Adnan Oktar Diyor Ki...

 

Adnan Oktar Diyor Ki... 14 Haziran 2016> Daha Fazla

Türkiye’de binaların, kıyafetlerin, her şeyin sanatlı, kaliteli ve güzel olması lazım. Tavırların, konuşmaların, hareketlerin, her şeyin kaliteli olması lazım. O zaman Avrupa ülkeleri Türkiye ile birleşmek için can atarlar. Ama kendi hayat kalitelerinin bozulacağını düşünürlerse, buna müsaade etmezler.
Avrupa Birliği’ne girememe sebebimiz Türkiye’de kalitenin yeterli olmamasıdır. Kalite seviyesinin çok yükseltilmesi lazım. Avrupa ülkelerinden daha kaliteli hale gelmemiz lazım.
Bir kısım hocaefendiler Mehdiyeti kendilerince ileri tarihe ertelemeye çalışıyorlar, bunun için tevil yapıyorlar ama onlar engellemeye çalışırken Mehdiyet adım adım ilerliyor.
PKK’nın varlığı Allah’ın İslam’ın hakim olması için batın ilmiyle yarattığı bir imtihandır. PKK ile İslam hâkim olur mu? Oluyor. Çünkü direncin, hamiyet-i İslamiyenin gelişmesine vesile oluyor.
İman çok lezzetlidir ve dünyadaki en büyük nimettir. İman zafiyeti ise bir çiledir, ömür boyu ıstıraptır.
Orta bir imanla yaşamayı kabul etmemek lazım. Anadan atadan insanlar bir iman öğreniyorlar, onu sonuna kadar devam ettirme zihniyetinde oluyorlar. Öyle olmaz; tahkiki, çok güçlü, derin sevgiye dayalı iman olması lazım.
En mühim konu ahirettir. Dünyaya bayağı bir kafa takıyorlar. Dünya tamamen boş yani göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor ve çok çetin bir imtihan yeridir.
Allah’ın kadrini hakkıyla takdir edebilmek için dua etmek lazım. Allah’tan, sanatını iyi akılda tutmak için iyi bir hafıza, kadrini hakkıyla takdir etme yeteneği, sanatını güzel görme ve hayran olma yeteneği istemek lazım.
Allah aşkı, çile, sabır, ruhu iyice güzelleştirdiğinde insan cennette Allah’ın tecellisini gördüğü için, Allah’ı sevdiği için çok şiddetli zevk alıyor. Onun için dünyadaki her beş dakika on dakika bile eğitim açısından çok hayatidir.
Derin sevgi olmazsa cennetin bir anlamı olmaz. Onun için Cenab-ı Allah dünyada çetin bir imtihan ve köklü bir eğitim veriyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 13 Haziran 2016> Daha Fazla

Münafık çok kinlidir. Münafığı ayakta tutmak böyle külü alıp ayakta tutmak gibi zordur. Her an devrilir münafık, dengede tutmak çok güçtür. Çünkü kalbi şeytanla ittifak halinde olduğu için ahlaksızlık, pislik yapmamak için kendini zor tutar ve en ufak fırsatta da pisliğini yapmaya gayret eder.
Münafık İslam’dan Kuran’dan bahsedildiğinde çok sıkılır. Facebook’ta bakar; kişi hep Allah’tan Kuran’dan bahsediyorsa münafık orada sıkılır, ama orada boş şeyler, onu eğlendirecek şeyler varsa o münafığın hoşuna gider.
Müslümanların klas ve kaliteli olmasına alışacaksınız. Bazıları eğlenceyi sırf kendilerine var zannediyorlardı. Müzik kendilerine var, balo kendilerine var zannediyorlardı. Balo da Müslümanlar içindir, eğlence de, yemeğin en güzeli de, evin en güzeli de, sarayın en güzeli de Müslümanlar içindir.
Müslümanların kaliteli ve güçlü olmasına alışacaksınız, zenginliğine alışacaksınız, akıllı ve yaman olmasına alışacaksınız, dünya hakimi olmasına alışacaksınız, ilimle irfanla küfrü mağlup etmesine alışacaksınız, Darwinizm’i yerle bir etmesine alışacaksınız, dünyadan terörü anarşiyi tamamen kaldırmasına alışacaksınız.
Müslümanların akıllı, klas, kaliteli, görgülü, yaman, zengin, modern olmasına tüm dünya alışacak. Her şeyin en güzeli Müslümanlar içindir.
Hz. Mehdi (as)’a bütün gücü veren Allah’tır. Hz. Mehdi (as) aczini ve fakrını bilir. Hz. Mehdi (as)’da meydana gelen bütün olaylar Allah’ın gücüdür. Sen onu şahsına vermeye kalkarsan o zaman tabii ki gözünde çok büyütürsün. Gözünde büyüteceğin sadece Allah’tır. Büyük olan Allah’tır.
Dünyadaki zorluklar güçlü bir imanın ve Allah sevgisinin gösterilmesi için gerekiyor. Zorlukların nimet yönünü görüp Allah’a sürekli şükretmek gerekir. Hz. Musa (as)'ın imtihanındaki zorlukların her biri Allah’ın onu sevmesi için vesile oldu.
Türk-Kürt savaşı yok. PKK’lı teröristlerle askerin polisin kendini savunması mücadelesi var. Türk-Kürt savaşı nerede? Kürt baş tacı. Biz Kürt kardeşlerimizi PKK’nın elinden alıp kurtardık.
Allah’ın gönderdiği Kitap’ta, Kuran’ı Kerim’de homoseksüellik iğrenç bir fiil olarak belirleniyor. Biz de Müslüman olarak iğrenç bir fiil olarak görüyoruz ve bunu anlatıyoruz. Yoksa adamların ezilmesi, dövülmesi, sövülmesi, şiddet görmesi tarzında bir talebimiz olmaz. Bilakis bunu yapanları şiddetle kınıyoruz.
Peygamberimiz (sav) Mehdi için, “Mehdiyül dem” diyor yani “Kan durduran Mehdi”. Şu an deccal kan dökmeye devam ediyor. Kısa bir süre sonra bu dökülen kanlar tamamen duracak. Bunun vesilesi de “İmam Mehdi’ olacak” diyor Peygamberimiz (sav). Bunu hep beraber göreceğiz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 12 Haziran 2016> Daha Fazla

Kalite ve sanat bakanlığı kurulsun. Her şeyde kaliteyi esas alalım. İnsan kalitesini esas alalım; davranış kalitesini, karakter kalitesini. Her konuda sanayide, teknolojide, bilimde, edebiyatta, sanatta kaliteyi esas alalım. Dünyanın bütün devletleri bize hayran olur, kendileri bizimle birleşmek isterler o zaman.
Amerika’yı da, Almanya’yı da, dünyayı da yönlendiren hep İngiliz derin devletidir. Büyük Ortadoğu Projesi’nin sahibi de İngiliz derin devletidir. Onlar ortaya atmıştır. Amerika’ya da bunu uygulattırmaya çalışıyorlar. O garibanları kullanıyorlar. Konu bu.
Kürtlerin dindarlığı, mazlumluğu, güzel ahlakı İngiliz derin devletini rahatsız eder. Onların nefret ettiği bir topluluktur mazlum Kürt kardeşlerimiz. Bir kısmını PKK’ya çekiyorlar, bir kısmını cinayet işletmek için teşvik etmeye kalkıyorlar. Kürt kardeşlerimiz bu oyuna gelmez.
Kuran’daki Müslümanlık barış dinidir, sevgi dinidir. Kimsenin inancına, fikrine müdahale yoktur. Kim ne yaparsa yapsın şahsi cezalandırma olmaz, daima kanunla hukukla hareket edilir.
İnsanları kurşunlamak, mekanları bombalamak bunlar vahşettir. Her türlü şiddete karşıyız. Müslüman dehşeti, vahşeti kabul edemez.
İster homoseksüel olsun, ister hırsız olsun, ister katil olsun bir insanın diğer bir insanı öldürme hakkı yoktur. Kanun hukuk vardır. Sorunlar kanunla hukukla çözülür.
Arıların, örümceklerin iyi düşünülmesi durumunda insanın nefesi kesilir ama az düşünülürse olmaz. O zaman insanın ufku daralır, imanı da zayıflayabilir. Bakış açısı iyice incelir. Bir gaflet hali, bir basiretsizlik, ferasetsizlik hali insanın üzerine çökebilir. Onun için, iman hakikatlerini sürekli hatırlamak, derin düşünmek, hafızada tutmak gerekiyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 11 Haziran 2016> Daha Fazla

Kuran’da, Allah’ın tehdidi var; inşaAllah maşaAllah denmediğinde Allah’ın azap vereceği anlatılıyor. Bir kişi ‘MaşaAllah’ demediği için Allah bütün malını mülkünü elinden alıyor. Ama inşaAllah maşaAllah dendiğinde Allah bereket, bolluk ve ferahlık veriyor.
İnşaAllah maşaAllah zikirlerinin sırrını bilenlere Allah zenginlik, bereket, sağlık sıhhat, afiyet veriyor, güzellik, hâkimiyet veriyor. Her yönden başarı veriyor.
İnkarcıların alay etmesinden çekinip inşaAllah demiyorlar. İnsanlara hoş görünmek için Allah’ın rızasını unutuyorlar. O zaman da Allah bela veriyor.
Özerklik federasyon, Kürt kardeşlerimizle aramıza sınır koymak, onları sert coğrafi koşullara hapsetmek ve Marksist despotluğa teslim etmek demektir.
Diyorlar ki; “Mehdi beklemek tembellik meydana getirir.” Museviler dünyanın en çalışkan milletidir. 3500 yıldan beri Hz. Mehdi (as)’ı, Moşiyah’ı bekliyorlar.
Hadisle uygulama yapıldığında birbirleriyle şiddetle çelişen mezhepler ortaya çıkıyor. IŞİD, Taliban, El Kaide gibi yapılar ortaya çıkıyor. Ama Kuran’la hareket edildiğinde tek din oluyor, herkes her şeyde ittifak halinde oluyor.
Kuran'ın yeterliliğine göre hareket edildiğinde tek din oluyor. Hadisle hareket edildiğinde 4 ayrı din oluyor ve sürekli kavga yaşanıyor.
Komünist Stalinist düşünceye karşı, “Gelin, annenizin çorbasını için” diyerek mücadele olmaz. Mücadele, bu ideolojilerin geçersizliğini bilimsel olarak anlatarak olur.
Allah'ın istediği Kendisi'ni sevdirmek, Kendisi'ne dikkat çekmek ve bizi imtihan etmek. İnsanlar acıyı görmeden güzelliğin kıymetini bilmiyor.
Eğer insanlar Allah’a kulluk bilincinde olsalar, Allah’ı çok sevseler dünyada anarşi katiyen olmaz. Akıl almaz zenginlik olur, huzur içinde yaşarlar.
İnsanların birçoğu Allah’a karşı haşa lakayt olduğu, nimete rağmen Allah’ı sevmediği için Allah intikam alıyor. Allah'ı çok sevseler dünya cennet olur.
Hayret edecek şekilde insanlar Allah’tan uzaklar. Kendi aleminde, keyfinde, zevkinde, münafıklığa müthiş bir eğilim gösteriyorlar. Normal vicdanda bir insanın Müslümanlar böyle ezilirken, ızdırap çekerken lakayt olması mümkün değil.
Çok az insan Allah’ın üzerine teksif olabiliyor. Öyle olduğunda da Allah helaket, felaket, ekonomik kriz meydana getiriyor. Yoksa insanlar bayağı rahat huzurlu yaşar.
İnsanlar ancak felaketle, büyük olaylarla açılıyorlar. Büyük olaylar olmadan büyük değişmeler olmuyor. Uyuşuyor insanlar, donuyorlar, Allah’tan uzaklaşıyorlar, sadece yaşamaya gayret ediyorlar.

Adnan Oktar Diyor Ki... 10 Haziran 2016> Daha Fazla

İslam Birliği için önce Darwinist materyalist düşüncenin ortadan kalkması gerekiyor. Devletin okullarda, her yerde ilmi anlatım yapması gerekiyor. İman hakikatlerinin, Kuran mucizelerinin anlatılması, imanla, Kuran’la ortaya çıkılması gerekiyor.
İslam alemini şu durumda birleştirsen de bir netice alamazsın. Çünkü önce sevginin oluşması lazım. Sevginin oluşması için de Mehdi (as)’ın zuhuru gerekiyor. Allah onu ona bağlamıştır.
Bir şey hakkında inşaAllah dendiğinde ‘Belki olur belki olmaz, şüpheli’ anlamında değildir. ‘Yarın ben bu işi yapmaya kesin kararlıyım ama Allah izin verirse, Allah müsaade ederse, kaderde varsa” anlamındadır.
"İnşaAllah" denildiğinde söyleyen kişi onu muğlaklık ifade etmek için değil “Yapmaya kararlıyım ama Allah’ın izniyle yapacağım” anlamında söyler.

Adnan Oktar Diyor Ki... 9 Haziran 2016> Daha Fazla

Birisinin hatasını bulup hemen gözden çıkarmak, nefret için malzeme oluşturmak mantığı çok yanlış. İslam'ın özünde müjdeleme ve kolaylaştırma vardır.
İngiliz derin devletinin Suriye'yi bölme planına hiçbir ülke müsaade etmesin. Eğer orayı bölerlerse Suudi Arabistan’ı da bölerler, Türkiye’yi de bölerler, her yeri bölerler. Allah esirgesin.
Komünizmin kökeni Darwinizm’dir. Bütün Marksist liderlerin hepsi bu konuda ittifak halindeler. Darwinizm olmayınca komünizm de olmaz.
Komünist terörle en etkili mücadele, tek yanlı Darwinist eğitimin ortadan kaldırılması ve iman hakikatlerinin anlatılmasıdır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 8 Haziran 2016> Daha Fazla

Türkiye’yi ultra modern hale getirmek lazım. Çok aydın, ilerici, sanatın, estetiğin, kalitenin en mükemmel olduğu ülke haline getirmek lazım. Suriye ve Irak modelinin Türkiye’de gelişmemesi için bu hayatidir.
Mehdi, son derece huzurlu, sevecen, sevgi dolu bir insandır. Onun döneminde asla kargaşa olmaz.
Nerede bir mazlum öldürülüyorsa bu haramdır. Ehli kitaptan da Müslümanlardan da hiç fark etmez. Hepsi cinayettir.
Allah’ın varlığı münafığın beyninde rahatsızlık meydana getirir. İnanç ve iman rahatsızlık meydana getirir. Onun için imanı beyninde, aklında tutmaz, boş şeyleri tutar.
Münafığın bütün amacı hayatını boş geçirmektir, beyni boştur. Allah’ı beyninde bir inanç olarak tutmak istemez.
İslam, Kuran münafığı çok sıkar. Allah’tan dinden bahsetmek, İslam’a, Kuran’a hizmet etmek münafık için bir ıstıraptır, elemdir, çok büyük acı çeker.
Münafık daima baş olmak ister. Yani en önemli kişi olmak ister. En çok dikkati çeken kişi olmak ister. Ve bütün ömrünü, bütün planını da bunun üstüne kurar. Müslümanlara yanaşma sebebi de budur.
Münafık hiçbir zaman için gerçek sevgiyi bilmez. Sevgiyi sadece büyüklük için ister, sadece itibar için ister, o kadar.
Münafığın hırsız olmasının nedeni, hak etmediği halde onu almış olmasıdır. Çünkü normalde müminin malı müminedir. Ama o küfür içinde bir mahluk olduğu için, şeytan olduğu için mümin zaten şeytanı beslemek istemez. Onun için onun bütün yediği içtiği hırsızlık malı olmuş oluyor.
Münafık hazırcıdır. El emeğiyle kazanmak istemez; hırsızlıkla, dolandırıcılıkla, oyunla geçinmek ister. Müslümanların malını hırsızlama yiyen bir mahluktur.
Münafık ayetlerini okurken, karşıdaki bir güç değil de kendimizin de münafık olabileceğini düşünerek, ayetleri kendi üstümüze alarak, Allah’tan korkarak kendimizi terbiye edeceğiz. Münafık zaten o ayetlerle hiç ilgilenmez. O yeni yeni oyunlar peşinde olur.
Nefis ve şeytan Allah’a düşman yaratılmıştır. Ama her ikisi de müminin cennetine vesile oluyorlar. Münafık da öyledir. Müminin cennetine vesile olur. Bu hakikati bilerek münafığa bakmak lazım.
Münafıklar şeytan gibidir. Şeytan kendini helak eder ama müminlerin cennetine vesile olur.
Münafıkta müthiş bir kin ve müthiş bir nefret vardır. Sevgiyi gurur, azamet ve büyüklük için kullanır.
Münafığın yüzü bir cehennem insanın yüzü gibidir, dili de şeytan dili gibi sipsivridir. Onunla kendince Müslümanlara zarar vermek ister. Ama tam tersine Müslüman’da bu, müthiş bir uyanıklık, canlılık, cevvaliyet ve ataklığa sebep olur. Hiçbir zarar veremez.
Nasıl biz cehennemi görünce cennetin kıymetini daha iyi anlıyorsak, cehennem ehli gibi olan münafığı görünce de Müslümanların ve imanın kıymetini daha iyi anlamış oluruz. Kıyas sağlar.
Müslümanların neşesi münafıkta zehir etkisi yapar.
Münafık Müslümanların içinde yaptığı pisliği, ahlaksızlığı küfrün içinde de çok rahat yapacağını zannediyor. Her yerde yaparım diyor. Halbuki Müslüman Allah’tan korktuğu için şefkatli. Ama Allah küfrün içinde helak ediyor.
Resulullah (sav) zamanında da münafıklar hep hırsızdı. Hep gaspçı, ahlaksızlardı. Müslümanların malını mülkünü çalma eğilimindeydiler.
İngiliz derin devleti münafıkları dünya çapında organize eden bir sistemdir. Müslümanların arasına bu şeytanlarından birer ikişer serpiştirdi İngiliz derin devleti. Buna karşı dikkatli olunması gerekir.
Üst akıl, İngiliz derin devletidir. Chatham House da bunların beynidir. O beynin okuludur.
Darwinizm Allah’ı inkar eden deccaliyetin inancıdır. Allah’ı inkar felsefesidir.
Darwinist düşünce Türkiye’de Allah’ı inkar eden düşüncedir. Biz İslam aleminin kalbiyiz. Bize Darwinist materyalist eğitim olmaz. Biz öncü olalım İslam alemi de bizden örnek alsın.

Adnan Oktar Diyor Ki... 6 Haziran 2016> Daha Fazla

Bugüne kadar münafık tam tarif edilmediği için -Kuran'da var ama hayata geçişini bilmiyor insanlar- münafıklar İslam aleminde ellerini kollarını sallayarak iş yapıyorlar. Ama münafığı gün gibi tarif edersen, herkes de su gibi ezberlerse münafık zihniyetin dünyada yaşam alanı kalmamış olur.
Münafığın rezil kepaze edilmesi, iyice tanıtılması, dünyada adeta yaşayamayacak hale getirilmesi Hz. Mehdi (as) devrinde olacaktır. O yüzden her münafık o münafık alametlerinden, nifaktan mecburen vazgeçmiş olacak. Mehdi (as) devrinde hiç nifak alameti görülmeyecektir.
Mehdiyet devrinde münafıklar imanın nuru içinde manen boğulacaklardır. Münafıkların fitnesi ve nifakı mehdiyet devrinde hiç oluşmayacaktır.
Münafık övüldüğünde daha faal, daha aktif hale gelir. Eleştirildiğinde de felç olur. Azgınlaşır, tersleşir, bütün yapıp ettiklerini de bırakır. Psikopat bir karakteri olduğu için tam tersine hareket etmeye başlar.
Müslüman’a hiçbir şey olmaz. Münafık çok akılsız, imansız olduğu için Müslümanların aleyhine çok büyük bir şey olacak zanneder. En sıkıştı gibi görünen dönem Müslüman’ın en yükseldiği dönemdir, en iyi olduğu dönemdir.
Şartlar ne kadar zor olursa mümin o kadar çok sevap kazanır. En sıkıştırıldığı dönem müminin en çok sevap kazandığı dönemdir.
Münafık hareket etmek istemez. İslam’a hizmet etmek istemez. Halbuki o oturma ona felaket getirir. Mümin de hareket ettiği için, İslam’a hizmet ettiği için o hareketlilik ona bereket getirir.
Mümine gelen musibet onun cennetini genişletir, velayet makamı kazandırır, ona sağlık sıhhat, güzellik verir veyahut şehadetle doğrudan cennete gitmesini sağlar. Ama münafığın cehennemini genişletir. Dünyada da ahirette de sonsuz belaya sebep olur.
Münafık Müslüman’ı dinçleştirir, gençleştirir, sağlık ve sıhhat kazandırır. Kendini çökertir, hastalandırır. Müminin cenneti genişlerken onun cehennemi genişler. Allah böyle gizli, bereketli bir sistem kurmuştur.
Münafığın bütün ömrü sürünmekle geçer. Hep şeytanlık düşünmek, ahlaksızlık düşünmek, Müslümanlara bir parça da olsa zarar verebileceğini düşünmek, bütün konusu budur.
Münafık, bir hastalık olarak, yanaştığı Müslümanlardan becerebildiği kadar istifade etmeye çalışır. En ufak bir işi bile olsa onlara yaptırmak ister. Onu kar olarak görür. İslam’ın, Müslüman’ın işini yapmayı da büyük bir zarar olarak görür, çok ızdırap çeker.
Münafığın dünyada da ahirette de sonu hep felakettir.
Münafık akıl almaz ahmaktır, şizofren manyaktır. Aklı gitmiştir, ölüdür. Maceradan, psikopatlıktan, manyaklıktan çekinmez, her türlü deliliğin içine gider.
Münafık bir gün Müslümanlara saldırma heyecanıyla yanar tutuşur. Halbuki onu da Allah yaratıyor. Ne yapacağı ne edeceği hep bellidir, kaçacağı gün de bellidir, hepsi yani bütün yapacakları bellidir. O, ahmak olduğu için kendini bağımsız zanneder.
Kaçmak münafığın bir vasfıdır. Kaçtı mı hemen Müslümanlara cephe alır, İslam’a cephe alır. Yani küfrün adamı haline gelir. Zaten hep aklında, bilinçaltında olan alçaklık odur.
Münafıkların bir vasıfları da hırsız olmalarıdır. Yani Müslüman’ın malında onların gözü olur. Bir şekilde çalmak veya gasp etmek için fırsat kollarlar. Onun için müminlerin çok dikkatli ve özenli olmaları gerekir.
IŞİD, ikna edilerek çok rahat durdurulabilecek bir güç. Yani Kuran’la, İslam’la onlara anlatıldığında onlardan netice alınır. Ama PKK’lılar Allahsız, Kitapsız, homoseksüelliğin içine batmış, alçak, aşağılık, ahlaksız adamlar. Dolayısıyla bu mühim tehlikeyi adeta yok hükmünde görüp, bizim hedefimiz IŞİD’dir demek akıllı bir siyaset olmaz.
PKK şu an dünyanın en büyük terörist yapılanmasıdır. Türkiye’nin Güneydoğu sınırlarında da boydan boya komünist, Stalinist, Allahsız, Kitapsız homoseksüellerden oluşan bir çete oluşturdular. En büyük tehlike bu. Bütün dikkatimizi buna vermemiz lazım.
IŞİD Türkiye için bir tehlike değildir. Türkiye için tehlike PKK’dır. PKK’yı hedeflemek varken IŞİD’i hedeflemek doğru hedeften sapmak olur. Bütün ağırlığımızı, dikkatimizi içte ve dışta PKK’ya vermek durumundayız.

Adnan Oktar Diyor Ki... 5 Haziran 2016> Daha Fazla

Hükümet Türkiye’de İsrail karşıtlığını tamamen ortadan kaldıracak bir tutum içinde olmalı. Ermeni karşıtı, Ermeni aleyhtarı propaganda da tamamen kalkmalı. Ermeni sevgisi, Yahudi sevgisi, Rum sevgisi bütün Türkiye’de hakim olsun. Onlar bizim kendi evlatlarımız, bizden ayırdılar onları; ve bu suni bir ayrılmadır.
Münafığın vasfı gerçeği ters yüz etmesidir. Mümin muttaki tertemiz insanları kendince çok kötü göstermeye çalışır; ama alçakları, homoseksüellik yapan derin devlet mensuplarını, katilleri, pislik adamları da sözde çok iyiymiş gibi gösterir.
Münafık, müminde çok keskin bir dikkate vesile olur. Onun tedbirli olmasına, şuurunu açmasına, sevabının çok artmasına vesile olur.
Mümine yapılan her şey hayırdır. Münafığın kendine hayır zannettiği her şey de ona şerdir. Yani ne yapsa onun aleyhine olur.
Münafık demagojiye çok açıktır, lafı evirir çevirir. Dilini eğip büker. Cümleleri bozmada, mantığı bozmada şeytani bir maharete sahiptir.
Münafık ölüdür zaten, yani akıl hastasıdır. Gözlerini akıtarak ve ölüyü andırır tarzda pis, bön ve boş bir bakışla bakar. Müminin bakışlarında nur vardır, ışık vardır, güzellik vardır, sevgi vardır.
Allah Ay’dan bahsediyor, görüyoruz. Yıldızlardan bahsediyor, görüyoruz. Münafıktan bahsediyor, münafığı da göreceğiz. Kafirden bahsediyor, kafiri de göreceğiz. Veliden bahsediyor, veliyi de göreceğiz. Kuran'da bahsedilenlerin hepsini göreceğiz inşaAllah.
Münafığın gözünde hain kirli bir uygulama vardır. İstediğinde ağlar, istediğinde bön bön bakar, istediğinde rahatsız olduğunu belirtmek için ölüm baygınlığı geçiriyor gibi hayvanda bile olmayan iğrenç, anlamsız bir bakışla etrafına bakar.
Şimdi Şii-Sünni birbirlerini kırıp geçiriyorlar. Bir kısmı birbirlerine acayip kinliler. Ama daha sonra Mehdiyetle hayret edilecek şekilde kardeş olacaklar. Vahabiler de öyle, çok coşkulu kardeş olacaklar hepsi.
Münafığın ruhunda gasp, hırsızlık ve onu meşru gösterme eğilimi vardır. Nereye gitse ruhunda bu vardır. Küfürde de hırsızlığa yatkındır, Müslümanların içinde de hırsızlığa yatkındır. Vazgeçilmez vasıflarından bir tanesidir.
Türkiye'ye yapılan bir hareketten bütün dünya etkilenir. Türkiye'yi bölmeye kalkarlarsa dünya ortadan bölünür. Ay bölünür, Güneş bölünür, her yer bölünür. Paramparça olur. Canlı hiçbir şey kalmaz. Kıyamet kopar.

Adnan Oktar Diyor Ki... 4 Haziran 2016> Daha Fazla

Münafığın yüzünde kin ve nefret ifadesi vardır. Şeytan ona söylediğinde bunu hemen uygular. Mesela şeytan, “Yüzünü ekşit” diyor, “Yüzüne o donuk ifadeyi ver”, “Lanet bir surat oluştur.” Münafık bunları hemen yapar. Müslüman utanır, yüzünde çirkin bir ifadeden çekinir. Allah’a sığınır. Münafık bunu seve seve yapar, hemen yapar.
Münafığın delilik derecesinde yalan söyleme özelliği vardır. Sürekli atar. Dikkatlice dinlenirse bilmediği bir konu yoktur münafığın, hemen atar, yani sürekli yalancıdır.
Münafık şeytana karşı saygılıdır, ona teslim olmuştur, ona karşı hürmetlidir. Yani dediği bir şeyi iki kere söyletmez, hemen yerine getirir. Ama Kuran’ın hükümlerine, Peygamber (sav)’in hükmüne şiddetle karşıdır.
Münafık hayret edilecek bir reflekse sahiptir. Şeytanın söylediğini dakikasında, saniyesinde yerine getirir. Ama Allah’ın dediğini yapmaz, Kuran’ın dediğini yapmaz. Peygamber (sav)’in dediğini yapmaz. Çünkü asidir. Münafık şeytana karşı boyun eğicidir.
Münafık, Müslüman’ın Kuran’la anlattıklarına tabi olmaz ama şeytan söylediğinde hemen yapar. Şeytan bir karaktersizlik bir ahlaksızlık mı fısıldadı, hemen yapar. Hiç tereddüt etmez münafık.
Müslüman’ın tatili olmaz. Suriye’de, Irak’ta Müslümanlar böyle boğazlanırken, Afganistan’da Müslümanlar mahvedilirken, Mısır’da Müslümanlar perişanken, İslam âlemi dehşet içinde yaşarken bizim istirahata ayıracak vaktimiz olmaz. Hatta konuları anlatırken bile öncelik sırasını en acil konulara vermek gerekiyor.
Her ülkeyle barış içinde olalım. Savaştığımız, kavga ettiğimiz, küstüğümüz, darıldığımız hiçbir ülke olmaması lazım. Ülke halkları masumdur. O yüzden her ülkeyle dost ve kardeş olmamız gerekir.
Dargın olduğumuz hiçbir ülke olmaması lazım. Çünkü bizim ülke halkları ile alıp veremediğimiz yok. Sorun derin devletlerle oluyor.
Avrupa’nın PKK’yı desteklemesinin nedeni PKK’nın kadın haklarını savunuyor olması, özgürlüğü savunuyor olmasıdır. PKK, “Kadınlar istediği gibi giyinsin, özgür olsun, karışmayalım” diyor ve “Kadınlar daha çok siyasette görev alsın” diyor. Bunları Türkiye’nin demesi gerekiyor.
Münafıklık yüzyıllardan beri, hatta binlerce yıldan beri müminleri kemiren, mahveden bir sistemdir. Bu konu hallolduğunda müminlerde bütün dünya çapında muazzam bir ferahlama olacaktır.
Münafık önemli görmediği kişileri hedef almaz. Onun seçtiği bir liste vardır. En başta peygamber, sonra sahabelerin ileri gelenleri. Bir veliyse, mesela o veli olan kişi ve veli olan kişiye en yakın olan kişiler, en güvendiği kişiler, onları doğrudan hedef alır münafık.
Tarih içinde hep münafıkların hep birinci derecede peygamberi hedef aldıklarını görüyoruz. Sonra müminleri hedef alırlar.
Kendini tanıtmak, kendini ünlü yapmak, güç sahibi yapmak münafığın en büyük hedeflerindendir. Bundan dolayı münafık Müslümanları hep ekarte etmek ister, öne geçmek ister. O yüzden de hep peygamberi hedef alır.
Münafık bir şeytan-ı dessastır. Şeytanla iç içe olan, şeytanın vücudunu kapladığı bir mahluktur. Ve ruhu sürekli anarşi içindedir.
Münafığın müminin sevabına vesile olma gücü çok çok yüksektir. Mesela küfrün birse münafığın milyondur.
Müslüman’ı en çok münafık heyecanlandırır, şevklendirir. Kitaplar hazırlanmasına vesile olur, daha zenginliğe vesile olur, daha gösterişli faaliyetlere vesile olur, atağın hızlanmasına vesile olur. Müslümanların daha teknik ve akılcı düşünmelerine sebep olur. Münafık, meskenet ve ataleti tamamen siler.
Münafık mümine müthiş heyecan verir, müthiş şevk verir, azmini artırır, gücünü artırır. Güce olan talep daha da çoğalır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 3 Haziran 2016> Daha Fazla

Münafık, Müslümanların aleyhine olmayı, onlara kin ve öfke duymayı faydalı bir şey zanneder. Halbuki o kin ve öfke onu yaşlandırıp, çökertip, hastalandırıp, helak eden bir sistemdir.
Münafık hizmetini gösteriş için yapar, desinler diye. Başarılı olmak ister yani adının duyulmasını ister. Allah için yapmaz, sükse için yapar.
Münafıklar kendi o pis felsefeleri için, o ahlaksız düşünceleri, o gaddar ruhlarının geliştirdiği pis siyaset için kendilerince peygamberleri, imamları da yönlendirmek istemişlerdir.
Münafıklar, her şeyin hep kendi lehlerine olmasını ister. O zaman huysuzluk, pislik, ahlaksızlık yapmazlar. Allah, Nur Suresi, 49’da; “Eğer hak lehlerinde ise, ona boyun eğerek gelirler” diyor. Mutlu olarak gelir, neşelenir o zaman. Ama kendi çıkarının tersine ise çirkefleşir, yırtıcı olur, ahlaksızlaşır münafık.
Münafık olmasa müminlerde bitkinlik ve meskenet olur. Münafık heyecan meydana getirir. Güçlü bir savunma mekanizması meydana getirtir.
Müminlerin başarılı çalışmaları münafığı rahatsız eder. Müminlerin arasının bozulmasını ister, bunun için uğraşır. Ama bu işte Müslümanlara dirilik verir.
Samiri ömrünün sonuna kadar tek yaşamıştır. Münafıklarda o bir hayat şeklidir. Müminleri sevmezler, beğenmezler. Kendilerini çok büyük görürler. O yüzden müminlerle konuşmak, onlarla bir arada olmak da istemezler. Yalnız yaşamak isterler.
Müminlerin birbirini sevmesi münafığı çok rahatsız eder. Münafık tek başına bir varlıktır. Müminlerden genellikle uzak olmak ister. Çünkü büyük olduğunu düşündüğü için müminlere kendini layık görmez. Kendini o çok büyük görür.
Münafık sıkıştığında elçiye sığınır, yoksa elçiden nefret eder. Çünkü o büyüklük hissi içinde olduğu için bayağı kinlidir. Ama zor bir durumda ondan menfaat sağlayacağını düşündüğü için geçici olarak ona seviyor taklidi yapar. Yoksa en çok kinlendiği imamdır zaten, birinci hedefi odur.
Münafıklar elçiye, imama sadece kendi çıkarları gerektiğinde değer verirler. Değer veriyor taklidi yaparlar. Saygılı gibi görünürler, seviyor gibi görünürler.
Allah, “Ehlinizi, çevrenizi, sevdiklerinizi cehennem ateşinden koruyun” diyor. Bu dua ile olur. Mümin dua edecek ve sebebe sarılacak. Onları eğitecek, emri bil maruf nehyi anil münker yapacak.
“Ya Rabbi, bana ve bütün Müslüman kardeşlerime” diye dua edilir. Yalnız kendine dua olmaz, çünkü velayette bütün müminleri cehennemden kurtarmak için gayret etmek farzdır.
Bütün müminleri kurtarmak için gayret etmek ve dua etmek velayetin gereğidir.
Baktınız ki bir şeytan fısıltısı, kalbinizde bir karartı yaptıysa, kalbinizde bir rahatsızlık yaptıysa belli ki şeytandandır. Neşenizi kaçırdıysa, şevkinizi, heyecanınızı kırdıysa bilin ki şeytandandır. Hemen Allah’a sığınacaksınız. Ve Kuran’la onu tamir edeceksiniz.
Müslüman’a karşı suizan yahut şeytandan gelen bilgiye inanmak mümini tahrip eder ve adım adım İslam’dan uzaklaştırır. Allah esirgesin cehenneme doğru yaklaştırır.
Fasıktan bir haber geldiğinde mümin onu, doğrusu nedir diye araştırıp soruşturacak. Körü körüne inanmayacak. Velev ki varsa bir yanlışlık onu da yine Kuran’la, İslam’la izale edecek.
Türkiye’de homoseksüel propagandaya asla izin verilmesin. Homoseksüelliğin savunuculuğunu yapan, onlarla bağlantısı olan kişilerin özellikle devletin yüksek kademelerinde göreve getirilmesi son derece tehlikeli olur. Çünkü İngiliz derin devleti bu tiplerle hemen bağlantıya geçiyor ve kontrolleri altına alıyorlar.
Münafık insanlardan nefret eder ama gizlice kendini beğenir. O karanlık dünyasında tek başına yaşamak ister.
Müminde hep, “Ne güzel, Allah’a şükür, elhamdülillah” vardır, “maşaAllah” vardır, “inşaAllah” vardır. Münafıkta hep ret vardır, hep itici bulma vardır. Hiçbir şeyi beğenmez.
Ayette şeytan, “Onları şükredici bulmayacaksın” diyor. Münafığın özelliğidir. Münafık şükretmeyi bilmez. Kanaatkar değildir. Allah ne güzel yaratmış demez. Her şeyde o pis ruh, şeytani ruh devreye girer.
Müslüman sürekli iyilik peşindedir, hep gönül alıcıdır, iyidir. Münafık ise hiçbir şeyi beğenmez. Her şeye bir kusur bulur. Yani şükredici değildir.
İsyankarlık, anarşistlik, azgınlık münafık ruhunun vazgeçilmez özellikleridir. Şeytanla aynı özdeştir. Şeytan münafığın mürşididir.
Şeytan müminlerin huzuruna, başarısına çok haset eder. Müminlerin güzelliği, sağlığı sıhhati, başarısı, yetenekleri, ataklığı münafığın aynı şeytanda olduğu gibi çok ağırına gider. Onun için sürekli bir yerden becerebildiği kadar zarar vermek ister.
Münafık çok şirret ve çirkeftir. Züppeliğe çok yatkındır. Asilik, çakallık, isyankarlık; şeytanda olan bu kötü yapı münafığın ruhunda da vardır.
Münafığın en mühim özelliklerinden birisi sivri dilini çok çirkin kullanmasıdır. Pisliğin, fitnenin akışı oradandır, dilindendir.
Münafığın şeytani bir enerjisi vardır. Hiç kesintisiz pislik yapar, aynı şeytan gibidir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 2 Haziran 2016> Daha Fazla

