Adnan Oktar Diyor Ki...

 

Adnan Oktar Diyor Ki... 16 Mayıs 2016> Daha Fazla

Birleşmek mutluluk getirir, bölünmek mutluluk getirmez. Bölünmek, kolay yok edilmek için bir oyundur. İngiliz derin devleti küçük lokma olunca kolay yutacağını düşünüyor. Müslümanlar hiçbir yerde bu oyuna gelmemeli.
Deccaliyetin oluşturduğu tahribatın ortadan kalkmasının yolu, deşifre olmasıdır. İslam alemi bu konuda gayret göstermeli ve ilimle irfanla İngiliz derin devletinin üstüne gitmelidir.
İngiliz derin devleti Rusların ve Amerikan halkının da üzerine kabus gibi çökmüş durumda. Bu toplumları kendi amaçları doğrultusunda istedikleri gibi yönlendirmek istiyorlar.
Derin devletlerin özelliği; halka hep tepeden bakarlar, kendilerince adam yerine koymazlar, ezerler, öldürmeye kalkarlar. Ve ana felsefeleri Darwinizm, homoseksüellik ve Rumilik’tir.
Dünyadaki bu akan kanlar, İslam aleminin paramparça olması, müslümanların birbirini kırıp geçirmesi, çekilen acılar, homoseksüelliğin böyle yayılması, ateizmin bu kadar yayılması, Darwinizm’in bu kadar güçlü olmasının tek sebebi, İngiliz derin devletidir. İngiliz derin devletini bütün devletler deşifre etsin.

Adnan Oktar Diyor Ki... 15 Mayıs 2016> Daha Fazla

Allah için olana sevgi denir. Allah’ın rızasının en çoğunu arıyorsan sevgi çıkar. Yoksa sevgi olmaz. O, teknik iş birliği olur.
Birçok evlilik şirket anlaşması gibi oluyor. Kadın adamın gelirini, adam kadının temizlik yapma yeteneğini soruyor, burada aşk olmadığı açık.
Mehdi (as) korkusu tarihte firavunların acayip katliamlar yapmalarına sebep olmuştur. Mesela Firavun’un erkek çocuklara yaptığı katliamın sebebi, Tevrat’ta Moşiyah’ın dünyaya hakim olacağıyla ilgili hükümdür. Bugün de Hz. Mehdi (as)’ın oradan çıkacağından şüphelendikleri için Suriye’yi, Irak’ı yerle bir ediyorlar.
Firavun'un, İsrailoğulları'nın erkek çocuklarını katletmesinin sebebi Tevrat’ta anlatılan Mehdiyettir. Firavun Mehdi'nin dünyaya hakim olmasını istememiştir.
İngiliz derin devletini İslam alemine ve bütün Avrupa’ya her yere deşifre edelim ve öğretelim. Çünkü deccalın en büyük silahı gizlenmesidir.
İngiliz derin devleti deccaliyetin merkezidir. Dünyaya İslam’a tavır almayı, Müslümanlıktan uzaklaşmayı öğreten bir sistemdir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 13 Mayıs 2016> Daha Fazla

Şiddet içeren filmler ruhlarda çok tahribat yapar. Sinirleri de gerer. İnsan çok zayıf varlık, kasılır. Filmi seyrederken bile eli ayağı, her yeri kasılır. Hasta olur. Buna kimse yanaşmasın.
Darwinizm'in yıkılması AK Parti için çok güçlü bir fikri dayanak sağladı. Bu sayede hükümet rahatça ilerleyebiliyor.
Sen hurafe içeren hadis kitaplarını kabul ettiğin müddetçe IŞİD'in yanına adım adım yanaşırsın. İstesen de istemesen de seni yener. Bu kitapların Kuran'la çelişen yönlerinin ortadan kalkması gerekiyor.
IŞİD'in felsefesini ortadan kaldıracak olan Mehdiyet'tir. Bu da Kuran'la olacaktır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 12 Mayıs 2016> Daha Fazla

Peygamberimiz (sav) münafıklara hiç dokunmamıştır. Üç yüze yakın münafık vardı; dokunmuyordu. Onların yollarını kesiyordu, kanallarını kapatarak etkisiz hale getiriyordu. Direkt muhatap olsa pislikler, Müslümanların başına çok büyük bela olurlardı. Ama çok ustaca onları idare etti, İslam'a faydalı hale getirdi.
Münafığa hiçbir şey söylemek mümkün olmaz. İyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak da mümkün olmaz. Mesela "Şu kötülüğü yapma" diyemezsin münafığa. Züppelik yapar, çakallık yapar, o anarşist azgın ruhunu ortaya çıkartır. Ancak çok ustaca anlatılabilir, dolaylı yoldan anlatılabilir.
Münafık aynı zamanda avcı köpeği gibidir. Yani küfrün en pislik adamlarını o bulacağı için onun bulduğunu Müslüman yakalayıp ilimle irfanla etkisiz hale getirir. Müslüman nereden bulsun onları? O, şeytani bir güçle o kokuyu alır.
Müslümanlar homoseksüelliğe karşıdır, Darwinizm’e karşıdır ama münafık onları veli ve dost edinir. Nerede derin devlet mensubu varsa veyahut nerede bir oyuncu varsa, nerede küstah bir züppe varsa, nerede İslam'a kötülük yapmak isteyen pislik insanlar varsa gider onları bulur münafık.
Mümin mutmain oluyor, sabırlı oluyor. Mesela bir şey olduğunda kanaatkar oluyor. Fitneden kaçınıyor, kargaşadan kaçınıyor. Aman gerginlik olmasın, aman ortalık huzurlu olsun mantığında oluyor. Münafık öyle değildir, küstahtır, deli tiynetlidir, ne olacağı onu ilgilendirmez, delice menfaati için saldırganlaşır, küstahlaşır, azgınlaşır. Şeytan gibi anarşisttir ruhu.
Münafık iyilikten anlamaz. Müslümanlara karşı öfkesi asla yatışmaz. Kini hep içindedir, saklayamaz. Ufacık bir gerekçe gördüğünde hemen psikopatlığını, o anarşist ruhunu, azgın ve deli ruhunu hemen gösterir. Ama Müslüman öyle değildir. Müslüman mutmaindir, itminana ermiştir.
İslam'a hizmet münafığın çok ağırına gider. Her kelime onun ciğerine sıkılmış kurşun gibi ıstırap verir. Ama sırf Müslümanlara şirin görünmek için, kendince dikkat çekmemek için öfkeyle kendini yine biraz hizmet ediyor gibi gösterir.
Münafık boş işlerle vakit geçirir, keyfi işlerle vakit geçirir. İstese İslam'a hizmet eder. İnternetten de hizmet eder, sözlü olarak da hizmet eder, her türlü hizmet eder. Ancak para verirsen bunu yapar, çıkarı olursa. Ama çıkarı olmayınca yapmaz.
Münafıkların üslupları çok küstahtır. Saygısız ve küstah olmak onlar için önemli bir konudur. Hitabetleri de hep küstahçadır.
Münafıklar zalim, anarşist ruhlu, psikopat, kavgacı, sevgisiz, kindar, manyak ruhlu kişilerdir. Onun için münafık hiçbir zaman için yatışmaz.
Münafık kendi çıkarıyla çatışan bir durum olmadığında sakin olur. Ama kendi nefsiyle ve çıkarlarıyla çatışıldığında o anarşist, deli ruhu, o şeytani ruhu hemen ortaya çıkar.
Münafık sürekli kavgacıdır. Kavga konusu arar, çatışma ve itiraz konusu arar. Bir münafığın vasfını oradan anlayabilirsiniz. Hemen bir şeye itiraz etmek ister, hemen çatışma, hemen anarşi ruhu içerisindedir.
Resulullah (sav) zamanında da adamlar diyordu; “evim açık, gelemem”. İşte “Eşim var, kocam var” Halbuki vicdanen biliyorlar. Kocan, o da Müslüman olsun, o da gelsin. Çocuğun, o da Müslüman olsun, o da gelsin. Çocuğunu da İslam’a kazandır, eşini de İslam’a da kazandır, kendin de İslam’a hizmet et.
Sabır düşünerek elde edilir. Birdenbire elde edilmez. Böyle olsun demeyle olmaz. Araştırmak, incelemek, Allah’ın sanatını bilmek, Allah’a kendini bırakmak gerekir. Bu herkesin yapabildiği bir şey değildir. Sabırlılardan olmak büyük bir nimettir. Sabırlılar, onlar ayrı bir topluluktur.
Sabrı tahammüle çevirmemek lazım, öbür türlü sabır eziyet olur. Sabır Allah’a tevekkülle, hoşnutluk içinde ‘Allah yaratıyorsa hayır vardır’ deyip sıkıntı, ıstırap çekmeden beklemektir. Öbür türlü tahammül olur ki o zordur, Allah vermesin.
Münafıklar küfrü her şeye hakim gördükleri için onlara saygıyla bakarlar. Müminleri de o akılsız kafalarıyla kendilerince zayıf görürler ama hep de galip olanlar müminler olur. Güvendikleri küfür sürekli ezilir ve aşağılanır.
Münafık hep alçak ve çıkarcıdır. Sürekli böyle tırtıkçı, oyuncudur. Kendi çıkarı için yaşar. Çıkarıyla çatışan bir durumda hayvanlaşır, vahşileşir, saldırganlaşır.
Münafık huzursuzluk oluşturacak bir konuyu çok rahat bulur. En sakin ortamda bile durduk yere fitne, ahlaksızlık çıkarır. Müthiş bir pisliktir münafık.
Münafık fitne gibi görünür ama müminlere faydaları sevap ve gelişme cihetinden saymakla bitmez. Müminlerin daima uyanık olmalarını, Kuran’ı çok iyi anlamalarını ve hayata geçirmelerini sağlar.
Müslüman, münafığa karşı sürekli uyanık olduğu için hem aklı gelişir hem mücadele azmi gelişir, hem de sevabı çok olur.
Münafığın çok faydası vardır; müminlerde aklı açar, mücadele azmini artırır, dikkatli olunmasını sağlar, küfre karşı güçlü olmayı sağlar. Yoksa mümin rehavet içinde olur, gevşer. Ama münafık sayesinde her zaman çok dikkatli, tetikte ve uyanık olur.
Münafığın kalbindeki nefret bir türlü dinmez. Çok ahlaksız ve alçaktır. En sakinleşti denilen dönemde yine bir adilik yapar. Müslümanların göz açtırmaması ve çok dikkatli olmaları gerekir, ibadet olarak.
Münafıklar çok zeki ve şeytani olurlar. Huzursuzluk yaratmak onların en önemli özelliğidir. Huzurlu oldukları hiç vaki değildir. Münafık hep huzursuzdur, etrafına da huzursuzluk saçar.
Derin devletler çok sinsi olur. Münafığı da hemen gözünden tanır onlar. Allah’ın hikmeti onlar onu bulur, o da onları bulur.
Derin devletler hep münafık tiynetli insanları kullanırlar. İmanı zayıf, aklı zayıf fakat şeytani zekaya sahip tipleri kullanırlar.
İngiliz derin devleti yaklaşık 200 yıldan beri, hatta daha da uzun zamandır Türk devletine karşı mücadele yürütüyor. Hep böyle siyasileri, paşaları ele geçirmişler, baskı yapmışlar, tahttan indirmişler. İnsanlar 2 yüzyıldan beri İngiliz derin devletinin bu faaliyetlerini fark edememişler.

Adnan Oktar Diyor Ki... 11 Mayıs 2016> Daha Fazla

Bilim ilerleyince Allah’ın yaratma sanatının harikaları ortaya çıktı. Varolan her şey çok sathi biliniyordu, dışarıdan görünen kadarı biliniyordu. İç aleme girilince muazzam bir dünyayla karşılaşıldı. Görülenin bir milyon misli, iki milyon misli harikayla karşılaştık.
İnsan çok aciz bir varlıktır, et kemik olarak sevilecek bir yönü yoktur, Allah'ın tecellisi olarak sevilecek yönü vardır. Et olarak neyini seveceksin? Organik bir maddedir et. Et, yağ, kemik, kan; bunlarda bir şey yok. Biz Allah'ın tecellisini seviyoruz.
Çiçeği, anneyi, kediyi, kadını Allah'ın tecellisi olarak seversin. Güzel kokuyu, atları her şeyi, bütün hayvanları Allah'ın tecellisi olarak seversin. Eğer cisim olarak seversen et sevgisine dönüşür, etin de sevilecek bir yönü olmaz. Allah onun tedbirini alarak yaratmıştır.
Sadece sağlıklı beslenme ve spor insanı sağlıklı yapmaz; iman ve Allah korkusu da olacak. Hem maddi hem manevi tedbir alınması lazım. Allah korkusu yoksa, Allah sevgisi yoksa istediği kadar yesin içsin, hiçbir şey olmaz.
Nesil hem beden hem de ruh olarak bozuluyor. Buna karşı tedbir olarak devlet okullarda sağlıklı beslenmeyi ve sporu mecburi hale getirebilir.
Sanatçıya fazla değer verilmediği için dünyada sanatçı sayısı çok az şu an. Halbuki ressamlara, heykeltıraşlara çok önem verilmesi lazım, seçkin bir meslek olarak bilinmesi lazım. Her yerde takdir görmeleri lazım.
İman hakikatlerinin yayılması, zeminde sevgiyi bilen, akıllı düşünen, derin düşünen insanların sayısını yavaş yavaş daha da artırıyor.
Mehdiyet çok uzun bir dönemdir. Dönemin uzun olmasının, 40 yıl sürmesinin sebebi sevabının çok olması içindir. Yoksa Allah dilese İslam’ı bir yılda da hakim eder. Ama o zaman bir senelik sevap alınır. Allah sevabının çok olması için Mehdiyeti 40 yıla yaymıştır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 9 Mayıs 2016> Daha Fazla

Anasını babasını putlaştıranlar, onları İslam’ı yaşamaya tercih edenler ahirette bir de bakacaklar ki bir hayalin peşinde gitmişler. Şeytanın tecellisinin peşine gitmişler. Ana baba yüzünden İslam terk edilmez, Kuran terk edilmez. Öyle bir durumda onlara itaat haram olur.
İnadına inadına göğsünü gere gere İslam’ı yaşamak lazım. Çünkü küfür sindirmeye çalışır, sen sindikçe daha da sindirmeye, seni küfre döndürmeye çalışır. Öldürünceye kadar da üstüne gelir. Sen üstüne gidersen o senden kaçar.
Müslüman’ın canı tatlı olmayacak. Canı tatlıysa Müslüman olamaz.
İstikbal cennettir, Allah’ın rızasıdır. Bu dünyada tabiî ki çalışırsın, mühendis olursun, doktor olursun ama niçin yaparsın? Ekmek yemek, yemek yemek için değil, Allah’ın rızası için yaparsın.
Hadiste bildirildiğine göre, ahir zamanda şeytan, kişinin annesi babası görünümünde gelip onu Allah’ın yolundan ayırmaya çalışacaktır.
Ahir zamanda da Müslümanlara her türlü ahlaksız insan zarar vermek isteyecek. Mehdi devrinde, Mehdi cemaatinde işte bir avuç genç buna karşı koyacaklar. O kahramanlık destanının adına Mehdiyet deniyor. Ve 40 yıl sürüyor.
Mehdi (as) cemaati çok küçük olacak. O devirde birçok ahlaksız aile, çocuklarını Müslüman olmasınlar, Hz. Mehdi (as)’a yakın olmasınlar, Müslüman topluluğuna yakın olmasınlar diye şiddetli baskı altına alacaklar. Ama bunlara rağmen o kahraman gençler İslam’ın yayılması için bütün güçleriyle, azimleriyle Cenab-ı Allah’ın yardımıyla gayret edecekler. O yüzden kahraman oluyorlar.
Evliliklerin yüzde doksan dokuzu aşk evliliği rolü yapılan mantık evlilikleri oluyor. Aşk evliliği olması için Allah'a aşık olmak lazım, divane olmak lazım, Allah aşkıyla yanıp tutuşmak lazım. O zaman Allah aşk evliliği meydana getirir. Yoksa çile evliliği olur, ıstırap ve acı evliliği olur.
Allah İslam'ı bizim fıtratımıza uygun yaratmıştır. Bağnazlar İslam'ı değiştirmiş, başka bir din haline getirmişler. Şirk dini haline getirmişler. O gördükleri din İslam değil, bizim anlattığımız din İslam; çünkü tümüyle Kuran'a dayalı.

Adnan Oktar Diyor Ki... 8 Mayıs 2016> Daha Fazla

Biz, İslam aleminin son kalesiyiz, Türklük aleminin son kalesiyiz. Küçüle küçüle zaten ufacık bir toprak kaldı elimizde. Onu da parçalamak istiyorlar. Bunu kabul etmeyiz.
Hükümet camileri yaptırsın, Hz. Mehdi (as) içini doldurur. Onların görevi imar; Hz. Mehdi (as)’ın görevi de sevgiyle, imanla, takva müminlerle doldurmaktır. Çünkü devir Hz. Mehdi (as) devridir.
Kuran senin hayatının her yerinde olacak. Arabanda da olsun. Yastığının altında da olsun, pazarda da yanında olsun. Korkma bir şey olmaz. Kuran seni sever. Sözde saygı adına aksini yaparsan Kuran’dan uzaklaşmış olursun. Bu oyuna gelme.
“Kuran’ın bulunduğu odada ben uzanamam” diyor, “Hayat yaşanmaz.” diyor. Olur mu öyle şey. Kuran’ın yanında müzik de dinlersin, ayağını uzatıp yatarsın da. Yatakta uzandığın yerde Kuran’ı okursun, hiçbir şey olmaz. Şortla da okursun, atletle de okursun. Şeytan insanları Kuran’dan uzaklaştırmak için bir oyun oynuyor.
Şortla, atletle, abdestsiz olarak da Kuran’ı açıp okuyabilirsin. O zaman Kuran sürekli yanında olur. Sarılır sarılır öpersin. Ve Kuran senin hayatın, parçan olur.
Allah rızası için sevmenin öğretilmesi lazım. Allah rızası için sevme öğretilmezse ‘daha zengini’ ‘daha güzeli’ arayışı oluyor. Bir türlü yerleşik bir sevgi oluşmuyor.
Sevgi, dostluk yayılsa insanlar çok rahat edecekler. İnsanlar birbirleriyle dost olmak istiyor ama tepkilerinin ne olacağını bilemiyorlar. Dostluğu bir başlatan olmuyor. İşte bu Mehdi (as) ile olacak.
Kız çocuklarına gereksiz baskı yapıyorlar, bazı genç kızlar da bu baskıyı delmek için kurnazlık yapıyorlar. Hâlbuki kız çocuklarına hep sevgi gösterilse, her yerde hürmet görseler çok güzel ve kaliteli olurlar.
Allah, harikalarını, sanatını hafızamızda tutmayı ve onlara hayret etmeyi nasip etsin. Her biri yeri yerinden oynatmaya yetecek yaratılış mucizeleri. Normalde bu harikalar karşısında dünya ayağa kalkması lazım.

Adnan Oktar Diyor Ki... 7 Mayıs 2016> Daha Fazla

Yeni anayasada özerklik ve federasyon konusu tamamen kilitlenmesi gerekiyor ve yerel yönetimlere yetki artırımı konusu da tamamen kapanması gerekiyor.
PKK’yı sen bir yerden sürüp attığında PKK tehlikesi geçmiş olmuyor. Bir ay sonra yine doluşur adam oraya. Çünkü fikirle mücadele yok. Darwinizm, materyalizm ezilmedikten sonra bu, sürekli yerden kaynayacaktır. Kökünün kurutulması lazım. Kökü Darwinizm’dir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 6 Mayıs 2016> Daha Fazla

Şok edici, hayret verici bilgi karşısında dikkat ve takdir gücünün zayıf kalması insan beyninin, ruhunun acizliğidir. Ona irade toplayamıyor. Yoksa normalde nefesinin kesilmesi, acayip şaşırması lazım. Bu aczi aşmak için dua etmek gerekir.
Cenab-ı Allah hep nezih bir üslup kullanır, hep nezihle muamele eder insanlara, onun için hiçbir peygamberin de kalbini kırmamıştır. Ne dedilerse uygun bir lisanla, nezih bir lisanla cevaplamıştır Cenab-ı Allah.
İmansız, dinle alay eden, İslam’a karşı olan insanlar yoksa sen imtihan olamazsın. Olmasa dahi Allah onu yaratır. O olacak, sen onunla kıyaslanacaksın, öyle değer kazanacaksın, o olmadan olmaz.
İnsan imanla güzel olur, kadın da erkek de imanla güzelleşir. Bir insanı aklından, imanından, temizliğinden, derinliğinden dolayı çok seversin.
Asıl olan takvadır. Müminin güzel olduğuna dair, imanından kaynaklanan bir yargı meydana geliyor, o yüzden onu çok seviyorsun. Allah sana onu o yüzden o kadar güzel gösteriyor.
İman olmazsa ne olur? Hiçbir şeyin kıymeti kalmaz. İman insana heybet ve güzellik verir. Allah sevgiyi imanla meydana getiriyor.
Ne AK Parti parçalanır ne MHP parçalanır. Boş yere çırpınmasınlar. İkisi de çakı gibi ayakta. İkisine de hiçbir şey olmaz. AK Parti de, MHP de iman ehli olan insanlardan teşekkül ediyor. Bazı İngiliz derin devletinin yancıları ağızlarından seller akarak heyecanla partilerin parçalanmasını bekliyorlar. Boşa bekliyorlar.
İnsan adeta ülfetin içinde yüzüyor. O ülfetin kalkması için Allah’a dua edecek. “Ya Rabbi aklımı berraklaştır, bu harikayı göreyim. Beynim bunu şu an bana benim istediğim gibi hissettirmiyor” diyecek. Mesela yazı var, okuyamıyor; onun gibi. “Basiretim açılsın, bu harikanın heyecanını yaşayayım, Seni hakkıyla takdir edeyim Ya Rabbi” diyecek mümin.
İnsanlar bir ülfet denizinin içinde yüzüyor. O ülfet denizinden çıkıp, basiretlerini ferasetlerini açıp bu beladan kurtulmaları lazım. Yoksa kişi sırf hücredeki harikayı öğrense müthiş bir imana sahip olur. Peygamber imanı gibi olur imanı. Ama basiret bağlanması var.
Her yer mucize dolu. Müminin, bu mucizeleri hafızasında tutabilmek için Allah’a dua etmesi gerekir. Mucizelerdeki harikalığın heyecanını ve şokunu yaşamak için dua etmesi gerekir. Ve bu bilginin meydana getirdiği takdir hissini Allah’a sunabilmeyi Allah’tan istemesi lazım.
CHP bütün Müslümanları sevsin, atılımcı olsun. Buruk, komünist zihniyetli bazı kişiler CHP’nin ruhunu, bereketini, sıhhatini bozuyor. Buna müsaade etmesinler.

Adnan Oktar Diyor Ki... 5 Mayıs 2016> Daha Fazla

MHP’de bir şuur vardır. Ülkücüler terör ve anarşiye şiddetle karşıdır, fitneden kaçınırlar. Devlete sadakat esastır. Dolayısıyla MHP’ye hiçbir şey olmaz.
Ashab-ı Kehf demek Mehdiyet demektir. Onun örtülü, şifreli anlatımıdır. Bütün o şifreler Mehdiyet’i anlatır. Çok gizli bir şifre sistemiyle nerede ne olacak hepsi detay detay anlatılmıştır.
Tarih tekerrür etmiyor. Sistem daima ileriye doğru gider ve yenilikler getirir, her dönemde değişir. Sen romantik bir tarih anlayışıyla aynı şeyleri yapmaya kalktığında ezilirsin, yenilirsin. Çağımız bilim, akıl, sevgi, iman çağı. Sevgiyle, imanla galibiyet gelir. Başka şeyle netice alamazsın.
İngiliz derin devleti ne yaparsa yapsın mağlup olacak. Deccaliyet olarak ortaya çıktı, mahvetti insanları. Şimdi bu PKK'lı pislik, hırsız, gaspçı, alçak katillerle beraber olmaya başladılar. Güneydoğu'da PKK'lılardan bir homoseksüel yapılanması oluşturuldu. Ne kadar Avrupalı sapık varsa oraya gönderiyor. Allah başlarına geçirecek.
Dünya derin devleti varsa bir de Cenab-ı Allah'ın yarattığı derin devlet var. Onunla hiç baş edemezler. Onun içinde Mehdi (as) var, Hızır (as) var, var da var, yani melekler var, cinler var. O, hiç güç yetiremeyecekleri metafizik bir yapılanmadır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 4 Mayıs 2016> Daha Fazla

Allah'ın muhteşem sanatını göremeyip tesadüf diyenler ahirette her bir sanatın her bir detayın açıklamasını yapacaklar, hesap verecekler. “Nasıl oldu bu tesadüfen?” denilecek. Tabii ki açıklayamayacak. Müthiş hasretlere kapılacaklar. Bin pişman olacaklar.

Adnan Oktar Diyor Ki... 3 Mayıs 2016> Daha Fazla

Peygamberimiz (sav) Miraçta Hz. Mehdi (as)'ı görmüştür. Cenab-ı Allah’a, “Ya Rabbi kim bu şahıs?” diye sormuş; Allah, “O Mehdi’dir. Ben onu seviyorum, sen de onu sev” buyurmuştur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 2 Mayıs 2016> Daha Fazla

PKK’nın yaptıkları bu kadar aşikarken, her gün askerimizi, polisimizi şehit ederken, her yerde bombalar patlatırken silah gücümüzü, tankımızı, topumuzu, imkanlarımızı bunların cephanelerini tahripte kullanacakken IŞİD’e kullanırsak çok büyük bir hata yaparız.
Türkiye’de Darwinist eğitim kalkarsa bütün Türklük âleminde, İslam âleminde herkes Darwinist eğitimi kaldırır. İlk bir cesaret gerekiyor. “Bismillah” deyip hükümet başlasın. Tesadüfe karşı yaratılışı savunacaklar.
Darwinist eğitim Türkiye’de kalkarsa tüm İslam alemi cesaret bulur. Bilimsel olarak yaratılışın savunulması çok önemli bir çalışma olur.
Hz Süleyman çok zengindi ancak o zenginliğin tamamı Allah’ı hatırlatıyordu. Sarayında atlar, kuşlar, balıklar, havuzlar.. Her bakan Allah’a hamd ediyordu. Güzellik Allah’ı hatırlatır.
Sen fakire mal dağıtıyorsun, kiloyla niye veriyorsun? Gücünün yetebildiği kadar ver, gönder. Elbise, yiyecek kişiye taşıyabildiği kadar ver. Niye tartıyorsun? Niye grama vuruyorsun? Dağıtırken grama vurmak, teraziye götürmek İslam ahlakına yakışmaz. Avuç avuç dağıtacaksın. Bol bol dağıtacaksın.
Mal dağıtırken hesaba vurmak, grama ölçüye vurmak mümine yakışmaz. Mümin malını hesapsızca güzellikle verir, sözünü etmez.

Adnan Oktar Diyor Ki... 1 Mayıs 2016> Daha Fazla

İman dünyada de ahirette de nimete mazhar olan bir güzelliktir. Ama bizler Cenab-ı Allah’a dünyada ve ahirette nimet versin diye iman etmiyoruz; varlığı açık bir gerçek olduğu için kati bir kanaatle, Hakk-ul yakin bir imanla iman ediyoruz, aşık olduğumuz, çok sevdiğimiz için iman ediyoruz. Allah’ın rızası için yaşıyoruz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 30 Nisan 2016> Daha Fazla

Rumların, Ermenilerin, Musevilerin varlığı bir güzelliktir. Onlar da bu ülkenin süsü, hepsi bizim kardeşimiz. İslam ülkelerinde Musevi’ye rastlamak adeta imkansız gibi. Halbuki her yerde olsunlar, her yerde rahat yaşasınlar.
Cehennem ehli akılsız olduğu için cehennemden bir çıkış olacağını zanneder ve sürekli kendilerini aşağılatır, küçük düşürürler.
Evrimi savunan, tesadüfen var olduğunu iddia eden insanların cehennemdeki bedenleri kendilerinin bu dünyada iddia ettikleri gibi mutasyonla oluşmuş gibi karmakarışık ve bozuktur.
Azrail Allah’ın sevdiği kutsal bir melektir. Azrail ile ilgili konuşurken çok saygılı bir üslup kullanılması gerekir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 28 Nisan 2016> Daha Fazla

Güzel, cazibeli, bakımlı, yakışıklı olmayı yasaklamak iffeti getiren şey değildir. Namuslu ve iffetli olmak vicdan ve akıl işidir.
Homoseksüelliğin şakası olmaz. Böyle çirkin bir eylemin böyle korkunç bir eylemin şakası olmaz. Dehşet verici bir şey bu. Tv programlarında vs bütün gücümüzle bu üsluba karşı koymamız gerekiyor.
Kadınları cazibeli olmaktan çıkartmak istiyorlar. O zaman işte çocuk istismarları başlıyor. Şeytan o belanın içine düşürüyor bir kısım insanları. Hâlbuki kadın tabii ki süslü, bakımlı, cazibeli olacak, aynı zamanda iffetli ve namuslu olacak.
Kadın cazibeli, bakımlı, çekici ama çok iffetli olacak. Cazibeli olmak haram değildir. Haram olan iffetsizliktir.
Allah kadınları nur gibi tertemiz yaratmış, tam fıtrata uygun. Helaliyle al, nikâhla. Ömür boyu bak, ahirette de beraber ol. Homoseksüellik sonsuza kadar haramdır. Tertemiz kadın varken, güzel mis gibi kadın varken erkek erkeğe ilişki korkunç ve tiksinti verici bir fiildir.
Eşcinsellik fıtrata tamamen ters ve tiksinti verici bir sapıklıktır. Allah nikahlı olarak kadınları helal kılmıştır. Güzellik ve nimet budur.
Acılar, sıkıntılar, zorluklar bunların hepsi geçici. Sonunda dünya çok güzel olacak. Cennette de müminler kardeş olarak huzur içinde gayet güzel yaşayacaklar.

Adnan Oktar Diyor Ki... 27 Nisan 2016> Daha Fazla

İslam’da alabildiğine özgürlük vardır. Sadece helaller ve haramlar vardır o kadar. İnsanlar bunun içinde alabildiğine özgürdür. Yani toplum baskısı yoktur İslam’da.
Küfürde özgürlük yoktur. İslam’da özgürlük vardır. Firavun’da, Nemrut’ta özgürlük yoktu ama Resulullah (sav) zamanında özgürlükler tamdı. Hristiyanlar da, Museviler de serbestti. Ayrıca sevgi, şefkat, ilgi alaka görüyorlardı. Her konuda korunup-kollanıyorlardı. Ama Firavun herkesi ezim ezim eziyordu.
Laiklik, Kuran’da hakim düşüncedir. Allah ayette, “Deki: ‘Sizin dininiz size, benim dinim bana’” diyor (Kafirun Suresi, 6). İşte bu ayet laikliğin kısa özetidir.
Terörist olmanın hürriyeti olmaz. Zulmetmenin hürriyeti olmaz. Ahlaksızlığın hürriyeti olmaz. Pislik yapmanın, alçaklığın hürriyeti olmaz. Ama herkes inancında hür olması lazım, dindar hür olması lazım.
Laiklik demek; dinsiz de rahat edecek, Hristiyan da, Musevi de rahat edecek, Müslüman da rahat edecek demektir; inançlarına ilişmeyeceksin. Kimse kimseye zorlayıcı olmayacak, baskıcı olmayacak. Laikliğin anlamı budur. Herkesin hayat tarzı özgür olacak.

Adnan Oktar Diyor Ki... 26 Nisan 2016> Daha Fazla

Bütün peygamberler devrinde yapılan rezilliklerin, her devirde peygamberlerin mücadele ettiği rezilliklerin bin katı var şu an. Ve Cenab-ı Allah bu belayı kaldırmak için hateme veli olan İmamı Mehdi (as)’ı ve bütün Hristiyan aleminin ve Müslüman aleminin sevgilisi olan Hazreti İsa Mesih’i gönderiyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 25 Nisan 2016> Daha Fazla

Peygamberimiz (sav) ölen birisinin arkasından yas tutmayı haram kılmıştır. Tevekkül etmemek, Allah'ın yaptığına rıza göstermemek haramdır.
Şehitlerimize yas tutmayı teşvik edenler farkında olmadan PKK’nın isteğini gerçekleştirmiş oluyor. Halbuki PKK’nın hedefini ortadan kaldıracaksın. Tam tersini yapacaksın. Ağlayın diyorsa güleceksin. Müzik dinlemeyin diyorsa dinleyeceksin. Neşelenmeyin diyorsa neşeleneceksin. Hayat dursun diyorsa hayatı canlandıracaksın.
Deccal Allahsız, dinsiz, homoseksüel bir dünyayı hedefliyor. Bunu yaptırmayacağız. Deccal bunu yapamayacak ve mağlup olacak. Göreceksiniz, mum gibi eriyecek. İsa Mesih ve Mehdi (as)'ın vesilesiyle Allah'ın izniyle yerle bir olacak. İlimle irfanla, sevgiyle, doğru bilgiyle, kanunla hukukla bu fitneyi yok edeceğiz.
Deccal çoluğu çocuğu katlediyor, şehit ediyor. Milyonlarca Müslüman’ı şehit etti. Milyonlarca Müslüman’ı Darwinizm’le ateist dinsiz hale getirdi. Binlerce Müslüman’ı da homoseksüel yaptı. Ve dünyada şimdi onu meşru ve legal hale getirmeye çalışıyor.
Deccal ana vasıflarıyla şu an ortaya çıktı. Cinayet, Müslümanları yok etme, Müslümanları birbirine kırdırma deccalin vasıflarıdır. Allahsızlık, Allah düşmanlığı, Darwinist düşünce, homoseksüellik de deccalin en önemli ataklarıdır.
Erkek erkeğe ilişki sonsuza kadar haramdır. Dünyanın en başından itibaren her zaman haram olmuştur ve sonsuza kadar da haram olacaktır. Allah böyle bir çirkinliği asla kabul etmiyor.
Hiçbir şehidin, hiçbir aslanımın uğurlandığı yere ağlayanlar gelmesin. PKK’nın aradığı bu zaten. Hiç istemeseler de bu PKK propagandası oluyor. Başı dik, kabadayı, delikanlı olanlar gelsin. Ağlayanlar ayrı bir yerde olsun.
Ermeni soykırımı iddiası yanlış. Savaşa soykırım denmez, savaşın adı savaştır. Savaşta iki taraftan da insan kaybı olur. Soykırım ne demektir? Bir taraf hiçbir uygulama yapmaz, silaha elini sürmez; diğer taraf gelir onları imha eder, buna soykırım denir.
IŞİD'e karşı Türk Milletini kışkırtıp Müslümanları birbirine kırdırmak istiyorlar. Biz böyle bir şeye girmeyiz. Tamam IŞİD yanlış yolda. Ama onlar Mehdi (as) ile düzelecektir. Eğitimle düzeleceklerdir. Bizim onları kırıp geçirmek, asmak kesmek gibi bir yolumuz asla olmaz ve olmayacak. Bunu unutsunlar.

Adnan Oktar Diyor Ki... 24 Nisan 2016> Daha Fazla

Küfürden gelen bir insan, küfürdeki maya kaldıysa adam olmuyor. O maya onu kaplıyor yine. Yine o deli ruha dönüyor, o anormal ruha dönüyor. Ama o mayayı tamamen atarsa hakikaten tertemiz oluyor.
Kendini büyüteni Allah küçültüyor. Kendini küçülteni de Allah büyütüyor. Müminde enaniyet olmaz, büyüklük olmaz.
Bir şey bildiğini sanan kişinin çok az şey bildiğini bilmesi gerekir. O bilgiyi de ona veren Allah’tır. “Ben en büyüğüm, ben en akıllıyım, ben en güzelim” iddiası çirkin. Her zaman başkasını övmek güzeldir. Öyle olan insan güzelleşir.
Bilgi varsa sevgi yoksa o insan mahvolur. Sevgi hayattır.
Bilgiyle insan vahşi olabilir. Mesela komünist, Stalinist, terörist olabiliyor. Ama sevgiyle böyle olmuyor, sevgiyle insan oluyor. Allah’tan korkuyor, Allah’ı seviyor, insanları seviyor. Bilgiyle sevgiyi birleştirdiğinde muhteşem bir şey ortaya çıkıyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 23 Nisan 2016> Daha Fazla

Kalpleri her türlü duyarlılıktan yoksun olanlar, merhameti bilmez, inceliği bilmez, Allah’ın derin sanatını göremez. İnsanlar neden hoşlanır, neden rahatsız olur bilemez.
Münafığı, kafiri tahkik edeceğiz, analiz edeceğiz. Neden bu hale düşmüşler, çare nedir, ne yapılabilir, nasıl ikna edebiliriz, nasıl konuşabiliriz? Yanlışları neler? Müslümanlar için hangi konuda kötü düşünüyorlar? Nasıl zarar verebilirler? Nasıl bir oyun oynayabilirler, nasıl tuzak kurabilirler? Bunların araştırılmasının farz olduğunu Nisa Suresi’nin 104’üncü ayeti ehemmiyetli bir ibadet olarak bize bildiriyor.
Şeytanı bileceğiz, münafığı anlamaya çalışacağız, küfrü anlamaya çalışacağız. Müslümanlara ne tarz zarar verebilirler bunları bilmeye çalışacağız. Nisa Suresi’nin 104’üncü ayetinde bu bir ibadet olarak Allah tarafından Müslümanlara emredilmiştir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 20 Nisan 2016> Daha Fazla

Çiçeklerin güzelliği, masumluğu, temizliği, ince sanatı Allah’ın üstün ahlakını insanlara gösteriyor.
Kut'ül Amare tarihimizin mühim zaferlerinden biridir. Böyle kutlu bir zaferin unutulmasına izin vermemek gerekir.
Şu an Güneydoğu’daki yapılar stratejik açıdan PKK’nın girmesine çok müsait. Birbirine bitişik, hepsi birbirine bağlı ve dar sokaklar var. Ama geniş caddeler, ferah evler birbirinden ayrı ayrı yapılırsa PKK nasıl girsin oraya? Hepsi yakalanırlar.

Adnan Oktar Diyor Ki... 19 Nisan 2016> Daha Fazla

PKK’nın, Birleşmiş Milletlerin terörist listesinde olmaması bir skandal. Hükümet bu konuya el atsın. Bu listede El-Kaide var. El-Kaide 4-5 bin insanın ölümüne neden olmuş, PKK on binlerce insanın şehit olmasına sebep olmuş, listede yok. İşte İngiliz derin devletinin bir oyunu bu. Buna son verilmesi lazım.
Şiddeti teşvik etmek kahramanlık değildir. İslam'da şiddete dayalı mücadele yoktur. Barış içinde kardeşçe yaşamak esastır.
Mehdiyet üslubu kullanmak bereket getirir. Allah Mehdi’yi seveni korur.
Uydurmalar, hurafeler terörü besler. Kuran terörü ortadan kaldırır, yok eder.
İslam terörü ortadan kaldırmak için gelmiştir. İslam’ın, Kuran’ın vazifesi terörü ortadan kaldırmaktır. Allah onun için peygamber göndermiştir, onun için Kuran’ı indirmiştir. Ve İslam o devirde o bölgedeki terörü ortadan kaldırmıştır. Bu asrın da terörünü yine İslam ortadan kaldıracaktır.
Obama komünist düşünceye sahip bir aile ortamı içinde yetişmiş, komünist partiyle ortak çalışmaları olmuştur. PYD/PKK desteğinin sebebi budur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 18 Nisan 2016> Daha Fazla

Musevi kaynaklara göre, Moşiyah yani Mehdi tüm dünyayı tamir edecek ve böylece insanlar Allah’a hep birlikte hizmet edecekler.
Obama'nın PKK'ya, YPG'ye, PYD'ye destek olması Amerikan tarihinde görülmemiş bir rezalet. Hiçbir Amerikan başkanı komünist Stalinistleri desteklememiştir. Hiçbir başkanı teröristleri desteklememiştir. Bir gariplik var. Obama dürüst olsun, komünistse ben komünistim desin. Stalinist komünist olduğunu açıklasın.
Müslümanlığı bozmak için, “Evrim Kuran’da var” diyerek Müslüman gençleri Darwinist yapmaya çalıştılar ama başaramadılar. Kuran'da evrim yok.
Peygamberimiz (sav) bir hadisinde Mehdi'nin sevgisinin dünyadaki en keskin kılıç olacağını söylüyor. Mehdi'nin şefkatiyle en karanlık ruhlar bile aydınlanacak.

