|
Güvercinlerde Manyetik
Konumlandırma Sistemi
Yapılan son bir deney, posta güvercinlerinin
yön bulmada dünyanın manyetik alanından faydalandıkları
teorisi için önemli destek sağladı.
İnsanlar,
mesajlarını uzaktaki alıcılara ulaştırmada eski çağlardan
beri güvercinlerden faydalanmıştır. Örneğin güvercinlerin,
1150 yılında Bağdat’ta mesaj iletme amaçlı kullanıldığına
dair kayıtlar bulunmaktadır.
Dünyaca ünlü Reuters haber ajansının kurucusu Paul
Reuter, 1850 yılında Belçika’nın Brüksel kenti ile Almanya’nın
Aachen kenti arasında, 45 güvercinden oluşan bir filo
ile haber ve borsa tahvil fiyatlarını dağıtmıştır.
Posta güvercinleri çok uzun mesafeleri katedebilirler.
Daha sonra evine dönmeyi başaran bir güvercin için,
en uzağa uçma rekoru 1689 mil (yaklaşık 2719 km)dir.
Bilimsel adı Columba livia olan güvercinlerin
nasıl olup da evlerinin yolunu tekrar bulabildikleri
sorusu, bugüne kadar bir gizem oluşturuyordu. Muhtemel
açıklamalar arasında güçlü bir koku duyusu ile manyetik
alanları algılama yeteneği ön plana çıkıyordu. Bilim
adamları onyıllar süren çalışmalardan sonra, güvercinlerin
gerçekten manyetik alanları algılama yeteneğine sahip
olduğunu ortaya çıkardılar.
Chapel Hill’deki Cornell Üniversitesi’nden Cordula
Mora ve arkadaşları, güvercinleri bir tünelin içine
koydular. Bunun çatısında bulunan bir manyetik halka,
çalıştırıldığında tünelin merkezinde maksimum seviyeye
ulaşan bir manyetik alan oluşturuyordu. Mora, dört güvercini,
manyetik alan çalışıyorken tünelin bir tarafında; çalışmıyorken
ise diğer tarafında tüneyecek şekilde eğitti. Daha sonra
güvercinlerin manyetik alanı tespit yeteneğini ölçtü.
Bu amaçla yaptığı 24 denemede, güvercinlerin doğru tercihlerinin
oranı 55% ila 65% arasında gerçekleşti.

Burnuna mıknatıs parçası monte
edilmiş bir deney güvercini |
Daha önceleri araştırmacılar güvercinlerin gagalarının
üstünde manyetit kristalleri bulmuşlardı. Bu bölgenin,
kuşun manyetik yeteneklerinin karargahı olup olmadığını
test etmek için, Mora her bir kuşun gagasına, manyetik
alanları tespit etme yeteneklerini zayıflatacak şekilde
minik mıknatıslar monte etti. Bunun sonucunda, kuşun
manyetik alanı tespit yeteneğinde belirgin bir düşüş
yaşandı. Başarı oranı 50%’nin altına indi. Ancak kuşun,
mıknatısın sebep olduğu şaşırtmaya uyum sağladığı ve
başarı oranının buna paralel olarak tekrar yükseldiği
gözlendi.
Ancak gagalara manyetik olmayan (örneğin pirinç madeninden
yapılmış) malzemeler monte edildiğinde manyetik alanı
tespit başarısı bundan etkilenmedi. Aynı şekilde, koku
sinirlerinin kuşların gaga bölgesine yapılan cerrahi
müdahele ile kesilmesi de söz konusu yeteneği zayıflatmadı.
Bu bulgular, güvercinlerin, Dünya'yı çevreleyen manyetik
alana göre konumlarını belirledikleri teorisini güçlendirdi.
Göçücü kuşların; Güneş, Ay, yıldızlar ve yüzey şekillerindeki
hatırlatıcı işaretler gibi diğer görsel ipuçlarından
yararlandıkları biliniyordu. Şimdi Mora, bunlara dünyanın
manyetik alanını da ekleyerek bunun, hedefi şaşmaz bir
yön belirleme yeteneğine katkıda bulunduğunu belirtiyor
ve şöyle söylüyordu:
“Dünya üzerindeki her nokta, manyetik eğilim ve manyetik
yoğunluğuna ait özel bir kombinasyona sahiptir. Bu da,
güvercine varacağı hedefe göre hangi konumda olduğunu
bilmede yardımcı olur”.