Bazı televizyon kanallarında kadınları özellikle kavgacı, hırçın, saldırgan, güvenilmez, ağzı bozuk, sinirli, cazgır gibi gösteriyorlar. Bu çok ürkütücü. Halbuki kadın dünyanın en güzel süsüdür.
Mehdiyet’i hiç kimse durduramaz. Allah’ın kararı bu, Allah’ın kaderi; durduramazsın. Çırpındıkça Allah’a karşı yakışıksız bir tavır sergilemiş olursun.
Mehdiyet ahir zamanın en hayati konusudur. Irak’taki, Suriye’deki olayların tek sebebi Mehdiyet’tir. İslam alemindeki şu anki heyecan ve kargaşanın tek sebebi Mehdiyet’tir. Dünyanın her yerinde Mehdiyet yeri göğü inletiyor.
Mehdi'yi beklemek atalete sevketmez. Bilakis Mehdi'yi bekleyen ülkeler en şevkli, en başarılı, en atak ülkelerdir. Museviler 3500 yıldan beri Moşiyah Mehdi beklerler, dünyanın en çalışkan milletidir. Hiçbir şekilde de tembelliğe onları itmemiştir. Bilakis şevklendirmiş, başarılı ve atak olmalarını sağlamıştır.
Meyvelerin her birinin içindeki mineraller, vitaminler, şeker oranları, karbonhidrat oranları, kokuları, kıvamları hepsi belirli ve tam olması gerektiği kadar. Tesadüf demek çok büyük zulüm. Kara toprakta böyle bir şey tesadüfen olmaz.
Gelenekçi İslam anlayışına karşı Kuran’ın yeterliliğini herkese anlatmamız gerekiyor. Aksi halde Afganistan gibi, Suriye gibi, Irak gibi olmamız işten bile değil, Allah esirgesin. Bu konuda vakit kaybetmek çok tehlikeli olur. Osmanlı’yı yıkan gelenekçi İslam felsefesiyle yeniden dirilmek mümkün değil.
Türkiye’nin dünyanın sevgi merkezi olması lazım, sevgi öğretmenlerinin okulu olması lazım. Merhameti, şefkati, sevgiyi, dostluğu, kardeşliği, iyiliği, güzelliği, temizliği dünyaya bizim anlatmamız lazım.
Her yere kalite hakim olması lazım. Kalitesiz her ülke yıkılıyor. Kalitesiz her toplum yıkılıyor. Kalitenin düşmesi bizim için milli bir tehlikedir.
Türkiye kaliteye son derece önem vermesi, ultra modern olması lazım. İnsanlarımız çok güzel giyinmeli, güzel konuşmalı, güzel yemeli, güzel içmeli. Şehirlerimiz Paris’ten, Londra’dan çok daha kaliteli olması lazım.
Kalitesizlik İslam âlemini sardı. İngiliz derin devleti İslam ülkelerinde kalitesizliği, sıradanlığı müthiş teşvik ediyor; böyle kaba, basit ve akılsız bir nesil istiyor. Görgüsüz, kültürsüz, sanattan uzak, milli şuurdan uzak bir nesil istiyor. Ve bunun için televole kültürünü alabildiğine yayıyorlar.
Amerika ve Avrupa silah stoklarını Müslümanları öldürerek eritiyor. Münafıkların yüzünden bu açmaz devam ediyor.
Dünya fabrikalarında üretilen tüm silahlar Müslümanları öldürmek için kullanılıyor. Münafıklar da ahmakça ve alçakça bu oyuna alet oluyorlar.
İngiliz derin devleti gençleri züppe ve asi olmaya teşvik ediyor. Saygılı, efendi, nezaketli insanları da anormal gibi göstermeye çalışıyor.
Küfrün İslam âleminde münafıkla yaptırmayacağı bir şey yoktur. Münafık alçak ve yancı olduğu için, makam, mevki, çıkar, para peşinde olduğu için, büyüklük ve üstünlük hırsı olduğu ve Allah’tan korkmadığı için, adamlar böyle mahlûkları hemen buluyorlar İslam âleminde Müslümanların başına bela ediyorlar.
İngiliz derin devleti münafıkları kullanarak İslam alemini kontrol altında tutmak istiyor. Münafıklar da çıkarcı ve büyüklük peşinde oldukları için kolayca deccaliyetin hizmetine giriyorlar.
Tarih boyunca birçok Müslüman görünen lider aslında münafıktı ve İslam aleminin parçalanmasına sebep oldular. Ezilmelerine, yıkılmalarına sebep oldular.
Münafıklık iman ve samimiyetin karşısında duramaz. Darmadağın olur. Bu Allah’tan bir mucizedir.
Deccaliyet münafıklığın organize olmuş, dünya çapında gizli devletleşmiş halidir. Dünyadaki en büyük derin devletle şeytan hep iç içe olur. Ve şeytan en tepeden en alta kadar etki ederek bu dev yapıyı yönetir.
Şeytan, cin şeytanlar insanın zihnine etki eder fakat etkisi fludur, münafığınki şedittir. Eğer mümin çok akıllı değilse münafık bayağı musallat olur. Ama aklın karşısında tuzun suda eridiği gibi erir münafık.
Müminlerin birbirini kırıp geçirmesinin nedeni münafıklardır. Onun için karşı ana güç, şeytandan daha şedit olan münafıklardır.
İslam’ın karşısındaki ana güç münafıklıktır. Küfür değildir. Küfür ikinci derecedendir. İslam aleminin mahvolmasının nedeni münafıklardır. Münafıklardan dolayı İslam alemi şu an birleşemiyor. Yoksa hemen birleşir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 31 Mayıs 2016> Daha Fazla

Güzelliği yaratan Allah’tır, her şeyi yaratan Allah’tır. Allah’ın dışında güç kuvvet sahibi yoktur.
Sünni tertemiz insan, İslam'ın bütün kurallarına uyan insan. Şii, İslam'ın gereklerini yerine getiren insan. Sarıl birbirine, kardeş ol, dost ol. Niye öldürüp asıp kesiyorsun? Birleşsen bütün dünyaya adaleti yayacaksın, dünyadaki felaketi kaldıracaksın. Dost ol, sevgiyle yaklaş.
Müslümanların, birbirlerini kırıp geçirmelerinin şeytanın bir oyunu olduğunu anlamamaları hayret verici bir durumdur.
Şiiler bayağı yiğittirler. Sünniler tertemiz insanlar. Birbirleriyle savaşmaları için hiçbir neden yok, sıfır. Direkt şeytanın oyununa geliyorlar. Hz. Mehdi (as)'ın zuhuruyla, onun bir kaç kelime konuşmasıyla mesele hallolacaktır.
Cenab-ı Allah hep böyle dikkati çekmeyen, insanların saldırdığı, insanların alçakça tuzak kurduğu, zulmetmeye çalıştığı, yalnız sanılan insanları başa geçiriyor. Ve onlara cennetini açıyor. Bu, Allah’ın kanunu. Hz. Mehdi (as) da insanların hiç ummadığı ve bağnazlar tarafından yanlış yolda gösterilen bir kişi olacaktır.
Bol bilgi değil; bilge, erdemli olmak, olgun olmak çok önemlidir.
Savaş zordur, kavga zordur, pislik kötülük zordur, zulüm zordur. İnsanlara acı çektirmek zordur. Bunlar çok iticidir. Sevgi, dostluk, kardeşlik, ferahlık, zenginlik, bereket bunlar zevkli ve güzel şeylerdir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 30 Mayıs 2016> Daha Fazla

Şeytan müminin oyuncağıdır. Şeytanlar Hz. Süleyman (as)'a hizmetçi olmuş durumdalardı, ne diyorsa yapıyorlardı.
İngiliz derin devletinin mensuplarının birçoğu gizli manyak, akıl hastası, ruh hastası adamlardır. Şeytanla hakikaten transa geçiyorlar ve cinnet geçiriyorlar. Şeytandan akıl almaz korkuyorlar.
Darwinizm doğrudan Allah’ı inkar eden bir felsefedir. Kainatın tesadüfler sonucu yaratıldığını söyler. Belanın, huzursuzluğun, uğursuzluğun kaynağı Darwinizm’dedir. Bunun mutlaka düzeltilmesi lazım.
Münafığın nihai amacı Müslümanların dağılmasıdır ama çok amaçlı saldırır. Peygamber (sav)’in buna yaptığı müdahaleyle hem cihadı çok mübarek olur, bereketli olur hem Müslümanların gücü kat kat artar.
Münafık mümin için rahmettir, kendisi için de felakettir. Münafık müminin cennetini genişletir, velayetini çoğaltır, makamını yükseltir. En çok makam yükseltme etkisi münafıktadır, sonra kafirdedir.
İngiliz derin devleti deşifre olduğunda, üstündeki örtü kaldırılıp pisliği göründüğünde, ilimle irfanla, bilgiyle, kültürle ne kadar rezil bir sistem olduğu delillendirildiğinde gücü sıfıra gider.

Adnan Oktar Diyor Ki... 28 Mayıs 2016> Daha Fazla

Biz İslam’ın hayatın ta kendisi olduğunu gösterdik. Dans, gülme, neşe, para, zenginlik güzel olan her şey Müslümanlar içindir.
İslam’ın itibarlı, aydınlık, gerçek yüzüyüz. Güzellik, modernlik, zenginlik, neşe, eğlence asla Müslümanların olamaz diyorlardı. Bu yanlış inancı tamamen yıktık. Hepsi Müslümanların hakkıdır.
İslam adına müslümanları gettolara kapatan, kendi içinde çürüyen bir sistem oluşturmuşlardı. Biz İslam’ın hayatın kendisi olduğunu gösterdik. Dev ve acımasız bir oyunu, Müslümanları kilitleyen, çok küçük dar bir alana, gettolara hapseden oyunu yerle bir ettik. “Müslümanlar her yerde” dedik. “İman her yerde, Allah her yerde” dedik.
Parçalanma demek, düşmanlık demektir. Sevginin bitmesi demektir. Birleşme demek sevgi demektir. Allah bir olmayı, birleşmeyi sever.
Münafıkta, münafıklığa hizmette delice bir enerji vardır. Ama İslam’a hizmette çok tembeldir. En ufak bir katkıda acayip ıstırap çeker. Göz boyamak için yaparken bile çok canı yanar. Bir gram bile İslam’a Müslümanlara fayda vermek istemez.
Münafık münafığı çok rahat bulabilir. Ama “kendi aralarındaki çatışmaları şiddetlidir” diyor Cenab-ı Allah. Münafıklar kendi aralarında köpek gibi kapışırlar.
Münafıklar Müslümanlardan ayrıldığında hemen bir araya gelir, klan halinde yaşarlar. Münafık küfür ile yapamıyor, sıradan insanlarla yapamıyor veyahut gelenekçi Müslümanlarla da yapamıyor; ancak kendi aralarında yaşayabiliyorlar.
Münafıkların zincirleme birbirlerini bulma güçleri vardır. O büyük bir mucizedir. Yani münafıklar klan halinde yaşarlar, birbirlerinden ayrılmazlar.
Derin devletler şeytan gibi adamları bulmada uzmandır. Münafık bulma uzmanıdırlar.
Münafıkları dünya çapında organize eden İngiliz derin devletidir. Çünkü münafığın müthiş bir şeytani zekası oluyor. Bunlar da münafığı elleriyle koymuş gibi seçip buluyorlar ve onları her türlü istihbaratta, her türlü fitnede Müslümanların aleyhine kullanıyorlar.
Komünizm berbat bir sistemdir. Allahsız, Kitapsız, maneviyatsız, ruhsuz, çok çirkin ve acımasız bir sistemdir. Stalinist, terörist, komünist anlayış, cinayetin, kanın, ıstırabın, acının, zevksizliğin, pisliğin, rezilliğin, sapıklığın oluk gibi aktığı bir sistemdir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 27 Mayıs 2016> Daha Fazla

Dünyayı artık akıl yönetecek. Akılsızların yönetmesi duracak. Akılsızlardan oluşan İngiliz derin devletinin felaketi gidecek, akıllılardan oluşan Mehdiyet’in gönül bağlıları gelecek.
Alevi demek Hz. Ali (ra)’ı seven gönül dostları demektir. Alevi demek sevgi insanı demektir. İnsanları, hayvanları, bitkileri seven yüce insan demektir. Alevi-Sünni tabii ki kardeştir. Aleviler candır.
Sezdirmeden küfrü ezmek, sezdirmeden Müslüman’ı desteklemek çok zordur. Bu da muazzam bir sanattır, Allah’ın gizli sanatlarındandır. Bilinmeyen bir sanattır. İyi düşünülürse müthiş bir olaydır.
Allah hiç sezdirmeden ezer, sezdirmeden de sevip-destekler. Kuran’da onu çok vurguluyor. “Müminlere hiç ummadıkları yerden rızık veririm, onları desteklerim” diyor. Küfür için de, “Hiç ummadıkları yerden ezerim” diyor.
Allah yanlılarını Allah sezdirmeden korur. Allah düşmanlarını da Allah sezdirmeden ezer. O sezdirmeme müthiş bir sanattır. O sezdirmemeden dolayı imtihanın sistemi oturuyor.
İnsanlarda akıl eksik olup zeka çok olabiliyor. Kültür bilgi çok oluyor, çevresi, imkanları geniş oluyor. Ama Allah’ı anlama ve Allah’a saygı duyma, Allah’ı sevme gücü yüksek vicdanlılarda olabiliyor.
Münafığın özelliğidir etrafındakileri kötüler, kendini yüceltir. Herkesi kötüleme özelliği vardır.
Münafık yarı deli gibidir yani aklı gitmiş bir mahluktur. Nefsine teslim olmuş bir hayvan gibidir. Patavatsız, münasebetsiz, dangalaktır. Ama kendini çok zeki, akıllı zanneder.
Münafık hep vicdan adına, dürüstlük adına çıkar. Sorduğunda işte “Ben içi dışı bir adamım, içimden geçeni söylüyorum.” Halbuki ahlaksızlık yapıyor. Nezaket denen bir şey vardır, münafık odun gibidir.
Münafık çok patavatsız olur. Nezaket bilmez, adap edep bilmez, küttür. İlgili Kuran ayetlerine dikkat ederseniz akıllarına gelen ilk şeyi söylüyorlar. Şeytanın ilk fısıltısını söyler münafık.
Münafık çok akıllı ve bilgi sahibi olduğu iddiasındadır, oysa çok patavatsız, akılsız ve kabadır.
Mümini güçlendiren, münafıklardır. Yoksa müminin cennetteki makamı yükselmiyor. Münafığın densizlikleri, oyunları, kurnazlıkları, kahpelikleri, kalleşlikleri olmasa müminin makamı belli bir derecede yükselebilir. Ama münafıkla çok yükselir. Kafirle bir yükseliyorsa münafıkla milyon yükselir. Çünkü münafık çok daha eşeddir.
Münafıkların en büyük ahlaksızlıklarından biri peygamberi haşa adaletsiz göstermektir. Münafıkta hep isyan ruhu vardır, şeytani bir kafa vardır.
Münafıkların fitnelerinin Kuran ayetleriyle deşifre edilmesi onların etkisiz hale gelmesini sağlar. Müminler bunu mutlaka yapmalı.

Adnan Oktar Diyor Ki... 26 Mayıs 2016> Daha Fazla

Kendini büyük görme, küstahlık yapma, kendini överken de karşısındakini vicdanen yahut merhamet yönünü eksik gibi gösterme münafığın özelliğidir. Kendini hep mağdur gösterir, mümini de insanları mağdur eden olarak gösterir. Böyle bir ahlaksızlığı vardır.
İslam'ı iyi tanıyan birisi halim olmanın güzelliğini bilir. Hz. İsa Mesih halimdi. Hz. İbrahim (as) halimdi, Allah halimliğini övmüştür. Yahya (as) halim bir evlattı. Peygamberimiz Resulullah (sav) halim bir insandı. Mümin halim selim olacak.
Gençlerin epey bir bölümü asiliğe, züppeliğe özeniyor. Öyle olmaz. Saygılı, halim, nezih olacak. Kalbi, ruhu onlar dinlendirir. Öyle züppelik, kafa tutmalar, asilik, anarşist kafa bunlar çirkin ve itici şeylerdir, çok rahatsız edicidir.
Münafık ayetleri, küfür ayetleri müminlere yöneliktir. Küfür ve münafıklar bu ayetlerden etkilenmez. Mümin etkilenir. Müminin kalbinde derin etki yapar, imanını artırır. Münafığın da kinini ve öfkesini daha artırır. Mümin kendini düzeltir, kafir ve münafık daha beter hale gelir; daha sinsi, daha azgın olur, daha kalbi kararır.
Münafık ayetleri, inananların kalbinde derin bir etki oluşturur, kalpleri yumuşar. Münafıkların ise içte içe kinini ve nefretini artırır.
Münafıklar sürekli ölüm korkusu, gençliğin gitme korkusu ve hastalanma korkusu içerisindedir. Ölümden nefret eder, hep o dehşeti yaşarlar.
Cehennem vahşi, deli bir hayvan gibidir. Hep böyle ezmek, yakmak, yıkmak, azap vermek ister. Küfre karşı, münafıklara karşı saldırgandır.
Münafık yüzüne pis, iğrenç bir ifade verir. Suratında lanet bir ifade olur. Ayette, “Kaşlarını çattı” diyor Allah; donuk, abus bir suratı vardır. Allah’ın ona mührüdür o.
Münafıkların yüzü çok berbattır. Bitap, donuktur. Şeytanla bağlantıda oldukları için adeta kükürt kokar onlar. Görüntüleri şizofrendir.
Münafık ahmak bir mahluktur. Allah aklını almıştır. Allah onu sürekli aşağılar. Fakat o akılsız kafasıyla hala Peygambere, müminlere zarar vermek için bir fırsat çıkacak mı diye bekler. Her seferinde rezil olur yine bekler, yine rezil olur yine bekler.
Münafıkların her konuşması fitne kokar, hep pisliktir. Hep küstahtırlar. Peygamberin aklına, yeteneğine, gücüne, imkânlarına, başarısına hep haset gözüyle yaklaşmışlardır. Ve bu hasetle kendilerince hep çelme takmaya çalışmışlardır, her seferinde de kendileri rezil rüsva olmuşlardır.
Münafıklar Peygamber (sav)’e karşı hep zekayla yaklaşmaya çalıştılar. Peygamberimiz (sav) aklıyla üstün gelerek onları her seferinde rezil rüsva etti.
Rusya’yla arayı düzeltelim. Rus Milletiyle, Rus devletiyle bütünleşip kardeş olalım, dost olalım. Rus halkı mazlumdur, terbiyelidir, saygılıdır, mütevazıdır, sevecendir, güzel insanlardır. Rus derin devletinin verdiği zararlara el birlik tedbir alalım.

Adnan Oktar Diyor Ki... 25 Mayıs 2016> Daha Fazla

Münafıklar her devirde Müslümanların başını belaya sokmuştur. Libya'da, Suriye'de ve Irak'ta da küfürle iş birliği yaparak Müslümanları mahvettiler. Halen de devam ediyorlar. Mısır'da darbenin oluşmasını sağlayanlar da münafıklardır. Müslümanları birbirine kırdıranlar yine münafıklar. Libya'daki olayların kökeninde de yine münafıklar vardır.
İslam aleminin ezilmesinin nedeni münafıklardır. Mazlum Müslümanları küfürle ittifak ederek eziyorlar. Münafıklar Müslümanların yerlerini söylüyorlar, Müslümanların bombalanmasını sağlıyorlar. Müslümanların aleyhine küfrü, zalimleri teşvik ediyorlar.
İngiliz derin devletinin bütün gücü münafıklara dayanıyor. Münafıklar olmadığında adım atamazlar.
Nefsi en ağır suçlarla itham etmek lazım. Münafıklıkla itham edeceksin, yanlışlıkla itham edeceksin, dalaletle itham edeceksin. "Her türlü yanlışlığı yapabilirsin." diye nefse sürekli bilgi gitmesi gerekir ki nefis azgınlaşmasın, Müslüman’ın tersine hareket etmesin.
Münafık ayetlerini hep müminlere anlatıyoruz. Mümin kendi üzerine alınmazsa o münafık alameti olur. Eğer alınıyorsa o da mümin alametidir. Çünkü Müslüman nefsini temize çıkarmaz. Nefis daima kötülüğü emredicidir.
Münafık, Müslümanların zor duruma gelmesini, her yönden Müslümanların çökmesini bekler. Güçlüyken saldırmaz. Nasıl böyle vahşi hayvanlar saldırmak için zayıf anı kollar, münafık da zayıf anı kollar ki saldırabilsin. Ona göre ekibini de hazırlar.
Münafıklar, Müslümanların belaya uğramasını haince sabırla beklerler. Münafıklar için, zor zamanda vurma esastır.
Münafık mümine güç verir, ataklık verir, ufuk genişliği verir. Öbür türlü müminde meskenet olur, güç kırılması olur.
Münafık müminin çok tetikte, dikkatli ve itinalı olmasını sağlar. Ufkunu açar. Mümin nasıl mücadele edeceğini daha iyi görür, riski daha iyi kavrar. İslam’ın, Kuran’ın kıymetini daha iyi anlar. Müslümanlara olan sevgisi daha artar.
Mümin velayet makamını münafıklarla alır. Peygamberlerin dereceleri münafıklara sabır ve onlarla mücadele sayesinde yükselir. Zihni açar münafık, mücadele azmini artırır, şevki artırır, Müslüman’ın çok dikkatli ve tetikte olmasını sağlar.
Peygamberimiz (sav) hep güzel konuşuyordu, hep mütevazı davranıyordu. Münafıklar da hep züppe karşılık veriyordu, büyüklük peşindelerdi.
Hayâ müminde olur, münafıkta hayâ olmaz. Son derece arsız ve pişkindir. Müminde mahcubiyet duygusu vardır, hayâ vardır, hicap vardır. Münafıkta insani hiçbir incelik ve bir ifade olmaz. Suratında, tavrında hayvani bir ifade olur.
Münafığın hedefi hep boştur. Boş düşüncelerle, boş bilgilerle uğraşır, boş şeyleri okur, boş şeyleri takip eder, sonunda da cehennemin dibine düşer. Mümin hep hikmeti, özü, gerçek bilgiyi arar. Kuran'la mutabık olan bilgiyi arar.
Bir ilim Kuran'a dayanmıyorsa ilim değildir o, hiçbir şey değildir. Kuran tasdik etmiyorsa onu, o ilim değildir.
Münafık küstah, ahlaksız, haysiyetsiz olduğu için müminlerin kendine benzememesi onu kızdırır. Ve Müslümanlardan o yüzden nefret eder. Onları hep akılsız görür, kendini müthiş akıllı görür. Şeytandan aldığı ilhamdan kaynaklanır bu.
Münafık kendini yüksek gördüğü için müminleri akılsız ve düşük imanlı zannediyor. Müminlerin, kendisi asi olmaması, küstah olmaması, saldırgan olmaması, oyuncu veya yalancı olmaması münafığın acayibine gider.
Bizim inancımıza göre Kuran’la mutabakat halinde olan ilim ilimdir. Kuran’ın desteklediği ilim ilimdir. Kuran’a zıt olan ilim Müslüman için geçerli değildir.
Münafık ve kafir okuduğu kitaplardan öğrendiğini zanneder. Cahiliye kafasıyla bakan Allah’ın öğrettiğine inanmaz. Bilgiyi Allah’ın verdiğine inanmaz. Ve cahiliye ilmine esas ilim gözüyle bakar. Halbuki Müslümanları ilgilendiren asıl ilim Kuran’daki ilimdir.
Allah derin imana bakar, Kendisi’ni çok seviyor mu, sevmiyor mu? Derin imanla iman ediyor mu, etmiyor mu? Sadece ona bakar. O varsa tamam, başka bir şeye gerek yoktur.
İman, derin iman bütün mesele budur. Yoksa bilmişlik yapmak, çok kültürlü olmak, sekiz dil bilmek, bütün entel dantel kültürünü su gibi ezberden okumak, anlatmak sıfırdır. Hatta itici gelir insanlara o, kızdırır. İnsanlar hikmet insanlarını sever, derinlik insanlarını sever, derin imanlı samimi insanları severler.
Bazı Müslümanların, "(Mehdi'yi) beklemeye gerek yok." demeleri yanlıştır. Mehdi (as)’ın beklenmesi bir sevgi ifadesidir.
Samimiyet çok hayatidir. Yoksa sabahlara kadar da anlatırız, hiçbir şey olmaz. İhlasla anlatılan on dakikalık bir anlatım bütün dünyayı sarsar.
İslam’ın hakim olmasını isteyen çok derin imanlı olacak. Çok ihlaslı ve çok samimi olacak, müthiş derinleşecek. Allah’ın onu izlediğini bilecek. Allah’ın olayları nasıl geliştirdiğini de seyredecek.
Müslüman son derece halim olacak. Çileye sabreden, zorluklara sabreden, acıya sabreden olacak. Gevşeme ve üzülme Hakk-ul yakin imanda olmaz.
Derin imanlı çok az sayısı olan bir topluluk olsun İslam dünyaya hemen hakim olur. Bütün mesele derin imandadır. İnsanların gayretine bağlamıyor Allah, insanların imanına, samimiyetine bağlıyor.
Allah bir ülkede iman eden biri olduğunda onu hemen görür. Çünkü Kendisi yaratıyor. Ve olaylar hep o insanın çevresinde ona göre gelişir. Allah’ın en önem verdiği derin imandır, çok fazla çalışma değil.

Adnan Oktar Diyor Ki... 24 Mayıs 2016> Daha Fazla

İngiliz derin devleti bir çok savaşta Amerikan ordusunu kullanıyor. Amerikan ordusu ise dünyada intihar oranının en yüksek olduğu ordudur.
Şeytan Allah'ın dediğinin dışına çıkamaz. Cinler de Allah'ın dediğinin dışına çıkamaz. Hızır (as) da çıkamaz. Her şey Allah’ın iradesi ve kontrolü altındadır.
Masonluk beş bin yıldan beri Hz. Mehdi (as)’In çıkışına hazırlanıyor.
Allah şeytanın insanlar üzerindeki büyüsünü kaldırsın, deccalın büyüsünü kaldırsın. Allah deccalı kahrı perişan etsin. Müslümanları dünya çapında muzaffer etsin.
Birçok insan dünyanın gerçek mahiyetinin farkına varmıyor. Dışarıda renk, ışık, ses yok. Beynin içinde, gözü olmayan ruh rengarenk dünya görüyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 23 Mayıs 2016> Daha Fazla

Münafık alametleri anlatıldığı halde eğer münafık kendini düzeltmezse cehennemin dibine doğru yol almaya devam eder. Cehennemi alabildiğine genişler.
Münafıkların müminlere yaptıkları ahlaksızlık, haysiyetsizlik, kabalık, pislik, nobranlık, enaniyet onların cehennemini genişletir. Mümin bundan kazançlı çıkar; kafir kaybeder, münafık kaybeder. Ama çok büyük kayba uğrar.
Allah istese küfrü yaratmazdı. Müminin cennetinin gelişmesi için münafık ve kafir gerekiyor. Onlar olmadan müminin cenneti genişlemiyor. Manevi makam alamıyor. İlla ki münafık ve kafir gerekiyor. Kafir ve münafığın da cehenneminin genişlemesi için Müslüman gerekiyor. Yoksa o da genişlemez.
Münafık, "Vazgeç" demekle vazgeçmez. "Vazgeçtim" der yine devam eder. Bir nevi şeytan-ı dessastır; desiseci bir şeytandır. Ve sürekli takip edilmesi gerekir.
Münafık, sayılarının ve maddi güçlerinin çok olmasından dolayı kafirleri ilahlaştırır. Çünkü o insani güce inanır, Allah'a inanmaz. O yüzden derin devletlerin yancısı olur.
Kalbinde hastalık olan da münafığa benzer. "Aman" der, "Ben bu hastalığı hemen düzelteyim." Münafık alameti belirir, "Aman, hemen kurtulayım." der mümin. Onun için bu ayetler biz müminleri ilgilendirir. Kafir, münafık güler geçer, kaale dahi almaz.
Mümin kendi kendine şüphe edecek, münafık alametini kendinde arayacak. Çünkü mümine etki eder bu. Münafık zaten ayetlerle alay eder. Mümin kendine çeki düzen verir; "Aman aman. Allah esirgesin, benzemek durumunda kalabilirim, benzeyebilirim." diye çok korkar.
Münafıklar mikroptan aşağı özel yaratılmış bir mahlûkattır. Müminlerin yanında kendilerini garantide görmezler, hep şüphe içindedirler. "Derin devletin adamı mı olsun, Müslümanların yanında mı sığınsın kalsın?" Bütün ömrü o şüphe içinde geçer. Ayette Allah bildiriyor, "Ne onlardandır ne sizdendirler."
Münafıklar derin devletlere hizmet eden şeytanlar konumundadır.
Münafık dünyaya delice bağlı olduğu için yaşlanmaktan ve ölümden çok korkar. Ahirete inanmadığı için onun ilahı dünyadır, nefsidir. Halbuki Müslüman Cenab-ı Allah'a kavuşmayla iftihar eder. Gençlik de bir nimettir yaşlılık da bir nimettir.
Münafığın ilahı kendi nefsidir. Nefsini büyütmek ve yüceltmek, başka bir şeyin peşinde değildir. Ve bir nevi delidir, yani psikopattır, homoseksüel ruhlu bir manyaktır münafık.
Dünyada silah ticaretine ayrılan paranın sadece binde beşiyle ölüm sınırındaki 66 milyon aç çocuk kurtarılabiliyor. Deccalin, şeytanın amansız hakimiyeti burada görülüyor.
Mümin metafiziktir. Bir insan gerçek imana ulaştığında, samimi olduğunda garip bir şekle bürünüyor. Melekten üstün oluyor. Mesela duası kabul oluyor. Böyle samimi müminler 11 kişi olsalar dünyaya hakim oluyorlar. Görevliyse öldürülemiyor. Çok garip bir şey bu. Özel olarak korunuyor. Etki gücü çok yüksek oluyor. Onun olduğu yerde insanlarda müthiş bir iman coşması, gelişmesi oluyor.
Mısır cezaevlerindeki tutuklulardan cinayet işlememiş olanlar ya serbest bırakılsın ya da sınırdışı edilsin. Cezaevlerinde havalandırma yok, sıcaklık gittikçe yükseliyor, bu şartlarda yaşayamazlar.
Münafığa ne tür iyilik yapılırsa yapılsın, hangi imkan verilirse verilsin onu ahlaksızlık ve pislik için kullanır. Mümin de hep hayır ve güzellik için kullanır. Ufacık bir şey versen mümin hayra yönelik kullanır.
Mümin elindeki imkanları İslam’ın hayrı için kullanır. Münafık ise fitne çıkarmak için, küfürle bağlantı kurmak için kullanır.
Münafıklarla ilgili ayetlerden mümin etkilenir. Kişi etkileniyorsa o münafık olamaz. Ama münafık bu ayetlere güler, hiç etkilenmez. Umurunda da olmaz, azgınlığı, şeytanlığı daha da artar. Saldırganlığı, kindarlığı daha da artar.
Mümin hep dürüstlükle, samimiyetle, iyi niyetle, tevazu, mazlumluk ve yumuşak huyla yani halimlik ve itaatkarlıkla yaşar. Münafık tam tersidir. İsyankar, asi ve anarşist ruhludur.
İmam Mehdi (as)’ın bir medrese eğitimi yoktur. Bir alime, hocaya bağlı değildir. İmanıyla, samimiyetiyle etkili olacaktır.
İman, akıl, elinde de Kuran; böyle bir insanla dünya baş edemez. En mühim mesele samimi iman etmek, samimi Allah’ı sevmek, samimi Allah’tan korkmaktır. Onun için öyle züppelik yaparak, çakallık yaparak, işte laf yarıştırarak, laf sokarak İslam’ı hakim etmek mümkün olmaz.
İslam akılla, derin imanla anlatılabilir. Peygamberimiz (sav) üniversite mezunu değildi. Elinde sadece Kuran vardı. Çok samimi imanlıydı, o yüzden çok etkili oldu. İmanıyla ve aklıyla etkili oldu.
Şu an Müslümanların yaptığı tebliğ yönteminde bilgi yeterli değildir, kültür yeterli değildir, modernlik hiç yeterli değildir. Bunlarla olmaz. Derin iman, derin samimiyet, derin akılla olur. En etkilisi budur.
Münafıkta en büyük korku gelecek korkusudur. Her türlü pisliği onun için yapar. Müslümanların yanından kaçmasının nedeni de odur.
Münafık Müslümanların yanında geçici olarak durur. Kendini güvende hissetmez. Çünkü Müslümanlara düşman olduğu için, kinli olduğu için, nefret ettiği için Müslümanlardan kendini güvende hissetmez. Küfürden kendine yer arar.
Kuran’da, münafıklar müminleri akılsızlıkla itham ediyorlar. Münafık kendisi anarşist ruhlu olduğundan, onu üstün görüyor. Müminin itaatkar olmasına da şaşıyor, “O akılsızlar gibi mi iman edeceğim?” diyor. Halbuki itaatli olmak, yumuşak başlı olmak, halim olmak güzeldir.
Münafıklar kendileri isyankar oldukları için müminlerin itaatkar olmasının güzelliğini fark edemezler.
Münafık dünyadaki huzursuzluğunun binlerce katını cehennemde yaşar. Mümin de huzurunun binlerce katını cennette yaşar, tam zıddıdır.
Münafık cehennemde bile fitne arıyor, sürekli rahatsızdır ve hiçbir zaman için Allah’a sığınmaz. Allah o anarşist ruhunu, o deli ruhunu, sürekli rahatsız olan ruhunu en rahatsız halde tutar cehennemde. Mümin de dünyada mutmain olduğu için cennette en mutmain halde yaşar, hiç huzursuzluk yaşamaz.
Cennet şartları mümine göredir. Münafık da tam cehennem ehlidir. Cehennemde sürekli huzursuzdur. Orada da yine kendince pislik yapacak konu buluyor, onu oraya atmaya sebep olan diğer münafıkları arıyor.
Allah yolunda mücadelede fedakar olacaksın. Mesela asker aç, susuz oluyor çıtını çıkartmıyor, fitne çıkartmıyor ama münafık çıkarır. Münafığın en ufak bir şeye tahammülü yoktur. Her şey onun dediği gibi olsun ister. Mümin öyle değildir, nasıl ortalık yatışacaksa, nasıl ortam huzurlu olacaksa ona göre hareket eder.
Münafık için her şey sorundur. Yola çıkması bir sorundur, yemek yemesi bir sorundur, giyinmesi sorundur, hayatı kendine zehir eder. Müminlere de bu pisliği bulaştırmaya çalışır.
Müminin uysallığı, yumuşak başlılığı cennette de devam ediyor. Çünkü muttaki. Cenab-ı Allah’tan ne hayır gelirse ona razıdır, kanaatkardır. Münafık kanaatkar değildir.
Mümin halim oluyor, sakin, uysal ve sevecen oluyor. Kendi menfaatini düşünmüyor. Mesela sıcakta da savaşa gidebiliyor veyahut İslam’a hizmet edebiliyor. Hava sıcak demiyor. Bunalsa da demiyor. Ama münafık der.

