun malzemeyi toplar, yuvayı dokumaya rastgele
bir yerden başlamaz. Önce girişi oluşturur ve oradan
duvarlara devam eder. Nerede kavis vereceğini, nereyi
genişleteceğini çok iyi bilir. Üstelik bunları yaparken
son derece ustaca, akılcı ve yetenekli tavırlar sergiler,
davranışlarında hiçbir acemilik belirtisi görülmez.
Aynı anda iki işi yapabilecek kadar (bir yandan ayağı
ile yaprak lifini düşmemesi için tutup diğer yandan
lifin diğer ucunu gagasıyla idare eder) yeteneklidir.
Hiçbir hareketi rastgele değil, oldukça şuurlu ve amaca
yöneliktir.
Dokumacı kuşların başka bir türü ise, yağmurun etkisini
göz önünde bulundurarak "tavanı akmayan" çok sağlam
bir yuva inşa eder. Bu kuş, çevreden topladığı bitki
liflerini, ağzında bulunan bir salgıyla karıştırarak
özel bir harç imal eder. Bu salgı bitki liflerine esneklik
ve su geçirmeme özelliği kazandırır ve böylece yuva
için mükemmel bir sıva malzemesi oluşur. Yuva tamamlanana
kadar geçen süre içerisinde bu işlemleri defalarca tekrar
eden dokumacı kuşların gösterdikleri bu becerileri,
tesadüfen, bilinçsizce kazandıklarını iddia etmek hiç
kuşkusuz ki imkansızdır. Bu kuşlar evlerinin yapımında
-hiç zorlanmadan- aynı anda bir mimar, bir inşaat mühendisi
ve bir şantiye ustası gibi çalışırlar.
Şimdiye kadar anlatılan örneklerde de görüldüğü gibi
her kuş türünün kendine özgü bir yuva inşa etme tekniği
vardır. Ve bu tekniklerin her biri bilinci, aklı ve
düşünme yeteneği olmayan bir hayvandan beklenemeyecek
kadar karmaşıktır; her biri bir tasarım ve plan gerektirir.
Bir düşünelim: karşımızda akıl, bilinç, plan ve tasarım
ürünü eserler üreten canlılar bulunmaktadır. Ancak bu
canlıların bu özelliklere sahip olmaları imkansızdır.
Öyle ise bu canlılar bu davranışları nasıl gösterirler?
Kuşların ve tüm diğer canlıların davranışlarında görülen
aklın, bilginin ve yeteneğin kaynağının tek açıklaması
vardır: Bunların tümü bu hayvanlara Allah tarafından
ilham edilen özelliklerdir. Allah, bu canlıları yaratmış,
onlara korunma, avlanma, beslenme, üreme yöntemlerini
ayrı ayrı ilham etmiştir. Onlara yuvalarını inşa ettiren,
kusursuz planlar yaptıran, onları koruyan ve barındıran
sonsuz merhamet ve şefkat sahibi olan Allah'tır. Evrimcilerin
iddia ettiği gibi ne "tabiat ana", ne de tesadüfler
bu canlıları son derece karmaşık yuvaları inşa etmeleri
için programlayamaz. Tüm canlılar üstün bir Yaratıcı
olan Rabbimiz'in ilhamına uydukları için kendilerinden
kesinlikle beklenmeyecek davranışlar sergilerler.
Allah, Kuran'da "Dağlarda, ağaçlarda
ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin."
(Nahl Suresi, 68) diyerek balarısına yuvasını
yapmayı ilham ettiğini bildirmiştir. Balarısında olduğu
gibi canlıların tamamına yuvalarının yerini, inşaat
tekniklerini, kullanacakları malzemeleri sonsuz merhamet
ve şefkat sahibi olan Rabbimiz ilham etmektedir.
|