|
DEVE
Besin deposu hörgüç
 Bir
yağ yığıntısı şeklindeki hörgüç, Hecin devesinin
kıtlık anında periyodik olarak beslenmesini sağlar.
Hayvan bu sayede 3 hafta su içmeden yaşayabilir.
Bu sırada vücut ağırlığının %33'-ünü kaybeder.
Aynı koşullar altında insan, vücut ağırlığının
%8'ini kaybeder ve 36 saat içinde vücut suyunu
tamamen yitirerek ölür. |

Isıya karşı yalıtkan kürk
Bu kürk, hayvanın vücudunu sıcağa ve soğuğa
karşı koruyan, su kaybını azaltan kalın ve keçeleşmiş
tüylerden oluşmuştur. Hecin devesi gündüzleri
iç sıcaklığını 41 dereceye kadar çıkararak terlemeyi
geciktirir. Böylece su kaybını engellemiş olur.
Kalın kürkü sayesinde, Asya'nın, yazın (+) 50
dereceye varan sıcağına, kışın ise (-) 50 dereceye
kadar ulaşan soğuğuna dayanabilir. |
AÇLIK
VE SUSUZLUĞA OLAĞANÜSTÜ DAYANMA YETENEĞİ: Deve,
50°C sıcaklıkta 8 gün aç-susuz kalabilir. Bu süre içinde
toplam ağırlığının %22'sini kaybeder. İnsan, vücudunda
bulunan suyun %12'sini kaybettiğinde ölürken, deve,
vücudundaki suyun %40'ını kaybettiği halde ölmez. Devenin
susuzluğa dayanıklılığının diğer bir sebebi de, gündüz
vücut ısısını 41°C'ye kadar çıkartan bir mekanizmaya
sahip olmasıdır. Bu sayede gündüz aşırı çöl sıcağında
su kaybını minimum seviyede tutabilmektedir. Soğuk çöl
gecelerinde ise vücut ısısını 30°C'ye kadar düşürebilmektedir.
MÜKEMMEL SU KULLANIM ÜNİTESİ:
Develer, 10 dakikada ağırlıklarının üçte biri oranında su
içerler. Bu miktar kimi zaman 130 litreyi bulabilmektedir.
Bunun yanı sıra deve, insana oranla 100 kat daha geniş alanı
kaplayan bir burun mukozasına sahiptir. Hayvan, çok büyük
ve kıvrımlı burun mukozası sayesinde, havadaki nemin %66'sını
tutabilmektedir.
"Bakmıyorlar mı o deveye; nasıl yaratıldı? Göğe, nasıl yükseltildi? Dağlara; nasıl oturtulup-kuruldu? Yere; nasıl yayılıp-döşendi? Artık sen, öğüt verip -hatırlat. Sen, yalnızca öğüt verici bir hatırlatıcısın."
(Gaşiye Suresi, 17-21)
|
BESİNLERDEN
VE SUDAN MAKSİMUM İSTİFADE:Hayvanların çoğu
böbreklerinde biriken üre kana karıştığı anda zehirlenerek
ölürler.
Oysa deve, vücudunda oluşan üreyi defalarca
karaciğerinden geçirerek, sudan ve besinlerden maksimum
derecede istifade edebilmektedir.
Devenin kan ve hücre yapısı da, çöl şartlarında uzun
süre susuz yaşayabilmesini sağlayabilecek şekildedir.
Hücre duvarları, hücrelerinin fazla su kaybetmesini
engelleyecek bir yapıdadır. Kan yapısı ise, devenin
vücudunda su minimuma indiğinde bile kan akışında bir
ağırlaşmaya olanak vermeyecek biçimdedir. Ayrıca kanında,
susuzluğa dayanıklılığı artıran albümin enzimi, diğer
canlılardan daha fazla miktarda bulunmaktadır.
Devenin bir başka destekleyicisi de hörgücüdür. Hörgüçlerde
vücut ağırlığının beşte biri kadar yağ depo edilmiştir.
Devede yağın tek bir noktada toplanması, vücudun -yağa
bağlı olarak- her yerinde yoğun oranda su atılmasını
engeller. Bu da devenin suyu minimum oranda kullanmasına
sebep olur.
Bir hörgüçlü deve, normalde günde 30-50 kilo besin
alabilirken, zor şartlarda günde sadece 2 kg kuru otla
bir ay boyunca yaşayabilmektedir. Devenin ağız ve dudak
yapısı, ayakkabı köselesini delecek kadar sivri dikenleri
bile rahatlıkla yiyebileceği şekildedir. Dört yüzlü
midesi ve sindirim sistemi ise önüne çıkan herşeyi öğütebilecek
kadar güçlüdür. Normalde yiyecek sınıfına girmeyen kauçuk
gibi maddelerden bile istifade etmesini bilir. Kurak
ortamlarda bu özelliğin ne kadar değerli olduğu açıktır.
"Allah'ın göklerde ve yerde yarattığı şeylerde korkup-sakınan bir topluluk için elbette ayetler vardır."