Adnan Oktar Diyor Ki... 22 Mayıs 2016> Daha Fazla

İslam’ın hakimiyeti için telaş etmeye gerek yok. Allah'ın planladığı bir sistem var, o yavaş yavaş ilerliyor. Hakimiyet bize doğru geliyor, bizler hakimiyete doğru gidiyoruz.
İngiliz derin devleti son derece zavallı bir yapılanmadır. Yani zavallının zavallısıdır. Şeytan son derece güçsüz bir varlıktır. Hiçbirini gözde büyütmeye gerek yok. Gözde büyütülecek olan, büyük olan, en büyük olan, sonsuz büyük olan Allah'tır.
Allah insanların büyük bölümünü çirkin yaratıyor, kimini kısa boylu yaratıyor, kimini çok kilolu yaratıyor. Bu, insanların azmasını engeller. Çok güzel insan nadir oluyor, onlarda da birçok hastalık, dert oluyor. En güzel insanın bile ömrü kısacık oluyor. Yani muazzam bir imtihan ortamı var ve kusursuzca işliyor bu.
Münafıktan tedirgin olmak yersiz. Münafık Allah'ın zavallı bir kuludur, Allah yaratır onu. Kafirden de tedirgin olmaya gerek yok, kafirin hiçbir gücü yoktur. Güç sahibi olan Allah'tır.
İnsanlar Allah'a karşı dürüst olmazlarsa Allah'ın rahatlık vermeyeceği belli. Allah'a direniyorlar, direndikçe de Allah eziyor. Halbuki Allah'a direnmeseler Allah ezmez, çok rahat ederler. Kendilerini çok akıllı zannediyorlar bazıları. Allah'la haşa savaştığını zannediyor. Halbuki Allah için onlar bir hiç.
Türkiye sağduyulu aklı başında insanların olduğu bir ülkedir. Dünyaya sevgiyi, merhameti öğretecek bir şefkat öğretmenidir milletimiz. Dostluk, kardeşlik, arkadaşlık öğretmenidir. Bizim örf ve geleneklerimiz de güzeldir. Sevgimiz de güzeldir. Dünyanın ruhunu boşalttılar, Türkiye Mehdiyet öncülüğünde o ruhu dolduracak.
Anadolu Nuh’un gemisi gibidir. Fakir, fukara, garibanlar, gureba, ezilenler, savaştan kaçanlar hep Türkiye’ye sığınıyorlar aynı Nuh’un gemisi gibi. Bütün dünyanın garibanları, mazlumları, yardım isteyenler Türkiye’ye sığınıyorlar.
Türkiye yavaş yavaş Nuh’un gemisi gibi menziline doğru gidiyor. Kar, tipi, dalgalar gemiyi etkilemez.
Her müziği yaratan Allah’tır. Sanatçı kendi yaptığını zanneder, yaratan Allah’tır. Müzikten zevk almayı yaratan da Allah’tır. Müziği duyup dehşete kapılabilirdik Allah esirgesin, çok ıstırap verebilirdi, çok rahatsız edici bir ses gibi gelebilirdi ama Allah hoşumuza gidecek şekilde yaratmış.
Şeytan sıradan Müslüman’ı ezebilir ama çok güçlü imanlı olduğunda ondan çok yılar. Ona ordularını gönderir, bir şeyler yapmaya çalışır ama hiç etkisi olmaz. “İman eden kullarım üstünde senin etkin yoktur” diyor Allah.
Şeytanla savaş iman ehli için çok kolaydır. Çünkü iman ehli metafizik bir varlıktır. Gerçek iman edenler, hakkıyla iman edenler metafiziktirler. Şeytanın en korktuğu, en yıldığı adamlardır. Gerçekten imanlı insanlar melek gibidirler.
Şeytanın insanları tanıma özelliği vardır. Zeki ama zayıf, hastalıklı, kibirli, psikopat, kendini beğenmiş, dengesiz, cemiyet mikrobu tipleri şeytan bilir, gider seçer. Birbirleriyle bağlantılarını da kurar.

Adnan Oktar Diyor Ki... 20 Mayıs 2016> Daha Fazla

İnsan cehenneme azabını kendi getiriyor. Kendini yakacak azabı oraya kendi getiriyor. Dünyadaki bütün sıkıntısı onunla beraber oraya gidiyor. O sıkılma, korkma, tedirgin olma, azap çekme özelliği var ya, o kalkmıyor işte. Allah cennette müminlere kaldırıyor onu ama küfre kaldırmıyor. Kendi ateşiyle oraya gidiyor. O kendi ateşiyle orada yanıyor.
Cehennem her türlü sıkıntının, rahatsızlığın yaşandığı bir yerdir. Allah yüreklere tırmanan bir ateşten bahsediyor. Manevi azap çoktur cehennemde.
Hz. Hızır istediği an istediği yerde bulunuyor ve istediği eşyanın şekline giriyor. İşte bu, cennette olan modeldir.
Müminler cennette en şiddetli Allah’ın tecellisini görmekten haz alıyorlar. Müthiş bir sevinç meydana geliyor. Allah selam verdiğinde müminler zevkten kendilerini kaybediyorlar.
Cennette herkes güzel ahlaklıdır. Kin, öfke hiçbir şekilde yoktur. Korku yoktur. Tedirginlik yoktur, üzülme yoktur. Dünyada onlar özel olarak verilmiştir.
Cennet sevgi yurdudur. Allah müminlere, müminler de Allah’a sevgilerini ifade ediyorlar. Allah müminleri sevdiğini söylüyor, müminler de Allah’ı sevdiklerini söylüyorlar.
Cennet sonsuza kadar bitmeyen bir şölen yeridir. Sonsuza kadar hastalık dert, sıkıntı, hiçbir şey yoktur. Uyku yoktur, yorgunluk yoktur. İstediğin gibi gezersin. Ama Allah’ı anma vardır tabii. Sürekli Allah’a şükretme, Allah’ı anma vardır.
Cennette dünyadaki bütün teknik cihazların en gelişmişi, en mükemmeli vardır. Allah bunları da aynı sistemle yaratıyor. Araba, tekne, uçak hepsi vardır. İsteyen araba yarışı yapar, isteyen tekne yarışı yapar. Yani insanların hoşuna giden her şey cennette mevcuttur.
İnsanlar cenneti çok uzakta zannediyorlar. Hâlbuki cennet bir adımda geçilecek kadar yakındır.
Cennet dünyanın daha mükemmeli, daha düzgünüdür. Çok çok yabancı olacağımız bir yer değildir.
Hücre hakkında bilgisi olmayan bazı kişiler evrimin olabileceğini düşünüyor. Halbuki hücreyi, proteinin yapısını incelese evrimin teknik olarak imkansız olduğunu görür.
Canlılar çok düzgün, özenli yaratılmış. Evrim teknik olarak mümkün değil. Var olan her şeyde akıl almaz bir matematik mühendislik var. Hücrede, kromozomda nefes kesici bir düzen var. Tesadüf böyle bir şey yapamaz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 19 Mayıs 2016> Daha Fazla

Eğer insan münafık, şirk, hastalık alametlerini kendinde arayıp düşünmüyorsa cennetlik olduğunu iddia etmiş olur. Her birini kendi üstünde düşünecek.
Müslüman eğer “Münafıklarla ilgili ayetler bana hitap etmiyor” derse harama girer. Oradaki ayetler bütün Müslümanlara hitap eder. Münafık zaten inanmıyor ki etkilensin. Mümin etkilenecek ondan. O yüzden çok fazla olan münafık ayetlerini okurken Müslüman kendi üstüne alarak okuyacak.
Peygamberimiz (sav) çocuk gibi gençti. Allah onu hep genç tuttu, bununla münafıkları, kafirleri kızdırdı. Hep zenginlik, bereket verdi. Çok güzel hanımlar verdi. Münafıklar da hasedlerinden için için yandı.
Münafıklara hep hastalıklar, dertler gelir. Allah onları çürütür, içlerini de yakar kavurur. Müminlere de bu şifa olarak gelir. Münafık mümini üzmeye çalıştıkça, mümin daha iyi hale gelir, daha sağlıklı, daha bereketli, daha zengin olur.
Müminlerin sevincini, huzurlu olmasını, neşeli olmasını ortadan kaldırmak münafığın baş amacıdır. Bunu şeytanın dürtüsüyle yapar. Gece gündüz Müslümanları gergin zor bir ortamda bırakmak ister ki dava dağılsın, Müslümanlar zayıflasın. Ama amacına ulaşamaz, Allah belayı ona verir.
Münafık müminleri üzmeye çalışırken müminler daha sağlıklı, daha bereketli, daha zengin hale gelir. Münafıklar çöker, müminler hep güçlenir.
Mümin diğer müminin mutluluğundan mutlu olur. Münafık müminin sevincinden ızdırap duyar ve hep adaletsizlik olduğunu iddia eder.
Münafığın amacı Müslümanların bir an önce dağılmasıdır. Çünkü kendi gidemediği için Müslümanlar dağıldığında gidebileceğine inanır.
Münafık Allah’a karşı öfkelidir. Peygamber (sav)’e öfkelidir. Peygamber (sav)’i kıskanır, haset eder. Allah’ın ona verdiği nimetleri, imkanları onun elinden almaya çalışır kendince. Huzurunu bozmaya çalışır, onu tedirgin etmeye çalışır. Kendince korkutmaya çalışır. Haber kanallarını kapatmaya çalışır. Eleştiri yapmasını engellemeye çalışır. Sevdikleriyle bağlantı kurmasını engellemeye çalışır. Huzurlu yaşamasını engellemeye çalışır.
Her münafık çok akıllı, çok dürüst, çok iyi olduğu kanaatindedir, bu çok manidardır. Ve kendini iyiliğin sembolü olarak görür. Halbuki sürekli alçaklık, ahlaksızlık yapar.
Peygamber (sav) İslam’ın menfaatini, kurtuluşunu, hayrını düşünürken; münafıklar, Peygamber (sav)’i hep onları haksızlığa uğratan konumunda gösteren alçaklardır.
Münafık şirk kafasında olduğu için müstakil bir varlık olduğunu düşünerek Allah’ın onun yaptığı şeytanlıkları görmediğini düşünür.
Münafıklar yaptıkları onca ahlaksızlığa rağmen kendilerini dürüst, temiz kalpli, iyiliğin sembolü olarak görürler.
Münafıkta dava aşkı diye bir konu yoktur. O geleceğini, dünyasını, rahatını düşünür. Peygamber (sav) İslam'ın yayılmasını, İslam'ın hakim olmasını, Müslümanların rahat olmasını, güvenlik içinde olmasını, zengin olmasını düşünürken münafık kendi pis, egoist, iğrenç menfaatlerini düşünür.
Münafık çok şeytanidir. Kendini yüceltmeyi ve üstün göstermeyi amaçlarken Peygamber (sav)’i de mahcup etmeyi amaçlar.
Münafığın kendi dar dünyasında menfaatçi karanlık bir felsefesi vardır.
Münafıklar en başta Resulullah (sav)'tan şüpheleniyorlardı. Her an aleyhlerine bir şey yapacak diye Ondan korkuyorlardı. Hiçbir hükmüne güvenemiyorlardı. Peygamber (sav)’in her hükmüne şüpheyle bakıyorlar. Kuşkucu olur münafık.
Münafıkların bütün hayatları cehennemdir. Her şeyden korkarlar, her şeyden şüphelenirlar. Ufacık bir kıpırtı münafık için çok tehlikeli bir şeydir.
Münafıklar klan halinde topluca yaşarlar. Hepsi birbirini putlaştırmıştır. O klanlarını da putlaştırır. O putun müthiş bir güce sahip olduğuna inanırlar. O puttan da ayrılamazlar münafıklar. Yani normal bir sosyal hayatın içine giremez münafık.
Münafık, insanların çoğunluğuna uyar. İnsanların çoğunluğunu ilah gibi görür. Devlet onun için puttur, kendi devleti değil, en büyük olan devlet. En güçlü olan kimse, en büyük put olarak onu görür ve ona bağlanır. Mesela şu an İngiliz derin devleti; ona bağlıdır.
Münafık müşriğin en gelişmiş, en şiddetli olanıdır. Kafirin en azgın olanıdır münafık. Klasik müşrikten, bilinen müşrikten kat be kat ileridir münafığın müşrikliği. Çünkü münafık her şeyi kendinin yaptığını ve her şeyi başkalarının yaptığını düşünür. Eşyanın gücüne inanır, insanların gücüne inanır, olayların gücüne inanır, toplumun gücüne inanır. Toplum onun için ilah gibidir.
Ben yaptım, ben ettim demek Allah’a iftiradır. Ayette Cenab-ı Allah, “Attığın vakit sen atmadın, Ben attım.” diyor. Ona öyle gösteriliyor. Mümin şirkten şiddetle kaçınacak, ömrü boyunca en dikkatli olacağı konuların başında şirk geliyor.
Sıkılma da, hüzün de şirkten meydana gelen rahatsızlıklardır.
Ben sabrettim diyor, sen sabretmedin Allah sana sabrettirdi. Ben çok sabırlıyımdır diyor. Allah sana o sabrı veriyor.
Sabır şirke karşı bir ilaçtır.
Her olayı Allah yaptığına göre Dost’un yaptığı her şeyde hayır vardır. Dost’un yaptığı hiçbir şeye üzüntü duyulmaz.
Allah’ın yaptığına inanıyorsan nasıl üzülüyorsun? Allah’ın yapmadığına inanıyorsan zaten mahvoldun demektir, Allah vermesin karşılığı cehennemdir.
Allah “hüzünlenme” diyor. Tavsiye zannediyorlar, farz hükümdür. “Korkma” farz hüküm, muhkem hükümdür. Açık emir, “Korkma”. Onun için Müslüman; hüzünlenmek, üzülmek bundan kaçınacak. Haramdır bunlar, mütevekkil bir Müslüman’ın yapacağı bir şey değil.
Tevekkül etmemek nedir? Şirktir. Acı neden oluyor? Şirk koştuğu için Allah tarafından ona ceza. Peşin ceza.
Allah’a tevekkül edilmediğinde korku ve hüzün şirkin cezası olarak insana verilir.
Gizli şirkten özellikle çok kaçınmak lazım. “Din Allah’ın oluncaya kadar” demek odur yani şirkten arınmış olarak, saf, halis olarak Allah’a teslim olmaktır.
PKK’nın temel inancı olan Darwinizm bilimsel olarak yok edildiğinde PKK biter, soluğu nefesi kalmaz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 18 Mayıs 2016> Daha Fazla

Münafık kızdığında, heyecanlandığında küfre daha yakın olur. Ağzından küfür alametleri çıkmaya başlar. Daha üstüne gidilse doğrudan Allah’ı inkâr eder.
Küfrün çirkinliklerini öğrendikten sonra tekrar küfre döndükleri için münafıkların durumu iman etmeyenlerden daha kötüdür.
Cenab-Allah Peygamber (sav)’e ne diyor? “Şu halde boş kaldığın zaman, durmaksızın (dua ve ibadetle) yorulmaya-devam et.” (İnşirah Suresi, 7) Nasıl yorulma? Allah için yorulma. Mesela ayet yaz, Kuran anlat, İslam’ı tebliğ et. “Boş durma” diyor. Ama münafığın özelliği boş durmasıdır.
Allah Peygamberimiz (sav)'e sürekli İslam’ı tebliğ etmeyi, ayetleri okumayı, faydalı olmayı emretmiştir. Münafıkların özelliği ise boş durmalarıdır.
Münafık müthiş züppedir. Firavun da züppeydi, Nemrut da züppeydi. Tarihin en başından beri bütün Firavunlar, Nemrutlar, deccaller, münafıklar hep züppe olurlar. Hepsi küstah olur. Hepsi kibirli ve büyüklük hissi içinde olurlar. Hiçbir lafın altında kalmak istemezler.
Mümin münafıklar konusunda son derece rahat olacak. Aksi haram olur çünkü şirk olur. Yani ciddiye aldığında, onlardan gerçekten korkup tedirgin olduğunda, huzursuz olduğunda o şirk olur. Çünkü bütün güç Allah’ın elindedir.
Münafık kendini çok özgür zanneder. Hâlbuki özgür bir güç değildir, her yapıp ettiği, konuştuğu, gece kurduğu düzenler, suratını ekşitmesi, yaptığı ahlaksızlık, suratına verdiği pis ifade, Peygamber (sav)’e yaklaşmak istememesi, yaptığı her adilik Allah tarafından sonsuz önceden zaten biliniyor en ince detayına kadar.
Bir an içerisinde yani sonsuz kısa zaman olan an içerisinde münafığın ne yapıp ettiği bitmiştir. Dolayısıyla Allah yarattığına göre sen güvendesin. Allah bilmez mi senin neden zarara uğrayacağını? Neyin sana faydalı olacağını bilmez mi? Biliyor Allah. Ona göre yaratır.
Müslümanların hatası şu oluyor, şeytanın bağımsız bir güç olduğuna inanıyorlar. O zaten şirk oluyor. Münafığın bağımsız bir güç olduğuna inanıyor, o da şirk olmuş oluyor. Çünkü münafığın her yapıp ettiği kaderinde bellidir. Allah tarafından yaratılır.
Münafıkları müstakil, baş edilmez bir güç olarak göstermek haramdır, o şirk olur. Münafıktan tedirgin olmak, onun gücünün fevkalade olduğuna inanmak. Çünkü bir gücü yok. Bir insan şeytanı, insi şeytan o kadar. Her yer şeytan dolu. Müslümanın ondan tedirgin olması, korkması, huzursuz olması, itidalini kaybetmesi olmaz. Allah, “Onların bütün yapıp ettiklerini Ben kuşatıyorum” diyor.
Münafıklar fitne ve kargaşa olduğunda İslam’a zarar geleceğini bildiği için şeytani bir ruhla bunu ister. Müslümanlar bölünsün, kavga etsin, kargaşa yaşasın, böylece Müslümanlar hizmetten alıkonulsun. O ahlaksız münafığın dünyasındaki karanlık yolun kapısı açılsın. Allah, “Buna müsaade etmem” diyor.
Allah müminlere, “Çok eziyet verici sözler işiteceksiniz” diyor. Kimlerden? Münafıklardan, kafirun ve kafirattan. Çünkü onların ruhları cehennem gibidir. Öfkeli, azgın, hasut, kıskanç, kinci, kinayeci, laf sokan, kavgacı, gerilim arayan, fitne arayan, kargaşa arayan ahlaksız bir yapıdadır.
Münafık pis laflarla, huzursuz laflarla, kendi o hasta ruhunun üslubuyla Müslümanları rahatsız etmeye çalışır.
Müddesir Suresi’nin 23. ayetinde Allah münafık için diyor ki, “Sonra bir baktı” pis bir bakış, “sonra kaşlarını çattı” mesela kızgın, öfkeli veyahut yüzünü buruşturuyor yani pis bir yüz veriyor. Bunu peygamber (sav)’i rahatsız etmek için yapıyor. Bir münafık ahlaksızlığıdır bu.
Şahsi dertlerle Peygamber (sav)’in yanına gitmek, onu üzmeye çalışmak, şahsi vesveselerinin verdiği huzursuz ruh halini ona aksettirmeye kalkmak günah olur, çok çirkin olur. Bu münafıklarda çok acımasız ve ahlaksızca olur ama bazı Müslümanlarda da bilgisizlikten kaynaklanır.
Peygamber (sav)’in üstünde binlerce sorumluluk var. Münafıklar düşman, kafirler, müşrikler düşman. Düşmanlarının haddi hesabı yok, çok zor bir hayat yaşıyor. Böyle bir ortamda Peygamber (sav)’e karşı çok özenli olmak lazım.
Münafıklık bir noktada değil, her noktada özet özet, kısa kısa tarif edilirse kalbinde hastalık olan, münafıklığa meyyal olan düzelir. Bu arada gerçek münafığın da teşhis edilmesini sağlar.
Sert muhalefet demokrasinin sağlıklı işlediğini gösterir. Muhalefetin de öyle canlı, aktif olması yine sağlıklı bir işlev içinde olduğunu gösterir.
İslam’a, Kuran’a faydalı olan herkese manen destek vermek gerekir.
İslam alemi dehşet içinde yaşarken, askerimiz polisimiz Güneydoğu’da terörle mücadele yürütürken birçok insan kendi derdinde oluyor. Halbuki kendini unutup Müslümanları esas alması lazım. Kendi derdinde olmak egoistlik olur. Kimi evlenme derdinde, kimi futbol, kimi bir yarışma programının derdinde, kimi televole kültürüyle uğraşıyor. Böyle olmaz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 17 Mayıs 2016> Daha Fazla

Kuran anlaşılmaz karmaşık bir Kitap değildir. Gayet sadedir, Allah’ın hükümleri de çok açıktır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 16 Mayıs 2016> Daha Fazla

Birleşmek mutluluk getirir, bölünmek mutluluk getirmez. Bölünmek, kolay yok edilmek için bir oyundur. İngiliz derin devleti küçük lokma olunca kolay yutacağını düşünüyor. Müslümanlar hiçbir yerde bu oyuna gelmemeli.
Deccaliyetin oluşturduğu tahribatın ortadan kalkmasının yolu, deşifre olmasıdır. İslam alemi bu konuda gayret göstermeli ve ilimle irfanla İngiliz derin devletinin üstüne gitmelidir.
İngiliz derin devleti Rusların ve Amerikan halkının da üzerine kabus gibi çökmüş durumda. Bu toplumları kendi amaçları doğrultusunda istedikleri gibi yönlendirmek istiyorlar.
Derin devletlerin özelliği; halka hep tepeden bakarlar, kendilerince adam yerine koymazlar, ezerler, öldürmeye kalkarlar. Ve ana felsefeleri Darwinizm, homoseksüellik ve Rumilik’tir.
Dünyadaki bu akan kanlar, İslam aleminin paramparça olması, müslümanların birbirini kırıp geçirmesi, çekilen acılar, homoseksüelliğin böyle yayılması, ateizmin bu kadar yayılması, Darwinizm’in bu kadar güçlü olmasının tek sebebi, İngiliz derin devletidir. İngiliz derin devletini bütün devletler deşifre etsin.

Adnan Oktar Diyor Ki... 15 Mayıs 2016> Daha Fazla

Allah için olana sevgi denir. Allah’ın rızasının en çoğunu arıyorsan sevgi çıkar. Yoksa sevgi olmaz. O, teknik iş birliği olur.
Birçok evlilik şirket anlaşması gibi oluyor. Kadın adamın gelirini, adam kadının temizlik yapma yeteneğini soruyor, burada aşk olmadığı açık.
Mehdi (as) korkusu tarihte firavunların acayip katliamlar yapmalarına sebep olmuştur. Mesela Firavun’un erkek çocuklara yaptığı katliamın sebebi, Tevrat’ta Moşiyah’ın dünyaya hakim olacağıyla ilgili hükümdür. Bugün de Hz. Mehdi (as)’ın oradan çıkacağından şüphelendikleri için Suriye’yi, Irak’ı yerle bir ediyorlar.
Firavun'un, İsrailoğulları'nın erkek çocuklarını katletmesinin sebebi Tevrat’ta anlatılan Mehdiyettir. Firavun Mehdi'nin dünyaya hakim olmasını istememiştir.
İngiliz derin devletini İslam alemine ve bütün Avrupa’ya her yere deşifre edelim ve öğretelim. Çünkü deccalın en büyük silahı gizlenmesidir.
İngiliz derin devleti deccaliyetin merkezidir. Dünyaya İslam’a tavır almayı, Müslümanlıktan uzaklaşmayı öğreten bir sistemdir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 13 Mayıs 2016> Daha Fazla

Şiddet içeren filmler ruhlarda çok tahribat yapar. Sinirleri de gerer. İnsan çok zayıf varlık, kasılır. Filmi seyrederken bile eli ayağı, her yeri kasılır. Hasta olur. Buna kimse yanaşmasın.
Darwinizm'in yıkılması AK Parti için çok güçlü bir fikri dayanak sağladı. Bu sayede hükümet rahatça ilerleyebiliyor.
Sen hurafe içeren hadis kitaplarını kabul ettiğin müddetçe IŞİD'in yanına adım adım yanaşırsın. İstesen de istemesen de seni yener. Bu kitapların Kuran'la çelişen yönlerinin ortadan kalkması gerekiyor.
IŞİD'in felsefesini ortadan kaldıracak olan Mehdiyet'tir. Bu da Kuran'la olacaktır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 12 Mayıs 2016> Daha Fazla

Peygamberimiz (sav) münafıklara hiç dokunmamıştır. Üç yüze yakın münafık vardı; dokunmuyordu. Onların yollarını kesiyordu, kanallarını kapatarak etkisiz hale getiriyordu. Direkt muhatap olsa pislikler, Müslümanların başına çok büyük bela olurlardı. Ama çok ustaca onları idare etti, İslam'a faydalı hale getirdi.
Münafığa hiçbir şey söylemek mümkün olmaz. İyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak da mümkün olmaz. Mesela "Şu kötülüğü yapma" diyemezsin münafığa. Züppelik yapar, çakallık yapar, o anarşist azgın ruhunu ortaya çıkartır. Ancak çok ustaca anlatılabilir, dolaylı yoldan anlatılabilir.
Münafık aynı zamanda avcı köpeği gibidir. Yani küfrün en pislik adamlarını o bulacağı için onun bulduğunu Müslüman yakalayıp ilimle irfanla etkisiz hale getirir. Müslüman nereden bulsun onları? O, şeytani bir güçle o kokuyu alır.
Müslümanlar homoseksüelliğe karşıdır, Darwinizm’e karşıdır ama münafık onları veli ve dost edinir. Nerede derin devlet mensubu varsa veyahut nerede bir oyuncu varsa, nerede küstah bir züppe varsa, nerede İslam'a kötülük yapmak isteyen pislik insanlar varsa gider onları bulur münafık.
Mümin mutmain oluyor, sabırlı oluyor. Mesela bir şey olduğunda kanaatkar oluyor. Fitneden kaçınıyor, kargaşadan kaçınıyor. Aman gerginlik olmasın, aman ortalık huzurlu olsun mantığında oluyor. Münafık öyle değildir, küstahtır, deli tiynetlidir, ne olacağı onu ilgilendirmez, delice menfaati için saldırganlaşır, küstahlaşır, azgınlaşır. Şeytan gibi anarşisttir ruhu.
Münafık iyilikten anlamaz. Müslümanlara karşı öfkesi asla yatışmaz. Kini hep içindedir, saklayamaz. Ufacık bir gerekçe gördüğünde hemen psikopatlığını, o anarşist ruhunu, azgın ve deli ruhunu hemen gösterir. Ama Müslüman öyle değildir. Müslüman mutmaindir, itminana ermiştir.
İslam'a hizmet münafığın çok ağırına gider. Her kelime onun ciğerine sıkılmış kurşun gibi ıstırap verir. Ama sırf Müslümanlara şirin görünmek için, kendince dikkat çekmemek için öfkeyle kendini yine biraz hizmet ediyor gibi gösterir.
Münafık boş işlerle vakit geçirir, keyfi işlerle vakit geçirir. İstese İslam'a hizmet eder. İnternetten de hizmet eder, sözlü olarak da hizmet eder, her türlü hizmet eder. Ancak para verirsen bunu yapar, çıkarı olursa. Ama çıkarı olmayınca yapmaz.
Münafıkların üslupları çok küstahtır. Saygısız ve küstah olmak onlar için önemli bir konudur. Hitabetleri de hep küstahçadır.
Münafıklar zalim, anarşist ruhlu, psikopat, kavgacı, sevgisiz, kindar, manyak ruhlu kişilerdir. Onun için münafık hiçbir zaman için yatışmaz.
Münafık kendi çıkarıyla çatışan bir durum olmadığında sakin olur. Ama kendi nefsiyle ve çıkarlarıyla çatışıldığında o anarşist, deli ruhu, o şeytani ruhu hemen ortaya çıkar.
Münafık sürekli kavgacıdır. Kavga konusu arar, çatışma ve itiraz konusu arar. Bir münafığın vasfını oradan anlayabilirsiniz. Hemen bir şeye itiraz etmek ister, hemen çatışma, hemen anarşi ruhu içerisindedir.
Resulullah (sav) zamanında da adamlar diyordu; “evim açık, gelemem”. İşte “Eşim var, kocam var” Halbuki vicdanen biliyorlar. Kocan, o da Müslüman olsun, o da gelsin. Çocuğun, o da Müslüman olsun, o da gelsin. Çocuğunu da İslam’a kazandır, eşini de İslam’a da kazandır, kendin de İslam’a hizmet et.
Sabır düşünerek elde edilir. Birdenbire elde edilmez. Böyle olsun demeyle olmaz. Araştırmak, incelemek, Allah’ın sanatını bilmek, Allah’a kendini bırakmak gerekir. Bu herkesin yapabildiği bir şey değildir. Sabırlılardan olmak büyük bir nimettir. Sabırlılar, onlar ayrı bir topluluktur.
Sabrı tahammüle çevirmemek lazım, öbür türlü sabır eziyet olur. Sabır Allah’a tevekkülle, hoşnutluk içinde ‘Allah yaratıyorsa hayır vardır’ deyip sıkıntı, ıstırap çekmeden beklemektir. Öbür türlü tahammül olur ki o zordur, Allah vermesin.
Münafıklar küfrü her şeye hakim gördükleri için onlara saygıyla bakarlar. Müminleri de o akılsız kafalarıyla kendilerince zayıf görürler ama hep de galip olanlar müminler olur. Güvendikleri küfür sürekli ezilir ve aşağılanır.
Münafık hep alçak ve çıkarcıdır. Sürekli böyle tırtıkçı, oyuncudur. Kendi çıkarı için yaşar. Çıkarıyla çatışan bir durumda hayvanlaşır, vahşileşir, saldırganlaşır.
Münafık huzursuzluk oluşturacak bir konuyu çok rahat bulur. En sakin ortamda bile durduk yere fitne, ahlaksızlık çıkarır. Müthiş bir pisliktir münafık.
Münafık fitne gibi görünür ama müminlere faydaları sevap ve gelişme cihetinden saymakla bitmez. Müminlerin daima uyanık olmalarını, Kuran’ı çok iyi anlamalarını ve hayata geçirmelerini sağlar.
Müslüman, münafığa karşı sürekli uyanık olduğu için hem aklı gelişir hem mücadele azmi gelişir, hem de sevabı çok olur.
Münafığın çok faydası vardır; müminlerde aklı açar, mücadele azmini artırır, dikkatli olunmasını sağlar, küfre karşı güçlü olmayı sağlar. Yoksa mümin rehavet içinde olur, gevşer. Ama münafık sayesinde her zaman çok dikkatli, tetikte ve uyanık olur.
Münafığın kalbindeki nefret bir türlü dinmez. Çok ahlaksız ve alçaktır. En sakinleşti denilen dönemde yine bir adilik yapar. Müslümanların göz açtırmaması ve çok dikkatli olmaları gerekir, ibadet olarak.
Münafıklar çok zeki ve şeytani olurlar. Huzursuzluk yaratmak onların en önemli özelliğidir. Huzurlu oldukları hiç vaki değildir. Münafık hep huzursuzdur, etrafına da huzursuzluk saçar.
Derin devletler çok sinsi olur. Münafığı da hemen gözünden tanır onlar. Allah’ın hikmeti onlar onu bulur, o da onları bulur.
Derin devletler hep münafık tiynetli insanları kullanırlar. İmanı zayıf, aklı zayıf fakat şeytani zekaya sahip tipleri kullanırlar.
İngiliz derin devleti yaklaşık 200 yıldan beri, hatta daha da uzun zamandır Türk devletine karşı mücadele yürütüyor. Hep böyle siyasileri, paşaları ele geçirmişler, baskı yapmışlar, tahttan indirmişler. İnsanlar 2 yüzyıldan beri İngiliz derin devletinin bu faaliyetlerini fark edememişler.

Adnan Oktar Diyor Ki... 11 Mayıs 2016> Daha Fazla

Bilim ilerleyince Allah’ın yaratma sanatının harikaları ortaya çıktı. Varolan her şey çok sathi biliniyordu, dışarıdan görünen kadarı biliniyordu. İç aleme girilince muazzam bir dünyayla karşılaşıldı. Görülenin bir milyon misli, iki milyon misli harikayla karşılaştık.
İnsan çok aciz bir varlıktır, et kemik olarak sevilecek bir yönü yoktur, Allah'ın tecellisi olarak sevilecek yönü vardır. Et olarak neyini seveceksin? Organik bir maddedir et. Et, yağ, kemik, kan; bunlarda bir şey yok. Biz Allah'ın tecellisini seviyoruz.
Çiçeği, anneyi, kediyi, kadını Allah'ın tecellisi olarak seversin. Güzel kokuyu, atları her şeyi, bütün hayvanları Allah'ın tecellisi olarak seversin. Eğer cisim olarak seversen et sevgisine dönüşür, etin de sevilecek bir yönü olmaz. Allah onun tedbirini alarak yaratmıştır.
Sadece sağlıklı beslenme ve spor insanı sağlıklı yapmaz; iman ve Allah korkusu da olacak. Hem maddi hem manevi tedbir alınması lazım. Allah korkusu yoksa, Allah sevgisi yoksa istediği kadar yesin içsin, hiçbir şey olmaz.
Nesil hem beden hem de ruh olarak bozuluyor. Buna karşı tedbir olarak devlet okullarda sağlıklı beslenmeyi ve sporu mecburi hale getirebilir.
Sanatçıya fazla değer verilmediği için dünyada sanatçı sayısı çok az şu an. Halbuki ressamlara, heykeltıraşlara çok önem verilmesi lazım, seçkin bir meslek olarak bilinmesi lazım. Her yerde takdir görmeleri lazım.
İman hakikatlerinin yayılması, zeminde sevgiyi bilen, akıllı düşünen, derin düşünen insanların sayısını yavaş yavaş daha da artırıyor.
Mehdiyet çok uzun bir dönemdir. Dönemin uzun olmasının, 40 yıl sürmesinin sebebi sevabının çok olması içindir. Yoksa Allah dilese İslam’ı bir yılda da hakim eder. Ama o zaman bir senelik sevap alınır. Allah sevabının çok olması için Mehdiyeti 40 yıla yaymıştır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 9 Mayıs 2016> Daha Fazla

Anasını babasını putlaştıranlar, onları İslam’ı yaşamaya tercih edenler ahirette bir de bakacaklar ki bir hayalin peşinde gitmişler. Şeytanın tecellisinin peşine gitmişler. Ana baba yüzünden İslam terk edilmez, Kuran terk edilmez. Öyle bir durumda onlara itaat haram olur.
İnadına inadına göğsünü gere gere İslam’ı yaşamak lazım. Çünkü küfür sindirmeye çalışır, sen sindikçe daha da sindirmeye, seni küfre döndürmeye çalışır. Öldürünceye kadar da üstüne gelir. Sen üstüne gidersen o senden kaçar.
Müslüman’ın canı tatlı olmayacak. Canı tatlıysa Müslüman olamaz.
İstikbal cennettir, Allah’ın rızasıdır. Bu dünyada tabiî ki çalışırsın, mühendis olursun, doktor olursun ama niçin yaparsın? Ekmek yemek, yemek yemek için değil, Allah’ın rızası için yaparsın.
Hadiste bildirildiğine göre, ahir zamanda şeytan, kişinin annesi babası görünümünde gelip onu Allah’ın yolundan ayırmaya çalışacaktır.
Ahir zamanda da Müslümanlara her türlü ahlaksız insan zarar vermek isteyecek. Mehdi devrinde, Mehdi cemaatinde işte bir avuç genç buna karşı koyacaklar. O kahramanlık destanının adına Mehdiyet deniyor. Ve 40 yıl sürüyor.
Mehdi (as) cemaati çok küçük olacak. O devirde birçok ahlaksız aile, çocuklarını Müslüman olmasınlar, Hz. Mehdi (as)’a yakın olmasınlar, Müslüman topluluğuna yakın olmasınlar diye şiddetli baskı altına alacaklar. Ama bunlara rağmen o kahraman gençler İslam’ın yayılması için bütün güçleriyle, azimleriyle Cenab-ı Allah’ın yardımıyla gayret edecekler. O yüzden kahraman oluyorlar.
Evliliklerin yüzde doksan dokuzu aşk evliliği rolü yapılan mantık evlilikleri oluyor. Aşk evliliği olması için Allah'a aşık olmak lazım, divane olmak lazım, Allah aşkıyla yanıp tutuşmak lazım. O zaman Allah aşk evliliği meydana getirir. Yoksa çile evliliği olur, ıstırap ve acı evliliği olur.
Allah İslam'ı bizim fıtratımıza uygun yaratmıştır. Bağnazlar İslam'ı değiştirmiş, başka bir din haline getirmişler. Şirk dini haline getirmişler. O gördükleri din İslam değil, bizim anlattığımız din İslam; çünkü tümüyle Kuran'a dayalı.

