|
GİRİŞ
Bugüne
kadar, gelmiş geçmiş bütün din aleyhtarı kişilere ve
akımlara bakıldığında hemen hepsinin felsefi temelinde
materyalist (maddeci) düşüncenin yattığı görülür. Bilindiği
gibi materyalistler yaratılış gerçeğini reddederler.
Bunun yerine maddenin sonsuzdan beri var olduğunu ve
sonsuza kadar da mutlak bir varlık olarak kalacağını
iddia ederler. Diğer bir deyişle maddeyi ilahlaştırırlar.
Materyalistlerin kendi kaynaklarında materyalizm (maddecilik)
şöyle tarif edilir:
Materyalizm dünyanın ezeli ve ebediliğini (öncesiz ve
sonrasızlığını), Tanrı tarafından yaratılmış olmadığını ve
de zaman ve mekanda sonsuzluğunu kabul eder.1
Materyalizmin maddeyi bu derece ilahlaştırmasının nedeni,
her ne olursa olsun bir Yaratıcı'nın varlığını kabul etmemektir.
Çünkü madde mutlak değilse bir başlangıcı var demektir; bir
başlangıcı varsa da yoktan var edilmiş, yani yaratılmış demektir.
Nitekim 20. yüzyılın sonunda tüm bilim dünyasının vardığı
ortak sonuç, maddenin mutlak olmadığı, bir başlangıcı olduğu
gerçeğini doğrulamaktadır: Tüm evren yaklaşık 15 milyar yıl
önce "sıfır" hacimdeki bir noktanın patlamasıyla
yokluktan meydana gelmiş ve genişleyerek günümüzdeki şeklini
almıştır. Büyük Patlama (Big Bang) adı verilen bu olayın doğruluğu,
pek çok somut delil ve gözlemle, aynı zamanda da teorik fizikçilerin
hesaplamalarıyla da kanıtlanmıştır.
Bugün bilimin ulaştığı son nokta, Kuran'ın ve tüm ilahi dinlerin
bildirdiği "evrenin yoktan var edildiği" gerçeğini
doğrulamaktadır. Yine bununla birlikte çağdaş bilim, materyalizmi
ve bunu esas alan ideolojileri her alanda yalanlamakta, materyalist
görüşe sahip olanların maddeye dayalı dünyalarını yıkmakta,
yaratılışa karşı açtıkları savaşta onları yenik düşürmektedir.
Buna rağmen materyalistler, maddenin mutlak değil, yaratılmış
olduğu gerçeğini bilimle çatışmak pahasına da olsa kabul edemezler.
Çünkü bu gerçeği kabul etmek Allah'ın varlığını kabul etmelerini,
Allah'a iman etmeleri ise dini kabul etmelerini ve yaşamalarını
gerektirecektir. Din ise herşeyden önce Allah'a kesin bir
boyun eğmeyi ve teslimiyeti gerektirdiğinden, elbette ki böyle
bir tutum, kibirlerine yenik düşmüş bu insanlara ağır gelecektir.
Kuran'da, gerçekleri gördükleri halde, kibirleri yüzünden
gerçeklerden kaçanların durumu şöyle tarif edilmektedir:
Vicdanları kabul ettiği halde, zulüm
ve büyüklenme dolayısıyla bunları inkar ettiler. Artık
sen, bozguncuların nasıl bir sona uğratıldıklarına bir
bak. (Neml Suresi, 14)
Materyalistler, maddenin yanı sıra zamanın da mutlak olduğunu,
yani sonsuzdan gelip sonsuza gittiğini savunurlar. Bu çarpık
anlayışa dayanarak da kaderi, ahiret gününü, cenneti ve cehennemi
reddetmeye çalışırlar. Oysa bugün modern bilim, maddenin olduğu
gibi, maddenin bir türevi olan zamanın da maddeyle birlikte
yokluktan var edildiğini ve zamanın da bir başlangıcı olduğunu
ispatlamıştır. Aynı zamanda, zamanın izafi (göreceli-rölatif)
bir kavram olduğu, materyalistlerin yüzyıllardır zannettikleri
gibi değişmez ve sabit olmadığı, değişken bir algı biçimi
olduğu da bu yüzyılda ortaya çıkmıştır. Zamanın ve mekanın
izafiyeti Einstein'ın "Rölativite" teorisiyle kanıtlanmış
ve bu gerçek bugünkü modern fiziğin temelini oluşturmuştur.
Sonuç olarak, zaman ve mekan mutlak olmayan, başlangıçları
olan, Allah'ın yoktan var ettiği kavramlardır. Zamanı ve mekanı
yaratan Allah, elbette ki bunlara tabi değildir. Allah, zamanın
her anını zamansızlıkta belirlemiş, tespit etmiş ve yaratmıştır.
İşte materyalistlerin akıl erdiremedikleri "Kader"
gerçeğinin özü de buradadır.
Bizim için geçmişte yaşanmış ve gelecekte yaşanacak olan olayların
tümü, zamana tabi olmayan, zamanı yoktan var eden Allah'ın
bilgisi ve hakimiyeti dahilindedir.
Kuran'ın 1400 yıl önce bildirdiği ve inananların gönülden
inandıkları gerçekleri bugün modern bilim de doğrulamakta
ve Kuran'ın Allah'ın sözü olduğuna şahitlik etmektedir. Asırlardır
Allah'ın varlığını ve yaratılış gerçeğini reddeden materyalist
düşünce ise, dilinden düşürmediği ve her fırsatta arkasına
sığınmaya çalıştığı bilim tarafından her alanda yalanlanmaktadır.
Bu kitapta, materyalistlerin öne sürdükleri iddiaların hiçbir
bilimsel ve mantıksal geçerliliği olmadığını, aksine materyalizmin
bugünün bilimi ile tamamen çökertildiğini sizlere delilleriyle
aktaracağız. Burada anlatılan konular maddenin aslı, zamanın
ve mekanın izafiyeti ile ilgili çok önemli deliller içermektedir.
Öyle ki belki de bugüne kadar hiç düşünmediğiniz bazı gerçeklerle
karşılaşacak, maddenin özünün materyalizmin iddia ettiğinden
veya size öğretilenden çok daha farklı olduğunu anlayacaksınız.
|