|
Giriş
Çok kapsamlı bir uçak maketi satın aldığınızı düşünün.
Yüzlerce küçük parçadan oluşan bu maketi yapmak için
nasıl bir yol izlersiniz? Kuşkusuz bunun için yapacağınız
ilk şey, kutunun üzerindeki resimlere bakmak ve içindeki
montaj bilgilerinden faydalanmak olacaktır. Çünkü bir
maketi yaparken montaj talimatlarını izlemek, yapılacak
işin süresini kısaltır, o maketin en hatasız ve mükemmel
biçimde yapılmasını sağlar.
Uçağın montajı ile ilgili bilginiz olmasa da, eğer
elinizde benzer bir model varsa maketi yine yapabilirsiniz.
Çünkü daha evvel gördüğünüz uçak modelinin tasarımı,
onun benzerinin yapımında size önemli bir rehber olacaktır.
Aynı mantıkta, doğada var olan kusursuz bir tasarımı
örnek almak da, benzer işlevlere sahip bir teknolojik
aygıtın tasarım ve montajının en kısa yoldan ve en mükemmel
biçimde gerçekleştirilmesini sağlar. Bunun bilincinde
olan pek çok bilim adamı ve araştırma-geliştirme (ARGE)
uzmanı da yapacakları her yeni çalışmadan önce, bunun
canlılardaki örneklerini araştırmakta, bunlardaki sistem
ve tasarımları örnek alarak onları taklit etmektedirler.
Diğer bir deyişle bilim adamları, Allah'ın doğada yarattığı
canlıları incelemekte ve bunlardan yararlanarak
yeni teknolojiler geliştirmektedirler.
Bu yönelim yeni bir bilim dalı doğurmuştur: "Biyomimetik".
'Doğadaki canlılardan taklit' anlamına gelen ve özellikle
son dönemlerde teknoloji dünyasında adından sıkça söz
edilen bu bilim dalı, insanlara önemli ufuklar açmıştır.
Canlılarda bulunan sistemlerin yapısını taklit etme
bilimi olarak bilinen biyomimetiğin ortaya çıkışı, bugün
evrim teorisini savunan bilim adamları için de çok büyük
bir hezimet olmuştur. Çünkü, evrim basamağının en gelişmiş
canlısı olarak kabul ettikleri insanın sözde kendinden
daha ilkel olması gereken canlıları taklit etmeye çalışması,
onlardan ilham alması evrimciler açısından kabul edilemez
bir durumdur.
İlkel sayılan canlıların özellikleri daha gelişmiş
olanlar tarafından örnek alınıyorsa bu, gelecekte var
olacak teknolojilerin büyük bir bölümünün, bu sözde
ilkel canlıların tasarımları üzerine kurulu olması demektir.
Bu ise, çevrelerine uyum sağlayamayan ilkel canlıların
yok olup kalanların geliştiğini savunan evrim teorisinin
mantığına tamamen ters bir durumdur.
Evrim teorisini savunanları kısır bir döngüye sokan
bu bilim dalı, gün geçtikçe gelişmekte ve teknoloji
dünyasına hakim olmaktadır. Bu doğrultuda "biyomimikri"
olarak isimlendirilen ve "canlıların davranışlarını
taklit etme bilimi" anlamına gelen yeni bir bilim dalı
daha ortaya çıkmıştır.
Bu kitapta biyomimetik ve biyomimikrinin doğada mevcut
olan kusursuz sistemleri örnek alarak katettiği gelişmeler
ele alınmaktadır. Daha önce pek dikkat çekmemiş, ancak
canlılığın yaratılmasından bu yana doğada var olan benzersiz
tasarımlar incelenmektedir. Aynı zamanda, evrim teorisini
savunanlara söyleyecek tek bir söz dahi bırakmayan doğadaki
akıl dolu mekanizmaların hepsinin alemlerin Rabbi olan
Allah'ın örneksiz yaratmasının eseri olduğu anlatılmaktadır.
AKILLI TASARIM YANİ YARATILIŞ
Allah'ın yaratmak için tasarım yapmaya ihtiyacı yoktur.
"Tasarım" ifadesinin doğru anlaşılması önemlidir. Allah'ın kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz'in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, yerlerin ve göklerin Rabbi olan Allah'ın yaratmak için herhangi bir "tasarım" yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir.
Allah'ın bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır, O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "Ol" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)
BİYOMİMETİK NEDİR?

Janine Benyus ve yazdığı
"Biomimicry" isimli kitap.
|
Gerek biyomimetik, gerekse biyomimikri doğadaki modelleri
inceleyen, sonra da bu tasarımları taklit ederek veya
bunlardan ilham alarak insanların problemlerine çözüm
getirmeyi amaçlayan yeni bilim dallarıdır.