Adnan Oktar Diyor Ki... 8 Mayıs 2016> Daha Fazla

Biz, İslam aleminin son kalesiyiz, Türklük aleminin son kalesiyiz. Küçüle küçüle zaten ufacık bir toprak kaldı elimizde. Onu da parçalamak istiyorlar. Bunu kabul etmeyiz.
Hükümet camileri yaptırsın, Hz. Mehdi (as) içini doldurur. Onların görevi imar; Hz. Mehdi (as)’ın görevi de sevgiyle, imanla, takva müminlerle doldurmaktır. Çünkü devir Hz. Mehdi (as) devridir.
Kuran senin hayatının her yerinde olacak. Arabanda da olsun. Yastığının altında da olsun, pazarda da yanında olsun. Korkma bir şey olmaz. Kuran seni sever. Sözde saygı adına aksini yaparsan Kuran’dan uzaklaşmış olursun. Bu oyuna gelme.
“Kuran’ın bulunduğu odada ben uzanamam” diyor, “Hayat yaşanmaz.” diyor. Olur mu öyle şey. Kuran’ın yanında müzik de dinlersin, ayağını uzatıp yatarsın da. Yatakta uzandığın yerde Kuran’ı okursun, hiçbir şey olmaz. Şortla da okursun, atletle de okursun. Şeytan insanları Kuran’dan uzaklaştırmak için bir oyun oynuyor.
Şortla, atletle, abdestsiz olarak da Kuran’ı açıp okuyabilirsin. O zaman Kuran sürekli yanında olur. Sarılır sarılır öpersin. Ve Kuran senin hayatın, parçan olur.
Allah rızası için sevmenin öğretilmesi lazım. Allah rızası için sevme öğretilmezse ‘daha zengini’ ‘daha güzeli’ arayışı oluyor. Bir türlü yerleşik bir sevgi oluşmuyor.
Sevgi, dostluk yayılsa insanlar çok rahat edecekler. İnsanlar birbirleriyle dost olmak istiyor ama tepkilerinin ne olacağını bilemiyorlar. Dostluğu bir başlatan olmuyor. İşte bu Mehdi (as) ile olacak.
Kız çocuklarına gereksiz baskı yapıyorlar, bazı genç kızlar da bu baskıyı delmek için kurnazlık yapıyorlar. Hâlbuki kız çocuklarına hep sevgi gösterilse, her yerde hürmet görseler çok güzel ve kaliteli olurlar.
Allah, harikalarını, sanatını hafızamızda tutmayı ve onlara hayret etmeyi nasip etsin. Her biri yeri yerinden oynatmaya yetecek yaratılış mucizeleri. Normalde bu harikalar karşısında dünya ayağa kalkması lazım.

Adnan Oktar Diyor Ki... 7 Mayıs 2016> Daha Fazla

Yeni anayasada özerklik ve federasyon konusu tamamen kilitlenmesi gerekiyor ve yerel yönetimlere yetki artırımı konusu da tamamen kapanması gerekiyor.
PKK’yı sen bir yerden sürüp attığında PKK tehlikesi geçmiş olmuyor. Bir ay sonra yine doluşur adam oraya. Çünkü fikirle mücadele yok. Darwinizm, materyalizm ezilmedikten sonra bu, sürekli yerden kaynayacaktır. Kökünün kurutulması lazım. Kökü Darwinizm’dir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 6 Mayıs 2016> Daha Fazla

Şok edici, hayret verici bilgi karşısında dikkat ve takdir gücünün zayıf kalması insan beyninin, ruhunun acizliğidir. Ona irade toplayamıyor. Yoksa normalde nefesinin kesilmesi, acayip şaşırması lazım. Bu aczi aşmak için dua etmek gerekir.
Cenab-ı Allah hep nezih bir üslup kullanır, hep nezihle muamele eder insanlara, onun için hiçbir peygamberin de kalbini kırmamıştır. Ne dedilerse uygun bir lisanla, nezih bir lisanla cevaplamıştır Cenab-ı Allah.
İmansız, dinle alay eden, İslam’a karşı olan insanlar yoksa sen imtihan olamazsın. Olmasa dahi Allah onu yaratır. O olacak, sen onunla kıyaslanacaksın, öyle değer kazanacaksın, o olmadan olmaz.
İnsan imanla güzel olur, kadın da erkek de imanla güzelleşir. Bir insanı aklından, imanından, temizliğinden, derinliğinden dolayı çok seversin.
Asıl olan takvadır. Müminin güzel olduğuna dair, imanından kaynaklanan bir yargı meydana geliyor, o yüzden onu çok seviyorsun. Allah sana onu o yüzden o kadar güzel gösteriyor.
İman olmazsa ne olur? Hiçbir şeyin kıymeti kalmaz. İman insana heybet ve güzellik verir. Allah sevgiyi imanla meydana getiriyor.
Ne AK Parti parçalanır ne MHP parçalanır. Boş yere çırpınmasınlar. İkisi de çakı gibi ayakta. İkisine de hiçbir şey olmaz. AK Parti de, MHP de iman ehli olan insanlardan teşekkül ediyor. Bazı İngiliz derin devletinin yancıları ağızlarından seller akarak heyecanla partilerin parçalanmasını bekliyorlar. Boşa bekliyorlar.
İnsan adeta ülfetin içinde yüzüyor. O ülfetin kalkması için Allah’a dua edecek. “Ya Rabbi aklımı berraklaştır, bu harikayı göreyim. Beynim bunu şu an bana benim istediğim gibi hissettirmiyor” diyecek. Mesela yazı var, okuyamıyor; onun gibi. “Basiretim açılsın, bu harikanın heyecanını yaşayayım, Seni hakkıyla takdir edeyim Ya Rabbi” diyecek mümin.
İnsanlar bir ülfet denizinin içinde yüzüyor. O ülfet denizinden çıkıp, basiretlerini ferasetlerini açıp bu beladan kurtulmaları lazım. Yoksa kişi sırf hücredeki harikayı öğrense müthiş bir imana sahip olur. Peygamber imanı gibi olur imanı. Ama basiret bağlanması var.
Her yer mucize dolu. Müminin, bu mucizeleri hafızasında tutabilmek için Allah’a dua etmesi gerekir. Mucizelerdeki harikalığın heyecanını ve şokunu yaşamak için dua etmesi gerekir. Ve bu bilginin meydana getirdiği takdir hissini Allah’a sunabilmeyi Allah’tan istemesi lazım.
CHP bütün Müslümanları sevsin, atılımcı olsun. Buruk, komünist zihniyetli bazı kişiler CHP’nin ruhunu, bereketini, sıhhatini bozuyor. Buna müsaade etmesinler.

Adnan Oktar Diyor Ki... 5 Mayıs 2016> Daha Fazla

MHP’de bir şuur vardır. Ülkücüler terör ve anarşiye şiddetle karşıdır, fitneden kaçınırlar. Devlete sadakat esastır. Dolayısıyla MHP’ye hiçbir şey olmaz.
Ashab-ı Kehf demek Mehdiyet demektir. Onun örtülü, şifreli anlatımıdır. Bütün o şifreler Mehdiyet’i anlatır. Çok gizli bir şifre sistemiyle nerede ne olacak hepsi detay detay anlatılmıştır.
Tarih tekerrür etmiyor. Sistem daima ileriye doğru gider ve yenilikler getirir, her dönemde değişir. Sen romantik bir tarih anlayışıyla aynı şeyleri yapmaya kalktığında ezilirsin, yenilirsin. Çağımız bilim, akıl, sevgi, iman çağı. Sevgiyle, imanla galibiyet gelir. Başka şeyle netice alamazsın.
İngiliz derin devleti ne yaparsa yapsın mağlup olacak. Deccaliyet olarak ortaya çıktı, mahvetti insanları. Şimdi bu PKK'lı pislik, hırsız, gaspçı, alçak katillerle beraber olmaya başladılar. Güneydoğu'da PKK'lılardan bir homoseksüel yapılanması oluşturuldu. Ne kadar Avrupalı sapık varsa oraya gönderiyor. Allah başlarına geçirecek.
Dünya derin devleti varsa bir de Cenab-ı Allah'ın yarattığı derin devlet var. Onunla hiç baş edemezler. Onun içinde Mehdi (as) var, Hızır (as) var, var da var, yani melekler var, cinler var. O, hiç güç yetiremeyecekleri metafizik bir yapılanmadır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 4 Mayıs 2016> Daha Fazla

Allah'ın muhteşem sanatını göremeyip tesadüf diyenler ahirette her bir sanatın her bir detayın açıklamasını yapacaklar, hesap verecekler. “Nasıl oldu bu tesadüfen?” denilecek. Tabii ki açıklayamayacak. Müthiş hasretlere kapılacaklar. Bin pişman olacaklar.

Adnan Oktar Diyor Ki... 3 Mayıs 2016> Daha Fazla

Peygamberimiz (sav) Miraçta Hz. Mehdi (as)'ı görmüştür. Cenab-ı Allah’a, “Ya Rabbi kim bu şahıs?” diye sormuş; Allah, “O Mehdi’dir. Ben onu seviyorum, sen de onu sev” buyurmuştur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 2 Mayıs 2016> Daha Fazla

PKK’nın yaptıkları bu kadar aşikarken, her gün askerimizi, polisimizi şehit ederken, her yerde bombalar patlatırken silah gücümüzü, tankımızı, topumuzu, imkanlarımızı bunların cephanelerini tahripte kullanacakken IŞİD’e kullanırsak çok büyük bir hata yaparız.
Türkiye’de Darwinist eğitim kalkarsa bütün Türklük âleminde, İslam âleminde herkes Darwinist eğitimi kaldırır. İlk bir cesaret gerekiyor. “Bismillah” deyip hükümet başlasın. Tesadüfe karşı yaratılışı savunacaklar.
Darwinist eğitim Türkiye’de kalkarsa tüm İslam alemi cesaret bulur. Bilimsel olarak yaratılışın savunulması çok önemli bir çalışma olur.
Hz Süleyman çok zengindi ancak o zenginliğin tamamı Allah’ı hatırlatıyordu. Sarayında atlar, kuşlar, balıklar, havuzlar.. Her bakan Allah’a hamd ediyordu. Güzellik Allah’ı hatırlatır.
Sen fakire mal dağıtıyorsun, kiloyla niye veriyorsun? Gücünün yetebildiği kadar ver, gönder. Elbise, yiyecek kişiye taşıyabildiği kadar ver. Niye tartıyorsun? Niye grama vuruyorsun? Dağıtırken grama vurmak, teraziye götürmek İslam ahlakına yakışmaz. Avuç avuç dağıtacaksın. Bol bol dağıtacaksın.
Mal dağıtırken hesaba vurmak, grama ölçüye vurmak mümine yakışmaz. Mümin malını hesapsızca güzellikle verir, sözünü etmez.

Adnan Oktar Diyor Ki... 1 Mayıs 2016> Daha Fazla

İman dünyada de ahirette de nimete mazhar olan bir güzelliktir. Ama bizler Cenab-ı Allah’a dünyada ve ahirette nimet versin diye iman etmiyoruz; varlığı açık bir gerçek olduğu için kati bir kanaatle, Hakk-ul yakin bir imanla iman ediyoruz, aşık olduğumuz, çok sevdiğimiz için iman ediyoruz. Allah’ın rızası için yaşıyoruz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 30 Nisan 2016> Daha Fazla

Rumların, Ermenilerin, Musevilerin varlığı bir güzelliktir. Onlar da bu ülkenin süsü, hepsi bizim kardeşimiz. İslam ülkelerinde Musevi’ye rastlamak adeta imkansız gibi. Halbuki her yerde olsunlar, her yerde rahat yaşasınlar.
Cehennem ehli akılsız olduğu için cehennemden bir çıkış olacağını zanneder ve sürekli kendilerini aşağılatır, küçük düşürürler.
Evrimi savunan, tesadüfen var olduğunu iddia eden insanların cehennemdeki bedenleri kendilerinin bu dünyada iddia ettikleri gibi mutasyonla oluşmuş gibi karmakarışık ve bozuktur.
Azrail Allah’ın sevdiği kutsal bir melektir. Azrail ile ilgili konuşurken çok saygılı bir üslup kullanılması gerekir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 28 Nisan 2016> Daha Fazla

Güzel, cazibeli, bakımlı, yakışıklı olmayı yasaklamak iffeti getiren şey değildir. Namuslu ve iffetli olmak vicdan ve akıl işidir.
Homoseksüelliğin şakası olmaz. Böyle çirkin bir eylemin böyle korkunç bir eylemin şakası olmaz. Dehşet verici bir şey bu. Tv programlarında vs bütün gücümüzle bu üsluba karşı koymamız gerekiyor.
Kadınları cazibeli olmaktan çıkartmak istiyorlar. O zaman işte çocuk istismarları başlıyor. Şeytan o belanın içine düşürüyor bir kısım insanları. Hâlbuki kadın tabii ki süslü, bakımlı, cazibeli olacak, aynı zamanda iffetli ve namuslu olacak.
Kadın cazibeli, bakımlı, çekici ama çok iffetli olacak. Cazibeli olmak haram değildir. Haram olan iffetsizliktir.
Allah kadınları nur gibi tertemiz yaratmış, tam fıtrata uygun. Helaliyle al, nikâhla. Ömür boyu bak, ahirette de beraber ol. Homoseksüellik sonsuza kadar haramdır. Tertemiz kadın varken, güzel mis gibi kadın varken erkek erkeğe ilişki korkunç ve tiksinti verici bir fiildir.
Eşcinsellik fıtrata tamamen ters ve tiksinti verici bir sapıklıktır. Allah nikahlı olarak kadınları helal kılmıştır. Güzellik ve nimet budur.
Acılar, sıkıntılar, zorluklar bunların hepsi geçici. Sonunda dünya çok güzel olacak. Cennette de müminler kardeş olarak huzur içinde gayet güzel yaşayacaklar.

Adnan Oktar Diyor Ki... 27 Nisan 2016> Daha Fazla

İslam’da alabildiğine özgürlük vardır. Sadece helaller ve haramlar vardır o kadar. İnsanlar bunun içinde alabildiğine özgürdür. Yani toplum baskısı yoktur İslam’da.
Küfürde özgürlük yoktur. İslam’da özgürlük vardır. Firavun’da, Nemrut’ta özgürlük yoktu ama Resulullah (sav) zamanında özgürlükler tamdı. Hristiyanlar da, Museviler de serbestti. Ayrıca sevgi, şefkat, ilgi alaka görüyorlardı. Her konuda korunup-kollanıyorlardı. Ama Firavun herkesi ezim ezim eziyordu.
Laiklik, Kuran’da hakim düşüncedir. Allah ayette, “Deki: ‘Sizin dininiz size, benim dinim bana’” diyor (Kafirun Suresi, 6). İşte bu ayet laikliğin kısa özetidir.
Terörist olmanın hürriyeti olmaz. Zulmetmenin hürriyeti olmaz. Ahlaksızlığın hürriyeti olmaz. Pislik yapmanın, alçaklığın hürriyeti olmaz. Ama herkes inancında hür olması lazım, dindar hür olması lazım.
Laiklik demek; dinsiz de rahat edecek, Hristiyan da, Musevi de rahat edecek, Müslüman da rahat edecek demektir; inançlarına ilişmeyeceksin. Kimse kimseye zorlayıcı olmayacak, baskıcı olmayacak. Laikliğin anlamı budur. Herkesin hayat tarzı özgür olacak.

Adnan Oktar Diyor Ki... 26 Nisan 2016> Daha Fazla

Bütün peygamberler devrinde yapılan rezilliklerin, her devirde peygamberlerin mücadele ettiği rezilliklerin bin katı var şu an. Ve Cenab-ı Allah bu belayı kaldırmak için hateme veli olan İmamı Mehdi (as)’ı ve bütün Hristiyan aleminin ve Müslüman aleminin sevgilisi olan Hazreti İsa Mesih’i gönderiyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 25 Nisan 2016> Daha Fazla

Peygamberimiz (sav) ölen birisinin arkasından yas tutmayı haram kılmıştır. Tevekkül etmemek, Allah'ın yaptığına rıza göstermemek haramdır.
Şehitlerimize yas tutmayı teşvik edenler farkında olmadan PKK’nın isteğini gerçekleştirmiş oluyor. Halbuki PKK’nın hedefini ortadan kaldıracaksın. Tam tersini yapacaksın. Ağlayın diyorsa güleceksin. Müzik dinlemeyin diyorsa dinleyeceksin. Neşelenmeyin diyorsa neşeleneceksin. Hayat dursun diyorsa hayatı canlandıracaksın.
Deccal Allahsız, dinsiz, homoseksüel bir dünyayı hedefliyor. Bunu yaptırmayacağız. Deccal bunu yapamayacak ve mağlup olacak. Göreceksiniz, mum gibi eriyecek. İsa Mesih ve Mehdi (as)'ın vesilesiyle Allah'ın izniyle yerle bir olacak. İlimle irfanla, sevgiyle, doğru bilgiyle, kanunla hukukla bu fitneyi yok edeceğiz.
Deccal ana vasıflarıyla şu an ortaya çıktı. Cinayet, Müslümanları yok etme, Müslümanları birbirine kırdırma deccalin vasıflarıdır. Allahsızlık, Allah düşmanlığı, Darwinist düşünce, homoseksüellik de deccalin en önemli ataklarıdır.
Erkek erkeğe ilişki sonsuza kadar haramdır. Dünyanın en başından itibaren her zaman haram olmuştur ve sonsuza kadar da haram olacaktır. Allah böyle bir çirkinliği asla kabul etmiyor.
Hiçbir şehidin, hiçbir aslanımın uğurlandığı yere ağlayanlar gelmesin. PKK’nın aradığı bu zaten. Hiç istemeseler de bu PKK propagandası oluyor. Başı dik, kabadayı, delikanlı olanlar gelsin. Ağlayanlar ayrı bir yerde olsun.
Ermeni soykırımı iddiası yanlış. Savaşa soykırım denmez, savaşın adı savaştır. Savaşta iki taraftan da insan kaybı olur. Soykırım ne demektir? Bir taraf hiçbir uygulama yapmaz, silaha elini sürmez; diğer taraf gelir onları imha eder, buna soykırım denir.
IŞİD'e karşı Türk Milletini kışkırtıp Müslümanları birbirine kırdırmak istiyorlar. Biz böyle bir şeye girmeyiz. Tamam IŞİD yanlış yolda. Ama onlar Mehdi (as) ile düzelecektir. Eğitimle düzeleceklerdir. Bizim onları kırıp geçirmek, asmak kesmek gibi bir yolumuz asla olmaz ve olmayacak. Bunu unutsunlar.

Adnan Oktar Diyor Ki... 24 Nisan 2016> Daha Fazla

Küfürden gelen bir insan, küfürdeki maya kaldıysa adam olmuyor. O maya onu kaplıyor yine. Yine o deli ruha dönüyor, o anormal ruha dönüyor. Ama o mayayı tamamen atarsa hakikaten tertemiz oluyor.
Kendini büyüteni Allah küçültüyor. Kendini küçülteni de Allah büyütüyor. Müminde enaniyet olmaz, büyüklük olmaz.
Bir şey bildiğini sanan kişinin çok az şey bildiğini bilmesi gerekir. O bilgiyi de ona veren Allah’tır. “Ben en büyüğüm, ben en akıllıyım, ben en güzelim” iddiası çirkin. Her zaman başkasını övmek güzeldir. Öyle olan insan güzelleşir.
Bilgi varsa sevgi yoksa o insan mahvolur. Sevgi hayattır.
Bilgiyle insan vahşi olabilir. Mesela komünist, Stalinist, terörist olabiliyor. Ama sevgiyle böyle olmuyor, sevgiyle insan oluyor. Allah’tan korkuyor, Allah’ı seviyor, insanları seviyor. Bilgiyle sevgiyi birleştirdiğinde muhteşem bir şey ortaya çıkıyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 23 Nisan 2016> Daha Fazla

Kalpleri her türlü duyarlılıktan yoksun olanlar, merhameti bilmez, inceliği bilmez, Allah’ın derin sanatını göremez. İnsanlar neden hoşlanır, neden rahatsız olur bilemez.
Münafığı, kafiri tahkik edeceğiz, analiz edeceğiz. Neden bu hale düşmüşler, çare nedir, ne yapılabilir, nasıl ikna edebiliriz, nasıl konuşabiliriz? Yanlışları neler? Müslümanlar için hangi konuda kötü düşünüyorlar? Nasıl zarar verebilirler? Nasıl bir oyun oynayabilirler, nasıl tuzak kurabilirler? Bunların araştırılmasının farz olduğunu Nisa Suresi’nin 104’üncü ayeti ehemmiyetli bir ibadet olarak bize bildiriyor.
Şeytanı bileceğiz, münafığı anlamaya çalışacağız, küfrü anlamaya çalışacağız. Müslümanlara ne tarz zarar verebilirler bunları bilmeye çalışacağız. Nisa Suresi’nin 104’üncü ayetinde bu bir ibadet olarak Allah tarafından Müslümanlara emredilmiştir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 20 Nisan 2016> Daha Fazla

Çiçeklerin güzelliği, masumluğu, temizliği, ince sanatı Allah’ın üstün ahlakını insanlara gösteriyor.
Kut'ül Amare tarihimizin mühim zaferlerinden biridir. Böyle kutlu bir zaferin unutulmasına izin vermemek gerekir.
Şu an Güneydoğu’daki yapılar stratejik açıdan PKK’nın girmesine çok müsait. Birbirine bitişik, hepsi birbirine bağlı ve dar sokaklar var. Ama geniş caddeler, ferah evler birbirinden ayrı ayrı yapılırsa PKK nasıl girsin oraya? Hepsi yakalanırlar.

Adnan Oktar Diyor Ki... 19 Nisan 2016> Daha Fazla

PKK’nın, Birleşmiş Milletlerin terörist listesinde olmaması bir skandal. Hükümet bu konuya el atsın. Bu listede El-Kaide var. El-Kaide 4-5 bin insanın ölümüne neden olmuş, PKK on binlerce insanın şehit olmasına sebep olmuş, listede yok. İşte İngiliz derin devletinin bir oyunu bu. Buna son verilmesi lazım.
Şiddeti teşvik etmek kahramanlık değildir. İslam'da şiddete dayalı mücadele yoktur. Barış içinde kardeşçe yaşamak esastır.
Mehdiyet üslubu kullanmak bereket getirir. Allah Mehdi’yi seveni korur.
Uydurmalar, hurafeler terörü besler. Kuran terörü ortadan kaldırır, yok eder.
İslam terörü ortadan kaldırmak için gelmiştir. İslam’ın, Kuran’ın vazifesi terörü ortadan kaldırmaktır. Allah onun için peygamber göndermiştir, onun için Kuran’ı indirmiştir. Ve İslam o devirde o bölgedeki terörü ortadan kaldırmıştır. Bu asrın da terörünü yine İslam ortadan kaldıracaktır.
Obama komünist düşünceye sahip bir aile ortamı içinde yetişmiş, komünist partiyle ortak çalışmaları olmuştur. PYD/PKK desteğinin sebebi budur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 18 Nisan 2016> Daha Fazla

Musevi kaynaklara göre, Moşiyah yani Mehdi tüm dünyayı tamir edecek ve böylece insanlar Allah’a hep birlikte hizmet edecekler.
Obama'nın PKK'ya, YPG'ye, PYD'ye destek olması Amerikan tarihinde görülmemiş bir rezalet. Hiçbir Amerikan başkanı komünist Stalinistleri desteklememiştir. Hiçbir başkanı teröristleri desteklememiştir. Bir gariplik var. Obama dürüst olsun, komünistse ben komünistim desin. Stalinist komünist olduğunu açıklasın.
Müslümanlığı bozmak için, “Evrim Kuran’da var” diyerek Müslüman gençleri Darwinist yapmaya çalıştılar ama başaramadılar. Kuran'da evrim yok.
Peygamberimiz (sav) bir hadisinde Mehdi'nin sevgisinin dünyadaki en keskin kılıç olacağını söylüyor. Mehdi'nin şefkatiyle en karanlık ruhlar bile aydınlanacak.

Adnan Oktar Diyor Ki... 17 Nisan 2016> Daha Fazla

İslam dini dünyanın aklıdır. Dünya aklını kaybederse divane olur. İslamsız dünya olmaz. İslam dünyanın nuru, kalp ferahlığıdır. Cenab-ı Allah İslam’la insanlara en büyük nimeti sunmuştur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 16 Nisan 2016> Daha Fazla

İslam ülkeleri bir araya geliyor, toplantı yapılıyor ama katılımcıların çoğu şevksiz oluyor. İhlas olmadan, samimiyet olmadan bu toplantılardan netice çıkmaz. Mehdi (as) olmadan bu sistem işlemez.
Çanakkale’de 200 bin şehit verdik. Güneydoğu’da da gerekirse 400 bin şehit veririz fakat Güneydoğu’yu asla vermeyiz. İngiliz derin devletini ilimle irfanla etkisiz kılacağız.
PKK bütün İslam alemi için tehlikedir. Büyük bir deccal hareketidir. Bölgeyi komünist, Stalinist yaptıktan sonra adım adım ilerlemeyi, her yeri komünist yapmayı düşünüyorlar. Buna karşı çok dikkatli olunmalı.
PKK İslam alemini yok etmek için kullanılan bir mafya örgütüdür, bir cinayet şebekesidir. Yani tek kullanım amacı Müslümanları şehit etmektir. Böyle pislik bir yapılanmadır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 14 Nisan 2016> Daha Fazla

Hadise göre, Mehdi (as) bütün peygamberlerin özeti gibidir. Hateme velidir, gelmiş geçmiş en büyük evliyadır ve ahkâmda masumdur. Cenab-ı Allah, İsa Mesih gibi ulul azim bir peygamberi, Mehdi (as)’a vezir olarak tayin ediyor. Bu da onun değerini gösterir.
Halini, niyetini düzelten bir insana ‘sen münafıksın’, ‘sen bir zaman böyleydin’, bu olmaz. Düzeldiyse son hali esastır. Ne güzel işte sevin. ‘Bir zaman’a kalırsa sen nasıldın? Senin de dinden imandan hiç haberin yoktu, Allah hidayet nasip etti. Kişi düzeldiğinde kabul vardır. Allah kabul ediyor, sen zaten kabul edeceksin.
Bazen münafık tiynetli insan ıslah olur, münafıklık yapışmaz ona. Islah olana ne mutlu. Ama ıslah olmayan helak olur.
Münafığın lümpenlik hoşuna gider, züppelik hoşuna gider. Laf sokacak, çirkeflik yapacak, olay çıkaracak, dedikodu yapacak, laf götürüp getirecek. Ruhu o şeytanlıktan zevk alır.
Münafık çirkin bir özgürlük anlayışına sahiptir. Din olmayacak, ibadet olmayacak, küfürle rahat bağlantıda olacak, züppelik yapacak. İmam tanımayacak, itaat tanımayacak, saygı tanımayacak. Münafık bunlardan rahatsız olur.
Şeytan, nefis, kavgacı insanlar, kan dökenler, savaşçılar, hırsızı uğursuzu hepsi imtihanın bir parçasıdır. “Onlar olmasaydı” diyor. Onlar her zaman olacak. İmtihanın olduğu her yerde onlar olur. Sen akıl ve irade kullanıp onlara sabırla mukabele edecek, onları yeneceksin.

Adnan Oktar Diyor Ki... 13 Nisan 2016> Daha Fazla

Koruculara çok şefkat gösterilsin. Korucularımız şehit edildiğinde yer gök inlesin. Hep önlerde oluyor o canlarım. Onun için bu aslanlara, bu koç yiğitlere gereken şefkati, özeni, sahiplenmeyi herkesin en üst derecede göstermesi lazım.
Din sevinçtir, mutluluktur, güzelliktir, kalitedir.
Ailelere şehitlik haberi verileceği zaman önceden manen hazırlanmaları gerek. Şehadetin büyük bir şeref olduğu, şehitlerin Allah Katında sağ olduğu, eğer buna inanmazsak, tevekkül etmezsek bunun haram olacağı güzelce anlatılmalı. Rabbimiz neylerse güzel eyler denilmeli.

Adnan Oktar Diyor Ki... 12 Nisan 2016> Daha Fazla

Sevgisizlik insanlarda dehşetli boyutlara ulaşmış. Kavgalar, maçlardaki olaylar.. Nedir bu böyle. Devlet milli şuur dersini bir an önce koysun. Gençler şuurlu olarak, manevi değerlerle çok güzel eğitilsin.
Dünyanın neresine giderseniz gidin mükemmel renklendirme, mükemmel biçim, mükemmel bir iç açıcılık tüm canlılarda hâkim. Bunun hiçbir açıklaması yok. Allah’ın müthiş gücü.
Canlıların istisnasız tamamında, Cenab-ı Allah’ın yarattığı o matematik düzgünlük, o geometri mükemmelliği, o altın oran Allah’ın damgası olarak var.
Dünyanın neresine gidersek gidelim her yerde Allah’ın harika yaratma sanatını görüyoruz. Ahirette tüm bu nimetlerden, güzelliklerden sorguya çekileceğiz.
Müzik hayatın çok önemli bir nimetidir. Gelenekçi İslam anlayışı müziği yasaklıyor. Nerede güzel olan şey varsa yasaklıyor. Niye yasaklıyorsun? Kime ne zararı var müziğin, nereden çıkarıyorsun? Ayette yok, Kuran’da yok. Niye hurafe çıkarıyorsun?
İslam'ı yaşanmayacak hale getirdiler. İslamofobiyi yaydılar. Dünyanın birçok yerinde insanlar İslam’dan ve Müslümanlardan adeta nefret eder hale geldiler. Bunun müsebbibi, gelenekçi Ortodoks İslam anlayışıdır. Bunu ilimle irfanla, Kuran’ın gerçekleriyle ortadan kaldıracağız.
Kuran'daki İslam zaten ılımlı İslam'dır. Biz Kuran'daki İslam'ın yaşanmasını istiyoruz. Kuran'a ne bir şey ilave edilsin ne de çıkarma yapılsın. Kuran'a birebir uyalım diyoruz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 10 Nisan 2016> Daha Fazla

Dikkat rahatça kapanabilen bir şeydir. Dikkat ederseniz Peygamberimiz (sav)’in konuşmaları hep kısa özlüdür. Kuran’daki konular da hep öyle kısa ve özlüdür, hep hikmet vardır. Cenab-ı Allah Kuran’da çok önemli bir konuyu bir cümlede bildirir. Mümin de hikmetli, kısa, özlü, anlamlı, ruha işleyecek şekilde konuşması gerekir.
AVM’lere ve hastanelere geniş, ferah mescit istiyoruz. Özellikle hanımların bölümünün çok rahat, çok bakımlı, çok güzel olması lazım.
Deccal hüzün, acı ve ıstırap getirir. Toplumun umutsuzluk, ye’s içinde olmasını, Allah’a güvenmemesini telkin eder, Allah’ı sevmemesini telkin eder. “Sizi Allah yaratmadı, tesadüfen oldunuz” der. Biz de her şeyi Cenab-ı Allah’ın yarattığını, nizam verdiğini ve sevginin, güzelliğin, neşenin esas olduğunu anlatmakla mükellefiz ve yapıyoruz.
Ağlamak ne demek? “Ya Rabbi, senin bu yaptığını ben beğenmedim” diyorsun. Günah bu, isyandır, tuğyandır, olmaz böyle bir şey. Bilmeden yapıyorsa o ayrı ama bilerek yapıyorsa küfre düşer Allah esirgesin.
Neşe, sevinç, heyecan, güzellik her yeri saracak. Biz cehennem pisliği istemiyoruz. Cennet güzelliği, cennet sevinci istiyoruz. Mümin hiçbir olayda Allah’a isyan etmez. Her şeyde O’ndan razı olur. Her şeyde hayır görür, her şeyde tevekkül eder.
Sürekli ağlamayı teşvik ediyorlar, yası teşvik ediyorlar. Millet olarak çürürüz, bu çok tehlikeli bir şey. Mümin ağlamayacak, küfür ağlasın, deccal taraftarları ağlasın. Mümin gülecek, neşeli olacak. İmanlı milletimizi üzüntüyle, yasla, korkuyla, ye’sle, ümitsizlikle, sıkıntıyla, sinir bozukluğuyla, ruhi rahatsızlıklarla çürütmek istiyorlar. Buna müsaade etmeyelim.
Mümin neşeli olacak, sevinçli olacak. İnsan zayıf yaratılmıştır, ayet var. Zayıf bir varlığı sen gece gündüz üzersen, korkutursan, tedirgin edersen, ümitsizliğe düşürürsen, şevkini kırarsan, heyecanını kırarsan akli dengesini de bozarsın, beden dengesini de bozarsın.

Adnan Oktar Diyor Ki... 7 Nisan 2016> Daha Fazla

Şehit cenazelerinde tekbirler çok coşkulu olmalı. Mücahit ruhunu vurgulayan, cehd ruhunu vurgulayan ve asla hüzün hissettirmeyen tekbirlerle şehitlerimiz uğurlanmalı.

Adnan Oktar Diyor Ki... 5 Nisan 2016> Daha Fazla

Hücrelerin atomları tek tek yakalaması, tam ihtiyaçları olan oranda demiri, çinkoyu, kalsiyumu alması başlı başına bir iman hakikatidir.
Bağnazlıktan millet bıktı. Taşlayarak kadın öldürmeler, namaz kılmayanı kesmeler.. Korkunç bir İslam anlayışına karşı nur gibi aydınlık İslam anlayışını anlatıyoruz.
Gelenekçi, karanlık İslam anlayışına karşı İslam’ın aydınlık, modern yüzüyüz, iftihar tablosuyuz. Müslümanların rahatça, gönlü müsterih olarak örnek gösterebilecekleri bir topluluğuz.
Çatışma bölgelerinde askerin polisin geçiş güzergahlarına sık aralıklarla istihbarat verebilecek kişiler yerleştirilsin ki yol üzerindeki muhtemel bir tehlikeye karşı önlem alınabilsin.
Tecavüze uğrayan bir kadın asla lekelenmez. Asla kendini ezik, suçlu hissetmemeli. Bizim nezdimizde tertemizdir.
Darwinist eğitim olduğu müddetçe kadın cinayetleri de devam eder. Çünkü Darwinist felsefe kadınları aşağılıyor. İnsanlarda Allah sevgisi bırakmıyor, merhamet bırakmıyor, şefkat bırakmıyor. Ancak imanlı nesiller kadına sevgiyi bilir. Bu da Mehdiyet devrinde olacak.
Terörün temelinde Darwinist eğitim var. İstirham ediyoruz hükümet bunu durdursun, Darwinist eğitimi durdursun. Darwinizm, Allah’ı inkâr felsefesidir. Gençleri bilimsel, doğru bilgilerle eğitelim.

Adnan Oktar Diyor Ki... 2 Nisan 2016> Daha Fazla

Canlılar evrimle oldu diyenler bir atın güzelliğini, yelesindeki tek bir tüyün oluşumunu dahi ahirette açıklayamayacaklar.
Masonlukta üçgen ve “Kohen Elleri” A harfini ifade edecek şekilde 4000 yıllık bir sembol olarak kullanılır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 1 Nisan 2016> Daha Fazla

Mehdi devrinde herkes birbirine selam verecek, sevgi gösterecek, evlerin kapılarında dev kilitler olmayacak, her yer güvenli olacak.
Türkiye’nin sonu güzel olacak. Herkes rahat olsun. Evet, olaylar olacak. Çok daha da büyük olaylar olacak. Ama sonuçta Hz. Mehdi (as) ile İsa Mesih ile tanışacağız. Cennet gibi ortam olacak. Bekleyin, dediğimin doğru olduğunu göreceksiniz, inşaAllah.

