Kurbağadaki Şaşırtıcı
Metabolizma,
Yeni Tedavilere İlham Kaynağı Olabilecek
Yeşil
çizgili Avustralya kurbağasının şaşırtıcı metabolizması, hareketsizlik
sonucu kas ve kilo kaybına uğrayan insanları tedavide ve damızlık
çiftlik hayvanlarını geliştirmede yeni yöntemlere ilham kaynağı
oluyor.
Bu kurbağa, kurak yaz mevsiminde kendisini çamura
gömüyor ve bedeninde ürettiği mukozamsı bir koza içinde aylarca
hareketsiz kalıyor.
CSIRO Livestock Industries araştırma kuruluşundan
Dr. Nick Hudson, bilimsel adı Cyclorana alboguttata
olan kurbağanın yaz uykusu denebilecek bir süreçte (aestivation)
kaslarında hiçbir değişiklik yaşamadığını belirtiyor. Kurbağa,
yaz döneminde kendini çamura gömüp aylar boyunca hareketsiz
kalıyor.
Dr. Hudson kurbağanın ilham kaynağı olduğu çalışmalarının
amacını şöyle açıklıyor:
“Bu küçük hayvan çamurda birkaç ay boyunca
gömülü kalıyor ama gücünden veya kilosundan hiçbir şey kaybetmiyor.
Eğer kurbağanın bunu nasıl yapabildiğini anlayabilirsek,
belirli genlere odaklanarak veya yeni yöntemler geliştirerek
çiftlik hayvanlarında gelişim sırasında kas kütlesini artırabilir
veya kuraklığa bağlı beslenme yetersizliği durumlarında
kas kaybını sınırlandırabiliriz.“ (1)
Bu şekilde astronotların, yatalak hastaların
veya yaşlıların yaşadığı kas kaybını önlemeye yönelik tedaviler
de gündeme gelebilecek.
İnsanlar hareketsizliğe karşı dayanıklı değiller.
Diğer yandan, hareketsizliğe bağlı kas kaybı, insanlar için
çeşitli açılardan engeller oluşturuyor. Dr. Hudson bu durumu
şöyle ifade ediyor:
“Benzer bir hareketsizliğe zorlanan bir insan,
kas kuvvetinin yüzde 90’ını kaybedecektir. Bu hem yeryüzündeki
insanlar için bir sağlık yükü, hem de uzay araştırmalarına
bir engel.“
Dr. Hudson inekler ve Avustralya kurbağasında
gen ifadesini (genlerin gözlemlenebilen etkilerini) inceliyor.
Araştırmacının hedefi, kurbağada yaz uykusu döneminde aktif
olan genleri belirleyip bunların inekteki karşılıklarını daha
ileri çalışmalar için mercek altına almak. Kurbağadaki bu
sistemin, kaslarda protein parçalanmasını engelleyen antioksidanların
yoğun olarak üretilmesine bağlı olduğu tahmin ediliyor.
Dr. Hudson kurbağanın yaz uykusu sırasında beden
ısısının şaşırtıcı bir biçimde hiç düşmediğini şöyle belirtiyor:
“Kurbağa yaz uykusunda-kış uykusuna giren hayvanların
aksine- metabolik hızını yüzde doksan oranında düşürebiliyor
ve bunu yaptığı halde bedeni hala sıcak kalabiliyor.“
Hudson, üç yıllık bir araştırma projesi sonucunda
kurbağanın bu yeteneğinin genetik altyapısının ortaya çıkarılabileceğini
sözlerine ekliyor.
Belki de yakın bir gelecekte astronotlar, yatalak
hastalar ve yaşlılar kas kaybının ortaya çıkardığı sağlık
sorunlarından, bu kurbağa üzerinde başlatılan çalışmalar sayesinde
kurtulmuş olacaklar. Peki ama bu çok önemli sağlık sorunlarının
giderilmesi için umut ve ilham kaynağı oluşturan, bilim adamlarının
örnek aldığı bu kurbağa acaba bu şaşırtıcı sisteme nasıl sahip
olmuştur?
Acaba kurbağa günün birinde kurak dönemleri uykuda
geçirmenin daha uygun olacağını düşünmüş ve bu amaçla derisini
kaplayan mukozamsı kozayı üretmeye başlamış olabilir mi? Daha
sonra kendini çamura gömüp beklemeyi denemiş olabilir mi?
Yaz uykusundan çıktıktan ve üredikten sonra yavruları bunu
sürdürmüş ve kurbağa türü bu yeteneği zamanla kazanmış olabilir
mi? Elbette hayır. Herhangi bir canlının ortama göre kendi
fizyolojisinin işleyişini değiştirmesi mümkün değildir. Organizmanın
sulak yaşam alanından kurak yaşam alanına veya tersi yönde
geçiş yapması durumunda böylesine köklü fizyolojik değişiklikler
asla gerçekleşmez. Çevresindeki ortamın şartlarına göre bir
yaşam sürdürmesini mümkün kılacak sistemlere sahip olmayan
bir kurbağa derhal ölecektir.
Diğer yandan, kurbağanın bu yeteneği, kompleks
fizyolojik düzenlemelere dayanmaktadır. Bu düzenlemeler ise
kurbağanın DNA’sındaki genlerin, insanoğlunun geliştirmiş
olduğu en karmaşık bir elektronik devredekinden defalarca
daha kompleks bir şekilde işleyişiyle gerçekleşir. Bu genler
açılıp kapanarak kurbağanın yaşamsal faaliyetlerini düzenler,
yaz uykusunun başlangıcını, mukozamsı koza için gerekli salgının
üretimini ve yaz uykusundan uyanmayı kontrol ederler. Bazı
genlerin başka genlerin açılıp kapanmasını kontrol ettiği
bu ağ sisteminin de rastlantısal bir süreçte ortaya çıkması
kesinlikle imkansızdır. Hatta, kurbağadaki bu fizyolojik düzenlemelerin
temelini oluşturan genlerin tek bir tanesinin dahi tesadüflerle
ortaya çıkması mümkün değildir.
Açıktır ki, kurbağa bu yeteneğe kendi çabaları
veya tesadüfler sonucunda sahip olmamış, en baştan bu yetenekle
birlikte yaratılmıştır. Hiç şüphesiz, bu kurbağayı yaratan,
göklerin yerin ve ikisinin arasındaki herşeyin hakimi olan
Yüce Allah’tır. Allah, kurbağaların ve yeryüzündeki diğer
tüm canlıların metabolizmalarına her an hakimdir. Bir Kuran
ayetinde şöyle buyrulmaktadır:
"Ben gerçekten, benim de Rabbim, sizin
de Rabbiniz olan Allah'a tevekkül ettim. O'nun, alnından yakalayıp-denetlemediği
hiç bir canlı yoktur." (Hud Suresi, 56)
1 “Frogs muscle-in on 'wasting' process”, EurekAlert, http://www.eurekalert.org/pub_releases/2004-06/ca-fmo062204.php
|