|
GİRİŞ
İnsanlar doğadaki canlıların yaptıkları bazı işlemler
hakkında ancak deney, gözlem ya da araştırma yaparak
bilgi sahibi olabilirler. Bunu örnekler vererek görebiliriz:
Su altında yaşayan nilüferlerin güneşe ulaşarak fotosentez
yapabilmesi için nasıl bir sisteme gerek duyacağını
öğrenmenin bizim için tek yöntemi, o bitkinin gelişimini
izlemek ve genel yapısı üzerinde incelemeler yapmaktır.
Savunma mekanizması olarak vücudunda iki ayrı patlayıcı
kimyasal madde bulunan bombardıman böceğinin, nasıl
olup da havaya uçmadığı sorusunun cevabı ise ancak yine
araştırmalar sonucunda elde edilecek bir bilgidir.
Zifiri karanlıkta bir yarasanın avını hiç zorlanmadan
ilk seferde nasıl yakaladığı, hangi sistemi kullanarak
bunu başardığı sorusu ise yine gözleme ve araştırmalara
dayalı olarak cevaplanabilir.
Bunlar gibi her canlının üremesi, beslenmesi, barınması
ve korunması gibi konularda verilebilecek binlerce örnek
vardır. Ancak bu örnekler arasında, üzerinde mutlaka
durup, düşünülmesi gereken çok önemli bir ortak nokta
bulunmaktadır. İnsanların araştırma, inceleme sonucu
elde ettikleri, bilgiye dayalı olan tüm bu işlemleri
söz konusu canlılar var oldukları ilk günden beri milyonlarca
yıldır, üstelik de kusursuz bir şekilde yapmaktadırlar.
İşte bu noktada düşünen ve aklını kullanmayı bilen insanın
aklına çeşitli sorular gelir: Canlılardaki benzersiz
çeşitliliğin kaynağı nedir? Tümü bir bilincin ve aklın
delili olan bu sistemler nasıl ortaya çıkmıştır? Bu
bilinç, hayvanların ve bitkilerin kendilerine mi aittir?
Elbette ki böyle birbirine bağlı mekanizmaları oluşturanlar,
bu canlıların kendileri değildir; karar veren ve bu
kararı uygulayanlar da bu canlılar değildir. Her detayında
üstün bir bilgi bulunan canlılardaki tasarımlar, rastlantılarla
da açıklanamaz. Çünkü bu kusursuz sistemlerin kendi
kendine oluşması asla mümkün değildir.
Yeryüzündeki tüm canlılara ihtiyaçları olan özellikleri
veren, onlara neler yapmaları gerektiğini ilham eden
kısacası onları yaratan, üstün bir akıl ve ilim sahibi
bir Yaratıcı vardır. Sayısız delilini gördüğümüz bu
benzersiz aklın ve sınırsız ilmin sahibi hiç kuşkusuz
tüm alemlerin Rabbi olan Allah'tır.
Allah bir ayetinde şöyle emretmektedir:
Yaratan, hiç yaratmayan gibi midir?
Artık ö-ğüt alıp düşünmez misiniz? (Nahl Suresi, 17)
Bu kitapta, Allah'ın emri gereği üzerinde dikkatle
düşünülmesi için O'nun göklerde ve yerde yarattığı milyonlarca
delilden bazı örnekler verilmiştir.
|