Adnan Oktar Diyor Ki... 30 Mart 2016> Daha Fazla

Münafık, Allah'tan bahsetmeyi hiç istemez. Hep dünyayı ister. Münafık için en güzel hayat geçmişidir, küfürdeki hayatıdır. Hep ondan bahseder, aklı hep oraya gider.

Adnan Oktar Diyor Ki... 29 Mart 2016> Daha Fazla

İntihar cinayettir, kesinlikle olmaz. Genç kızlar tecavüze veya tacize uğradıklarında asla intiharı düşünmesinler. Yaşadıkları olay onları asla küçük düşürmez; yapanı küçük düşürür.

Adnan Oktar Diyor Ki... 28 Mart 2016> Daha Fazla

Münafıklar boş işlerle uğraşır. İslam’a Kuran’a hizmet etmek istemezler. Onu akılsız kafalarında ‘enayilik' olarak görürler. Hem Müslüman’ım der hem İslam’a hizmet etmek istemezler.
Kız Kulesi İngiliz derin devletinin kutsal saydığı bir yapıdır. Kendi aralarında anlaşmalarında, şifreli anlatımlarında kullanırlar.
Müslüman sıkılmaz. Boş vakti olmaz. Hiçbir şey yoksa gider çiçek eker. Hiçbir şey yoksa etrafı temizler, güzelleştirir. Kitap okur, tebliğ yapar, yazı yazar. İnternette birisine İslami, Kurani bir şey öğretir. Bomboş gezmek Müslüman’a yakışmaz.
Hz. Hatice (ra) annemiz ilk iman eden kadındır, vahyin ilk anlatıldığı kadındır. Peygamberimiz (sav)’e ilk yardım eden kadındır. Cenab-ı Allah kadının güzel ahlakını vurgulamak bakımından bir delil olarak öyle takdir ediyor.
Müslümanın canı sıkılmaz, işim gücüm yok, ne yapayım demez. Bu münafıkta olur, küfürde olur, müminin dakika vakti olmaz. Ucu ucuna yetiştirir. Çok heyecanlı, hareketli bir hayatı vardır. Boş adamın, dava adamı olmayan adamın içi sıkılır. Gidiyor poker oynuyor, kağıt oynuyor, internette oyunlar oynuyor, davası yok çünkü. İslam’ın hakimiyeti onu ilgilendirmiyor, dünyada akan kanlar, Müslümanların çektiği acı da onu ilgilendirmiyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 26 Mart 2016> Daha Fazla

Kuran’daki bütün peygamberlerin ahlakına özenmek durumundayız. Örneğin Hz. Süleyman (as)’ın ihtişamına, onun güzellik anlayışına, sanat estetik anlayışına hayran olup ona benzemek durumundayız. Bir kısım Müslümanlar yabancılıyor, bu çok yanlış bir bakış açısı.
Bir kısım Müslüman kardeşlerimizin hatası, Hz. Süleyman (as)’ı, Hz. Musa (as)’ı, Hz. İbrahim (as)’ı adeta hiç yerine koyuyorlar, anlamıyorlar. Halbuki Peygamberimiz (sav)’in hayatı gibi onların hayatı da çok önemlidir. Allah, biz onları da örnek alalım diye anlatıyor.
Başı belaya girenlere dikkat edin, hiç Allah’tan bahsetmiyorlar. Oradan da anlarsınız meseleyi. Hep rahatlık, kurtuluş, evlenmek, hayatını kurtarmak, güzel yaşamak üzerine; ama Allah’tan hiç bahsetmiyorlar.

Adnan Oktar Diyor Ki... 25 Mart 2016> Daha Fazla

Musevi kaynaklara göre, Hz. Mehdi mizaç olarak en çok Hz. Musa (as)'a benzeyecektir, şakacılığı ise Hz. Süleyman (as)'a benzeyecektir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 24 Mart 2016> Daha Fazla

Hep Allah’ın lehinde düşünülür, dinin lehinde düşünülür. Müslüman aleyhte analiz yapamaz. Mutlaka lehte. Hep hüsnü zan eder. Ama küfür içindeyse yahut ateistse araştırıyordur o şekilde düşünüyor olabilir; ama mümin iman ettikten sonra olmaz. Sürekli hüsnü zanla, sürekli güzel düşünecek.
Fıkıh anlatmakla insanlar iman etmez. İman hakikatlerinin anlatılması lazım, Kuran mucizelerinin anlatılması lazım. Bilimsel yoldan konuların açıklanması gerekiyor. Hem aklın hem kalbin ikna edilmesi gerekiyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 23 Mart 2016> Daha Fazla

Biz Allah'tan razıyız. Allah’ın her yaptığını hikmetle ve güzel yaptığına inanıyoruz. Şehitlerimizle de iftihar ediyoruz. Yas tutmuyoruz, mateme girmiyoruz. Bunun da şirk olduğunu biliyoruz. Kimse bizi böyle çirkin bir günaha, harama davet etmesin.
Son zamandayız. Dünyayı deliler gibi sevenler dünyanın boş olduğunu çok kısa bir süre sonra anlayacaklar. Kıyamet çok yakın. Çok çok az bir vakit var. Bediüzzaman kıyametin kopuş vakti için 2120 gibi diyor. Hadislerin işareti de o şekilde görünüyor.
Hristiyan Ortodokslar ve Protestanların birleşme kararı almalarının sebebi, Hz. İsa (as)'ın gelmiş olduğuna inanıyor olmalarıdır.
IŞİD’in şiddetini fikirle durdurmak mümkün, Kuran’la durdurmak mümkün ama PKK’yı Kuran ile durdurmak mümkün değil. Direkt Allahsız, Kitapsız, Stalinist, komünist, pislik, kahpe bir yapılanma.
PKK’ya karşı da radikal gruplara karşı da yapılacak olan fikirle karşılarına çıkmaktır, tartışma ortamı meydana getirmektir. Adam intihar edecek kadar kararlıysa bir fikri var demektir. Fikrinin yanlışlığını delilleriyle ortaya koyarsan konu çözülür.

Adnan Oktar Diyor Ki... 22 Mart 2016> Daha Fazla

Bağnazlık karanlık bir fikirdir. İnsanı boğar. İnsan kendini orada yaşamaya mecbur zanneder. Aydınlığı görünce de gözü kamaşır, ben bu aydınlıkta yaşayamam der. Yaşar, alışır. Yavaş yavaş gözü o aydınlığa alışacaktır.
İnsanlar bağnazlıkla yaşayamazlar. Nesilleri bağnaz yetiştirdiler. Modern, güzel yaşamak, sevinçli yaşamak, estetik içerisinde, kaliteli yaşamak onlara zor geliyor, garip geliyor, şaşırtıcı geliyor. Bunları aşacaklar.
İslam’ın üstüne kirli bir çul örttüler. İnsanlar o pisliği şu an görüyorlar. İslam adına türetilen hurafeler bütün dünyaya kan kusturuyor. Onu şeytan örttü, biz de kaldıracağız ve gerçek İslam ortaya çıkacak. Gerçek İslam insanlığa sevgi sunacak, merhamet sunacak.
Önümüzdeki aylar yıllar içinde çok büyük olaylar olmaya devam edecek. Sonunda Hz. Mehdi (as)’ı göreceğiz. Hz. İsa Mesih (as)’ı göreceğiz. İttihad-ı İslam’ı göreceğiz.
İslam’a adeta bir suikast yapıldı. Bir oyun oynandı ve İslam’ın üstünü kirli perdeyle kapattılar. O kirli perdeyi kaldırıp bir kenara atacağız. İslam’ın özü ortaya çıkacak.
Mehdiyet süratle ortaya çıkacak. Olayların gidişatı onu gösteriyor. Müthiş bir tırmanış olacağı anlaşılıyor. Gelenekçi İslam anlayışının korkunç yüzü ortaya çıktıkça Kuran’ın kıymeti anlaşılacak. Herkes İslam’ın kıymetini o zaman anlamış olacak.

Adnan Oktar Diyor Ki... 21 Mart 2016> Daha Fazla

Normalde Mehdiyet’in yenilmesi beklenir; çünkü çok küçük bir grup olduğuna, karşısında da muazzam bir güç olduğuna göre yenilmesi gerekir. Fakat öyle olmuyor, akılla, ilimle eze eze ilerliyor. Bu metafizik bir olaydır.
PKK’ya rağmen, İngiliz derin devletine rağmen, çok cahil insanlara, bağnazlara rağmen Mehdiyet büyük bir donanma gemisi gibi ilerlemeye devam ediyor ve kimse de durduramıyor.
Çözüm süreci denilen şey, Abdullah Öcalan'ın bırakılması, onun sözde Güneydoğu’da kurulacak komünist Kürdistan'ın başkanı olarak kabul edilmesi, bütün PKK'lı katillerin serbest bırakılması gibi akla uymayan çirkin hedefler içeriyor. Kabul etmeyiz, bunu unutacaklar.
Gelenekçi İslam anlayışında, kaliteli olmayı başaramadıklarından bu kalitesizliği savunmak için bu sefer bir lokma bir hırka felsefesini öne sürüyorlar.
Çekingen, ürkek olmak Müslüman’ın yiğitliğine yakışmaz. Kaderde ne varsa o olur. Kaderden kaçmayla bir şey değişmez.
Okullarda haftada 3 gün iman hakikatlerinin de anlatıldığı milli şuur dersi verilse gençlerin bütün motivasyonu, ruh hali, psikolojisi değişir. Çok faydalı olur.
Komünizme hayat veren Darwinizm’dir, yani şah damarıdır. O koptu mu komünizm biter. Onun için hükümetten bu konuda istirham ediyoruz, devletin kanallarında Darwinist propaganda durdurulsun. Ortaokul, lise, üniversitelerde Darwinist propaganda durdurulsun.

Adnan Oktar Diyor Ki... 7 Mart 2016> Daha Fazla

Haysiyetsiz münafıklar Allah için yapılan mücadeleyi bir enayilik olarak görürler. Menfaatleri olsa, mesela Peygamberimiz (sav) onlara beşer kese, onar kese altın verse, asla “Bu sıcakta savaşa çıkmayın” demezler. “Savaşmayı bilseydik sizinle gelirdik” sözünü asla kullanmazlar. Veya “Boş yere biz burada canımızı veriyoruz” diye asla konuşmazlar. On kese altın alacak; cinnet geçirir, acayip şevklenir.
Yas tutmak eski Sümerlerin, Akadların, Hititlilerin, putperest kavimlerin, eski Mısır’ın uygulamasıdır, Kuran’da mebzul miktarda ayetle ve hadislerle yasaklanmıştır. Allah’a tevekküle zıt bir tavırdır.
Allah’ı anmayanların, Allah’a uzak olanların kalbinde bir ajitasyon, bir gerilim olur. Sebepsiz korku, delicesine bir heyecan. Allah kalplerine hep bir huzursuzluk verir.
Şeytan İslam’ı yıkmak için bağnazlığı kullanarak güçlü bir vuruş yapmış. Şeytanın etkisiyle namazı kılınamayacak, abdesti alınamayacak hale getirmişler.

Adnan Oktar Diyor Ki... 6 Mart 2016> Daha Fazla

Allah sevgisi insanda atalete müsaade etmez. Müslüman gafil olmaz. Her zaman atak, canlı ve dikkati açıktır. Gafil oldu mu bela her yerden sarar insanı. Allah esirgesin.
Mümin muttaki bir insanın Allah sevgisi, Allah korkusu yüzünde heyecan şeklinde kendini belli eder, görülür, hissedilir. Ama ruhu çökmüş, içi çökmüş, kafası çökmüş bir insanda bunu görmek mümkün değildir. Çünkü Allah’la bağını kopardığı için gafildir. Gafil olduğu için de heyecanı yok olmuştur.
Mümin cihat yani cehd etme şevkiyle heyecanlıdır. Bir insanın kalbinde eğer bir atalet varsa, gaflet varsa bitkin ve lakayt olur. İçine kapalıdır. Çünkü onu din ilgilendirmiyordur. Allah korkusu ilgilendirmiyordur. Allah sevgisi ilgilendirmiyordur. Onun yüzüne yansıyacak bir heyecanı olmaz.
“Şükrederseniz” demek, “çok samimi Müslüman olursanız” demektir. Yoksa adam esrar satar, kazanır, şükreder. Zulüm yapar, silah satışı yapar, şükreder. Öyle değil. Kuran’a tam uyarak samimi olmakla şükredilir.
Hızır (as) zaman zaman insanları imtihan eder, Hz. Musa (as)’ı nasıl imtihan etti, aynı. İnsanlar onun imtihan ettiğinin farkına varmaz. Hem eğitir hem imtihan eder.
Peygamberimiz (sav)’in bakışları çok keskindi. Niye? Çünkü kalbi sürekli Allah’la beraberdi. Allah’tan korkuyordu. Ama müşrikler bön bön bakıyorlardı. Çünkü onlar mide peşinde olan adamlar. Hayvan gibi, hayvanlardan da aşağılar. Tabii ki bakışlarında da hayvan görüntüsü oluyor.
Allah korkusu, Allah sevgisi anlamsız bir bakışı engeller. Allah korkusu olan bir insanın boş boş bakmasının hiçbir açıklaması olmaz. Allah’tan korkuyorsa mutlaka bakışları zeki ve keskin olur, dikkatli olur.
Kalp Allah’la beraberse o bakışta bir güzellik, bir derinlik, bir hoşluk vardır. Ama Allah’tan uzak gafil bir kalpte göz hemen belli eder. Cenab-ı Allah ayette onu zaten bize ihbar ediyor: “Eğer istersem onları simalarından anlarsın” Sima denilen, bakışıdır. Bakıştaki anlamsızlığın sebebi, ruhunun boş olmasıdır.
Biz Bediüzzaman'ı seviyoruz, niye seviyoruz? Fedakarlığından dolayı seviyoruz. Yoksa ne kalırdı ki geriye? Sungur Ağabeyi çile çektiği için seviyoruz. Bediüzzaman’ın talebesi olan diğer ağabeylerden de sevdiklerimiz oluyor ama çilelerine göre seviyoruz. Çilesi az olanı daha az seviyoruz. Çilesi çok olanı daha çok seviyoruz.
Resulullah, Resulullah oluyor ama çektiği çilenin haddi hesabı yok. Cenab-ı Allah “Habibim” diyor, Peygamberimiz (sav)'i müthiş seviyor. Ama bu üstünlüğünden dolayı seviyor.
Şehadet güzel nimettir ama cehd de çok güzeldir. Yani yıllarca mesela 60 yıl, 70 yıl, 80 yıl ömrünü cihatla geçirmek çok güzel. Onun sevabı tarif edilecek gibi değil çünkü onda velayet mertebelerine çıkılıyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 5 Mart 2016> Daha Fazla

Mümin çok naif bir varlıktır. Kuran’a sıkı sıkıya sarıldığında asla batmayan ve doğru rotada giden bir gemide olmuş oluyor, dümdüz gider o zaman.
Şeytan beyni bloke etmek ister. En güçlü etkiyi de durgunlaştırarak yapar. O zaten birçok insanın gözünde görülür. Bir atıl, durgun bakış verir. Mümin şahin gibidir. Öyle bir şeye teslim olmaz.
Şeytan insana çeşit çeşit etkiler yapar. En berbat etkilerinden birisi de durgunluk vermesidir. Mümin onu iradesiyle, aklıyla kıracak.
Kuran’ın çizgisinden çıkan kişinin muhakeme ve yargısı bozulur ve kişi kontrolden çıkar. Mümin şeytanın bu oyununa müsaade etmez.
İslam aleminin başındaki felaketlerin ana nedeni, Kuran’a uyulmamasıdır.
Türkiye herhangi bir ülke değil. Türkiye’nin bölünmesi durumunda İslam Birliği biter. Türklük aleminin de birleşmesi biter. Buna yol açacak hiçbir şeyi kabul etmeyiz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 4 Mart 2016> Daha Fazla

Sevgisizlik insanı kötü yapar. Kızları, erkekleri nursuz yapar sevgisizlik. Kindarlık, nefret ruhu, küskünlük ruhu ölü bir görüntü verir. Şahıs bizzat bu belayı kendisi hisseder. Kendi kendine çöker. Yani kendini yakan bir sistemdir bu.
Gençler ufuklarını açsın. Daha geniş ve akılcı düşünsünler. Bir kere kalplerinin sevgiye açık olması lazım. Bu bir rahatsızlık. Bunu görüp şiddetle buna karşı tedbir almaları gerekiyor. “Ben neden öfkeye bu kadar açığım, sevgisizliğe bu kadar açığım? Sevgiye niye bu kadar kapalıyım?” demesi gerekir.
İslam saf sevgidir. Hep insanların hayrına güzelliğine olan sistemin adıdır. İslam insanları en en yüksek seviyeye çıkaracak sistemdir.
Türkiye dış güçler tarafından sarılmış durumda. Özellikle böyle bir ortamda basının eleştirilerinde saygılı olması gerekir. Bir avuç Müslüman var, sen onları oyunla, iftirayla terörist gibi göstermeye kalkarsan bu olmaz.
Gençlere milli şuur dersi verilerek, komünizm tehlikesi, Darwinizm tehlikesi, faşizm tehlikesi, terörün ideolojisi nedir, şiddet nedir, sevgi nedir, merhamet nedir bunların öğretilmesi lazım. Milli hedeflerimizin, mesela Türk-İslam Birliğinin anlatılması lazım.
Şimdi yapılacak şey gençleri eğitmek, milli şuur dersi vermek. PKK sürekli eğitim veriyor. Komünist teröristler eğitimle bu hale geliyorlar. Biz de gençlere haftada üç saat milli şuur dersi verirsek çok çok faydalı olur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 3 Mart 2016> Daha Fazla

Dini zorlaştırmak, içinden çıkılmaz hale getirmek ve dini yaşayamayan bir kitle meydana getirip dini yıkmak şeytani bir sistemdir. Halbuki Allah, Kuran’la çok kolay bir din sunuyor bize. Bütün toplumların yaşayacağı bir din. Bunu terk ettirip, yerine, yaşanamayacak, cehenneme dönmüş bir din anlayışı getiriyorlar.
İslam’ı yaşanamayacak hale getirince bunu bir kahramanlık zannediyor. Haramların çok olmasını istiyor. Kendi oluşturduğu haramlara da uymuyor. Yoksa “her şey helal olur” diyor. Kardeşim, her şey helal, doğru. Çok az haram var. İslam’da böyle bir zorluk yok. Namazlar da son derece kolay. Dini zorlaştırıp yıkıyor adamlar.
Allah Kuran’dan sorulacaksınız diyor. Kimi Müslümanlar da ‘Allah'ın kitabı yeterli değildir’ demeyi takva sanıyorlar.
Allah'a ibadet etmek, namaz kılmak bizim hoşumuza gidiyor. Ne güzel, namaz, binlerce yıldır devam eden bir güzellik.
Kalite ve sanat bakanlığı bir an evvel kurulmalı. Kalitesiz bir toplum olduğunda Türkiye’yi mahvederler. PKK’yı bize tercih ediyor Batılı ülkeler. Biz kaliteli olalım, Avrupai olalım, bizi tercih etsinler. Bu hayati bir konu.
Batılı ülkeler, Türkiye’nin bağnaz çizgiye kaymasından çekiniyor. Türkiye modern olursa PKK’ya verdikleri desteği de keserler.
Silah tutmayı dahi bilmeyen genç kızları bomba patlatmaya yönlendiren sistem Darwinist materyalist eğitimdir.
Din, gelenekçi İslam anlayışına sahip kişiler tarafından bir cehennem olarak sunuluyor. İnsanın aklını, ferasetini basiretini kapatan, bütün hayati yönlerini yok eden, sanatı estetiği güzelliği ortadan kaldıran, adeta insanın mutluluğuna düşman olan bir sistem gibi. İnsanı şizofren hale getiren, mahveden bir sistem. Gelenekçi sistem içinde bir insanın ruh beden sağlığının normal kalması imkansız.
Dindar Museviler çok güzel insanlar. Allah’ı çok seviyorlar, çok güzel ahlaklılar, dürüstler, Allah’a müthiş bir aşkla bağlılar. Ne güzel 3500 yıl Hz. Musa (as)’a sadakat, Tevrat’a 3500 yıllık sadakat.
Dindar Museviler güzel insanlar. Binlerce yıldır sadakatle Hz. Musa (as)'a bağlılar. Fakat şeytan iman edenler arasına düşmanlık koymaya çalışıyor.
İslam’da velayet sistemi vardır. Müminler birbirlerini kendi öz kardeşleri gibi korumakla mükelleftirler.

Adnan Oktar Diyor Ki... 2 Mart 2016> Daha Fazla

Mümin sevgide iyice ustalaştığında Allah cennetine alıyor. Durduk yere sevgi oluşmuyor; çileyle, acıyla, eğitimle sevgi gelişiyor.
Bütün şarkılar hep ağlama üstüne. Çünkü sadakat yok, vefa yok. Din neyi sağlıyor? Vefa, sadakat ve sabrı sağlıyor.
Cennetin köşkleri, nehirleri, meyveleri.. hiçbir anlamı olmaz sevgi olmazsa, aşk olmazsa. Aşk için de imtihan yani eğitim gerekiyor, çile gerekiyor.
Allah sevilmek istiyor. Çünkü sevgi olmazsa cennetin anlamı olmaz. Kainatın anlamı olmaz, hiçbir şeyin anlamı olmaz. Sevgi ve aşkla anlamı oluyor.
Allah Kendisi'ni samimi olarak gerçekten sevdiğimizi görmek istiyor. Bu da imtihanla mümkün oluyor. Allah'a olan sevgimize kendimiz de şahit oluyoruz.
“Tecessüs etmeyin” (Hucurat Suresi, 12) Bu, muhbir münafıklara yönelik bir ayettir. Müslümanları ona buna ihbar edip zor duruma sokmaya çalışan alçaklara karşı Allah’ın Kuran’daki emridir.
Kuran’da, ‘tecessüs etmeyin’ ayeti, casusluk yapmayın anlamındadır. Tecessüs, casus kelimesinden gelir. Casusluk yapmayın, yani Müslümanlar hakkında bilgi toplamayın, o bilgiyi gidip başkalarına vermeyin, ahlaksızlık, zalimlik yapmayın.
Şeytan namazdan uzaklaştırmak için kişiyi detaylarda boğmak ister. Namazı bozan binlerce şey sayıp namazı zorlaştırıyorlar, halbuki namaz kolaydır. Onun için Allah Kuran’da hiç detay vermemiştir; rüku, secde ve kıyam. Kıl, çık. O kadar.
Kadının olduğu yerlerde kavga olmaz, gerilim olmaz, nezaket olur. Kadınların olmadığı yerde kabalık olur genelde. Bir tane bile kadın olsa herkes nezaketini takınır. Kadın her yere kibarlık, nezaket getirir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 1 Mart 2016> Daha Fazla

Hücreye giren İstanbul şehrine girmiş gibi oluyor. O kadar kapsamlı. Sırf tek hücreden bile Allah’ın varlığını kesin anlarsın.
Stalinizm hiçbir zaman için devletsiz olmaz. Proletarya diktatörlüğü Stalinizm’in vazgeçilmez özelliğidir. Adam Stalinist olmaz yoksa. Yani komünist olmasının bir anlamı kalmaz. Adam partiyi niçin kuruyor? Devlet oluşturmak için kuruyor.
Zinde bir gençliğin yerine ölü bir gençlik hedefleniyor. Gelenekçi Ortodoks zihniyetle beyninizi, ruhunuzu çürütmek istiyorlar, fıtratınızı yıkıyorlar ve kadın düşmanı yapmaya çalışıyorlar. Kadın güzelliğini yok ediyorlar. Ve sezdirmeden bu yolla Ortadoğu’yu mahvettiler. Bu oyuna kimse gelmesin.
Ortadoğu’nun mahvolması planında uygulanan şeytani yöntemlerden biri de; gelenekçi Ortodoks İslam anlayışıyla insan fıtratını tamamen bozup, beyindeki zindeliği ortadan kaldırıp, beyin gücünü yok etmek. İnsanların beyni mahvoluyor, çürüyor adeta. Ruhunu, aklını çürütüyorlar ve görüyorsunuz sefaleti, perişanlığı.
Ortodoks İslam anlayışı insanların zindeliğini ortadan kaldırıp beyinlerini felç ediyor. Bunun sonucunda sürekli ezilen toplumlar ortaya çıkıyor.
“Allah’ın rahmetinden kafirlerden başkası ümit kesmez” diyor Allah. Bir insanın düzelmesinden ümit kesmek çok anormal bir şey. Nasihat edip doğru yola gelmesi için gayret etmek lazım.
Bir kısım gençler arasında üretimden, teknolojiden, bilimden tamamen uzak, yaratıcı olmaktan, sanattan, estetikten tamamen uzak, hazırı yiyen, hazırla beslenen ve bedavacı olan bir ruh bütün şiddetiyle yayılıyor. Okullara milli şuur dersi konularak buna önlem alınmalı.
Gençler televizyonlardaki boş programlarla vakit geçiriyor. Bu, zihinlerin içini boşaltan tehlikeli bir kültür. Milli şuuru olan nesil yetişmeli.
Sevgiyi yaygınlaştıralım. Okullarda öğretmenler bir kere öğrencilerine sevgiden bahsetse çocuklar çok açılırlar. Sınıf öğretmenleri, “Çocuklar birbirinizi sevin, dost olun, kardeş olun” dese, “Sevgi çok güzel bir şeydir” dese, “Sevgiye bütün insanlığın ihtiyacı vardır” dese çocuklar onu ömür boyu unutmazlar. Öğretmenlerin hepsinden bunu rica ediyoruz. Bütün Türkiye çapında sevgiden bahsetsinler. Bir kelime.

Adnan Oktar Diyor Ki... 29 Şubat 2016> Daha Fazla

Hadislere göre, İsa Mesih (as) ile Mehdi (as)’ın karşılaşması bir namaz vakti olacak. İsa Mesih, Mehdi'ye, “İmam ol, namazı sen kıldır” diyecek ve Mehdi o andan itibaren dünyanın imamı olacak.
Hristiyanların haşa ‘İsa ilahtır’ demeleri birçok Hristiyan gencin dinden uzaklaşmasına sebep oluyor. Bu batıl inancı kaldırmaları gerekir. İsa Mesih’e Allah’ın Peygamberi desen Hristiyanlık dünyayı kaplar. Ama “İsa Allah’tır” dersen olmaz. Bu yüzden Avrupa’da büyük bir kitle dinsiz oldu.
Ateist dürüst insan demektir. Mertçe, açıkça söylüyor, “Ben Allah’a inanamıyorum, dine inanamıyorum, varsa beni ikna edecek kişi konuşalım, dürüst iman etmek istiyorum” diyor. Sahtekarlık, münafıklık çok korkunç.
Zahirinde imtihan, batınında eğitimdeyiz, kurs. Çünkü Allah bizim ne yaptığımızı biliyor. Yaratan o zaten. Yani sonsuz öncede ne yaptığımızı biliyor. Yapıp bitirmişiz biz zaten. Bizi eğitiyor, bizim ne olduğumuzu kendimize gösteriyor. Bizi bize gösteriyor. Yani bizi bize sevdiriyor. Ahirete hazırlıyor.
Müslüman hata yapabilir, hatadan korkmamak lazım. Çok büyük hata da yapabilir, Müslüman kardeşi uyarır ama uyarıya delice reaksiyon vermek çok anormal. “Tamam düşüneceğim” dersin, “Allah razı olsun yapmaya çalışırım” dersin biter. Aşırı tepki vermek anormal bir hareket.
Mümin nasihate açık olacak. Hatalı olması bir şey değil ama söz dinleyen olması lazım. Yani küstah, saygısız olmaması lazım, züppelik yapmaması lazım. Nezaketiyle Kuran ölçüsü içerisinde dinleyip, “Yapmaya gayret edeceğim” demesi gerekir yapamasa dahi.
“Münafık o herhalde” diyor. Hadi öyle olduğunu farz edelim; eğit, tebliğ et, ayetle anlat, sabret, konuş, değil mi? O zaman kimse kimseyle görüşemez ki, hiçbir Müslüman Müslümanla görüşemez. Ona münafık de, ona kafir de, öbürüne hasta de, adam kalmaz.
Müminler arasında velayet sistemi vardır. Bir insana münafık teşhisi koyarak müminlerin arasından atmak yetkisi yoktur. Bu ancak vahiyle olur.
Bazen yazanlar oluyor işte, “Arkadaş grubumuzda biri var münafık ne yapalım?” Nereden biliyorsun? Belki o münafık dediğin adam cennete gidecek, sen cehenneme gideceksin. Kalbini mi yardın? Peygamber bile karar vermiyor, öyle bir şey yok. Vahiy geldiği vakit karar veriyor. Adamlar bas bas bağırıyor münafığım diye böyle kaynıyor, yine ellemiyor Peygamber (sav), düzeltmeye çalışıyor.
Ateisti, dinsizi, İslam karşıtlarını kazanmaya çalıştığına göre kalbinde hastalık olan, imanında zaaf olan Müslümanı daha fazla kazanmaya çalışman lazım. Çünkü o senin yanında hazır, zaten rahat konuşabiliyorsun. Ne kadar anormal olursa olsun, ne kadar aksi olursa olsun sevabı çok olur.
Kişi, “La ilahe illAllah, Muhammeden Resulullah” dediği müddetçe ona sen münafıklık ithamında bulunup Müslümanların velayet sistemi dışına çıkaramazsın. İşte, “Defol git, küfre git” diyemezsin, haramdır. Sen küfrü kazanmaya çalışıyorsun, adamı da göndermeye çalışıyorsun. O zaman küfrü niye kazanmaya çalışıyorsun?
Müminler birbirlerini koruyup kollamakla mükelleftir. Kuran’da velayet sistemi vardır. Mümin mümini kendi oğlu gibi, kızı gibi, kardeşi gibi koruyacak.

Adnan Oktar Diyor Ki... 28 Şubat 2016> Daha Fazla

Münafık bazen çok iyi tavır gösterir. O yeni bir atağın başlangıcı olur. Mesela herkese iyi davranır, iyi konuşur fakat o esaslı bir atak için yeni bir zemindir. Yani şeytanın ona verdiği, ilka ettiği bir atak başlangıcıdır. Yani bir münafığın düzelmesi genellikle kuşkuludur, bir şey yapacaktır, yeni bir atak başlatacaktır.
Münafıklar Müslümanlardan genellikle uzak durmak isterler. Uzak durmanın sebebi de ya Müslümanlara biri saldırırsa, bir şey olursa, tutuklanabilir, mimlenebilir işte dövülebilir, sövülebilir, adına zarar gelmesin, amaç budur.
Münafığın hedefi sürekli imamın yanıdır, peygamberin yanıdır. Münafığın en çok ulaşmak istediği yer orasıdır, çünkü en çok vuruşu, saldırıyı yapacağı yer orasıdır. Onun faaliyetini durdurabilmek için, istihbarat alıp şeytanlarına ulaştırabilmek için merkez olan yer orası olduğu için çok hayati görür.
Münafık asla tamir olmayan, asla azgınlığı gitmeyen bir manyaktır. Hiçbir şekilde kini ve nefreti bitmez münafığın, sakinleşmez. Yani tam tipik bir akıl hastasıdır. Verem hastalığı gibi güçlü antibiyotik alırsa geriler, fakat ilacın dozu biraz azaltıldığında hemen atağa geçer. Bazen de ilaca bağışıklık kazanır, hiç fark etmez, bünyeyi sarmaya çalışır.
Münafık sevgiyi bilmez. Sevgiyi alet olarak kullanır, araç olarak kullanır. Müslümanlara saldırıda, ahlaksızlık yapmada, alçaklık yapmada bir vesiledir. Yani Müslüman’ı rahatsız etmek için, pislik yapmak için sevgiyi kullanır. “Sevdiğim için geldim” der, “Sevdiğim için konuştum” der, “Sevdiğim için bunu yapıyorum” der.
Münafık saldırganlaşırken çok alçakça ve şeytani bir metot kullanır. Müslümanları haksızlık yapan, zulüm yapan, akılsızca hareket eden insanlar olarak gösterir. Kendini de tedbirli, akıllı, vicdanlı, doğru yolda gösterir.
Münafık sadece peygamber veyahut imam, o devirde Müslümanların önemli merkez gücü kimse ona odaklanır. Şeytan dikkatini böldürmez. Bütün dikkatiyle o kişiye karşı saldırganlaşır.
Kuran’da münafıkların hedefi bütün Müslümanlar olmuyor. Bu çok önemlidir. Peygamber, imam, Müslümanların lideri kimse o; en etkili olduğunu gördüğü kişi kimse ona kafayı takar münafık. Yani en büyük düşmanı, en büyük hedefi odur. Sonra da peygamberlerin, imamların -artık kimse o devrin lider insanı- en güvendiği insanlara kafayı takar münafık.
Samimi olmak zevklidir. Vücuda bayağı şifadır. Samimiyet insanı ferahlatır. Samimi olmadı mı insan kasılır, yani aklı dumura uğrar, bunalır. Samimi olduğunda rahat eder.