Adnan Oktar Diyor Ki... 17 Nisan 2016> Daha Fazla

İslam dini dünyanın aklıdır. Dünya aklını kaybederse divane olur. İslamsız dünya olmaz. İslam dünyanın nuru, kalp ferahlığıdır. Cenab-ı Allah İslam’la insanlara en büyük nimeti sunmuştur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 16 Nisan 2016> Daha Fazla

İslam ülkeleri bir araya geliyor, toplantı yapılıyor ama katılımcıların çoğu şevksiz oluyor. İhlas olmadan, samimiyet olmadan bu toplantılardan netice çıkmaz. Mehdi (as) olmadan bu sistem işlemez.
Çanakkale’de 200 bin şehit verdik. Güneydoğu’da da gerekirse 400 bin şehit veririz fakat Güneydoğu’yu asla vermeyiz. İngiliz derin devletini ilimle irfanla etkisiz kılacağız.
PKK bütün İslam alemi için tehlikedir. Büyük bir deccal hareketidir. Bölgeyi komünist, Stalinist yaptıktan sonra adım adım ilerlemeyi, her yeri komünist yapmayı düşünüyorlar. Buna karşı çok dikkatli olunmalı.
PKK İslam alemini yok etmek için kullanılan bir mafya örgütüdür, bir cinayet şebekesidir. Yani tek kullanım amacı Müslümanları şehit etmektir. Böyle pislik bir yapılanmadır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 14 Nisan 2016> Daha Fazla

Hadise göre, Mehdi (as) bütün peygamberlerin özeti gibidir. Hateme velidir, gelmiş geçmiş en büyük evliyadır ve ahkâmda masumdur. Cenab-ı Allah, İsa Mesih gibi ulul azim bir peygamberi, Mehdi (as)’a vezir olarak tayin ediyor. Bu da onun değerini gösterir.
Halini, niyetini düzelten bir insana ‘sen münafıksın’, ‘sen bir zaman böyleydin’, bu olmaz. Düzeldiyse son hali esastır. Ne güzel işte sevin. ‘Bir zaman’a kalırsa sen nasıldın? Senin de dinden imandan hiç haberin yoktu, Allah hidayet nasip etti. Kişi düzeldiğinde kabul vardır. Allah kabul ediyor, sen zaten kabul edeceksin.
Bazen münafık tiynetli insan ıslah olur, münafıklık yapışmaz ona. Islah olana ne mutlu. Ama ıslah olmayan helak olur.
Münafığın lümpenlik hoşuna gider, züppelik hoşuna gider. Laf sokacak, çirkeflik yapacak, olay çıkaracak, dedikodu yapacak, laf götürüp getirecek. Ruhu o şeytanlıktan zevk alır.
Münafık çirkin bir özgürlük anlayışına sahiptir. Din olmayacak, ibadet olmayacak, küfürle rahat bağlantıda olacak, züppelik yapacak. İmam tanımayacak, itaat tanımayacak, saygı tanımayacak. Münafık bunlardan rahatsız olur.
Şeytan, nefis, kavgacı insanlar, kan dökenler, savaşçılar, hırsızı uğursuzu hepsi imtihanın bir parçasıdır. “Onlar olmasaydı” diyor. Onlar her zaman olacak. İmtihanın olduğu her yerde onlar olur. Sen akıl ve irade kullanıp onlara sabırla mukabele edecek, onları yeneceksin.

Adnan Oktar Diyor Ki... 13 Nisan 2016> Daha Fazla

Koruculara çok şefkat gösterilsin. Korucularımız şehit edildiğinde yer gök inlesin. Hep önlerde oluyor o canlarım. Onun için bu aslanlara, bu koç yiğitlere gereken şefkati, özeni, sahiplenmeyi herkesin en üst derecede göstermesi lazım.
Din sevinçtir, mutluluktur, güzelliktir, kalitedir.
Ailelere şehitlik haberi verileceği zaman önceden manen hazırlanmaları gerek. Şehadetin büyük bir şeref olduğu, şehitlerin Allah Katında sağ olduğu, eğer buna inanmazsak, tevekkül etmezsek bunun haram olacağı güzelce anlatılmalı. Rabbimiz neylerse güzel eyler denilmeli.

Adnan Oktar Diyor Ki... 12 Nisan 2016> Daha Fazla

Sevgisizlik insanlarda dehşetli boyutlara ulaşmış. Kavgalar, maçlardaki olaylar.. Nedir bu böyle. Devlet milli şuur dersini bir an önce koysun. Gençler şuurlu olarak, manevi değerlerle çok güzel eğitilsin.
Dünyanın neresine giderseniz gidin mükemmel renklendirme, mükemmel biçim, mükemmel bir iç açıcılık tüm canlılarda hâkim. Bunun hiçbir açıklaması yok. Allah’ın müthiş gücü.
Canlıların istisnasız tamamında, Cenab-ı Allah’ın yarattığı o matematik düzgünlük, o geometri mükemmelliği, o altın oran Allah’ın damgası olarak var.
Dünyanın neresine gidersek gidelim her yerde Allah’ın harika yaratma sanatını görüyoruz. Ahirette tüm bu nimetlerden, güzelliklerden sorguya çekileceğiz.
Müzik hayatın çok önemli bir nimetidir. Gelenekçi İslam anlayışı müziği yasaklıyor. Nerede güzel olan şey varsa yasaklıyor. Niye yasaklıyorsun? Kime ne zararı var müziğin, nereden çıkarıyorsun? Ayette yok, Kuran’da yok. Niye hurafe çıkarıyorsun?
İslam'ı yaşanmayacak hale getirdiler. İslamofobiyi yaydılar. Dünyanın birçok yerinde insanlar İslam’dan ve Müslümanlardan adeta nefret eder hale geldiler. Bunun müsebbibi, gelenekçi Ortodoks İslam anlayışıdır. Bunu ilimle irfanla, Kuran’ın gerçekleriyle ortadan kaldıracağız.
Kuran'daki İslam zaten ılımlı İslam'dır. Biz Kuran'daki İslam'ın yaşanmasını istiyoruz. Kuran'a ne bir şey ilave edilsin ne de çıkarma yapılsın. Kuran'a birebir uyalım diyoruz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 10 Nisan 2016> Daha Fazla

Dikkat rahatça kapanabilen bir şeydir. Dikkat ederseniz Peygamberimiz (sav)’in konuşmaları hep kısa özlüdür. Kuran’daki konular da hep öyle kısa ve özlüdür, hep hikmet vardır. Cenab-ı Allah Kuran’da çok önemli bir konuyu bir cümlede bildirir. Mümin de hikmetli, kısa, özlü, anlamlı, ruha işleyecek şekilde konuşması gerekir.
AVM’lere ve hastanelere geniş, ferah mescit istiyoruz. Özellikle hanımların bölümünün çok rahat, çok bakımlı, çok güzel olması lazım.
Deccal hüzün, acı ve ıstırap getirir. Toplumun umutsuzluk, ye’s içinde olmasını, Allah’a güvenmemesini telkin eder, Allah’ı sevmemesini telkin eder. “Sizi Allah yaratmadı, tesadüfen oldunuz” der. Biz de her şeyi Cenab-ı Allah’ın yarattığını, nizam verdiğini ve sevginin, güzelliğin, neşenin esas olduğunu anlatmakla mükellefiz ve yapıyoruz.
Ağlamak ne demek? “Ya Rabbi, senin bu yaptığını ben beğenmedim” diyorsun. Günah bu, isyandır, tuğyandır, olmaz böyle bir şey. Bilmeden yapıyorsa o ayrı ama bilerek yapıyorsa küfre düşer Allah esirgesin.
Neşe, sevinç, heyecan, güzellik her yeri saracak. Biz cehennem pisliği istemiyoruz. Cennet güzelliği, cennet sevinci istiyoruz. Mümin hiçbir olayda Allah’a isyan etmez. Her şeyde O’ndan razı olur. Her şeyde hayır görür, her şeyde tevekkül eder.
Sürekli ağlamayı teşvik ediyorlar, yası teşvik ediyorlar. Millet olarak çürürüz, bu çok tehlikeli bir şey. Mümin ağlamayacak, küfür ağlasın, deccal taraftarları ağlasın. Mümin gülecek, neşeli olacak. İmanlı milletimizi üzüntüyle, yasla, korkuyla, ye’sle, ümitsizlikle, sıkıntıyla, sinir bozukluğuyla, ruhi rahatsızlıklarla çürütmek istiyorlar. Buna müsaade etmeyelim.
Mümin neşeli olacak, sevinçli olacak. İnsan zayıf yaratılmıştır, ayet var. Zayıf bir varlığı sen gece gündüz üzersen, korkutursan, tedirgin edersen, ümitsizliğe düşürürsen, şevkini kırarsan, heyecanını kırarsan akli dengesini de bozarsın, beden dengesini de bozarsın.

Adnan Oktar Diyor Ki... 7 Nisan 2016> Daha Fazla

Şehit cenazelerinde tekbirler çok coşkulu olmalı. Mücahit ruhunu vurgulayan, cehd ruhunu vurgulayan ve asla hüzün hissettirmeyen tekbirlerle şehitlerimiz uğurlanmalı.

Adnan Oktar Diyor Ki... 5 Nisan 2016> Daha Fazla

Hücrelerin atomları tek tek yakalaması, tam ihtiyaçları olan oranda demiri, çinkoyu, kalsiyumu alması başlı başına bir iman hakikatidir.
Bağnazlıktan millet bıktı. Taşlayarak kadın öldürmeler, namaz kılmayanı kesmeler.. Korkunç bir İslam anlayışına karşı nur gibi aydınlık İslam anlayışını anlatıyoruz.
Gelenekçi, karanlık İslam anlayışına karşı İslam’ın aydınlık, modern yüzüyüz, iftihar tablosuyuz. Müslümanların rahatça, gönlü müsterih olarak örnek gösterebilecekleri bir topluluğuz.
Çatışma bölgelerinde askerin polisin geçiş güzergahlarına sık aralıklarla istihbarat verebilecek kişiler yerleştirilsin ki yol üzerindeki muhtemel bir tehlikeye karşı önlem alınabilsin.
Tecavüze uğrayan bir kadın asla lekelenmez. Asla kendini ezik, suçlu hissetmemeli. Bizim nezdimizde tertemizdir.
Darwinist eğitim olduğu müddetçe kadın cinayetleri de devam eder. Çünkü Darwinist felsefe kadınları aşağılıyor. İnsanlarda Allah sevgisi bırakmıyor, merhamet bırakmıyor, şefkat bırakmıyor. Ancak imanlı nesiller kadına sevgiyi bilir. Bu da Mehdiyet devrinde olacak.
Terörün temelinde Darwinist eğitim var. İstirham ediyoruz hükümet bunu durdursun, Darwinist eğitimi durdursun. Darwinizm, Allah’ı inkâr felsefesidir. Gençleri bilimsel, doğru bilgilerle eğitelim.

Adnan Oktar Diyor Ki... 2 Nisan 2016> Daha Fazla

Canlılar evrimle oldu diyenler bir atın güzelliğini, yelesindeki tek bir tüyün oluşumunu dahi ahirette açıklayamayacaklar.
Masonlukta üçgen ve “Kohen Elleri” A harfini ifade edecek şekilde 4000 yıllık bir sembol olarak kullanılır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 1 Nisan 2016> Daha Fazla

Mehdi devrinde herkes birbirine selam verecek, sevgi gösterecek, evlerin kapılarında dev kilitler olmayacak, her yer güvenli olacak.
Türkiye’nin sonu güzel olacak. Herkes rahat olsun. Evet, olaylar olacak. Çok daha da büyük olaylar olacak. Ama sonuçta Hz. Mehdi (as) ile İsa Mesih ile tanışacağız. Cennet gibi ortam olacak. Bekleyin, dediğimin doğru olduğunu göreceksiniz, inşaAllah.

Adnan Oktar Diyor Ki... 30 Mart 2016> Daha Fazla

Münafık, Allah'tan bahsetmeyi hiç istemez. Hep dünyayı ister. Münafık için en güzel hayat geçmişidir, küfürdeki hayatıdır. Hep ondan bahseder, aklı hep oraya gider.

Adnan Oktar Diyor Ki... 29 Mart 2016> Daha Fazla

İntihar cinayettir, kesinlikle olmaz. Genç kızlar tecavüze veya tacize uğradıklarında asla intiharı düşünmesinler. Yaşadıkları olay onları asla küçük düşürmez; yapanı küçük düşürür.

Adnan Oktar Diyor Ki... 28 Mart 2016> Daha Fazla

Münafıklar boş işlerle uğraşır. İslam’a Kuran’a hizmet etmek istemezler. Onu akılsız kafalarında ‘enayilik' olarak görürler. Hem Müslüman’ım der hem İslam’a hizmet etmek istemezler.
Kız Kulesi İngiliz derin devletinin kutsal saydığı bir yapıdır. Kendi aralarında anlaşmalarında, şifreli anlatımlarında kullanırlar.
Müslüman sıkılmaz. Boş vakti olmaz. Hiçbir şey yoksa gider çiçek eker. Hiçbir şey yoksa etrafı temizler, güzelleştirir. Kitap okur, tebliğ yapar, yazı yazar. İnternette birisine İslami, Kurani bir şey öğretir. Bomboş gezmek Müslüman’a yakışmaz.
Hz. Hatice (ra) annemiz ilk iman eden kadındır, vahyin ilk anlatıldığı kadındır. Peygamberimiz (sav)’e ilk yardım eden kadındır. Cenab-ı Allah kadının güzel ahlakını vurgulamak bakımından bir delil olarak öyle takdir ediyor.
Müslümanın canı sıkılmaz, işim gücüm yok, ne yapayım demez. Bu münafıkta olur, küfürde olur, müminin dakika vakti olmaz. Ucu ucuna yetiştirir. Çok heyecanlı, hareketli bir hayatı vardır. Boş adamın, dava adamı olmayan adamın içi sıkılır. Gidiyor poker oynuyor, kağıt oynuyor, internette oyunlar oynuyor, davası yok çünkü. İslam’ın hakimiyeti onu ilgilendirmiyor, dünyada akan kanlar, Müslümanların çektiği acı da onu ilgilendirmiyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 26 Mart 2016> Daha Fazla

Kuran’daki bütün peygamberlerin ahlakına özenmek durumundayız. Örneğin Hz. Süleyman (as)’ın ihtişamına, onun güzellik anlayışına, sanat estetik anlayışına hayran olup ona benzemek durumundayız. Bir kısım Müslümanlar yabancılıyor, bu çok yanlış bir bakış açısı.
Bir kısım Müslüman kardeşlerimizin hatası, Hz. Süleyman (as)’ı, Hz. Musa (as)’ı, Hz. İbrahim (as)’ı adeta hiç yerine koyuyorlar, anlamıyorlar. Halbuki Peygamberimiz (sav)’in hayatı gibi onların hayatı da çok önemlidir. Allah, biz onları da örnek alalım diye anlatıyor.
Başı belaya girenlere dikkat edin, hiç Allah’tan bahsetmiyorlar. Oradan da anlarsınız meseleyi. Hep rahatlık, kurtuluş, evlenmek, hayatını kurtarmak, güzel yaşamak üzerine; ama Allah’tan hiç bahsetmiyorlar.

Adnan Oktar Diyor Ki... 25 Mart 2016> Daha Fazla

Musevi kaynaklara göre, Hz. Mehdi mizaç olarak en çok Hz. Musa (as)'a benzeyecektir, şakacılığı ise Hz. Süleyman (as)'a benzeyecektir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 24 Mart 2016> Daha Fazla

Hep Allah’ın lehinde düşünülür, dinin lehinde düşünülür. Müslüman aleyhte analiz yapamaz. Mutlaka lehte. Hep hüsnü zan eder. Ama küfür içindeyse yahut ateistse araştırıyordur o şekilde düşünüyor olabilir; ama mümin iman ettikten sonra olmaz. Sürekli hüsnü zanla, sürekli güzel düşünecek.
Fıkıh anlatmakla insanlar iman etmez. İman hakikatlerinin anlatılması lazım, Kuran mucizelerinin anlatılması lazım. Bilimsel yoldan konuların açıklanması gerekiyor. Hem aklın hem kalbin ikna edilmesi gerekiyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 23 Mart 2016> Daha Fazla

Biz Allah'tan razıyız. Allah’ın her yaptığını hikmetle ve güzel yaptığına inanıyoruz. Şehitlerimizle de iftihar ediyoruz. Yas tutmuyoruz, mateme girmiyoruz. Bunun da şirk olduğunu biliyoruz. Kimse bizi böyle çirkin bir günaha, harama davet etmesin.
Son zamandayız. Dünyayı deliler gibi sevenler dünyanın boş olduğunu çok kısa bir süre sonra anlayacaklar. Kıyamet çok yakın. Çok çok az bir vakit var. Bediüzzaman kıyametin kopuş vakti için 2120 gibi diyor. Hadislerin işareti de o şekilde görünüyor.
Hristiyan Ortodokslar ve Protestanların birleşme kararı almalarının sebebi, Hz. İsa (as)'ın gelmiş olduğuna inanıyor olmalarıdır.
IŞİD’in şiddetini fikirle durdurmak mümkün, Kuran’la durdurmak mümkün ama PKK’yı Kuran ile durdurmak mümkün değil. Direkt Allahsız, Kitapsız, Stalinist, komünist, pislik, kahpe bir yapılanma.
PKK’ya karşı da radikal gruplara karşı da yapılacak olan fikirle karşılarına çıkmaktır, tartışma ortamı meydana getirmektir. Adam intihar edecek kadar kararlıysa bir fikri var demektir. Fikrinin yanlışlığını delilleriyle ortaya koyarsan konu çözülür.

Adnan Oktar Diyor Ki... 22 Mart 2016> Daha Fazla

Bağnazlık karanlık bir fikirdir. İnsanı boğar. İnsan kendini orada yaşamaya mecbur zanneder. Aydınlığı görünce de gözü kamaşır, ben bu aydınlıkta yaşayamam der. Yaşar, alışır. Yavaş yavaş gözü o aydınlığa alışacaktır.
İnsanlar bağnazlıkla yaşayamazlar. Nesilleri bağnaz yetiştirdiler. Modern, güzel yaşamak, sevinçli yaşamak, estetik içerisinde, kaliteli yaşamak onlara zor geliyor, garip geliyor, şaşırtıcı geliyor. Bunları aşacaklar.
İslam’ın üstüne kirli bir çul örttüler. İnsanlar o pisliği şu an görüyorlar. İslam adına türetilen hurafeler bütün dünyaya kan kusturuyor. Onu şeytan örttü, biz de kaldıracağız ve gerçek İslam ortaya çıkacak. Gerçek İslam insanlığa sevgi sunacak, merhamet sunacak.
Önümüzdeki aylar yıllar içinde çok büyük olaylar olmaya devam edecek. Sonunda Hz. Mehdi (as)’ı göreceğiz. Hz. İsa Mesih (as)’ı göreceğiz. İttihad-ı İslam’ı göreceğiz.
İslam’a adeta bir suikast yapıldı. Bir oyun oynandı ve İslam’ın üstünü kirli perdeyle kapattılar. O kirli perdeyi kaldırıp bir kenara atacağız. İslam’ın özü ortaya çıkacak.
Mehdiyet süratle ortaya çıkacak. Olayların gidişatı onu gösteriyor. Müthiş bir tırmanış olacağı anlaşılıyor. Gelenekçi İslam anlayışının korkunç yüzü ortaya çıktıkça Kuran’ın kıymeti anlaşılacak. Herkes İslam’ın kıymetini o zaman anlamış olacak.

Adnan Oktar Diyor Ki... 21 Mart 2016> Daha Fazla

Normalde Mehdiyet’in yenilmesi beklenir; çünkü çok küçük bir grup olduğuna, karşısında da muazzam bir güç olduğuna göre yenilmesi gerekir. Fakat öyle olmuyor, akılla, ilimle eze eze ilerliyor. Bu metafizik bir olaydır.
PKK’ya rağmen, İngiliz derin devletine rağmen, çok cahil insanlara, bağnazlara rağmen Mehdiyet büyük bir donanma gemisi gibi ilerlemeye devam ediyor ve kimse de durduramıyor.
Çözüm süreci denilen şey, Abdullah Öcalan'ın bırakılması, onun sözde Güneydoğu’da kurulacak komünist Kürdistan'ın başkanı olarak kabul edilmesi, bütün PKK'lı katillerin serbest bırakılması gibi akla uymayan çirkin hedefler içeriyor. Kabul etmeyiz, bunu unutacaklar.
Gelenekçi İslam anlayışında, kaliteli olmayı başaramadıklarından bu kalitesizliği savunmak için bu sefer bir lokma bir hırka felsefesini öne sürüyorlar.
Çekingen, ürkek olmak Müslüman’ın yiğitliğine yakışmaz. Kaderde ne varsa o olur. Kaderden kaçmayla bir şey değişmez.
Okullarda haftada 3 gün iman hakikatlerinin de anlatıldığı milli şuur dersi verilse gençlerin bütün motivasyonu, ruh hali, psikolojisi değişir. Çok faydalı olur.
Komünizme hayat veren Darwinizm’dir, yani şah damarıdır. O koptu mu komünizm biter. Onun için hükümetten bu konuda istirham ediyoruz, devletin kanallarında Darwinist propaganda durdurulsun. Ortaokul, lise, üniversitelerde Darwinist propaganda durdurulsun.

Adnan Oktar Diyor Ki... 7 Mart 2016> Daha Fazla

Haysiyetsiz münafıklar Allah için yapılan mücadeleyi bir enayilik olarak görürler. Menfaatleri olsa, mesela Peygamberimiz (sav) onlara beşer kese, onar kese altın verse, asla “Bu sıcakta savaşa çıkmayın” demezler. “Savaşmayı bilseydik sizinle gelirdik” sözünü asla kullanmazlar. Veya “Boş yere biz burada canımızı veriyoruz” diye asla konuşmazlar. On kese altın alacak; cinnet geçirir, acayip şevklenir.
Yas tutmak eski Sümerlerin, Akadların, Hititlilerin, putperest kavimlerin, eski Mısır’ın uygulamasıdır, Kuran’da mebzul miktarda ayetle ve hadislerle yasaklanmıştır. Allah’a tevekküle zıt bir tavırdır.
Allah’ı anmayanların, Allah’a uzak olanların kalbinde bir ajitasyon, bir gerilim olur. Sebepsiz korku, delicesine bir heyecan. Allah kalplerine hep bir huzursuzluk verir.
Şeytan İslam’ı yıkmak için bağnazlığı kullanarak güçlü bir vuruş yapmış. Şeytanın etkisiyle namazı kılınamayacak, abdesti alınamayacak hale getirmişler.

Adnan Oktar Diyor Ki... 6 Mart 2016> Daha Fazla

Allah sevgisi insanda atalete müsaade etmez. Müslüman gafil olmaz. Her zaman atak, canlı ve dikkati açıktır. Gafil oldu mu bela her yerden sarar insanı. Allah esirgesin.
Mümin muttaki bir insanın Allah sevgisi, Allah korkusu yüzünde heyecan şeklinde kendini belli eder, görülür, hissedilir. Ama ruhu çökmüş, içi çökmüş, kafası çökmüş bir insanda bunu görmek mümkün değildir. Çünkü Allah’la bağını kopardığı için gafildir. Gafil olduğu için de heyecanı yok olmuştur.
Mümin cihat yani cehd etme şevkiyle heyecanlıdır. Bir insanın kalbinde eğer bir atalet varsa, gaflet varsa bitkin ve lakayt olur. İçine kapalıdır. Çünkü onu din ilgilendirmiyordur. Allah korkusu ilgilendirmiyordur. Allah sevgisi ilgilendirmiyordur. Onun yüzüne yansıyacak bir heyecanı olmaz.
“Şükrederseniz” demek, “çok samimi Müslüman olursanız” demektir. Yoksa adam esrar satar, kazanır, şükreder. Zulüm yapar, silah satışı yapar, şükreder. Öyle değil. Kuran’a tam uyarak samimi olmakla şükredilir.
Hızır (as) zaman zaman insanları imtihan eder, Hz. Musa (as)’ı nasıl imtihan etti, aynı. İnsanlar onun imtihan ettiğinin farkına varmaz. Hem eğitir hem imtihan eder.
Peygamberimiz (sav)’in bakışları çok keskindi. Niye? Çünkü kalbi sürekli Allah’la beraberdi. Allah’tan korkuyordu. Ama müşrikler bön bön bakıyorlardı. Çünkü onlar mide peşinde olan adamlar. Hayvan gibi, hayvanlardan da aşağılar. Tabii ki bakışlarında da hayvan görüntüsü oluyor.
Allah korkusu, Allah sevgisi anlamsız bir bakışı engeller. Allah korkusu olan bir insanın boş boş bakmasının hiçbir açıklaması olmaz. Allah’tan korkuyorsa mutlaka bakışları zeki ve keskin olur, dikkatli olur.
Kalp Allah’la beraberse o bakışta bir güzellik, bir derinlik, bir hoşluk vardır. Ama Allah’tan uzak gafil bir kalpte göz hemen belli eder. Cenab-ı Allah ayette onu zaten bize ihbar ediyor: “Eğer istersem onları simalarından anlarsın” Sima denilen, bakışıdır. Bakıştaki anlamsızlığın sebebi, ruhunun boş olmasıdır.
Biz Bediüzzaman'ı seviyoruz, niye seviyoruz? Fedakarlığından dolayı seviyoruz. Yoksa ne kalırdı ki geriye? Sungur Ağabeyi çile çektiği için seviyoruz. Bediüzzaman’ın talebesi olan diğer ağabeylerden de sevdiklerimiz oluyor ama çilelerine göre seviyoruz. Çilesi az olanı daha az seviyoruz. Çilesi çok olanı daha çok seviyoruz.
Resulullah, Resulullah oluyor ama çektiği çilenin haddi hesabı yok. Cenab-ı Allah “Habibim” diyor, Peygamberimiz (sav)'i müthiş seviyor. Ama bu üstünlüğünden dolayı seviyor.
Şehadet güzel nimettir ama cehd de çok güzeldir. Yani yıllarca mesela 60 yıl, 70 yıl, 80 yıl ömrünü cihatla geçirmek çok güzel. Onun sevabı tarif edilecek gibi değil çünkü onda velayet mertebelerine çıkılıyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 5 Mart 2016> Daha Fazla

Mümin çok naif bir varlıktır. Kuran’a sıkı sıkıya sarıldığında asla batmayan ve doğru rotada giden bir gemide olmuş oluyor, dümdüz gider o zaman.
Şeytan beyni bloke etmek ister. En güçlü etkiyi de durgunlaştırarak yapar. O zaten birçok insanın gözünde görülür. Bir atıl, durgun bakış verir. Mümin şahin gibidir. Öyle bir şeye teslim olmaz.
Şeytan insana çeşit çeşit etkiler yapar. En berbat etkilerinden birisi de durgunluk vermesidir. Mümin onu iradesiyle, aklıyla kıracak.
Kuran’ın çizgisinden çıkan kişinin muhakeme ve yargısı bozulur ve kişi kontrolden çıkar. Mümin şeytanın bu oyununa müsaade etmez.
İslam aleminin başındaki felaketlerin ana nedeni, Kuran’a uyulmamasıdır.
Türkiye herhangi bir ülke değil. Türkiye’nin bölünmesi durumunda İslam Birliği biter. Türklük aleminin de birleşmesi biter. Buna yol açacak hiçbir şeyi kabul etmeyiz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 4 Mart 2016> Daha Fazla

Sevgisizlik insanı kötü yapar. Kızları, erkekleri nursuz yapar sevgisizlik. Kindarlık, nefret ruhu, küskünlük ruhu ölü bir görüntü verir. Şahıs bizzat bu belayı kendisi hisseder. Kendi kendine çöker. Yani kendini yakan bir sistemdir bu.
Gençler ufuklarını açsın. Daha geniş ve akılcı düşünsünler. Bir kere kalplerinin sevgiye açık olması lazım. Bu bir rahatsızlık. Bunu görüp şiddetle buna karşı tedbir almaları gerekiyor. “Ben neden öfkeye bu kadar açığım, sevgisizliğe bu kadar açığım? Sevgiye niye bu kadar kapalıyım?” demesi gerekir.
İslam saf sevgidir. Hep insanların hayrına güzelliğine olan sistemin adıdır. İslam insanları en en yüksek seviyeye çıkaracak sistemdir.
Türkiye dış güçler tarafından sarılmış durumda. Özellikle böyle bir ortamda basının eleştirilerinde saygılı olması gerekir. Bir avuç Müslüman var, sen onları oyunla, iftirayla terörist gibi göstermeye kalkarsan bu olmaz.
Gençlere milli şuur dersi verilerek, komünizm tehlikesi, Darwinizm tehlikesi, faşizm tehlikesi, terörün ideolojisi nedir, şiddet nedir, sevgi nedir, merhamet nedir bunların öğretilmesi lazım. Milli hedeflerimizin, mesela Türk-İslam Birliğinin anlatılması lazım.
Şimdi yapılacak şey gençleri eğitmek, milli şuur dersi vermek. PKK sürekli eğitim veriyor. Komünist teröristler eğitimle bu hale geliyorlar. Biz de gençlere haftada üç saat milli şuur dersi verirsek çok çok faydalı olur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 3 Mart 2016> Daha Fazla

Dini zorlaştırmak, içinden çıkılmaz hale getirmek ve dini yaşayamayan bir kitle meydana getirip dini yıkmak şeytani bir sistemdir. Halbuki Allah, Kuran’la çok kolay bir din sunuyor bize. Bütün toplumların yaşayacağı bir din. Bunu terk ettirip, yerine, yaşanamayacak, cehenneme dönmüş bir din anlayışı getiriyorlar.
İslam’ı yaşanamayacak hale getirince bunu bir kahramanlık zannediyor. Haramların çok olmasını istiyor. Kendi oluşturduğu haramlara da uymuyor. Yoksa “her şey helal olur” diyor. Kardeşim, her şey helal, doğru. Çok az haram var. İslam’da böyle bir zorluk yok. Namazlar da son derece kolay. Dini zorlaştırıp yıkıyor adamlar.
Allah Kuran’dan sorulacaksınız diyor. Kimi Müslümanlar da ‘Allah'ın kitabı yeterli değildir’ demeyi takva sanıyorlar.
Allah'a ibadet etmek, namaz kılmak bizim hoşumuza gidiyor. Ne güzel, namaz, binlerce yıldır devam eden bir güzellik.
Kalite ve sanat bakanlığı bir an evvel kurulmalı. Kalitesiz bir toplum olduğunda Türkiye’yi mahvederler. PKK’yı bize tercih ediyor Batılı ülkeler. Biz kaliteli olalım, Avrupai olalım, bizi tercih etsinler. Bu hayati bir konu.
Batılı ülkeler, Türkiye’nin bağnaz çizgiye kaymasından çekiniyor. Türkiye modern olursa PKK’ya verdikleri desteği de keserler.
Silah tutmayı dahi bilmeyen genç kızları bomba patlatmaya yönlendiren sistem Darwinist materyalist eğitimdir.
Din, gelenekçi İslam anlayışına sahip kişiler tarafından bir cehennem olarak sunuluyor. İnsanın aklını, ferasetini basiretini kapatan, bütün hayati yönlerini yok eden, sanatı estetiği güzelliği ortadan kaldıran, adeta insanın mutluluğuna düşman olan bir sistem gibi. İnsanı şizofren hale getiren, mahveden bir sistem. Gelenekçi sistem içinde bir insanın ruh beden sağlığının normal kalması imkansız.
Dindar Museviler çok güzel insanlar. Allah’ı çok seviyorlar, çok güzel ahlaklılar, dürüstler, Allah’a müthiş bir aşkla bağlılar. Ne güzel 3500 yıl Hz. Musa (as)’a sadakat, Tevrat’a 3500 yıllık sadakat.
Dindar Museviler güzel insanlar. Binlerce yıldır sadakatle Hz. Musa (as)'a bağlılar. Fakat şeytan iman edenler arasına düşmanlık koymaya çalışıyor.
İslam’da velayet sistemi vardır. Müminler birbirlerini kendi öz kardeşleri gibi korumakla mükelleftirler.

Adnan Oktar Diyor Ki... 2 Mart 2016> Daha Fazla

Mümin sevgide iyice ustalaştığında Allah cennetine alıyor. Durduk yere sevgi oluşmuyor; çileyle, acıyla, eğitimle sevgi gelişiyor.
Bütün şarkılar hep ağlama üstüne. Çünkü sadakat yok, vefa yok. Din neyi sağlıyor? Vefa, sadakat ve sabrı sağlıyor.
Cennetin köşkleri, nehirleri, meyveleri.. hiçbir anlamı olmaz sevgi olmazsa, aşk olmazsa. Aşk için de imtihan yani eğitim gerekiyor, çile gerekiyor.
Allah sevilmek istiyor. Çünkü sevgi olmazsa cennetin anlamı olmaz. Kainatın anlamı olmaz, hiçbir şeyin anlamı olmaz. Sevgi ve aşkla anlamı oluyor.
Allah Kendisi'ni samimi olarak gerçekten sevdiğimizi görmek istiyor. Bu da imtihanla mümkün oluyor. Allah'a olan sevgimize kendimiz de şahit oluyoruz.
“Tecessüs etmeyin” (Hucurat Suresi, 12) Bu, muhbir münafıklara yönelik bir ayettir. Müslümanları ona buna ihbar edip zor duruma sokmaya çalışan alçaklara karşı Allah’ın Kuran’daki emridir.
Kuran’da, ‘tecessüs etmeyin’ ayeti, casusluk yapmayın anlamındadır. Tecessüs, casus kelimesinden gelir. Casusluk yapmayın, yani Müslümanlar hakkında bilgi toplamayın, o bilgiyi gidip başkalarına vermeyin, ahlaksızlık, zalimlik yapmayın.
Şeytan namazdan uzaklaştırmak için kişiyi detaylarda boğmak ister. Namazı bozan binlerce şey sayıp namazı zorlaştırıyorlar, halbuki namaz kolaydır. Onun için Allah Kuran’da hiç detay vermemiştir; rüku, secde ve kıyam. Kıl, çık. O kadar.
Kadının olduğu yerlerde kavga olmaz, gerilim olmaz, nezaket olur. Kadınların olmadığı yerde kabalık olur genelde. Bir tane bile kadın olsa herkes nezaketini takınır. Kadın her yere kibarlık, nezaket getirir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 1 Mart 2016> Daha Fazla

Hücreye giren İstanbul şehrine girmiş gibi oluyor. O kadar kapsamlı. Sırf tek hücreden bile Allah’ın varlığını kesin anlarsın.
Stalinizm hiçbir zaman için devletsiz olmaz. Proletarya diktatörlüğü Stalinizm’in vazgeçilmez özelliğidir. Adam Stalinist olmaz yoksa. Yani komünist olmasının bir anlamı kalmaz. Adam partiyi niçin kuruyor? Devlet oluşturmak için kuruyor.
Zinde bir gençliğin yerine ölü bir gençlik hedefleniyor. Gelenekçi Ortodoks zihniyetle beyninizi, ruhunuzu çürütmek istiyorlar, fıtratınızı yıkıyorlar ve kadın düşmanı yapmaya çalışıyorlar. Kadın güzelliğini yok ediyorlar. Ve sezdirmeden bu yolla Ortadoğu’yu mahvettiler. Bu oyuna kimse gelmesin.
Ortadoğu’nun mahvolması planında uygulanan şeytani yöntemlerden biri de; gelenekçi Ortodoks İslam anlayışıyla insan fıtratını tamamen bozup, beyindeki zindeliği ortadan kaldırıp, beyin gücünü yok etmek. İnsanların beyni mahvoluyor, çürüyor adeta. Ruhunu, aklını çürütüyorlar ve görüyorsunuz sefaleti, perişanlığı.
Ortodoks İslam anlayışı insanların zindeliğini ortadan kaldırıp beyinlerini felç ediyor. Bunun sonucunda sürekli ezilen toplumlar ortaya çıkıyor.
“Allah’ın rahmetinden kafirlerden başkası ümit kesmez” diyor Allah. Bir insanın düzelmesinden ümit kesmek çok anormal bir şey. Nasihat edip doğru yola gelmesi için gayret etmek lazım.
Bir kısım gençler arasında üretimden, teknolojiden, bilimden tamamen uzak, yaratıcı olmaktan, sanattan, estetikten tamamen uzak, hazırı yiyen, hazırla beslenen ve bedavacı olan bir ruh bütün şiddetiyle yayılıyor. Okullara milli şuur dersi konularak buna önlem alınmalı.
Gençler televizyonlardaki boş programlarla vakit geçiriyor. Bu, zihinlerin içini boşaltan tehlikeli bir kültür. Milli şuuru olan nesil yetişmeli.
Sevgiyi yaygınlaştıralım. Okullarda öğretmenler bir kere öğrencilerine sevgiden bahsetse çocuklar çok açılırlar. Sınıf öğretmenleri, “Çocuklar birbirinizi sevin, dost olun, kardeş olun” dese, “Sevgi çok güzel bir şeydir” dese, “Sevgiye bütün insanlığın ihtiyacı vardır” dese çocuklar onu ömür boyu unutmazlar. Öğretmenlerin hepsinden bunu rica ediyoruz. Bütün Türkiye çapında sevgiden bahsetsinler. Bir kelime.

Adnan Oktar Diyor Ki... 29 Şubat 2016> Daha Fazla

Hadislere göre, İsa Mesih (as) ile Mehdi (as)’ın karşılaşması bir namaz vakti olacak. İsa Mesih, Mehdi'ye, “İmam ol, namazı sen kıldır” diyecek ve Mehdi o andan itibaren dünyanın imamı olacak.
Hristiyanların haşa ‘İsa ilahtır’ demeleri birçok Hristiyan gencin dinden uzaklaşmasına sebep oluyor. Bu batıl inancı kaldırmaları gerekir. İsa Mesih’e Allah’ın Peygamberi desen Hristiyanlık dünyayı kaplar. Ama “İsa Allah’tır” dersen olmaz. Bu yüzden Avrupa’da büyük bir kitle dinsiz oldu.
Ateist dürüst insan demektir. Mertçe, açıkça söylüyor, “Ben Allah’a inanamıyorum, dine inanamıyorum, varsa beni ikna edecek kişi konuşalım, dürüst iman etmek istiyorum” diyor. Sahtekarlık, münafıklık çok korkunç.
Zahirinde imtihan, batınında eğitimdeyiz, kurs. Çünkü Allah bizim ne yaptığımızı biliyor. Yaratan o zaten. Yani sonsuz öncede ne yaptığımızı biliyor. Yapıp bitirmişiz biz zaten. Bizi eğitiyor, bizim ne olduğumuzu kendimize gösteriyor. Bizi bize gösteriyor. Yani bizi bize sevdiriyor. Ahirete hazırlıyor.
Müslüman hata yapabilir, hatadan korkmamak lazım. Çok büyük hata da yapabilir, Müslüman kardeşi uyarır ama uyarıya delice reaksiyon vermek çok anormal. “Tamam düşüneceğim” dersin, “Allah razı olsun yapmaya çalışırım” dersin biter. Aşırı tepki vermek anormal bir hareket.
Mümin nasihate açık olacak. Hatalı olması bir şey değil ama söz dinleyen olması lazım. Yani küstah, saygısız olmaması lazım, züppelik yapmaması lazım. Nezaketiyle Kuran ölçüsü içerisinde dinleyip, “Yapmaya gayret edeceğim” demesi gerekir yapamasa dahi.
“Münafık o herhalde” diyor. Hadi öyle olduğunu farz edelim; eğit, tebliğ et, ayetle anlat, sabret, konuş, değil mi? O zaman kimse kimseyle görüşemez ki, hiçbir Müslüman Müslümanla görüşemez. Ona münafık de, ona kafir de, öbürüne hasta de, adam kalmaz.
Müminler arasında velayet sistemi vardır. Bir insana münafık teşhisi koyarak müminlerin arasından atmak yetkisi yoktur. Bu ancak vahiyle olur.
Bazen yazanlar oluyor işte, “Arkadaş grubumuzda biri var münafık ne yapalım?” Nereden biliyorsun? Belki o münafık dediğin adam cennete gidecek, sen cehenneme gideceksin. Kalbini mi yardın? Peygamber bile karar vermiyor, öyle bir şey yok. Vahiy geldiği vakit karar veriyor. Adamlar bas bas bağırıyor münafığım diye böyle kaynıyor, yine ellemiyor Peygamber (sav), düzeltmeye çalışıyor.
Ateisti, dinsizi, İslam karşıtlarını kazanmaya çalıştığına göre kalbinde hastalık olan, imanında zaaf olan Müslümanı daha fazla kazanmaya çalışman lazım. Çünkü o senin yanında hazır, zaten rahat konuşabiliyorsun. Ne kadar anormal olursa olsun, ne kadar aksi olursa olsun sevabı çok olur.
Kişi, “La ilahe illAllah, Muhammeden Resulullah” dediği müddetçe ona sen münafıklık ithamında bulunup Müslümanların velayet sistemi dışına çıkaramazsın. İşte, “Defol git, küfre git” diyemezsin, haramdır. Sen küfrü kazanmaya çalışıyorsun, adamı da göndermeye çalışıyorsun. O zaman küfrü niye kazanmaya çalışıyorsun?
Müminler birbirlerini koruyup kollamakla mükelleftir. Kuran’da velayet sistemi vardır. Mümin mümini kendi oğlu gibi, kızı gibi, kardeşi gibi koruyacak.

