|
KURAN AHLAKINDA MÜSLÜMAN ERKEK KARAKTERİ
Bir başka makalemizde günümüzde Müslüman kadınların
kendilerine örnek olarak Hz. Meryem'ı almaları gerektiğinden
bahsetmiş, onun yaşamına ilişkin Kuran'dan öğrendiğimiz detayları,
davranış ve düşünce biçimini, üslubunu aktarmaya çalışmıştık.
Bu yazımızda ise günümüz dünyasında ideal Müslüman erkek karakterinin
nasıl olması gerektiğine yer vereceğiz.
Günümüzde insanlar, özellikle de gençler birçok insanı kendilerine
örnek almakta, onların tavır ve konuşmalarına, üsluplarına,
giyim tarzlarına özenmekte, onlar gibi olmaya çalışmaktadırlar.
Ancak bu insanlar arasında güzel ahlak taşımayan kişiler olduğu
için, onları taklit eden gençlerde de aynı tavırlar görülmektedir.
Örneğin bu gençlerin bazıları mafya babalarına özenmekte,
bazıları insanları kolayca öldürdüğü halde film gereği iyi
adam rolündeki karakterleri örnek almakta, kimileri de kendilerine
yabancı bir kültürün olumsuz yönlerini bütünüyle taklit etmeye
çalışmaktadır.
Kuran ahlakının yaygın olarak yaşanmadığı bir toplumda insanların
karakterini belirleyen başka etkenler de vardır. Buna bir
örnek olarak 'erkek adam dediğin...' diye başlayan anlayış
verilebilir. Bu mantığa göre, erkek karakterinin ilk prensibi
daima “üstün” olmaktır. Bu anlayışa sahip toplumdaki diğer
etkenler de zaten erkeğin bu üstünlük iddiasını destekleyecek
niteliktedir. Kısaca, bu ve buna benzer mantıkların sonuçları,
gençleri gerçek anlamda sevgi, saygı, merhamet gibi üstün
ahlaki özelliklerden uzaklaştırmaktadır. Tüm bunların yanında
gençlere verilen eğitimin de önemli bir yeri vardır. Bu da
zaman zaman “haklı olanın değil güçlü olanın üstün olduğunu
savunan, zayıf ve aciz insanların toplumdan silinmesini öngören,
insanlara şefkatsizlik, acımazsızlık, çıkarcılık telkini yapan”
Darwinist öğretilerin gençlere sistematik olarak telkin edilmesidir.
En Güzel Örnek Peygamberlerimizdir
Bir Müslümanın, tavrına ve ahlakına özenmesi, benzemek için
çaba göstermesi gereken kişiler peygamberlerimizdir. Rabbimiz,
Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in güzel bir örnek olduğunu
bir ayette şöyle bildirmektedir:
Andolsun, sizin için, Allah'ı ve ahiret gününü umanlar ve
Allah'ı çokça zikredenler için Allah'ın Resûlü'nde güzel bir
örnek vardır. (Ahzab Suresi, 21)
Peygamberimiz (sav)'i görmemiş olsak bile, Kuran ayetlerinden
ve hadis-i şeriflerden, güzel tavırlarını, konuşmalarını,
gösterdiği güzel ahlakı tanıyabilir, ona benzemek, ahirette
onunla yakın bir dost olabilmek için elimizden gelen çabayı
en fazlasıyla gösterebiliriz. Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)
gibi diğer peygamberler de, Allah'ın müminler için örnek kıldığı,
Allah'ın razı olduğu kişilerdir. Allah, Yusuf Suresi'nde şöyle
bildirmektedir:
Andolsun, onların kıssalarında temiz akıl sahipleri için
ibretler vardır... (Yusuf Suresi, 111)
Hz. Muhammed (sav)'in Örnek Üslup ve Tavırları
Peygamberimiz (sav)'in çok güzel bir ahlaka sahip olduğunu
Allah Kuran'da bildirmiş ve şöyle buyurmuştur:
Gerçekten senin için kesintisi olmayan bir ecir vardır.
Ve şüphesiz sen, pek büyük bir ahlak üzerindesin. (Kalem Suresi,
3-4)
Büyük İslam alimi İmam Gazali, hadis alimlerinden derlediği
bilgiler ile Peygamber Efendimiz (sav)'in çevresindekilere
karşı tutumunu şöyle özetlemiştir:
"... Huzurunda oturan herkese mübarek yüzünden nasibini
verir, iltifat buyururdu. Bu yüzden huzurundaki herkes onun
nezdinde kendisinden daha değerlisi olmadığı düşüncesine kapılırdı.