Adnan Oktar Diyor Ki... 27 Şubat 2016> Daha Fazla

İmanlı, dindar nesil yetişmesi için bir kere Darwinizm’in geçersizliğinin bilimsel olarak anlatılması gerekir. Diyalektik felsefeyle dini anlatmak mümkün değildir.
Gençlerin böyle öfkeli yetişmesinin nedeni de Darwinist eğitimdir. Darwinist materyalist eğitilince sevgi kalmıyor. Sevgiyi sağlayan din ahlakıdır.
Münafıkta sürekli gezme içgüdüsü vardır. O iç sıkıntısını bahane eder. Mesela ticareti bahane eder, ailesini bahane eder, oradan oraya gider. Münafığın içi bir türlü rahat etmez. Ama sıkıntısı da beraber üstündedir, omuzundadır. O sıkıntıdan kaçar, sıkıntı da onu kovalar.
Münafık Müslümanlardan uzak olmayı kendince uyanıklık zanneder ve aptalca bu oyunu da Müslümanların görmediğini zanneder. Bunu Müslümanların kabul edeceğini, Allah’ın da kabul edeceğini düşünür. Müslümanları da haşa Allah’ı da kandırdığını zanneder.
Her dönemde, peygamberlerin dönemlerinde de hep böyle tabiri caizse “muhallebi çocukları” vardı. Sokaktan korktuğu için, ailesinden korktuğu için, babasından, anasından, çıkarlarından, işini kaybetmekten, okulunu kaybetmekten korktuğu için peygamberlerin yanına yanaşmıyorlardı. Mümkün mertebe kaçarak, uzak yaşayarak, arada sırada gelerek bağlantı kuruyorlardı. O arada sırada gelmenin sebebi de ahirette haşa Allah’ı kandırabileceklerini düşünüyorlardı.
Münafık çok isabetli, güzel, faydalı konuştuğuna inanır. Yani her şeyi lafı yerli yerinde konuştuğunu zanneder. Hâlbuki dışarıdan bakan hayretler içinde kalır. Yani dengesizliğine şaşar. Ama onu göremez münafık. Mesela akılsızlığını göremez. Yani akıl dengesinin yerinde olmadığını göremez.
Münafığın konuşmaları sarhoş gibidir, çok dengesizdir. Ama onun deli dünyasında onu fark etmesi mümkün değildir. Şizofren bir mantığı vardır. Şizoit bünyelidir, manyak gibi konuşur, dengesizdir ama fark edemez.
Münafığın asıl istediği Allah olmak ve Allah’tan daha büyük olmaktır. Münafığın asıl hırsı budur. Onun için bütün Müslümanları çok akılsız görür, kendini çok akıllı görür ve çok güzel konuştuğunu zanneder.
Münafık Müslümanlara rahatsızlık veriyorsa, kendisinden şüphelenildiğini anlarsa onu bir süre durdurur. Ama Müslümanların dikkatlerinin dağıldığını görürse yeniden çirkefliğine başlar. Yeniden eylemlerine başlar. Yine Müslümanları rahatsız eder. Yine pislik yapar. Yine onları huzursuz edecek her şeyi yapmaya başlar.
Münafık fitneciyse fitnesi yakalandığında bir süre durur. Ama müslümanların dikkatinin dağıldığı bir anı bekler. Ondan sonra yeniden atağa geçer. Yani münafık şartların sakinleşmesini, ortamın sakinleşmesini bekler.
Münafığa küfür çok sahip çıkıyor. O da sahip çıkılacağını bildiği için oradan kendisine bir güvence payı ayırır. Ama küfür de tabii kendi menfaati için kullandıktan sonra münafığı ezer. Münafık bunun da farkındadır, yani bir gün oradan da kovulacağını, köpek gibi aşağılanacağını bilir.
Münafık yeni bir verem mikrobu gibidir. Münafığa sürekli antibiyotik verilmesi lazım. Yoksa bünyeyi sarmak için sürekli atak yapar. Bir türlü iyileşmeyen verem mikrobu gibidir. Yüksek dozda antibiyotikle sürekli kontrol altında tutulması lazım.
Münafık yakalandığını anladığında kısmen düzelme gösterir. Ama dikkat üzerinden dağıldığında münafık yeniden azmaya başlar. Müslümanlara zarar verme ve rahatsız etme eylemlerine yeniden başlar.
Münafığın zekası çok keskindir ama aptallığı delilik derecesindedir. Çok akılsızdır. Mesela bir şeyi alenen yapar, fark edilmediğini zanneder. Yalan söyler, fark edilmediğini zanneder. Delice bir devekuşu politikası vardır münafıkta. Kafasını kuma gömerek görülmediğini zanneder.
Münafıklar Allah’ın kurduğu düzenin yenileceğini düşünürler. Müslümanları zayıf görürler. Mümin İslam’ın galip geleceğine inanıyor ya, münafık da küfrün galip geleceğine inanır. Şeytan tarafının galip geleceğine inanır. Onun için hiçbir zaman için Müslümanlara, İslam’a güvenmezler.
Müslümanca, dürüst bir hayat münafığa çok sıkıcı ve anormal gelir. Belalı, tehlikeli bir hayat münafığın hoşuna gider. Onun için küfürde sürekli bir ahbap, dost çevresi edinmek ister münafık. Onlara hep yağcılık yapar, yalakalık yapar. Bir gün gideceği için onlara şirin görünerek el altında onları hazır tutmaya çalışır.
Münafık maceradan, böyle pislikten, tehlikeden, riskli işlerden çok hoşlanır, maceraperesttir. Macera onun için vazgeçilmez bir şeydir. Mesela ülkeleri dolaşır, bir yerden kaçar, bir yerde yakalanır. Münafığın bütün ömrü pislik içinde geçer.
Münafık temiz değil, pis yaşamak ister. Mesela her gün yıkanmayacak. Esrar içecek, pislik yapacak, ahlaksızlık yapacak. Mezbelelik yerlerde gezecek. Küfürle iç içe olacak. O kokuşmuşluğu yaşayacak. Hep kafasında bu vardır. Ve büyük olacak. Enaniyet yapacak, kibir yapacak. Dünyayı oturduğu yerden yönetecek. İt kopukla görüşüp konuşacak. Tehlikeli işler yapacak.
Münafığın “özgür” olma düşüncesi vardır, İslam’ın disiplini onun hoşuna gitmez. Her gün namaz kılmak, oruç tutmak, zekat vermek münafığı sıkar. O bunlardan kurtulacağı günün özlemi içindedir.
Münafıklar elçiden yana olduklarını söylerler. Ama gerçekte hep küfürdeki hayatlarına hazırlık yaparlar. Akılları hep küfürdedir. Bir gün küfürde nasıl yaşayacaklarını düşünürler.
Münafık sürekli Müslümanların aleyhine gizliden gizliye plan yapar. Onu yapmadan rahat edemez. Bir plan yaparsa o zaman hayatı onun için bir anlam taşır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 26 Şubat 2016> Daha Fazla

Üzülme, ağlama, bağırma çağırma olmamasına tevekkül denir. Mütevekkil insan demek, olaylar karşısında sarsılmayan, üzülmeyen, ağlamayan, dağılmış bir reaksiyon göstermeyen insan demektir. Tevekkül ayetlerinin hepsi aynı zamanda yası ortadan kaldıran ayetlerdir.
Mümin akılla hareket eder. Üzülmesi beklenen bir şeyde tevekkül eder, Allah’a güvenir, neşe içinde olur. Tevekkül zaten bu tip olaylarda yanlış reaksiyon gösterilmemesine denir.
Münafığın gözüne, ruhuna, bedenine müthiş bir hakimiyeti vardır. Müslüman öyle değildir. Mesela Müslüman bir hata yaptığı ortaya çıktığında morarır, kıpkırmızı olur. Münafık akıl almaz soğukkanlıdır, beden kontrolü, sinir kontrolü, psikolojik kontrol müthiştir münafıkta, asla anlayamazsın.
Münafık şeytani bir zekaya sahip olur. O yüzden ona müthiş bir enaniyet gelir. Yani münafığa göre bir o vardır, bir de zavallı gördükleri, akıllarının zayıf olduğuna inandıkları.

Adnan Oktar Diyor Ki... 25 Şubat 2016> Daha Fazla

Kadının şeytani varlık olduğu, güzel elbise verilmemesi gerektiği, dışarı çıkmasının yasak olduğu gibi hükümler bağnazlıkta var, İslam’da yok.
Bir genç kıza tecavüz edilmesi onu aşağılamaz. O bizim gözümüzde değerlidir. Namusuna hiçbir şekilde halel gelmemiştir. O ahlaksızlığı yapan haysiyetsiz, şerefsizdir, namussuzdur ama genç kıza asla zarar gelmez.
Mümin İslam’la tanıştığında küfürden öğrendiği her şeyi bırakıp atar. Münafık ise küfürde öğrendiklerini muhafaza eder, kesip atmaz.
Münafığın özelliği küfürdeki kişiliğini bırakamamasıdır. Çocukluğunda, gençliğinde neyse aynı kişiliği devam ettirir. Eskisi gibi yine saldırgan, yine ters, yine saygısız, yine pervasızdır. Kişiliğini Kuran’a göre şekillendirmez.
Münafık sinsiliğini, gizliliğini mühim bir silah olarak kullanır. Gizli vurur, gizli atak yapar ama onunla baş eden bir akıl çok müthiş bir akıldır, gelişmiş bir akıldır. Orta bir zeka ile münafıkla baş edilmez. Yüksek bir akıl ve yüksek bir iman gerekir.
Münafık müminin aklını çok geliştirir yoksa meskenet olur. Mümin bu sefer gereksiz şeylere kafa yormaya başlar. Keskin dikkat, şuur açıklığı münafıkların vesilesi ile oluyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 24 Şubat 2016> Daha Fazla

İslam alemi mahvolmuş vaziyette fakat gelenekçi kesim bunu anlamıyor. Daha bağnaz olarak kurtulacağını zannediyor, battığı sistemi daha da geliştirerek kurtuluşa ereceğini düşünüyor. Daha tutucu, daha gelenekçi, daha korkunç bir görünüme girmek istiyorlar.
Kuran'da anlatılan dinle bağnazların savunduğu sistem arasında dağlar kadar fark var. İslam aleminin ivedilikle Kuran'a yönelmesi lazım.
İnsan sırf zenginlikten mutlu olmaz, acayip daralırsın. Sarayda yaşıyor adam kendini asıyor, Allah esirgesin. İmanla mutlu olur insan.
Aklı açık olan, şuuru açık olan, samimi olan her mümin cennete gidiyor, ne güzel. Ve ne kadar? Sonsuza kadar.
Müslüman’da küsme olmaz. Kalp sürekli Allah ile beraber. Dünya kısa bir kurs, kısa bir eğitim. Burada ne sükse yapılır, ne akıllılık iddiası, ne zekilik iddiası hiçbir şey yapılmaz. Uzaydan bakılınca toz gibi dünya. Biraz daha ilerleyince hiç görünmüyor. Tozun içinde, tozun tozudur insan. Zavallı bir varlık. Neyine kibirleniyorsun? Ölüp gideceksin.

Adnan Oktar Diyor Ki... 22 Şubat 2016> Daha Fazla

Mehdiyet şeytanın ve onun avanesinin ahmakça savaşına karşı Hz. Mehdi (as)’ın tek başına aslanlar gibi onu yerle bir ettiği bir sistemdir. Mehdi, deccaliyet şeytanlarıyla, münafıklarıyla zeka savaşı verecektir. Hepsi Hz. Mehdi (as)’ın aklının altında pestil gibi ezileceklerdir. Mehdiyet, şeytanın zekasıyla savaşan bir insan aklının zaferidir.
Küfür büyük bir tehlikedir. Ama münafıklığın tehlikesi yanında küfrün tehlikesi bile küçük kalır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 21 Şubat 2016> Daha Fazla

Allah korkusu olmadığında aşk olmaz, güzel ahlak olmaz, hayat olmaz. Allah korkusu en büyük nimettir, bütün güzellikler onun arkasına gizlenmiştir.
Güzel olan her şeyin temelinde Allah korkusu vardır. Allah korkusu olmadığında bambaşka, hiç kimsenin mutlu olmayacağı bir sistem ortaya çıkar.
Tecavüze uğrayan kadınların haysiyeti, onuru asla zarar görmez. Haysiyetsiz olan, bu eylemi yapandır.
Biz dünyaya yaşamaya gelmedik, Allah’a teslim olmaya geldik, Allah’ın rızasını kazanmaya geldik.

Adnan Oktar Diyor Ki... 20 Şubat 2016> Daha Fazla

Münafıklar şeytani kelimelerden çok hoşlanırlar. Anlaşılmaz ve şifreli konuşmalar yaparlar. Yazılarında da yine böyle gizemli, anlaşılmaz kelimeler seçerler. Münafıkların kendilerine has mors alfabesi gibi gizli bir dili vardır.
Münafık elliye elli konuşur. Çok ortalı konuşur. Yani cümleleri, kelimeleri kendi lehine kullanacak gibi seçer. Çok alçaktır. Mesela ayette var, savaşa çıkmak istemeyen münafık Peygamberimiz (sav)’e diyor ki, “Savaşmayı bilseydim gelirdim.” Şimdi Peygamber yanında savaşa götürse mesela bir yerine ok gelecek veya kılıç darbesi alacak, “Ben zaten size savaşmayı bilmediğimi söylemiştim. Bakın, kolum sakatlandı” diyecek ve Peygamber (sav)’i suçlayacak. Böyle alçaktır münafık.
Sanat ve kalite bakanlığı oluşturulması çok önemli. Çünkü kaliteli olmayan ülkelerin, sanatın hakim olmadığı ülkelerin hepsi yıkılıyor. Bakın tarihe, tamamı yıkılıyor. Kadına değer vermeyen, sanat olmayan, estetik olmayan, kalitenin önemsenmediği her ülke mahvoluyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 19 Şubat 2016> Daha Fazla

Müslüman fitneden, kargaşadan, Müslümanları rahatsız etmekten çok çekinir. Ama münafık öyle değildir, çok hayasızdır, her an kepazeliğe hazırdır. Çok şirret bir mahluktur.
Kuran, münafığı adeta yakar. Münafık, Kuran’dan şiddetle kaçınır. Çünkü okunan ayet onun sistemini ortadan kaldıran bir açıklama olduğu için, haşa ayetten nefret eder.
Münafık pusuda yatan bir mikroptur. Verem mikrobu gibi uygun ortamını bulduğunda yeniden gelişir ve azgınlaşır. Şeytan ona sin der siner, çık der çıkar. Münafıklıktan vazgeçmez.

Adnan Oktar Diyor Ki... 18 Şubat 2016> Daha Fazla

Sevgi, derin bir tutkudur. Gözlerinden sevdiğinin gözlerine akan, sevdiğinin gözlerinden de sana akan gizemli, tarif edilemeyen akıl almaz bir güce denir sevgi diye. Yoksa dokunmayla, sarılmayla değil. Sevgi, derin tutkuya denir.
Şehit haberlerinin, “Evine ateş düştü”, “Göz yaşları sel olup aktı”, “Yürekleri dağladı” gibi ifadelerle verilmesi tam PKK’nın aradığı üsluptur. Bu ifadelerin tamamen kalkması lazım. PKK eyleminin boşa gittiğini görürse konu biter.
Gençlerimizin büyük bölümü donanımlı değil. Darwinist düşünceyle, Marksist, Leninist, Stalinist düşünceyle mücadele edecek bilgiye sahip değiller. Türkiye’de Darwinist eğitimin durdurulması PKK’ya büyük darbe olur. Okullara ‘milli şuur’ dersi konularak Marksist, Leninist düşüncenin yanlışlığı gençlere anlatılsın.
PKK geceli gündüzlü eğiterek binlerce kişiyi Marksist yapıyor. Biz de karşı eğitimle Marksist, Leninist, Stalinist düşüncenin yanlışlığını anlatalım. Gençlerimize, bu tip ideolojik anlatımlarla karşılaştıklarında nasıl cevap vereceklerini öğretelim.

Adnan Oktar Diyor Ki... 17 Şubat 2016> Daha Fazla

PKK diyor ki, yas tutun, üzülün, dövünün, ağlayın bakalım. Allah, şehadet sizin için bir şereftir, sevinin diyor. Allah’ın dediğini yaptığımızda PKK’nın oyunu bozulmuş oluyor. Eylem gücü sıfıra gitmiş oluyor.
Kuran’da yas yok. Yası ortaya koyduğunda PKK’nın bütün eylemlerini güçlü hale getirirsin. Bütün eylemlerini en etkili hale getirmiş olursun. Ama Kuran’a göre yası ortadan kaldırdığında PKK eyleminin etkisini sıfıra düşürmüş olursun.
Hüzün Allah’a isyanın diğer adıdır. Haramdır. Hüzün demek Allah’ın yaptığını beğenmemek demektir. Allah’ın yaptığından rahatsız olup buna karşı gösterilen protestoya hüzün denir. Allah’ın takdir ettiği kaderi beğenmiyorsa adam ağlar. Hüzünlenir, kızar, rahatsız olur.
Yas tutmak haramdır, eski bir putperest âdetidir. Eski Sümerlerde, eski Mısır’da, Perslerde, Hititlerde ahirete inanmadıkları için, şehadete inanmadıkları için ölümü bir felaket olarak görüyorlardı. Allah’a isyan olarak ağlarlardı. Biz Müslümanlar şehadeti şeref olarak biliyoruz.
Allah büyük olayları insanları uykudan uyandırmak için yaratıyor ama birçok insan umursamıyor. Yanıbaşında bomba patlıyor, onu bir magazin konusu anlatır gibi anlatıyor. İnsanların tamamı bu derin uykularından tamamen uyanıncaya kadar olayların devam edeceğini Peygamber (sav)’in hadislerinde görüyoruz.
Kalite ve Sanat bakanlığı kurulması çok önemli. Üretilen bir şeyde eğer sanat yoksa değeri olmaz, kalite yoksa değeri olmaz. Hem sanatın hem kalitenin teşvik edilmesi lazım.

Adnan Oktar Diyor Ki... 16 Şubat 2016> Daha Fazla

Mehdilik çok küçük bir grup olduğu halde ve karşıtı çok fazla olduğu halde, en başta derin dünya devletleri, bağnazlar, müşrikler, münafıklar hepsi karşı olduğu halde hiç kimse durduramıyor. İşte Mehdiyet’in mucize yönü budur. İmam Mehdi (as) ve talebeleri yenilemiyor. Yenilme kaderlerinde yok.

Adnan Oktar Diyor Ki... 15 Şubat 2016> Daha Fazla

Münafığı en çok yakan, Müslümanların içinde ömrünün geçiyor olmasıdır. Küfrü rahat yaşayamadığı için, Müslümanların içinde Müslüman taklidi yaptığı için içi cayır cayır yanar, çok ıstırap duyar.
Münafık sinsice alttan alta sürekli Müslümanları kızdırmaya çalışır. Ama bu en çok münafığın kendisini yıpratır. Mümini de besler. Allah böyle tersine işleyen bir sistem kurmuştur.
Müslüman Allah’a olan imanından, tevekkülünden dolayı her zaman neşelidir. Cihat alanında da neşelidir, şehit olurken de neşelidir. Sevincinden, neşesinden bir şey kaybetmez. Ancak imanı zayıf insanın eli ayağı boşalır, ümitsizliğe kapılır, panik olur, mutsuzdur, ağlar, korku içinde yaşar.
Münafık hiçbir şekilde İslam’a hizmet etmek istemez. Asalak bir parazit gibi, kene gibi Müslümanların üstüne yapışır, öyle yaşar. Kan emici olarak hayatını sürdürür. Münafığın ancak göstermelik olacak kadar, Müslümanları kandırmak için, usulen, çok çok küçük atakları olur. Ama toplamına baktığında boştur, hiçbir şey yapmaz.
Münafık Müslümanların sunduğu konforu sonuna kadar kullanır ama kendisi Müslümanlara hiçbir katkıda bulunmaz. Bir ucundan dahi tutmak istemez. Müslümanlara hiçbir destek sağlamak istemez. En ufak bir iş yapmaktan, fayda sağlamaktan itinayla kaçınır.
Münafığın vasfı müminlerin dosdoğru yolunun üstüne oturur, pusu kurar. Gece yarılarına kadar, Müslümanlara ne pislik yapabilir, ne ahlaksızlık yapabilir onu düşünür. Vurup kafayı yatmak varken, Allah'a dua edip rahat yaşamak varken o pislikle uğraşır münafık.
Bazen müminlerde de münafık alameti olur, o vazgeçer ama münafık asla vazgeçmez. Yani gece gündüz oyun oynamaktan asla vazgeçmez.

Adnan Oktar Diyor Ki... 14 Şubat 2016> Daha Fazla

Münafık müminlerin yanında, münafık alametlerini duyduğunda komaya girer ama ölmez. Komada yaşar. Mesela kalbi yirmi saniyede bir atar. Dakikada bir nefes alır ama ölmez. O öyle yaşamını devam ettirir. Ama uygun bir fırsat bulduğunda nefesi sıklaşır kalp atışı da hızlanır, yeniden ayağa kalkar.
Münafık, Allah’a gönül vermediği için Allah’ın dışında her şey onu ilgilendirir. Bir tek Allah’la bağlantı kurmak istemez. Allah’ı unutmak için her şeyi yapar. Saatlerce boş konuşmasının nedeni de odur. Allah’ı unutmak için yaptığı bir çalışmadır o. Kendini uyuşturmak için yaptığı bir çalışma.
Müslüman’da da münafık alameti az veya çok olabilir. Mesela korku bile bir münafık alametidir. Çünkü münafık çok korkaktır. Mümin iradesini kullanıp bunu ezecek.
Münafığın tam anlamıyla vazgeçmesi diye bir şey olmaz. Çünkü akıl hastasıdır münafık. Dengesiz bir varlıktır. Makul bir insan kişiliği gösteremez. Ama çok pasifize hale gelebilir.
1400 sene öncesini anlattığında, bunun münafığa dokunan bir yönü olmaz. Münafığın asrımıza göre yorumlanması çok önemli. Ayetlerle anlatılması önemli. O zaman münafığın kaçacak durumu kalmaz, iyice köşeye sıkışır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 13 Şubat 2016> Daha Fazla

İnsanlar Mehdiyet’in önemini pek anlamıyorlar. Hz. Mehdi kıyametin durmasına sebeptir. Yoksa kıyamet kapıya dayandı. Dünya çoktan kıyameti hak etti. Çünkü Darwinizm kanalıyla Allah bütün dünyada inkâr ediliyor. Bütün devletler, Türkiye dâhil her devlet cayır cayır Darwinist eğitim veriyor.
Amerika ve Rusya YPG’nin konumunu ¬anlamazdan geliyor. YPG bölgedeki hırsız ve gaspçılardan, cinsi sapıklardan oluşan haysiyetsiz, kiralık katillerin oluşturduğu bir çakal sürüsü. IŞİD’le, Nusra’yla savaşan tek güç gibi gösteriyorlar. Halbuki IŞİD ve Nusra’dan bunların ödleri kopar. Hiçbir şekilde açık arazide IŞİD’le çatışmaları yok, hep hava desteğiyle ilerliyorlar.

Adnan Oktar Diyor Ki... 12 Şubat 2016> Daha Fazla

Kim ister yatakta ölmeyi? Şehadet, en güzeli odur.
Hz. Hızır (as) kimi zaman genç kimi zaman yaşlı insan görünümünde olur, atı boz ya da kır renkli olur. Ruhtan maddeye geçerken kimi zaman görülür.
Gerçek münafık ruh hastası oluyor. Sureti katiyede vazgeçmez. Ne yaparsan yap vazgeçmez. Eğilir, bükülür, şekil alır, mahlûkattan olduğu için, şeytan olduğu için vazgeçmez. Ama müminde de bazen münafık alametleri yoğun olur. Hepsini bırakıp normal Müslüman haline gelebilir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 11 Şubat 2016> Daha Fazla

Ahirette nasıl para, mal, mülk soruluyorsa en önemli sorulacak olan şey vakittir. Allah hepimize, “Vaktini nasıl harcadın?” diye soracak. Mümin bu gerçeği hiç aklından çıkarmayacak.
Münafığın ömür boyu takip edilmesi lazım. Münafık bir ruh hastasıdır. Bir şizofrendir. Yani tedaviyle iflah olan bir varlık değildir. Mutlaka pislik yapma eğilimindedir. Yılan gibi akar, yılan gibi sürekli bir hinlik peşindedir.
Münafık, Müslümanı beğenirse küfür onu beğenmez. Küfrün beğenmesi için sürekli küfrü beğeniyor gösterir kendini. Onun kitabını beğendiğini gösterir, işte yazısını beğendiğini gösterir. Münafıkların bir Müslümanın yazısını övdüğünü görmek pek mümkün değildir. Hep küfür hep küfür. Ama haysiyetsiz olduğu için bundan utanmaz, alenen yapar.
Münafık için, bir pisliği gece yapmak çok önemlidir. O melanet, o şeytanlık gece üstüne iyice çöker, ahlaksızlık yaptığı için onun yüzündeki münafık damgası daha yoğunlaşır, daha pisleşir.
İngiliz derin devleti çok kibirli enaniyetlidir. Münafık aşağılık kompleksi içinde olduğu için o kibir, enaniyet ve büyüklüğe hayranlık duyar. Onun enaniyetini bir filin enaniyeti gibi görür, kendinin enaniyetini de bir böceğin enaniyeti gibi görür ama hayran olur. Onun için onlara karşı çok saygılı olur. Küfre karşı, dalalete karşı, zalimlere karşı çok saygılı olur.
Samiri ömür boyunca yalnız yaşamış ve yalnız ölmüştür. Hiçbir münafık mutlu saadetli bir ortamda ölmez. Hep sürünerek bir köşede en pis şekilde ölürler.
İstihbarat, münafık için para demektir. Münafık Müslümanların bilgisini satarak geçinen bir alçaktır.
Münafık pis şeyleri toplar. Yani imani, Kurani bir şey toplamaz münafık. Nerede züppelik var, nerede çakallık var, nerede küfre sükse yapacak, nerede münafıklara kendini tanıtacak karanlık bir yön varsa gider onu bulur, onu bulmuş gibi yapar. Bununla kendi tanıtımını ön plana alır.
Münafığın en önemli özelliği kendini ön plana çıkartma isteğidir. Başarıyı kendine mal etmek ister, Peygamber (sav)’e mal etmez. Veyahut Müslümanların lideri kimse ona mal etmez, kendine mal etmenin peşinde olur. Kendini şöhret etmenin peşinde olur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 10 Şubat 2016> Daha Fazla

Münafık her yönde ahmaktır. Ama şeytan üstüne geldiğinde birden o iblis ruhu gelir. Mesela dışarıyla bağlantı kuracaksa telefonuyla çok seri şekilde yazı yazmaya başlar, çok seri konuşmaya başlar, çok seri pislik yapmaya başlar. Kendini gizlemeyi çok iyi bilir. Ama şeytanın verdiği bilgiyle yapar bunu, kendi aklı bomboştur. Tam bir kütüktür.
Mümin Allah ile sükse yapar, imanıyla, İslam’la, Kuran’la sükse yapar. Münafık da boş işlerle sükse yapmaya kalkar. Sükse yapmaya çalıştığı değersiz şeylerle küçük düştüğünü anlamaz, daha hala devam eder.
Münafık için yakın çevre çok önemlidir. Onun için, kafirlerden, üçkağıtçılardan, münafıklardan, pislik adamlardan kendine sürekli çevre edinmeye çalışır. Yarın bir gün yalnız kaldığında o pislik adamların ona iş vereceğini, imkan vereceğini, yiyecek vereceğini düşünür.
Münafığın bütün ömrü dalavere, sahtekarlık, gizlilik, fitne fücur, pislik içinde geçer, huzurlu hiçbir anı yoktur. Ama o pislik mücadele ona hayat gibi gelir, mecburi yaşaması gereken bir şeymiş gibidir. Dürüst, normal yaşamayı asla kabul etmez.
Münafık hep öne çıkmaya çalışır. Milletin üstüne çıkar, konuşmanın üstüne çıkar. Bilmiştir, her şeyde galip gelmek ister. Hep onun dediği olsun ister. Bir nevi deli bir görüntü verir.
Münafık Müslümanları beğenmez, kendini çok yüce görür. Kendini çok akıllı, çok zeki görür. Müslümanların önünde giden “muhteşem” bir şey olduğunu düşünür. Halbuki Cenab-ı Allah onu hiç o konumda görmüyor. Aklı kıt olduğu için durumunu fark edemiyor, sonunda rezil kepaze oluyor.
Münafık, Müslümanların içine girip onları yok etmeye çalışan bir iblistir. İnsanlığın en pis numunesidir, en alçak numunesidir. Ve münafıklarla orta bir zekayla mücadele edilmesi de mümkün değildir. Yani nübüvvet dürbünüyle, velayet derinliğiyle mücadele edilebilir. Yoksa çok keskin, acımasızdır münafıklar. Müthiş imkanları vardır, çok şeytani düşünürler.
Allah aşkının elde edilmesi için mutlaka çile gerekiyor. Çilenin olması için de şeytanın olması gerekir. Şeytan da genellikle münafıkları kullanır, küfrü kullanır.
Cennetin bahçeleri var, bağları var, meyveleri var, ırmakları var, cennette her şey var ama aşk olmazsa insanlar için de bir anlamı olmaz, Allah için de bir anlamı olmaz. Cennet aşkla güzel oluyor.
Allah samimi aşk istiyor, samimi sevilmek istiyor, aşkla sevilmek istiyor. Yoksa Allah için kainatın bir anlamı yok. Yani aşk olursa beğeniyor Allah.
Bir şeyin zıddı olmazsa doğrusu nasıl ortaya çıksın? Şeytan olmayacak, nefis olmayacak ve biz imtihan olacağız? Güzeli göreceğiz, doğruyu göreceğiz? Bu imkansız. Yüksek sevgiyi elde etmemiz imkansız, yüksek aklı elde etmemiz imkansız. Çocukluğumuzdaki gibi kalırız, gelişmeyiz.
Allah samimi sevilmek istiyor. Gerçek sevginin, aşkın elde edilebilmesi için de çile ve şeytanın varlığı gerekiyor.
İngiliz derin devleti dünyanın yüzde doksanını yok edilmesi gereken aşağı ırk olarak görüyor. Bütün bu yok edilmek istenen milletlerin bir araya gelip bu acımasız felsefeyi sevgiyle ilimle, irfanla ortadan kaldırması gerekiyor.
İngiliz derin devleti bütün Türki devletlerin, Arap devletlerinin, siyahi ırkların, Japonların, Çin ırkının hepsinin yok edilmesi gerektiğine inanıyorlar, bunları ilkel ırk olarak kabul ediyorlar. O yüzden bütün bu ezilen milletler bir araya gelip kendilerini yok etmeye karar vermiş İngiliz derin devletine karşı tavır alması lazım.
Sosyal Darwinizm’e göre, adamlar diyor ki, “Türk ırkı maymundan insana geçişte bir ara türdür. Ama Avrupa ırkları gelişimini tamamlamış insan ırkıdır. Bu nedenle Türk Milleti’nin yok edilmesi gerekiyor.” Bunu Darwin de söylüyor, İngiliz derin devleti de söylüyor, hepsi söylüyor. Bu oyuna bizim milletimizin gelmemesi lazım.
PKK/PYD’nin en büyük amacı, Türkiye’de bir komünist Kürdistan oluşturmak, proletarya diktatörlüğü kurmak, dolayısıyla Türkiye’yi paramparça etmektir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 9 Şubat 2016> Daha Fazla

Batılı ülkeler IŞİD’e karşı tepkisiz kalıyordu. IŞİD ne zaman PKK’ya saldırdı, o zaman cinnet geçirdi Avrupa ve Amerika. Yani PKK’yı yok edecek diye ödleri koptu. Dünya derin devleti dehşete kapıldı. Tek sorun o. Yani IŞİD’in tek suçu, PKK’ya saldırmaktır. Başka bir suçu yok onların gözünde.
Münafık küfürle gizli gizli konuşuyor, mümin görmüyor. Gizlice küfre haber gönderiyor, mümin görmüyor. Gizlice bir şiirimsi veyahut ona benzer düz yazı tarzında ama şifreli bir yazı oluyor, mümin anlamıyor. O işte kendilerinin üstün olduğuna inanmalarına sebep oluyor. Bunun kırılması lazım, şifrelerin kırılması gerekiyor. Şifresini kırarsan gücü kalmaz.
Münafık, Allah tarafından izlendiğinin farkında değildir. Başkasının onu görmemesi onun için yeterlidir. Onun için münafıklığa karşı çözüm, bütün psikolojisinin, ruh halinin çok detaylı anlatılmasıdır.
Türkiye’nin bir an önce çok modern, çok kaliteli bir ülke olması lazım. Norveç’in, İsveç’in, Danimarka’nın köyleri kasabaları nasıl? Onlardan çok daha ileri bir medeniyet düzeyine ulaşmamız gerekiyor.
Münafık Müslümanlığa doğru geldiğini hissederse yanmaya başlar, çok ıstırap çeker. Onun için ya bir ahlaksızlık yaparak, ya bir satılmışlık yaparak, ya küfürle bir bağlantı kurarak, ya Müslümanlara bir oyun oynayarak ya da sinsilik yaparak şeytan olduğunu kendine sürekli telkin etmeye çalışır.
Münafık şeytanla transa geçmezse bir türlü rahatlamaz. İllaki gizli bir pislik yapacak, illaki gizli karaktersizlik yapacak, illaki bir oyun oynayacak. Onun dışında ruhu ferah bulmaz.
Münafık çok yüzsüz, haysiyetsizdir. İstediğin kadar dürüst olmasını söyle, istediğin kadar şeffaf olmasını söyle, mutlaka alçaklık yapar. Mutlaka gizli faaliyet yapar. O manyakça bir hastalıktır onda.
Biz Ortadoğu’nun modern, kaliteli bir milletiyiz. Bizi yok etmeye kalkışan dünyayı yok etmeye kalkışmış olur. Bu da Allah’ın izniyle mümkün değil.

Adnan Oktar Diyor Ki... 8 Şubat 2016> Daha Fazla

YPG komünist, Stalinist, Allahsız, Kitapsız bir yapılanmadır. Kürt ayrıdır, Kürt efendidir, Allah’tan korkar, Allah’ı sever. Yüksek ahlaka sahip, necip insanlara Kürt denir. YPG, PKK’nın diğer adıdır.
Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi demek PKK'nın ekmeğine yağ sürmek demektir. Belediyeye sen geniş özgürlük verirsen ne olur? Bir kısım belediyeler PKK'nın kalesi haline gelir. Başka bir işe yaramaz. Adamların derdi de o zaten.

Adnan Oktar Diyor Ki... 7 Şubat 2016> Daha Fazla

Bir insan nefsini deli gibi savunuyorsa bu bir akıl hastalığıdır. İnsan orada bir duracak, Allah’a sığınacak. “Ben nasıl bu kadar anormal bir insan olurum?” diyecek. Karşı tarafı makul şekilde dinleyecek. Müslüman, emri bil maruf nehyi anil münkere açıktır. O yüzden de aklı çok güzel gelişir.
Kalbinde hastalık olan, gurur yapıyor, enaniyet yapıyor, kibir yapıyor. Büyüklük hissini değerli bir ibadet gibi görüyor. Hâlbuki şeytanın ifasıyla yaptığının farkında değil. Şeytani bir eylem içinde olduğunu göremiyor.
Şeytan kalbinde hastalık olanları özel tespit edip onlara saldırır. Kişi Allah’ı unutursa haberi olmuyor, üstü bir iyon tabakası gibi şeytanla kaplanıyor. Şeytan artık bırakmıyor onu. Vücuduna yapışıyor.
Münafıklar dünyada üstünlük taslarlar. Böyle şımarıp azarlar ama ahirette Allah’ın huzurunda haşa öyle züppelik, bilmişlik, entellik, çakallık yapacak güçleri kalmaz.
Bazen kalbinde hastalık bulunan Müslümanlar da aynı münafık gibi davranabilir. Münafık değildir ama kalbinde hastalık vardır; Allah ayette bildiriyor ‘kalbinde hastalık vardır” diye, aynı münafık gibi davranır. Yani bir aşamasındadır. Bazen şifa bulur, bazen de münafıklık uçurumuna düşer.
Münafığın en önemli silahı gizliliktir. Karakteri, eylemleri tüm detaylarıyla deşifre edilirse en önemli silahı etkisiz hale gelmiş olur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 6 Şubat 2016> Daha Fazla

Çile Peygamberimiz (sav)'i güzelleştiriyordu. Hz. Yusuf (as)'u dünyanın en güzel insanı haline getirdi çile. Hep acıyla geçti hayatı. Akıl almaz güzeldi. Musa (as) ömrü boyunca acı, çile çekti. Nefis yakışıklıydı, kavmin en yakışıklısıydı.
Münafık genel kültüre çok önem verir, her şeyi öğrenmek ister, dinden de nefret eder. Onu sadece din rahatsız eder, sadece İslam rahatsız eder.
Peygamber Efendimiz (sav)’in devrinin münafıkları kendilerince Peygamber (sav)’den daha akıllı oldukları iddiasındaydılar. Kendilerini güya daha akıllı zannettikleri için üst boyuttan konuşuyorlardı. Münafık çok saygısız ve küstah olur.
Hadiste, “Ümmetimdeki münafıkların çoğunu okuyanlar teşkil eder” diyor. Bilgi sonucunda hep sapıtır, ayrı olmak isterler. Münafıklar kendilerince ‘Ben daha akıllıyım, daha bilgiliyim’ diye büyüklük hissiyle Müslümanlardan ayrılmak isterler.
Münafığın kalbinde her gün bir gitme arzusu vardır. İmam Gazali İhya’sında “Mescitteki münafık kafesteki kuş gibidir. Kafesin kapısı açılınca kuş uçar kaçar” diyor.
Müslümanlar münafık gitse de rahatlasak derler ama bir tane daha gelir. İbadet için münafık gerekli, önemlidir. Sadece Kuran’la mücadele metodunu iyi bilmek lazım.
Münafık tehlikesine karşı gevşemek çok tehlikeli olur. Münafığa karşı ömür boyu teyakkuz gerekir. Çünkü münafık zift gibidir yapışır. Biri gitse diğeri gelir Müslümanların yanına. Münafıksız Müslüman topluluğu olmaz.
Münafık tek değildir. Müslümanlardan ayrıldığında hazır bir münafık topluluğunun içine doğru gider. Onu koruyacak kollayacak bir ekibi her zaman vardır. Ama onlardan da nefret eder, onlar da ondan nefret ederler.

