|
Giriş
Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve:
"Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize
katından bir veli (koruyucu sahip) gönder, bize katından
bir yardım eden yolla" diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan
zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz? (Nisa Suresi,
75)
Zulüm gören, işkenceyle öldürülen insanlar, masum bebekler,
bir ekmek alacak parası dahi olmayanlar, soğuk havada,
bezden çadırlarda neredeyse sokakta yatanlar, hastalıklarını
tedavi ettirecek para bulamayanlar veya ihtiyar ve güçsüz
olmalarına rağmen hastane kapılarında saatlerce hatta
günlerce tedavi sırası bekleyenler, sadece belli bir
kabileye mensup oldukları için katledilenler, dinlerinden
dolayı evlerinden, yurtlarından çıkartılan kadınlar,
çocuklar ve yaşlılar, bir tarafta ardı arkası gelmeyen
israf, diğer tarafta ise açlıktan ve bakımsızlıktan
yok olan, ölüme terk edilen zavallı insanlar, sokağa
atılan, kendi başının çaresine bakamayacak kadar küçük
ve savunmasız çocuklar, ailesini geçindirebilmek için
küçük yaşta okula gitmeyip, oyun oynamayıp çalışan veya
dilenen çocuklar, her an hasımları tarafından öldürülme
korkusuyla yaşayan insanlar…
Bu
insanları kurtarmak, tüm dünyanın adalet, huzur, güven
ve zenginlik içinde yaşanan, refah dolu bir yer olmasını
sağlamak için zenginlik ve güç tek başına yeterli değildir.
Örneğin dünyada çok sayıda zengin ve gelişmiş ülke olmasına
rağmen Etiyopya'da hala insanlar açlıktan ölmektedirler.
Onca gelişmiş teknolojiye ve dünyanın zengin kaynaklarına
rağmen insanların bir tabak yemeğe muhtaç olmaları,
zenginliğin ve gücün tek başına yeterli olmadığının
en açık göstergelerindendir.
Sonuç olarak, dünyadaki adaletsizliğin, kargaşanın,
terörün, katliamların, açlığın, sefaletin ve zulmün
tek bir çözümü vardır: Kuran Ahlakı.
Dünyada var olan sorunlara genel olarak bakıldığında,
tüm bu olaylara sevgisizlik, nefret, kin, düşmanlık,
çıkarcılık, bencillik, umursamazlık, acımasızlık gibi
duyguların ve akılsızlığın neden olduğu görülecektir.
Bu olayları çözmenin ve tamamen ortadan kaldırmanın
yolları ise sevgi, şefkat, merhamet, acıma, karşılık
beklemeden hizmet etme şevki, duyarlı olma, fedakarlık,
dostluk, hoşgörü, sağduyu ve akıldır. Bu özellikler
ise ancak Kuran ahlakını eksiksiz olarak yaşayan insanlara
aittir. Allah ayetlerinde Kuran'ın insanları karanlıklardan
aydınlığa çıkarma özelliğini şöyle bildirir:
… Size Allah'tan bir nur ve apaçık
bir Kitap geldi. Allah, rızasına uyanları bununla kurtuluş
yollarına ulaştırır ve onları kendi izniyle karanlıklardan
nura çıkarır. Onları dosdoğru yola yöneltip-iletir.
(Maide Suresi, 15-16)
Allah bir başka ayetinde ise Kuran'a uyulmadığında
yeryüzünde var olan herşeyin bozulmaya uğrayacağını
şöyle haber verir:
Eğer hak, onların heva (istek ve tutku)larına
uyacak olsaydı hiç tartışmasız, gökler, yer ve bunların
içinde olan herkes (ve herşey) bozulmaya uğrardı. Hayır,
biz onlara kendi şan ve şeref (zikir)lerini getirmiş
bulunuyoruz, fakat onlar kendi zikirlerinden yüz çeviriyorlar.
(Müminun Suresi, 71)
Vicdanlarını kullanmayanlar, yetimlere, yoksullara,
zavallı masumlara karşı duyarsız ve umursuz davrananlar,
dünya hayatında kendilerine verilen malları boşa harcayanlar,
zulüm gören kadınları, çocukları, yaşlıları ilgisizce
seyredenler, her türlü ahlaksızlığın ve çirkinliğin
yeryüzünde yaygınlaşmasından hoşnutluk duyanlar ve bu
bakış açısını teşvik eden insanlar da ahirette bunların
hesabını mutlaka vereceklerdir:
Dini yalanlayanı gördün mü? İşte yetimi
itip-kakan, yoksulu doyurmayı teşvik etmeyen odur. İşte
(şu) namaz kılanların vay haline, ki onlar, namazlarında
yanılgıdadırlar, onlar gösteriş yapmaktadırlar, ve 'ufacık
bir yardımı (veya zekatı) da' engellemektedirler. (Ma'un
Suresi, 1-7)
|