Evet onun oturuşu, dinleyişi, sözleri, güzel latifeleri ve
teveccühü hep nezdinde oturanlar içindi. Bununla birlikte
onun meclisi haya, tevazu ve emniyet meclisiydi.
... Kendilerine ikram ve gönüllerini
hoş tutmak için sahabelerini künyeleri ile çağırır, künyesi
olmayanlara künye bularak onunla hitap ederdi.
Öfkelenmekten son derece uzak ve bir şeye
çabucak rıza gösterendi.
İnsanlara karşı insanların en şefkatlisiydi.
Öyle ya, insanların en hayırlısı insanlara hayrı dokunan,
insanların en yararlısı da insanlara faydalı olandır."1
Müslüman Erkek ve Müslüman
Kadinin ortak özellİklerİ
Elbette ki peygamberlerimizin örnek alınması gereken
tavırları yalnızca erkekler için geçerli değildir. Mümin
erkek ve mümin kadının ahlaki özellikleri ve sorumlulukları
ortaktır. Allah bu durumu Kuran'da şöyle bildirir:
Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin velileridirler.
İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar, namazı dosdoğru
kılarlar, zekatı verirler ve Allah'a ve Resûlü’ne itaat
ederler... (Tevbe Suresi, 71)
Şüphesiz, Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar,
mü'min erkekler ve mü'min kadınlar, gönülden (Allah'a)
itaat eden erkekler ve gönülden (Allah'a) itaat eden
kadınlar, sadık olan erkekler ve sadık olan kadınlar,
sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, saygıyla (Allah'tan)
korkan erkekler ve saygıyla (Allah'tan) korkan kadınlar,
sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç
tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan
erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah'ı çokça
zikreden erkekler ve (Allah'ı çokça) zikreden kadınlar;
(işte) bunlar için Allah bir bağışlanma ve büyük bir
ecir hazırlamıştır. (Ahzab Suresi, 35) |
Adaleti
Peygamberimiz (sav) hiçbir zaman adaletten taviz vermemiştir.
Allah’ın "Rabbim adaletle davranmayı emretti…" (Araf
Suresi, 29) ayetinde bildirdiği gibi, her devirde tüm insanlara
örnek olmuştur.
Konuşma Üslubu
Peygamber Efendimiz (sav)'in konuşmaları her zaman insanlara
Allah'ı, O'nun gücünü ve büyüklüğünü hatırlatan, daima Allah'a
çağıran, insanlara Allah'ı sevdiren ve O'ndan korkup sakınmalarına
vesile olan bir üslupta olmuştur. Peygamberimiz (sav)'i örnek
alan Müslüman erkeklerin de her konuşmalarında Allah'ı unutmadıkları
belli olmalıdır.
Ayrıca onun sünnetine uyanlar onun gibi insanları uyaran
ve onlara müjdeler veren kişiler olmalıdırlar. Nitekim Peygamberimiz
(sav) de ümmetine müjde verenlerden olmalarını şöyle buyurmuştur:
"Kolaylaştırın, güçleştirmeyin.
Müjdeleyin, nefret ettirmeyin. Birbirinizle iyi geçinin, ihtilafa
düşmeyin."2
| İnsanların beğendikleri ve övdükleri ne kadar ahlak
özelliği, davranış biçimi ve meziyet varsa bunların tümü
zaten din ahlakının gereği olan özelliklerdir. Yüce Allah'ın
emir ve tavsiyelerine uyan kimse hem Rabbimiz'in hoşnutluğunu
kazanır hem de çevresindeki tüm insanların sevdiği ve
saydığı bir kimse haline gelir. |
Nezaketi ve Hoşgörüsü
Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), son derece ince düşünceli,
nezaketli, sabırlı, bu kişilere hoşgörü ile yaklaşan, içli
ve çok medeni bir insandır. Sahabelerin birçok rivayetinde
de Peygamber Efendimiz (sav)'in nezaketli, ince düşünceli
tavırlarına örnek verilmektedir. Peygamber Efendimiz (sav),
hem bir peygamber olması, hem de bir devlet başkanı olması
itibariyle, her kesimden insanla sürekli irtibat halinde olmuş;
devlet ve kabile reislerinden zengin kimselere, fakir, zayıf,
kimsesiz yetimlerden kadın ve çocuklara kadar herkesle görüşmüştür.
Tüm bu sosyal yapıları, yaşayış tarzları, huyları, alışkanlıkları
birbirinden tamamen farklı olan insanlarla, her alanda iyi
bir diyalog kurmuş, hepsinin gönlünü hoş tutmuş, her birine
karşı nezaketli, anlayışlı, sabırlı ve güzel bir tavır göstermiştir.