Diğer araştırmacılar da bu bulgunun, güvercinlerin
duyu sistemlerini anlamada büyük bir adım olduğu yorumunu
yapıyorlar.
Öte yandan, bu son çalışma ile aydınlanan manyetik
konumlandırma sistemi, üstün teknolojiye dayalı bir
sistemi de çağrıştırmakta.
Küresel Konum Belirleme
Sistemi

Hassas bir konumlandırma sistemi
olan GPS, yüksek teknolojiye dayalıdır ve akıllı
tasarım ürünüdür. |
Güvercinin manyetik konum belirleme sistemine bakıldığında,
akla hemen Küresel Konum Belirleme Sistemi (global Positioning
System-GPS) gelmektedir. Küresel Konum Belirleme Sistemi,
herhangi bir şeyin tam yerini belirlemede kullanılan
bir uydu takip sistemidir. Bu sistemde, en az 24 adet
uydudan meydana gelen bir uydu takımı kullanılmaktadır.
Amerikan Savunma Bakanlığı tarafından tasarlanmış ve
kontrol edilmekte olan GPS, kullanımı herkese açık,
ücretsiz bir sistemdir. Sistemin üç elemanı vardır:
uzay, kontrol ve kullanıcı. Uzay elemanı GPS uydularını
ifade eder. Kontrol elemanı ise yeryüzünün çeşitli bölgelerindeki
yer istasyonlarını belirtir. Bu istasyonlar, uyduların
seyir yollarını izler, uydularda bulunan hassas saatleri
birbirleri arasında uyumlandırır ve uydulara, iletecekleri
bilgileri yükler. Kullanıcı elemanı ise GPS alıcısından
meydana gelir. Bir GPS alıcısı, birkaç uydudan gelen
zaman sinyali iletilerini çözümler ve konumunu hesaplar.
Bu hesaplama, trilaterasyon ismi verilen bir yöntemle
yapılır.
Trilaterasyon, geometri kullanarak objelerin nisbi
konumlarını hesaplama yöntemidir. Çemberlerin geometrisinin
yardımıyla yapılan bu hesaplama en az üç referans noktasının
yerinin bilinmesini gerektirir. Aşağıdaki şekle bakıldığında
bu hesaplamaların mantığı hemen kavranabilir:
Yandaki
şekilde, P1, P2 ve P3 noktalarının arasında bir
yerlerde geziyor olduğunuzu ve bu noktalara göre
tam konumunuzu bilmek istediğinizi farzedin. (Bu
aşamada, farklı renklerde görülen çemberleri yok
sayın. Sadece P1, P2 ve P3 noktalarını gördüğünüzü
düşünün). Eğer sizi arayan birisine sadece “P1,
P2 ve P3 noktaları arasında bir yerdeyim” derseniz
tam konum belirtmiş olmazsınız. Ancak bu üç noktaya
olan uzaklığınızı biliyorsanız, kesin bir konum
belirtmeniz mümkün olabilir. Bunun için şu aşamalar
yeterlidir: r1’in hesaplanması, konumunuzu pembe
çemberin alanına indirir. Daha sonra, r2’nin ölçülmesi,
muhtemel konumunuzu iki noktaya indirger: A ve B.
Ve son olarak r3’ün ölçülmesi ile B noktasında olduğunuz
kesinleşir. Böylece koordinatlarınız ortaya çıkmış
olur. Bu anlatımda P1, P2 ve P3 ile gösterilen noktalar,
GPS sisteminde uyduları temsil etmektedir. |
Çarpıcı Benzerlikler
Küresel Konum Belirleme Sistemi ile güvercinlerin
manyetik konumlandırma sistemleri arasında işlev açısından
çarpıcı benzerlikler görülmektedir. Her ikisinde de,
yeryüzü üzerindeki bir konuma dair verileri aktarabilen
bir ortam mevcuttur. GPS’de, uydulardan gelen veriler
atmosferde iletilirken güvercinlerdeki sistemde dünyanın
manyetik alanının bu işlevi gördüğü düşünülmektedir.
