|
GİRİŞ
 |
ALLAH, YERYÜZÜNÜ
SİZİN İÇİN BİR KARAR, GÖKYÜZÜNÜ BİR BİNA
KILDI; SİZİ SURETLENDİRDİ, SURETİNİZİ DE
EN GÜZEL (BİR BİÇİM VE İNCELİKTE) KILDI
VE SİZE GÜZEL-TEMİZ ŞEYLERDEN RIZIK VERDİ.
İŞTE SİZİN RABBİNİZ ALLAH BUDUR. ALEMLERİN
RABBİ ALLAH NE YÜCEDİR.
(MÜMİN SURESİ, 64) |
|
İnsan bedeni, yeryüzündeki en kompleks makinadır.
Hayatımız
boyunca bu bedenle görür, işitir, nefes alır, yürür,
koşar ve zevk alırız. Bedenimiz kemikleri, kasları,
damarları, iç organları ile mükemmel bir düzen ve tasarıma
sahiptir. Bu tasarımın detayına inildiğinde ise daha
da şaşırtıcı gerçeklerle karşılaşılır. Birbirinden
farklı
gibi görünen vücut parçalarının tamamı aynı malzemelerden
oluşmaktadır. Hücrelerden….
Vücudumuzdaki herşey milimetrenin binde biri büyüklüğündeki
hücrelerden oluşur. Bu hücrelerin kimi biraraya gelerek
kemikleri, kimi sinirleri, kimi karaciğeri, kimi midemizin
iç yapısını, kimi derimizi, kimi ise gözümüzün kornea
tabakasını oluşturur. Hücreler vücudun hangi parçasını
oluşturuyorlarsa bu bölgede ihtiyaç duyulan boyuta ve
şekle sahip olurlar.
Bu kadar farklı görevler üstlenmiş olan hücreler nasıl
ve ne zaman meydana gelmişlerdir?
İşte bu soruya verilecek cevap, bizi her anı mucizelerle
dolu olan bir olaya götürecektir. Bugün sizin bedeninizi
oluşturan yaklaşık 100 trilyon hücrenin tamamı, tek
bir hücreden çoğalarak meydana gelmişlerdir. Şu an sahip
olduğunuz hücrelerle aynı yapıya sahip olan bu tek hücre
de, annenizin yumurta hücresi ile babanızın sperm hücresinin
birleşimiyle ortaya çıkmıştır.
Allah, Kuran'da insanlara, kimi zaman göklerdeki ve
yerdeki, kimi zaman da canlılardaki yaratılış mucizelerini,
Kendi varlığının delilleri olarak örnek gösterir. Bu
delillerin en önemlilerinden biri de, sözünü ettiğimiz
konu, bir diğer ifadeyle insanın kendi yaratılışındaki
mucizelerdir.
Birçok ayette insanın, ibret almak için, bizzat kendi
yaratılışına dönüp bakması öğütlenir. İnsanın nasıl
var olduğu, var olurken hangi aşamalardan geçtiği detaylı
olarak tarif edilir. Vakıa Suresi'ndeki ayetlerde, insanın
yaratılışı şöyle anlatılmaktadır:
Sizleri Biz yarattık, yine de tasdik
etmeyecek misiniz? Şimdi (rahimlere) dökmekte olduğunuz
meniyi gördünüz mü? Onu sizler mi yaratıyorsunuz, yoksa
Yaratıcı Biz miyiz? (Vakıa Suresi, 57-59)
İnsan bedenini oluşturan 60-70 kiloluk et ve kemik
kütlesinin özü başlangıçta bir damla suda toplanmıştır.
Akıl sahibi, duyan, gören, işiten ve vücut yapısı olarak
oldukça kompleks bir yapıda olan insanın bir damla
sudan meydana gelmesi şüphesiz ki olağanüstü bir gelişimin
sonucudur. Bu gelişim ise, elbette başıboş bir sürecin,
rastgele oluşan tesadüflerin sonucunda gerçekleşemez.
İnsanın oluşumundaki bütün aşamalar, Allah’ın benzersiz
yaratışıyla var olmuştur.
Bu kitapta yeryüzünde her insan ile birlikte hiç durmaksızın
yaşanan "insanın yaratılış mucizesi"nin detayları anlatılmaktadır.
Şunu belirtmek gerekir ki, bu kitapta anlatılan olaylar,
insanın yaratılışındaki detayların yalnızca bir bölümüdür.
Öyleki bu kitapta anlatıldığı kadarı bile, insana, Yaratıcısı'nın
sonsuz kudretini, tüm evreni sarıp kuşatan sınırsız
ilmini ve aklını bir kez daha göstermektedir. Ve Yüce
Allah'ın, "yaratıcıların en güzeli" olduğunu tüm insanlara
tekrar hatırlatmaktadır:
Andolsun, Biz insanı, süzme bir çamurdan yarattık.
Sonra onu bir su damlası olarak, savunması sağlam bir
karar yerine yerleştirdik.
Sonra o su damlasını bir alak (embriyo) olarak yarattık;
ardından o alak'ı (hücre topluluğu) bir çiğnem et parçası
olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et parçasını kemik
olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik;
sonra bir başka yaratışla onu inşa ettik. Yaratıcıların
en güzeli olan Allah, ne yücedir.
(Müminun Suresi, 12-14) |