|
TÜM BUNLAR TESADÜF DEĞİL
GİRİŞ:
TESADÜF İDDİALARININ MANTIKSIZLIĞI
Lale kesiti |
Cayman adasındaki bir
sünger türünün kesiti |
Sabah kalktığınız andan itibaren karşılaştığınız şeyleri
şöyle bir düşünün... Başınızın altına koyduğunuz yastık,
üzerinize örttüğünüz battaniye, sizi uyandıran çalar
saat, kalkar kalmaz, temiz
hava girmesi için açtığınız pencere, dolapta asılı duran
kıyafetleriniz, her sabah kalktığınızda baktığınız ayna,
kahvaltıda kullandığınız çatalibıçak, dışarı çıkarken
yanınıza aldığınız şemsiye, bindiğiniz asansör, arabanızın
kapısını açmak üzere kullandığınız anahtar, yoldaki
trafik ışıkları, tabelalar, iş yerindeki masanızda duran
kağıt, kalem ve diğerleri...
Kuşkusuz tüm bunlar pek çok kişi tarafından üzerinde
düşünülerek, emek ve vakit harcanarak, belli bir amaç
gözetilerek karşınıza gelmiştir. Bu konuda hiçbir
şüpheniz yoktur. Ve hiç kimse bunların sabah kalktığınızda
tam olmaları gereken yerde, tesadüf eseri karşınıza
çıktığını da iddia etmeyecektir. Örneğin kimse anahtarınızın
tesadüf eseri tam arabanızın kapısını açacak şekilde
yontulmuş olduğunu ve cebinize de tesadüfen girdiğini
söylemeyecektir. Ya da yoldaki tabelaların tesadüf eseri
bulundukları yerlere yerleşip ve yine tesadüf eseri
saçılan boyalarla insanlar için bir anlam taşıyan yazıların
oluştuğunu iddia etmeyecektir. Aynı şekilde masanızda
duran ve şekillendirilmiş bir telden başka bir şey olmayan
ataçın bile oraya tesadüf eseri, tam kağıtları birarada
tutacak şekilde bükülüp konduğunu iddia eden kimse de
çıkmayacaktır. Çünkü bunların her biri, boyutları, şekilleri,
işlevleri ve daha pek çok detaylarıyla birer tasarım
örneğidir. Sizin rahatınız için, ihtiyacınızı karşılayacak
şekilde, bilgi kullanılarak bilinçli yöntemlerle üretilmişlerdir.
Ve her birinin çevrenizde bulunmasının özel bir sebebi,
belli bir amacı vardır.
Peki ya yolda yürürken gördüğünüz insanlar, yanından
geçtiğiniz ağaçlar, önünüze çıkan köpek, çatınızın saçaklarına
yuva kuran güvercin, masanızda duran çiçekler, yukarı
baktığınızda gördüğünüz gökyüzü? Sizce onların varlığının
sebebi tesadüfler olabilir mi?
Kuşkusuz böyle bir ihtimal üzerinde düşünmek bile son
derece akıldışıdır... Çünkü çevrenizi saran canlı ve cansız
tüm varlıklar, biraz önce saydığımız çevrenizdeki insan
yapımı eşyalarla kıyas edilemeyecek, tesadüflere asla
ihtimal bırakmayacak mükemmelliktedir. Bunların her
biri üstün bilgi ve akıl gerektiren bilinçli bir yaratılışın
örnekleridir. Tek bir ataçın, bir telin tesadüfen düzgünce
bükülmesiyle masasına gelmesini mantıksız bulan her
insan, insanların, kedilerin, kuşların, ağaçların ve
tüm evrenin de tesadüfen meydana gelmesinin bunlarla
kıyas edilemeyecek kadar imkansız olduğunu elbette ki
görebilir.
Ancak günümüzde, bu kadar açık bir gerçeği göremeyen,
daha doğrusu gördüğü halde görmezlikten gelen insanlar
bulunmaktadır. Bu kişiler, ağaçların, kuşların, bulutların,
evlerin, arabaların, sizin, yakınlarınızın, çevrenizde
gördüğünüz diğer insanların ve canlıicansız herşeyin,
kısacası içinde yaşadığınız kainatın kör tesadüflerin
eseri olduğunu iddia ederler.