Adnan Oktar Diyor Ki... 28 Şubat 2016> Daha Fazla

Münafık bazen çok iyi tavır gösterir. O yeni bir atağın başlangıcı olur. Mesela herkese iyi davranır, iyi konuşur fakat o esaslı bir atak için yeni bir zemindir. Yani şeytanın ona verdiği, ilka ettiği bir atak başlangıcıdır. Yani bir münafığın düzelmesi genellikle kuşkuludur, bir şey yapacaktır, yeni bir atak başlatacaktır.
Münafıklar Müslümanlardan genellikle uzak durmak isterler. Uzak durmanın sebebi de ya Müslümanlara biri saldırırsa, bir şey olursa, tutuklanabilir, mimlenebilir işte dövülebilir, sövülebilir, adına zarar gelmesin, amaç budur.
Münafığın hedefi sürekli imamın yanıdır, peygamberin yanıdır. Münafığın en çok ulaşmak istediği yer orasıdır, çünkü en çok vuruşu, saldırıyı yapacağı yer orasıdır. Onun faaliyetini durdurabilmek için, istihbarat alıp şeytanlarına ulaştırabilmek için merkez olan yer orası olduğu için çok hayati görür.
Münafık asla tamir olmayan, asla azgınlığı gitmeyen bir manyaktır. Hiçbir şekilde kini ve nefreti bitmez münafığın, sakinleşmez. Yani tam tipik bir akıl hastasıdır. Verem hastalığı gibi güçlü antibiyotik alırsa geriler, fakat ilacın dozu biraz azaltıldığında hemen atağa geçer. Bazen de ilaca bağışıklık kazanır, hiç fark etmez, bünyeyi sarmaya çalışır.
Münafık sevgiyi bilmez. Sevgiyi alet olarak kullanır, araç olarak kullanır. Müslümanlara saldırıda, ahlaksızlık yapmada, alçaklık yapmada bir vesiledir. Yani Müslüman’ı rahatsız etmek için, pislik yapmak için sevgiyi kullanır. “Sevdiğim için geldim” der, “Sevdiğim için konuştum” der, “Sevdiğim için bunu yapıyorum” der.
Münafık saldırganlaşırken çok alçakça ve şeytani bir metot kullanır. Müslümanları haksızlık yapan, zulüm yapan, akılsızca hareket eden insanlar olarak gösterir. Kendini de tedbirli, akıllı, vicdanlı, doğru yolda gösterir.
Münafık sadece peygamber veyahut imam, o devirde Müslümanların önemli merkez gücü kimse ona odaklanır. Şeytan dikkatini böldürmez. Bütün dikkatiyle o kişiye karşı saldırganlaşır.
Kuran’da münafıkların hedefi bütün Müslümanlar olmuyor. Bu çok önemlidir. Peygamber, imam, Müslümanların lideri kimse o; en etkili olduğunu gördüğü kişi kimse ona kafayı takar münafık. Yani en büyük düşmanı, en büyük hedefi odur. Sonra da peygamberlerin, imamların -artık kimse o devrin lider insanı- en güvendiği insanlara kafayı takar münafık.
Samimi olmak zevklidir. Vücuda bayağı şifadır. Samimiyet insanı ferahlatır. Samimi olmadı mı insan kasılır, yani aklı dumura uğrar, bunalır. Samimi olduğunda rahat eder.

Adnan Oktar Diyor Ki... 27 Şubat 2016> Daha Fazla

İmanlı, dindar nesil yetişmesi için bir kere Darwinizm’in geçersizliğinin bilimsel olarak anlatılması gerekir. Diyalektik felsefeyle dini anlatmak mümkün değildir.
Gençlerin böyle öfkeli yetişmesinin nedeni de Darwinist eğitimdir. Darwinist materyalist eğitilince sevgi kalmıyor. Sevgiyi sağlayan din ahlakıdır.
Münafıkta sürekli gezme içgüdüsü vardır. O iç sıkıntısını bahane eder. Mesela ticareti bahane eder, ailesini bahane eder, oradan oraya gider. Münafığın içi bir türlü rahat etmez. Ama sıkıntısı da beraber üstündedir, omuzundadır. O sıkıntıdan kaçar, sıkıntı da onu kovalar.
Münafık Müslümanlardan uzak olmayı kendince uyanıklık zanneder ve aptalca bu oyunu da Müslümanların görmediğini zanneder. Bunu Müslümanların kabul edeceğini, Allah’ın da kabul edeceğini düşünür. Müslümanları da haşa Allah’ı da kandırdığını zanneder.
Her dönemde, peygamberlerin dönemlerinde de hep böyle tabiri caizse “muhallebi çocukları” vardı. Sokaktan korktuğu için, ailesinden korktuğu için, babasından, anasından, çıkarlarından, işini kaybetmekten, okulunu kaybetmekten korktuğu için peygamberlerin yanına yanaşmıyorlardı. Mümkün mertebe kaçarak, uzak yaşayarak, arada sırada gelerek bağlantı kuruyorlardı. O arada sırada gelmenin sebebi de ahirette haşa Allah’ı kandırabileceklerini düşünüyorlardı.
Münafık çok isabetli, güzel, faydalı konuştuğuna inanır. Yani her şeyi lafı yerli yerinde konuştuğunu zanneder. Hâlbuki dışarıdan bakan hayretler içinde kalır. Yani dengesizliğine şaşar. Ama onu göremez münafık. Mesela akılsızlığını göremez. Yani akıl dengesinin yerinde olmadığını göremez.
Münafığın konuşmaları sarhoş gibidir, çok dengesizdir. Ama onun deli dünyasında onu fark etmesi mümkün değildir. Şizofren bir mantığı vardır. Şizoit bünyelidir, manyak gibi konuşur, dengesizdir ama fark edemez.
Münafığın asıl istediği Allah olmak ve Allah’tan daha büyük olmaktır. Münafığın asıl hırsı budur. Onun için bütün Müslümanları çok akılsız görür, kendini çok akıllı görür ve çok güzel konuştuğunu zanneder.
Münafık Müslümanlara rahatsızlık veriyorsa, kendisinden şüphelenildiğini anlarsa onu bir süre durdurur. Ama Müslümanların dikkatlerinin dağıldığını görürse yeniden çirkefliğine başlar. Yeniden eylemlerine başlar. Yine Müslümanları rahatsız eder. Yine pislik yapar. Yine onları huzursuz edecek her şeyi yapmaya başlar.
Münafık fitneciyse fitnesi yakalandığında bir süre durur. Ama müslümanların dikkatinin dağıldığı bir anı bekler. Ondan sonra yeniden atağa geçer. Yani münafık şartların sakinleşmesini, ortamın sakinleşmesini bekler.
Münafığa küfür çok sahip çıkıyor. O da sahip çıkılacağını bildiği için oradan kendisine bir güvence payı ayırır. Ama küfür de tabii kendi menfaati için kullandıktan sonra münafığı ezer. Münafık bunun da farkındadır, yani bir gün oradan da kovulacağını, köpek gibi aşağılanacağını bilir.
Münafık yeni bir verem mikrobu gibidir. Münafığa sürekli antibiyotik verilmesi lazım. Yoksa bünyeyi sarmak için sürekli atak yapar. Bir türlü iyileşmeyen verem mikrobu gibidir. Yüksek dozda antibiyotikle sürekli kontrol altında tutulması lazım.
Münafık yakalandığını anladığında kısmen düzelme gösterir. Ama dikkat üzerinden dağıldığında münafık yeniden azmaya başlar. Müslümanlara zarar verme ve rahatsız etme eylemlerine yeniden başlar.
Münafığın zekası çok keskindir ama aptallığı delilik derecesindedir. Çok akılsızdır. Mesela bir şeyi alenen yapar, fark edilmediğini zanneder. Yalan söyler, fark edilmediğini zanneder. Delice bir devekuşu politikası vardır münafıkta. Kafasını kuma gömerek görülmediğini zanneder.
Münafıklar Allah’ın kurduğu düzenin yenileceğini düşünürler. Müslümanları zayıf görürler. Mümin İslam’ın galip geleceğine inanıyor ya, münafık da küfrün galip geleceğine inanır. Şeytan tarafının galip geleceğine inanır. Onun için hiçbir zaman için Müslümanlara, İslam’a güvenmezler.
Müslümanca, dürüst bir hayat münafığa çok sıkıcı ve anormal gelir. Belalı, tehlikeli bir hayat münafığın hoşuna gider. Onun için küfürde sürekli bir ahbap, dost çevresi edinmek ister münafık. Onlara hep yağcılık yapar, yalakalık yapar. Bir gün gideceği için onlara şirin görünerek el altında onları hazır tutmaya çalışır.
Münafık maceradan, böyle pislikten, tehlikeden, riskli işlerden çok hoşlanır, maceraperesttir. Macera onun için vazgeçilmez bir şeydir. Mesela ülkeleri dolaşır, bir yerden kaçar, bir yerde yakalanır. Münafığın bütün ömrü pislik içinde geçer.
Münafık temiz değil, pis yaşamak ister. Mesela her gün yıkanmayacak. Esrar içecek, pislik yapacak, ahlaksızlık yapacak. Mezbelelik yerlerde gezecek. Küfürle iç içe olacak. O kokuşmuşluğu yaşayacak. Hep kafasında bu vardır. Ve büyük olacak. Enaniyet yapacak, kibir yapacak. Dünyayı oturduğu yerden yönetecek. İt kopukla görüşüp konuşacak. Tehlikeli işler yapacak.
Münafığın “özgür” olma düşüncesi vardır, İslam’ın disiplini onun hoşuna gitmez. Her gün namaz kılmak, oruç tutmak, zekat vermek münafığı sıkar. O bunlardan kurtulacağı günün özlemi içindedir.
Münafıklar elçiden yana olduklarını söylerler. Ama gerçekte hep küfürdeki hayatlarına hazırlık yaparlar. Akılları hep küfürdedir. Bir gün küfürde nasıl yaşayacaklarını düşünürler.
Münafık sürekli Müslümanların aleyhine gizliden gizliye plan yapar. Onu yapmadan rahat edemez. Bir plan yaparsa o zaman hayatı onun için bir anlam taşır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 26 Şubat 2016> Daha Fazla

Üzülme, ağlama, bağırma çağırma olmamasına tevekkül denir. Mütevekkil insan demek, olaylar karşısında sarsılmayan, üzülmeyen, ağlamayan, dağılmış bir reaksiyon göstermeyen insan demektir. Tevekkül ayetlerinin hepsi aynı zamanda yası ortadan kaldıran ayetlerdir.
Mümin akılla hareket eder. Üzülmesi beklenen bir şeyde tevekkül eder, Allah’a güvenir, neşe içinde olur. Tevekkül zaten bu tip olaylarda yanlış reaksiyon gösterilmemesine denir.
Münafığın gözüne, ruhuna, bedenine müthiş bir hakimiyeti vardır. Müslüman öyle değildir. Mesela Müslüman bir hata yaptığı ortaya çıktığında morarır, kıpkırmızı olur. Münafık akıl almaz soğukkanlıdır, beden kontrolü, sinir kontrolü, psikolojik kontrol müthiştir münafıkta, asla anlayamazsın.
Münafık şeytani bir zekaya sahip olur. O yüzden ona müthiş bir enaniyet gelir. Yani münafığa göre bir o vardır, bir de zavallı gördükleri, akıllarının zayıf olduğuna inandıkları.

Adnan Oktar Diyor Ki... 25 Şubat 2016> Daha Fazla

Kadının şeytani varlık olduğu, güzel elbise verilmemesi gerektiği, dışarı çıkmasının yasak olduğu gibi hükümler bağnazlıkta var, İslam’da yok.
Bir genç kıza tecavüz edilmesi onu aşağılamaz. O bizim gözümüzde değerlidir. Namusuna hiçbir şekilde halel gelmemiştir. O ahlaksızlığı yapan haysiyetsiz, şerefsizdir, namussuzdur ama genç kıza asla zarar gelmez.
Mümin İslam’la tanıştığında küfürden öğrendiği her şeyi bırakıp atar. Münafık ise küfürde öğrendiklerini muhafaza eder, kesip atmaz.
Münafığın özelliği küfürdeki kişiliğini bırakamamasıdır. Çocukluğunda, gençliğinde neyse aynı kişiliği devam ettirir. Eskisi gibi yine saldırgan, yine ters, yine saygısız, yine pervasızdır. Kişiliğini Kuran’a göre şekillendirmez.
Münafık sinsiliğini, gizliliğini mühim bir silah olarak kullanır. Gizli vurur, gizli atak yapar ama onunla baş eden bir akıl çok müthiş bir akıldır, gelişmiş bir akıldır. Orta bir zeka ile münafıkla baş edilmez. Yüksek bir akıl ve yüksek bir iman gerekir.
Münafık müminin aklını çok geliştirir yoksa meskenet olur. Mümin bu sefer gereksiz şeylere kafa yormaya başlar. Keskin dikkat, şuur açıklığı münafıkların vesilesi ile oluyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 24 Şubat 2016> Daha Fazla

İslam alemi mahvolmuş vaziyette fakat gelenekçi kesim bunu anlamıyor. Daha bağnaz olarak kurtulacağını zannediyor, battığı sistemi daha da geliştirerek kurtuluşa ereceğini düşünüyor. Daha tutucu, daha gelenekçi, daha korkunç bir görünüme girmek istiyorlar.
Kuran'da anlatılan dinle bağnazların savunduğu sistem arasında dağlar kadar fark var. İslam aleminin ivedilikle Kuran'a yönelmesi lazım.
İnsan sırf zenginlikten mutlu olmaz, acayip daralırsın. Sarayda yaşıyor adam kendini asıyor, Allah esirgesin. İmanla mutlu olur insan.
Aklı açık olan, şuuru açık olan, samimi olan her mümin cennete gidiyor, ne güzel. Ve ne kadar? Sonsuza kadar.
Müslüman’da küsme olmaz. Kalp sürekli Allah ile beraber. Dünya kısa bir kurs, kısa bir eğitim. Burada ne sükse yapılır, ne akıllılık iddiası, ne zekilik iddiası hiçbir şey yapılmaz. Uzaydan bakılınca toz gibi dünya. Biraz daha ilerleyince hiç görünmüyor. Tozun içinde, tozun tozudur insan. Zavallı bir varlık. Neyine kibirleniyorsun? Ölüp gideceksin.

Adnan Oktar Diyor Ki... 22 Şubat 2016> Daha Fazla

Mehdiyet şeytanın ve onun avanesinin ahmakça savaşına karşı Hz. Mehdi (as)’ın tek başına aslanlar gibi onu yerle bir ettiği bir sistemdir. Mehdi, deccaliyet şeytanlarıyla, münafıklarıyla zeka savaşı verecektir. Hepsi Hz. Mehdi (as)’ın aklının altında pestil gibi ezileceklerdir. Mehdiyet, şeytanın zekasıyla savaşan bir insan aklının zaferidir.
Küfür büyük bir tehlikedir. Ama münafıklığın tehlikesi yanında küfrün tehlikesi bile küçük kalır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 21 Şubat 2016> Daha Fazla

Allah korkusu olmadığında aşk olmaz, güzel ahlak olmaz, hayat olmaz. Allah korkusu en büyük nimettir, bütün güzellikler onun arkasına gizlenmiştir.
Güzel olan her şeyin temelinde Allah korkusu vardır. Allah korkusu olmadığında bambaşka, hiç kimsenin mutlu olmayacağı bir sistem ortaya çıkar.
Tecavüze uğrayan kadınların haysiyeti, onuru asla zarar görmez. Haysiyetsiz olan, bu eylemi yapandır.
Biz dünyaya yaşamaya gelmedik, Allah’a teslim olmaya geldik, Allah’ın rızasını kazanmaya geldik.

Adnan Oktar Diyor Ki... 20 Şubat 2016> Daha Fazla

Münafıklar şeytani kelimelerden çok hoşlanırlar. Anlaşılmaz ve şifreli konuşmalar yaparlar. Yazılarında da yine böyle gizemli, anlaşılmaz kelimeler seçerler. Münafıkların kendilerine has mors alfabesi gibi gizli bir dili vardır.
Münafık elliye elli konuşur. Çok ortalı konuşur. Yani cümleleri, kelimeleri kendi lehine kullanacak gibi seçer. Çok alçaktır. Mesela ayette var, savaşa çıkmak istemeyen münafık Peygamberimiz (sav)’e diyor ki, “Savaşmayı bilseydim gelirdim.” Şimdi Peygamber yanında savaşa götürse mesela bir yerine ok gelecek veya kılıç darbesi alacak, “Ben zaten size savaşmayı bilmediğimi söylemiştim. Bakın, kolum sakatlandı” diyecek ve Peygamber (sav)’i suçlayacak. Böyle alçaktır münafık.
Sanat ve kalite bakanlığı oluşturulması çok önemli. Çünkü kaliteli olmayan ülkelerin, sanatın hakim olmadığı ülkelerin hepsi yıkılıyor. Bakın tarihe, tamamı yıkılıyor. Kadına değer vermeyen, sanat olmayan, estetik olmayan, kalitenin önemsenmediği her ülke mahvoluyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 19 Şubat 2016> Daha Fazla

Müslüman fitneden, kargaşadan, Müslümanları rahatsız etmekten çok çekinir. Ama münafık öyle değildir, çok hayasızdır, her an kepazeliğe hazırdır. Çok şirret bir mahluktur.
Kuran, münafığı adeta yakar. Münafık, Kuran’dan şiddetle kaçınır. Çünkü okunan ayet onun sistemini ortadan kaldıran bir açıklama olduğu için, haşa ayetten nefret eder.
Münafık pusuda yatan bir mikroptur. Verem mikrobu gibi uygun ortamını bulduğunda yeniden gelişir ve azgınlaşır. Şeytan ona sin der siner, çık der çıkar. Münafıklıktan vazgeçmez.

Adnan Oktar Diyor Ki... 18 Şubat 2016> Daha Fazla

Sevgi, derin bir tutkudur. Gözlerinden sevdiğinin gözlerine akan, sevdiğinin gözlerinden de sana akan gizemli, tarif edilemeyen akıl almaz bir güce denir sevgi diye. Yoksa dokunmayla, sarılmayla değil. Sevgi, derin tutkuya denir.
Şehit haberlerinin, “Evine ateş düştü”, “Göz yaşları sel olup aktı”, “Yürekleri dağladı” gibi ifadelerle verilmesi tam PKK’nın aradığı üsluptur. Bu ifadelerin tamamen kalkması lazım. PKK eyleminin boşa gittiğini görürse konu biter.
Gençlerimizin büyük bölümü donanımlı değil. Darwinist düşünceyle, Marksist, Leninist, Stalinist düşünceyle mücadele edecek bilgiye sahip değiller. Türkiye’de Darwinist eğitimin durdurulması PKK’ya büyük darbe olur. Okullara ‘milli şuur’ dersi konularak Marksist, Leninist düşüncenin yanlışlığı gençlere anlatılsın.
PKK geceli gündüzlü eğiterek binlerce kişiyi Marksist yapıyor. Biz de karşı eğitimle Marksist, Leninist, Stalinist düşüncenin yanlışlığını anlatalım. Gençlerimize, bu tip ideolojik anlatımlarla karşılaştıklarında nasıl cevap vereceklerini öğretelim.

Adnan Oktar Diyor Ki... 17 Şubat 2016> Daha Fazla

PKK diyor ki, yas tutun, üzülün, dövünün, ağlayın bakalım. Allah, şehadet sizin için bir şereftir, sevinin diyor. Allah’ın dediğini yaptığımızda PKK’nın oyunu bozulmuş oluyor. Eylem gücü sıfıra gitmiş oluyor.
Kuran’da yas yok. Yası ortaya koyduğunda PKK’nın bütün eylemlerini güçlü hale getirirsin. Bütün eylemlerini en etkili hale getirmiş olursun. Ama Kuran’a göre yası ortadan kaldırdığında PKK eyleminin etkisini sıfıra düşürmüş olursun.
Hüzün Allah’a isyanın diğer adıdır. Haramdır. Hüzün demek Allah’ın yaptığını beğenmemek demektir. Allah’ın yaptığından rahatsız olup buna karşı gösterilen protestoya hüzün denir. Allah’ın takdir ettiği kaderi beğenmiyorsa adam ağlar. Hüzünlenir, kızar, rahatsız olur.
Yas tutmak haramdır, eski bir putperest âdetidir. Eski Sümerlerde, eski Mısır’da, Perslerde, Hititlerde ahirete inanmadıkları için, şehadete inanmadıkları için ölümü bir felaket olarak görüyorlardı. Allah’a isyan olarak ağlarlardı. Biz Müslümanlar şehadeti şeref olarak biliyoruz.
Allah büyük olayları insanları uykudan uyandırmak için yaratıyor ama birçok insan umursamıyor. Yanıbaşında bomba patlıyor, onu bir magazin konusu anlatır gibi anlatıyor. İnsanların tamamı bu derin uykularından tamamen uyanıncaya kadar olayların devam edeceğini Peygamber (sav)’in hadislerinde görüyoruz.
Kalite ve Sanat bakanlığı kurulması çok önemli. Üretilen bir şeyde eğer sanat yoksa değeri olmaz, kalite yoksa değeri olmaz. Hem sanatın hem kalitenin teşvik edilmesi lazım.

Adnan Oktar Diyor Ki... 16 Şubat 2016> Daha Fazla

Mehdilik çok küçük bir grup olduğu halde ve karşıtı çok fazla olduğu halde, en başta derin dünya devletleri, bağnazlar, müşrikler, münafıklar hepsi karşı olduğu halde hiç kimse durduramıyor. İşte Mehdiyet’in mucize yönü budur. İmam Mehdi (as) ve talebeleri yenilemiyor. Yenilme kaderlerinde yok.

Adnan Oktar Diyor Ki... 15 Şubat 2016> Daha Fazla

Münafığı en çok yakan, Müslümanların içinde ömrünün geçiyor olmasıdır. Küfrü rahat yaşayamadığı için, Müslümanların içinde Müslüman taklidi yaptığı için içi cayır cayır yanar, çok ıstırap duyar.
Münafık sinsice alttan alta sürekli Müslümanları kızdırmaya çalışır. Ama bu en çok münafığın kendisini yıpratır. Mümini de besler. Allah böyle tersine işleyen bir sistem kurmuştur.
Müslüman Allah’a olan imanından, tevekkülünden dolayı her zaman neşelidir. Cihat alanında da neşelidir, şehit olurken de neşelidir. Sevincinden, neşesinden bir şey kaybetmez. Ancak imanı zayıf insanın eli ayağı boşalır, ümitsizliğe kapılır, panik olur, mutsuzdur, ağlar, korku içinde yaşar.
Münafık hiçbir şekilde İslam’a hizmet etmek istemez. Asalak bir parazit gibi, kene gibi Müslümanların üstüne yapışır, öyle yaşar. Kan emici olarak hayatını sürdürür. Münafığın ancak göstermelik olacak kadar, Müslümanları kandırmak için, usulen, çok çok küçük atakları olur. Ama toplamına baktığında boştur, hiçbir şey yapmaz.
Münafık Müslümanların sunduğu konforu sonuna kadar kullanır ama kendisi Müslümanlara hiçbir katkıda bulunmaz. Bir ucundan dahi tutmak istemez. Müslümanlara hiçbir destek sağlamak istemez. En ufak bir iş yapmaktan, fayda sağlamaktan itinayla kaçınır.
Münafığın vasfı müminlerin dosdoğru yolunun üstüne oturur, pusu kurar. Gece yarılarına kadar, Müslümanlara ne pislik yapabilir, ne ahlaksızlık yapabilir onu düşünür. Vurup kafayı yatmak varken, Allah'a dua edip rahat yaşamak varken o pislikle uğraşır münafık.
Bazen müminlerde de münafık alameti olur, o vazgeçer ama münafık asla vazgeçmez. Yani gece gündüz oyun oynamaktan asla vazgeçmez.

Adnan Oktar Diyor Ki... 14 Şubat 2016> Daha Fazla

Münafık müminlerin yanında, münafık alametlerini duyduğunda komaya girer ama ölmez. Komada yaşar. Mesela kalbi yirmi saniyede bir atar. Dakikada bir nefes alır ama ölmez. O öyle yaşamını devam ettirir. Ama uygun bir fırsat bulduğunda nefesi sıklaşır kalp atışı da hızlanır, yeniden ayağa kalkar.
Münafık, Allah’a gönül vermediği için Allah’ın dışında her şey onu ilgilendirir. Bir tek Allah’la bağlantı kurmak istemez. Allah’ı unutmak için her şeyi yapar. Saatlerce boş konuşmasının nedeni de odur. Allah’ı unutmak için yaptığı bir çalışmadır o. Kendini uyuşturmak için yaptığı bir çalışma.
Müslüman’da da münafık alameti az veya çok olabilir. Mesela korku bile bir münafık alametidir. Çünkü münafık çok korkaktır. Mümin iradesini kullanıp bunu ezecek.
Münafığın tam anlamıyla vazgeçmesi diye bir şey olmaz. Çünkü akıl hastasıdır münafık. Dengesiz bir varlıktır. Makul bir insan kişiliği gösteremez. Ama çok pasifize hale gelebilir.
1400 sene öncesini anlattığında, bunun münafığa dokunan bir yönü olmaz. Münafığın asrımıza göre yorumlanması çok önemli. Ayetlerle anlatılması önemli. O zaman münafığın kaçacak durumu kalmaz, iyice köşeye sıkışır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 13 Şubat 2016> Daha Fazla

İnsanlar Mehdiyet’in önemini pek anlamıyorlar. Hz. Mehdi kıyametin durmasına sebeptir. Yoksa kıyamet kapıya dayandı. Dünya çoktan kıyameti hak etti. Çünkü Darwinizm kanalıyla Allah bütün dünyada inkâr ediliyor. Bütün devletler, Türkiye dâhil her devlet cayır cayır Darwinist eğitim veriyor.
Amerika ve Rusya YPG’nin konumunu ¬anlamazdan geliyor. YPG bölgedeki hırsız ve gaspçılardan, cinsi sapıklardan oluşan haysiyetsiz, kiralık katillerin oluşturduğu bir çakal sürüsü. IŞİD’le, Nusra’yla savaşan tek güç gibi gösteriyorlar. Halbuki IŞİD ve Nusra’dan bunların ödleri kopar. Hiçbir şekilde açık arazide IŞİD’le çatışmaları yok, hep hava desteğiyle ilerliyorlar.

Adnan Oktar Diyor Ki... 12 Şubat 2016> Daha Fazla

Kim ister yatakta ölmeyi? Şehadet, en güzeli odur.
Hz. Hızır (as) kimi zaman genç kimi zaman yaşlı insan görünümünde olur, atı boz ya da kır renkli olur. Ruhtan maddeye geçerken kimi zaman görülür.
Gerçek münafık ruh hastası oluyor. Sureti katiyede vazgeçmez. Ne yaparsan yap vazgeçmez. Eğilir, bükülür, şekil alır, mahlûkattan olduğu için, şeytan olduğu için vazgeçmez. Ama müminde de bazen münafık alametleri yoğun olur. Hepsini bırakıp normal Müslüman haline gelebilir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 11 Şubat 2016> Daha Fazla

Ahirette nasıl para, mal, mülk soruluyorsa en önemli sorulacak olan şey vakittir. Allah hepimize, “Vaktini nasıl harcadın?” diye soracak. Mümin bu gerçeği hiç aklından çıkarmayacak.
Münafığın ömür boyu takip edilmesi lazım. Münafık bir ruh hastasıdır. Bir şizofrendir. Yani tedaviyle iflah olan bir varlık değildir. Mutlaka pislik yapma eğilimindedir. Yılan gibi akar, yılan gibi sürekli bir hinlik peşindedir.
Münafık, Müslümanı beğenirse küfür onu beğenmez. Küfrün beğenmesi için sürekli küfrü beğeniyor gösterir kendini. Onun kitabını beğendiğini gösterir, işte yazısını beğendiğini gösterir. Münafıkların bir Müslümanın yazısını övdüğünü görmek pek mümkün değildir. Hep küfür hep küfür. Ama haysiyetsiz olduğu için bundan utanmaz, alenen yapar.
Münafık için, bir pisliği gece yapmak çok önemlidir. O melanet, o şeytanlık gece üstüne iyice çöker, ahlaksızlık yaptığı için onun yüzündeki münafık damgası daha yoğunlaşır, daha pisleşir.
İngiliz derin devleti çok kibirli enaniyetlidir. Münafık aşağılık kompleksi içinde olduğu için o kibir, enaniyet ve büyüklüğe hayranlık duyar. Onun enaniyetini bir filin enaniyeti gibi görür, kendinin enaniyetini de bir böceğin enaniyeti gibi görür ama hayran olur. Onun için onlara karşı çok saygılı olur. Küfre karşı, dalalete karşı, zalimlere karşı çok saygılı olur.
Samiri ömür boyunca yalnız yaşamış ve yalnız ölmüştür. Hiçbir münafık mutlu saadetli bir ortamda ölmez. Hep sürünerek bir köşede en pis şekilde ölürler.
İstihbarat, münafık için para demektir. Münafık Müslümanların bilgisini satarak geçinen bir alçaktır.
Münafık pis şeyleri toplar. Yani imani, Kurani bir şey toplamaz münafık. Nerede züppelik var, nerede çakallık var, nerede küfre sükse yapacak, nerede münafıklara kendini tanıtacak karanlık bir yön varsa gider onu bulur, onu bulmuş gibi yapar. Bununla kendi tanıtımını ön plana alır.
Münafığın en önemli özelliği kendini ön plana çıkartma isteğidir. Başarıyı kendine mal etmek ister, Peygamber (sav)’e mal etmez. Veyahut Müslümanların lideri kimse ona mal etmez, kendine mal etmenin peşinde olur. Kendini şöhret etmenin peşinde olur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 10 Şubat 2016> Daha Fazla

Münafık her yönde ahmaktır. Ama şeytan üstüne geldiğinde birden o iblis ruhu gelir. Mesela dışarıyla bağlantı kuracaksa telefonuyla çok seri şekilde yazı yazmaya başlar, çok seri konuşmaya başlar, çok seri pislik yapmaya başlar. Kendini gizlemeyi çok iyi bilir. Ama şeytanın verdiği bilgiyle yapar bunu, kendi aklı bomboştur. Tam bir kütüktür.
Mümin Allah ile sükse yapar, imanıyla, İslam’la, Kuran’la sükse yapar. Münafık da boş işlerle sükse yapmaya kalkar. Sükse yapmaya çalıştığı değersiz şeylerle küçük düştüğünü anlamaz, daha hala devam eder.
Münafık için yakın çevre çok önemlidir. Onun için, kafirlerden, üçkağıtçılardan, münafıklardan, pislik adamlardan kendine sürekli çevre edinmeye çalışır. Yarın bir gün yalnız kaldığında o pislik adamların ona iş vereceğini, imkan vereceğini, yiyecek vereceğini düşünür.
Münafığın bütün ömrü dalavere, sahtekarlık, gizlilik, fitne fücur, pislik içinde geçer, huzurlu hiçbir anı yoktur. Ama o pislik mücadele ona hayat gibi gelir, mecburi yaşaması gereken bir şeymiş gibidir. Dürüst, normal yaşamayı asla kabul etmez.
Münafık hep öne çıkmaya çalışır. Milletin üstüne çıkar, konuşmanın üstüne çıkar. Bilmiştir, her şeyde galip gelmek ister. Hep onun dediği olsun ister. Bir nevi deli bir görüntü verir.
Münafık Müslümanları beğenmez, kendini çok yüce görür. Kendini çok akıllı, çok zeki görür. Müslümanların önünde giden “muhteşem” bir şey olduğunu düşünür. Halbuki Cenab-ı Allah onu hiç o konumda görmüyor. Aklı kıt olduğu için durumunu fark edemiyor, sonunda rezil kepaze oluyor.
Münafık, Müslümanların içine girip onları yok etmeye çalışan bir iblistir. İnsanlığın en pis numunesidir, en alçak numunesidir. Ve münafıklarla orta bir zekayla mücadele edilmesi de mümkün değildir. Yani nübüvvet dürbünüyle, velayet derinliğiyle mücadele edilebilir. Yoksa çok keskin, acımasızdır münafıklar. Müthiş imkanları vardır, çok şeytani düşünürler.
Allah aşkının elde edilmesi için mutlaka çile gerekiyor. Çilenin olması için de şeytanın olması gerekir. Şeytan da genellikle münafıkları kullanır, küfrü kullanır.
Cennetin bahçeleri var, bağları var, meyveleri var, ırmakları var, cennette her şey var ama aşk olmazsa insanlar için de bir anlamı olmaz, Allah için de bir anlamı olmaz. Cennet aşkla güzel oluyor.
Allah samimi aşk istiyor, samimi sevilmek istiyor, aşkla sevilmek istiyor. Yoksa Allah için kainatın bir anlamı yok. Yani aşk olursa beğeniyor Allah.
Bir şeyin zıddı olmazsa doğrusu nasıl ortaya çıksın? Şeytan olmayacak, nefis olmayacak ve biz imtihan olacağız? Güzeli göreceğiz, doğruyu göreceğiz? Bu imkansız. Yüksek sevgiyi elde etmemiz imkansız, yüksek aklı elde etmemiz imkansız. Çocukluğumuzdaki gibi kalırız, gelişmeyiz.
Allah samimi sevilmek istiyor. Gerçek sevginin, aşkın elde edilebilmesi için de çile ve şeytanın varlığı gerekiyor.
İngiliz derin devleti dünyanın yüzde doksanını yok edilmesi gereken aşağı ırk olarak görüyor. Bütün bu yok edilmek istenen milletlerin bir araya gelip bu acımasız felsefeyi sevgiyle ilimle, irfanla ortadan kaldırması gerekiyor.
İngiliz derin devleti bütün Türki devletlerin, Arap devletlerinin, siyahi ırkların, Japonların, Çin ırkının hepsinin yok edilmesi gerektiğine inanıyorlar, bunları ilkel ırk olarak kabul ediyorlar. O yüzden bütün bu ezilen milletler bir araya gelip kendilerini yok etmeye karar vermiş İngiliz derin devletine karşı tavır alması lazım.
Sosyal Darwinizm’e göre, adamlar diyor ki, “Türk ırkı maymundan insana geçişte bir ara türdür. Ama Avrupa ırkları gelişimini tamamlamış insan ırkıdır. Bu nedenle Türk Milleti’nin yok edilmesi gerekiyor.” Bunu Darwin de söylüyor, İngiliz derin devleti de söylüyor, hepsi söylüyor. Bu oyuna bizim milletimizin gelmemesi lazım.
PKK/PYD’nin en büyük amacı, Türkiye’de bir komünist Kürdistan oluşturmak, proletarya diktatörlüğü kurmak, dolayısıyla Türkiye’yi paramparça etmektir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 9 Şubat 2016> Daha Fazla

Batılı ülkeler IŞİD’e karşı tepkisiz kalıyordu. IŞİD ne zaman PKK’ya saldırdı, o zaman cinnet geçirdi Avrupa ve Amerika. Yani PKK’yı yok edecek diye ödleri koptu. Dünya derin devleti dehşete kapıldı. Tek sorun o. Yani IŞİD’in tek suçu, PKK’ya saldırmaktır. Başka bir suçu yok onların gözünde.
Münafık küfürle gizli gizli konuşuyor, mümin görmüyor. Gizlice küfre haber gönderiyor, mümin görmüyor. Gizlice bir şiirimsi veyahut ona benzer düz yazı tarzında ama şifreli bir yazı oluyor, mümin anlamıyor. O işte kendilerinin üstün olduğuna inanmalarına sebep oluyor. Bunun kırılması lazım, şifrelerin kırılması gerekiyor. Şifresini kırarsan gücü kalmaz.
Münafık, Allah tarafından izlendiğinin farkında değildir. Başkasının onu görmemesi onun için yeterlidir. Onun için münafıklığa karşı çözüm, bütün psikolojisinin, ruh halinin çok detaylı anlatılmasıdır.
Türkiye’nin bir an önce çok modern, çok kaliteli bir ülke olması lazım. Norveç’in, İsveç’in, Danimarka’nın köyleri kasabaları nasıl? Onlardan çok daha ileri bir medeniyet düzeyine ulaşmamız gerekiyor.
Münafık Müslümanlığa doğru geldiğini hissederse yanmaya başlar, çok ıstırap çeker. Onun için ya bir ahlaksızlık yaparak, ya bir satılmışlık yaparak, ya küfürle bir bağlantı kurarak, ya Müslümanlara bir oyun oynayarak ya da sinsilik yaparak şeytan olduğunu kendine sürekli telkin etmeye çalışır.
Münafık şeytanla transa geçmezse bir türlü rahatlamaz. İllaki gizli bir pislik yapacak, illaki gizli karaktersizlik yapacak, illaki bir oyun oynayacak. Onun dışında ruhu ferah bulmaz.
Münafık çok yüzsüz, haysiyetsizdir. İstediğin kadar dürüst olmasını söyle, istediğin kadar şeffaf olmasını söyle, mutlaka alçaklık yapar. Mutlaka gizli faaliyet yapar. O manyakça bir hastalıktır onda.
Biz Ortadoğu’nun modern, kaliteli bir milletiyiz. Bizi yok etmeye kalkışan dünyayı yok etmeye kalkışmış olur. Bu da Allah’ın izniyle mümkün değil.

Adnan Oktar Diyor Ki... 8 Şubat 2016> Daha Fazla

YPG komünist, Stalinist, Allahsız, Kitapsız bir yapılanmadır. Kürt ayrıdır, Kürt efendidir, Allah’tan korkar, Allah’ı sever. Yüksek ahlaka sahip, necip insanlara Kürt denir. YPG, PKK’nın diğer adıdır.
Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi demek PKK'nın ekmeğine yağ sürmek demektir. Belediyeye sen geniş özgürlük verirsen ne olur? Bir kısım belediyeler PKK'nın kalesi haline gelir. Başka bir işe yaramaz. Adamların derdi de o zaten.

Adnan Oktar Diyor Ki... 7 Şubat 2016> Daha Fazla

Bir insan nefsini deli gibi savunuyorsa bu bir akıl hastalığıdır. İnsan orada bir duracak, Allah’a sığınacak. “Ben nasıl bu kadar anormal bir insan olurum?” diyecek. Karşı tarafı makul şekilde dinleyecek. Müslüman, emri bil maruf nehyi anil münkere açıktır. O yüzden de aklı çok güzel gelişir.
Kalbinde hastalık olan, gurur yapıyor, enaniyet yapıyor, kibir yapıyor. Büyüklük hissini değerli bir ibadet gibi görüyor. Hâlbuki şeytanın ifasıyla yaptığının farkında değil. Şeytani bir eylem içinde olduğunu göremiyor.
Şeytan kalbinde hastalık olanları özel tespit edip onlara saldırır. Kişi Allah’ı unutursa haberi olmuyor, üstü bir iyon tabakası gibi şeytanla kaplanıyor. Şeytan artık bırakmıyor onu. Vücuduna yapışıyor.
Münafıklar dünyada üstünlük taslarlar. Böyle şımarıp azarlar ama ahirette Allah’ın huzurunda haşa öyle züppelik, bilmişlik, entellik, çakallık yapacak güçleri kalmaz.
Bazen kalbinde hastalık bulunan Müslümanlar da aynı münafık gibi davranabilir. Münafık değildir ama kalbinde hastalık vardır; Allah ayette bildiriyor ‘kalbinde hastalık vardır” diye, aynı münafık gibi davranır. Yani bir aşamasındadır. Bazen şifa bulur, bazen de münafıklık uçurumuna düşer.
Münafığın en önemli silahı gizliliktir. Karakteri, eylemleri tüm detaylarıyla deşifre edilirse en önemli silahı etkisiz hale gelmiş olur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 6 Şubat 2016> Daha Fazla

Çile Peygamberimiz (sav)'i güzelleştiriyordu. Hz. Yusuf (as)'u dünyanın en güzel insanı haline getirdi çile. Hep acıyla geçti hayatı. Akıl almaz güzeldi. Musa (as) ömrü boyunca acı, çile çekti. Nefis yakışıklıydı, kavmin en yakışıklısıydı.
Münafık genel kültüre çok önem verir, her şeyi öğrenmek ister, dinden de nefret eder. Onu sadece din rahatsız eder, sadece İslam rahatsız eder.
Peygamber Efendimiz (sav)’in devrinin münafıkları kendilerince Peygamber (sav)’den daha akıllı oldukları iddiasındaydılar. Kendilerini güya daha akıllı zannettikleri için üst boyuttan konuşuyorlardı. Münafık çok saygısız ve küstah olur.
Hadiste, “Ümmetimdeki münafıkların çoğunu okuyanlar teşkil eder” diyor. Bilgi sonucunda hep sapıtır, ayrı olmak isterler. Münafıklar kendilerince ‘Ben daha akıllıyım, daha bilgiliyim’ diye büyüklük hissiyle Müslümanlardan ayrılmak isterler.
Münafığın kalbinde her gün bir gitme arzusu vardır. İmam Gazali İhya’sında “Mescitteki münafık kafesteki kuş gibidir. Kafesin kapısı açılınca kuş uçar kaçar” diyor.
Müslümanlar münafık gitse de rahatlasak derler ama bir tane daha gelir. İbadet için münafık gerekli, önemlidir. Sadece Kuran’la mücadele metodunu iyi bilmek lazım.
Münafık tehlikesine karşı gevşemek çok tehlikeli olur. Münafığa karşı ömür boyu teyakkuz gerekir. Çünkü münafık zift gibidir yapışır. Biri gitse diğeri gelir Müslümanların yanına. Münafıksız Müslüman topluluğu olmaz.
Münafık tek değildir. Müslümanlardan ayrıldığında hazır bir münafık topluluğunun içine doğru gider. Onu koruyacak kollayacak bir ekibi her zaman vardır. Ama onlardan da nefret eder, onlar da ondan nefret ederler.