Adnan Oktar Diyor Ki... 5 Şubat 2016> Daha Fazla

Münafık sürekli etrafına kötülük, pislik, münafıklık öğretir. Bazı aşağılık akılsızlar da münafığa uyarlar. Mesela o derin devlete hayransa, o da derin devlete hayran olur. Münafık çirkefse, o da çirkef olur. Münafık bilmiş lafazansa, o da bilmiş lafazan olur.
Müslümanı münafıklar desteklese, kafirler desteklese, pislik adamlar desteklese mahvoldu demektir. Ama Müslümana karşı olmaları, onun doğru yolda olduğunu gösterir.
Sevgide gurur olmaz. Çünkü gurur olduğunda sevgi biter. Gurur ve affetmeme sevginin zehiridir. İnsanlar sevgiyi o yüzden götüremiyorlar. Ama affetme, gururu kontrol, gururu ezebilme sevginin yolunu sonuna kadar açar.
Dünyanın sonu geldi, anlı şanlı bitsin istiyor Cenab-ı Allah. Hristiyanlık ve Musevilik de, Müslümanlık da böyle şirk ve perişanlık içinde bitsin istemiyor. Her üçü de tevhid inancıyla ihtişamlı bir şekilde bitsin istiyor. Hz. Mehdi (as)’ın çıkışı, Hz. İsa Mesih (as)’ın inişi ve İslam’ın hakimiyeti. Zaten arkasından süratle bir bozulma olacak.

Adnan Oktar Diyor Ki... 4 Şubat 2016> Daha Fazla

Darwinist eğitimin durdurulması hayati bir konu olarak ele alınmalı. Darwinizm ile Allah inkar ediliyor. Ve gençliğimiz ateist, Darwinist, materyalist yetiştiriliyor. Bu büyük bir felakettir.
Akıl Allah’tan bir nurdur, insana Allah tarafından ilhamla verilir. Durduk yere akıl olmaz. Allah aklı keserse bir anda kalırsın, basiretin kapanır, lal olursun böyle bakarsın.
Peygamberimiz (sav) zamanındaki münafıkların hepsinin özelliği kendilerini Peygamber (sav)’den üstün görmeleri ve kendilerini ön plana çıkartmalarıdır. Münafık kadınlarda da münafık erkeklerde de hep hedef en önde olmak, en büyük olmaktır. Kendilerini haşa Allah gibi görürler.
Münafıklar Peygamber (sav) ve sahabilere, “Savaşmayı, mücadele etmeyi bilseydik sizinle gelirdik” diyorlar. Münafık kasten beceriksizlik yapar. Ayrıca Müslümanların da İslam adına faaliyet yapmasını istemez. Onları da durdurmaya çalışır.
İslam aleminin mahvolmasının sebebi münafıklardır. Münafık dehşetli bir güçtür. İnsanlar yanlış biliyorlar, küfrü esas alıyorlar. Kafirin gücü binde birse münafığın gücü binde dokuz yüz doksan dokuzdur. Esas tehlike münafıktır.
Derin dünya devleti Mevleviliği İslam'a karşı bir din olarak düşünüyor. Çok kapsamlı bir hazırlık yapmışlar, gizlice alt yapıda bir din oluşturulmuş. İnsanları İslam'dan koparamayacakları için İslam'ın yerine geçecek bir din olarak Mevleviliği görüyorlar.
Deccal her devirde olmuştur fakat en büyük deccal ahir zaman deccalidir. Ona karşı da Cenab-ı Allah, hateme veli olan, gelmiş geçmiş en büyük veli olan Mehdi (as)’ı çıkarıyor.
Gazilere çok iyi sahip çıkılması lazım. ‘Bana ne’ demek çok büyük bir ahlaksızlık olur, karaktersizlik olur. Çünkü onlar Allah için, vatan için, bayrak için, devlete zarar gelmesin, toprağımız bölünmesin diye bedenlerini feda ediyorlar.

Adnan Oktar Diyor Ki... 3 Şubat 2016> Daha Fazla

Bazı kişiler çıkarıyla çatıştığında ağlamayı silah olarak kullanır. Kendini acındırmak için, bir şeyi elde etmek için, bir şeye karşı çıkmak için, karşı tarafı yıldırmak için o bir şeytani yaygara yöntemidir. Müslüman Allah aşkıyla ağlar. Bir insanı tedirgin etmek, yıldırmak için ağlanmaz. Bu bir ahlaksızlıktır, zulümdür.
Münafıklar eğer konuşurlarsa şer konuşurlar. Münafıklar konuştuğunda ya bir fitne, ya bir bela, ya bir uğursuzluk, ya bir kavga nedeni, ya bir bulaşma nedeni, ya bir vesvesesi, ya şeytani bir dürtü ile şer konuşurlar. Mümin nasıl oluyor? Hep hayır, hep güzel, hep yatıştırıcı, hep fitneyi ortadan kaldıran, kalpte ferahlık getirecek şekilde konuşuyor.
Münafık, münafık ayetlerini hiçbir şekilde üzerine almaz, ancak mümin alır. Dehşet ve hayretle görür, ben ne yapmışım der, ben münafık alametlerinin içine batmışım, batağa batmışım, hemen kurtulayım der. Külliyen vazgeçer, kökten kalbinde bitiriyor çünkü belli ki onunla yaşayamayacak, zaten pis olduğunu görmüş oluyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 2 Şubat 2016> Daha Fazla

Mevlana'nın en yakın müridlerinden olan Baycu Noyan, Hülagu'nun ordusunda on binlerce Müslümanı şehit eden bir katildi.
Mehdi cemaati arayan varsa Kuran’da Allah bir delil sunuyor; “Onlar sizden bir ücret istemezler” diyor. Alimlere, hocalara baktığımızda hemen hepsinin ücret aldığını görüyoruz. Yüzde doksan dokuzu ücret alıyor. Mehdi topluluğunu bulmak istiyorsan ücret istememelerinden anlayacaksın.
IŞİD’le en güzel mücadele fikridir. Fikri mücadeleye niye yanaşmıyorsunuz? Havadan bombalarım diyor. Gidip orada sivil halkı bombalıyorlar. IŞİD şiddetinin çözümü Mehdiyet’tir. IŞİD’in kilidini çözecek olan İmam Mehdi (as)’dir.
Münafıklar geçici olarak sipere geçebilir. Verem mikrobu gibidir; bazen baskılanır, bünye zayıf olduğunda atağa geçer.
Bazen de münafık kendini sipere alır, buna çok dikkat etmek lazım. Geçici olarak gizler. Onun nöbet atakları vardır. Yani Müslümanları zayıf gördüğü an o nöbeti tutar ve saldırganlaşır, hırlamaya başlar. Bağırır çağırır, kepazelik çıkarır, muhbirlik yapar, fitne çıkarır, rezillik yapar.
Eğer kişi münafık alametlerini okuduğu halde münafıklığa devam ediyorsa münafıktır. Ama değiştiriyorsa hastadır, hastalığını tedavi ediyor demektir. Kalbinde hastalık olanlar vardır, onlar da münafıklığa benzer. Sözden anlıyorsa, ayetten anlıyorsa vazgeçer.

Adnan Oktar Diyor Ki... 1 Şubat 2016> Daha Fazla

Münafık hissedilmemesi için, anlaşılmaması için mecburen Müslüman gibi görünmeye çalışır. Bu taktiği yaparken bir şekilde İslam’a hizmet ettiğini anladığında da acayip ıstırap çeker. Cenab-ı Allah bunu ayette bildiriyor, “Parmak uçlarını ısırırlar” diyor.
Bütün gençliğin milli yetiştirilmesi gerekiyor. Milli şuur dersi diye bir ders konması lazım. Haftada üç saat milli şuur dersi. İngiliz derin devleti, PKK, Darwinizm, komünizm yani Türkiye'yi yıkmaya yönelik her türlü ideoloji ve faaliyet o derste anlatılması lazım.

Adnan Oktar Diyor Ki... 30 Ocak 2016> Daha Fazla

Münafıkların birbirlerine şeytani bir sadakati vardır. Ve küfürle münafık arasında da bir anlaşma vardır. Ama tabii menfaatleri çatıştığında vahşi hayvan gibi birbirlerini parçalarlar. Onun için münafık küfürden aynı zamanda çekinir.
Münafığın müthiş genel kültürü vardır. O yüzden büyüklük hissine kapılır. O yüzden azar, Müslümanları küçük görür, kendini büyük görür ve hep dünya çapında büyük olmak arzusu içindedir. Allah, “Onların göğüslerinde kendisine ulaşamayacakları bir büyüklük (isteğin)den başkası yoktur” diyor. (Mü’min Suresi, 56)
Münafık Müslümanların içinde Müslümanlara saldırı anını bekler. Saldırı anında bütün çirkefliğiyle, bütün adiliğiyle, şeytani unsurların lideri olarak ortaya çıkmak ister. Yani şeytanın insan numunesidir.
Münafık kendince Müslümanları mağdur edeceğini düşündüğü bilgileri küfre aktarır. Onunla o şeytani ruhu tatmin bulur. Nasıl vampir kan emince rahatlıyor, münafık da ahlaksızlık, pislik yaptığında rahatlar. Ama o bir yarasa gibidir, yarasanın uçuşunu takip eden bilim adamı onu nasıl görür? Öyle göründüğünü bilmez münafık. Kendince Müslümanları parmağına takıp oynattığını zanneder.
Küfürle bağlantıyı kesmez münafık. O onun gıdasıdır. Hiç kesintisiz devam eden bir özelliğidir. Yağda tut, balda tut. Mesela gece yarısı kalkar, mutlaka küfre Müslümanlarla ilgili bilgi aktarır. Mümkün değil rahat durmaz. Hasta yani. Onun için Allah diyor ki, “Dikkatli olun.” Konuşurken dikkatli olacaksın. Müslümanların sırrı verilmez münafığa. Münafık zaten onun için gelir, yanaşır.
Münafık sürekli dilbazdır, oyuncudur. Ondan ona geçer, ondan ona, maymun gibi. Onun için Bediüzzaman, “Münafık şeytani bir zekâya sahiptir, baş edemezsiniz” diyor. “Çok eşşed bir mahlûktur” diyor. Ama hayret edecek bir şeydir, bir türlü iflah olmaz.
Şeytanın korkunç bir genel kültürü vardır. Münafıklar da bayağı kültürlü olurlar. Ama onu şeytanlık için, ahlaksızlık için, sükse için, büyüklük için, enaniyet için kullanırlar.
Münafık Kuran bilgisi öğrenmek istemez. Kuran’dan nefret eder. İmani konulardan nefret eder. Hiç öğrenmek istemez. Ama boş bilgi oldu mu onunla sükse yapmak ister. Kendine âlim denmesini ister.
Münafığın kalbinde ölümcül bir nefret vardır. Yani münafıkların hepsi şeytan gibidir. Hep cinayet tasarlarlar. Resulullah (sav) için cinayet istemişlerdir. Mesela Hz. Yusuf (as)’da cinayet, Hz. Musa (as)’da cinayet. Kuran’a baktığımızda hep en yüksek nokta olarak öldürmeyi isterler. Ama Allah hep onların belasını vermiştir.
Münafıklar, “Ben Resulullah (sav)’i çok seviyorum. Hiçbir şekilde küfrün yanına gitmem” diyor. Ayrılır ayrılmaz ilk koşarak gittiği yer münafıkların yanı.
Hayret edilecek bir mucizedir; sadece münafıklardan oluşan bir topluluk oluyor. Münafıklar sadece onlarla yaşayabiliyorlar. Münafığın küfrün içinde yaşaması gerekmiyor mu? İllaki münafık topluluğa gidiyor.
Münafıkları namaz çok öfkelendirir. Tamamen gereksiz görür. Ama Müslümanların iyi niyeti, güzel ahlakı ona cazip gelir. Küfrün ahlaksızlığından rahatsız olur, istemez. Onun için münafık küfre de gitmiyor.
Münafık az bir şey bile İslam’a menfaat sağlamak istemez. Mesela bir yazıyla, bir bilgiyle, hiçbir şekilde. Müslümanlara fayda olsun istemez. Yapsa bile göstermelik, dikkat çekmemek için çok küçük bir bölümünü yapar.
Münafık kendini sezdirmemek için gösterişe dikkat eder. Var ya ıstakozlar falan böyle, üstüne orada bir şey buluyor denizde, kabuk buluyor. Bakıyorsun bir kabuk yürüyor, altta ayakları var. Münafık da öyledir yani. Kendine bir kabuk yapar onunla beraber yürür. Ama ahmaktır, fark edildiğini bilmez. Yani o aptalca alttan alta oyun oynadığını zanneder, kamufle olduğunu zanneder. Bütün ömrü öyle pislik içinde sürünmek içinde geçer.
Münafığın bilinçaltında hep bir gün küfre gideceği düşüncesi vardır. O içinden asla atamadığı bir düşüncedir, adeta onu yer bitirir. Allah onu ayette bildiriyor, “Onlar, ne sizdendirler, ne onlardan”, iki grup arasında bir türlü karar veremezler diyor. (Mücadele Suresi, 14)
Münafık ahmak olduğunu da bilmez. Allah’ın onu seyrettiğini bilmez. Kendince böyle kutunun içindeki bir kobay gibidir. Çeşitli yollar yapılır ona, kobaya. O kobay kendince oyun oynar, kurnazlık yapar. Yolları pratik geçeceğini zanneder. Takla atar, düşer, kendince bir şeyler yapar. Halbuki bilim adamı onu dışarıdan izler. Bir şeytani mahlûktur ama kobay akılsızlığındadır, çok ahmaktır münafık.
Münafık, Facebook’unda, Twitter hesabında Kuran ayeti asla istemez. Müslümanlara gösteriş olsun veya münafık olduğu anlaşılmasın diye kerhen, istemeye istemeye koyar. Ama orada mesela bir kâfirin, bir küfrün üslubu olsa onu iftiharla koyar.
Münafık için İslam hafiftir yani Müslümanlık hafiftir. O, küfrü çok zengin görür. Yani o küfrün hareketleri, tavırları, yaşantısı, Kuran’a, İslam’a bakış şekilleri ona heyecan verir. Münafık gizli bir küfür hayranıdır. Müslümanlıktan başından sonuna kadar utanır.
Allah Mehdiyeti Kuran’da örtülü olarak anlatmıştır. Kehf Suresi’nde anlatmıştır, Süleyman kıssasında anlatmıştır, Yusuf Suresi’nde anlatmıştır ama kapalı bir üslupla anlatmıştır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 29 Ocak 2016> Daha Fazla

İnternette Allah'tan dinden bahsetmek, münafığa etini kopartmaktan daha çok ıstırap verir. Küfürden bir şey konuşunca çok rahatlar. Onunla sükse yaptığını, itibar kazandığını zanneder. Az da olsa kafirlerle bağlantı, küfürle bağlantı münafığın kalbinde rahatlık meydana getirir. Azap dolu bir rahatlık, azap dolu bir keyif verir.
Münafıklar Müslümanları sürekli izler. İstihbarat için buna ihtiyacı vardır. Satılmış bir istihbaratçıdır.
Münafık için asıl sükse küfürdür. Kafir ruhu olduğu için Müslüman olmaktan çok utanç duyar. İslam’dan, Kuran’dan bahsetmekten utanç duyar.
Münafık hep küfürle anılmak ister. Müslüman olarak anılmak istemez. Ayet münafığı çok rahatsız eder. Onu küçük düşürücü bulur. Mesela Facebook’unda ayet eklemek münafığın çok ağırına gider. Yahut Kuran, yahut Müslümanlar. Elinden gelse hep çıkarmak ister ama utandığı için, tamamen deşifre olacağını bildiği için, istemeye istemeye kerhen koyar. Ama nefret eder.
İslam ve Kuran'la anılmak münafığın çok ağırına gider. Asrımıza bakın, internette şurada burada Müslümanca bir ifade mesela bir ayet veya Müslümanların herhangi bir faaliyeti veyahut Kuran'dan anlatımları münafığın yazısında, çizisinde, sayfasında görmek mümkün değildir.
Münafık Müslüman gibi görünmek istemez. Mesela dışarıda kendini küfürden biri gibi gösterir. Müslüman olmaktan utanır münafık. Kuran'la beraber görünmek, Müslümanlarla beraber görünmek çok ağırına gider. Küfürle anılmak çok hoşuna gider münafığın. Onda sükse arar.
Münafık saldırır, bağırır çağırır, ağlar, kepazelik çıkarır. Saygısı olmaz münafığın. Sürekli küstahtır. Tarihte her dönemin münafıklarında bu özellikleri görüyoruz.
Münafık bir onu ayıplar, bir bunu ayıplar. İşte şu şöyle, bu böyle Müslümanları sürekli kötüler. Hayrı engeller, sevgiyi engeller, neşeyi engeller. Dostluğu engeller. Müminlerin huzurlu olmasını istemez, hep pislik yapar.
Münafıklar yarasa gibidir, nasıl yarasanın kana ihtiyacı varsa, münafığın da alçaklığa ihtiyacı vardır. İlla ki o pisliği yapacak. Az da olsa mesela iki-üç kişi de olsa, küfürle bağlantıya geçtiğinde kan emen vampir gibi rahatlar münafık.
Münafıklar hep gece hareket ederler, el ayak çekildiğinde. Sessizliğe çok ihtiyacı olur onların. Karanlıklarda münafıkların ilk yapacağı şey, küfürle bağlantıya geçmektir. Hemen istihbarat. Başka türlü yaşayamaz.
Allah şehadeti çok seviyor, gaziliği seviyor. Gece yarılarına kadar tebliğ yapılmasını beğeniyor. Gayretle Allah aşkının aranması, Allah'ın çok sevdiğidir. O zaman işte o aşkı, tutkuyu Allah layık olana verir.
Allah aşkı çok sever, tutkuyu çok sever. Melekler de seviyor ama onu yeterli görmüyor Allah. Çünkü melek mecbur sevmeye. Ama acı ve çile içinde olan insanın Allah'ı sevmesi, Allah'ın en sevdiği işte budur.
Allah aşktır, Allah sevgidir. Allah sevilmek istiyor, sevmek istiyor ama gerçek sevgi istiyor, böyle robot gibi bir sevgi değil. Yani mecbur olduğu için değil, içinden gelerek sevecek. Onun için Allah tutkuyu, aşkı yaratmıştır. Kullarında yaşar Allah zaten; mesela biz tutku yaşıyoruz, onun aynısını Allah yaşar.
Münafığa nasihat olarak Allah'tan bahset dersin delirir, küfürden uzak dur dersin delirir. Şeytan seansı gibidir. Şeytan nasıl birden delirir? O da birden delirir. Onun için münafıkla konuşurken çok dikkatli, çok itidalli konuşmak lazım.
Münafıkla konuşurken çok özenli olmak lazım. Emr-i bil maruf nehy-i anil münker yapıldığında münafık cinnet geçirir, deliye döner. Ruhu isyana ve şeytanlığa açık olduğu için nasihatten çok rahatsız olur.
Münafık nasihatten çok rahatsız olur. Konuşulduğunda deliye döner.
Münafığın en belirgin vasfı, bakın hiç unutmayın; küfürle illaki gizli bağlantı kurar, illaki. Hayret edeceğiniz bir yolla, kapıdan koysanız bacadan çıkar, mutlaka küfürle bağlantı kurar. Münafığın en belirgin, vazgeçemediği özelliğidir. Çünkü istihbarat için buna ihtiyacı vardır.
Münafık küfürle bağlantı kurmazsa bunalır. İlla ki bir yerden gizlice küfürle bağlantı kuracak. Onun gıdası odur. Küfürle bağlantı kurmayan bir münafık göremezsiniz. Sinsice, gizlice bağlantı kurmak münafığın vazgeçilmez vasfıdır, onun hastalığıdır.
Pislik münafığın ciğerine işlemiştir. O hep o pislikle yanıp tutuşur. Hep küfürle bağlantı ister. Müslüman onu sıkar. Yani İslam’dan bahsetmek, Kuran’dan bahsetmek münafığı rahatsız eder.
Münafık yakalandığını anlarsa geçici olarak taktik yapabilir. Müslüman gibi görünmeye başlayabilir. Ama bir fırsatını bulduğunda, ayette belirtildiği gibi yine ‘yüzüstü geri döner’, pisliğin içine dalar.
Münafıklar İslam alemi için çok büyük bir tehlikedir. Münafık bazen geri adım atar. Fakat o geçicidir. Yine yeniden adiliğin, pisliğin içine döner. Yani münafığın çok iyi kollanması gerekir.
İslam’da zorluk yoktur. Allah kolaylık olmasını istiyor, ayette defalarca vurguluyor, “Hz. İbrahim (as)’ın dini gibi kolaydır” diyor. Başka bir ayette, “Allah sizin için zorluk dilemez kolaylık diler” diyor. İslam bayram gibidir, neşe dinidir. Asma kesme, dövme sövme, kadınlara hayatı zehir etme; böyle bir şey yok. Kadınlar çiçek gibidir İslam’da.
Gereksiz yere İslam’ı bu kadar korkunç hale sokuyorlar. Ne kadar korkunç şey varsa İslam’ın içine toplamışlar. Yok böyle şeyler. Bahar şenliği gibidir İslam.
İsa Mesih (as)’ın en belirgin vasfı çok keskin bakışlı olmasıdır. Bakışları bıçak gibidir, çok zeki bakar. Gri gözlü, yeşil değildir gözleri gridir. Hz. Yusuf (as)’dan geliyor göz rengi.
İsa Mesih gizli faaliyet yapacaktır. Hz. Mehdi (as) daha açık çalışma yapar, ama Allah Mehdi’yi 70 perde ile gizlediği için son ana kadar anlayamazlar.

Adnan Oktar Diyor Ki... 28 Ocak 2016> Daha Fazla

Şehit cenazeleri öyle 100-200 yahut bin kişiyle kişiyle olmaz. Her seferinde en az 1 milyon kişiyle kaldırılması lazım. Devlet bunu organize etsin. Tekbirlerle yer gök inlemeli.
Şehit bir kere yıkanmaz ve kefenlenmez. O kanlı elbisesiyle, asker kıyafetiyle açık, herkesin göreceği şekilde uğurlanması lazım. Aslanlarımızın o şekilde mezara konmaları lazım. Usulü budur.
“Münafık erkekler ve münafık kadınlar, bazısı bazısındandır.” (Tevbe Suresi, 67) Onlar birbirindendir diyor Allah. Münafıklar birbirlerinden ayrılamıyor, hayrettir. Mesela küfürle yaşaması lazım. Yaşayamıyor. Sadece kendi aralarında yaşayabiliyorlar. Özel bir topluluk yani.
Etle, kemikle aşk olmaz, sevgi olmaz. Ete, kemiğe göre bakmaya kalkarsan, et kemik seni boğar, ondan hiçbir şey çıkmaz. Karşındaki insanda Allah’ın ruhunu, Allah’ın tecellisini seveceksin.
Her varlığı Allah’ın tecellisi olarak görürsen Allah sana sevdirir, sen o varlığı seversin, o da seni sever. Allah’tır orada o sevgiyi yaşatan. Bunun dışında aşk diye bir şey olmaz. Sadece Allah aşkı vardır.
Münafık ayetlerinden esas olarak Müslümanlar etkilenirler. Onlar okurlar yani, onlara etkilidir. Gerçek münafık hiç muhatap dahi olmaz. Ona haşa eğlence gibi gelir.
Münafığın mantığını kavramak kolay değildir. Bazen hakikaten bütün münafık alametleri üzerinde oluyor ama sonra bakıyorsun Müslüman çıkıyor. Vazgeçiyor yani düzeltiyor, hepsini bırakıyor. Kimisi de delicesine münafıklığa sarılır ve bırakmaz. O gerçek münafık olmuş oluyor işte.
Türkiye’nin içinde bir Kürt devleti kurmaya kalkarsan bu bütün İslam alemine karşı bir cinayet olur. Yani bu, bütün Türklük ve İslam alemini yok etme projesinin bir uygulaması olur. O zaman ona müsaade etmeyiz. Nasıl müsaade etmeyiz? Açıkça söylüyorum kıyamet kopar. Ne Amerika kalır ne Rusya ne İngiltere ne Fransa ne Çin. Hiçbir yer kalmaz.
Kürt kardeşlerimiz nurdur, aslandır onlar. Kürt olduğu için onlara çirkin söz söyleyen, ırkından dolayı onları aşağılayan kimse dünyanın en haysiyetsiz en karaktersiz adamıdır. Devletimiz bayağı titiz sahip çıksın Kürt kardeşlerimize.

Adnan Oktar Diyor Ki... 27 Ocak 2016> Daha Fazla

Münafık çirkeflik yapmak için bahane arayacağı için münafıkla çok zekice ve akıllı konuşmak lazım. Yani bahane bulamayacağı, ahlaksızlık yapamayacağı, saldıramayacağı gibi konuşmak lazım.
Münafığa mesela yemek getirirsin onda kendi aleyhine bir şey bulur. Bir hediye alırsın aleyhine bir şey bulur. Bir soru sorarsın onu da aleyhine düşünür. Eleştiri yaparsın aleyhine düşünür. Aklına gelen her şeyi aleyhine düşünür. Onunla ilgili de bu sefer çirkeflik yapar, pislik yapar. Münafığın huysuzluğu, ahlaksızlığı oradan gelir.
İslam’a hizmet, Allah’a Kitab’a hizmet münafığın en ıstırap duyduğu konudur. Çünkü Allah’tan nefret ettiği için haşa Allah’a hizmet etmek istemez. Peygamber (sav)’den nefret ettiği için dine hizmet etmek istemez. Müslümanlardan nefret ettiği için Müslümanlara yardımcı olmak istemez.
Münafık akşama kadar boş işlerle uğraşır. Etrafı seyreder, televizyona bakar, sokağa bakar. Zamanın geçmesini bekler. Çünkü İslam’a hizmet etmeyi enayilik olarak görür. Allah’a karşı öfkeli olduğu için haşa İslam’a hizmet etmek münafığın çok ağırına gider.
Münafığın günü hep boş işlerle geçer. Münafığı tanımada bir yöntemdir bu. İşte saçına nasıl şekil vermesi gerekir? Hangi kıyafeti giyecek? Akşama kadar bunlarla uğraşır. Din iman ilgilendirmez münafığı. Hafakan basar. En bunaldığı konudur münafığın.
Münafıklar çok bilgili olurlar. Ama münafık, Kuran ile ilgilenmez. Münafığı sıkar, utanır Kuran’dan İslam’dan. Ama mesela ateist entel bir yazarın kitaplarını okumayı çok önemli ve sükseli görür.
Münafık hep böyle gezme tozma peşindedir. Oturup Kuran okumak, İslam’ı tebliğ etmek, zora girmek istemez. Bilinçaltında çok güçlü bir duygudur; İslam’ın dışında her türlü kitabı okumak ister. Genel kültüre çok önem verir münafık. Mesela Afrika’da Otantolar ne yapar? Alakasız şeyler. İslam’ı Kuran’ı öncelikli almaz. İman hakikatlerini öncelikli almaz, boş şeyleri alır. Çünkü onunla züppelik, sükse yapacak.
Münafığı Müslümanların içindeyken göndermeye kalkmak komadaki bir adamın fişini çekmeye benziyor. Komadaki adamdan hiçbir zaman ümit kesilmez. Fişini çekmek olmaz. Komadan çıkıncaya kadar beklemek lazım. Ama bazen hiç komadan çıkmıyor, komadayken ölüyor. Öyledir münafık da.
Münafık Müslümanlardan ayrılıp küfre gitmek için sürekli konu arar, fırsat arar. Fırsat vermemek lazım. Ama gerçekten münafıksa zaten bünye onu atar kendinden. Sen ne yaparsan yap atar. Sabretmez de sen direkt göndermeye kalkarsan bu günah olur. Bu olmaz. Sabredeceksin, çünkü belki şifa bulabiliyorlar. Münafığı tedavi etmek lazım.

Adnan Oktar Diyor Ki... 26 Ocak 2016> Daha Fazla

Münafık, Müslümanlarla küfrün mücadelesini bir arenada izliyor gibi izler. Kim kimden daha üstün; eğer küfrün üstün durumda olduğunu görürse Müslümanlara müthiş bağlanmış gibi görünürken aniden küfre kendini atar. Çok alçaktır münafık. Bir anda onların adamı olur.
Münafık küfre yardımda, küfre destekte çok ustadır. Münafıklarla ilgili ayetlerde, münafıkların küfre müthiş istihbarat sağladıkları ve destek oldukları, ama küfürde bir zaaf gördüklerinde de onlardan hemen kaçtıkları belirtiliyor.
Mehdiyet sevgi üstüne kuruludur. Mehdiyet hep sevgiyi, merhameti, dostluğu ve kardeşliği ister. Münafık sistem, deccaliyet sistemi de tam tersidir.
Münafık kendine adaletsizlik yapıldığından emindir, o yüzden müminlere karşı çok kinlidir. Küfrün de çok adaletli olduğunu düşünür, küfrü över.
Münafık Müslümanlara bulaşacak bir konuyu mutlaka bulur, içi sürekli kaynar. Hiç razı olduğu, Allah’a hamd olsun dediği durum olmaz. Hep Müslümanlardan şikayet edeceği bir yön bulur.
Mehdiyet anti münafık bir harekettir. Münafıklığın zıttı bir harekettir.
Münafığın belirgin bir ahlaksızlığı; küfre uşak gibi hizmet eder, onlar için deli enerjisiyle her türlü fedakarlığı yapar; mümine de eziyet olsun diye elinden geldiği kadar her türlü işini yaptırmak ister.
PYD, PKK’nın ad değiştirmiş şeklidir. Stalinist, komünist, Türkiye’nin bölünmesini isteyen alçak kahpe bir yapılanmadır ve doğrudan Öcalan’a ve Kandil’e bağlıdır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 25 Ocak 2016> Daha Fazla

Münafık ilk fırsatta eski inancına, eski yaşantısına geri dönmek ister, kafası hep küfürdedir. O düşünce beyninden hiç gitmez. Müslüman olduktan sonra mesela eski çakallığı, eski ahlaksızlığı, eski maceraperestliği, eski haysiyetsizliği, eski namussuzluğu neyse ona dönmek ister. Unutamıyor o küfür hayatını, dönüp dolaşıp yine aynı noktaya geliyor.
Peygamberimiz (sav) gece kalkıyor, münafık da hemen yılan gibi sessizce akıyor Peygamber’in yanına. Gündüz kalkıyor, gündüz yanına geliyor. Hiç boş bırakmıyor. “Çok seviyorum, çok saygı duyuyorum” diyor halbuki amacı istihbarat.
Münafık, Kuran ayetlerindeki uyarıları hiç üstüne almaz, hep kendine hüsnü zan eder. Tüm samimiyetsizliğine, ahlaksızlığına rağmen ahirette de çok iyi olacağı kanaatindedir. Halbuki Allah ahirette cehennemin en alt tabakasında olduklarını bildiriyor.
Yüzsüzlük münafığın ana özelliğidir. Münafıklarla ilgili ayetler okunduğunda münafık üstüne alınmaz, hiç onunla alakası yokmuş gibi davranır, çok hayasızdır. Halbuki müminin münafık alametlerinden içi titrer, yani çok korkar.
PKK hareketini organize eden tek yer vardır, merkezi Londra’da olan İngiliz derin devleti. Başka hiçbir güç, hiçbir bağlantı yok, salt budur olay.

Adnan Oktar Diyor Ki... 24 Ocak 2016> Daha Fazla

Bağnazlık bir parça önü açıldığında çorap söküğü gibi gider. Çok çok tehlikelidir. Devletin bu konuda çok kararlı bir politika izleyerek modern devlet yapısı, modern sanat anlayışı, modern düşünce, mutlaka bunları yayması lazım. Yani İslam’ın modern anlamda yaşanması gerekiyor. Modern anlamda nasıl? Sahabe dönemi gibi.
Münafık hep haram olan, yasak olan şeylere yatkındır. Mesela hırsızlık, dolandırıcılık, yalan söylemek, casusluk yapmak, fitne çıkarmak, pislik yapmak, cinsi sapıklık hatta cinayete yatkındır münafıklar. Kuran’da bunu görüyoruz. Hep adam öldürme eğilimi içindedirler.
Her Müslüman topluluk içinde münafık bulunur, çok özenli olmak lazım. Öyle az sayıda olmaz ve sürekli ürer. Bitti zannedersin yine çıkar. Münafığın sonu gelmez.
Derin devletler sadece yönetir, münafıklar onların askeri olarak görev yaparlar. Askeri olmasa derin devletin bir gücü olmaz. Onun için derin devletin ordusu olan münafıkların dağıtılması lazım. O da bilgiyle, imanla olur.
İslam âleminin bu hale gelmesinin tek nedeni münafıklıktır. Derin devletler münafığı kullanır. Münafıklar, derin devletlerin ordusudur.
Münafıklar, “Müslümanlar bir gün dağılabilir, ezilebilir ama küfür tepmez devrilmez bir yapı” diye düşünüyorlar. Tarih boyunca hep küfrü güçlü görmüşler hep de mağlup olmuşlardır.
Küfre güvenip Müslüman’a güvenmemek, Allah böyle münafıkane bir bakış açısında mutlaka intikam alıyor.
Münafık, iman edenleri de saptırmak için uğraşır, kendi yoluna çekmek ister. Kendi kalbinde hastalık olduğundan, müminlerin de kalbinde hastalık olmasını ister, onları da kendi mantığına çekmek ister.
Tarih boyunca, İslam’a giren zayıf insanların içinde küfür hep bir uhde olarak kalmıştır. Mesela Hz. İbrahim (as)’ın yanındakilerden bazılarının aklı hep küfürde kalmıştır. Hz. Lut (as)’ın hanımının aklı küfürde kalmıştır; Sodom ve Gomora’daki o medeniyet, o evler, binalar, o zenginlik, o yemekler, kıyafetler aklı orada kalmıştır. Ama Cenab-ı Allah bir sabah vakti tamamını yok etti. Sadece orada olan bir avuç mümini kurtardı.
Hz. Musa (as) dönemindeki münafıklar izzeti ve onuru Firavun’un yanında aradılar, onun kültüründe aradılar. O Mısır yazıları, Mısır heykelleri onların her biri onlar için bir markaydı. Evlerinin duvarlarında Mısır yazılarının olması, Mısır kıyafetleri giymek, Mısır dilinde konuşmak çok önem verdikleri bir şeydi.
“İmanımı da yaşarım küfürle de beraber olurum.” diyor. O zaman münafıklık başlar. Sen Peygamberle, Müslümanlarla birlikte olursan Allah beğenir. Müslümanları terk ederek kendince uyanıklık yapıyorsun ama zannettiğin gibi olmaz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 21 Ocak 2016> Daha Fazla

Münafığın izlenmesi çok önemlidir. Sürekli yeni yeni adilikler yapacağı, rahat durmayacağı için Müslümanlar hep teyakkuz halinde olmak durumundadırlar.
Münafık şeytanın insan şeklidir. Sürekli haysiyetsizlik yapar. Bir pislikten çıkar başka pisliğe girer. Nefsi sürekli şeytani emirler verdiği için sakinleşemez.
Münafık sürekli Müslümanların aleyhine çalışır. 24 saat ne şeytanlık yapacağını ne pislik yapacağını düşünür. Ama imkânlar el vermediği için sıkışıp kalır.
Müzik de olacak, dans da olacak. Eğlence olacak. Suni olarak dine haramlar eklemeyin, ilave yasaklar çıkarmayın. İslam bütün dünyaya hakim olacak o zaman.
Perişan, sanatsız, zevksiz bir hayat olması gerektiğini söyleyenler İslam alemini mahvediyorlar. Türkiye'yi böyle mahvetmelerine izin vermeyiz. Müzik niye olmasın? Dans niye olmasın? Bir aklınızı toplayın. Dine imana uymayan yönü nedir, hangi ayetle çelişiyor? Kime ne zararı var, nereden çıkarıyorsunuz bunu.
Darwinizm, İngiliz derin devletinin koruması altında olan dünya çapında bir deccal hareketidir.
İnsanın ruhunda iki güç mücadele eder; vicdanıyla, mantığı. Mümin daima vicdanından yana olacak. Vicdana uyulduğunda Allah hep zenginlik, bereket ve güzellik veriyor hep başarı veriyor. İslam buram buram gelişiyor. Mantık insanı helak eder.
Sen daha önce mantığınla hareket ediyordun, Müslüman olduktan sonra şimdi vicdanınla hareket edeceksin. Allah her an vicdanına vahyedecek sen de vicdanına uyacaksın. Mantık bitecek. Ve küfrün hiçbir şeyine hayran olmayacaksın.
Bir insanın İslam’a göre yaşaması demek, tamamen vicdanına göre yaşamaya başlaması demektir. Küfrün mantığını bütünüyle terk etmesi demektir.
Münafık sürekli pislik arar. Nasıl şeytan pislik yapmaktan bıkmazsa münafık da iblis ruhu taşıdığı için hep yeni yeni maceralara doğru yönelir.
İngiliz derin devleti, Türkiye’nin değiştiğinin, modern bir ülke olduğunun farkında değil; gücünün de farkında değil, kararlılığının da farkında değil.

