|
Renk Veren Moleküller Pigmentler
Daha önceki bölümlerde maddelerde bulunan pigment moleküllerinin
farklı atom özellikleri nedeniyle ışıkları farklı şekillerde
yansıttıklarından ve bu sayede renk tonlarının ortaya
çıktığından bahsetmiştik. Etrafınıza yine şöyle bir
bakın. Gözünüzün gördüğü alanda ne kadar çok farklı
renk varsa, bu o kadar farklı sayıda pigmentin varlığını
gösterir. Çünkü çevremizde gördüğümüz her şeyin rengi,
maddelerin yapısında bulunan pigmentlere bağlıdır. Bitkilerin
yeşil rengi, derinizin rengi, gözünüzün rengi, hayvanların
rengi kısacası tüm renkler hep pigmentlerin yapısal
özelliğinden kaynaklanır.
PİGMENT NEDİR?
Pigmentler hem gözümüzde hem de nesnelerin genellikle
dış yüzeylerinde bulunarak renklerin oluşmasını sağlayan
özel moleküllerdir. Pigment moleküllerinin harekete
geçmesi için belirli bir enerji gereklidir. Elbette
ki renklerin oluşmasındaki diğer tüm aşamalarda olduğu
gibi, pigmentlerle ışık arasında da yine kusursuz bir
uyum vardır. Çünkü yeryüzüne ulaşan "görünür ışık",
canlılarda renk molekülü olarak bilinen "pigment"
molekülleri için özel olarak tasarlanmıştır.
Bundan başka insan gözü de buna uygun bir yapıya sahiptir.
Gözümüzün retinasında bulunan koni hücrelerinin de üç
ana rengi, yani kırmızı, yeşil ve maviyi algılamasının
nedeni de içlerinde bulunan özel pigment molekülleridir.
Bu pigmentlerin renkli bir dünya görmemiz için gerçekleştirdikleri
en hayati işlem kendilerine gelen ışığın "renk"
enerjisini elektrik sinyaline çevirmeleridir. Yani renk
diye bildiğimiz her şey aslında bu pigmentlerin kendilerine
gelen ışığın dalga boyunu elektrik sinyali olarak beyne
iletmeleridir. 10
Görünür ışığın sahip olduğu enerji düzeyi, canlıların
derilerinde, derilerini kaplayan pullarında, tüylerinde
veya kürklerinde bulunan pigment moleküllerini harekete
geçirmek için gereken enerji düzeyine eşittir. Görünür
ışığın aralığı içinde olan ve belirli renklere karşılık
gelen dalga boyları bu pigmentleri harekete geçirerek
canlıların renklerini oluştururlar.
11
Çiçeklerin yapraklarındaki
renk çeşitliliğinin nedeni, yapılarında bulunan
pigment moleküllerinin ışığa karşı verdikleri tepkidir. |
Görüldüğü gibi canlıların hem görme merkezlerinde hem
de vücutlarında bulunan pigmentler, işleyen diğer vücut
sistemleriyle birlikte tam bir uyum halindedirler. Bir
canlının görme merkezinde özel bir pigment molekülünün
bulunmaması veya gerektiğinden az bulunması onun çevresindeki
renkleri ayırt edememesine neden olur.
Burada üzerinde durulması gereken nokta bu özel moleküllerin
canlıların derilerinde nasıl oluştuğu sorusunun cevabıdır.
Bu sorunun cevabını da yine sorular sorarak verebiliriz.
Canlılar yeryüzüne ulaşan özel ışık tayfının özelliklerini
bilip ona göre özel pigment molekülleri seçerek mi bu
renklere sahip olmuşlardır? Elbette böyle bir tesadüfün
gerçekleşmesi ihtimali sıfırdır. Bu özel moleküller
canlıların derilerine bilinçli bir tasarımla yerleştirilmiştir.