Adnan Oktar Diyor Ki... 5 Şubat 2016> Daha Fazla

Münafık sürekli etrafına kötülük, pislik, münafıklık öğretir. Bazı aşağılık akılsızlar da münafığa uyarlar. Mesela o derin devlete hayransa, o da derin devlete hayran olur. Münafık çirkefse, o da çirkef olur. Münafık bilmiş lafazansa, o da bilmiş lafazan olur.
Müslümanı münafıklar desteklese, kafirler desteklese, pislik adamlar desteklese mahvoldu demektir. Ama Müslümana karşı olmaları, onun doğru yolda olduğunu gösterir.
Sevgide gurur olmaz. Çünkü gurur olduğunda sevgi biter. Gurur ve affetmeme sevginin zehiridir. İnsanlar sevgiyi o yüzden götüremiyorlar. Ama affetme, gururu kontrol, gururu ezebilme sevginin yolunu sonuna kadar açar.
Dünyanın sonu geldi, anlı şanlı bitsin istiyor Cenab-ı Allah. Hristiyanlık ve Musevilik de, Müslümanlık da böyle şirk ve perişanlık içinde bitsin istemiyor. Her üçü de tevhid inancıyla ihtişamlı bir şekilde bitsin istiyor. Hz. Mehdi (as)’ın çıkışı, Hz. İsa Mesih (as)’ın inişi ve İslam’ın hakimiyeti. Zaten arkasından süratle bir bozulma olacak.

Adnan Oktar Diyor Ki... 4 Şubat 2016> Daha Fazla

Darwinist eğitimin durdurulması hayati bir konu olarak ele alınmalı. Darwinizm ile Allah inkar ediliyor. Ve gençliğimiz ateist, Darwinist, materyalist yetiştiriliyor. Bu büyük bir felakettir.
Akıl Allah’tan bir nurdur, insana Allah tarafından ilhamla verilir. Durduk yere akıl olmaz. Allah aklı keserse bir anda kalırsın, basiretin kapanır, lal olursun böyle bakarsın.
Peygamberimiz (sav) zamanındaki münafıkların hepsinin özelliği kendilerini Peygamber (sav)’den üstün görmeleri ve kendilerini ön plana çıkartmalarıdır. Münafık kadınlarda da münafık erkeklerde de hep hedef en önde olmak, en büyük olmaktır. Kendilerini haşa Allah gibi görürler.
Münafıklar Peygamber (sav) ve sahabilere, “Savaşmayı, mücadele etmeyi bilseydik sizinle gelirdik” diyorlar. Münafık kasten beceriksizlik yapar. Ayrıca Müslümanların da İslam adına faaliyet yapmasını istemez. Onları da durdurmaya çalışır.
İslam aleminin mahvolmasının sebebi münafıklardır. Münafık dehşetli bir güçtür. İnsanlar yanlış biliyorlar, küfrü esas alıyorlar. Kafirin gücü binde birse münafığın gücü binde dokuz yüz doksan dokuzdur. Esas tehlike münafıktır.
Derin dünya devleti Mevleviliği İslam'a karşı bir din olarak düşünüyor. Çok kapsamlı bir hazırlık yapmışlar, gizlice alt yapıda bir din oluşturulmuş. İnsanları İslam'dan koparamayacakları için İslam'ın yerine geçecek bir din olarak Mevleviliği görüyorlar.
Deccal her devirde olmuştur fakat en büyük deccal ahir zaman deccalidir. Ona karşı da Cenab-ı Allah, hateme veli olan, gelmiş geçmiş en büyük veli olan Mehdi (as)’ı çıkarıyor.
Gazilere çok iyi sahip çıkılması lazım. ‘Bana ne’ demek çok büyük bir ahlaksızlık olur, karaktersizlik olur. Çünkü onlar Allah için, vatan için, bayrak için, devlete zarar gelmesin, toprağımız bölünmesin diye bedenlerini feda ediyorlar.

Adnan Oktar Diyor Ki... 3 Şubat 2016> Daha Fazla

Bazı kişiler çıkarıyla çatıştığında ağlamayı silah olarak kullanır. Kendini acındırmak için, bir şeyi elde etmek için, bir şeye karşı çıkmak için, karşı tarafı yıldırmak için o bir şeytani yaygara yöntemidir. Müslüman Allah aşkıyla ağlar. Bir insanı tedirgin etmek, yıldırmak için ağlanmaz. Bu bir ahlaksızlıktır, zulümdür.
Münafıklar eğer konuşurlarsa şer konuşurlar. Münafıklar konuştuğunda ya bir fitne, ya bir bela, ya bir uğursuzluk, ya bir kavga nedeni, ya bir bulaşma nedeni, ya bir vesvesesi, ya şeytani bir dürtü ile şer konuşurlar. Mümin nasıl oluyor? Hep hayır, hep güzel, hep yatıştırıcı, hep fitneyi ortadan kaldıran, kalpte ferahlık getirecek şekilde konuşuyor.
Münafık, münafık ayetlerini hiçbir şekilde üzerine almaz, ancak mümin alır. Dehşet ve hayretle görür, ben ne yapmışım der, ben münafık alametlerinin içine batmışım, batağa batmışım, hemen kurtulayım der. Külliyen vazgeçer, kökten kalbinde bitiriyor çünkü belli ki onunla yaşayamayacak, zaten pis olduğunu görmüş oluyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 2 Şubat 2016> Daha Fazla

Mevlana'nın en yakın müridlerinden olan Baycu Noyan, Hülagu'nun ordusunda on binlerce Müslümanı şehit eden bir katildi.
Mehdi cemaati arayan varsa Kuran’da Allah bir delil sunuyor; “Onlar sizden bir ücret istemezler” diyor. Alimlere, hocalara baktığımızda hemen hepsinin ücret aldığını görüyoruz. Yüzde doksan dokuzu ücret alıyor. Mehdi topluluğunu bulmak istiyorsan ücret istememelerinden anlayacaksın.
IŞİD’le en güzel mücadele fikridir. Fikri mücadeleye niye yanaşmıyorsunuz? Havadan bombalarım diyor. Gidip orada sivil halkı bombalıyorlar. IŞİD şiddetinin çözümü Mehdiyet’tir. IŞİD’in kilidini çözecek olan İmam Mehdi (as)’dir.
Münafıklar geçici olarak sipere geçebilir. Verem mikrobu gibidir; bazen baskılanır, bünye zayıf olduğunda atağa geçer.
Bazen de münafık kendini sipere alır, buna çok dikkat etmek lazım. Geçici olarak gizler. Onun nöbet atakları vardır. Yani Müslümanları zayıf gördüğü an o nöbeti tutar ve saldırganlaşır, hırlamaya başlar. Bağırır çağırır, kepazelik çıkarır, muhbirlik yapar, fitne çıkarır, rezillik yapar.
Eğer kişi münafık alametlerini okuduğu halde münafıklığa devam ediyorsa münafıktır. Ama değiştiriyorsa hastadır, hastalığını tedavi ediyor demektir. Kalbinde hastalık olanlar vardır, onlar da münafıklığa benzer. Sözden anlıyorsa, ayetten anlıyorsa vazgeçer.

Adnan Oktar Diyor Ki... 1 Şubat 2016> Daha Fazla

Münafık hissedilmemesi için, anlaşılmaması için mecburen Müslüman gibi görünmeye çalışır. Bu taktiği yaparken bir şekilde İslam’a hizmet ettiğini anladığında da acayip ıstırap çeker. Cenab-ı Allah bunu ayette bildiriyor, “Parmak uçlarını ısırırlar” diyor.
Bütün gençliğin milli yetiştirilmesi gerekiyor. Milli şuur dersi diye bir ders konması lazım. Haftada üç saat milli şuur dersi. İngiliz derin devleti, PKK, Darwinizm, komünizm yani Türkiye'yi yıkmaya yönelik her türlü ideoloji ve faaliyet o derste anlatılması lazım.

Adnan Oktar Diyor Ki... 30 Ocak 2016> Daha Fazla

Münafıkların birbirlerine şeytani bir sadakati vardır. Ve küfürle münafık arasında da bir anlaşma vardır. Ama tabii menfaatleri çatıştığında vahşi hayvan gibi birbirlerini parçalarlar. Onun için münafık küfürden aynı zamanda çekinir.
Münafığın müthiş genel kültürü vardır. O yüzden büyüklük hissine kapılır. O yüzden azar, Müslümanları küçük görür, kendini büyük görür ve hep dünya çapında büyük olmak arzusu içindedir. Allah, “Onların göğüslerinde kendisine ulaşamayacakları bir büyüklük (isteğin)den başkası yoktur” diyor. (Mü’min Suresi, 56)
Münafık Müslümanların içinde Müslümanlara saldırı anını bekler. Saldırı anında bütün çirkefliğiyle, bütün adiliğiyle, şeytani unsurların lideri olarak ortaya çıkmak ister. Yani şeytanın insan numunesidir.
Münafık kendince Müslümanları mağdur edeceğini düşündüğü bilgileri küfre aktarır. Onunla o şeytani ruhu tatmin bulur. Nasıl vampir kan emince rahatlıyor, münafık da ahlaksızlık, pislik yaptığında rahatlar. Ama o bir yarasa gibidir, yarasanın uçuşunu takip eden bilim adamı onu nasıl görür? Öyle göründüğünü bilmez münafık. Kendince Müslümanları parmağına takıp oynattığını zanneder.
Küfürle bağlantıyı kesmez münafık. O onun gıdasıdır. Hiç kesintisiz devam eden bir özelliğidir. Yağda tut, balda tut. Mesela gece yarısı kalkar, mutlaka küfre Müslümanlarla ilgili bilgi aktarır. Mümkün değil rahat durmaz. Hasta yani. Onun için Allah diyor ki, “Dikkatli olun.” Konuşurken dikkatli olacaksın. Müslümanların sırrı verilmez münafığa. Münafık zaten onun için gelir, yanaşır.
Münafık sürekli dilbazdır, oyuncudur. Ondan ona geçer, ondan ona, maymun gibi. Onun için Bediüzzaman, “Münafık şeytani bir zekâya sahiptir, baş edemezsiniz” diyor. “Çok eşşed bir mahlûktur” diyor. Ama hayret edecek bir şeydir, bir türlü iflah olmaz.
Şeytanın korkunç bir genel kültürü vardır. Münafıklar da bayağı kültürlü olurlar. Ama onu şeytanlık için, ahlaksızlık için, sükse için, büyüklük için, enaniyet için kullanırlar.
Münafık Kuran bilgisi öğrenmek istemez. Kuran’dan nefret eder. İmani konulardan nefret eder. Hiç öğrenmek istemez. Ama boş bilgi oldu mu onunla sükse yapmak ister. Kendine âlim denmesini ister.
Münafığın kalbinde ölümcül bir nefret vardır. Yani münafıkların hepsi şeytan gibidir. Hep cinayet tasarlarlar. Resulullah (sav) için cinayet istemişlerdir. Mesela Hz. Yusuf (as)’da cinayet, Hz. Musa (as)’da cinayet. Kuran’a baktığımızda hep en yüksek nokta olarak öldürmeyi isterler. Ama Allah hep onların belasını vermiştir.
Münafıklar, “Ben Resulullah (sav)’i çok seviyorum. Hiçbir şekilde küfrün yanına gitmem” diyor. Ayrılır ayrılmaz ilk koşarak gittiği yer münafıkların yanı.
Hayret edilecek bir mucizedir; sadece münafıklardan oluşan bir topluluk oluyor. Münafıklar sadece onlarla yaşayabiliyorlar. Münafığın küfrün içinde yaşaması gerekmiyor mu? İllaki münafık topluluğa gidiyor.
Münafıkları namaz çok öfkelendirir. Tamamen gereksiz görür. Ama Müslümanların iyi niyeti, güzel ahlakı ona cazip gelir. Küfrün ahlaksızlığından rahatsız olur, istemez. Onun için münafık küfre de gitmiyor.
Münafık az bir şey bile İslam’a menfaat sağlamak istemez. Mesela bir yazıyla, bir bilgiyle, hiçbir şekilde. Müslümanlara fayda olsun istemez. Yapsa bile göstermelik, dikkat çekmemek için çok küçük bir bölümünü yapar.
Münafık kendini sezdirmemek için gösterişe dikkat eder. Var ya ıstakozlar falan böyle, üstüne orada bir şey buluyor denizde, kabuk buluyor. Bakıyorsun bir kabuk yürüyor, altta ayakları var. Münafık da öyledir yani. Kendine bir kabuk yapar onunla beraber yürür. Ama ahmaktır, fark edildiğini bilmez. Yani o aptalca alttan alta oyun oynadığını zanneder, kamufle olduğunu zanneder. Bütün ömrü öyle pislik içinde sürünmek içinde geçer.
Münafığın bilinçaltında hep bir gün küfre gideceği düşüncesi vardır. O içinden asla atamadığı bir düşüncedir, adeta onu yer bitirir. Allah onu ayette bildiriyor, “Onlar, ne sizdendirler, ne onlardan”, iki grup arasında bir türlü karar veremezler diyor. (Mücadele Suresi, 14)
Münafık ahmak olduğunu da bilmez. Allah’ın onu seyrettiğini bilmez. Kendince böyle kutunun içindeki bir kobay gibidir. Çeşitli yollar yapılır ona, kobaya. O kobay kendince oyun oynar, kurnazlık yapar. Yolları pratik geçeceğini zanneder. Takla atar, düşer, kendince bir şeyler yapar. Halbuki bilim adamı onu dışarıdan izler. Bir şeytani mahlûktur ama kobay akılsızlığındadır, çok ahmaktır münafık.
Münafık, Facebook’unda, Twitter hesabında Kuran ayeti asla istemez. Müslümanlara gösteriş olsun veya münafık olduğu anlaşılmasın diye kerhen, istemeye istemeye koyar. Ama orada mesela bir kâfirin, bir küfrün üslubu olsa onu iftiharla koyar.
Münafık için İslam hafiftir yani Müslümanlık hafiftir. O, küfrü çok zengin görür. Yani o küfrün hareketleri, tavırları, yaşantısı, Kuran’a, İslam’a bakış şekilleri ona heyecan verir. Münafık gizli bir küfür hayranıdır. Müslümanlıktan başından sonuna kadar utanır.
Allah Mehdiyeti Kuran’da örtülü olarak anlatmıştır. Kehf Suresi’nde anlatmıştır, Süleyman kıssasında anlatmıştır, Yusuf Suresi’nde anlatmıştır ama kapalı bir üslupla anlatmıştır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 29 Ocak 2016> Daha Fazla

İnternette Allah'tan dinden bahsetmek, münafığa etini kopartmaktan daha çok ıstırap verir. Küfürden bir şey konuşunca çok rahatlar. Onunla sükse yaptığını, itibar kazandığını zanneder. Az da olsa kafirlerle bağlantı, küfürle bağlantı münafığın kalbinde rahatlık meydana getirir. Azap dolu bir rahatlık, azap dolu bir keyif verir.
Münafıklar Müslümanları sürekli izler. İstihbarat için buna ihtiyacı vardır. Satılmış bir istihbaratçıdır.
Münafık için asıl sükse küfürdür. Kafir ruhu olduğu için Müslüman olmaktan çok utanç duyar. İslam’dan, Kuran’dan bahsetmekten utanç duyar.
Münafık hep küfürle anılmak ister. Müslüman olarak anılmak istemez. Ayet münafığı çok rahatsız eder. Onu küçük düşürücü bulur. Mesela Facebook’unda ayet eklemek münafığın çok ağırına gider. Yahut Kuran, yahut Müslümanlar. Elinden gelse hep çıkarmak ister ama utandığı için, tamamen deşifre olacağını bildiği için, istemeye istemeye kerhen koyar. Ama nefret eder.
İslam ve Kuran'la anılmak münafığın çok ağırına gider. Asrımıza bakın, internette şurada burada Müslümanca bir ifade mesela bir ayet veya Müslümanların herhangi bir faaliyeti veyahut Kuran'dan anlatımları münafığın yazısında, çizisinde, sayfasında görmek mümkün değildir.
Münafık Müslüman gibi görünmek istemez. Mesela dışarıda kendini küfürden biri gibi gösterir. Müslüman olmaktan utanır münafık. Kuran'la beraber görünmek, Müslümanlarla beraber görünmek çok ağırına gider. Küfürle anılmak çok hoşuna gider münafığın. Onda sükse arar.
Münafık saldırır, bağırır çağırır, ağlar, kepazelik çıkarır. Saygısı olmaz münafığın. Sürekli küstahtır. Tarihte her dönemin münafıklarında bu özellikleri görüyoruz.
Münafık bir onu ayıplar, bir bunu ayıplar. İşte şu şöyle, bu böyle Müslümanları sürekli kötüler. Hayrı engeller, sevgiyi engeller, neşeyi engeller. Dostluğu engeller. Müminlerin huzurlu olmasını istemez, hep pislik yapar.
Münafıklar yarasa gibidir, nasıl yarasanın kana ihtiyacı varsa, münafığın da alçaklığa ihtiyacı vardır. İlla ki o pisliği yapacak. Az da olsa mesela iki-üç kişi de olsa, küfürle bağlantıya geçtiğinde kan emen vampir gibi rahatlar münafık.
Münafıklar hep gece hareket ederler, el ayak çekildiğinde. Sessizliğe çok ihtiyacı olur onların. Karanlıklarda münafıkların ilk yapacağı şey, küfürle bağlantıya geçmektir. Hemen istihbarat. Başka türlü yaşayamaz.
Allah şehadeti çok seviyor, gaziliği seviyor. Gece yarılarına kadar tebliğ yapılmasını beğeniyor. Gayretle Allah aşkının aranması, Allah'ın çok sevdiğidir. O zaman işte o aşkı, tutkuyu Allah layık olana verir.
Allah aşkı çok sever, tutkuyu çok sever. Melekler de seviyor ama onu yeterli görmüyor Allah. Çünkü melek mecbur sevmeye. Ama acı ve çile içinde olan insanın Allah'ı sevmesi, Allah'ın en sevdiği işte budur.
Allah aşktır, Allah sevgidir. Allah sevilmek istiyor, sevmek istiyor ama gerçek sevgi istiyor, böyle robot gibi bir sevgi değil. Yani mecbur olduğu için değil, içinden gelerek sevecek. Onun için Allah tutkuyu, aşkı yaratmıştır. Kullarında yaşar Allah zaten; mesela biz tutku yaşıyoruz, onun aynısını Allah yaşar.
Münafığa nasihat olarak Allah'tan bahset dersin delirir, küfürden uzak dur dersin delirir. Şeytan seansı gibidir. Şeytan nasıl birden delirir? O da birden delirir. Onun için münafıkla konuşurken çok dikkatli, çok itidalli konuşmak lazım.
Münafıkla konuşurken çok özenli olmak lazım. Emr-i bil maruf nehy-i anil münker yapıldığında münafık cinnet geçirir, deliye döner. Ruhu isyana ve şeytanlığa açık olduğu için nasihatten çok rahatsız olur.
Münafık nasihatten çok rahatsız olur. Konuşulduğunda deliye döner.
Münafığın en belirgin vasfı, bakın hiç unutmayın; küfürle illaki gizli bağlantı kurar, illaki. Hayret edeceğiniz bir yolla, kapıdan koysanız bacadan çıkar, mutlaka küfürle bağlantı kurar. Münafığın en belirgin, vazgeçemediği özelliğidir. Çünkü istihbarat için buna ihtiyacı vardır.
Münafık küfürle bağlantı kurmazsa bunalır. İlla ki bir yerden gizlice küfürle bağlantı kuracak. Onun gıdası odur. Küfürle bağlantı kurmayan bir münafık göremezsiniz. Sinsice, gizlice bağlantı kurmak münafığın vazgeçilmez vasfıdır, onun hastalığıdır.
Pislik münafığın ciğerine işlemiştir. O hep o pislikle yanıp tutuşur. Hep küfürle bağlantı ister. Müslüman onu sıkar. Yani İslam’dan bahsetmek, Kuran’dan bahsetmek münafığı rahatsız eder.
Münafık yakalandığını anlarsa geçici olarak taktik yapabilir. Müslüman gibi görünmeye başlayabilir. Ama bir fırsatını bulduğunda, ayette belirtildiği gibi yine ‘yüzüstü geri döner’, pisliğin içine dalar.
Münafıklar İslam alemi için çok büyük bir tehlikedir. Münafık bazen geri adım atar. Fakat o geçicidir. Yine yeniden adiliğin, pisliğin içine döner. Yani münafığın çok iyi kollanması gerekir.
İslam’da zorluk yoktur. Allah kolaylık olmasını istiyor, ayette defalarca vurguluyor, “Hz. İbrahim (as)’ın dini gibi kolaydır” diyor. Başka bir ayette, “Allah sizin için zorluk dilemez kolaylık diler” diyor. İslam bayram gibidir, neşe dinidir. Asma kesme, dövme sövme, kadınlara hayatı zehir etme; böyle bir şey yok. Kadınlar çiçek gibidir İslam’da.
Gereksiz yere İslam’ı bu kadar korkunç hale sokuyorlar. Ne kadar korkunç şey varsa İslam’ın içine toplamışlar. Yok böyle şeyler. Bahar şenliği gibidir İslam.
İsa Mesih (as)’ın en belirgin vasfı çok keskin bakışlı olmasıdır. Bakışları bıçak gibidir, çok zeki bakar. Gri gözlü, yeşil değildir gözleri gridir. Hz. Yusuf (as)’dan geliyor göz rengi.
İsa Mesih gizli faaliyet yapacaktır. Hz. Mehdi (as) daha açık çalışma yapar, ama Allah Mehdi’yi 70 perde ile gizlediği için son ana kadar anlayamazlar.

Adnan Oktar Diyor Ki... 28 Ocak 2016> Daha Fazla

Şehit cenazeleri öyle 100-200 yahut bin kişiyle kişiyle olmaz. Her seferinde en az 1 milyon kişiyle kaldırılması lazım. Devlet bunu organize etsin. Tekbirlerle yer gök inlemeli.
Şehit bir kere yıkanmaz ve kefenlenmez. O kanlı elbisesiyle, asker kıyafetiyle açık, herkesin göreceği şekilde uğurlanması lazım. Aslanlarımızın o şekilde mezara konmaları lazım. Usulü budur.
“Münafık erkekler ve münafık kadınlar, bazısı bazısındandır.” (Tevbe Suresi, 67) Onlar birbirindendir diyor Allah. Münafıklar birbirlerinden ayrılamıyor, hayrettir. Mesela küfürle yaşaması lazım. Yaşayamıyor. Sadece kendi aralarında yaşayabiliyorlar. Özel bir topluluk yani.
Etle, kemikle aşk olmaz, sevgi olmaz. Ete, kemiğe göre bakmaya kalkarsan, et kemik seni boğar, ondan hiçbir şey çıkmaz. Karşındaki insanda Allah’ın ruhunu, Allah’ın tecellisini seveceksin.
Her varlığı Allah’ın tecellisi olarak görürsen Allah sana sevdirir, sen o varlığı seversin, o da seni sever. Allah’tır orada o sevgiyi yaşatan. Bunun dışında aşk diye bir şey olmaz. Sadece Allah aşkı vardır.
Münafık ayetlerinden esas olarak Müslümanlar etkilenirler. Onlar okurlar yani, onlara etkilidir. Gerçek münafık hiç muhatap dahi olmaz. Ona haşa eğlence gibi gelir.
Münafığın mantığını kavramak kolay değildir. Bazen hakikaten bütün münafık alametleri üzerinde oluyor ama sonra bakıyorsun Müslüman çıkıyor. Vazgeçiyor yani düzeltiyor, hepsini bırakıyor. Kimisi de delicesine münafıklığa sarılır ve bırakmaz. O gerçek münafık olmuş oluyor işte.
Türkiye’nin içinde bir Kürt devleti kurmaya kalkarsan bu bütün İslam alemine karşı bir cinayet olur. Yani bu, bütün Türklük ve İslam alemini yok etme projesinin bir uygulaması olur. O zaman ona müsaade etmeyiz. Nasıl müsaade etmeyiz? Açıkça söylüyorum kıyamet kopar. Ne Amerika kalır ne Rusya ne İngiltere ne Fransa ne Çin. Hiçbir yer kalmaz.
Kürt kardeşlerimiz nurdur, aslandır onlar. Kürt olduğu için onlara çirkin söz söyleyen, ırkından dolayı onları aşağılayan kimse dünyanın en haysiyetsiz en karaktersiz adamıdır. Devletimiz bayağı titiz sahip çıksın Kürt kardeşlerimize.

Adnan Oktar Diyor Ki... 27 Ocak 2016> Daha Fazla

Münafık çirkeflik yapmak için bahane arayacağı için münafıkla çok zekice ve akıllı konuşmak lazım. Yani bahane bulamayacağı, ahlaksızlık yapamayacağı, saldıramayacağı gibi konuşmak lazım.
Münafığa mesela yemek getirirsin onda kendi aleyhine bir şey bulur. Bir hediye alırsın aleyhine bir şey bulur. Bir soru sorarsın onu da aleyhine düşünür. Eleştiri yaparsın aleyhine düşünür. Aklına gelen her şeyi aleyhine düşünür. Onunla ilgili de bu sefer çirkeflik yapar, pislik yapar. Münafığın huysuzluğu, ahlaksızlığı oradan gelir.
İslam’a hizmet, Allah’a Kitab’a hizmet münafığın en ıstırap duyduğu konudur. Çünkü Allah’tan nefret ettiği için haşa Allah’a hizmet etmek istemez. Peygamber (sav)’den nefret ettiği için dine hizmet etmek istemez. Müslümanlardan nefret ettiği için Müslümanlara yardımcı olmak istemez.
Münafık akşama kadar boş işlerle uğraşır. Etrafı seyreder, televizyona bakar, sokağa bakar. Zamanın geçmesini bekler. Çünkü İslam’a hizmet etmeyi enayilik olarak görür. Allah’a karşı öfkeli olduğu için haşa İslam’a hizmet etmek münafığın çok ağırına gider.
Münafığın günü hep boş işlerle geçer. Münafığı tanımada bir yöntemdir bu. İşte saçına nasıl şekil vermesi gerekir? Hangi kıyafeti giyecek? Akşama kadar bunlarla uğraşır. Din iman ilgilendirmez münafığı. Hafakan basar. En bunaldığı konudur münafığın.
Münafıklar çok bilgili olurlar. Ama münafık, Kuran ile ilgilenmez. Münafığı sıkar, utanır Kuran’dan İslam’dan. Ama mesela ateist entel bir yazarın kitaplarını okumayı çok önemli ve sükseli görür.
Münafık hep böyle gezme tozma peşindedir. Oturup Kuran okumak, İslam’ı tebliğ etmek, zora girmek istemez. Bilinçaltında çok güçlü bir duygudur; İslam’ın dışında her türlü kitabı okumak ister. Genel kültüre çok önem verir münafık. Mesela Afrika’da Otantolar ne yapar? Alakasız şeyler. İslam’ı Kuran’ı öncelikli almaz. İman hakikatlerini öncelikli almaz, boş şeyleri alır. Çünkü onunla züppelik, sükse yapacak.
Münafığı Müslümanların içindeyken göndermeye kalkmak komadaki bir adamın fişini çekmeye benziyor. Komadaki adamdan hiçbir zaman ümit kesilmez. Fişini çekmek olmaz. Komadan çıkıncaya kadar beklemek lazım. Ama bazen hiç komadan çıkmıyor, komadayken ölüyor. Öyledir münafık da.
Münafık Müslümanlardan ayrılıp küfre gitmek için sürekli konu arar, fırsat arar. Fırsat vermemek lazım. Ama gerçekten münafıksa zaten bünye onu atar kendinden. Sen ne yaparsan yap atar. Sabretmez de sen direkt göndermeye kalkarsan bu günah olur. Bu olmaz. Sabredeceksin, çünkü belki şifa bulabiliyorlar. Münafığı tedavi etmek lazım.

Adnan Oktar Diyor Ki... 26 Ocak 2016> Daha Fazla

Münafık, Müslümanlarla küfrün mücadelesini bir arenada izliyor gibi izler. Kim kimden daha üstün; eğer küfrün üstün durumda olduğunu görürse Müslümanlara müthiş bağlanmış gibi görünürken aniden küfre kendini atar. Çok alçaktır münafık. Bir anda onların adamı olur.
Münafık küfre yardımda, küfre destekte çok ustadır. Münafıklarla ilgili ayetlerde, münafıkların küfre müthiş istihbarat sağladıkları ve destek oldukları, ama küfürde bir zaaf gördüklerinde de onlardan hemen kaçtıkları belirtiliyor.
Mehdiyet sevgi üstüne kuruludur. Mehdiyet hep sevgiyi, merhameti, dostluğu ve kardeşliği ister. Münafık sistem, deccaliyet sistemi de tam tersidir.
Münafık kendine adaletsizlik yapıldığından emindir, o yüzden müminlere karşı çok kinlidir. Küfrün de çok adaletli olduğunu düşünür, küfrü över.
Münafık Müslümanlara bulaşacak bir konuyu mutlaka bulur, içi sürekli kaynar. Hiç razı olduğu, Allah’a hamd olsun dediği durum olmaz. Hep Müslümanlardan şikayet edeceği bir yön bulur.
Mehdiyet anti münafık bir harekettir. Münafıklığın zıttı bir harekettir.
Münafığın belirgin bir ahlaksızlığı; küfre uşak gibi hizmet eder, onlar için deli enerjisiyle her türlü fedakarlığı yapar; mümine de eziyet olsun diye elinden geldiği kadar her türlü işini yaptırmak ister.
PYD, PKK’nın ad değiştirmiş şeklidir. Stalinist, komünist, Türkiye’nin bölünmesini isteyen alçak kahpe bir yapılanmadır ve doğrudan Öcalan’a ve Kandil’e bağlıdır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 25 Ocak 2016> Daha Fazla

Münafık ilk fırsatta eski inancına, eski yaşantısına geri dönmek ister, kafası hep küfürdedir. O düşünce beyninden hiç gitmez. Müslüman olduktan sonra mesela eski çakallığı, eski ahlaksızlığı, eski maceraperestliği, eski haysiyetsizliği, eski namussuzluğu neyse ona dönmek ister. Unutamıyor o küfür hayatını, dönüp dolaşıp yine aynı noktaya geliyor.
Peygamberimiz (sav) gece kalkıyor, münafık da hemen yılan gibi sessizce akıyor Peygamber’in yanına. Gündüz kalkıyor, gündüz yanına geliyor. Hiç boş bırakmıyor. “Çok seviyorum, çok saygı duyuyorum” diyor halbuki amacı istihbarat.
Münafık, Kuran ayetlerindeki uyarıları hiç üstüne almaz, hep kendine hüsnü zan eder. Tüm samimiyetsizliğine, ahlaksızlığına rağmen ahirette de çok iyi olacağı kanaatindedir. Halbuki Allah ahirette cehennemin en alt tabakasında olduklarını bildiriyor.
Yüzsüzlük münafığın ana özelliğidir. Münafıklarla ilgili ayetler okunduğunda münafık üstüne alınmaz, hiç onunla alakası yokmuş gibi davranır, çok hayasızdır. Halbuki müminin münafık alametlerinden içi titrer, yani çok korkar.
PKK hareketini organize eden tek yer vardır, merkezi Londra’da olan İngiliz derin devleti. Başka hiçbir güç, hiçbir bağlantı yok, salt budur olay.

Adnan Oktar Diyor Ki... 24 Ocak 2016> Daha Fazla

Bağnazlık bir parça önü açıldığında çorap söküğü gibi gider. Çok çok tehlikelidir. Devletin bu konuda çok kararlı bir politika izleyerek modern devlet yapısı, modern sanat anlayışı, modern düşünce, mutlaka bunları yayması lazım. Yani İslam’ın modern anlamda yaşanması gerekiyor. Modern anlamda nasıl? Sahabe dönemi gibi.
Münafık hep haram olan, yasak olan şeylere yatkındır. Mesela hırsızlık, dolandırıcılık, yalan söylemek, casusluk yapmak, fitne çıkarmak, pislik yapmak, cinsi sapıklık hatta cinayete yatkındır münafıklar. Kuran’da bunu görüyoruz. Hep adam öldürme eğilimi içindedirler.
Her Müslüman topluluk içinde münafık bulunur, çok özenli olmak lazım. Öyle az sayıda olmaz ve sürekli ürer. Bitti zannedersin yine çıkar. Münafığın sonu gelmez.
Derin devletler sadece yönetir, münafıklar onların askeri olarak görev yaparlar. Askeri olmasa derin devletin bir gücü olmaz. Onun için derin devletin ordusu olan münafıkların dağıtılması lazım. O da bilgiyle, imanla olur.
İslam âleminin bu hale gelmesinin tek nedeni münafıklıktır. Derin devletler münafığı kullanır. Münafıklar, derin devletlerin ordusudur.
Münafıklar, “Müslümanlar bir gün dağılabilir, ezilebilir ama küfür tepmez devrilmez bir yapı” diye düşünüyorlar. Tarih boyunca hep küfrü güçlü görmüşler hep de mağlup olmuşlardır.
Küfre güvenip Müslüman’a güvenmemek, Allah böyle münafıkane bir bakış açısında mutlaka intikam alıyor.
Münafık, iman edenleri de saptırmak için uğraşır, kendi yoluna çekmek ister. Kendi kalbinde hastalık olduğundan, müminlerin de kalbinde hastalık olmasını ister, onları da kendi mantığına çekmek ister.
Tarih boyunca, İslam’a giren zayıf insanların içinde küfür hep bir uhde olarak kalmıştır. Mesela Hz. İbrahim (as)’ın yanındakilerden bazılarının aklı hep küfürde kalmıştır. Hz. Lut (as)’ın hanımının aklı küfürde kalmıştır; Sodom ve Gomora’daki o medeniyet, o evler, binalar, o zenginlik, o yemekler, kıyafetler aklı orada kalmıştır. Ama Cenab-ı Allah bir sabah vakti tamamını yok etti. Sadece orada olan bir avuç mümini kurtardı.
Hz. Musa (as) dönemindeki münafıklar izzeti ve onuru Firavun’un yanında aradılar, onun kültüründe aradılar. O Mısır yazıları, Mısır heykelleri onların her biri onlar için bir markaydı. Evlerinin duvarlarında Mısır yazılarının olması, Mısır kıyafetleri giymek, Mısır dilinde konuşmak çok önem verdikleri bir şeydi.
“İmanımı da yaşarım küfürle de beraber olurum.” diyor. O zaman münafıklık başlar. Sen Peygamberle, Müslümanlarla birlikte olursan Allah beğenir. Müslümanları terk ederek kendince uyanıklık yapıyorsun ama zannettiğin gibi olmaz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 21 Ocak 2016> Daha Fazla

Münafığın izlenmesi çok önemlidir. Sürekli yeni yeni adilikler yapacağı, rahat durmayacağı için Müslümanlar hep teyakkuz halinde olmak durumundadırlar.
Münafık şeytanın insan şeklidir. Sürekli haysiyetsizlik yapar. Bir pislikten çıkar başka pisliğe girer. Nefsi sürekli şeytani emirler verdiği için sakinleşemez.
Münafık sürekli Müslümanların aleyhine çalışır. 24 saat ne şeytanlık yapacağını ne pislik yapacağını düşünür. Ama imkânlar el vermediği için sıkışıp kalır.
Müzik de olacak, dans da olacak. Eğlence olacak. Suni olarak dine haramlar eklemeyin, ilave yasaklar çıkarmayın. İslam bütün dünyaya hakim olacak o zaman.
Perişan, sanatsız, zevksiz bir hayat olması gerektiğini söyleyenler İslam alemini mahvediyorlar. Türkiye'yi böyle mahvetmelerine izin vermeyiz. Müzik niye olmasın? Dans niye olmasın? Bir aklınızı toplayın. Dine imana uymayan yönü nedir, hangi ayetle çelişiyor? Kime ne zararı var, nereden çıkarıyorsunuz bunu.
Darwinizm, İngiliz derin devletinin koruması altında olan dünya çapında bir deccal hareketidir.
İnsanın ruhunda iki güç mücadele eder; vicdanıyla, mantığı. Mümin daima vicdanından yana olacak. Vicdana uyulduğunda Allah hep zenginlik, bereket ve güzellik veriyor hep başarı veriyor. İslam buram buram gelişiyor. Mantık insanı helak eder.
Sen daha önce mantığınla hareket ediyordun, Müslüman olduktan sonra şimdi vicdanınla hareket edeceksin. Allah her an vicdanına vahyedecek sen de vicdanına uyacaksın. Mantık bitecek. Ve küfrün hiçbir şeyine hayran olmayacaksın.
Bir insanın İslam’a göre yaşaması demek, tamamen vicdanına göre yaşamaya başlaması demektir. Küfrün mantığını bütünüyle terk etmesi demektir.
Münafık sürekli pislik arar. Nasıl şeytan pislik yapmaktan bıkmazsa münafık da iblis ruhu taşıdığı için hep yeni yeni maceralara doğru yönelir.
İngiliz derin devleti, Türkiye’nin değiştiğinin, modern bir ülke olduğunun farkında değil; gücünün de farkında değil, kararlılığının da farkında değil.

Adnan Oktar Diyor Ki... 20 Ocak 2016> Daha Fazla

Çatışma bölgelerinde sivillerin hayatını kaybetmesine sebep olan PKK’dır. İngiliz Derin Devleti’nin maşası olmuşlar, sürekli cinayet işliyorlar.
Mehdi devrinde kadınlar alabildiğine hür olacak ve hiçbir yerde rahatsız edilmeyecekler.
Allah bütün dünyanın gözü önünde yavaş yavaş Mehdiyet’i geliştiriyor. Hiç kimse de hiçbir şey yapamıyor, yapamaz; kaderinde engellenmesi yok.
Sevgisizlik güzel değil, uğursuzluk getirir, felaket getirir, yanlış bu. Allah herkesle dost olmayı söylüyor bize.
Bu sevgisizliğiniz nedir? Tavan yapmış artık. Sakinleşin, bir halim selim olun, güzel gözle bakın, etrafı güzelleştirin. Çirkin bir şey varsa on misli daha çirkin hale getiriyorlar. Bir şey kırılıp yıkıldıysa tamamen tuzla buz ediyorlar. Böyle olmaz, tamir eden olacaksınız, düzelten olacaksınız.

Adnan Oktar Diyor Ki... 19 Ocak 2016> Daha Fazla

Dünyanın her yerinde müthiş bir kargaşa var. “Bu ortamda İslam nasıl hakim olur, Mehdilik nasıl ilerler?” diye insanlar düşünebilir. İşte şaşılacak olan bu; bütün bunlara rağmen Allah İslam’ı hakim edecek.
Cenab-ı Allah ümit ve korku içinde olmamızı istiyor. “Benim şuurum açık, ben cehenneme gitmem” demeyin diyor. Çünkü küfür içindeyken Müslüman olan sonra yeniden küfre düşen, yeniden Müslüman olan insanlardan bahsediyor Allah. Yani Allah ruhunu alır yeniden verir, ruhunu alır yeniden verebilir; o hale düşürebilir bir insanı Allah vermesin. Emin olmak doğru değil.

