| DİN
ADI ALTINDA UYGULANAN ROMANTİZM
Onlar, 'çirkin bir hayasızlık' işlediklerinde:
"Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk. Allah
bunu bize emretti" derler. De ki: "Şüphesiz Allah,
'çirkin hayasızlıkları' emretmez. Bilmediğiniz
bir şeyi Allah'a karşı mı söylüyorsunuz?"
(Araf Suresi, 28) |
Romantizm başlı başına bir ideoloji veya dünya görüşü
olmaktan ziyade, çeşitli ideoloji ve dünya görüşlerine
nüfuz eden, onlara duygusal bir atmosfer veren, bu yolla
insanları akılcılıktan uzaklaştıran bir etkidir. Faşizm
veya komünizm gibi tamamen din dışı ve sapkın ideolojilere
nüfuz ettiği gibi, bazen din görüntüsü altında da insanları
etkiler.
Bu konuya girmeden önce belirtilmesi gereken önemli
bir husus vardır: Din adı altında ortaya çıkan bir hareket,
kimi zaman samimi anlamda dindar olmayabilir. Aksine,
tarihte dine ve dindarlara zarar vermek için din ve
Allah adıyla ortaya çıkan pek çok kişi, grup ve düşünce
olmuştur. Allah Kuran'da bunun bazı örneklerini bize
bildirmektedir. Örneğin Allah'ın seçtiği bir peygamber
olan Hz. Salih'i öldürmek için plan kuran çete, bu işi
tasarlarken kendi aralarında Allah adına and içmişlerdir:
Kendi aralarında Allah adına and içerek, dediler ki:
"Gece mutlaka ona ve ailesine bir baskın düzenleyelim,
sonra velisine: Ailesinin yokoluşuna biz şahid olmadık
ve gerçekten bizler doğruyu söyleyenleriz, diyelim."
(Neml Suresi, 49)
Peygamberlere karşı çıkan müşrik kavimler, onları sık
sık "Allah'a karşı yalan uydurmakla" suçlamışlardır
ki, bu kendilerini Allah'a inanan dindar insanlar olarak
gördüklerini gösterir. (Şura Suresi, 24) Örneğin, kendi
ilahlığını iddia edecek kadar büyük bir sapkınlık içinde
olan Firavun, Hz. Musa için şöyle demiştir:
Firavun dedi ki: "Bırakın beni, Musa'yı öldüreyim de
o (gitsin) Rabbine yalvarıp-yakarsın. Çünkü ben, sizin
dininizi değiştirmesinden ya da yeryüzünde fesat çıkarmasından
korkuyorum." (Mümin Suresi, 26)
Bu durum, insanların din adı ve görüntüsü altında aslında
dinle ilgisi olmayan birtakım sapkın düşünce ve eylemler
içinde bulunabildiklerini göstermektedir. İşte romantizm
de, dinle ilgisi olmadığı halde din sanılan bu sapkınlıkların
başında gelir.
Dinle romantizmin birbirine nasıl karıştırıldığını
anlamak için, "ihlas" kavramını iyi
kavramak gerekir. İhlas, bir işin sadece Allah'ın rızasını
kazanmak için yapılmasıdır. Örneğin namaz kılmak, oruç
tutmak, zekat vermek, ve diğer ibadetler, Allah için
ve O'nun rızasını kazanmak için yapıldığı takdirde ibadet
olur. Allah, Kuran'da "işte şu
namaz kılanların vay haline, ki onlar, namazlarında
yanılgıdadırlar, onlar gösteriş yapmaktadırlar" (Maun
Suresi, 4) buyurarak, Allah'ın rızası kazanmak
için yapılmayan ibadetin geçersizliğini bildirmiştir.

Duygusallığın etkisiyle
sapkın tarikatlara giren insanlar gerçek dinden
ve akıldan tamamen uzaklaşır. Yukarıda resmi görülen
Herff Applewhite'ın takipçileri, "Do" lakaplı
bu kişinin, UFO'ların gelip kendilerini alacaklarına
dair sözlerine inanmış ve topluca intihar etmişlerdir.
|
Romantizmin dini çarpıtması da bu şekilde olur. Dini,
Allah'ın rızasından başka bir amaca yönlendirir: İnsanlara
dini, Allah'ın rızası için değil de, kendi duygusal
ihtiyaçlarını tatmin etmek için yaşatır.
Romantizm bu ince ama önemli olan ayrımı ortadan kaldırarak,
insanları yanlış bir din anlayışına sürüklemektedir.
Bunun doğal bir sonucu, mistisizmdir.
Din adı altında uygulanan
romantizm ABD'de pek çok tarikat mensubunun toplu
intiharlarına yol açmıştır. Üstte sağda 1993 yılında
80 taraftarını ölüme sürükleyen David Koresh görülüyor.