(Yunus Suresi, 6)
Tüm varlıkların sahip oldukları özelliklerle kendilerini Yaratan Rabbimiz'in sonsuz gücünü ve ilmini gösterdiklerine hiçbir kuşku yoktur. Allah, Kuran'daki birçok ayette bu gerçeği bildirmekte, Allah'ın her yarattığının bir ayet, yani 'bir delil ve ibret' olduğuna sürekli dikkat çekmektedir.
Gaşiye Suresi'nin 17. ayetinde de üzerinde dikkatle düşünülmesi ve ibret alınması gereken bir hayvandan, "deve"den bahsedilmektedir.
Bu bölümde, Allah'ın Kuran'da "bakmıyorlar mı o deveye nasıl yaratıldı" ifadesiyle dikkat çektiği bu canlıyı inceleyeceğiz.
Deveyi "özel bir canlı" yapan, en ağır şartlardan bile etkilenmeyen vücut yapısıdır. Bu öyle bir vücuttur ki açlık ve susuzluğa günlerce dayanır, günler boyu, sırtında yüzlerce kilo ağırlıkla yol katedebilir.
Devenin, ayrıntısını ilerleyen sayfalarda göreceğiniz özellikleri, onun, kurak ortamlar için özel bir yaratılışla var edildiğini ve insanın hizmetine verildiğini göstermektedir. Ve bu da düşünen insanlar için açık bir yaratılış delilidir. |
HORTUMLARA
VE FIRTINALARA KARŞI ÖNLEM: Devenin gözleri iki
kat kirpiklidir. Kirpikler, kapan gibi içiçe geçerek,
gözü şiddetli kum fırtınalarına karşı tam bir korumaya
alırlar. Develer ayrıca burun deliklerini de kum girmesini
engellemek için kapatabilirler.
KAVURUCU SICAĞA VE DONDURUCU
SOĞUĞA KARŞI ÖNLEM: Bütün vücudunu kaplayan sık
tüyler çölün yakıcı güneşinin hayvanın derisine ulaşmasına
engel olurlar. Bunlar aynı zamanda soğukta da hayvanın
ısınmasını sağlarlar. Çöl develeri 70°C'lik sıcaklıktan
etkilenmezken, çift hörgüçlü develer sıfırın altında
52 derecelik soğuklarda yaşayabilmektedir. Bu tip develer,
4.000 metrelik yüksek yaylalarda bile hayatlarını sürdürebilmektedirler.
KIZGIN KUMLAR İÇİN ÖNLEM:
Bacaklarına oranla son derece büyük olan ayakları da özel
olarak "dizayn" edilmiş, hayvan kuma batmadan yürüyebilsin
diye genişletilip yayılmıştır. Ayak tabanlarındaki özel kalın
deri ise kızgın çöl kumlarına karşı alınmış bir tedbirdir.
KAYNAKLAR:
 |
| Hecin develeri, Orta Asya'nın yüksek yaylalarında -52 derecelik soğuğa karşı dayanabilmektedir. |
The Camel, Hilde Gauthier-Pilters & Anne Innis Dag,
The University of Chicago Press, 1981... Ça m'intéresse,
Aralık 1992...Science Illustrée Temmuz 1993, Il grande
libro
degli animali e lambiente, Paolo Schmidt di Friedberg,
Vallarddi Industrie Grafiche, Lainate-Italia, 1975.
Tüm
bu bilgilerin ışığında düşünelim: Deve, kendi vücudunu
çöl ortamına göre kendisi mi ayarlamıştır? Burun mukozasını
kendisi oluşturup, tepesindeki hörgücü o mu meydana
getirmiştir? Ya da hortum ve fırtınalara karşı göz ve
burun yapısını kendisi mi tasarlamıştır? Kan ve hücre
yapısını, devenin kendisi mi 'su harcamama esası' üzerine
düzenlemiştir?Vücudundaki tüylerin dokusunu o mu seçmiştir?
O mu kendisini "çöl gemisi"ne dönüştürmüştür?
Deve -canlıların tümünde olduğu gibi- elbette ki bunları
yapamaz. "Bakmıyorlar mı o deveye, nasıl yaratıldı?"
ayeti, gerçekten de bu olağanüstü hayvanın varoluşunu
en iyi biçimde açıklamaktadır.
Deve de, diğer bütün
varlıklar gibi yaratılmış, özelliklerle bezenmiş ve
Allah'ın yaratmadaki üstünlüğünün bir işareti olarak
yeryüzüne yerleştirilmiştir.
Deve, bu tür üstün fiziksel özelliklerle yaratılırken,
insana hizmetle görevlendirilmiştir. İnsan ise, tüm
varlık aleminin içindeki buna benzer yaratılış mucizelerini
görmek ve tüm varlıkların yaratıcısı olan Allah'ı bilip-tanımakla...
Görmüyor musunuz ki, şüphesiz Allah,
göklerde ve yerde olanları emrinize amade kılmış, açık
ve gizli sizin üzerinizdeki nimetlerini genişletip-tamamlamıştır.
(Buna rağmen) İnsanlardan öyleleri vardır ki, hiçbir
ilme dayanmadan, bir yol gösterici ve aydınlatıcı bir
kitap olmadan Allah hakkında mücadele edip durur. (Lokman
Suresi, 20) |