Adnan Oktar Diyor Ki... 18 Ocak 2016> Daha Fazla

Irak’ın işgalini İngiliz derin devleti organize etti, Amerika ön planda göründü. İşgal gerekçesini ortaya koyan İngiliz derin devletidir.
Müslümanların çoğu kendilerini inim inim inleten, ezen, mahveden sistemin, perde arkasındaki asıl unsurun İngiliz derin devleti olduğunu bilmiyor. Hayret edilecek şekilde bilmiyorlar. Hiç alakası olmayan hedeflere yöneliyorlar.
Bütün Ortadoğu'da ana fikir Mehdilik üstünde dönüyor. Evanjelizm tamamen Mehdiyet'e dayalı bir sistem. CIA'in bütün faaliyetlerinde Mehdiyet esastır. El Kaide, Taliban, IŞİD ana felsefeleri Mehdiyet'tir. Şii aleminin tamamının ana ideolojisi Mehdiyet'tir. Sünni bütün cemaatler Mehdiyet'i savunur. Bütün olaylar Mehdiyet çevresinde gelişiyor. Dünyanın ana gerçeğidir Mehdiyet. Ortadoğu coğrafyası şu an Mehdiyet'e göre şekilleniyor.
Dünyada yaşanan dehşet ve acı katlanarak artacak, ta ki Mehdi'nin aleni çıkışını görene kadar. Bir tek İslam aleminde değil, her yerde dehşet ve acı 2016'larda, 2017'lerde akıl almaz yükselecek, 2018'de ortalık cehenneme dönecek adeta. 2019, 2021'ler 2023'ler; bunlar kurtuluş yılları.
Yaptığı çalışmayı Allah rızası için yapmayan mutlaka mağlup olur. Ölçü, Allah’ın rızasıdır. Allah’ın rızasını güdenin yolu sürekli açık olur. Bu gizli bir güçtür, bilinmeyen bir güçtür.
Modern İslam anlayışı dışında Türkiye’yi kurtaracak bir şey yok. Modernlik devlet politikası olmalı. Türkiye modern bir ülke olmazsa sürekli oynanan oyunların hedefinde olacak, yok edilmek istenecektir. En hayati konu modern Türkiye’nin inşasıdır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 17 Ocak 2016> Daha Fazla

İslam tarihinin en büyük deccallerinden biri olan Hülagü, Mevlana'yı Anadolu'nun şeyhi yapmış ve maddi manevi desteklemişti. Hülagu, Mevlana’ya bağlanmayan hiçbir alim, hiçbir tekke, zaviye, medrese kabul etmiyordu.
Sen ateiste, Darwinist’e tebliğ yapmazsan, nasıl bir İslam anlayışı oluyor bu? Emr-i bil maruf kime yapılıyor? Cehd kime karşı yapılıyor? Ehl-i Kitap’a, müşriklere, ateistlere, hepsine anlayacakları dilden İslam’ı anlatmak Müslüman’ın üzerine bir görevdir, Allah’ın emridir. Arkadaşça, dostça anlatacaksın. Düşmanca bir üslupla anlatılmaz. Sevgiyle anlatılır.
Peygamberimiz (sav) Hristiyanlarla konuşuyordu, arkadaştı. Musevilerle konuşuyordu, arkadaştı. Müşriklerle, putperestlerle konuşuyordu, tebliğ yapıyordu. Bu, İslam’ın gereğidir.
Hz. Musa (as) Firavun'a, Hz İbrahim (as) Nemrud'a tebliğ yapıyordu. Müslüman ateist, komünist, dinsiz herkesle konuşur, görüşür ve tebliğ yapar.
PKK zihniyetini yani Türkiye’nin bölünmesi ve Güneydoğu’da ayrı bir Kürt devleti kurulması projesini 200 yıl önce İngiliz derin devleti devreye soktu.
İngiliz derin devleti kendince çaktırmadan kenardan Türk Milletine Rumilik, Mevlevilik diye yeni bir din benimsetmeye çalışıyor. Müslümanlığı kabul etmiyorlar, Kuran’ı kabul etmiyorlar ama “Mesnevi’yi kabul ediyoruz” diyorlar.
Chatham House (Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü) İngiliz derin devletinin ana çatısını oluşturuyor. Darwinist, materyalist bir yapıya sahip. Aynı zamanda dünya Darwinist diktatörlüğünün yönetim merkezi. Bütün dünyada Darwinizm’in okutulmasını mecbur kılan sistem.
Beyninin içindeki bir görüntü sana nasıl talimat veriyor da seni İslam yolundan alıkoyuyor? Bu kadar mı aklın zayıf? “Çevrem -yani beynimin içindeki görüntü- bana müsaade etmedi” diyor. Sen Allah’a uysana. Beyninin içindeki görüntüye niye uyuyorsun? “Çok canlı duruyor” diyor, “Gerçekmiş gibi” diyor. Gerçekmiş gibi olması, önemli değil. O, imtihan için yaratılan bir hayal. Mutlak gerçek olan Allah’tır.
‘Annem bırakmadı, babam bırakmadı, malım vardı, işte arkadaş çevrem bırakmadı’. Sen Allah için mi yaşıyorsun, ailen için mi yaşıyorsun, arkadaşların için mi yaşıyorsun? Allah için yaşıyorsan kendi kararını kendin vereceksin.
Derin devlet elemanlarında bir Allahlık iddiası oluyor, büyüklük iddiası. Yani halktan farklı olmak. Halkın okumadığı kitapları okumak, halkın bilmediği şeyleri bilmek, halkın zekasının üstünde olmak, halktan daha akıllı olmak, halkın görüşemediği adamlarla görüşmek, halkın bilmediği planlar yapmak, halkın bilmediği sinsi olayların içerisine girmek.
Bir tümörün ilk hücresi Allah’tan emri alır. Sen münafıklık yapıyorsun ama hücreye ses, soluk dinletemiyorsun. O seni sarar. Allah belanı verir. Sen kendini bağımsız zannediyorsun. Zavallının tekisin.
Münafık Müslüman’ı her rahatsız ettiğinde cehennem onu biraz daha kendine doğru çeker. Ve dünyada da o belalar onu biraz daha sarmaya başlar.
Münafığın bir özelliği de Müslüman’ı rahatsız etmek istemesidir. Ne kadar zarar verebilirsem o kadar vereyim kafasında olur. Lafıyla, sözüyle rahatsız etmek ister, tedirgin etmek ister, pislik yapacağını ima eder. Küçük, ufacık bir zarar meydana getirmek bile onun için çok önemlidir. Halbuki kendince verdiği zarar Müslüman’a her seferinde sevap, ona da bela kazandırır.
Derin dünya devletinin, gelenekçi Ortodoks Müslümanlığı tahrik edip, böyle psikopat, saldırgan bir görünüme sokup, Müslüman’ı Müslüman’a yok ettirme planı var. Bu büyük bir tehlikedir.
Yerel halkları acımasızca yok etmek İngiliz derin devletinin en bilindik uygulamasıdır. Aborjinleri neredeyse tamamen yok ettiler.
Adam öldürtmek, kitle katliamları yapmak İngiliz derin devletinin Darwinist düşünceden aldığı sapkın bir inanç. Sosyal Darwinizm’e iman etmişler, Darwinizm’e iman etmişler. O imanlarını daha yeni kırıyoruz.
PKK’nın keskin nişancıları, PKK’lılar tarafından eğitilen adamlar değil. İngiliz derin devletinin yönlendirdiği Amerikalı uzmanlar var, onlar eğitiyorlar.
Küfürde, deccal ordusunda çok gelişmiş silahlar var. Askerimizde bu silahlar yok. Türk ordusunda müthiş bir silah üstünlüğü olması lazım.

Adnan Oktar Diyor Ki... 16 Ocak 2016> Daha Fazla

Allah’a iman ediyorsan namaza kalkmamak zulüm olur. Çünkü Allah’a söz veriyorsun, ben Seni seviyorum diyorsun, nimetlerini takdir ediyorum, şükrediyorum diyorsun. Ama sana teşekkür etmek istemiyorum diyorsun. Olur mu?
Sabah namazına aşkla kalkacaksın. Allah seni bu kadar detay detay yaratmış, kesintisiz nimet veriyor. Sabahleyin Allah sana yemek veriyor, öğlen de sana yemek veriyor, akşam da. Sana sürekli nefes veriyor, sürekli kalbini çalıştırıyor gece gündüz. Bir an durdursa kalbini, ölürsün. Nefesini bir an kesse ölürsün. Sen bir tek bir namazı Allah’a çok görürsen bu Allah’a karşı kalleşlik olur.
Ülkemizin bekası için, birlik bütünlüğün sağlanması için nefret politikasının ortadan kalkması gerekiyor. Gerici ruhun kalkması gerekiyor. Çünkü gelenekçi bağnaz ruhta nefret ana politikadır. Her şeyden nefret edilir.
Gençler arasında muazzam bir nefret ruhu hakim. Rusya'dan, İsrail'den nefret, Yunanistan'dan nefret, İran'dan nefret, kendi aralarında nefret, başka partilere karşı nefret, başka futbol kulüplerine karşı nefret, başka şehirlere karşı nefret. Yani akıl almaz bir nefret ruhu geliştiriyorlar. Böyle toplumları yıkmak son derece kolay oluyor. Onun için önce bu nefret ruhunun ortadan kalkması gerekiyor. En acil konulardan biri bu.
Bir ülkeyi yıkmaya kalktılar mı önce oranın insanlarını sevgisiz, kindar, kaba, vahşi, görgüsüz, estetikten uzak, sanattan uzak, kan dökücü, etrafa nefret tohumları saçan, hiçbir ırkı hiçbir toplumu sevmeyen, vahşileşmiş insanlar haline getiriyorlar. Ondan sonra o insanları yok etmek, o toplumu yok etmek çok kolay oluyor. İlk ön aşaması bu oluyor.
İngiliz derin devleti için Galata kutsaldır. Cinayet, işkence bütün melanetlerini orada işlemişlerdir. İstihbaratın da merkezidir. Galata Kulesi’ni istihbarat için kullanmışlardır.
Tebliğ yaparken insanların hiç muhalefet etmediklerini düşünelim; her dediğimizi kabul ediyorlar, herkes bizi destekliyor, alkışlıyor; ahirete gittik, ne olacak? Sevap milyonda bir. Ama muhalefet varsa, sen cehd ediyorsan yani gayret ediyorsan sevabı milyonlarla toplarsın. Direnmeyi Allah mümine yağmur gibi sevap yağsın diye özel yaratır. Mümine rahmet olarak Allah tarafından sunulur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 16 Ocak 2016  > Daha Fazla

En ala en güzel vücut bile toprağın altında paramparça olacak. Hayat çok kısa. Halihazırda Allah’ın verdiği şekle hamd ederiz, şükrederiz ama o vücuda insanın bağlanması olmaz. Dünya güzeli insan, bir açılıyor mezarı bir iskelet, kafatası, kollar kemikler. Nice pehlivanlar nice aslanlar mezarda kemikleri çürümüş yatıyorlar.

Adnan Oktar Diyor Ki... 15 Ocak 2016> Daha Fazla

Mevlevi tekkelerinin merkezi Galata olduğu için, İngiliz derin devleti elemanları Galata’ya çok önem verirler. O semt onlar için hayatidir, ajanların, casusların buluşma noktası gibi görürler.
Türkiye örnek ülke olsun. Başta İngiliz derin devleti, 200 yıldan beri Türkiye’yi yok etmenin peşindeler. Yok edeceğine, ultramodern, İslam aleminin örnek alacağı bir ülke haline getir, Türkiye çok güzel hizmet etsin.
İngiliz derin devleti Müslümanları IŞİD’leştirmek, El Kaide’leştirmek ve dünyada bir terör bloku haline getirip ‘Müslümanlar da teröristtir, bütün teröristler birdir, hepsi bütündür, hepsini birden yok edelim’ mantığı ile hareket etme stratejisi geliştirdiler. Yani Müslüman eşittir terörist algısı üzerinde çalışıyorlar. Bu çok büyük bir tehlike.
Başta İngiliz derin devleti olmak üzere Batılı derin devletler yeni bir teknik, yeni bir oyun geliştirdi; Müslümanları toptan terörist tanımına sokmak istiyorlar. Yani Müslüman eşittir terörist. Bunun için uğraşıyorlar.
Müslümanlara karşı her halükarda şefkatli olmak lazım. Çünkü eğer öfke gözüyle bakılırsa Müslümanların neredeyse yüzde doksan dokuzunu gözden çıkarmak gerekir. Mesela IŞİD’e terörist diyorsun -şiddetine elbette karşıyız ama- Afganistan’ın, Pakistan’ın, Hint Müslümanlarının büyük bölümü o kafada, çünkü eğitimleri o yönde. Onun için gözden çıkarmak değil de, onları kurtarmak, onlara şefkatle yaklaşmak esas olmalı.
Güçlü kudretli olan Allah'tır. Biz Allah'ın acz içinde olan zavallı kullarıyız. Bütün kuvvet Cenab-ı Allah'a aittir. Cenab-ı Allah kaderde ne yazdıysa o olur. Biz Allah'a boyun bükmüş insanlarız. Allah'ın verdiği güçle hareket ediyoruz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 14 Ocak 2016> Daha Fazla

Masum olan Musevi’ye nefret haramdır. Ama günah işlemiş, zulüm yapmış olan varsa onun şahsına buğz edebilirsin. Suç işlediyse kanun hukuk çerçevesi içerisinde mücadele et. Ama bütün İsrail Milletini karşına alıyorsun, bu haramdır. İslam’a uygun bir şey değildir.
İslam’da Musevilere nefret yoktur, Hristiyanlara nefret yoktur. Onlar Kuran’da Ehli Kitap olarak korunuyorlar. Sinagoglarına, kiliselerine de düşmanlık gösteremezsin. Allah Kuran’da Hristiyan hanımlarla, Musevi hanımlarla evlenebilirsiniz diyor. Peygamberimiz (sav)’in Musevi, Hristiyan eşleri vardı.
Her yerde gerçek, samimi, dürüst, modern dindarların ön planda olması lazım. Modern, samimi bir dindar, ateist için de çok büyük bir güvencedir, Musevi için de Hristiyan için de bir güvencedir. Çünkü Allah’tan korkuyor, vicdanıyla hareket ediyor. Bu, herkes için bir güvencedir.
Mümin neşeli olacak, şevkli olacak. Bir şeye üzülüyorsa, sıkılıyorsa, kafayı takıyorsa artık vücut kendini korumak, ondan kurtulmak için kendini uyutmak ister. Ama neşeli olursa vücut uyumak istemez, hayatı yaşamak ister.

Adnan Oktar Diyor Ki... 13 Ocak 2016> Daha Fazla

Türkiye’nin bölünmesi bütün İslam aleminin mahvolması demektir. Alelade bir ülke bölünmesi olmaz bu. Türkiye Türklük aleminin beynidir. Türkiye öldü mü Türklük alemi de ölür. İslam aleminin de beynidir. Türkiye öldü mü İslam alemi mahvolur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 12 Ocak 2016> Daha Fazla

Adama Allah rızası için, İslam’a hizmet için bir gün uykusuz kal desen, düşer bayılır. Ama bu arabayı sana vereceğiz dedin mi adam üç gün uyumuyor, ayakta duruyor. Hem de ayakta. İşte insan karakterinin küçüklüğünü, basitliğini, hayvanlığa nasıl yatkın olduğunu orada görüyoruz.
Eğer nefsi kendi haline bırakırsan doğrudan hayvan olarak baş belası olur. Yani hayvan ilkelliği gösterir.
İnsanı kendi haline bırakırsan insanın bedeni zaten hayvan gibidir; hemen acıkır, hemen uykusu gelir, hemen korkar, hemen egoistleşir. O hayvani yönünü imanla dengeleyeceksin. Hayvan olmasına müsaade etmeyeceksin.
Sahabiler Allah için mücadele ediyorlar. Münafıklar, “Evimiz açık”, “Savaşmayı bilseydik gelirdik.” diyor. “Sana kırk kese altın. Savaşmayı bilmediğin halde gelip savaşacaksın” desen hemen gelir. Çünkü, çıkar. İşte insanın çıkarı güzel ahlak olacak. Altın yerine, para yerine imanını koyacak, vicdanını koyacak. Öbür türlü hayvanlaşır insan.
Münafıklar kendilerince Müslümanlara saygı duymaz ama küfürden insanlara akıl almaz saygı gösterirler, hürmet gösterirler.
Kuran çok sade bir Kitap’tır. Ama müthiş bir akıl Kuran’ı buram buram sarmıştır.
Kişi samimiyetsizse Müslümanları kirli görmeye çalışır, küfrü de berrak görmeye çalışır. Her şeyi kafasında terse çevirmeye başlar. Ama Müslüman Allah’ı samimiyetle gördüğünde -ki sıkmazsa kendini, samimi olursa hemen Allah’ı fark eder, bütün açıklığıyla, bütün ihtişamıyla fark eder- hemen Kuran’daki akla uyar.
Kişi samimiyetsizse inkarı arar. Kitaplarda, internette, orada burada arar. İnkar eden insanları bulmaya çalışır. İnkar edenlere hayranlık duyar. Eskiden inkar eden arkadaşlarını unutamaz. Onlarla mutlu olma kafasında olur.
Samimi olduğumuzda zorlanmadan, Yaratan büyük bir gücü, Allah’ı hemen fark ederiz. Ama samimiyetsizse bir insan, Allah’ın varlığını inkar için nerede kötü kanal, karanlık kanal varsa ona girmeye çalışır.
Kin, nefret, öfke, sevgisizlik, şefkatsizlik, egoistlik, bencillik olduğunda göz kararır, dil kararır, konuşamaz insan. Sevgiyi kabul etmeyenlerin diline dikkat edin bir türlü konuşamazlar. İki lafı bir araya getiremezler.
Sevgi göze yerleşir, göz güzelleşir. Bakması düzgün hale gelir. Dile yerleşir, konuşma düzgün hale gelir. Ses tellerine yerleşir, sesi güzelleşir. Mesela cilde yerleşir cilt sevgiden güzelleşir. Yani insanın her şeyi hoş ve ferah hale gelir.
Sevgiye gel desen hemen gelir. Çok kolaydır sevgi. Sevgi gelir gelmez hemen kalbe yerleşir, beyne yerleşir. İnsanı sever sevgi zaten; Allah’ı sever, dolayısıyla insanı sever. Beyne yerleştiğinde beyin ferahlar. Kalbe yerleştiğinde kalp ferahlar. Hemen insanın ufku açılır.
Sevgi bir niyetle hemen ayağımıza gelir. Sevgi kapıda bekler. “Sevgi, buraya gel” dersin, hemen gelir. Sevgi hemen insanın içini kaplar. Ruhunda hemen hizmete hazırdır. Allah öyle yaratmıştır. Ama kapıda bırakıyor insanlar. İçeriye sokmuyor sevgiyi. Onun yerine pislik, kavgacılık, kindarlık, soğukluk, şüphecilik, acımasızlık, münasebetsizlik, densizlik, kabalık, onu kapıda tutuyorlar.
Sevgi dünya için çok lüks bir şeymiş gibi gösteriliyor. Yüzyıllarca şeytan insanlara o eğitimi verdi. Şu an insanlara sevgi dendiğinde çok uzaklarda erişilmesi zor bir şeymiş gibi algılanıyor. Halbuki sevgiyle zaten iç içe yaşıyoruz. İnsanın günlük yemeği gibi normal bir ihtiyacıdır sevgi.
Kişi, “Bende sevgi, saygı yok ama para var” diyor. Kadın için bu ne kadar korkunç bir şey, nasıl bir kabustur bu. Ne kadar ıstırap dolu bir hayat. Köşkte, sarayda yaşasa bile her gün ona acı. Sevgi olmadıktan sonra, değer verme olmadıktan sonra o yemeği, o kıyafeti ne yapsın.

Adnan Oktar Diyor Ki... 11 Ocak 2016> Daha Fazla

İngiliz derin devleti çok sinsice kendilerini gizlediler. Dünyadaki uyuşturucu trafiği ve mafya yapılanmaların çoğu onlara bağlı. Her türlü kirli işi onlara yaptırabiliyorlar. Terör örgütleri, mesela PKK, dünyadaki bilinen kan dökücü örgütler, hepsi onlara bağlı; onlar kanalıyla bir ülkede rahatlıkla kargaşa, olay çıkarabiliyorlar.
İstihbarat örgütlerinin birçoğu CIA’nin kontrolünde zannediliyor. Oysa birçok istihbarat örgütü İngiliz derin devletinin kontrolündedir. Abdullah Öcalan İngiliz derin devletinin farkında, PKK hareketini onlar başlattı diyor.
Osmanlı’nın yıkılışını İngiliz derin devleti organize etti. Suriye ve Irak’ın sınırlarını çizen İngiliz derin devletidir. Harem-i Şerif’i yani Mekke’yi ve Medine’yi Osmanlı’nın elinden alan İngiliz derin devletidir. Türkiye’nin Güneydoğu’sunda PKK’yı palazlandırıp ayrı bir devlet kurması için uğraşan yine İngiliz derin devletidir.
Hz. Musa (as)’ın etrafındaki birçok insanın aklı hep küfürde kaldı. Yani çöle geçtiler ama oradaki hayatı hiç unutamadılar. O Eski Mısır kültürü, o buzağılar, oradaki hayat, yeme içme şekillerine kadar her şey onlarda bir hayranlık olarak kaldı. Büyük bir bölümü Hz. Musa (as)’ın vefatına kadar hep o deli ruh içerisinde kaldılar.
Aile, evlenmek, çoluk çocuk sahibi olmak hep münafıkların dine tercih ettikleri hususlardır. Onun için dinle bu putları arasında kararsız kalırlar. Münafık, ailesini putlaştırır, çocuğunu putlaştırır. Onu İslam’a karşı bir koz olarak görür.

Adnan Oktar Diyor Ki... 10 Ocak 2016> Daha Fazla

Bakın iblise, iblis kimi savunuyorsa onda bir melanet vardır. Kimden bahsetmek istemiyorsa, kimden kaçınıyorsa onda da bir güzellik vardır. İblis iyi insanlardan kaçınır, onlardan bahsetmek istemez, çok ağırına gider, çok rahatsız olur.
İblisle mücadele sabır, irade, akıl gerektirir. Çünkü iblis zekidir, inatçıdır, kahpedir, ince oyuncudur. Müslüman da çok zeki, ince oyuncu ve sabırlı olacak. Çünkü iblis kolay pes etmez, bir anda ölmez deccaliyet. Çok sabırlı bir şekilde teker teker her yaptığı oyunun yok edilmesi gerekiyor.
Ahir zamanda deccalın en rahatsız olacağı nokta Mehdiyet’tir. Mehdiyet onu akılla, ilimle irfanla parçalayacak bir sistem olduğu için deccaliyet doğrudan Mehdiyet’i hedef alır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 9 Ocak 2016> Daha Fazla

İngiliz derin devletinin temel felsefesi sosyal Darwinizm’dir. Onun için Darwinizm’i tüm dünyada titizlikle ayakta tutmaya çalışıyor.
Darwinizm; deccalın dini bu. İngiliz derin devletinin himayesinde olan bir sistem. Dünyada bütün okullarda mecburen okutturuluyor.
Allah bizim vicdanımızı tahrik etmek için mazlumların ezildiğini, öldürüldüğünü, yakıldığını gösteriyor. Eğer biz vicdanımızı kıpırdatmazsak suç işleriz. Olmaz. Bütün gücümüzle İslam’a hizmet edeceğiz.
Dine titiz olmak lazım, İslam’a güçlü sahip çıkmak lazım. Allah bize sahip çıkıyor. Göz veriyor, burun, ağız, kulak veriyor, kalbi sürekli çalıştırıyor. Durdursa yığılır kalırız. Yiyecek veriyor, renkler yaratıyor, sesler yaratıyor, güzellikler yaratıyor. Allah bizimle sürekli alaka halinde.

Adnan Oktar Diyor Ki... 8 Ocak 2016> Daha Fazla

Gelecek korkusu iman konusudur. İnsan imanıyla bunu yener. İmanına güvenemiyorsa bu, imtihanda kaybettiğinin alametidir. O korkuyu mutlaka yenmesi lazım.
İnsanların müslüman olmasını engelleyen şey, gelecek korkusudur. Yoksa Allah’a, Kuran’a, İslam’a hizmet eder. Gelecek korkusuyla bütün vaktini para biriktirmeye, kariyer yapmaya, evlenmeye harcıyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 7 Ocak 2016> Daha Fazla

Dünyadaki bütün felaketlerin merkezi Londra’dır. Şu anki Suriye rejiminin meydana getirdiği bütün fitneyi ve zulmü İngiliz derin devleti yönetiyor. Irak’taki olayları İngiliz derin devleti yönetiyor. Zamanında Suriye’nin sınırlarını çizen İngiliz derin devletidir. Cetvelle çizilmiştir. Şu an PKK’yı destekleyen de yine İngiliz derin devletidir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 7 Ocak 2016  > Daha Fazla

Fakirlik zahiren bir fitne gibi, acı bir olay gibi görünüyor. Ama fakirlik insanları mütevazı, dindar ve güzel huylu yapıyor. Nimetten iyi anlayan, nimetin kadrini bilen yapıyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 6 Ocak 2016> Daha Fazla

İnsan Allah’ın affedeceğine inanıyor ama kendisi affetmek istemiyor. Böyle olmaz. Nasıl Allah’ın affedeceğini biliyorsa kendi de affetmeyi bilecek.
Affedici olmak Allah’ın çok beğendiği bir karakter. Çünkü intikam, ruha nefsani bir zevk verir. Affetmek çok zordur. Yani irade gerektirir, akıl gerektirir. Çünkü afta insan doyuma ulaşamaz. Ama intikamda doyuma ulaşır. Onun için Allah affı esas alıyor.
Sen Allah’a güvenmiyorsan Allah sana güveneceğin insan vermez. Hepsini başına bela eder. Sen Allah ile uğraşacaksın, Allah da seninle uğraşır o zaman. Sen Allah’ı güçsüz göreceksin, Allah o zaman senin karşına da güçsüz insanlar çıkartır.
Müslüman gelecek korkusundan şiddetle kaçınacak. Sen Allah’a güvenmiyorsun eve güveniyorsun, köşedeki parana güveniyorsun. Allah helak eder. Ayrıca Allah bela verdikten sonra paran olsa kaç yazar? Böyle şey olmaz. Hiç kimse açlıktan ölmemiştir. Bugüne kadar Allah’a güvenen hiç kimseye bir şey olmamıştır.
Gelecek korkusu haramdır, Müslüman böyle bir şey düşünemez. Her anımızı Allah yaratır. Senin aldığın bütün tedbirler başına bela olur. Mesela para tutarsın, kanser tedavisine gider o para yahut bir şekilde elinden çıkar. Ev alırsın, Allah başına göçertir. Böyle şeylere güvenilmez, sadece Allah’a güvenilir. Bu çok yanlış, Allah’ın zoruna gider bu.
Müslüman’a duygusallık, öfke yakışmaz. Çünkü Müslüman Allah ile sürekli beraber hareket eden bir varlık. Hep makul ve dengeli düşünecek. En korkunç görünen olayı bile Allah’ın yarattığını unutmayacak.
En çılgın hareketin bile, en anormal hareketin bile yaratıcısı Allah’tır. Şahıs yapamaz onu. Kaderin dışında kimse bir şey yapamaz. Onun için olaylara mutedil, dengeli, akıllı bakmak lazım.
Müslüman akılsızla akılsız olamaz, deliyle deli olamaz, dengesizle dengesiz olamaz, kinliyle kinli olamaz, öfkeliyle öfkeli olamaz. Makul düşünecek. Hep Allah ile beraber olduğunu bilecek. Çünkü karşısındakine anormal eylemleri yaptıran da Allah. Dolayısıyla o kişi bağımsız değil ki mümin telaş etsin.
Allah ile bağlantının hiç kopmaması lazım. Aksilik gibi görünen birçok olay olabilir, terslikler olabilir, buna karşılık çok makul, gerektiğinde alttan alan bir politika izlenmesi gerekiyor. Müslüman halim oluyor, Allah’ın ahlakıyla ahlaklanıyor. Mümkün mertebe itidalle hareket etmesi uygun olandır. Fevri tepkiler aklı kapatır.
Alttan almak Müslüman’a bir fütur vermez, küçük düşürücü bir şey değildir. Müslüman gururunu düşünmek durumunda değil, İslam’ın hayrını düşünmek durumundadır.
Allah İslam’ı anlatırken ve yayarken bizim orta bir akılda olmamızı istemiyor. Çok yüksek bir akılda olmamızı istiyor. Orta bir akılla İslam yayılacak gibi değil. Çünkü İslam karşıtlarının bir kısmı, türlü felsefeleri savunarak ve hırslı bir ittifakla Müslümanlarla mücadele içindeler.

Adnan Oktar Diyor Ki... 5 Ocak 2016> Daha Fazla

Gelenekçi Ortodoks sistem Allah adına ne kadar baskı yapılırsa Allah’a o kadar yaklaşacağına inanıyor. Halbuki adam Allah’a yaklaşmadığı gibi hem Allah’tan uzaklaşır, dinden uzaklaşır hem de akli dengesi bozulur.
Modernlik bir kere zihin sağlığı meydana getirir. Bağnaz bir sistemde insanların kafası normal çalışmaz. Tutucu bir ortamda insanlar yarı deli gibi oluyorlar. Bakın, birçoğunun akli dengesi bozuk oluyor. Modern toplumlarda akıl makul çalışıyor.
Hükümet Türkiye’yi modern hale getirsin. Devletin bütün kurumları modernleşsin. Halkın modernleşmesi için gayret edilsin. Binalar, hayat, sistem her şey modern olsun. Öbür türlü çok büyük bir tehlike olur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 5 Ocak 2016  > Daha Fazla

Bizim çok modern Avrupai bir ülke olmamız gerekiyor. Hükümetin en çok üstünde durması gereken konu budur. Modern olmazsak bilimde gelişme olmaz, sanatta gelişme olmaz. Askeri yönden de gücümüz olmaz. Klasik bir Ortadoğu ülkesi gibi olur, yavaş yavaş çökeriz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 4 Ocak 2016> Daha Fazla

Cenab-ı Allah Kendini bir örtü ile örtüyor. O örtüyü açıp görebilen insanlar nadirdir. Yani hiç olmazsa mesela o yetmiş perdeden altmışını açan insan çok nadir olur. Kalp ehli o perdeleri açar, açtıkça Cenab-ı Allah’a yaklaşır.
Devletin Mehdiyet’e bütün gücüyle sahip çıkması lazım. Çünkü Mehdiyet’te devlete müdahale yok. Mehdiyet siyasete karışmaz bir, ikincisi bütün İslam alemini ve bütün Türklük alemini birleştirici bir mahiyeti var, üçüncüsü taassuba karşı, modernliği alabildiğine teşvik eden bir sistem ve bölünmeyi kökten kaldıran bir sistem. Devlet için bu çok ideal.
Bir insan Allah’a laf edildiğinde etkilenmiyorsa, Kuran’a laf edildiğinde etkilenmiyorsa ama Mevlana’ya laf edildi diye yeri-göğü birbirine katıyorsa, o zaman bu bir putlaştırma olur.
Müslüman, Mevlana adına yapılmış anormal izahları kabul ederse dalalete düşer. Mevlana bu sözleri söylemiş mi söylememiş mi bilmiyoruz ama bu yazılar onun kitabı olarak bilinen Mesnevi’de yayınlanıyor. Bunu kabul etmek mümkün değil.

Adnan Oktar Diyor Ki... 2 Ocak 2016> Daha Fazla

İngiliz derin devleti İslam’ın yerine Mevleviliği koymaya çalışıyor. Bu oyuna karşı Müslümanların çok dikkatli olması lazım.
Bütün dünya derin devletlerine hakim olan İngiltere’dir. Amerikan derin devletini de İngiltere yönetir.
İngiliz derin devleti Osmanlı’nın yıkılmasının asıl failidir. Yüzyıllarca bir arada yaşamış halkları fitneyle birbirine düşürmüşlerdir. Ama İngiliz halkı masumdur. İngiliz devleti de bu gizli derin devlet yapılanmasından rahatsız.
Dünya tarihinin en büyük Allahsız hareketi Darwinizmdir ve İngiltere’den çıkmıştır. Deccalı koruyup gözeten ülke İngiltere’dir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 1 Ocak 2016> Daha Fazla

Kadını modern olmayan bir ülke asla modern olmaz. Kadını rahat olmayan, kadını özgür olmayan bir ülke asla özgür olmaz. Kadınların gülmediği bir ülkede hiç kimse gülemez. Kadınlar mutlu değilse hiç kimse mutlu olmaz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 31 Aralık 2015> Daha Fazla

En mühim mesele İttihad-ı İslam’dır. İttihad-ı İslam olsa terör anında duracak. Müslümanlara uygulanan şiddet hemen o an duracak.
İslam aleminin birleşmesine Mehdiyet denir. Mehdiyet eşittir İslam aleminin birleşmesi. Başındaki lidere de biz, Hz. Mehdi (as) diyoruz.
2016’da büyük olayların olacağı, dehşet ve şiddetin tırmanacağı anlaşılıyor. Ama sevgi insanları birbirlerine kenetlenip sevgi çağını oluşturacaklar. Dehşeti, şiddeti, acımasızlığı, terörü savunanlar da mum gibi eriyip gidecekler. Bunu hep beraber göreceğiz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 29 Aralık 2015> Daha Fazla

Darwinizm deccaliyettir. Ahir zamanda çıkacağı söylenen Allah’sız cereyandır. Bütün dünyayı Allah’sız Kitapsız hale getirdi. Deccalı tespit için uğraşacak vaktimiz yok, deccal zaten zuhur etti. Çözüme yönelmek lazım. Çözüm de mehdiyettir. Bizim deccaliyete karşı Mehdiyet’in safında yer almamız gerekiyor.
Deccaliyet, yani insanları Allah’sızlığa iten sistem Darwinizm’dir. Deccal fikir sistemi olarak ortaya çıkıyor ve koskoca dünyayı Allah’sız Kitapsız hale getiriyor. Darwinist, materyalist hale getiriyor. Bütün dünyanın okullarında deccalin Darwinist, materyalist iddiaları okutuluyor. Ve insanlar Allah’sızlığa, Kitapsızlığa itiliyor.
Yüz binlerce Müslüman şehit ediliyor. İttihad-ı İslam olsa bitecek bu. İttihad-ı İslam’ın olmaması cinayetlere sebep oluyor. Müslüman, İttihad-ı İslam’ı savunmadığında bilmeden bu ölümlere de ortak olmuş oluyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 28 Aralık 2015> Daha Fazla

Nur Suresi 55. ayette de diğer ayetlerde de açık, İslam alemi birleşecek. Kuran’da Müslümanlar, “Ya Rabbi bizi takva sahiplerine önder kıl” diyorlar. Demek ki İslam aleminin bir önderi, bir lideri oluyor. Kuran’da lidersiz hiçbir toplumdan bahsedilmiyor, her toplumun lideri var. İslam aleminin de bir lideri olacak. İnkar edecekleri bir durum yok.
Müslümanlar birleşecek ve başına bir lider gelecek, biz buna her türlü ismi verebiliriz. Müslümanların halifesi de diyebiliriz, başkan da diyebiliriz, halife-i ruyi zemin de, her şey diyebiliriz. İsme takılmaya gerek yok.

Adnan Oktar Diyor Ki... 27 Aralık 2015> Daha Fazla

Eğer Darwinist-materyalist eğitim kaldırılmış olsa Devrimci Halk Kurtuluş Partisi Cephesi (DHKP-C) diye bir oluşum olmaz. Marksist Leninist Komünist Parti (MLKP) diye bir hareket olmaz, PKK diye de bir örgüt olmaz. Çünkü fikri yapılarını temelden yok etmiş oluyorsun.

Adnan Oktar Diyor Ki... 26 Aralık 2015> Daha Fazla

İnsan düşmanlarını, sevgisizleri barındıran, koruyan bir sistemden şiddetle kaçınmak lazım. Sevgi insanlarını güçlendirmek lazım.
Biz Avrupalı, aydın, sevgi dolu olursak, kadınlara değer verirsek, onların hür olduğu açıkça görülürse, sanata, bilime, estetiğe çok önem verirsek, dünyanın en kaliteli ülkesi oluruz. Herkes bize hayranlık duyar. Bunun dışında kavrulur gideriz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 25 Aralık 2015> Daha Fazla

İsrail’e karşı nefret dolu olacaksın, modern hiçbir şey olmayacak, evin leş gibi olacak, eşya olmayacak, sevgisiz olacaksın, Ruslardan, Yunanlılardan, İranlılardan, Şiilerden Alevilerden, Vahhabi’den nefret edeceksin, herkese laf sokacaksın. Şeytanın eline düşmüş oluyorsun bu durumda, görmüyor musun ne kadar çirkin bir konuma geldiğini? Bunlar çok yanlış. Müslüman’ın tek bildiği şey sevgidir, sevgi dolu olacaksın.
Peygamber (sav) o devrin en moderniydi, Hz. İbrahim (as) o devrin en moderniydi. Modernliğe karşı mücadele etmeyi İslam’ın gereği zannediyorlar. Şeytan aldatıyor, yanlış yol gibi gösteriyor. Modernlik bir nimettir. Cennet insan aklının alabileceği en modern yerdir. Müslüman modernliği hedefleyecek.
Hanımların rahat giyinmesi, rahat yaşaması bütün dünyada serbest olması lazım. Olmayan her ülke helak oldu. Kadınların özgür olduğu her ülke en modern ülke, en refah içinde, en huzurlu olan ülkedir. Aksi olmaz. Çarşaflı da istediği gibi giyinsin, peçe takan da peçe taksın, serbest olacak, hanımlara baskı olmayacak.
Kalitesiz her devlet yıkılır. Kadını baskı altında olan her devlet mahvolur. Çünkü insanların yarısı kadın. Kadına zulüm varsa orada rahatlık olmaz. Allah intikam alır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 24 Aralık 2015> Daha Fazla

Şarap, rakı, viski içip zehirlenip mahvolmak eğlenmek değildir. Yanlış bir alkol kültürü var, çok büyük bir hata bu. Alkol hiçbir şekilde eğlendirici değildir. Bayağı zararlı, çok rahatsız edici bir maddedir.
Noel’i sanki büyük bir felaketmiş gibi gösteriyorlar. Peygamberimiz Hazreti Muhammed (sav)’in doğum yıldönümü oldu, Mevlid kandili, iftiharla kutladık, kutluyoruz. Hz. İsa (as)’ın doğum gününde niye bu kadar dehşete düşüyorlar? O da İslam peygamberi. O da bizim peygamberimiz.
Beş vakit namazını kıl, sabaha kadar tespihini de çek ama kaliteli ol. Kapanıyorsan kapan ama kaliteli kapan. Uydurma bezlerle olmaz. Mesela Osmanlı döneminde hanımlar kapanıyor, sanat eseri muhteşem. Kadın bir çıkıyor böyle çiçek gibi. Dindar olmayı engelleyecek bir şey değil.