Sağdaki resimde ise Jim Jones üstteki resimde
de onun liderliğinde 1978 yılında topluca intihar
eden 900 taraftarı görülmektedir. |
Romantik din anlayışı ile Kuran'da Allah'ın bize öğrettiği
gerçek dini karşılaştırdığımızda fark çok açık olarak
ortaya çıkmaktadır:
1. Kuran'da Allah insana aklını kullanmasını,
düşünmesini, Allah'ın yarattıklarını incelemesini ve
bu akıl yoluyla iman etmesini emretmektedir. Oysa
romantik din anlayışında akıl devreden çıkar. İnsanlar
düşünmeye değil, düşünmemeye yöneltilir.
2. Romantik din anlayışlarının
çoğunda, insanın kendisine zulmetmesi, acı çektirmesi
makbul bir davranış olarak görülür. Örneğin,
kendilerini çarmıha gererek Hz. İsa'ya yakınlaştıklarını
düşünen Hıristiyanlar vardır. Budizm gibi Uzakdoğu dinlerinde
aç kalmak, rahatsız yerde uyumak gibi "kendine zulüm"
örnekleri kutsallaştırılır. Oysa Kuran'da insanın kendisine
acı çektirmesi gibi bir anlayış kesinlikle yoktur. Bir
ayette geçen "şüphesiz Allah,
insanlara hiçbir şeyle zulmetmez. Ancak insanlar, kendi
nefislerine zulmediyorlar" hükmü (Yunus Suresi, 44)
romantizmin bu çarpık anlayışını en güzel şekilde
ifade etmektedir.
Batıl dinlerin çoğunda
insanların kendi bedenlerine zarar vermeleri makbuldur.
Üstelik bunu din adına yaparlar. Oysa bu romantik
din anlayışının bir sonucudur. |
Özetle, romantik din anlayışı, insanların nefsinde
bulunan; düşünmeme, gerçeklerden kaçma, insanları putlaştırma,
nostalji, kendi kendini küçük düşürme ve kendine acı
çektirme gibi eğilimleri tatmin eden ve gerçek dine
tamamen ters pek çok inanç ve uygulama içeren batıl
bir sistemdir.
İnsanlar, Allah'ın kendilerinden ne istediğini öğrenip
uygulayacakları yerde, atalarından kendilerine miras
kalan düşünce kalıplarını ve ibadet şekillerini devam
ettirirler. İçinde bulundukları şartları akılcı olarak
değerlendirip ona göre davranmak yerine, geleneklerinde
var olan anlayışları aynen muhafaza ederler. Bu da Allah'ın
Kuran'da şiddetle uyardığı bir sapkınlıktır. Kuran'daki
bu konuyla ilgili ayetlerden birkaçı şöyledir:
Onlar, 'çirkin bir hayasızlık' işlediklerinde:
"biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk. Allah bunu bize
emretti" derler. De ki: "Şüphesiz Allah, 'çirkin hayasızlıkları'
emretmez. Bilmediğiniz bir şeyi Allah'a karşı mı söylüyorsunuz?"
(Araf Suresi, 28)
Onlara; "Allah'ın indirdiklerine uyun"
denildiğinde, derler ki; "Hayır, biz atalarımızı üzerinde
bulduğumuz şeye uyarız." Şayet şeytan, onları çılgınca
yanan ateşin azabına çağırmışsa da mı (buna uyacaklar)?
(Lokman Suresi, 21)
Sonuç
Bir insanın Allah'ın istediği gibi salih bir imana
sahip olabilmesi için, romantizm bataklığından kurtulması
zorunludur. "Şüphesiz Allah, hakkın
ta kendisidir..." (Hac Suresi, 62) ayetinde buyurulduğu
gibi Allah, gerçeğin ta kendisidir ve bunu kavrayabilmek
için "gerçekçi" olmak gerekir. Romantizme kapılan insanlar
ise, ya romantik milliyetçilik, komünizm gibi sapkın
ideolojilerden etkilenirler, ya dini romantik bir bakış
açısıyla yorumlayıp akıldan ve ihlastan uzaklaşırlar
ya da kitabın sonraki bölümlerinde inceleyeceğimiz türden
romantik sevgi anlayışının etkisine girerler.
Dini yaşamaya başlasalar bile, romantizmin verdiği
çalkantılı ruh hali sebebiyle, bu konuda kararlı ve
istikrarlı olamazlar. Romantik bazı etkenlerle dini
yaşamaya başlayan, ama kısa bir süre sonra bundan vazgeçen
ve yeniden din dışı hayata dönen pek çok insan vardır.
Halbuki Allah, insana şöyle emretmektedir:
(Allah) Göklerin, yerin ve her ikisi arasındakilerin
Rabbidir; şu halde O'na ibadet et ve O'na ibadette kararlı
ol. Hiç O'nun adaşı olan birini biliyor musun? (Meryem
Suresi, 65)
|