Peygamber Efendimiz (sav)'in evinde yetişen ve yıllarca
ona hizmet eden Hz. Enes (ra), Peygamberimiz (sav)'in eşsiz
nezaketini şöyle anlatmıştır:
"Sahabelerine güzel unvanlar verirdi.
Hz. Ali'ye 'Ebû Turab', bir başka Sahabisine 'Ebû Hüreyre'
gibi lâkaplar vermişti. Onlara şeref kazandırmak için, hoşlarına
giden isimle çağırırdı."
"Kimsenin sözünü kesmezdi. Konuşmasını
yarıda bırakmazdı. Konuştuğu kişi sözünü bitirmeden yahut
gitmek üzere ayağa kalkmadan sohbetine devam ederdi."3
Hz. İbrahim'in Misafirperverliği
Rabbimiz’in Kuran'da haber verdiğine göre, Hz. İbrahim'e
insan suretinde gelen melek elçiler onun evinde konuk olmuşlardır:
Sana İbrahim'in ağırlanan konuklarının
haberi geldi mi? Hani, yanına girdiklerinde: "Selam"
demişlerdi. O da: "Selam" demişti. "Yabancı
bir topluluk." (Zariyat Suresi, 24-25)
Andolsun, elçilerimiz İbrahim'e müjde ile
geldikleri zaman; "Selam" dediler. O da: "Selam"
dedi (ve) hemen gecikmeden kızartılmış bir buzağı getirdi.
(Hud Suresi, 69)
Görüldüğü gibi Hz. İbrahim, gelen konukların farklı kişiler
olduklarını hemen anlamıştır. Buna karşın hiç tanımadığı bu
konuklarına karşı çok üstün bir misafirperverlik örneği göstermiş,
hemen çok güzel ikramlarda bulunmuştur. Hz. İbrahim'in tanımadığı
misafirlerine hemen ikramda bulunması, onun üstün ahlakının
bir tecellisidir. İkramın, misafirlerden bir talep gelmeden
yapılması, Müslümanların örnek almaları gereken ince düşünce
özelliklerinden biridir. Hz. İbrahim'in gösterdiği ince düşünce
örneklerinden bir diğeri de, bu ikramı sezdirmeden hazırlamasıdır:
Hemen (onlara) sezdirmeden ailesine gidip, çok geçmeden
semiz bir buzağı ile geldi. Derken onlara yaklaştırıp (ikram
etti); "yemez misiniz?" dedi. (Zariyat Suresi, 26-27)
Hz. Musa'nın Güvenilirliği
Hz. Musa, Firavun ve kavmini terk ettikten sonra, Medyen'e
doğru yönelmişti. Medyen suyunda hayvanlarını sulayamayan
iki kadın gördü. Kadınlar çobanlardan çekiniyorlardı, bu nedenle
onların yanına gidip sahip oldukları sürüyü sulayamıyorlardı.
Fakat, Hz. Musa'nın ayetlerde anlatıldığı üzere, son derece
güvenilir ve nezih bir görüntüsü vardı. Bu nedenle kadınlar
onunla konuşmaktan çekinmediler. Kadınlar Hz. Musa'ya hayvanlarını
sulamaya kendilerinin gitmek zorunda olduğunu çünkü babalarının
yaşlı bir kişi olduğunu, ancak çobanlar olduğu için sürülerini
sulayamayacaklarını anlattılar. Bunun üzerine Hz. Musa kadınlara
yardım edip onların hayvanlarını suladı:
Medyen suyuna vardığı zaman, su almakta olan bir insan topluluğu
buldu. Onların gerisinde de (hayvanları su başına götürmekten
çekinen) iki kadın buldu. Dedi ki: "Bu durumunuz ne?"
"Çobanlar sürülerini sulamadıkça, biz sürülerimizi sulayamayız;
babamız, yaşı ilerlemiş bir ihtiyardır." dediler. Hemencecik
onların sürülerini suladı... (Kasas Suresi, 23-24)
Burada Hz. Musa'nın nezaketli, ince düşünceli ve yardımsever
karakterinin bir örneğini görüyoruz. Dikkat edilirse bu olayda
Hz. Musa, hiç tanımadığı iki yabancı kişiye giderek onlarla
diyalog kurmuş, onlara yardımcı olmuş ve saygılarını kazanmıştır.
Öte yandan ayette "çobanlar" olarak tanımlanan kişilerin
ise Hz. Musa'nın tam aksi yönde bir tavır sergiledikleri anlaşılmaktadır.
