|
Doğadaki Vites
Kutuları ve Jet Motorları
Motorlu taşıtlara ilgi duyan hemen herkes bu araçların
hareket etmesinde vites kutularının ve tepkili motorların
ne kadar önemli bir yer tuttuğunu bilir. Fakat pek az
kişi, doğada, bizim kullandıklarımızdan çok daha iyi
tasarıma sahip vites kutularının ve jet motorlarının
olduğundan haberdardır.
Vites kutusu, bir aracın hızı değiştiğinde
motorun en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Doğadaki
vites kutuları da otomobillerdekine benzer bir prensiple
çalışır. Örneğin sinekler, normal bir uçuş sırasında,
havada üç aşamalı hız sağlayan doğal bir vites kutusu
kullanırlar. Bir sinek bu sistem sayesinde kanatlarını
istediği hızda çırparak aniden hızlanabilir veya yavaşlayabilir.54
Otomobillerde motordan elde edilen gücü tekerleklere
aktarmak için çok sayıda dişli kullanılır. Düzgün bir
sürüş, ancak dişliler kademe kademe kullanıldığı takdirde
elde edilebilir. Arabalardaki oldukça ağır ve fazlaca
yer kaplayan bu dişlilerin yerine, sineklerde sadece
birkaç milimetrekareye sığan bir mekanizma vardır. Çok
daha kullanışlı bu mekanizma sayesinde sinekler kanatlarını
rahatlıkla çırpabilirler.
Mürekkep balığı, ahtapot ve Nautilus,
suda hareket ederken tepkili motorlardaki gibi bir itiş
gücü kullanırlar. Bu sistemin ne kadar etkili olduğunun
anlaşılması için, bilim literatüründeki adı Loligo Vulgaris
olan kalamarın suyun içindeki hızının saatte 30 kilometreyi
aştığını söylememiz yeterli olacaktır.56
|
|
Bir istiridye,
deniz yıldızı tarafından tehdit
edildiğinde kabuğunun iki yakasını
aniden kapatır. Böylece bir miktar
suyu jet hareketi oluşturacak şekilde
dışarı atar ve bedenini ileri fırlatmış
olur.

Bilimsel adı Ecballium
elaterium olan acı kavun bitkisi,
tohumlarını meyvelerindeki şiddetli
bir patlama ile etrafa dağıtır.
Bu patlama jet tipi bir hareketle
gerçekleştirilir. Sapından kurtulup
düştüğünde meyvenin içindeki basınç
dengesi bozulur ve meyvenin içindeki
tohumlar yapışkan bir sıvı ile dışarı
fışkırtılır. Bitkideki bu düzen,
bir mermiyi namlusundan saniyede
1.000 metre hızla fırlatan tabancanınkine
benzer.57
|
|
|
Bu konudaki en benzersiz örneklerden biri olan Nautilus,
ahtapot benzeri bir deniz canlısıdır ve jet motoru ile
çalışan bir gemi gibidir. Başının altındaki bir tüp
ile suyu içeri alır ve sonra da geri püskürtür. Böylece
oluşturduğu akım bir yöne doğru hareket ederken Nautilus
da diğer yöne doğru hareket eder.
Bu canlıların bilim adamlarını imrendiren bir diğer
özellikleri de, sahip oldukları doğal tepkimeli motorların,
denizin derinliklerindeki son derece güçlü basınçlardan
etkilenmemesidir. Ayrıca hareketi sağlayan sistemleri
hem sessiz hem de oldukça hafiftir. Nitekim Nautilusun
yaratılışındaki bu üstünlük, denizaltılar için model oluşturmuştur.
Deniz Altındaki 100 Milyon Yıllık
Üstün Teknoloji
Denizaltılarda bulunan dalış tankları suyla dolunca
gemi sudan daha ağır hale gelir ve dibe dalar. Eğer
tanktaki su, basınçlı hava ile boşaltılırsa denizaltı
tekrar su yüzüne çıkar. Nautilus da hareket ederken
aynı yöntemi kullanır. Nautilusun vücudunda 19 cm. çapında,
salyangoz kabuğu biçiminde spiral bir organ vardır.
Bu organda birbiriyle bağlantılı 28 tane "dalış hücresi"
bulunur. Ancak bu, suyun boşaltılması için yeterli değildir;
takviye olarak basınçlı havaya da ihtiyaç vardır. Peki
ama Nautilus suyu boşaltmak için gerekli basınçlı havayı
nereden bulur?
|

Denizaltılar su yüzeyine çıkmak ya da dibe dalmak
için özel bölmeler kullanırlar. Bu bölmeler Nautilus'taki
bölmelerle aynı işi görür. Bölmeler hava ile dolu
olduğunda denizaltı su yüzeyinde durur. Bölmedeki
hava su ile değiştiğinde denizaltı dibe batar.
Uygun miktarda suyun bölmelere basılması ya da
boşaltılması sağlanarak denizaltının su altındaki
seyri ayarlanır.
|
Nautilusun vücudunda biyokimyasal yolla özel bir gaz
üretilir ve bu gaz, kan dolaşımı ile hücrelere aktarılarak
hücrelerden suyun çıkması sağlanır. Bu sayede Nautilus
avlanırken ya da düşmanlarından kaçmak istediğinde daha
derine inebilir veya yüzeye çıkabilir.
Bir denizaltı sadece 400 m. dibe
dalabilirken Nautilus için 450 m. derinliğe dalmak son
derece kolaydır.58
Bu, pek çok canlı için oldukça tehlikeli bir derinliktir.
Ancak buna rağmen Nautilus bu durumdan hiç etkilenmez,
kabuğu basınçtan parçalanmaz ya da vücudunda herhangi
bir zararlı etki görülmez.
Burada dikkat edilmesi gereken çok önemli bir nokta
daha vardır. Nautilus, yaratıldığı ilk günden beri bu
sisteme sahiptir. Peki, 450 metre derinlikteki basınca
dayanıklı bu özel kabuk yapısını Nautilusun kendisi
tasarlamış olabilir mi? Ya da vücudundaki suyu boşaltmak
için basınçlı hava elde edebileceği gazı kendisi bulmuş
olabilir mi? Şüphesiz Nautilusun ne kendi kendine gaz
üretecek bir kimyasal tepkimeyi bilmesi, ne de bu tepkimeyi
gerçekleştirecek yapıyı kendi vücudunda kurması ya da
suyun basıncından dolayı üzerinde oluşan tonlarca yüke
dayanacak bir kabuk tasarımı yapması kesinlikle mümkün
değildir.
Bu, herşeyi örneksiz yaratan
Allah'ın eseridir. Kuran'da Allah'ın Bedi (örnek edinmeksizin
yaratan) sıfatı şöyle haber verilir:
"Gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin
yaratandır…" (Enam Suresi, 101)
|