Biyomimetik, insanların doğada bulunan
sistemleri taklit ederek yaptıkları maddelerin, aletlerin,
mekanizma ve sistemlerin tümünü ifade eden bir terimdir.
Doğadaki tasarımlar örnek alınarak yapılan aletlere,
özellikle nanoteknoloji,1 robot teknolojisi,
yapay zeka (AI), tıbbi endüstri ve askeri donanım gibi
alanlarda kullanılmak için gerek duyulmaktadır.
Biyomimikri, ilk defa Montanalı bir yazar ve bilim
gözlemcisi olan Janine M. Benyus tarafından ortaya atılmış
bir kavramdır. Türkçe karşılığı "biyotaklit" olan bu
kavram, daha sonra pek çok kişi tarafından yorumlanmış
ve uygulamaya geçirilmiştir. Biyomimikri hakkında yapılan
yorumlardan biri şöyledir:
Biyomimikrinin ana teması doğadan
model, ölçü ve akıl olarak öğrenecek çok şeyimiz olduğudur.
Bu araştırmacıların ortak noktası, doğadaki tasarıma
saygı göstermeleri ve insanların karşılaştıkları problemlerin
çözümünde bunları kullanarak ilham almalarıdır.2
Ürün kalitesini ve verimini artırmada doğadan faydalanan
şirketlerden biri olan Interface'in ürün stratejisti
David Oakley de biyotaklit konusunda şunları söyler:
Doğa, benim iş ve tasarım konularında
akıl hocam, yaşam tarzım için bir model. Doğanın sistemi
milyonlarca senedir çalışıyor… Biyotaklit, doğadan öğrenmenin
bir yoludur.3
Nitekim bilim adamları hızla yaygınlaşan bu fikri benimsemişler,
önlerindeki benzersiz ve kusursuz modelleri örnek alarak
çalışmalarına hız kazandırmışlardır. Özellikle endüstri
alanında doğadaki gibi uygun hammaddeler ve ekonomik
sistemler geliştirmeyi amaçlayan bilim adamları ve araştırmacılar,
şimdi el birliğiyle doğayı nasıl taklit edeceklerinin
yollarını araştırmaktadırlar.
Doğadaki tasarımlar en az malzeme ve enerji ile en
fazla verim almaları, kendi kendilerini onarma özellikleri,
geri-dönüşümlü ve doğa-dostu olmaları, sessiz çalışmaları,
estetik, dayanıklı ve uzun ömürlü olmaları bakımından
teknolojik çalışmalara örnek teşkil ederler. High Country
News adlı bir gazetede biyomimetik bilimsel bir hareket
olarak tanımlanmış ve şöyle bir yorum yapılmıştır:
Doğal sistemleri model alarak, bugün
kullandığımızdan çok daha uzun süreli teknolojiler oluşturabiliriz.4
Biomimicry
adlı kitabın yazarı Janine M. Benyus ise, doğada gördüğü
mükemmellikler üzerinde düşünerek, doğadaki modellerin
taklit edilmesi gerektiğine inanmıştır. Onu böyle bir
yaklaşımı savunmaya yönelten örneklerden bazıları şunlardır:
- Arı kuşlarının 10 gramdan daha az bir yakıtla Meksika
Körfezi'ni geçebilmeleri,
- Yusufçukların en iyi helikopterlerden bile daha
iyi manevra yapabilmeleri,
- Termit kulelerinde bulunan iklimlendirme ve havalandırma
sistemlerinin, donanım ve enerji sarfiyatı bakımından
insanların yaptıklarından çok daha üstün olmaları,
- Yarasanın çok-frekanslı ileticisinin, insanların
yaptığı radarlardan daha verimli ve duyarlı çalışması,
- Işık saçan alglerin vücut fenerlerini aydınlatmak
için çeşitli kimyasalları biraraya getirmeleri,
- Kutup balıkları ve kurbağaların donduktan sonra
yeniden hayata dönmeleri ve organlarının buz nedeniyle
hasara uğramaması,
- Bukalemunun ve mürekkep balığının, bulundukları
ortamla tam bir uyum içinde olacakları şekilde derilerinin
renklerini, desenlerini anında değiştirmeleri,
- Arıların, kaplumbağaların ve kuşların haritaları
olmadan uzun mesafeli yolculuklar yapabilmeleri,
- Balinaların ve penguenlerin oksijen tüpü kullanmadan
dalmaları,
- DNA sarmalının bilgi depolama kapasitesi,
- Yaprakların fotosentez işlemi ile, yılda 300 milyar
ton şeker üretimi yaparak dünyanın en büyük kimyasal
işlemini gerçekleştirmesi...
Yukarıda sadece birkaç örneğine yer verdiğimiz doğadaki
hayranlık uyandıran bu gibi mekanizma ve tasarımlar,
teknolojinin birçok alanını zenginleştirme potansiyeline
sahiptir. Bilgi birikimimizin artması ve teknolojik
imkanların gelişmesi ile birlikte bu potansiyel her
geçen gün daha da ortaya çıkmaktadır.