Adnan Oktar Diyor Ki... 23 Aralık 2015> Daha Fazla

Allah Ben sevilmeyi hak eden sonsuz gücüm diyor. Bütün sevgiyi, her şeyi yaratan Benim, sevdiklerinizi yaratan Benim. Onların görüntüsü de Bana ait diyor. Dolayısıyla şirk koşmayın, sevginizi Bana yönlendirin diyor. Doğru olan da budur.
Bazı insanlar Allah’ı gazaplandıran şeyin eğlence olduğunu zannediyor. Halbuki Allah’ı sevilmemesi çok gazaplandırıyor. Yani unutulmak, şükredilmemesi ve sevilmemesi.
Müslümanın Tevrat’ı veya İncil’i hiç bilmiyor olması çok garip olur. Allah Kuran’da Tevrat’tan, İncil’den bahsediyor. Sen sanki bir efsaneden bahsediliyormuş gibi davranırsan olmaz. Mevcut yaşayan bir Kitap o. Tahrif olmuş kısımlarını uygulamayacaksın.
Hristiyanlıkta sevgi çok ön plandadır. İncil’i Müslümanların okuması gerekir. Tahrif olmuş kısımlarını değil, Kuran’a uygun olan kısımlarını. İncil sevgiyi anlatır. Yine Tevrat’ta da sevgiyi çok güzel anlatan bölümler vardır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 22 Aralık 2015> Daha Fazla

Kadınlar mutlu olursa toplum mutlu oluyor. Kadınların mutlu olması için de özgür olmaları ve iyi korunmaları lazım. Hem devlet hem halk koruyacak, herkes kadınları koruyacak, her yerde üstün tutulacak ki kadınlar neşeli olsun.
Avrupa’nın en modern ülkesi olmamız lazım. Ankara Paris’i geçmesi lazım. İstanbul Londra’dan çok çok daha kaliteli olması lazım. Kıyası kabil olmaması lazım. Her yerde nezih, kibar, hoşsohbet, barış insanları olması lazım. Kahvehanelerde, sokaklarda her partiden, her görüşten insanın, herkesin birbirini sevmesi lazım.
Bir kısım bağnazların eline bir imkan geçse ne müzik dinletirler, ne heykel kalır, ne resim kalır, ne hanımlar makyaj yapabilir, ne sokağa çıkabilir. Gözü bayağı kanlı adamlar. Onun için Türkiye’nin modern dindar çizgiye doğru hızla gitmesi gerekiyor.
Bizim silahımız, varsa yoksa iman ve imandan kaynaklanan sevgimizdir, o kadar. Koyu dindar fakat çok sevgi dolu olmalıyız. Hiç kimseden intikam almayan, herkesi barıştırmaya çalışan, herkesin iyi olması için uğraşan olmalıyız.
Kadınlara baskı yapan bir zihniyet asla abad olmaz. Kadınları hür olan ülke kalkınır, Allah onun yolunu açar. Kadına baskı varsa orası biter.
Avrupa çapında, dünya çapında bütün insanların bize dost olması için, en başta Allah’ın bizi sevmesi için bizim müthiş sevgi öğretmeni olmamız lazım. Yani dünyada görülmemiş bir kişilik göstermemiz lazım. Dünyanın bizi hayretle izlemesi lazım. Ve çok çok modern olmamız lazım.

Adnan Oktar Diyor Ki... 22 Aralık 2015  > Daha Fazla

İsrail bölgenin zeki, akıllı bir devleti. Anti-komünist ve Allah'tan yana olan bir devlet. Türkiye’nin her halükarda İsrail’le çok iyi dost olması lazım.

Adnan Oktar Diyor Ki... 21 Aralık 2015> Daha Fazla

Kadını kaliteli olmayan bir ülke, hiçbir şekilde kaliteli ve başarılı olamaz. Hiçbir şekilde kaliteyi elde edemez. Hiçbir şekilde modern olamaz, Avrupai olamaz. Kadını aydın, özgür, sevinç içinde değilse, bakımlı değilse, neşede, gülmede, sporda, yemede, içmede özgür değilse o ülke asla aydınlık ülke değildir. Bayağı kararmıştır ve her kararan ülke mutlaka yıkılır. Allah esirgesin.
Tesadüf dünyadaki en mantıksız izah. Tesadüf; narı, portakalı, limonu, zeytini, mandalinayı nasıl yapsın? Einstein'ları, Newton'ları tesadüf nasıl yapsın? Aslanları, kaplanları, zürafaları, arıları ki her biri birbirinden mükemmel varlıklar, nasıl yapsın.
Terör örgütüyle mücadelede en önemli konu, moralini sıfıra götürmektir. Aşağılamak bir yoldur ama fikriyatının yanlışlığını ispatlamak en etkili yoldur. En etki eden şey budur; fikriyatının, felsefesinin yanlışlığını anlatmak. Bütün gücünü kırarsın, morali sıfıra gider, yani adale gücü, kafa gücü sıfıra gider, hiçbir şey yapamayacak hale gelir.
İsrail düşmanlığı sanki bir marifetmiş gibi, bir takva alameti veya üstünlükmüş gibi sunuluyor. Ehli Kitab’a düşmanlık çirkin. Biz Musevileri seviyoruz, Hıristiyanları seviyoruz. Ateistlere de şefkat duyuyoruz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 20 Aralık 2015> Daha Fazla

Mehdiyet iddia değil, ispattır. İslam dünyaya hakim olur. Bir şahıs İslam aleminin başına geçer, biz o zaman onun ‘Allahualem Mehdi (as)’ olduğunu düşünürüz, o kadar. Kesin iddia da etmeyiz. “Allahualem, herhalde öyle” diyeceğiz.
Din deyince ayetleri ezberlemek, Kuran’ı su gibi ezberden bilmek, onu idgama dikkat ederek tecvidle okumak; o şekilde anlıyorlar. Halbuki Kuran’ın hikmeti ve özü önemlidir. Yani oradaki manayı hayata geçirmek önemlidir. Yoksa onu galgaleye dikkat ederek idgamına dikkat ederek okumak değil. Onu Araplar en iyi şekilde yapıyorlar. Ama uygulamayanların bir kısmı da yine Arapların içinden çıkıyor.
Peygamberimiz (sav) insanları kendine çağırmadı. Kuran’a çağırdı. Hiçbir peygamber kendine çağırmadı. Hep Allah’ın Kitabı’na çağırdılar. Mesela Hz. Musa (as) Tevrat’a çağırdı. Hz. İsa (as) İncil’e çağırdı. Mehdi (as) da insanları Kuran’a çağıracaktır.
Hikmet Allah'ın beğendiği bir güzelliktir. İnsanların bir kısmı bol konuşurlar ama hikmetsiz olur. Hikmetin çok bol bilgiyle, bol lafazanlıkla alakası yok. Adam yürüyen kütüphane gibi ama o derinliği, o hikmet yönünü alamıyor. Bilginin sadece ukalalık, züppelik yönünü alıyor. Halbuki bilgi hikmet için kullanılır.
Kıyametin de ölümün de Müslümanları rahatsız edecek hiçbir yönü yoktur. Müslüman eğer kendisine zulüm yapılacağına yahut acı çekeceğine inanırsa bu Allah'ın gücüne gider. Çünkü Allah diyor ki, "Bana güven. Sen iyiysen sana bir zarar gelmez." Mümin daima Allah'a hüsnü zan edecek.

Adnan Oktar Diyor Ki... 19 Aralık 2015> Daha Fazla

Bütün mesele Allah’a candan teslim olmaktadır, Allah’ı sevmektedir. Öyle oldun mu sen yavaş yavaş yoluna doğru ilerlersin. Hızlı gitmeye çalışırsın ama Allah senin hızlanmana müsaade etmez. Mehdiyet yavaş gelişen bir sistemdir. Mehdi talebeleri de yavaş gelişirler. İstedikleri kadar can atsınlar ne yaparlarsa yapsınlar Allah o süreyi doldurtur.
Mehdiyet’in özü hikmet ve samimiyettir. Edebi, sükseli konuşmalar insanlara şarkı türkü gibi gelir, hiçbir etkisi olmaz.
Zannediyorlar ki İslam böyle büyük harcamalar, büyük faaliyetler, organize hareketler, işte el altından bir şeyler yapmak, öyle hakim olur. Kuran’a bakın, İslam’ın hakimiyeti hep metafiziktir. Bütün mesele samimi olmaktadır.
Mehdiyet’e yardım edilir. Mehdiyet iddiasıyla ortaya çıkılmaz. Dikkatlice bakın tarihe, hepsi hezimetle bitmiştir. Ama Mehdiyet’e yardım iddiasıyla çıkan herkesin; Allah yollarını açmış ve hepsi bahtiyar olmuştur.
Suni Mehdilik hareketlerinin hepsi yıkılır. Çünkü bu, Mehdiyet’le alay demektir. Allah başına geçirir. Her suni Mehdi adayı hezimetle netice alır.
Eğlence, İslam, Kuran, yemek-içmek, her şey; hayat tek bir bütündür. İslam'dan ayrı olan bir hayat yoktur. Yani "bir kısmı İslami, bir kısmı İslami olmayan" olmaz. Her nefesinde İslam vardır; eğlenirken, gülerken, uyumada, yatmada, kalkmada; aklına gelen her yerde İslam vardır. İslam'ın olmadığı bir yer gaflet demektir, perişanlık demektir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 18 Aralık 2015> Daha Fazla

Biz son derece modern bir ülke olursak, çok aydın bir ülke olursak, kadın haklarında en ileri dereceye gelirsek, bilimde, sanatta, estetikte, kalitede seçkin olursak dünyanın en güçlü ülkesi oluruz. Ama öbür türlü Ortadoğu çizgisinde kalan bir ülke olacağız, gelen vurur giden vurur, mahvoluruz Allah esirgesin.
İman zafiyetinde kişi duyarsız olur. İslam’ı yayma heyecanı olmaz. Allah’tan korkma gücü olmaz. Kendi çıkarının, kendi dertlerinin peşinde olur. Bu büyük bir felakettir.
İnsanların imanı zayıf olunca Fas’ta, Tunus’ta, Cezayir’de, Libya’da Müslümanların öldürülmesi, ezilmesi, Darwinist eğitim verilmesi onu ilgilendirmiyor. O sadece içgüdülerle hareket ediyor. Nerede düğün var, ona bakıyor. Nerede eğlence var, nerede keyif yapabilir, yani macera peşinde oluyor. İman zafiyetinin en büyük felaketi bu duyarsızlık.
İngilizler Osmanlı'yı yıkmak için Darwinizm'i ortaya çıkardılar ve akıl almaz bir darbe vurdular. Bütün dünyayı felâketin içine sürüklediler, paramparça ettiler, mahvoldu dünya. Hem 1. Dünya Savaşı çıktı hem 2. Dünya Savaşı çıktı. İki savaşın da temelinde Darwinizm vardır. Çünkü Marksist düşünce, faşist düşünce her ikisi de Darwinizm kökenli felsefedir.
PKK’nın gelişme sebebi Darwinizm’dir, askerimizin polisimizin şehit edilmesinin en temelinde yine Darwinizm vardır. Bütün hastalığın kökeni budur.
Darwinist-materyalist eğitimde Allah inkar ediliyor, peygamberlerin tamamı inkar ediliyor. Cennet, cehennem, yaratılış inkar ediliyor. Haşa, Allah'ın gücü sıfır olarak görülüyor ve bu bilim adına yapılıyor. Hükümet buna aracı olmasın, Darwinist-materyalist eğitimi hemen durdursun.

Adnan Oktar Diyor Ki... 17 Aralık 2015> Daha Fazla

Kabir azabı diye bir şey yok. Öldüğünde başka bir boyuta geçersin. Öldüğün anda sana mümin olduğun hemen hissettirilir, hemen anlarsın. O duyduğun huzurdan, rahatlıktan hemen anlarsın. Bir de Allah kuluna zulmetmez, öyle bir şey yok. Haşa, Allah öyle adaletsiz zulüm anlayışında değildir. Sonsuz akıldır, sonsuz merhamettir.
Ben size önemli bir sır vereyim, bu sırrı ömür boyu unutmayın: Allah samimi, şuur sahibi bir mümini hiçbir şekilde cehenneme koymaz ve öyle bir kişi hiçbir şekilde azap çekmez. Allah yolunda samimi kararlı mücadele ederse, dünyada da ömrü boyunca cehennem gibi bir ortam dahi olsa, Allah o kişiyi cennet gibi yaşatır. Allah’ın gücünün müthiş bir göstergesidir bu.
Türkiye sonunda dünyanın en modern ülkelerinden birisi olacak. Bağnazlık kalmayacak, dekolte giyinen hanımlar da olacak, çarşaflı olan da olacak, şehirler Paris’ten, Londra’dan çok daha güzel olacak; Diyarbakır, Siirt her yer. Müthiş azmimiz var, gücümüz var, aklımız var, imkanımız var. Bunların hepsini yapacağız.

Adnan Oktar Diyor Ki... 15 Aralık 2015> Daha Fazla

Yüz binlerce şehit verdik, gerekirse yüz binlerce şehit yine veririz. Ama Allah’a, Kuran'a, vatana, millete, bayrağa laf söyletmeyiz, inşaAllah.
Birçok yerde kum gibi bağnaz kaynıyor. Bunlara yüz vermemek lazım. Bunlar Türk Milletini yok olmaya götürebilecek gücün temel temsilcileri, bunun farkında bile değiller. Bırakılsa hem kendilerini helak edecekler hem Türk milletini helak edecekler. Kendi halinde bağnaz insanlardan bahsetmiyorum, bağnaz zihniyetin aktif olarak savunuculuğunu yapanlara sözüm. İngiliz derin devletinin siyaseti, bunlara yatırım üstüne kurulu.
Türkiye’ye, Türklere yapılan oyun, Türkiye’nin çok modern, çok kaliteli, kadın haklarına önem veren, sanata bilime değer veren yapısıyla bozulabilir. Onun dışında bu oyun tıkır tıkır işliyor gibi görülüyor; Türkiye bağnazlığın karanlığına doğru çekiliyor.
Bağnazlıkta kadın düşmanlığı devreye giriyor, kadın zıtlığı meydana geliyor, sanat, bilim, estetik kalkıyor. Gelenekçi Ortodoks tutucu sistem hakim oluyor. Ve sonra da o devlet millet yıkılıyor. Bu İngiliz derin devletinin gizli bir siyasetidir. Bu siyaseti sanatla, bilimle, estetikle, güzellikle, kaliteyle, Avrupai olmanın da üstünde çok kaliteli olarak kırabiliriz.
Bağnazlık, İngiliz derin devletinin politikası sonucu elde ediliyor. Bir ülkeyi yok etmek için bağnaz hale getirmek yeterli. Ondan sonra, o devlet zaten kendiliğinden yıkılıyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 14 Aralık 2015> Daha Fazla

Telsiz, cep telefonu, görüntü teknolojisi, internet hepsi Mehdiyet için. Cenab-ı Allah millet eğlensin diye yapmadı; İslam dünyaya kolayca hakim olsun diye yaptı.
Güneydoğu’da kardeşlerimiz çile çekiyorlar, Allah’ın izniyle bol bol sevabını alıyorlar, inşaAllah. Biraz sabırlı olsunlar. Devletimiz Güneydoğu’ya çok iyi yardım etsin. Özellikle yiyecek, giyecek yardımı. Büyük fabrikalar; tatlı fabrikaları, şeker fabrikaları, yağ fabrikaları Güneydoğu’ya bir kontenjan ayırsınlar, çok büyük sevap olur.
Bağnazlıkta evler kalitesiz olur, arabalar kalitesiz olur, sokaklar kalitesiz olur. Akılalmaz bir yozluk her yeri sarar. Kumaşların kalitesi bozulur, resmin kalitesi bozulur, yiyeceklerin kalitesi bozulur, her şey kütleşir. Bağnazlık kütlüğü, kalitesizliği savunuyor. Büyük bir tehlike bu. Buna karşı çok dikkatli olmak lazım.
Bağnazlığın ölçüsü yok, sınırı da yok, çığ gibidir; küçük başlar, büyür, gelişir ve insanları yutar ezer. Mısır’da öyle oldu, Suriye’de öyle oldu, Libya’da öyle oldu. Sadece adam öldürmeyi isteyen insanlar gelişir. Ölmeyi ve öldürmeyi isteyen insanlar gelişir. Bu yönüyle çok tehlikeli.

Adnan Oktar Diyor Ki... 13 Aralık 2015> Daha Fazla

Biz samimi davranmakla mükellefiz. Allah samimi olanlara cehennem içinde cennet yaratır. Müslümanları hiç ummadığı yerden rızıklandırır. Bunların hepsi gizli birer Kuran mucizesidir. İman ehli bunu anlar, Allah'ın gizli işaretlerini görür ama gaflet ehli bunları görmez.
Allah Kendi yolunda olanlara bereket verir, ferahlık verir; kötü niyetli olanlara da bela veriyor, dert veriyor, görüyorsunuz. Allah hayır yolda olanların önünü açar. Bu bir mucizedir. Kendi yolunda ilerlemek isteyenlere Allah alabildiğine yolları kolaylaştırıyor.
Kuran okunduğunda insan tam akıllı oluyor. Akıl kitabıdır Kuran. Beyinde aklın oluşmasına sebep olan bir nurdur. Normalde beyinde akıl oluşmuyor. Zeka oluşur sadece. Kuran’la beyin bağlantıya geçtiğinde akıl oluşuyor. Bunun dışında akıl mümkün değil oluşmuyor. Sadece zeka gelişir.
Peygamber (sav)’in vicdanı son derece rahat. Son derece huzurlu. Öyle din ihdas eden bir insanın huzursuzluğu hiç üstünde yok. Gayet masum, gayet efendi ve gayet sakin. Sabırla vahiy gelmesini bekliyor. Vahiy geldiğinde de onu oradaki hafızlar hıfz ediyorlar. Kendi de hıfz ediyor. Onun dışında hiçbir müdahalesi olmuyor.
Peygamber (sav)’de müthiş bir dürüstlük ve efendilik var. Bütün ömrü boyunca devam etmiş. Peygamberliğinin ana delillerinden bir tanesi o. Her şey makul, her şey dengeli. İnsanın tahammül edemeyeceği olaylarda müthiş sabrediyor. Hayret edecek bir affetme gücü var. Hayret edecek bir nezaket ve efendiliği var.
Sanatçıları cahil cühelanın, yobazların eline bırakmamak lazım. Çünkü yobaz her şeyi yozlaştırmak ister, her şeyi bozmak ister. O, şeytanın avanesi olmuş, güzel olan her şeyi yıkar.
Yalan herhangi bir olay değildir. Pisliktir, insanın yüzünü karartır, aklını alır, çirkinleştirir.
Yalan söylemek bir delilik türüdür ve insanların ilgisini çekmek için, insanları eğlendirmek için cahil kesimde özellikle görgüsüz kesimde çok yaygındır. Bu bir delilik türü olduğu için ve insanı aşağılattığı için hiçbir insanın buna yanaşmaması lazım. İnsanların dikkatini çekeceğim diye yahut bilmişlik yapacağım, büyüklüğünü göstereceğim diye yalan söylemek adiliktir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 12 Aralık 2015> Daha Fazla

Türkiye’nin Avrupai olması çok önemli. Bakın en gelenekçisi, en Ortodoks’u bile Avrupa’ya gitmek istiyor. Avrupa’yı beğeniyorlar. Demek ki insan fıtratına uygun bir çizgi. Resim olacak, müzik olacak, heykel olacak, güzel yollar olacak, güzel binalar olacak, güzel insanlar olacak, hayat güzel olacak. İnsan fıtratı bu şekildedir. Eğer dedikleri doğru olsaydı bunlar Ortadoğu’ya giderlerdi, Mısır’a, Pakistan’a, Hindistan’a, İran’a giderlerdi. Gitmiyorlar. Hatta bir kısmı nefret ediyor, hiçbir şekilde istemiyorlar.
Eğer Türkiye'de bağnaz görünüm artarsa Türkiye'yi bir Ortadoğu ülkesi haline getirip feci şekilde ezerler. Yani Suriye'ye ve Irak'a yaptıklarının aynısını yaparlar. Ama Türkiye, Avrupai görünümde bir ülke olursa bütün dünyada değer bulur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 11 Aralık 2015> Daha Fazla

Allah Kuran’da insanın normal akılda olmasını sağlayacak çok güzel sırlar vermiş. Bir kere kişinin kendini Allah’a adaması bütün ahlaksızlığı ortadan kaldırıyor, anormalliği ortadan kaldırıyor. Tevekküllü olması kendine yaptığı eziyeti ortadan kaldırıyor. Sabırlı olduğunda herkesle dost oluyor. Vefalı olduğunda herkesin seveceği bir kişilikte oluyor. Kendini eleştirdiğinde akli dengesi yerine geliyor. Başkası eleştirdiğinde de tamamen böyle makul, tutarlı bir insan haline geliyor, sevilen bir insan haline geliyor.
Eleştiri yapılmazsa nefis insanı akıl hastası yapar, delirtir. Müslüman kendini eleştirecek, başkasına da kendini eleştirtecek. Bunu yaptığında çok dengeli, tutarlı normal makul bir insana dönüşüyor. Akıl hastalığı varsa gidiyor üstünden. Delilik gidiyor, saldırganlık gidiyor. Tutarsızlığı, kendine azap vermesi ortadan kalkıyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 10 Aralık 2015> Daha Fazla

Kişi öğütten rahatsız oluyorsa bu şeytani bir rahatsızlıktır. Öğüt, küfürde zehir etkisi yapar. Öğüdü dinlemek bile istemezler.
Müslüman kendisine öğüt verildiğinde memnun olacak, fenalık geçirmeyecek, bu şeytandan. Nasıl namazdan rahatsız olur şeytan, Allah’ı anmaktan nasıl rahatsız olursa, öğüt verilmesinden de rahatsız olur.
Mehdiyet’e olan sevgilerinden, Hz. Mehdi (as) ile ilgili rivayetleri saklamadaki titizliklerinden dolayı bütün Şia’yı Şiileri tebrik ediyorum. Hadisler ahir zaman olayları ile tam mutabık. Hz. Ali (ra)’den gelen ve alenen tahakkuk eden, mucize olan hadisler. Hep Şia’dan geliyor. Ehli Sünnet kaynaklarında bu rivayetleri bulamazsınız.
Hz. Mehdi (as)’ı seveni Allah sever. Mehdiyet’e bağlananı Allah mutlu eder. Mehdiyet’te bereket vardır.
İnsan kendi kendini bilmez, bu açıdan, eleştiri mükemmel bir nimettir. Fakat şeytan bunu bir felakete ve bir acı sarmalına çevirmiş. Eleştiri insanlarda çok yıkıcı etki yapıyor. Mahvoluyor, insanlıktan çıkıyor adeta. Şeytanın verdiği azaba bakın. Lehine olan, son derece hayrına olan, nimet olan bir şeyi ona nasıl gösteriyor.
Bir kişinin diğer bir kişiyi eleştirmesi en kaliteli ayna demektir, ne güzel. Saçını düzeltiyorsun, elini yüzünü düzeltiyorsun. Eleştiren birini bulabilmek, altın kıymetindedir, çok büyük bir nimettir. Ama dürüst samimi eleştiren. Can yakmak için, rahatsız etmek için değil. Doğru eleştirecek.

Adnan Oktar Diyor Ki... 9 Aralık 2015> Daha Fazla

Ürdün’e yardım etsin diğer ülkeler. Ürdün’de mülteci sayısı bir buçuk milyona yaklaştı. Para vermek lazım, imkan vermek lazım, yiyecek, giyecek. Zengin Arap ülkeleri habire parayı silaha akıtıyorlar. Silaha verme de işte o garibanlara ver, rahat etsinler.
Benim Mehdiyet’i anlatımımdan bu kadar çekinmelerinin nedeni, hurafesiz anlatmam. Doğru olduğuna kesin kanaat getirttirmem. Yoksa ben böyle hurafe tarzı ile anlatsam bayılırlar. Hiçbir sorun çıkmaz, kızan falan da olmaz. Kimse bir şey demez.

Adnan Oktar Diyor Ki... 8 Aralık 2015> Daha Fazla

Sevgi hayatın birinci şartı. Su gibi, hava gibi. Hava alamadığın zaman ölürsün, sevgi olmadığında ölürsün, dünya ölür, kainat ölür. Sevgisiz yaşanmaz. Sevgide de pazarlık olmaz. Diğergamlık vardır, fedakarlık vardır, küçük şeylere tenezzül etmezsin.
Sevgi, merhamet ve şefkati getiriyor. O zaman kimseyi öldüremezsin, asıp kesemezsin. Akılla ilimle halledersin. Sevgiyle, ikna ederek halledersin.
Bütün dünya için en önemli sosyal ve siyasi temel; sevgi. Şifa kaynağı sevgi. Bu olmadığında bütün sistem bozuluyor. Siyaset de batıyor, ticaret de batıyor, hukuk da, her yer birbirine giriyor. Çok acımasız bir ruh hâkim oluyor her yerde.
Sevgiyi lüks olarak görüyorlar, olursa iyi olur. Olmuyor işte, sevgi olmadığında savaşlar oluyor. Terör, anarşi, dehşet oluyor. Hiç kimse güvende olmuyor.
Bağnazlığa Türkiye’nin asla prim vermemesi gerekiyor. Modern insanların olduğu Norveç gibi, Hollanda gibi, Danimarka gibi bir ülke olması lazım Türkiye’nin. Bütün şehirlerin Paris, Londra gibi olması lazım. Müzik olsun, resim olsun, heykel olsun, güzellikler olsun. Şehirlerin her yeri sanat galerisi gibi olsun. Dekolte hanımlar da olacak, başörtülü hanımlar da. Alabildiğine bir fikir özgürlüğü ve güzellik ortamı olması lazım.
Enaniyetli olan insanlar denesinler, baksınlar görecekler. Yarı deliyken, makul tutarlı bir insan haline gelirler. Herkes de görür, etrafı çevresi de görür. Şartı; kendini eleştirecek.
Enaniyetli olan insan haklı bir eleştiri olduğu halde tahammül edemez. Morarır, kızarır, midesi tutar, tansiyonu çıkar, delirir adeta. Çünkü enaniyetine ağır geldiği için, vücudu ene kesildiği için vücutta müthiş alerji meydana getirir. Ama kendisi bizzat eleştirdiğinde o enesi paramparça olmuş oluyor. Enesinin artık vücuduna saldırması duruyor. Vücut dinginleşip sakinleşiyor. Akli dengesi yerine geliyor. Ondan sonra makul tutarlı konuşmaya başlıyor.
Cenab-ı Allah, “İnsan kendini müstağni gördüğünde azar” diyor. Kendini müstağni görmesi ne demek? Kusursuz görüyor. Mesela eleştirirsin anında cevap verir. Eleştirirsin cevap verir. Hastalığa yakalanmıştır.
Enaniyete büyüklenmeye karşı en iyi tavır Allah’a karşı boyun eğici olmak, tevekküllü olmak, sabırlı olmak, mütevazı olmak, büyüklenmemektir. Bunun en kestirme kesin ilacı olarak Kuran’da, “Kendinizi eleştirin” diyor Allah. Herkesin içinde de, yalnızken de kendini eleştirmesi lazım şahsın.
Bir insan çok enaniyetli ise, kendini çok beğeniyorsa, büyüklük gururu varsa vücudu enaniyet kesiliyor. Tamamı ene kesiliyor. Vücudu hastalanıyor. Yani akıl hastası gibi oluyor. Firavun’da, Nemrut’ta olan odur. Akli dengesini kaybediyor. O zaman tabii vücuduna şeytan oturuyor, yerleşiyor. Artık dengeli hareketler yapamıyor. Makul davranamıyor.
Dürüst, sevgi dolu, sevecen bir bakış mümin için gıdadır. Cennette de bu güzelliğe dikkat çekilmiştir. Gözlerini yalnızca eşlerine çevirmiş, tutkuyla eşlerine bakan hanımlardan bahsedilir. Allah, birinci öncelik olarak bakışlarına dikkat çekmiştir Kuran’da.
İslâm sevgi, merhamet, barış, kalite, güzellik, demokrasi, derin düşünme, bilim ve sanat. Her türlü güzelliktir. Ama bağnazlıkta böyle bir anlayış yok. Bağnazlıkta sadece acımasızlık vardır. Dünyayı hem kendine cehenneme çevirir hem de insanlara cehenneme çevirmeye kalkar.
Gelenekçi Ortodoks sistem bir felaket ve helaket sistemidir. Ve bütün dünyada Müslümanlara karşı nefrete sebep oldu. Bu nefret gittikçe artıyor ve Avrupa'da da aşırı sağ güçleniyor bu gelenekçi Ortodoks Müslümanım diyenlerin yüzünden. Hem kendini yakıyor hem İslâm’a, bütün mazlumlara zarar veriyor.
Devlet, gençliği kendi haline bırakmamalı. PKK, gençliği kendi haline bırakmıyor. Eğitiyor ve şuurlandırıyor. Marksist şuurla, komünist düşünceyle terörist, Stalinist mantıkla eğitiyor. Devletin eğitiminde karşı cevap yok. Adamlar tek yanlı gelişiyor o zaman.
Teröre karşı çok esaslı bir kültürel mücadele, esaslı bir gençlik şuurlandırması gerekir. Bir kere milli şuur dersi konması lazım gençlere, haftada üç kere milli şuur dersi. Komünizm nedir, Marksizm nedir, nasıl mücadele edilir, terörizm nedir? Darwinizm’in materyalizmin yanlış yönleri nelerdir? Bunlar anlatılması lazım.
Teröre karşı akıl almaz bir cesaret, akıl almaz bir ataklık ve düşmanın hiç ummadığı bir karşılık verilmesi lazım. Çılgın olduğunu hissettireceksin. Sakin sakin mücadele edersen adam sakin sakin her gün asker-polis şehit etmeye devam eder. Abandın mı yalvarmaya başlıyorlar.
PKK’ya karşı sakin, ılımlı bir politika izlenmesi olmaz. Hukuk çerçevesinde, çılgın bir politika izlenmesi lazım. Çünkü şehit azizdir. Her gün şehit veriliyorsa bu bize meydan okumadır.
Şu dehşete ve şiddete verdikleri dikkate bak, verdikleri emeğe bak. Kana verdikleri emeğe bak. Aynı emeği sevgiye verseler dünya çok kısa sürede cennete döner. Ama tabii Allah’ın sevilmesi şart. Allah Kendi sevilmeden dünyayı cennete çevirmez. Allah’ın sevilmesi, Allah’tan korkulması şart.

Adnan Oktar Diyor Ki... 7 Aralık 2015> Daha Fazla

Her şey güzel olacak. Tevrat’ta 3500 yıl önce belirtilen Kral Mesih - Moşiyah yani Şiloh hakikaten dünyanın kurtuluşuna vesile olacak. Onun çağına geldiğimizi de bütün alametlerden, göksel ve yerdeki alametlerden görüyoruz. Bu akan kanlar Moşiyah’ın çıkış alametleridir.
Armageddon Hz. Mehdi (as)’ın çıkışının son büyük alametlerindendir. Yavaşlatılmış bir Armageddon da seyredebiliriz, hızlandırılmış bir Armageddon da seyredebiliriz. Ama Armageddon şu an tam ilgili bölgede devam ediyor zaten.
İslam aleminin bir başı olursa, bir lideri olursa o gün, o saat terör, anarşi durur. Savaşlar durur, felaket durur, bölünmeler de durur, parçalanmalar da durur. Her şey kökünden hallolur.
İslam katliamı durduran bir sistemdir, sevgiyi getiren bir sistemdir. Eğer katliam oluyorsa bir yerde İslam uygulanmadığından, İttihad-ı İslam olmadığındandır. Müslümanların başında birisi olsa şu terör, şu anarşi olması mümkün mü? Değil.
Münafıklar hayvan vahşiliğinde oluyor. Mesela sinirlenmeleri, kontrolsüzlükleri, akılsızlıkları yani delice ve hayvandan da ileri oluyor. Çok vahşiyane oluyor. Allah onlara hayvanat cinsinin en aşağıları olarak alıyor. Hayvandan da aşağıdırlar diyor.
Müslüman’ın, münafığı ve hasta adamları desteklememesi lazım. Mutlaka samimi insanlara destek vermesi lazım. İşine gelmese dahi çıkarıyla çatışsa dahi böyle yapması lazım.
Kuran’da gösterilen ahlak, en yüksek en derin ahlaktır. En derin aklın ortaya çıkacağı en mükemmel hayat şeklidir.
Dini yaşamada pasif davrananlar, cahiliye yaşamına karşı müthiş bir istek duyuyorlar, derin bir hayranlık duyuyorlar. Müslümanlar arasında da, o cahiliye hayatını yaşatmak istiyorlar.
Kâfirlerde ve münafıklarda bir sürü ruhu vardır. Hayvanlarda olduğu gibi. Ortak hareket ederler. Mesela ren geyikleri falan nasıl bizon sürüleri, küfür de öyle sürü halinde hareket eder. Bir yerden bir tehlike geldiğinde, bizon sürüsü olduğu gibi ona saldırmaya başlıyor. Küfürde de öyledir, toplu hareket etme özelliği vardır.
Müslümanların çok basiretli ferasetli ve çok akıllı olması lazım, uyanık olması lazım, uyuşukluğa gelmez. Su uyur, münafık uyumaz. Her an hastalık yeniden gelişir. Müslümanlar mesela tatlı tatlı anlatıyorlar ama adam içinden alay eder, dinlemez bile.
Bazen mümin münafığa çok benzer ama değildir, geçici bir hastalığa tutulmuştur. O hastalıktan onu kurtardığında, o normal Müslüman olarak devam eder. Ama münafığa da aynı tedavi yapıldığında -burada çok büyük bir tehlike var- aynı kurtulmuş gibi onda da görüntü olur, fakat o alttan alta devam eder.
Münafıklar dünyadaki Müslümanların durumlarını düşünmedikleri gibi bir de o zorlukları ve sorumluluğu üstlenmediklerine seviniyorlar. Akıllı oldukları kanaatindeler. Tedbirli davranıyor, mesela Müslümanlardan uzak duruyor, olaylardan uzak duruyor. “Ne kadar akıllıyım ben” diyor, “Ne kadar isabetli hareket ediyorum” diyor. Başına gelen belanın farkında değil, müminlere gelen nimetin de farkında değil. O cehennemin dibine biraz daha yol almış oluyor, müminlerin cenneti daha da parlamış oluyor.
Münafık, Kuran’la Peygamber (sav)’i kendince kandırmaya çalışıyor. Diyor ki “Allah ayette ailenizi koruyun demiyor mu?” diyor, “Ticaret helal yol olarak gösteriliyor, ben bunu yapıyorum” diyor. Tamam da, her şeyde Allah’ın rızasının en çoğunu araman lazım, dürüst ve samimi olman lazım. Orada Müslüman hanımlar, mazlum Müslümanlar şehit ediliyorlar, sen ticaretten bahsediyorsun. Haysiyetsizlik yapma, aklını başına al, deliliği bırak. Orada adam öldürülüyor, Müslümanlar şehit ediliyor, senin ticaretin daha mı önemli, bu kadar mı akılsızsın?
Münafıklar Peygamber (sav)’e diyorlar ki, “Bizim evimiz açıkta”. Ne demek açıkta? “Çoluk-çocuk var evde oturuyorlar, onların eğitimi var, onlarla ilgilenmemiz lazım. Hanıma yiyecek götürmemiz lazım, onunla ilgilenmemiz lazım. Dükkan da açıkta” diyor. “Ticaret yarım kaldı, onunla ilgileneceğiz” diyor. Kardeşim, tamam da Müslümanları boğup-öldürüyorlar, şehit ediyorlar. Senin dükkanın mı önemli, o mu önemli?
Birçok insanı İslam’ın hakimiyeti ilgilendirmez, o kendi yaşamını esas alır. Evlensin, çoluk-çocuğa karışsın, işini gücünü kursun ama Müslümanları da kullanmak ister, Müslümanlığı kullanmak ister. Asıl kendi hırslarını esas alır. İslam onun için, iyi kullanılacak bir zemindir. Çevre için, ticaret için, evlenmek için.
Sen geçici dünyayı istersen Allah dünyayı senden sürekli kaçırır, dünya bu sefer başına bela olur. Halbuki fedakar insanlarla dünya güzel olur. Mesela Peygamberimiz (sav) fedakardı, diğergamdı. Sahabeler fedakardı, diğergamdı. Hiçbiri çıkarcı değildi. Çıkarcı insanların olduğu toplumlar çöküyor.
Birçok insan zevkini keyfini düşünür, İslam’ı da kullanır. İşte ticaret yapsın, yesin, içsin gezsin, evlensin, işine gücüne baksın. İslam aleminin büyük bir kısmında bu zihniyet var. O yüzden de Allah mahvediyor İslam alemini. Allah Kendisine yönelmelerini istiyor, yönelmiyorlar. “Geçici olan dünyayı istiyorsunuz” diyor Allah, “Halbuki ahiret yurdudur hayırlı ve güzel olan, bir bilseydiniz” diyor.
Hz. Mehdi (as) aydın bir dünya oluşturacak, İslam alemine modernliği getirecektir. Kadınların özgür yaşayacağı, gençlerin özgür yaşayacağı, müziğin, resmin, heykelin, sanatın her türlüsünün en yüksek güzellikte yaşanacağı bir ortam Hz. Mehdi ile mümkün olacaktır.
Türkiye’nin bir Avrupa ülkesi gibi olması gerekiyor, Norveç gibi, Danimarka gibi, Hollanda gibi. Kadınların özgür olduğu, sanatın, bilimin, estetiğin alabildiğine yaygın olduğu bir ortam olması lazım. O zaman Avrupa ve Amerika bölgede bir PKK devleti istemez, Türkiye yeter.

Adnan Oktar Diyor Ki... 6 Aralık 2015> Daha Fazla

Armageddon Irak savaşıyla başladı, yavaş yavaş gelişiyor. Irak’ta bir buçuk milyonun üstünde insan şehit oldu. Suriye’de 400 bin, yine Afganistan’da yüz binlerce. Bunlar Armageddon’un ayak sesleri işte. Şu anda da geniş çapta devam ediyor Armageddon.
Allah müminleri özenle korur. Bazen Cenab-ı Allah Katına da alır. Mesela Hz. İsa (as)’ı Katına aldığı gibi. Hz. Yahya (as)’ı, Hz. Zekeriya (as)’ı şehit olarak yanına aldığı gibi ama, her halükarda müminin lehine olur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 5 Aralık 2015> Daha Fazla

Bir adam anasından PKK’lı doğmaz sonra PKK’lı olur, eğitimle PKK’lı olur. Darwinist-materyalist eğitimi kesersen, Stalinizm’in, komünizmin çirkinliğini anlatırsan adamı kazanırsın. Bu kadar basit. Adamı öldüreceğine, beynindeki fikri, şeytanı öldür. Adamın beynindeki şeytanı öldürürsen adamı kazanırsın.
PKK’yla da IŞİD’le de fikirle mücadele edilmesi lazım. IŞİD gece-gündüz eğitimle militan elde ediyor. Adam IŞİD’li doğmuyor, sonradan oluyor. Nasıl oluyor? Eğitimle oluyor. Sen de karşı eğitim verirsin, düzeltirsin.
Meyvenin bitkisi atomu tanıyor, demir atomunu tanıyor. Mesela miligramı tamamlandığında, üzümün içinde olması gereken kadar demir girdiğinde artık bir daha demir almıyor içeriye, tamam diyor. Magnezyum yeteri kadar aldığında magnezyum bir daha almıyor. Kalsiyum yeteri kadar aldığında, o meyveye has oranı oluşturduğunda bir daha almıyor.
Allah ne kadar güzel süslemiş meyveleri. Birçok insan değer vermiyor. Halbuki insan aklının milyonlarca misli daha zeki ve daha usta. İnsan tek bir üzüm tanesinin ne biçimini verebilir, ne tadını verebilir, ne o kalsiyum, magnezyum, çinko dengesini tutturabilir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 4 Aralık 2015> Daha Fazla

Dünyanın en modern ülkesi olalım. Çok modern bir devlet yapılanması olsun. Hanımlar ön planda olsun. Müzikte, sanatta, estetikte dünyanın en ilerisi olalım. Bağnaz tutucu görünüm bize yakışmıyor. Türkiye'yi bu yüzden yok etmek istiyorlar. Ve PKK’ya kapılar sonuna kadar açılıyor.
PKK yaklaşık 40 yıldan beri Müslümanları inim inim inletiyor. Türkiye sınırları içerisinde büyük bir bölgeye alan hakimiyeti kurdular. Güneydoğu’da sınırı dıştan boydan boya sardılar. Bunları yok hükmünde görüp gidip orada cahil bilgisiz Müslümanlarla Türk askerini karşı karşıya getirmek çok büyük günah olur, çok büyük bir hata olur.
Türkiye olarak Müslümanlarla çatışacak bir sistem içine hiçbir şekilde girmememiz lazım. Müslüman kanı akıtmak haram olur, uğursuzluk getirir, çok büyük bir felaket olur. PKK fitnesi varken Mehmetçiği Müslümanların üstüne göndermek çok çok büyük bir hata olur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 3 Aralık 2015> Daha Fazla

İttihad-ı İslam planla projeyle olacak bir şey değildir. Suriye’nin konumu, Irak’ın konumu gelişirken gökte de Allah, hadiste çıkacağı haber verilen kuyrukluyıldızlarla işaretini veriyor. Bunlar insanların yapabileceği şeyler değil. Biz iki uçlu kuyruklu yıldızı göğe koyamayız. Olaylar tamamen kader içinde akıyor gelişiyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 2 Aralık 2015> Daha Fazla

Mehdiyet insanların korkacağı bir şey değildir. Mehdiyet sevginin, neşenin, hayatın güzelliklerinin yaşanacağı bir devir ve sistemdir. Hatta Peygamber Efendimiz (sav) mezardaki ölülerin bile bu hayata imreneceğini söylüyor. Hayatta olanlar da ömürlerinin uzun olmasını isteyecekler.
Güzele düşmandır deccal, güzel olan her şeye düşmandır. Bağnazlığı da deccal ele geçirmiş, onlar da güzel olan her şeye düşmanlar.
Deccal güzelliğin düşmanı, şehirlerin, eşyanın, hayvanların, bitkilerin düşmanı. En başta insanın düşmanı ama onun da üstünde Allah'ın düşmanı. Allah'ın yarattığı, güzel gördüğü her şeyi yok ediyor. Canlıları yok ediyor, malları yok ediyor, hayvanları yok ediyor, bitkiyi yok ediyor.
Bağnazlar güzellik gördüklerinde felç olurlar. Onların hayatı hep pistir. Eşleri pis, yemekleri berbat, evleri, konuşmaları, ağzı berbat, ayakkabısı berbat, her yerinde bir kir olur. Kaliteli, güzel insanlara alışmadıkları için, gördüklerinde adeta şoka giriyor, bir türlü hazmedemiyorlar.