Kadınlar, Hz. Musa ile diyalog kurabilmelerine rağmen, bu
kişilerin yanına bile yaklaşmamışlardır. Söz konusu kişiler;
dış görünüm itibarıyla güven vermeyen kimseler olabilir. (En
doğrusunu Allah bilir)
Demek ki bir Müslümana yakışan tavır, ayette "çobanlar"
olarak tarif edilen bu kişilere benzer tavırlardan şiddetle
kaçınmak, öte yandan Hz. Musa'yı örnek alarak alabildiğince
nezaketli, ince düşünceli, halden anlayan, nezih, bakanın
hemen güveneceği bir görüntü, üslup ve tavır geliştirmektir.
Hz. Süleyman'ın Estetik Anlayışı
Hani ona akşama yakın, bir ayağını tırnağı üstüne diken,
öbür üç ayağıyla toprağı kazıyan, yağız atlar sunulmuştu.
O da demişti ki: "Gerçekten ben, mal (veya at) sevgisini
Rabbimi zikretmekten dolayı tercih ettim." Sonunda bu
atlar (koştular ve toz) perdesinin arkasına saklandılar."
(Sad Suresi, 31-32)
Din ahlakının getirdiği güzelliklerden uzak olan insanların
çoğu, içine kapalı, etrafındaki olaylara ve varlıklara karşı
duyarsız, umursamaz bir karakter geliştirirler. Oysa Hz. Süleyman'ın
tavırlarında da açıkça görüldüğü gibi, Müslüman, etrafındaki
güzelliklere karşı son derece duyarlı, güzellik, estetik ve
sanattan zevk alan, ince düşünceli bir insandır. Allah'ın
nimetlerinin farkındadır ve bunlardan zevk alıp şükretmeyi
bilir.
İMAN ETMEYEN BİR TOPLUMDA ERKEK
KARAKTERİ
Alaycı, kırıcı ve basit espriler
Hikmetsiz ve boş konuşmalar
Soğuk ve donuk konuşma üslubu
Tartışmacı ve kavgacı bir yapı
Samimiyetsiz, yapmacık mimikler
Sürekli kendinden bahsetme, kendini övme
Karamsar, şikayetçi üslup
Nefsinin isteklerine boyun eğen
Adaleti kendi menfaatleri ölçüsünde gözeten
Agresif ve sinirli hareketler
Kaba, görgüsüz, güven vermeyen tavırlar
Sorumsuz ve bilinçsiz davranışlar
Bencil, menfaatçi, karşılık bekleyen bir anlayış
Kibirli, enaniyetli
Kadınları bir eşya gibi görme ve aşağılama
Eleştiriye ve değişime kapalı
Estetik anlayıştan yoksun, temizlikten uzak
|
MÜMİN ERKEK KARAKTERİ
Onore edici espriler, övücü sözler
Allah’ı hatırlatan faydalı konuşmalar
Güleryüzlü, samimi ve canayakın üslup
Uzlaşmacı ve barışçıl yapı
Doğal mimikler
Başkalarını övme
Ümitvar, müjdeleyici üslup
Vicadanıyla hareket eden
Adaleti her durumda gözeten
Sakin ve ölçülü hareketler
Nezaketli, ince düşünceli, güven verici tavırlar
Sorumlu ve bilinçli davranışlar
Fedakar, karışılıksız iyilik yapan bir anlayış
Mütevazi ve mülayim
Kadınlara değer verme ve saygı duyma
Eleştiriye ve değişime açık
Estetik yönü gelişmiş, modern, temizlikten anlayan |
SONUÇ
Dünyanın huzur ve barış dolu geleceği için yapılması gereken,
peygamberlerin ahlakıyla ahlaklanmış inançlı ve güzel huylu
nesiller yetiştirmeye gayret etmek olmalıdır. Bu amaçla yetişme
çağında olan çocuklara başta Peygamberimiz (sav) olmak üzere
tüm peygamberleri Kuran’da anlatılan üstün yönleriyle tanıtmak,
Kuran ahlakının gereği olan güzel davranışları öğütlemek gerekmektedir.
Bu konuda aileler başta olmak üzere, eğitmenler, gazeteciler,
köşe yazarları ve televizyonculara önemli sorumluluklar düşmektedir.
Modern, inançlı, vatansever, ahlaklı, dürüst nesillerin yetişmesi
hem toplumların hem tüm dünyanın refahı için mutlak zorunluluktur.
KAYNAKLAR:
1. Tirmizi, Taberani; Huccetü'l İslam İmam Gazali, İhya'u
Ulum'id-din, 2. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi,
İstanbul 1998, s. 798
2. Hz. Said İbni Ebu Berde; G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis,
2. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 510/5
3. Konyalı Mehmed Vehbi, Tam Metni Sahih-i Buhari, 4. cilt,
Üçdal Neşriyat, İstanbul 1993, s.340
|