Her ikisinde de çevreden gelen bu verileri (sinyalleri)
algılayacak sistemler mevcuttur: Yani uydularda paneller;
güvercinlerde gagada bulunan ve manyetit barındıran
hücreler... Her ikisinde de bu verileri yorumlayan sistemler
mevcuttur. GPS’de bilgisayarlar ve diğer dijital cihazlar
geometrik ölçümler gerçekleştirirken (yukarıda özetlenen
trilaterasyon yöntemindeki gibi); güvercinlerde bu işlevi,
duyu aracılığıyla iletilen sinyalleri yorumlayan beyin
üstlenmektedir.
Ayrıca, günümüzde birçok havayolu firması, uçaklara
GPS yerleştirmekte, bunu uçuş kontrol sistemlerine entegre
etmektedirler. Bir uçağın elektronik uçuş sistemlerinin
burunda yerleştirildiği gibi, güvercinin manyetit barındıran
hücrelerinin de gagada yerleştirilmiş olması önemli
bir benzerliktir.
GPS sisteminin ve tüm uydu ve yer kontrol sistemlerinin
özel olarak tasarlandığına şüphe bulunmamaktadır. Bu
sistem belli bir amaca yönelik olarak planlanan parçaların
oluşturduğu bir bütündür. Uydu ve yer kontrol sistemlerindeki
çok sayıda elektronik cihaz, bu amaç doğrultusunda birbirleriyle
uyum içinde çalışmaktadırlar.
Güvercinlerdeki manyetik konumlandırma sistemi de tasarımın
bu belli başlı özelliklerini açıkça barındırmaktadır.
Dünyanın manyetik alanıyla etkileşim sağlayan manyetitli
hücreler; bu hücrelerin algıladığı verileri ileten sinirler
ve tüm bunları yorumlayan beyin, mükemmel bir uyum içinde
çalışmaktadır. Güvercin bu sayede, binlerce kilometre
uzaklıktaki evinin konumunu şaşmaz bir hesapla tayin
edebilmektedir. Bu, kelimenin tam anlamıyla mükemmel
bir yetenektir. Çünkü güvercinin binlerce kilometrelik
uçuş menzili göze alındığında bir ev, minicik bir noktadan
farksızdır.
Peki ama böylesine üstün bir konumlandırma yeteneği
sağlayan sistem nasıl ortaya çıkmış olabilir? Hiçbir
şuuru olmayan tesadüflerin, mükemmel bir tasarıma sahip
güvercini meydana getirmesi, bu güvercine mükemmel fizyolojik
sistemler eklemesi, burun bölgesinde manyetitli hücreler
yerleştirip kusursuz bir duyu sistemi oluşturması mümkün
olabilir mi? Elbette, hayır.
GPS sistemindeki tasarım özellikleri, bunların mühendislerce
tasarlandığının şüphe götürmez delilleridir. Benzer
şekilde, aynı tasarım özelliklerini ortaya koyan sistem
de tasarlanmış, yani yaratılmış olmalıdır. Hiç şüphesiz
güvercini sonsuz bir bilgi ve kudretle vareden, ona
binlerce kilometre uzaklıktaki bir noktayı şaşmaz bir
şekilde bulmasını sağlayan sistemler veren Yaratıcı,
Alemlerin Rabbi olan Yüce Allah’tır. Allah bir Kuran
ayetinde şöyle bildirmektedir:
Göklerin ve yerin mülkü O'nundur; çocuk edinmemiştir.
O'na mülkünde ortak yoktur, her şeyi yaratmış, ona bir
düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir. (Furkan
Suresi, 2)
Kaynaklar:
1- Kathleen Wong, “A Magnetic Attraction to Home”, http://sciencenow.sciencemag.org/cgi/content/full/2004/1124/3
2- James Owen, “Magnetic Beaks Help Birds Navigate,
Study Says” http://news.nationalgeographic.com/news/2004/11/1124_041124_magnetic_birds.html
|