Adnan Oktar Diyor Ki... 30 Kasım 2015> Daha Fazla

Dinin aleyhinde gazetelerde, radyolarda, sokakta, aile içinde birçok yerde müthiş bir muhalefet var. Müslüman buna rağmen imanlı olduğunda çok fazla sevap alıyor.
Hannas olan insanların, vesveseci insanların vesveseye yönelik konuşmaları Müslümanların imtihanı bakımından çok makbuldür. Allah tarafından özel yaratılır.
İns şeytanların çirkin sözleri, saldırıları, tuzak hazırlıkları, kahpelikleri her türlü pislikleri sevabı son derece artıran, Allah tarafından düzenlenmiş, Allah tarafından fırsat olarak verilmiş nimetlerdir.
Ateistlerin varlığı, din aleyhtarı her türlü yazı, konuşma, dinle alay edilmesi, Müslüman’ın sevabını artırmak içindir. Ona rağmen Müslümanlığa devam ediyorsa bu makbul oluyor.
Cennette zaman müminler için sonsuz oluyor. Çünkü Allah’ın ruhunu taşıyorlar. Allah’ın ruhu sonsuza kadar ölmez. Allah nasıl ölmüyorsa, ruhu da sonsuza kadar ölmez. Allah insan için de “Ruhumdan üfürdüm” diyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 29 Kasım 2015> Daha Fazla

Hadislere göre, felaketler o kadar şiddetlenecek ki insanlar başları derdine düşecekler. Kimsenin, menfaatini düşünecek hali olmayacak. Tahmin tahayyül edemeyeceği şekilde tırmanacak olaylar. Kurtuluş için İmam Mehdi (as)’ın zuhuru kesin. Yani ikinci bir yol yok.
Müslüman Müslüman’ı öldürüyor. Müslümanların başında bir lider olsa konu bitecek. İslam Birliği olsa bütün Müslümanlar kurtulacak. O gün, o saat kurtulurlar. Bir manevi lider, bir sevgi bağıyla lider, bütün terör, anarşi gruplarını durduracak. Sevgiyi, kardeşliği esas alan bir ruhu bütün İslam âlemine yayacak, herkese birbirinin velisi olduğunu gösterecek.
İttihad-ı İslam'a direnmek haram, Müslümanların başına bir lider seçmesi farz. Her gecikme haramın katlanarak artmasına sebep oluyor, her öldürülen insandan, her mazlumdan Müslümanlar sorumlu oluyorlar. Çünkü inatla İttihad-ı İslam'ı istemiyorlar, inatla Mehdiyet’e tavır alıyorlar. Tavır aldıkça da cinayetler, ölümler katlanarak artıyor.
Hayatında neler yapacağı zaten kaderinde belli, neler olacağı da belli ama adam telaş ediyor. Ve bunu Allah en iyi şekilde yapmış, olabilecek en mükemmel şekilde yapmış. Şimdi telaşın anlamı ne? Yani akılcı hiçbir yönü yok, mantığı da yok. Çünkü konu bitmiş zaten. Boş yere telaş etmiş oluyor. Cenab-ı Allah her şeyi en güzel şekilde yaratıyor.
Beyne durduk yere bilgi akmaz. Beynin terbiye edilmesi gerekiyor, eğitilmesi gerekiyor. Vur kafayı yat, öyle bir şey olmaz, özel olarak uğraşacak insan. Düşünme namaz gibi ibadettir.
O çocuğun denizde sahile vurmasının nedeni Müslümanların baş seçmemesidir, yani birleşme kararı almamalarıdır. Ama birleşme kararındaki en önemli şey baş seçilmesidir. Baş seçmeden "Birleşelim" diyor herkes, bütün devlet başkanları falan. Sen başı seç, bak adam birleşiyor mu birleşmiyor mu? "Başımız bu" dersen zaten birleşme olmuş oluyor.
Müslümanların bilgi eksikliğinin en galiz yansıması birleşmeyi kabul etmemeleri ve başlarına bir lider seçmemeleridir. Birleşseler o gün konu biter. Ne terör ne anarşi ne kavga olur, ne de böyle Müslüman katliamı olur. Baş seçmemelerinden kaynaklanan, her gün akıl almaz cinayetler ve acılar oluyor.
"Tevekkül edin." diyor Allah. Tevekkül ancak bir konsantrasyon, inanç ve kararlılıkla oluşur. Durduk yere tevekkül olmaz, "Ben Müslümanım zaten, bana tevekkül gelsin." böyle olmaz. Uğraşıp, emek verip düşünmesi lazım, o zaman Allah ona veriyor onu.
Allah, "Derin düşünün." diyor. Çünkü derin düşünmede Cenab-ı Allah özel bilgi sunuyor. Yani derin düşünme bir ibadet şekli. Derin düşünmeye niyet edildiğinde Allah o şahsa özel derinleşme bilgisi veriyor. Ve şahıs onun konforunu yaşıyor. Ama düşünmeden, durduk yere bilgi gelmiyor. Emek vermeden bilgi gelmiyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 28 Kasım 2015> Daha Fazla

Terörle mücadelede caydırıcı güç önemlidir. PKK’ya karşı her poliste otomatik silah olması lazım. Bir de en az üstünde 200-300 mermi olması gerekir, en az 3-4 tane de el bombası, akıl almaz caydırıcı olur. PKK roketatarlı dolaşıyor, polis tabancayla dolaşıyor olur mu böyle şey? Polisin üstü cephanelik gibi olacak.

Adnan Oktar Diyor Ki... 27 Kasım 2015  > Daha Fazla

Türk İslam Birliği düşüncesini bölge kabul eder. Ama Amerika’nın bu hegemon mantığını kabul etmezler. Bir daha Osmanlı diye bir şey olmaz. Selçuklu diye bir şey olmaz. İşte Oğuzhan dönemine bir daha dönülmez. Sultan Alparslan dönemine bir daha dönülmez. Neye dönülür? İleriye dönülür. İleri nedir? Mehdiyet’tir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 27 Kasım 2015> Daha Fazla

Büyük olaylar olacak demiştim. Biz engellemek için bayağı uğraşacağız. Ama olur. Ahir zamanı anlattığımızda hikaye anlatıyoruz zannediyorlardı. Ahir zaman kapıya dayandı. Demek ki doğruymuş sözüm. Görmedim, duymadım, anlamadım yok. En görmeyen bile görmeye başladı, en duymayan bile duymaya başladı. 2019’a kadar açılmadık göz, görmeyen göz kalmayacak.
Osmanlı’daki derin devleti Allah idare eder. Rusya’daki, Amerika’daki derin devleti Allah idare eder. Allah’ın dediğinin dışında derin devletler milim santim hareket edemez. Nasıl elektronlar yörüngede belirli bir hızla dönüyor ve o yörüngeden hiçbir şekilde çıkamıyor, derin devletler de yörüngeden çıkamaz. Kendi kafasına göre hiçbir hareket hiçbir konuşma yapamaz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 26 Kasım 2015> Daha Fazla

Bir Kürt’e PKK’lı demek en büyük hakarettir. Kürtler benim kendi özüm, kanım, kardeşim. PKK ise dünyadaki bütün pisliklerin, bütün alçaklıkların toplandığı haysiyetsizler ordusu. Kürtlere hakaret ettirmem.

Adnan Oktar Diyor Ki... 25 Kasım 2015> Daha Fazla

Biz, “Sevgi mutluluktur, şifadır” sözüyle şeytanın beynini parçalıyoruz. Şeytanın en rahatsız olduğu, en nefret ettiği söz, sevgi sözüdür.
Hiçbir ülkeye, hiçbir ırka, hiçbir dine düşmanlık olmaz. Hepsini seven, sayan, koruyup-kollayan bir ruhun, bir ahlak anlayışının her yere hakim olması lazım.

Adnan Oktar Diyor Ki... 23 Kasım 2015> Daha Fazla

Göz olmadan insan göremez diyorlar değil mi? Peki beynin içindeki elektriği üç boyutlu ve renkli görüntü olarak gören? Ne bu? Gözü yok, siniri de yok hiçbir şeyi yok. Sadece o elektrik akımına bakıyor, bütün görüntüyü üç boyutlu olarak görüyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 22 Kasım 2015> Daha Fazla

Belanın geliş anı çok kıymetlidir. Güzel bir imtihan anıdır. Mümin o fırsatı kaçırmayacak. “Ya Rabbi, Senden geldim Sana döneceğim, Seninim, her şeyi Sen yaratırsın. Bana gelen musibet daha meydana gelmeden o Sen’in katında hazırdır. Ben Senin vereceğin her türlü imtihana hazırım” diyecek. “Her türlü hayra muhtacım, bu imtihanı güzellikle yaşamamı bana nasip et” diyecek. Etrafındakiler de onun o imtihanını tebrik etmeleri lazım. Telaşa kaptırmak olmaz.
Yetmiş perde sarmış Hz. Mehdi (as)’ı, görebilene aşk olsun. Öyle bir sarma ki Hz. Mehdi (as) kendi bile kendisini göremiyor. Öyle bir derecede sarmış Cenab-ı Allah. Tevrat tefsircisi hahamlar diyor ki, “Annesi, babası, ailesi onlar da fark edemezler Moşiyah Mehdi’yi.” O kadar perdelenmiş.
Dünya İsrail’in tersine döndü. İsrail dindar olsun, Allah'a dönsün. Bu Allah'tan onlara ilahi bir uyarı. Tevrat'ta var bu; Tevrat'ın aslına dönmezlerse Allah'ın kalplerine korku salacağı, dünyanın her yerinde aşağılanıp ezilecekleri ve şiddet görecekleri belirtiliyor. Museviliğin kurtuluşu dindarlıktadır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 21 Kasım 2015> Daha Fazla

Allah renkliliği sever. O renkli dünyanın içerisinde hastalıklar oluyor, dertler oluyor, olaylar, kavgalar, gürültüler, baskılar, sıkıntılar, zorluklar; insan tüm bunların arasından geçerek yükseldi mi Allah onu seviyor.
Kadın hakları, özgürlük, demokrasi, müzik, resim, sanat, heykel, güzel olan her şeye hükümet sahip çıksın. Kaliteye hükümet sahip çıksın, estetiğe hükümet sahip çıksın. “Bunlar Türk Milletinin vasfıdır” desin.
Hz. Mehdi (as)’ın özelliği bastığı her yerde şeytanın ayağını kırmaktır. Faşizmin ayak seslerini yok etmektir. Özgürlüğü, sevinci, bayram ruhunu, iman neşesini bütün dünyaya tattırmaktır. Müthiş bir sosyal adalet oluşturmaktır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 19 Kasım 2015> Daha Fazla

Vefa Allah için olur. İmansız olan insan için vefanın faturası ağırdır. Başını belaya sokar. Mümine ise bereket ve nur getirir, güzellik getirir. Müthiş bir güzelliktir, yiğitliktir. Sabrın her dakikası saniyesi iman etmeyen bir insanın kemiklerini çatırdatır, acayip ıstırap verir. Ancak imanla sabredilir. Onun için insanlar Kuran’a mecburlar.
Güzel ahlaklı olayım demekle insan güzel ahlaklı olamaz. Allah’tan korkarak, Allah’ı severek güzel ahlaklı olunuyor. Yoksa cömert olamaz. Birine mal verdiğinde adamın içi yanar. Affetmek acayip kızdırır. Eğer iman yoksa, Allah korkusu yoksa affetmek çok sinir bozucu bir şeydir.
Topluluk olarak insanların mutlu yaşaması için gereken en akılcı en mükemmel düzenleme Kuran’ın içinde mevcuttur.
Kuran dikkatlice incelendiğinde dünyada cennet gibi yaşanması için gereken bütün mükemmel kuralların çok iyi işlendiğini görürüz. Yani Kuran tam uygulandığında şahıslar fert fert bir kere çok mükemmel yaşıyorlar. Çok dengeli oluyorlar. Toplum da çok mükemmel yaşıyor
Müslümanlar için en önemli şey imanın güçlü olması. İman zafiyeti insanları perişan ediyor. Dünyadaki en büyük sorun iman zafiyetidir. Kuran'ın en az yüzde 70’inde insanların iman zafiyetinden bahsedilir, iman hakikatlerinin öneminden bahsedilir.
Bazı insanlara dikkat edin, kendine tek kelime söyletmez. Hepsine teker teker açıklama yapar. Hakikaten eleştirilmesi gereken bir şeyi kabul etmez. O ağır tahribat yapar ve kişide çok ciddi psikolojik sorun meydana gelir. Bakın, görürsünüz. Ama kendini eleştirenler çok halim olurlar. Çok dengeli, tutarlı olurlar. Onu da görebilirsiniz. Kuran’ın bir mucizesidir bu.
Makul, dengeli olmak için mutlaka nefsi eleştirmek lazım. Arada sırada da olsa mutlaka eleştirmek lazım. İnsanların içinde de eleştirmek lazım. O zaman makul, dengeli oluyor insan. Bu bir Kuran mucizesidir. Elle tutulur bir mucizedir.
İnsan kendini eleştirmezse, müstağni görürse deli gibi olur. Müslüman’ın mutlaka kendini eleştirmesi ve eleştirtmesi gerekiyor. Akıl sağlığı açısından bu gerekiyor. Yoksa akıl sağlığı bozulur. Muhakeme yargısı bozulur. Basireti, feraseti kapanır. Bakın etrafınıza görürsünüz. Dengesizlik meydana getirir. Makul olmaz insan.
Sevgi büyük bir güçtür; çünkü Allah sevgiyi insanın fıtratına koymuştur. Şeytan da insanın fıtratından çıkartmaya çalışıyor. Şeytan beceremeyeceği bir işe girdi. Şeytanı ayaklarımızın altında ezeceğiz ve sevgi dünyaya hakim olacak.
Kadınlar, çiçek gibi varlıklar. Onlara bu kadar ıstırap vermenin, acı vermenin âlemi ne? Bırakın dünyada güzel yaşasınlar. O zaman Avrupa da, Amerika da Türkiye’ye sonuna kadar kapılarını açar. Bu PKK’lı alçakları da desteklemezler.

Adnan Oktar Diyor Ki... 19 Kasım 2015  > Daha Fazla

İman zafiyeti oldu mu ahlak zafiyeti de oluyor. Çünkü kişi güzel ahlakı Kuran'dan öğreniyor. İslam olmasa sabırlı olmaya yanaşmaz; “Niye sabırlı olayım?” der. “Niye affedeyim?” der. “Niye cömert olayım?” der. “Niye hakkımdan feragat edeyim?” der. Her yönden çöker insan.

Adnan Oktar Diyor Ki... 18 Kasım 2015> Daha Fazla

Kuran’da anlatılan ahlakta mülkiyet hırsı yok. Her şey herkesin oluyor. Kardeşlik ön plana çıkıyor. Herkes malını mülkünü kardeşiyle paylaşıyor. Yediğini, içtiğini, elbisesini, eşyasını, her şeyini. Bir yere bir şey biriktirmek, hırs yapmak öyle bir şey yok. Sonradan çıkarmışlar işte ‘altının 40’ta birini vereceksin.’ Öyle bir şey yok. Kuran, ihtiyaçtan arta kalanı verin diyor.
Zulmün çözümü sevgidir, barıştır, akılcılıktır, ilim irfandır, bağnazlığa karşı Kuran hakikatleriyle yapılacak mücadeledir. Şu an anlamazdan gelenler olabilir ama çok yakın bir zamanda olaylar iyice büyüyünce anlayacaklar. Dediğimi bir yere yazın aynen göreceksiniz. Aynısı oluşacak.
Dünyanın her tarafında başkanlık sistemi ülkeleri bölünmeye götürecek tarzdadır, federasyona açık bir sistemdir. Federasyona kapalı bir başkanlık sistemi dünyada yok.
YPG'ye operasyon yapılsın. Türkiye'nin sınır boyunu boydan boya kaplamış vaziyetteler, son aşamaya geldi, Akdeniz'e ulaşmaları an meselesi. Dev bir hat oluşturup İslam alemiyle, Türklük alemiyle bağlantımızı koparmak istiyorlar. Buna asla müsaade edilmemesi lazım. Hiç vakit kaybetmeden gereği yapılsın.

Adnan Oktar Diyor Ki... 5 Kasım 2015> Daha Fazla

Musevilerde sen lanet arama. Hristiyanlarda lanet arama. Suç işleyene ve suçunda ısrar edene lanet olur. Mazlum insana lanet olmaz.
Allah’ın bir ırkı lanetlemesi Allah’ın adaletine uygun düşmez. Allah’ın lanetlediği bir kavim yoktur. İşledikleri suç sebebiyle Allah’ın lanetlediği insanlar olabilir. Suçu işleyen kimse lanetlenen odur. Yoksa çocuğunun ne suçu var? Soyundan gelenlerin suçu ne?
Musevilerin lanetlendiği iddiası bir yalandır. Böyle bir şey yok. O dönemde ahlaksızlık yapan bir topluluk varsa lanetlenen onlardır. O kadar. Tövbe etmeye de kapı açık olur. Ahlaksızlıkta, zulümde kararlı olursa lanetlenir. Müslüman lanetlenmiyor mu? Ahlaksızlık yaparsa o da lanetlenir.
Allah duayı seviyor. Dua biraz gözden kaçan bir ibadet gibi görünüyor. Namazını kılarsın ama dua etsen de olur etmesen de olur gibi. Halbuki dua çok hayati.
Allah’a duaya önem vermek lazım; duayı samimi yapmak gerekiyor. Alışılmış Arapça dualar değil. Ezberliyor anlamını bilmiyor veya hoca okuyor herkes âmin diyor ama kimse ne dediğini bilmiyor. Olmaz, herkes içinden geldiği gibi samimi dua edecek.
Din hayatın kendisidir. Din hayatla iç içedir; dinde müzik de olur, eğlence de olur. Yeme içme de olur. Her şey olur. Dini böyle bir mistik tören gibi görüyorlar. O tören bitti mi de hayat yaşanır diye düşünüyorlar. Olmaz öyle bir şey. Din hayatın bütününde var.
Sevgiyi arayan kişi kendisini sevilecek bir insan olmak için eğitmelidir. Karşındaki üstün bir insandır, güzel ahlaklıdır, kendini güzel yetiştirmiştir, sen tabii ki seversin, öyle birini herkes sever. Mühim olan sen sevilecek bir insan mısın? Onu geliştir, Allah’a kulluğun nasıl, dava adamı mısın, İslam’a Kuran’a bağlılığın nedir? Allah için kendini zor şartlarda ne derece zorlayabiliyorsun, değil mi? Sarp yokuşa gidebiliyor musun Kuran’ın tabiri ile.

Adnan Oktar Diyor Ki... 4 Kasım 2015> Daha Fazla

İnsanlar Allah'tan uzak yaşayınca rahat edeceklerini zannettiler ama Allah mahvetti dünyayı, gördüler. Allah'ı kendilerince sınadılar aslında. İşte böyle yapıyor Allah. Birinci Dünya Harbi’nde, İkinci Dünya Harbi’nde de sınadılar, gördüler. Allah'ın Kitabına göre yaşanmadığında bunlar oluyor.
Mümin imanda derinleşebiliyor, Allah'a sevgide derinleşebiliyor. Allah derinleşmeye sınır koymamıştır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 3 Kasım 2015> Daha Fazla

Türk-İslam Birliği için yıllardan beri bütün Türk devletleri, İslam alemi Türkiye’nin başa geçmesini hasretle bekliyor. Başkanlık sisteminin getireceği federasyon onu ortadan kaldıracak bir sistem olur, Allah muhafaza.
Başkanlık sistemini getirirlerse ve bu da federasyona sebep olur, Türkiye parçalanırsa artık Türkiye’nin bir anlamı kalmaz. İttihad-ı İslam’a dev bir darbe vurulmuş olur. Biz İslam aleminin, Türklük aleminin son umuduyuz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 2 Kasım 2015> Daha Fazla

Allah’a yalvardığında sen zevk alıyorsun, mutlu oluyorsun. Sonsuz bir gücü sevmek insan gibi aciz bir varlık için müthiş zevklidir. "Dua ettiğinizde duanızı duyuyorum" diyor Allah ve "Duanıza cevap veriyorum" diyor. Aciz bir varlık için bu ne kadar zevkli ne kadar rahatlatıcı bir şey. Ve Allah hakikaten de duaya cevap veriyor.
Din dünyanın nasıl kullanılacağına dair kullanım kılavuzudur. Ahiret için ve dünya için neler yapmamız gerektiğini anlatır. Yoksa biz bilemezdik.
Allah hakkında sadece hüsnü zan edilir. Allah hiçbir zaman için bırakılmaz. Allah’a hüznü zan en zor şartlarda dahi bırakılmaz.
Zorluk anında tevekkül edemiyor. İşte Müslüman’ın önceden kendini buna hazırlaması lazım. Çok güçlü bir imanla, kararlı bir ruhla, derin bir aşkla, derin bir yakinle Allah’a olan sevgisini tam kalbinde oturtması lazım.
Sevginin öğrenilmesi çok kolaydır. Sevgiyi insan hemen kabul eder. Bir öncü güç ortaya çıkıp ikna etmediği için dünyada bu konu bu kadar sürüncemede kalıyor. Yoksa sevgi dünyanın en lezzetli nimetidir. İnsan fıtratı sevgiye göre yaratılmıştır. Hücreler bile sevgiyi anlar.

Adnan Oktar Diyor Ki... 1 Kasım 2015> Daha Fazla

Komünizmin en korkunç yönü, mana yok, sevgi yok, merhamet yok. Yani Allah aşkı yok, Allah sevgisi yok, sıcaklık yok.
Bir bayram başlatıyor Hz. Mehdi (as). Bir anda insanların gönlü zenginleşiyor. O ona malını veriyor, o ona parasını veriyor, o ona imkanını veriyor, herkes birbirini kolluyor. Akılalmaz bir zenginlik meydana geliyor. Mal zibil gibi dağıtılıyor, bütün ümmet bayram ediyor, bütün dünya, fakirler, garibanlar herkes.
İslam aleminde bayram Mehdiyetle birlikte başlayacak. Tek bir tane bile fakir kalmayacak. Mal sürekli dağıtılacak.

Adnan Oktar Diyor Ki... 1 Kasım 2015  > Daha Fazla

PKK'yı ideolojik yönde ezdiğimiz, gerçek yüzünü gösterdiğimiz için insan içine çıkacak halleri kalmadı. Artık herkes aşağılıyor PKK'yı. Eskiden kendilerince yüceltiyorlardı, “kutsal” gibi gösteriyorlardı.

Adnan Oktar Diyor Ki... 31 Ekim 2015> Daha Fazla

İslam toplumu bayram toplumu. Sokakta gidiyorsun, yoruldun, bir kapıyı çalıyorsun, “Selamun aleyküm” der, içeri girersin. “Beraber yemek yiyelim” der ev sahibi, oturur yersin. Akşam, “Aman kal” der, istersen kalırsın. Müslümanlık böyle, sahabe dönemi böyleydi. Sonra unutuldu bu.
Allah seni sevsin, cayır cayır yansan da ateşte, gönlün güllük gülistanlık olur. Ateşten kimsenin çekinmesi olmaz, orada ıstırap verici olan Allah’ın dostluğunu kaybetmektir. Onu anlamıyorlar. Sırf sanki ateşten korkmak gibi düşünüyorlar. Sen Allah’ın muhabbetini sonsuza kadar kaybetmiş oluyorsun, bu müthiş bir felaket.
Allah korkusu deyince silahtan bıçaktan korkmak gibi anlıyorlar. Allah korkusu Allah’ı darıltmaktan, O’nun sevgisini kaybetmekten çekinmektir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 30 Ekim 2015> Daha Fazla

Kuran’da Allah’ın namazı ölçü aldığını görüyoruz. Çünkü ayette, cehennem ehline sorulur: "Sizi şu cehenneme sürükleyip-iten nedir?" Onlar diyor ki; “Biz namaz kılanlardan değildik” diyorlar. Demek ki hayati bir ölçü. Namaz zevkli, güzel, bereketli, nurani bir ibadettir. Allah’ın bir lütfudur.
Mümin imanını hiçbir şekilde bırakmak istemez, ödü kopar. İşte imanını bırakmak istememesi, imandır. Yoksa vesvese gelir, düşünür. Ama bilinçaltında iman ediyor. Bir kere Allah’a inanmış.
Bilinçaltındaki samimi imana denir iman diye. Yoksa insanın aklı zaten gelir gider. Yani her tür düşünce kayıp geçer. Mesela, şu doğru mu bu eğri mi.. Beyin bu. Acayip fırtına şeklindedir beyindeki fikirler. O imanla ilgili değil. Onun adı vesvesedir. İman oturmuş bir şeydir. Yani bilinçle vicdanla iç içe olan, iç samimi kanaate iman denir.
Bütün ömrü mümin olarak geçmiş bir insanın, “Ölüm anında acaba imanımı muhafaza edebilecek miyim” diye endişe etmesi şeytandan bir vesvesedir. Bunu hiç kaale almalarına gerek yok. Böyle bir şey olmaz. Yani içten, bilinçaltındaki iman esastır. Yoksa kişinin aklına birçok şey gelebilir, onların hiç geçerliliği yok. Allah onun bütününe bakar.

Adnan Oktar Diyor Ki... 29 Ekim 2015> Daha Fazla

Bir kısım Müslümanlar diyor ki, "Ben iyi insanım, bana bela gelmez." O çok acayip bir şey olur. İmtihan ortamında sen hususi olarak çok ciddi şekilde kollanırsan, bu aklın ihtiyarını alır. Senin de aklın ihtiyarını alabilir. Sen de imtihan oluyorsun. Onun için mesela peygambere de hastalık geliyor.
Dünyaya hırsla bağlanmak insanlarda delice bir gayrete dönüşüyor. Bu sefer dünya onlardan kaçıyor, onlar onu kovalıyor. Ticaret onlardan kaçıyor, onlar ticareti kovalıyor. Para onlardan kaçıyor, onlar parayı kovalıyor. Müslüman’da da tam tersidir. O Allah'a doğru gider. O Allah'a doğru giderken, mal-para onu kovalar, onun peşinden gider.
Kalplerin mutmain olmasının yolu; İslam’a hizmet etmek, Kuran'ı anlamak, Allah'ı çok sevmek, Allah'tan korkmak, Allah'a sürekli yakın olmak, Allah'a hüsn-ü zan etmek. Allah'a suizan edilmez, her seferinde mahcup olur yapan. Hikmetini anlamadığı için suizan ediyor.
Müminlerden uzak durmak demek, Allah’tan uzak durmak demektir. Kuran’dan uzak durmak demek, Allah’tan uzak durmak demektir. İslam davasından uzak durmak demek, Allah’tan uzak durmak demektir.
Sen nereye gitsen zaten Allah’tan uzaklaşamazsın. Allah senin şah damarından daha yakın. Nereye kaçıyorsun? Kaçmakla Allah’tan uzaklaşacağını zannediyor, İslam’dan, Kuran’dan uzaklaşacağını zannediyor.
Sen Müslümanları bir yana bırakıp ticarete koşuyorsun ama dünya ticaretinden senin kazanacağın bir şey olsa bile o dünyada kalacak. Sen süratle ölüp gideceksin.
Peygamberimiz (sav)’i dinlemek için, bir yerde toplanmaları gerekiyor. “Ticaret var” diyorlar, “Mal geldi” herkes koşuşturuyor. Peygamberimiz (sav)’i ayakta bırakıyorlar. O koştukları her adımın hesabını verecekler. Peygamberi ayakta bırakmanın her dakikasının, her saniyesinin hesabını verecekler.
Uçağa bindiğin andan itibaren, uçakta otururken, indiğinde, yollarda gezinirken Allah sana soracak; “Müslümanlardan neden uzak oldun, İslam’dan neden uzak oldun, neden Allah’ın dinini yaymadın?” diye. Çünkü Allah diyor ki; “Ne alışveriş, ne ticaret onları Allah’ı anmaktan alıkoymaz.” Seni alıkoyuyor.
İslam’dan, Kuran’dan, Müslümanlardan uzak olduğun her dönemde, her saniye aleyhine günah yazılıyor, her saniye. O her saniyenin hesabını vereceksin. İslam’dan uzak, Kuran’dan uzak, Müslümanlardan uzak yaşamak haramdır. Sen onu kolay bir şey zannediyorsun ama o her saniyeyi ahirette açıklayacaksın.
En büyük hata; kişi hastalanıyor, ilaç alıyor, “İlaçla ben bunu geçiririm” diyor. Diyeceksin ki samimi olarak, “Ya Rabbi bu ilacı vesile et”. Veyahut yaralanıyor vücudu, bir şey oluyor, antibiyotik sürüyor, “Tamam, bu halleder” diyor. Öyle değil, “Ya Rabbi bunu vesile et” diyeceksin. O zaman o ilacı putlaştırmış olursun. İlacı yaratan, ilaca o gücü veren Allah. Beyninde onu gösteren de Allah.
Allah “Müminler ancak kardeştir” diyor. (Hucurat Suresi, 10) Velisin, yani onu hiçbir şekilde zor durumda bırakamıyorsun. Her şeyinden sorumlu oluyorsun. Bütün toplum herkes birbirinden sorumlu oluyor. O zaman cennet gibi bir ortam meydana geliyor.
Mehdi (as) en yüksek vicdandaki insandır. Siyasetçi değildir. Sadece sevgi öğretmenidir. Herkesin birbirini sevmesini sağlar, şiddeti ve dehşeti ortadan kaldırır. Sevgiyi geliştirir.
Atatürk kaliteyi halka göstermek için bizzat kendinde ve çevresinde uyguladı. Valsi gösterdi, şık giyinmeyi gösterdi, kravat, gömlek, ceket her şeyin en şık ve en güzelini gösterdi. Böyle olun dedi halka, örnek oldu.

Adnan Oktar Diyor Ki... 28 Ekim 2015> Daha Fazla

Mehdiyet’e karşı olan hiçbir hareket başarılı olamaz. Hz. İsa Mesih (as)’ın inişini reddeden her hareket yenilir.
Nasıl deccal az bir kuvvetle İslam alemine hakim oluyorsa Hz. Mehdi (as) da az bir kuvvetle hercü merc olmuş bir dünyayı birleştiriyor, az bir kuvvetle dünyaya hakim oluyor. Hep böyle Allah’ın kanunu.
Mutlaka Risale-i Nur’dan okuyun. Çünkü orada bir ruh var, Sahabe ruhu var, samimi Müslüman kişiliği var. Bunu diğer eserlerde pek bulamazsınız.
Beynimin içinde görüyorum. Beynimin içinde kim yaratıyor? Allah yaratıyor. Benim sevgim kime o zaman? Allah’a. Bağımsız olarak ben bir varlığı sevemem. Yalan söylemiş olurum, kendimi kandırırım. Onu Allah’ın yarattığını görüyorum çünkü.
Bir geminin kaptansız gitmesi mümkün değil. Dalgalar gemiyi bir oraya vurur, bir buraya vurur. İslam alemi de şu an kaptansız gemi gibi. Bir gidiyor kayalara çarpıyor, bir fırtınaya tutuluyor, mahvoluyor.
İslam aleminin başı olsaydı Afganistan’ın işgal edilmesi mümkün müydü? Irak’ta böyle sel gibi kan akması, Suriye’de kan akması mümkün mü? Hiçbir şekilde olmaz. Müslümanların başı olmadığı için bu katliam şiddetli şekilde devam ediyor.
Dünya üzerinde şu an yaklaşık 1.8 milyar Müslüman yaşıyor. Müslümanların 1924’ten beri fiilen bir başları yok. Hristiyanların var, Musevilerin var, Masonların var, herkesin var. Bir tek Müslüman aleminin yok. Bu olmaz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 27 Ekim 2015> Daha Fazla

Biz IŞİD’in şiddetine, dehşet yöntemlerine kesin olarak karşıyız, asla kabul etmeyiz. Bizde yöntem, sevgi, ilim irfan, akıl fikir. Ama IŞİD’in bu sistemi gelenekçi Ortodoks İslam anlayışından kaynaklanıyor. Onları ancak bilgiyle doğru çizgiye çekebiliriz. Kuran’la doğru çizgiye çekebiliriz, bombayla değil.
Türkiye merhametin üstadı. Mülteciler denizlerde, dağlarda o insanlar nasıl ızdırap acı çekiyor, Avrupa'nın ileri gelenleri muhatap dahi olmuyorlar. En yüksek merhameti gösteren, Türkiye. Sadece İstanbul’da bile tüm Avrupa’da olandan daha fazla mülteci var. Milletin merhametine bakın. En fazla mülteciyi biz aldık ve elimizden gelse hepsini alacağız.
İnsan kendini müstağni görürse dalalete düşer. Nefsin eleştirilmesi en makbul ibadetlerdendir, aklı açan en güzel özelliklerden birisidir. Kendini eleştirmeyen deliye döner, aklını kaybeder, mahvolur. Kendini eleştiren felah bulur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 26 Ekim 2015> Daha Fazla

Küfrün içinde yaşayamaz münafıklar, münafıklarla birlikte yaşayabiliyorlar. Özel bir kavimdirler. Onların alçaklığı daha derindir. Onun için de cehennemin en derin tabakasına gönderiliyorlar.
Kafir münafıktan üstündür. Daha ehvendir kafir. Çünkü kafir dürüst davranıyor, söylüyor “ben dinsizim” diyor. Münafık öyle değil, müminlerin içerisinde gizler kendini, alçaklık yapar. Onlardan hem menfaat umar, hem istihbarat sağlayıp onları ezdirmeye çalışır. Küfürle işbirliği yapıp onları ezdirmeye çalışır.
İmanda, var olan her şeyin sahibi olan, sonsuz güç olan Allah’a bağlanıyorsun. Acayip rahatsın. Gök taşları gökte kuzu geziyor gibi mümin için. Ama dinsiz için dehşet saçan canavarlar onlar. Mesela yerin altındaki magma bizim için ılık bir süt gibi. Ama dinsiz için bir cehennem, onu cayır cayır yakacak bir cehennem. Biz sadece Allah’tan korktuğumuz için gönlümüz rahat. Biz yerin altındaki magmadan çekinmiyoruz, sadece Allah’tan korkuyoruz. Allah’ın onu nasıl idare edeceğini biliyoruz biz, magmanın Allah’ın emrinde olduğunu biliyoruz. Magmanın her atomunun Allah’ı zikrettiğini biliyoruz. Hepsi Allah’a boyun eğmiş.
PKK’lıların yüzündeki dehşet, acı, ıstırap, yüzlerindeki çirkinlik neyle açıklanabilir? Bomboş bir kafa, tesadüfen var olduğuna inanıyor. Kainatta neler olacağını hiç tahmin edemiyor, bilemiyor. Dünyayı -haşa- bir kaos olarak görüyor kendi deyimiyle. Dehşet verici bir hayat olarak görüyor. Gelecek korkunç, geçmiş korkunç onun için, hayatı korkunç. Her an her şey olabilir. Dünyaya her an bir şey çarpabilir, kendine her an bir şey olabilir. Tam bir dehşet içinde, yalnızlık ve çaresizlik içinde yaşıyor.
Mümin, Allah’ı andığında, Allah’ı sevdiğinde kalbi ferahlıyor. Mümin bunu yaşıyor, görüyoruz. Hakikaten mutlu, hakikaten sağlıklı. Eline yüzüne bakıyoruz bayağı nurlu, bütün her yeri huzur içerisinde, kalbi ferah. Sonsuza kadar Allah ile beraber olmanın sevinci içerisinde.
Mükemmel ahlak nedir? Sabır, şefkat, fedakarlık, dürüstlük, cesaret, vefa.. Allah korkusu olmadığında bunların uygulamasında şahısta gaflet meydana gelir. Mesela Allah'ı sever ama namaz kılmaz. "Ben seviyorum Allah'ı, Allah'ın benim namazıma ihtiyacı yok" der. Bol parası olur, fakirlere dağıtmaz. "Fakir bir şekilde bulur ama ben Allah'ı çok seviyorum, bu parayla mutlu oluyorum, Allah'a daha yakın oluyorum" der. Cesaret göstermez; "Şimdi hayatımı tehlikeye atmayayım ben böyle bir şey için, güzel yaşıyorum" der. Allah korkusunda cesaret gösterilir.
Gerçek sevgi, sonsuz güç sahibi Allah'tan kaynaklandığı için asla son bulmaz. Ölümde devam eder, ahirette devam eder, sonsuza kadar devam eder.
Sevdin mi terslik yapmazsın, cimrilik yapmazsın, egoistlik yapmazsın, sevdiğinin konforunu, güzelliğini ararsın, iyiliğini ararsın.
Kaba davranırsan sevgi gider, nezaketli davranırsan sevgi gelir. Eğer egoistse şahıs, sevgi hemen gider; diğergâmsa sevgi hemen geri gelir ve fazlasıyla gelir.
Sen övündün mü, büyüklendin mi deli gibi görünürsün, bu itici durur ve sevilemezsin. Büyüklük yaptığında, böbürlendiğinde yine sevilemeyecek hale gelirsin. Sen niye böbürleniyorsun, niye övünüyorsun? Sevsin diye yapıyorsun değil mi? Ters etki yapar, sevgi gider.
İnsanlar bağnazların yüzünden akın akın dinden çıkıyorlar. Hz. Mehdi (as) ile yeniden akın akın dine girecekler. Ama o tabii çok süratli bir akındır. Hz. Mehdi (as)’ın zuhuruna yakın o akınlar, o toplu İslam’a girişler kitlevi olacak.
Allah’ın dünyada bu kadar bela vermesinin tek nedeni nankörlüktür. Şükür yoksa zaten nankörlük vardır. Bütün bu çekilen azaplar nankörlüğün karşılığı. Nankörlük çok korkunç bir şeydir. Büyük bir vicdansızlıktır.
Hep Allah’ı yalnız bırakma kafasındalar. Halbuki Allah sevilmek istiyor, çok fazla seveni olsun istiyor. Sen Allah’ı yalnız bırakmaya kalkarsan O da seni yalnız bırakır. Sen Allah’ı terk edersen O da seni terk eder.
Allah candan sevilmeyi istiyor. Sen Allah’ın tecellisini, O’nun yarattığı görüntüyü putlaştırıp onu Allah’tan ayrı görürsen, böyle bir yalan söylersen, kendini kandırırsan bu çok akılsızca bir hareket olur. Bu Allah’ın zoruna gider. O zaman onu işte sana belaya çevirir, ıstıraba çevirir.
Kimi insan sevgisini Allah’a verince lezzet alamayacağını düşünüyor olabilir. En yüksek lezzet o zaman alınır, en yüksek haz o zaman alınır. Allah derinliği asıl o zaman verir.
Senin sevdiğim dediğin beyninin içindeki görüntü. En ince detayına kadar kim yaratıyor? Kim sevdiriyor, kim konuşturuyor? Tamamını yapan Allah. Yani karşındaki şahsa ait hiçbir şey yok. Eğer sen sevgini Allah’a değil de sanal bir puta verirsen bu bir kandırmaca olur ama çok kötü bir kandırmaca. Kendini çok kötü kandırmış olursun.
Sevgide şirk devreye girerse olmaz. Mesela diyor ki; “Ben arkadaşımı çok seviyorum, eşimi çok seviyorum.” Allah’ı? “Onu da seviyorum” diyor. Olmaz. “Ben eşimi Allah rızası için seviyorum, arkadaşımı Allah rızası için seviyorum” diyecek. “Allah’ın tecellisi olarak seviyorum” diyecek.
Bütün bu olaylar hadislerde tarif edildiği şekilde oluyor. Hz. Mehdi (a.s)’ı da göreceğiz, Hz. İsa Mesih’i de göreceğiz, İttihad-ı İslam’ı da göreceğiz, görevimizi yapıp gideceğiz hepimiz. Hiç kimse burada kalmayacak. Son geriye kalanlar onlar da peşimizden gelecekler, dünya boşalacak, ondan sonra kıyamet.
Güzel olur, enaniyetli olur, hiçbir faydası olmaz. Güzellik bir fitnedir de aynı zamanda. Gençtir, güzeldir ama kibirden, büyüklük hissinden deliye döner. Çirkin zannedersin ama delice bir tutkusu vardır. O güzel dediğinin bin katı güzellik sunar sana.
Fakir mütevazı olur, mazlum olur. Nimetin değerini daha iyi bilir. Zenginlik nimet gibi görülüyor ama fakirlik de çok büyük bir manevi zenginliktir. Bilinmez o.
İmanlı çirkin bir insanı bana göstersinler. Samimi imanlı insan çirkin olmaz, asla öyle bir şey olmaz.
Fakirin aşkı çok daha güçlü olur. Tutkusu daha güzeldir. Gerçek tutkuyu arayan, gerçek sanatı arayan, gerçek güzelliği arayan onların içinde bulur. Her peygamber fakirlikten gelir. Ve Allah hepsini zengin etmiştir. En güzel tutkuyu yaşayanlar da onlardır.
Said Nursi Hazretlerini seviyorum ve bundan şeref duyuyorum. Şeyh Nazım Kıbrısi’yi seviyorum diyorum. Menzil cemaatini seviyorum diyorum. Süleyman Hilmi Tunahan’ı seviyorum. Abdülbaki Erol Hazretlerini seviyorum. Bütün müminleri seviyorum diyorum. Entel dantel üslubuna girmiyorum. Ben sevgimi her zaman her yerde açıkça ifade ediyorum. Korkak ve çekingen, samimiyetsiz tavırlar felaket ve uğursuzluk getirir, başka bir şey olmaz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 25 Ekim 2015> Daha Fazla

