|
ÖNSÖZ
İnsanoğlunu yaratan, onu ruhen ve bedenen şekillendiren,
belirli bir ömür süresince yaşatan ve sonra da öldürerek
Kendi katına alacak olan Allah'tır. Allah insanı yaratmıştır
ve "O, yarattığını bilmez mi?"
(Mülk Suresi, 14) ayetinde bildirdiğine göre, insanı
bilen, tanıyan ve ihtiyaçlarını karşılayıp onu eğitecek
olan O'dur. Dolayısıyla insanın hayattaki tek amacı,
Allah'ı tanımak, O'na yakınlaşmak ve O'na kulluk etmek
olmalıdır. Aynı nedenle insan, kendisine tek yol gösterici
olarak Allah'ın insanlara elçileri aracılığıyla ulaştırdığı
saf mesajını, vahyini rehber edinmelidir. Allah'ın son
kitabı ve bozulmamış tek vahyi ise Kuran'dır.
Bu durumda Allah'ın Kuran'da bizlere neler bildirdiğini,
son derece titiz ve dikkatli bir biçimde incelemek ve
bunlar üzerinde düşünmek gerekir. Nitekim Allah, Kuran'ın
gönderiliş amacının insanları düşünmeye yöneltmek olduğunu
bildirir:
İşte bu (Kuran) uyarılıp korkutulsunlar, gerçekten
O'nun yalnızca bir tek ilah olduğunu bilsinler ve temiz
akıl sahipleri iyice öğüt alıp düşünsünler diye bir
bildirip-duyurma (bir belağ)dır. (İbrahim Suresi, 52)
Kuran'ın oldukça büyük bir bölümünü oluşturan geçmiş
kavimlerin haberleri de kuşkusuz üzerinde düşünülmesi
gereken konulardan biridir. Bu kavimlerin büyük bölümü,
kendilerine gönderilen peygamberleri yalanlamış, hatta
onlara düşmanlık göstermiş kavimlerdir. Bu taşkınlıklarından
dolayı da Allah'ın azabıyla karşılaşmışlar ve yeryüzünden
silinmişlerdir.
Allah Kuran'da, bu helak olaylarının sonraki insanlara
da birer ibret olması gerektiğini bildirir. Örneğin
Allah'a isyan eden bir grup Yahudiye verilen bir ceza
anlatıldıktan sonra, "Bunu, hem
çağdaşlarına, hem sonra gelecek olanlara 'ibret verici
bir ceza', takva sahipleri için de bir öğüt kıldık"
ayeti bildirilmektedir. (Bakara Suresi, 66)
İşte bu nedenle bu kitapta, Allah'a isyan ettikleri
için helak edilmiş bazı eski toplumları inceleyeceğiz.
Söz konusu helak olaylarını incelememizin ikinci nedeni
ise, bu olayların anlatıldığı Kuran ayetlerinin dış
dünyadaki karşılıklarını ortaya çıkarmak ve Kuran'ın
sözünün doğruluğunu göstermektir. Çünkü Kuran'da,
"Allah'a hamdolsun, O size ayetlerini gösterecektir,
siz de onları bilip tanıyacaksınız" (Neml Suresi,
93) hükmü ile Allah'ın ayetlerinin dış dünyada görüleceğini
vaat edilmektedir ve bunları bilip tanımak da insanı
imana götüren başlıca yoldur.
Kuran'da anlatılan helak olaylarının hemen hepsi ise,
çağımızda yapılan arşiv araştırmaları ve arkeolojik
bulgular sayesinde "görülecek" ve "bilinip-tanınacak"
hale gelmiştir. Bu kitapta Kuran'daki helak olaylarının
izlerini inceleyeceğiz. (Bu arada Kuran'da anlatılan
bazı kavimlere bu kitapta değinmediğimizi de belirtmek
gerekir. Çünkü Kuran'da kavimlerden bazıları için yer
ve zaman bildirilmemekte, sadece bunların Allah'a ve
peygamberlere olan isyan ve düşmanlıkları ve bunun sonucu
başlarına gelenler konu edilerek insanlar ibret almaya
çağrılmaktadır.)
Amacımız, birer "ibret verici ceza" olan bu olayları
birer "öğüt" olmaları için gözler önüne sermektir.
|