Örneğin 19. yüzyılda doğanın taklidi sadece estetik
açıdan uygulama sahasına sahipti. Dönemin ressam ve
mimarları doğadaki güzelliklerden etkilenmiş, yaptıkları
eserlerde bu yapıların dış görünüşlerini örnek almışlardı.
Ama doğadaki tasarımların olağanüstülüğünün ve bunların
taklidinin insanlar için fayda sağlayacağının anlaşılması,
ancak doğal mekanizmaların moleküler seviyede incelenmesiyle
başlamıştır. Çünkü doğadaki kusursuz düzen, detaya inildikçe
daha da şaşırtıcı bir boyut kazanmaktadır.
Biyomimetikle ortaya çıkan malzeme ve aletler gelecekte
de kullanılabilecek yapıdadır: Yeni solar hücreler,
gelişmiş robotlar ve uzay gemilerinin malzemeleri gibi...
Bu bakımdan doğadaki tasarımlar çok ileri bir teknolojiye
ufuk açmaktadır.
Biyomimetik Hayatımızı Hangi
Doğrultuda Değiştirecek?
Doğadaki mükemmel tasarımlar Rabbimiz'in bize verdiği
çok büyük nimetlerdir. Bu tasarımları taklit etmek ve
örnek olarak almak ise insanoğlunu sürekli iyiye, doğruya
yöneltecek bir devrimdir. Ne var ki bilim dünyası doğadaki
tasarımların çok büyük bir kaynak oluşturduğunu ve günlük
hayata geçirilmesi gerektiğini, ancak son birkaç yıl
içerisinde fark edebilmiştir.
Bilim otoritesi olarak kabul edilen pek çok yayın organı
da doğadaki üstün yapıların içerdiği tasarımların insanlara
yol göstermesi açısından çok büyük bir kaynak olduğunu
kabul etmektedir. Örneğin Nature dergisi bu gerçeği
şöyle ifade eder:
Doğadaki mekanizmalar üzerinde yapılan
çalışmalar göstermektedir ki, filden proteine kadar
pek çok yapı, tasarımcılar ve mühendisler için zengin
bir fikir havuzu oluşturmaktadır. Üstelik bu havuzun
derinliğini artırma potansiyeli de çok yüksektir.5
Şüphesiz bu kaynağı doğru yönde kullanmak
ve teknolojiye geçirmek, insanoğlunu çok hızlı bir gelişim
sürecine sokacaktır. Biyomimetik dalında uzman olarak
gösterilen Janine M. Benyus da, doğayı taklit ettiğimiz
takdirde yiyecek ve enerji üretimi, bilgi depolama,
sağlık gibi birçok alanda kendimizi rahatlıkla geliştirebileceğimizi
belirtmiştir. Janine Benyus, yapraklardan esinlenilerek
yapılan ve Güneş Sistemi ile çalışan mekanizmaları,
hücreler gibi sinyal veren bilgisayarların üretimini,
sedeften taklit edilerek yapılan kırılmaya dayanıklı
seramikleri bu gelişime örnek olarak vermiştir.6
Görüldüğü gibi, biyomimetik devrimi günlük hayatımızı
ve yaşamımızı derinden etkileyecek, insanların daha
rahat ve konforlu yaşamasını sağlayacaktır.
Bugün görmekteyiz ki gelişen teknoloji yaratılış mucizelerini
tek tek keşfetmekte ve "biyomimetik" biliminde olduğu
gibi canlılardaki olağanüstü tasarımları örnek alarak
insanlığa hizmet etmektedir. Bu konuların ele alındığı
pek çok bilimsel makaleden birkaç tanesinin başlıklarını
şöyle sıralayabiliriz:
- Yaşamın Muhteşem Tasarımlarından
Örnek Almak7
- Biyomimetik Daha İyi Bir Dünya
Vaad Ediyor8
- Bilim Doğayı Taklit Ediyor9
- Doğadaki Tasarımlardan Öğrenmek10
- Hayatın Tasarımdaki Dersleri11
- Biyomimikri: Gözümüzün Önünde
Gizlenen Sırlar12
- Biyomimikri: Doğanın İlham Verdiği
Buluşlar13
- Biyomimikri: Bizi Çevreleyen
Üstün Yetenek14
- Biyomimetik: Doğadan İyi Dizaynlar
Çıkarmak15
- Biyomimetik: Doğadaki Tasarımlardan
Malzemeler Meydana Getirmek16
- Mühendisler Tasarım için Doğadan
Örnek Alıyorlar17
Bu makaleler okunduğunda da görülmektedir ki, bilimsel
araştırmaların sonuçları Allah'ın varlığının delillerini
tekrar tekrar göstermektedir.
|