| GİRİŞ:
ELEKTRİĞE BAĞIMLI HAYATIMIZ
öyle
bir düşünelim, elektriksiz hayat nasıl olurdu? Böyle
bir durumda 15 katı asansörsüz çıkmanız, buzdolabında
sakladığınız yiyeceklerin bozulmaması için çözüm aramanız
gerekecekti. Haberleri televizyondan koltuğunuza yaslanarak
takip edemeyecek, mikrodalga fırında yemeğinizi ısıtamayacak,
müzik setinizden sevdiğiniz bir müziği dinleyemeyecek,
saçınızı kısa sürede kurutamayacak, klimanızla serinleyemeyecek,
bir düğmeye basarak odanızı aydınlatamayacak, bulaşık-çamaşır-kurutma
gibi; temizliğiniz için gerekli olan makineleri çalıştıramayacaktınız.
Geceleri eviniz güvensiz ve karanlık olacak, elektrikli
kalorifer, su ısıtıcısı, masa lambası, video ve bilgisayar
gibi hayatınızı kolaylaştıran, yaşamınıza hız katan
pek çok teknolojik aletten uzak bir yaşantınız olacaktı.
Şimdi de elektriksiz bir hayatı şehir çapında düşünelim:

Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini
yarattı. Emir, bunların arasında durmadan iner;
sizin gerçekten Allah'ın herşeye güç yetirdiğini
ve gerçekten Allah'ın ilmiyle herşeyi kuşattığını
bilmeniz, öğrenmeniz için.
(Talak Suresi, 12) |
Sağlık, trafik, ulaşım, haberleşme, güvenlik sistemleri,
iş yerleri, su dağıtımı, enerji üretimi, basın-yayın,
bakım-onarım çalışmaları, elektriğe bağımlı olarak işleyen
alanlardan ilk akla gelenlerdir.
2003 yazında ABD'de Detroit'ten New York'a kadar olan
bölgede yaşanan elektrik kesintisi, elektriğe ne kadar
bağımlı olduğumuzu gösteren çarpıcı örneklerden biri
oldu. Kesinti sadece kısa bir süre olmasına rağmen,
'Hayat felce uğradı' başlıklarıyla adeta felaket haberleri
verildi. Trafik sinyalleri, asansörler, metrolar, bilgisayarlar
çalışmaz hale geldi. Elektrik olmadan insanlar işe gidemediler,
alışveriş yapamadılar, birbirleri ile iletişim kuramadılar.
Kesilmesi durumunda hayatı durma noktasına getirebilen
elektrik, bizim için tüm bu saydıklarımızdan daha büyük
öneme sahiptir. Şehir içindeki sistemlerin işlemesi,
kurulu düzenin devam etmesi nasıl elektriğe bağımlı
ise, vücudumuzda da enerji üretimi, iletişim, güvenlik,
bakım-onarım gibi hemen hemen her türlü işlem için elektriğe
ihtiyaç duyulur. Kısacası elektrik, vücudumuz için hayati
bir öneme sahiptir. Çünkü vücudumuzdaki elektrik sistemi
olmadan canlılıktan söz etmemiz mümkün değildir ve vücudumuzdaki
elektrik ihtiyacı, bir şehrin ihtiyacından çok daha
vazgeçilmezdir.
Pek çok insan elektrikten faydalanırken, kendi bedeninin
de tıpkı içinde yaşadığı şehir gibi elektriksiz çalışmayacağını
bilmez ya da düşünmez. Oysa vücudumuz kusursuz bir elektrik
şebekesi ile donatılmıştır. İnsan vücuduna baktığımızda,
elektronik ile ilgili son derece karmaşık bilgileri
kapsayan, elektrik enerjisinden nasıl yararlanılacağını
bilen akıllı sistemler bulunduğunu görürüz. Nitekim
bilim adamları vücudumuzdaki elektrik sistemini tarif
ederken, günümüzde kullanılan elektrikli aletlerle ilgili
benzetmeler yaparlar, elektronikte kullanılan terimleri
kullanırlar: Piller, motorlar, pompalar, jeneratörler,
devreler, akım, direnç, voltaj, yalıtım, yük... Bu terimleri
kullanmadan sinir sistemini tarif etmeleri pek mümkün
değildir. Son yüzyıllarda keşfedilen teknolojik sistemlerin
işlemesi için gerekli olan prensiplerin, insan bedeninde
yaratılışından itibaren mevcut olması, Allah'ın vücudumuzu
saran üstün ilminin bir göstergesidir. Kitap boyunca
anlatacağımız detaylar da, bu ilmin kavrayabildiğimiz
örneklerinden sadece birkaçını oluşturmaktadır.
Akıllı Tasarım Yani Yaratılış
Allah'ın yaratmak için tasarım yapmaya ihtiyacı yoktur...
Kitap boyunca yer yer kullanılan 'tasarım' ifadesinin doğru anlaşılması önemlidir. Allah'ın kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, yerlerin ve göklerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir.
Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)
|