Adnan Oktar Diyor Ki... 20 Ocak 2016> Daha Fazla

Çatışma bölgelerinde sivillerin hayatını kaybetmesine sebep olan PKK’dır. İngiliz Derin Devleti’nin maşası olmuşlar, sürekli cinayet işliyorlar.
Mehdi devrinde kadınlar alabildiğine hür olacak ve hiçbir yerde rahatsız edilmeyecekler.
Allah bütün dünyanın gözü önünde yavaş yavaş Mehdiyet’i geliştiriyor. Hiç kimse de hiçbir şey yapamıyor, yapamaz; kaderinde engellenmesi yok.
Sevgisizlik güzel değil, uğursuzluk getirir, felaket getirir, yanlış bu. Allah herkesle dost olmayı söylüyor bize.
Bu sevgisizliğiniz nedir? Tavan yapmış artık. Sakinleşin, bir halim selim olun, güzel gözle bakın, etrafı güzelleştirin. Çirkin bir şey varsa on misli daha çirkin hale getiriyorlar. Bir şey kırılıp yıkıldıysa tamamen tuzla buz ediyorlar. Böyle olmaz, tamir eden olacaksınız, düzelten olacaksınız.

Adnan Oktar Diyor Ki... 19 Ocak 2016> Daha Fazla

Dünyanın her yerinde müthiş bir kargaşa var. “Bu ortamda İslam nasıl hakim olur, Mehdilik nasıl ilerler?” diye insanlar düşünebilir. İşte şaşılacak olan bu; bütün bunlara rağmen Allah İslam’ı hakim edecek.
Cenab-ı Allah ümit ve korku içinde olmamızı istiyor. “Benim şuurum açık, ben cehenneme gitmem” demeyin diyor. Çünkü küfür içindeyken Müslüman olan sonra yeniden küfre düşen, yeniden Müslüman olan insanlardan bahsediyor Allah. Yani Allah ruhunu alır yeniden verir, ruhunu alır yeniden verebilir; o hale düşürebilir bir insanı Allah vermesin. Emin olmak doğru değil.

Adnan Oktar Diyor Ki... 18 Ocak 2016> Daha Fazla

Irak’ın işgalini İngiliz derin devleti organize etti, Amerika ön planda göründü. İşgal gerekçesini ortaya koyan İngiliz derin devletidir.
Müslümanların çoğu kendilerini inim inim inleten, ezen, mahveden sistemin, perde arkasındaki asıl unsurun İngiliz derin devleti olduğunu bilmiyor. Hayret edilecek şekilde bilmiyorlar. Hiç alakası olmayan hedeflere yöneliyorlar.
Bütün Ortadoğu'da ana fikir Mehdilik üstünde dönüyor. Evanjelizm tamamen Mehdiyet'e dayalı bir sistem. CIA'in bütün faaliyetlerinde Mehdiyet esastır. El Kaide, Taliban, IŞİD ana felsefeleri Mehdiyet'tir. Şii aleminin tamamının ana ideolojisi Mehdiyet'tir. Sünni bütün cemaatler Mehdiyet'i savunur. Bütün olaylar Mehdiyet çevresinde gelişiyor. Dünyanın ana gerçeğidir Mehdiyet. Ortadoğu coğrafyası şu an Mehdiyet'e göre şekilleniyor.
Dünyada yaşanan dehşet ve acı katlanarak artacak, ta ki Mehdi'nin aleni çıkışını görene kadar. Bir tek İslam aleminde değil, her yerde dehşet ve acı 2016'larda, 2017'lerde akıl almaz yükselecek, 2018'de ortalık cehenneme dönecek adeta. 2019, 2021'ler 2023'ler; bunlar kurtuluş yılları.
Yaptığı çalışmayı Allah rızası için yapmayan mutlaka mağlup olur. Ölçü, Allah’ın rızasıdır. Allah’ın rızasını güdenin yolu sürekli açık olur. Bu gizli bir güçtür, bilinmeyen bir güçtür.
Modern İslam anlayışı dışında Türkiye’yi kurtaracak bir şey yok. Modernlik devlet politikası olmalı. Türkiye modern bir ülke olmazsa sürekli oynanan oyunların hedefinde olacak, yok edilmek istenecektir. En hayati konu modern Türkiye’nin inşasıdır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 17 Ocak 2016> Daha Fazla

İslam tarihinin en büyük deccallerinden biri olan Hülagü, Mevlana'yı Anadolu'nun şeyhi yapmış ve maddi manevi desteklemişti. Hülagu, Mevlana’ya bağlanmayan hiçbir alim, hiçbir tekke, zaviye, medrese kabul etmiyordu.
Sen ateiste, Darwinist’e tebliğ yapmazsan, nasıl bir İslam anlayışı oluyor bu? Emr-i bil maruf kime yapılıyor? Cehd kime karşı yapılıyor? Ehl-i Kitap’a, müşriklere, ateistlere, hepsine anlayacakları dilden İslam’ı anlatmak Müslüman’ın üzerine bir görevdir, Allah’ın emridir. Arkadaşça, dostça anlatacaksın. Düşmanca bir üslupla anlatılmaz. Sevgiyle anlatılır.
Peygamberimiz (sav) Hristiyanlarla konuşuyordu, arkadaştı. Musevilerle konuşuyordu, arkadaştı. Müşriklerle, putperestlerle konuşuyordu, tebliğ yapıyordu. Bu, İslam’ın gereğidir.
Hz. Musa (as) Firavun'a, Hz İbrahim (as) Nemrud'a tebliğ yapıyordu. Müslüman ateist, komünist, dinsiz herkesle konuşur, görüşür ve tebliğ yapar.
PKK zihniyetini yani Türkiye’nin bölünmesi ve Güneydoğu’da ayrı bir Kürt devleti kurulması projesini 200 yıl önce İngiliz derin devleti devreye soktu.
İngiliz derin devleti kendince çaktırmadan kenardan Türk Milletine Rumilik, Mevlevilik diye yeni bir din benimsetmeye çalışıyor. Müslümanlığı kabul etmiyorlar, Kuran’ı kabul etmiyorlar ama “Mesnevi’yi kabul ediyoruz” diyorlar.
Chatham House (Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü) İngiliz derin devletinin ana çatısını oluşturuyor. Darwinist, materyalist bir yapıya sahip. Aynı zamanda dünya Darwinist diktatörlüğünün yönetim merkezi. Bütün dünyada Darwinizm’in okutulmasını mecbur kılan sistem.
Beyninin içindeki bir görüntü sana nasıl talimat veriyor da seni İslam yolundan alıkoyuyor? Bu kadar mı aklın zayıf? “Çevrem -yani beynimin içindeki görüntü- bana müsaade etmedi” diyor. Sen Allah’a uysana. Beyninin içindeki görüntüye niye uyuyorsun? “Çok canlı duruyor” diyor, “Gerçekmiş gibi” diyor. Gerçekmiş gibi olması, önemli değil. O, imtihan için yaratılan bir hayal. Mutlak gerçek olan Allah’tır.
‘Annem bırakmadı, babam bırakmadı, malım vardı, işte arkadaş çevrem bırakmadı’. Sen Allah için mi yaşıyorsun, ailen için mi yaşıyorsun, arkadaşların için mi yaşıyorsun? Allah için yaşıyorsan kendi kararını kendin vereceksin.
Derin devlet elemanlarında bir Allahlık iddiası oluyor, büyüklük iddiası. Yani halktan farklı olmak. Halkın okumadığı kitapları okumak, halkın bilmediği şeyleri bilmek, halkın zekasının üstünde olmak, halktan daha akıllı olmak, halkın görüşemediği adamlarla görüşmek, halkın bilmediği planlar yapmak, halkın bilmediği sinsi olayların içerisine girmek.
Bir tümörün ilk hücresi Allah’tan emri alır. Sen münafıklık yapıyorsun ama hücreye ses, soluk dinletemiyorsun. O seni sarar. Allah belanı verir. Sen kendini bağımsız zannediyorsun. Zavallının tekisin.
Münafık Müslüman’ı her rahatsız ettiğinde cehennem onu biraz daha kendine doğru çeker. Ve dünyada da o belalar onu biraz daha sarmaya başlar.
Münafığın bir özelliği de Müslüman’ı rahatsız etmek istemesidir. Ne kadar zarar verebilirsem o kadar vereyim kafasında olur. Lafıyla, sözüyle rahatsız etmek ister, tedirgin etmek ister, pislik yapacağını ima eder. Küçük, ufacık bir zarar meydana getirmek bile onun için çok önemlidir. Halbuki kendince verdiği zarar Müslüman’a her seferinde sevap, ona da bela kazandırır.
Derin dünya devletinin, gelenekçi Ortodoks Müslümanlığı tahrik edip, böyle psikopat, saldırgan bir görünüme sokup, Müslüman’ı Müslüman’a yok ettirme planı var. Bu büyük bir tehlikedir.
Yerel halkları acımasızca yok etmek İngiliz derin devletinin en bilindik uygulamasıdır. Aborjinleri neredeyse tamamen yok ettiler.
Adam öldürtmek, kitle katliamları yapmak İngiliz derin devletinin Darwinist düşünceden aldığı sapkın bir inanç. Sosyal Darwinizm’e iman etmişler, Darwinizm’e iman etmişler. O imanlarını daha yeni kırıyoruz.
PKK’nın keskin nişancıları, PKK’lılar tarafından eğitilen adamlar değil. İngiliz derin devletinin yönlendirdiği Amerikalı uzmanlar var, onlar eğitiyorlar.
Küfürde, deccal ordusunda çok gelişmiş silahlar var. Askerimizde bu silahlar yok. Türk ordusunda müthiş bir silah üstünlüğü olması lazım.

Adnan Oktar Diyor Ki... 16 Ocak 2016> Daha Fazla

Allah’a iman ediyorsan namaza kalkmamak zulüm olur. Çünkü Allah’a söz veriyorsun, ben Seni seviyorum diyorsun, nimetlerini takdir ediyorum, şükrediyorum diyorsun. Ama sana teşekkür etmek istemiyorum diyorsun. Olur mu?
Sabah namazına aşkla kalkacaksın. Allah seni bu kadar detay detay yaratmış, kesintisiz nimet veriyor. Sabahleyin Allah sana yemek veriyor, öğlen de sana yemek veriyor, akşam da. Sana sürekli nefes veriyor, sürekli kalbini çalıştırıyor gece gündüz. Bir an durdursa kalbini, ölürsün. Nefesini bir an kesse ölürsün. Sen bir tek bir namazı Allah’a çok görürsen bu Allah’a karşı kalleşlik olur.
Ülkemizin bekası için, birlik bütünlüğün sağlanması için nefret politikasının ortadan kalkması gerekiyor. Gerici ruhun kalkması gerekiyor. Çünkü gelenekçi bağnaz ruhta nefret ana politikadır. Her şeyden nefret edilir.
Gençler arasında muazzam bir nefret ruhu hakim. Rusya'dan, İsrail'den nefret, Yunanistan'dan nefret, İran'dan nefret, kendi aralarında nefret, başka partilere karşı nefret, başka futbol kulüplerine karşı nefret, başka şehirlere karşı nefret. Yani akıl almaz bir nefret ruhu geliştiriyorlar. Böyle toplumları yıkmak son derece kolay oluyor. Onun için önce bu nefret ruhunun ortadan kalkması gerekiyor. En acil konulardan biri bu.
Bir ülkeyi yıkmaya kalktılar mı önce oranın insanlarını sevgisiz, kindar, kaba, vahşi, görgüsüz, estetikten uzak, sanattan uzak, kan dökücü, etrafa nefret tohumları saçan, hiçbir ırkı hiçbir toplumu sevmeyen, vahşileşmiş insanlar haline getiriyorlar. Ondan sonra o insanları yok etmek, o toplumu yok etmek çok kolay oluyor. İlk ön aşaması bu oluyor.
İngiliz derin devleti için Galata kutsaldır. Cinayet, işkence bütün melanetlerini orada işlemişlerdir. İstihbaratın da merkezidir. Galata Kulesi’ni istihbarat için kullanmışlardır.
Tebliğ yaparken insanların hiç muhalefet etmediklerini düşünelim; her dediğimizi kabul ediyorlar, herkes bizi destekliyor, alkışlıyor; ahirete gittik, ne olacak? Sevap milyonda bir. Ama muhalefet varsa, sen cehd ediyorsan yani gayret ediyorsan sevabı milyonlarla toplarsın. Direnmeyi Allah mümine yağmur gibi sevap yağsın diye özel yaratır. Mümine rahmet olarak Allah tarafından sunulur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 16 Ocak 2016  > Daha Fazla

En ala en güzel vücut bile toprağın altında paramparça olacak. Hayat çok kısa. Halihazırda Allah’ın verdiği şekle hamd ederiz, şükrederiz ama o vücuda insanın bağlanması olmaz. Dünya güzeli insan, bir açılıyor mezarı bir iskelet, kafatası, kollar kemikler. Nice pehlivanlar nice aslanlar mezarda kemikleri çürümüş yatıyorlar.

Adnan Oktar Diyor Ki... 15 Ocak 2016> Daha Fazla

Mevlevi tekkelerinin merkezi Galata olduğu için, İngiliz derin devleti elemanları Galata’ya çok önem verirler. O semt onlar için hayatidir, ajanların, casusların buluşma noktası gibi görürler.
Türkiye örnek ülke olsun. Başta İngiliz derin devleti, 200 yıldan beri Türkiye’yi yok etmenin peşindeler. Yok edeceğine, ultramodern, İslam aleminin örnek alacağı bir ülke haline getir, Türkiye çok güzel hizmet etsin.
İngiliz derin devleti Müslümanları IŞİD’leştirmek, El Kaide’leştirmek ve dünyada bir terör bloku haline getirip ‘Müslümanlar da teröristtir, bütün teröristler birdir, hepsi bütündür, hepsini birden yok edelim’ mantığı ile hareket etme stratejisi geliştirdiler. Yani Müslüman eşittir terörist algısı üzerinde çalışıyorlar. Bu çok büyük bir tehlike.
Başta İngiliz derin devleti olmak üzere Batılı derin devletler yeni bir teknik, yeni bir oyun geliştirdi; Müslümanları toptan terörist tanımına sokmak istiyorlar. Yani Müslüman eşittir terörist. Bunun için uğraşıyorlar.
Müslümanlara karşı her halükarda şefkatli olmak lazım. Çünkü eğer öfke gözüyle bakılırsa Müslümanların neredeyse yüzde doksan dokuzunu gözden çıkarmak gerekir. Mesela IŞİD’e terörist diyorsun -şiddetine elbette karşıyız ama- Afganistan’ın, Pakistan’ın, Hint Müslümanlarının büyük bölümü o kafada, çünkü eğitimleri o yönde. Onun için gözden çıkarmak değil de, onları kurtarmak, onlara şefkatle yaklaşmak esas olmalı.
Güçlü kudretli olan Allah'tır. Biz Allah'ın acz içinde olan zavallı kullarıyız. Bütün kuvvet Cenab-ı Allah'a aittir. Cenab-ı Allah kaderde ne yazdıysa o olur. Biz Allah'a boyun bükmüş insanlarız. Allah'ın verdiği güçle hareket ediyoruz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 14 Ocak 2016> Daha Fazla

Masum olan Musevi’ye nefret haramdır. Ama günah işlemiş, zulüm yapmış olan varsa onun şahsına buğz edebilirsin. Suç işlediyse kanun hukuk çerçevesi içerisinde mücadele et. Ama bütün İsrail Milletini karşına alıyorsun, bu haramdır. İslam’a uygun bir şey değildir.
İslam’da Musevilere nefret yoktur, Hristiyanlara nefret yoktur. Onlar Kuran’da Ehli Kitap olarak korunuyorlar. Sinagoglarına, kiliselerine de düşmanlık gösteremezsin. Allah Kuran’da Hristiyan hanımlarla, Musevi hanımlarla evlenebilirsiniz diyor. Peygamberimiz (sav)’in Musevi, Hristiyan eşleri vardı.
Her yerde gerçek, samimi, dürüst, modern dindarların ön planda olması lazım. Modern, samimi bir dindar, ateist için de çok büyük bir güvencedir, Musevi için de Hristiyan için de bir güvencedir. Çünkü Allah’tan korkuyor, vicdanıyla hareket ediyor. Bu, herkes için bir güvencedir.
Mümin neşeli olacak, şevkli olacak. Bir şeye üzülüyorsa, sıkılıyorsa, kafayı takıyorsa artık vücut kendini korumak, ondan kurtulmak için kendini uyutmak ister. Ama neşeli olursa vücut uyumak istemez, hayatı yaşamak ister.

Adnan Oktar Diyor Ki... 13 Ocak 2016> Daha Fazla

Türkiye’nin bölünmesi bütün İslam aleminin mahvolması demektir. Alelade bir ülke bölünmesi olmaz bu. Türkiye Türklük aleminin beynidir. Türkiye öldü mü Türklük alemi de ölür. İslam aleminin de beynidir. Türkiye öldü mü İslam alemi mahvolur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 12 Ocak 2016> Daha Fazla

Adama Allah rızası için, İslam’a hizmet için bir gün uykusuz kal desen, düşer bayılır. Ama bu arabayı sana vereceğiz dedin mi adam üç gün uyumuyor, ayakta duruyor. Hem de ayakta. İşte insan karakterinin küçüklüğünü, basitliğini, hayvanlığa nasıl yatkın olduğunu orada görüyoruz.
Eğer nefsi kendi haline bırakırsan doğrudan hayvan olarak baş belası olur. Yani hayvan ilkelliği gösterir.
İnsanı kendi haline bırakırsan insanın bedeni zaten hayvan gibidir; hemen acıkır, hemen uykusu gelir, hemen korkar, hemen egoistleşir. O hayvani yönünü imanla dengeleyeceksin. Hayvan olmasına müsaade etmeyeceksin.
Sahabiler Allah için mücadele ediyorlar. Münafıklar, “Evimiz açık”, “Savaşmayı bilseydik gelirdik.” diyor. “Sana kırk kese altın. Savaşmayı bilmediğin halde gelip savaşacaksın” desen hemen gelir. Çünkü, çıkar. İşte insanın çıkarı güzel ahlak olacak. Altın yerine, para yerine imanını koyacak, vicdanını koyacak. Öbür türlü hayvanlaşır insan.
Münafıklar kendilerince Müslümanlara saygı duymaz ama küfürden insanlara akıl almaz saygı gösterirler, hürmet gösterirler.
Kuran çok sade bir Kitap’tır. Ama müthiş bir akıl Kuran’ı buram buram sarmıştır.
Kişi samimiyetsizse Müslümanları kirli görmeye çalışır, küfrü de berrak görmeye çalışır. Her şeyi kafasında terse çevirmeye başlar. Ama Müslüman Allah’ı samimiyetle gördüğünde -ki sıkmazsa kendini, samimi olursa hemen Allah’ı fark eder, bütün açıklığıyla, bütün ihtişamıyla fark eder- hemen Kuran’daki akla uyar.
Kişi samimiyetsizse inkarı arar. Kitaplarda, internette, orada burada arar. İnkar eden insanları bulmaya çalışır. İnkar edenlere hayranlık duyar. Eskiden inkar eden arkadaşlarını unutamaz. Onlarla mutlu olma kafasında olur.
Samimi olduğumuzda zorlanmadan, Yaratan büyük bir gücü, Allah’ı hemen fark ederiz. Ama samimiyetsizse bir insan, Allah’ın varlığını inkar için nerede kötü kanal, karanlık kanal varsa ona girmeye çalışır.
Kin, nefret, öfke, sevgisizlik, şefkatsizlik, egoistlik, bencillik olduğunda göz kararır, dil kararır, konuşamaz insan. Sevgiyi kabul etmeyenlerin diline dikkat edin bir türlü konuşamazlar. İki lafı bir araya getiremezler.
Sevgi göze yerleşir, göz güzelleşir. Bakması düzgün hale gelir. Dile yerleşir, konuşma düzgün hale gelir. Ses tellerine yerleşir, sesi güzelleşir. Mesela cilde yerleşir cilt sevgiden güzelleşir. Yani insanın her şeyi hoş ve ferah hale gelir.
Sevgiye gel desen hemen gelir. Çok kolaydır sevgi. Sevgi gelir gelmez hemen kalbe yerleşir, beyne yerleşir. İnsanı sever sevgi zaten; Allah’ı sever, dolayısıyla insanı sever. Beyne yerleştiğinde beyin ferahlar. Kalbe yerleştiğinde kalp ferahlar. Hemen insanın ufku açılır.
Sevgi bir niyetle hemen ayağımıza gelir. Sevgi kapıda bekler. “Sevgi, buraya gel” dersin, hemen gelir. Sevgi hemen insanın içini kaplar. Ruhunda hemen hizmete hazırdır. Allah öyle yaratmıştır. Ama kapıda bırakıyor insanlar. İçeriye sokmuyor sevgiyi. Onun yerine pislik, kavgacılık, kindarlık, soğukluk, şüphecilik, acımasızlık, münasebetsizlik, densizlik, kabalık, onu kapıda tutuyorlar.
Sevgi dünya için çok lüks bir şeymiş gibi gösteriliyor. Yüzyıllarca şeytan insanlara o eğitimi verdi. Şu an insanlara sevgi dendiğinde çok uzaklarda erişilmesi zor bir şeymiş gibi algılanıyor. Halbuki sevgiyle zaten iç içe yaşıyoruz. İnsanın günlük yemeği gibi normal bir ihtiyacıdır sevgi.
Kişi, “Bende sevgi, saygı yok ama para var” diyor. Kadın için bu ne kadar korkunç bir şey, nasıl bir kabustur bu. Ne kadar ıstırap dolu bir hayat. Köşkte, sarayda yaşasa bile her gün ona acı. Sevgi olmadıktan sonra, değer verme olmadıktan sonra o yemeği, o kıyafeti ne yapsın.

Adnan Oktar Diyor Ki... 11 Ocak 2016> Daha Fazla

İngiliz derin devleti çok sinsice kendilerini gizlediler. Dünyadaki uyuşturucu trafiği ve mafya yapılanmaların çoğu onlara bağlı. Her türlü kirli işi onlara yaptırabiliyorlar. Terör örgütleri, mesela PKK, dünyadaki bilinen kan dökücü örgütler, hepsi onlara bağlı; onlar kanalıyla bir ülkede rahatlıkla kargaşa, olay çıkarabiliyorlar.
İstihbarat örgütlerinin birçoğu CIA’nin kontrolünde zannediliyor. Oysa birçok istihbarat örgütü İngiliz derin devletinin kontrolündedir. Abdullah Öcalan İngiliz derin devletinin farkında, PKK hareketini onlar başlattı diyor.
Osmanlı’nın yıkılışını İngiliz derin devleti organize etti. Suriye ve Irak’ın sınırlarını çizen İngiliz derin devletidir. Harem-i Şerif’i yani Mekke’yi ve Medine’yi Osmanlı’nın elinden alan İngiliz derin devletidir. Türkiye’nin Güneydoğu’sunda PKK’yı palazlandırıp ayrı bir devlet kurması için uğraşan yine İngiliz derin devletidir.
Hz. Musa (as)’ın etrafındaki birçok insanın aklı hep küfürde kaldı. Yani çöle geçtiler ama oradaki hayatı hiç unutamadılar. O Eski Mısır kültürü, o buzağılar, oradaki hayat, yeme içme şekillerine kadar her şey onlarda bir hayranlık olarak kaldı. Büyük bir bölümü Hz. Musa (as)’ın vefatına kadar hep o deli ruh içerisinde kaldılar.
Aile, evlenmek, çoluk çocuk sahibi olmak hep münafıkların dine tercih ettikleri hususlardır. Onun için dinle bu putları arasında kararsız kalırlar. Münafık, ailesini putlaştırır, çocuğunu putlaştırır. Onu İslam’a karşı bir koz olarak görür.

Adnan Oktar Diyor Ki... 10 Ocak 2016> Daha Fazla

Bakın iblise, iblis kimi savunuyorsa onda bir melanet vardır. Kimden bahsetmek istemiyorsa, kimden kaçınıyorsa onda da bir güzellik vardır. İblis iyi insanlardan kaçınır, onlardan bahsetmek istemez, çok ağırına gider, çok rahatsız olur.
İblisle mücadele sabır, irade, akıl gerektirir. Çünkü iblis zekidir, inatçıdır, kahpedir, ince oyuncudur. Müslüman da çok zeki, ince oyuncu ve sabırlı olacak. Çünkü iblis kolay pes etmez, bir anda ölmez deccaliyet. Çok sabırlı bir şekilde teker teker her yaptığı oyunun yok edilmesi gerekiyor.
Ahir zamanda deccalın en rahatsız olacağı nokta Mehdiyet’tir. Mehdiyet onu akılla, ilimle irfanla parçalayacak bir sistem olduğu için deccaliyet doğrudan Mehdiyet’i hedef alır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 9 Ocak 2016> Daha Fazla

İngiliz derin devletinin temel felsefesi sosyal Darwinizm’dir. Onun için Darwinizm’i tüm dünyada titizlikle ayakta tutmaya çalışıyor.
Darwinizm; deccalın dini bu. İngiliz derin devletinin himayesinde olan bir sistem. Dünyada bütün okullarda mecburen okutturuluyor.
Allah bizim vicdanımızı tahrik etmek için mazlumların ezildiğini, öldürüldüğünü, yakıldığını gösteriyor. Eğer biz vicdanımızı kıpırdatmazsak suç işleriz. Olmaz. Bütün gücümüzle İslam’a hizmet edeceğiz.
Dine titiz olmak lazım, İslam’a güçlü sahip çıkmak lazım. Allah bize sahip çıkıyor. Göz veriyor, burun, ağız, kulak veriyor, kalbi sürekli çalıştırıyor. Durdursa yığılır kalırız. Yiyecek veriyor, renkler yaratıyor, sesler yaratıyor, güzellikler yaratıyor. Allah bizimle sürekli alaka halinde.

Adnan Oktar Diyor Ki... 8 Ocak 2016> Daha Fazla

Gelecek korkusu iman konusudur. İnsan imanıyla bunu yener. İmanına güvenemiyorsa bu, imtihanda kaybettiğinin alametidir. O korkuyu mutlaka yenmesi lazım.
İnsanların müslüman olmasını engelleyen şey, gelecek korkusudur. Yoksa Allah’a, Kuran’a, İslam’a hizmet eder. Gelecek korkusuyla bütün vaktini para biriktirmeye, kariyer yapmaya, evlenmeye harcıyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 7 Ocak 2016> Daha Fazla

Dünyadaki bütün felaketlerin merkezi Londra’dır. Şu anki Suriye rejiminin meydana getirdiği bütün fitneyi ve zulmü İngiliz derin devleti yönetiyor. Irak’taki olayları İngiliz derin devleti yönetiyor. Zamanında Suriye’nin sınırlarını çizen İngiliz derin devletidir. Cetvelle çizilmiştir. Şu an PKK’yı destekleyen de yine İngiliz derin devletidir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 7 Ocak 2016  > Daha Fazla

Fakirlik zahiren bir fitne gibi, acı bir olay gibi görünüyor. Ama fakirlik insanları mütevazı, dindar ve güzel huylu yapıyor. Nimetten iyi anlayan, nimetin kadrini bilen yapıyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 6 Ocak 2016> Daha Fazla

İnsan Allah’ın affedeceğine inanıyor ama kendisi affetmek istemiyor. Böyle olmaz. Nasıl Allah’ın affedeceğini biliyorsa kendi de affetmeyi bilecek.
Affedici olmak Allah’ın çok beğendiği bir karakter. Çünkü intikam, ruha nefsani bir zevk verir. Affetmek çok zordur. Yani irade gerektirir, akıl gerektirir. Çünkü afta insan doyuma ulaşamaz. Ama intikamda doyuma ulaşır. Onun için Allah affı esas alıyor.
Sen Allah’a güvenmiyorsan Allah sana güveneceğin insan vermez. Hepsini başına bela eder. Sen Allah ile uğraşacaksın, Allah da seninle uğraşır o zaman. Sen Allah’ı güçsüz göreceksin, Allah o zaman senin karşına da güçsüz insanlar çıkartır.
Müslüman gelecek korkusundan şiddetle kaçınacak. Sen Allah’a güvenmiyorsun eve güveniyorsun, köşedeki parana güveniyorsun. Allah helak eder. Ayrıca Allah bela verdikten sonra paran olsa kaç yazar? Böyle şey olmaz. Hiç kimse açlıktan ölmemiştir. Bugüne kadar Allah’a güvenen hiç kimseye bir şey olmamıştır.
Gelecek korkusu haramdır, Müslüman böyle bir şey düşünemez. Her anımızı Allah yaratır. Senin aldığın bütün tedbirler başına bela olur. Mesela para tutarsın, kanser tedavisine gider o para yahut bir şekilde elinden çıkar. Ev alırsın, Allah başına göçertir. Böyle şeylere güvenilmez, sadece Allah’a güvenilir. Bu çok yanlış, Allah’ın zoruna gider bu.
Müslüman’a duygusallık, öfke yakışmaz. Çünkü Müslüman Allah ile sürekli beraber hareket eden bir varlık. Hep makul ve dengeli düşünecek. En korkunç görünen olayı bile Allah’ın yarattığını unutmayacak.
En çılgın hareketin bile, en anormal hareketin bile yaratıcısı Allah’tır. Şahıs yapamaz onu. Kaderin dışında kimse bir şey yapamaz. Onun için olaylara mutedil, dengeli, akıllı bakmak lazım.
Müslüman akılsızla akılsız olamaz, deliyle deli olamaz, dengesizle dengesiz olamaz, kinliyle kinli olamaz, öfkeliyle öfkeli olamaz. Makul düşünecek. Hep Allah ile beraber olduğunu bilecek. Çünkü karşısındakine anormal eylemleri yaptıran da Allah. Dolayısıyla o kişi bağımsız değil ki mümin telaş etsin.
Allah ile bağlantının hiç kopmaması lazım. Aksilik gibi görünen birçok olay olabilir, terslikler olabilir, buna karşılık çok makul, gerektiğinde alttan alan bir politika izlenmesi gerekiyor. Müslüman halim oluyor, Allah’ın ahlakıyla ahlaklanıyor. Mümkün mertebe itidalle hareket etmesi uygun olandır. Fevri tepkiler aklı kapatır.
Alttan almak Müslüman’a bir fütur vermez, küçük düşürücü bir şey değildir. Müslüman gururunu düşünmek durumunda değil, İslam’ın hayrını düşünmek durumundadır.
Allah İslam’ı anlatırken ve yayarken bizim orta bir akılda olmamızı istemiyor. Çok yüksek bir akılda olmamızı istiyor. Orta bir akılla İslam yayılacak gibi değil. Çünkü İslam karşıtlarının bir kısmı, türlü felsefeleri savunarak ve hırslı bir ittifakla Müslümanlarla mücadele içindeler.

Adnan Oktar Diyor Ki... 5 Ocak 2016> Daha Fazla

Gelenekçi Ortodoks sistem Allah adına ne kadar baskı yapılırsa Allah’a o kadar yaklaşacağına inanıyor. Halbuki adam Allah’a yaklaşmadığı gibi hem Allah’tan uzaklaşır, dinden uzaklaşır hem de akli dengesi bozulur.
Modernlik bir kere zihin sağlığı meydana getirir. Bağnaz bir sistemde insanların kafası normal çalışmaz. Tutucu bir ortamda insanlar yarı deli gibi oluyorlar. Bakın, birçoğunun akli dengesi bozuk oluyor. Modern toplumlarda akıl makul çalışıyor.
Hükümet Türkiye’yi modern hale getirsin. Devletin bütün kurumları modernleşsin. Halkın modernleşmesi için gayret edilsin. Binalar, hayat, sistem her şey modern olsun. Öbür türlü çok büyük bir tehlike olur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 5 Ocak 2016  > Daha Fazla

Bizim çok modern Avrupai bir ülke olmamız gerekiyor. Hükümetin en çok üstünde durması gereken konu budur. Modern olmazsak bilimde gelişme olmaz, sanatta gelişme olmaz. Askeri yönden de gücümüz olmaz. Klasik bir Ortadoğu ülkesi gibi olur, yavaş yavaş çökeriz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 4 Ocak 2016> Daha Fazla

Cenab-ı Allah Kendini bir örtü ile örtüyor. O örtüyü açıp görebilen insanlar nadirdir. Yani hiç olmazsa mesela o yetmiş perdeden altmışını açan insan çok nadir olur. Kalp ehli o perdeleri açar, açtıkça Cenab-ı Allah’a yaklaşır.
Devletin Mehdiyet’e bütün gücüyle sahip çıkması lazım. Çünkü Mehdiyet’te devlete müdahale yok. Mehdiyet siyasete karışmaz bir, ikincisi bütün İslam alemini ve bütün Türklük alemini birleştirici bir mahiyeti var, üçüncüsü taassuba karşı, modernliği alabildiğine teşvik eden bir sistem ve bölünmeyi kökten kaldıran bir sistem. Devlet için bu çok ideal.
Bir insan Allah’a laf edildiğinde etkilenmiyorsa, Kuran’a laf edildiğinde etkilenmiyorsa ama Mevlana’ya laf edildi diye yeri-göğü birbirine katıyorsa, o zaman bu bir putlaştırma olur.
Müslüman, Mevlana adına yapılmış anormal izahları kabul ederse dalalete düşer. Mevlana bu sözleri söylemiş mi söylememiş mi bilmiyoruz ama bu yazılar onun kitabı olarak bilinen Mesnevi’de yayınlanıyor. Bunu kabul etmek mümkün değil.

Adnan Oktar Diyor Ki... 2 Ocak 2016> Daha Fazla

İngiliz derin devleti İslam’ın yerine Mevleviliği koymaya çalışıyor. Bu oyuna karşı Müslümanların çok dikkatli olması lazım.
Bütün dünya derin devletlerine hakim olan İngiltere’dir. Amerikan derin devletini de İngiltere yönetir.
İngiliz derin devleti Osmanlı’nın yıkılmasının asıl failidir. Yüzyıllarca bir arada yaşamış halkları fitneyle birbirine düşürmüşlerdir. Ama İngiliz halkı masumdur. İngiliz devleti de bu gizli derin devlet yapılanmasından rahatsız.
Dünya tarihinin en büyük Allahsız hareketi Darwinizmdir ve İngiltere’den çıkmıştır. Deccalı koruyup gözeten ülke İngiltere’dir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 1 Ocak 2016> Daha Fazla

Kadını modern olmayan bir ülke asla modern olmaz. Kadını rahat olmayan, kadını özgür olmayan bir ülke asla özgür olmaz. Kadınların gülmediği bir ülkede hiç kimse gülemez. Kadınlar mutlu değilse hiç kimse mutlu olmaz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 31 Aralık 2015> Daha Fazla

En mühim mesele İttihad-ı İslam’dır. İttihad-ı İslam olsa terör anında duracak. Müslümanlara uygulanan şiddet hemen o an duracak.
İslam aleminin birleşmesine Mehdiyet denir. Mehdiyet eşittir İslam aleminin birleşmesi. Başındaki lidere de biz, Hz. Mehdi (as) diyoruz.
2016’da büyük olayların olacağı, dehşet ve şiddetin tırmanacağı anlaşılıyor. Ama sevgi insanları birbirlerine kenetlenip sevgi çağını oluşturacaklar. Dehşeti, şiddeti, acımasızlığı, terörü savunanlar da mum gibi eriyip gidecekler. Bunu hep beraber göreceğiz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 29 Aralık 2015> Daha Fazla

Darwinizm deccaliyettir. Ahir zamanda çıkacağı söylenen Allah’sız cereyandır. Bütün dünyayı Allah’sız Kitapsız hale getirdi. Deccalı tespit için uğraşacak vaktimiz yok, deccal zaten zuhur etti. Çözüme yönelmek lazım. Çözüm de mehdiyettir. Bizim deccaliyete karşı Mehdiyet’in safında yer almamız gerekiyor.
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top