Açıktır ki ne canlıların böyle bir işlemi kendi iradeleriyle
gerçekleştirmeleri, ne de kontrolsüz tesadüflerin böyle
bir oluşum meydana getirmesi mümkün değildir. Çünkü
söz konusu uyum ancak her şeyi kontrol altında tutan
bir İrade'nin yaratmasıyla gerçekleşebilecek bir uyumdur.
Allah her canlıyı kendine has çok detaylı özelliklere
sahip olarak yaratmıştır. Canlı cansız her nesne kendi
özelliğine uygun pigmentlere sahiptir. Pigmentler ışığı
kendi moleküler yapılarına göre seçici bir şekilde emerler.
Her pigment ışığa karşı aynı tepkiyi vermez. Bundan
dolayı da aynı kimyasal reaksiyonu gerçekleştirmez ve
aynı rengi oluşturmaz.
Örnek olarak bitkilerin yeşil görünmelerine neden olan pigment moleküllerini yani klorofilleri verebiliriz. Bu pigmentler Güneş'ten gelen belirli dalga boylarını emer ve yeşil rengi veren dalga boyundaki ışığı yansıtırlar. Aynı zamanda güneş ışığından aldıkları enerji, bitkilerin tüm canlıların besin kaynağı olan karbonhidratları üretmelerini sağlar.12 Farklı pigment molekülleri de kendi moleküler özelliklerine göre belirli dalga boylarındaki renkleri yansıtırlar ve farklı kimyasal reaksiyonlar meydana getirirler.
Doğada oldukça fazla pigment çeşidi vardır. Pigment moleküllerinin canlılık için özel olarak tasarlanmış olduğunu görmek için sadece birkaç tane örnek vermek yeterli olacaktır.
Doğada oldukça fazla pigment çeşidi vardır. Pigment
moleküllerinin canlılık için özel olarak tasarlanmış
olduğunu görmek için sadece birkaç tane örnek vermek
yeterli olacaktır.
Pigment Çeşitlerinden Örnekler:
Koruyucu Renk Kaynağı Melanin
Canlı gözleri gerçekte ışığa karşı son derece hassastır
ve olumsuz yönde çok kolay etkilenebilir. Ama biz gözlerimizde
Allah tarafından özel olarak yaratılmış olan destek
sistemler sayesinde güven içinde güneşe bakabiliriz,
etrafımızı rahatlıkla görebiliriz. Bu destek sistemlerden
bir tanesi de gözlerde bulunan pigment molekülleridir.
|
Bitkilerde bulunan klorofil pigmenti diğerlerine
baskın gelir. Bu yüzden bitkiler yeşil görünürler.
 
|
.Bilindiği gibi canlı gözlerinin renkleri çeşitlilik gösterir. Bu rengi sağlayanlar da yine pigmentlerdir. Melanin, gözün içinde bulunan ve göze rengini veren pigment maddelerinden bir tanesidir. Saçınıza ve cildinize rengini veren madde de melanindir. Ancak melaninin görevi sadece renk verici bir madde olması değildir. Araştırmacılar gözde bulunan melanin maddesinin hem gözün zararlı ışınlardan korunmasında kullanıldığını, hem de görüş gücünün artırılmasını sağladığını ortaya çıkarmışlardır. Doğada ışığın oluşturacağı zararlı etkilere karşı en doğal çözüm olan melanin maddesi, özellikle yüksek enerjili ışıkları, düşük enerjili ışıktan daha kuvvetli bir şekilde emer. Yani maviden çok mor ötesini, yeşilden çok maviyi emer. 13 Bu yolla melanin gözün lensini zararlı mor ötesi ışınlara karşı korumuş olur. Retinanın dokusuna zarar verme özelliği olan renkleri belli oranlarda filtreleyerek retinanın en ideal seviyede korunmasını sağlar. Böylece sarı nokta hastalığı riskini azaltır. Göz melanini daha az olan kişilerde bu hastalık daha sık görülmektedir. Gözdeki melaninin %25'i 50'li yaşlarda kaybolur. Melaninin göz korumasında çok önemli bir görevi vardır.14 14
Bütün bunlardan da anlaşıldığı gibi melanin maddesinin
görevlerinin her biri, bize bu maddedeki özel tasarımı
göstermektedir.