Müslümanın, münafıkla karşı karşıya geldiğinde hemen Müslümanlara sarılması lazım. Aklı başında Müslümanlardan yardım alması lazım. Çünkü o anda şeytanla tartışıyor, şeytan en büyük alimdir. Şeytanın ilmiyle baş edemez. Mesela “Bir kelimeyi ne amaçla söyledi, hangi ruh halinde neresi zayıf, zaafları nedir?” O şeytani bir yetenekle onu hemen tespit eder. Onun için donuk ve durgun olan müminleri özellikle çok iyi kollamak lazım. Münafığın atlama, sıçrama gücü çok yüksek olur.
Münafık, Müslümanların dağılmasını ister. Çünkü onların dağılması durumunda kendi suçunun yok olacağını düşünür. Yani suç dağılımı olacak, herkes yapıyor olacak, o da rahatlayacak. Onun için Müslümanları dağıtmak için sürekli fırsat kollar. Mesela asrımızda ne yapabilir? İnterneti kullanabilir, bilgisayarı kullanabilir. Dedikoduyu kullanabilir.
Münafık o kadar tembel ve lakayttır ki ve o kadar egoisttir ki beynini şeytana bırakır. Şeytan ona müthiş bilgiler verdiği için bu sefer kendine hayran olur, o şeytanın verdiği bilgilerden dolayı. Yani o lafazanlığı, hazırcevaplığı ile saf, durgun akıllı Müslümanları çok kolay kandırır münafık.
Münafık o kadar iradesizdir ki aslında biraz irade kullansa şeytana teslim olmaz. Ama beynini de bırakıyor şeytana. Halbuki dirense kurtaracak.
Hz. Mehdi (as) cemaati Hicri 1506’ya kadar devam ediyor. Hicri 1506’dan sonra tebliğin şekli, sistemi tamamen değişiyor. Yani artık Müslümanlar adeta masonluk gibi çok gizli özel işaretlerle görüşüyorlar, özel sembollerle tanışıyorlar. Çünkü Müslüman olan herkesi öldürecekler. Kuran yakılacak, ibadete ait hiçbir şey yok. Camiler yıkılacak, mescitler yıkılacak. Kabe’yi yıkacaklar, Kabe’nin dümdüz arazisi kalacak. Mukaddesata ait hiçbir şey bırakmayacaklar.
Adam diyor ki, “Niye dünyada zorluk var?” Kardeşim ayrılamıyorsun başka türlü. Münafık, mümin, muttakiyle, iyilerin ayrılması için bu zorlu ortam şart. Yoksa kolayda hepsi geçiyor, münafık da geçiyor. Ama zorda takılıyor münafık, geçemiyor.
Münafığın konuşma gücü çok şaşırtıcıdır. Yani öyle herhangi bir mümin baş edemez. Çünkü o iki de bir kendi kulvarına çeker. Mümin boş bulunur, onun kulvarına girer. Hâlbuki sürekli Kuran’la cevap verilmesi lazım. O şeytani moda girdiği için hep şeytani konuşur. Mümin de boş bulunup onun kulvarına giriyor. O da bu sefer zekâyla konuşuyor. Hâlbuki münafıkla zekaya karşılık akılla konuşulur.
Mümin sadık oluyor müminlere. Ama münafık gizlice nefret eder fakat kendini çok beğenir. Şeytan nasıl kendini çok beğeniyor? Aynısıdır üslubu.
Münafık son ana kadar kendi ahlaksızlığını kabul etmez. Ahirette de kabul etmiyor. Lafazanlık yapıyor, bu sefer Cenab-ı Allah konuşmasını durduruyor. Allah dil gücünü kaldırıyor.
Münafığın faydası çok çok büyüktür. Müslüman’ın şevkini, heyecanı artırır. Mücadele azmini artırır. Ufkunu ve dikkatini açar. Eğer içinde bir halsizlik, bitkinlik varsa onu kırar. Daha atak, daha candan olur.
Münafığı erken fark etmek çok önemlidir. Bazen de fark edilmesi çok gecikir. Ama her halükarda münafık müminin sevabını artırır, derecesini artırır. Cennetini genişletir.
Şeytan, münafığın ağzından konuşur. Onun için safi kalpli Müslümanlar münafıkla baş edemez. Çok dilbaz olur münafık. Şeytan o münafığın ağzını ele geçirir, beynini ele geçirir. Artık tartıştığın adam o değildir, şeytandır.
Aklı zayıf olanlar münafıkların etkisinde kalabilir. Çünkü Allah ayette, “konuştuklarında sözlerini dinlersin” diyor. (Münafikun Suresi, 4). Münafığın ağzı laf yapar. Çünkü onun ağzı şeytana bağlanmıştır.
Allah’ın rızasının en çoğunu aramak münafığın en hoşuna gitmeyen şeydir. Münafık sadece hoşuna giden, işine gelenleri alır. İşine gelmeyeni almaz. Ona göre Kuran’ın sadece lehine olan kısımları geçerlidir, nefsine uygun olan kısımları. Nefsine uygun olmayan yerleri kabul etmez.
Bir insan münafıklık hastalığına yakalandığında kendini sever, diğer Müslümanları sevemez. Kendini beğene beğene bir hal olur. Her ahlaksızlığına bir kılıf bulur. Her münasebetsizliğine bir açıklama getirir. Ve münafığın en tehlikeli yönü de Kuran’la kendini savunmasıdır. Yani Kuran’la dilini eğip büker.
Hem iman ettim diyor hem de Müslümanlara sevgisi yok, bu bir anormalliktir. Bir insanın sadece kendisini sevmesi vahşi bir hareket. Müslümanlarda sevilecek bir yön bulmaması da anormal.
Sağın en büyük belası samimi insanı azdır. Solun samimisi daha çoktur. İnsanların ruhunda da sola eğilimin nedeni samimiyete olan eğilimden oluyor. Samimi olmaları lazım. Sağda mesela sevgi dolu insan bulmak zor olur. Samimi insan bulmak zor olur. Ama solda bulabilirsin.

Adnan Oktar Diyor Ki... 24 Ekim 2015> Daha Fazla

İnat nedir? Ahlaksızlıktır, zalimliktir. Vicdanın kanaat getiriyor, niye inat ediyorsun? Kime yaranmaya çalışıyorsun, kime züppelik yapıyorsun? Yaratanına sevgi duy. Allah, “Seni seveceğim ama Bana sevgini güçlü şekilde göster” diyor, “Verdiğim nimetleri de takdir et” diyor.
Allah 24 saat boyunca aralıksız nimet veriyor, kimi insan o 24 saatin yarım saatini dahi Allah’a ayırmak istemiyor. O zaman belayı hak ediyor.
Cenab-ı Allah, “Beni unutursanız, Ben de sizi unuturum” diyor. Unuttuğunda, felaket. İnsan ruhunda da bu vardır. İyilik yapıyorsun kötülük yapıyor, nimet veriyorsun kötülük yapıyor. Sevgi gösteriyorsun, ahlaksızca karşılık veriyor. Gönlünü almaya çalışıyorsun, adilik yapıyor. Bir sabredersin, iki sabredersin, üç sabredersin, sonra onunla bağını koparırsın.
Allah siz Beni unutursanız Ben de sizi unuturum diyor. İnsan ruhunda da vardır; sevgisine en güzel karşılığı görmek ister, Allah bunu istiyor.
Cenab-ı Allah nimeti bol veriyor ama nimete şükür olmaması çok kızdırıcı bir hareket. Sen bir saraya davet edileceksin, muazzam yiyecekler olacak, tatlılar vs yemeğini yiyip, ayakkabıyla kapıya vurup, bağıra çağıra çekip-gideceksin. Ne bir teşekkür, ne bir hayranlık, o zaman bela gelir işte.
Belayı savan Allah’a olan sevgidir, Allah’a olan yakınlıktır. Kuran’ın helaline haramına dikkat edip, titizlikle İslam’ı yaşamaktır. Bu, belayı savar.
Belalar niye geliyor diyor insanlar. Sen şükredersen, bela gelmez. Şükretmediğinde belayı hak etmiş oluyorsun. Müslüman tabii ki imtihan olur ama bela gelmez.
Allah sadece sevgi istiyor. Sen onu Allah’a çok görürsen, Allah da sana o zaman hayatın, ölümün, hepsinin acısını kat kat tattırır.
“Beni severseniz, Beni takdir ederseniz, o zaman sizde de sevgi güçlü olur” diyor Cenab-ı Allah. Çünkü takdir edemeyen sevgiyi bilemez. Sevdiğini takdir edemeyen sevgiyi nasıl bilsin?
Allah zenginliğini, ihtişamını kat kat kıyaslanmayacak derecede insanların gözü önüne serdi. Allah’ın tek istediği, “Benim kadrimi hakkıyla takdir edin, Beni bilin, Beni sevin, Bana aşık olun, Ben de sizi seveyim, sonsuza kadar böyle sizi mutlu yaşatayım” diyor.
Aşk yoksa, tutku yoksa, derinlik yoksa, gerçek sevgi yoksa sen ne istiyorsun o zaman, neyin anlamı kalıyor? Hani hayvan gibi insanlar var diyoruz ya nasıl bize itici geliyor, nasıl rahatsız edici oluyor, mahluk diyoruz. Ama mesela fedakarsa, cesursa, sabırlıysa, kararlıysa, yiğitlik yaparsa hayran oluyoruz.
Allah hep aşkı ister. Yoksa ne güzelliğin ne de başka bir şeyin anlamı olmaz. Cennet köşklerini düşünün, robot gibi varlıkların doldurduğunu düşünün, cennet havuzlarında yüzüyorlar. O görüntü, Allah vermesin acı bir durum olmuş oluyor. Allah o nimetini, Allah’ın ruhunu taşıyarak çileyi yaşamış, zorluğu yaşamış insanlara sunarsa o zaman müthiş bir güzellik oluyor. Yani cennetin bir anlamı oluyor. Allah, hakkıyla takdir edilmiş oluyor.
Robotların yaşadığı bir cennet, Allah’ın beğendiği bir ortam olmuyor, Allah robot istemiyor. Vefasını görmemiş, sabrını görmemiş, cesaretini görmemiş bir adamın insan olarak kendine o anlamda bir saygısı olmaz. Yani kendini değerli göremez, güzel göremez. Allah için fedakarlık yapmamış, cömertlik yapmamış, cihat yapmamış, yani sevgisini gösterecek hiçbir şey yapmamış.

Adnan Oktar Diyor Ki... 23 Ekim 2015> Daha Fazla

PKK’lı olduğunu gösteren, anlatan herkes tutuklansın. Toplamında yüz bin kişiyi alacak hapishaneler açarsın, hepsini doldurursun. Çünkü Türkiye’nin bekası mevzubahis.
Türkiye’nin bölünmesi demek kıyametin kopması demektir. Güneş, Ay, Dünya hepsi birleşir dümdüz arazi olur her yer. Bunu unutsunlar, böyle bir şey olmaz.
Şeytan “Sevgi” kelimesini insanlara söyletmiyor. Israrla inatla “sevgi” kelimesini söylesin, yazsın herkes. Sevgi dünyanın kilididir, hayatın kilididir. Sevgi açıldığında, bütün dünya açılır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 22 Ekim 2015> Daha Fazla

İmam Hüseyin'in intikamı kanla alınmaz. İslam Birliği'nin kurulmasıyla, İslam ahlakının dünyaya hakim olmasıyla alınır.
Biraz kafanı çalıştır, bir düşün, hikmet gözüyle bak; pırıl pırıl aydınlık bir dünyayı göreceksin. Sen Allah ile ilgilenmiyorsun, boş işlerle ilgileniyorsun. Bu, Cenab-ı Allah’ın çok ağırına gider. Tangır tungur sürekli tavla oynuyor, 4 saat 5 saat. Tam anlamıyla aklını Allah’a versene, kafanı Allah’a versene.
Allah her şeyi planlı ve güzel yaratıyor. Fakat hikmeti süreli aramak, bakmak lazım. Hikmeti göremezse insan, dünyada sıkılır. Kalbine kabz hali gelir. Hikmet nazarıyla baktığında kalbi açılır.
Sevgi ne kadar zevkli; kedileri sev, kelebekleri sev, insanları sev. Hayır, ne kaybın var? Gönlün eğlenecek, kalbin açılacak, beynin rahatlayacak. Aklın açılır. Hepsinin üstünde, ibadet.

Adnan Oktar Diyor Ki... 21 Ekim 2015> Daha Fazla

Kadın dediğin çiçek gibidir. Yürüyen çiçeklerdir kadınlar, güzel kokulu çiçekler. Çiçeğe nasıl saygı gösteriyorsun, nasıl koruyorsun kadınları da öyle koruyacaksın. Kuran’da da Hz Meryem’i “güzel bir bitki gibi” yetiştirdiğini söylüyor Cenab-ı Allah.

Adnan Oktar Diyor Ki... 20 Ekim 2015> Daha Fazla

Sevgi insanın ruhunda vardır. Kin, nefret, kavgacılık çok korkunç, öldürür bunlar insanı, mahveder. İnsan her türlü hastalığa yakalanır, Allah vermesin. Kalp dayanamaz, acayip sıkılır, kasılır. Sevgisizlik vücuda zehirdir. Vücut sevgiyle ferahlar.
Bazı kişiler televizyon programına çıkıyor, bakıyorsun acımasız bir ortam, herkes birbirini eziyor. Bir cümleyle dese ki; “Birbirimize sevgiyle yaklaşsak bu hallolur.” Bunu diyemiyor. Halbuki sevgi kelimesini kullanmaya bir alışsalar onun etki alanı gittikçe genişleyecek. Her fırsatta bir bahaneyle sevgiden bahsetmeleri lazım.
Hiçbir yerde sevgi kelimesi kullanılmıyor. Söyle, bir kere söyle bak açılacaksın. Bismillah de, bir sevgi de arkası gelecek, alıştır ağzını. Gençleri teşvik edelim, herkesi teşvik edelim. Bir kampanya başlatalım. Sevgiyi hem yazmaya hem de konuşmaya alışsınlar.
Bizim modernliğimize birçok kişi karşıydı ama adım adım hepsi bizim modernliğimize geldiler. Bu bir ara aşama. Şimdi bir aşama daha geçirecekler. Daha modern, tam Kuran Müslümanlığı çizgisine gelecekler.
Din yanlış anlatılıyor. Çok korkunç ve içinden çıkılmaz bir sistem olarak anlatılıyor. Allah’a şükür biz İslam’ın aydınlık yüzü olarak şeytanın oyununu bozduk. Yoksa İslamofobi bütün Müslümanları yok edecek bir sistem.
İnsanların Allah’a inanmamasına kafayı takmak çok tehlikeli bir hareket olur. Çünkü Allah, “Yapayalnız karşıma geleceksiniz” diyor. Orada bir sır var. O anlamda, bize ne insanların iman edip etmemesinden. Allah bizim şuurumuzu açık yaratmış. Allah’ın varlığı çok net.

Adnan Oktar Diyor Ki... 19 Ekim 2015> Daha Fazla

İsrail’de ateizm gerilemeye başladı. Eskiden çok güçlüydü. Biz orada Yaratılış Atlası’nı yaydıktan sonra, İbranice kitaplarımızı dağıttıktan sonra İsrail’de dine dönüş çok hızlandı. Avrupa’da ve Amerika’da da dine dönüş çok hızlandı; vesile olduk.
Biz İslam’ın aydınlık yüzüyüz bütün dünya için. Müslümanlığı korkunç, içine kapalı, sevgisiz, kadınlara mesafeli, hayatı dehşete çevirmiş bir sistem olarak bilenler bizim yaşadığımız İslam’ı görünce sahabe İslam’ına olan hayranlıkları artıyor. Ve İslam’ın bir kurtuluş olduğunu da görüyorlar. Öbür türlü acı içindeydiler.
Din sevgidir, ferahlıktır, güzelliktir, inşirahtır, neşedir. Allah'ın nimetlerini helaliyle en güzel şekilde kullanırsın. Sağa dön suç, sola dön suç, havaya baktın suç, yere baktın suç; öyle bir din anlayışı olmaz. Mahvedersin adamları, ruh hastası olurlar, aklı gider adamların. Dini zorlaştırmak zalimliktir. Farkına varmadan bu zulmü yapıyorlar.
Dini zorlaştırdıkça Allah'a daha yakın olacağını düşünüyor. Halbuki insanları Allah'ın dininden uzaklaştırdığın için cehennemde hesabını veremeyeceğin bir konuma düşersin. Dini, Allah’ın bildirdiği gibi kolay haliyle insanlara göstereceksin, anlatacaksın.
Dini zorlaştırmak bütün dünyaya zulüm. Çünkü insanlar dinden uzaklaştığında çok azap çekiyorlar.
Allah, "Sana birisi bir kötülük ettiğinde sen ona güzel cevap verirsen aranızın iyi olduğunu, dost olduğunuzu görürsün" diyor. Yani "Ben aranızı bulacağım" diyor Allah. "Sizin aranızdaki o adaveti gideririm" diyor.
Dünyanın en güzel yönüdür sevgi. Hayatın en güzel yönüdür. Çünkü sevgi imanla bağlantılıdır. Allah'ı seven, tecelli olarak insanları da sever.
Aciz ve karamsar bir üslup olmaz. Genel olarak bundan kaçınılması lazım. Çözümü söyleyin. Utanacak bir şey yok. Ağırınıza gidecek bir şey de değil. Sevgi güzel bir kelime.
Negatif olan her şeyi söylüyor, ilacını söylemiyor. İlacı tek kelimeyle söyleyecek; sevgi. Herkes ağzını alıştırsın sevgiye. Dünyadaki bu hastalığın, bu felaketin çözümü sevgidir.
Bazı gençler ne kadar çok kavga ederlerse, ne kadar laf sokarlarsa o kadar kişilikli olduklarını düşünüyorlar. Sevgiyi bilmeyen insan nasıl kişilikli olur? Bir kere insan vasfını kazanması için sevgiyi bilmesi lazım. Sevgi yoksa bitti.
Kişi sevgiye dair tek bir cümle yazdığında o onu esir eder. Yani yazdığı cümlenin esiri olur ama nefret yazısı yazdıkça o nefret yazılarının esiri oluyor. O harfler onu hipnotize ediyor, o küfür dolu sözler onu hipnoza sokuyor. Hâlbuki sevgi hipnozu yapsa kendine, onun etkisinde kalacak. Yazdıkça sevgi onu kaplayacak.
Sevgiyi moda haline getirmek lazım. Yazarlar buna ön ayak olsun da sevgiyi gündem yapalım. Bu sevgisizlik insanları helak eder, çok korkunç bir şey bu. Sevgi kelimesini söylerse, sevgiden konuşursa insanlar onun etkisinde kalırlar.
TV kanallarında asıl üzerinde durulması gereken konu iman hakikatleridir. Hoca efendiler çıktıkları vakit çoğunlukla geçmişte olan olayları anlatıyorlar. Adamın imanı var mı yok mu onları ilgilendirmiyor. Hâlbuki dünyadaki en büyük sorun, Allah’a iman sorunudur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 19 Ekim 2015  > Daha Fazla

“Savaşa karşıyım” diyor, PKK’yı destekliyorsun. Nasıl savaşa karşı oluyorsun sen? PKK elindeki silahlarla ne yapıyor; insanları şehit ediyor. Savaşa karşı değilsin sen, yalan söylüyorsun. Sen silahlı çeteleri destekliyorsan barıştan yana olamazsın.

Adnan Oktar Diyor Ki... 18 Ekim 2015> Daha Fazla

Hiç kimse için cehennem dilenmez. Her insan için Allah'tan hidayet, güzellik dilenir.
Mümine deli denmesi, onun imanının kamil olduğunu gösterir. Peygamberimiz (sav), “Bir mümine deli denmedikçe, imanı kamil olmaz” diyor. Hatta sahabiler için, İslam’a, Kuran’a sadakatlerinden, coşkularından dolayı deniyor ki, “Siz sahabileri görseydiniz, onlara deli derdiniz.” Malını mülkünü dağıtıyor, her şeyini dağıtıyor.
İsrail yanlış yapıyor diye senin yanlış yapman gerekmez. Sen ona dostça sevgiyle yaklaşırsan onun da sana dost olduğunu görürsün. Sen bir sevgiyle yaklaş, dostça yaklaş. Ama bıçakla yaklaşırsan, adam tankla yaklaşır sana; tankla yaklaşırsan bombayla yaklaşır. Bunun sonu gelmez. Ama sevgiyle yaklaşırsan onun da sana dost olduğunu, sevdiğini göreceksin. Bu, Kuran'ın bir sırrı.
Uzun ömür İslam'a hizmet için istenir. İslam'a hizmet olmadığında kişi için belaya dönüşebilir. Adamın ömrü uzar, daha da cehennemin dibine gider. Hayırlı uzun ömür önemlidir. Sevabı kaybettikten sonra, Allah’a hizmeti kaybettikten sonra uzun ömrün bir faydası yok. Uzun ömür İslam’a fayda için önemlidir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 17 Ekim 2015> Daha Fazla

Hiçbirimiz dünyada kalmayacağız. Önemli olan ahirete şerefle gitmek. Şehitlerimiz ne güzel böyle bir şerefle gidiyorlar.
Müminler kardeştirler. Her yerde birbirlerini sevip sayacaklar, koruyup kollayacaklar. İyi günde, kötü günde birbirlerine hüsnü zanla bakacaklar, hayır gözüyle bakacaklar, muhabbetle bakacaklar. Tarafgirlik siyaset gözüyle bakmayacaklar. Hangi partiden olursa olsun, hangi görüşten olursa olsun mümin mi değil mi mutlaka biz ona bakacağız. Müminin ve müminat kardeş ve birbirlerine velidirler.
Polis, asker ve korucu maaşı; bizim maaşlarımızı azaltsınlar, onların maaşını yükseltsinler. Çünkü onlar vatan için canlarını ortaya koyuyorlar. Biz şehirlerde oturuyoruz ama onlar vatan için, millet için için sıcak çatışmaya giriyorlar. Maaşlarının yükselmesi polis, asker ve korucularımızın hakkıdır.
‘’Biz sana bu Kuran'ı güçlük çekmen için indirmedik” (Taha Suresi, 2) İnsan düşünür. Anlamıyor musun? Güçlük çekiyorsan yanlış yoldasın, ıstırap duyuyorsan yanlış yoldasın. İslam kolaylık dinidir.
Zorla niye güçlük istiyorsun? İslam’da müzik var, resim de var. Eğlenirsin, gülersin, oynarsın, namazını da kılarsın, gezersin, yüzersin. Hayatı öldürerek Müslümanlık olur mu? Bütün helalleri haram yapıyorsun. Allah sana onları nimet olarak sunmuş, sen Allah’ın o nimetlerini yok ederek, Allah’ın dinine karşı mücadele etmiş oluyorsun.

Adnan Oktar Diyor Ki... 16 Ekim 2015> Daha Fazla

İslam’da toplum bayram havasında, müthiş bir coşku var. Herkes herkesin evine yatıya gidiyor, yemeğe gidiyor, o ona gidiyor, o ona gidiyor. Mesela biri ev yapacak, herkes birden geliyor, evi beraber yapıyorlar. Orada yemek çıkıyor, hep beraber yiyorlar yemeklerini. Tam bir kardeşlik içindeler.
Peygamber (sav)’in yanında olmak çok önemli tabii. Sahabenin konforuna diyecek yok. İslam toplumunu insanlar pek bilmiyor. Müslümanların hepsi bir aile gibi oluyor. Kişinin mesela otuz odalı köşkü varsa Müslümanları dolduruyor içine. Yemek hepsine çıkıyor. Malını dağıtıyor. Ticaret beraber, ortak yapıyor hepsini. Görülmemiş bir sistem.
Kadınlara ahlak öğretmeyi bıraksınlar. Erkekleri eğitecekler. Kadınlar ne yapacağını bilirler. Şöyle giyineceksin, şöyle güleceksin, şöyle oturacaksın, şöyle bakacaksın bunun ortadan kalkması lazım.
PYD/YPG’nin derdi, Türkiye sınırında almadıkları bir bölge var Cerablus, küçük bir bölge, orayı almak istiyorlar. Silahı onun için istiyorlar. Yoksa onların IŞİD’le bir işi yok. Onların derdi, Stalinist bir devlet kurmak.

Adnan Oktar Diyor Ki... 14 Ekim 2015> Daha Fazla

İnsanların toplum halinde yaşayabilmesi için güzel ahlak gerekiyor. Güzel ahlakın kaynağı da Kuran. Ancak Kuran’daki insani güzel hükümler uygulandığında toplumlar normal bir yaşantı içerisinde olabiliyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 13 Ekim 2015> Daha Fazla

Dünyanın en güzel süsüdür kadınlar, onların üstüne süs yoktur ve onların üstüne nimet de yoktur. Allah onları çok çok güzel yaratmış, zarif yaratmış, güzel huylu yaratmış, nimet olarak yaratmıştır.
Kadına nerede baskı varsa, nerede zulüm varsa o ülke çöker. Allah'ın zoruna gider, Allah kullarına zulüm yapıldığında orayı ezer.
Tebliğ yaptığın kişi iman etmediğinde senin makamın daha yükselir. O az heyecanlıysa sen çok heyecanlıysan senin makamın daha yükselir. Senin kaybettiğin bir şey olmaz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 11 Ekim 2015> Daha Fazla

Müminler kardeş. Allah, “Müminler birbirlerinin velileridir” diyor. Öyle bir sistem oluşturalım ki bütün müminler birbirini sevsin. Hepsi kardeş onlar. Bak, “Birbirlerinin velileridir” yani koruyucularıdır. Birbirlerine bakarlar, yardımcı olurlar, hastalandığında ilgilenirler, her şeyiyle ilgilenirler. Yani çocuğuyla ilgilenir gibi.
Kim olursa olsun cenazeye saygı gösterilir. Cenaze aşağılanmaz, ölmüş artık adam, ruhu gitmiş, eti kemiği kalmış, o da çürüyecek. Kim olursa olsun olmaz.
Allah sevgisi insanları ferahlatır. Gece gündüz Allah sevgisi anlatılırsa o ülke bereket, bollukla dolar, hayatları cennet olur. Öbür türlü çok sıkılırlar.
Kadın karşıtlığı çok çirkin, bunu unutacaksın. Onlar dünyaya renk katan en güzel varlıklardır. Kadın olmasa dünya acayip kararırdı, simsiyah olurdu. Dünyanın güneşi, ışığıdır kadınlar.
PKK'nın bu klasik metodudur; kendi taraftarlarını bombalar ve infial meydana getirir, böylece insanları kendi tarafına çekmeye çalışır. Dehşet ortamı, şiddet ortamı gösterir; "İşte bak görüyorsunuz, faşistler sizi bombalıyor, eziyorlar. O zaman tek çözüm savaş. Siz de dağa çıkın, silahlanın." Bu imajı vermeye çalışıyor PKK.
Müminin keyfi daima yerindedir. Üzüntü ne demek? Haşa, "Allah'ın yaptığını beğenmiyorum" demek. Allah bir şey yarattığında biz onda hayır görürüz. Şehitlerimiz olduğunda onda hayır görürüz, üzülmeyiz, yas tutmayız. Yas bir pagan adetidir, putperest adetidir.
Müminlere hayat güzeldir. Küfre hayat sıkıntılı, dar geçimli, ıstıraplıdır. Mümin şükür sahibidir, kuru ekmek de olsa Allah’a şükreder.

Adnan Oktar Diyor Ki... 5 Ekim 2015> Daha Fazla

Allah melekleri yaratıyor ama onlar mecburlar sevmeye. Allah insana, “Beni görmediğiniz halde seveceksiniz. Kafirler olacak, münafıklar olacak, dinsizler olacak. Acı çekecek, çile çekeceksiniz, Beni aşkla seveceksiniz” diyor. “O zaman Ben sizi çok fazla severim” diyor Allah. Melekleri seviyor Allah ama insana olan kıyası kabil değil.
“Bana aşkınızı görmek istiyorum” diyor Cenab-ı Allah. Allah tek olmak istemiyor. Sevdikleri olsun istiyor, O’nu sevenler olsun istiyor. Allah’ın her şeyi var. Gücü var, imkanı var, Kendisi’ni sevenler de olsun istiyor.
Allah hem sana üç boyutlu görüntü verecek, beyninin içinde onu seyredeceksin, hem bütün güzel kokuları alma gücü verecek koklayacaksın, tat alma gücü verecek lezzet alacaksın, dokunma hissi verecek dokunacaksın, denizde yüzeceksin, kayıkta gezeceksin, dünyanın sefasını süreceksin; Yaratan’a geldi mi, "Ben muhatap olmak istemiyorum" diyorsun. O zaman Allah belanı verir. Burası eğlence yeri değil.
Burası imtihan dünyası. Mühim olan, İslâm’ın dünyaya hakim olmasıdır. Ondan gerisi önemli değil. İslam dünyaya hakim oldu mu herkes rahat eder, her şeyin garantide olur. İslam dünyaya hakim olmadı mı cehennem demektir.
Üçüncü köprü, dördüncü köprü bunlar değil sorun. Sen köprü yaparsın, düşman gelir bütün köprülerine el koyar. Hepsini senin elinden alır. Sen 40 sene çalışırsın, adam 40 günde bütün malına mülküne el koyar. Asıl büyük tehlike, bölünmedir.
Türkiye İttihad-ı İslam'ın kalesi olduğu için, Türkiye'nin bölünmesine yeşil ışık yakacak her şeye çok şiddetli reaksiyon verilmesi lazım. Milletin bütünlüğünü sağlamak çok önemli.

Adnan Oktar Diyor Ki... 3 Ekim 2015> Daha Fazla

Kuran'la çelişmeyen her hadis geçerlidir. Kuran'ı tasdik eden her hadis geçerlidir. Ahir zamanda da, mesela olacak bir olayı haber veriyor Peygamber (sav), olduğunda o olayı haber veren hadis sahih ve geçerlidir.
Hz. Mehdi (as) geldi. Hz İsa Mesih (as) da geldi, zahir olmuyorlar. Onların çıkış vaktini, zahir olmasını, Cenab-ı Allah hazırlıyor. Olaylar, akıl almaz boyutlara varacak. Daha bir faslındayız biz. Yani Suriye’de, Irak’ta bölgede olaylar akıl almaz tırmanacak. Bunları katlayacak şekilde tırmanacak, daha büyük olaylar olacak. Ondan sonra Cenab-ı Allah Mehdisi’ni zahir edecek.
Hz. Mehdi (as) sevgi, merhamet, şefkat, akıl, dostluk, güzellik, sanat, estetik insanıdır. Avrupa zaten kabul edecek, Amerika zaten kabul edecek, bütün dünya masonluğu severek kabul edecek, bütün Tapınak Şövalyeleri, Gül Haç Teşkilatı ve bütün dünya derin devletleri kabul edecek. O yüzden dünyanın imamı oluyor Hz. Mehdi (as).
PKK'yla mücadele farz-ı ayndır. Küfrün yeryüzünden tamamen kaldırılması müminler üstüne farzdır. Deccalle mücadele farzı ayndır. Hiç kimse, "Beni ilgilendirmez" diyemez. Herkesin üstüne tek tek, ayrı ayrı farzdır. Tabii bizim yolumuz, ilim irfan yolu.

Adnan Oktar Diyor Ki... 2 Ekim 2015> Daha Fazla

Osmanlı'da Darwinist materyalist eğitim yapılıyordu. Darwinist eğitim nedir? Allah'ı inkar ediyorsun; "Allah yaratmadı, tesadüfen oldun" diyorsun. Osmanlı'da bu geniş ve kapsamlı olarak yapılan büyük bir haram, büyük bir fesattı ve fitneydi. Ve Osmanlı'nın yıkılış sebebi de budur.
Şehit aileleri, en şerefli insanlardır; Allah'ın nimete gark ettiği o mübarek evlatlarıyla onur duyabilirler. Çünkü Allah onları doğrudan cennetine almış. Cennet ehli olmuşlar ve cennet kuzusu onlar. Cennet kuzusunun annesi oluyor, cennet kuzusunun babası oluyor. Ne kadar büyük bir güzellik, ne kadar şerefli bir annelik ve babalık. Allah'ın, o anne babaya sabrından dolayı verdiği sevap da çok fazla.

Adnan Oktar Diyor Ki... 2 Ekim 2015  > Daha Fazla

Kadınlara özgürlük verilmediği müddetçe her ülke helak olur, söyleyeyim. Bu konuda alınmış bir karar var, Allah Katında bunun hükmü bu. Dünya açısından da bunun hükmü bu. Kadına karşı olan, kadına baskı ve zulüm yapan her sistem, her hükümet, her devlet yıkılır, bunu bilecekler.

Adnan Oktar Diyor Ki... 1 Ekim 2015> Daha Fazla

Türkiye'de PKK'nın amacının ne olduğu, niçin kurulduğu tam bilinmiyor. Halbuki, Armageddon'da yani büyük Müslüman kıyımında, Avrupa kendi katillerini kullanmak istemiyor, Amerika da kendi katillerini kullanmak istemiyor; PKK'lı katilleri kullanmak istiyorlar, profesyonel katilleri.
Mükemmel bir aşk olması için mükemmel bir ahlak gerekir. Mükemmel bir ahlak için, mükemmel bir Allah korkusu gerekir. Hepsi aşk ile bağlantılıdır ve amacı aşktır.
Kuran’la iç içe yaşaman için, Kuran’ın her yerde olması lazım. Yanında olacak, masanda olacak, başının üstünde olacak. Sarılacaksın Kuran’a ekmek gibi, su gibi.
PKK nasıl ideolojik eğitim veriyorsa, Türk askerine, Türk polisine, Türk gençliğine ideolojik eğitim verilmesi lazım. "Milli birlik ve bütünlük nasıl olur? PKK tehlikesi nedir? Komünist örgütlerin özelliği nedir? Bilimsel açıdan Komünizm nasıl zemin bulur? Felsefesi neden bozuk ve yanlıştır? Darwinizm neden geçersizdir?" Bunların okullarda okutulması lazım. Yoksa Allah esirgesin, öbür türlü Türkiye diye bir şey kalmaz.
Var olup olmama mücadelesi var. Ya Türkiye tamamen yok olacak, ya âli olup, bütün İslam alemine, Türk alemine hakim olup, güzel bir yerde, kendisine o kutsal liderliği Allah'ın sunmasını bekleyecek.
En hayati konu milli şuurdur. Türkiye gittikten sonra adam mühendis olsa ne olur, olmasa ne olur? Onun için milli şuur dersinin bir an önce okullarda okutulması lazım.
Okullara milli şuur dersi konması gerekir. Haftada üç saat tecrübeli öğretmenler tarafından, komünist tehlike, Türkiye'nin bölünme tehlikesi, Darwinizm tehlikesi, materyalizm tehlikesi, hepsini anlatan, ayrıca nasıl direnilmesi gerektiğini, nasıl karşılık verilmesi gerektiğini izah eden dersler verilmesi lazım.
Sevgi Allah'ın temel vasfıdır, dünyanın anlamıdır. Nefret çok zordur, manen ve bedenen çökertir insanı. Toplumu çökertir, hayatı çökertir, ekonomiyi çökertir. Nefret çok korkunçtur.
Allah’ı ilgilendiren Kendisine duyulan aşk. Deli aşık olmak lazım. Aklın ihtiyarı alınmadan, gayba imanla olan aşkı Allah çok beğeniyor.
Ye, iç, gez.. Herkes yapar bunu. Çile olacak, hastalık olacak, zorluk olacak, belalar dertler olacak, buna rağmen Allah’ı aşkla seveceksin. Cenab-ı Allah’ın en sevdiği şey, bu işte.
Küfrün batağının içinde yaşayan insanlar, o kirden ciddi şekilde lekeleniyorlar. Bu, üstlerinde görülüyor. Etine, kemiğine, cildine, bakışına her şeyine yansıyor. O acımasız dünyanın, acımasız kiri her tarafına bulaşmış oluyor. İslam’ı yaşamaya başladığında, o kir üstünden yavaş yavaş gidiyor.
Çile ne kadar çoksa, sevap o kadar çok oluyor. Hz. Mehdi (as)’ın karşılaştığı zorluklar say say bitmiyor. Her sayılan çile, yukarıya doğru bir basamak işte. Mesela 1000 kilometrelik basamaklar düşün, her biri 1000 kilometrelik basamak, çıkıyor da çıkıyor, çıkıyor da çıkıyor manevi makamın önü-arkası kesilmiyor.
Dünyada ne kadar uzun süre kalınırsa manevi makamda o kadar yükselme imkanı olur. Vefat ettikten sonra, cennete gittikten sonra cesaret kalkıyor, vefa kalkıyor, hepsi kalkıyor. Sadece yiyip-içip, gezip eğleniyorsun, Allah’a şükrediyorsun, melek gibi oluyorsun. Onun için dünyada uzun kalmanın da o faydası var. Çünkü kaldığında, milyonlarla sevap kazanıyorsun.

Adnan Oktar Diyor Ki... 30 Eylül 2015> Daha Fazla

Vesveseyle mücadelede galip gelene imanlı denir. Vesvese sürekli olur. Şeytan sana musallat olacak. “Şüpheat orduları gelse de tahkiki iman dayanır” diyor Bediüzzaman. “Ama taklidi iman mağlup olur” diyor. Onun için biz iman hakikatleri ile ilgili kitaplar hazırlayıp sizlere ulaştırıyoruz. Yani o şüpheat ordularına karşı direnmeniz için. O direnmeden dolayı Müslüman kahraman oluyor, Allah Katında değerli oluyor.
Her yerde Allah’ı anarsın. Hayatla din iç içedir. Banyoda, yemek yerken, her yerde Allah anılır ve her şekilde. Allah’ın anılmadığı hiçbir an ve hiçbir yer yoktur. Sen Kuran ile iç içe rahat yaşayabileceğini göreceksin, Kuran’ı rahatça okuyabileceğini göreceksin. Kuran senin yanında olacak, başının ucunda olacak, yatarken de Allah’ı anacaksın.
Sen PYD’yi desteklediğinde Öcalan’ı, Öcalan’ın kurduğu bütün komünist örgütlenmeleri PJAK’ı, YPG’yi ve PKK’yı hepsini desteklemiş oluyorsun. Bunlar zaten bir bütün. Yani PKK etrafında toplanan en az 20 tane örgüt var, hepsi PKK’lı bunların. Sen bunlardan bir tanesine destek versen PKK’ya destek vermiş oluyorsun. Birini legalleştirdiğinde, hepsini legalleştirmiş olursun.
IŞİD’in Avrupa açısından tek suçu Müslüman olması, başka bir konu yok. Yani terörist olmasından kaynaklanmıyor, Müslüman olmalarından kaynaklanıyor. Çünkü bak komünist PKK onları ilgilendirmiyor, on binlerce insanı şehit etmesi ilgilendirmiyor, orada devlet kurmaya kalkmaları hiçbiri ilgilendirmiyor.
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top