(Solda) Sarkıt Kesiti,
(Ortada) Acıbakla yaprağına düşmüş yağmur damlası,
(Sağda) Denizyıldızı |
"Materyalist-Darwinist" olarak bilinen bu kimseler
tesadüfleri üstün bir akıl gibi sunan, art arda
meydana gelen milyonlarca tesadüfün toplamını
"yaratıcı bir güç" olarak gösteren batıl
bir fikrin savunucularıdır. Materyalist-Darwinistlere
göre tesadüfler, dünyadaki bütün insanların aklından
çok daha büyük bir akla sahiptirler. Yüz binlerce yıldır
gelip geçmiş ne kadar insan varsa, hepsinin beynini,
aklını, düşünme kabiliyetini, muhakeme
ve hafıza gücünü, fiziksel özelliklerini ve daha
yüzlerce binlerce özelliğini şekillendiren
gücün, "tesadüf" isimli bir "deha" olduğunu iddia
ederler.
Deniz kabukları |
Mercan kesiti |
Materyalist-Darwinistlere göre bu dehanın olağanüstü
olayları gerçekleştirmek için ihtiyacı
olan tek şey ise "zaman"dır. Bu çarpık
mantığa göre eğer tesadüfe zaman verilirse,
cansız ve şuursuz atom yığınlarını
insanlara, karıncalara, atlara, zürafalara, tavus
kuşlarına, kelebeklere, incire, zeytine, portakala,
şeftaliye, nara, karpuza, kavuna, domatese, muza,
laleye, menekşeye, çileğe, orkideye, güle
ve aklınıza gelenigelmeyen milyonlarca canlıya
çevirebilir. Üstelik bunların yanı sıra
gezegenleri, yıldızları, Güneş'i,
bunların dolaştığı yörüngeleri
meydana getirebilir. Ayrıca Darwinizm'e göre bütün
öğrenciler, bürokratlar, doktorlar, mimarlar, iş
adamları, mühendisler, bilim adamları da tesadüflerin
sabırlı çalışmaları sonucunda
biraz mineral, biraz su ve güneşin de desteğiyle
zaman içinde meydana gelmişlerdir. Ne ilginçtir
ki söz konusu batıl inancın temeli olan bu
tesadüf putu, aynı zamanda, kitaplarında,
konferanslarında, hararetli tartışmalarında
kendi "tesadüfi varoluşlarını" anlatan
materyalist-Darwinistleri de oluşturmuştur.
Işte bazı evrimci-materyalist bilim adamlarının
Latince kelimelerle, ağır ve anlaşılması
özellikle zorlaştırılmış bir
üslupla anlattıkları evrim teorisinin ve materyalist
felsefenin özündeki iddia budur.
"Kainattaki Kusursuzluk Tesadüf Değil" olarak
isimlendirdiğimiz bu kitapta, kendilerini tesadüf çıkmazının
içine sokarak, çevrelerindeki
yaratılış delillerini inkar edenlerin, kendilerini ve
içinde yaşadıkları evreni yaratan Allah'ın apaçık olan
varlığını kabul etmemek için ne tür bir mantık bozukluğu
içinde olduklarına hep beraber şahit olacağız.
Ancak konuya geçmeden önce şunu belirtmekte yarar vardır:
Materyalist-Darwinistlerin ibu kitapta inceleyeceğimizi
mantık bozuklukları ve çelişkileri, tarih boyunca yaşamış
olan tüm putperestler ve inkarcı toplumlarda rastlanan
bir kavrayış eksikliğidir. Geçmiş toplumlarda da insanlar
totemleri, elleri ile yonttukları heykelleri ilah olarak
kabul etmişler, taştan topraktan heykellerin yaratıcı
olabileceğine inanacak kadar şuurlarını yitirmişlerdir.
AKILLI TASARIM YANİ YARATILIŞ:
Allah'ın yaratmak için tasarım
yapmaya ihtiyacı yoktur.
Kitapta yer verilen "tasarım" ifadesinin de doğru anlaşılması oldukça önemlidir. Allah'ın kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz'in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah'ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir.
Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir.
Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
|