Bu mükemmel maddenin nasıl ortaya çıktığı sorusuna
verilecek cevap kuşkusuz ki böyle kusursuz bir yapıya
sahip olan çok fonksiyonlu bu maddenin tesadüfen ortaya
çıkmasının imkansız olduğudur. Melanin maddesi, evrendeki
her şey gibi Allah tarafından insanlara fayda verecek
şekilde özel olarak yaratılmış bir maddedir.
CANLI RENKLERİN KAYNAĞI KAROTENOİDLER
|

Tukanların gagalarındaki
canlı renklerin kaynağı da pigment molekülleridir. |
Karotenoidler (ve lipokromlar) sarı, kırmızı ve portakal
rengini yansıtan ve bitkiler tarafından sentezlenen
pigment molekülleridir. Hayvanların bu pigmentten faydalanması
ise ancak bitkilerle beslenmeleri yolu ile gerçekleşir.
.
15 Karotenoidler (ve lipokromlar) sarı, kırmızı ve portakal rengini yansıtan ve bitkiler tarafından sentezlenen pigment molekülleridir. Hayvanların bu pigmentten faydalanması ise ancak bitkilerle beslenmeleri yolu ile gerçekleşir.
Zehirli süngerler, deniz laleleri, zehirli deniz hıyarları ve bazı yumuşakçalar bünyelerinde barındırdıkları karotenoid maddesinin bir sonucu olarak ya kısmen ya da tamamen sarı, kırmızı veya turuncu renklere sahiptirler. Bundan başka kelebeklerin kanatlarında ve kuşların gagalarındaki sarı kısımlarda da karotenoid maddesi mevcuttur. Bazı böceklerde özel bezler sarı ve kırmızı renk salgılar. Bu bileşikler genelde mat yeşildir hatta renksizdir, ama zehirli böceklerin kanında parlak sarı bir renge dönüşür. Bu renkler düşmanlara karşı bir uyarı niteliği taşımaktadır. Bundan başka karotenoidler, bazı böceklerin vücutlarında zehirli bileşiklere dönüşürler, böylece hem silah hem de uyarıcı olarak ikili bir görev yaparlar.15 Yüce Allah'ın yarattığı bu özel sistem sayesinde pek çok canlı yaşamını rahatlıkla sürdürür.
Buraya kadar doğada var olan pigment çeşitlerinden sadece birkaç tanesini inceledik. Bu incelemeler ışığında vardığımız sonuç pigmentlerin, bu pigmentleri oluşturan atomların, oluşan renklerin tümünde kendini gösteren düzenin varlığı oldu. Bu üstün düzenin sahibi tüm alemlerin Rabbi olan Allah, doğada yarattığı benzersiz renk sanatı ile bize Kendisi'ni tanıtmaktadır.ür.
Buraya kadar doğada var olan pigment çeşitlerinden
sadece birkaç tanesini inceledik. Bu incelemeler ışığında
vardığımız sonuç pigmentlerin, bu pigmentleri oluşturan
atomların, oluşan renklerin tümünde kendini gösteren
özel tasarımın varlığı oldu. Bu üstün tasarımın sahibi
tüm alemlerin Rabbi olan Allah, doğada yarattığı benzersiz
renk sanatı ile bize Kendisi'ni tanıtmaktadır.
Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı,
böylece onların kendisiyle akledebilecek kalpleri ve
işitebilecek kulakları oluversin? Çünkü doğrusu, gözler
kör olmaz, ancak sinelerdeki kalpler körelir. (Hac Suresi,
46) |