| GİRİŞ
Yıllardır izlediğiniz haberlerde, okuduğunuz gazetelerde
Ortadoğu'da neredeyse hemen her gün bir çatışma yaşandığına
tanık oluyorsunuz. Her iki taraftan da pek çok masum
insan; kadın, çocuk, genç, yaşlı bu acımasız savaşın
hedefi oluyor. Evler, okullar, hastaneler ve hatta ibadethaneler
yakılıp yıkılıyor. Yıllardır durmak bilmeyen bu kavga
ve savaşın, akan gözyaşının ve kanın en önemli sorumlusu
Siyonist ideolojidir.
İşgalci, sömürgeci ve ırkçı bir ideoloji olan Siyonizm
elli yılı aşkın bir süredir Ortadoğu'da kan dökmektedir.
Ne var ki özellikle Batı dünyasında Siyonizm gerçek
anlamı ile tanınmamakta, Siyonist ideolojinin gerçek
planı bilinmemektedir. Batı'da çoğu insan -yanlış bilgilendirmenin
etkisiyle- Siyonizmin, Yahudilere bağımsız bir yurt
sağlamayı hedefleyen masum bir ideoloji olduğunu düşünür,
hatta bu nedenle kimi insanlar söz konusu ideolojiye
sempati ile yaklaşırlar. Oysa gerçek hiç de öyle değildir.
Washington Report dergisi,
"Filistin'in Yıkılmış Evleri ve Umutları" başlığıyla
Filistin halkının dramını kapak konusu yapmıştı. |
Siyonizmin hedefinin Yahudilere bir vatan sağlamak
olduğu ve Siyonistlerin bu yönde mücadele verdikleri
doğrudur. Ancak bu mücadele, tarihin belki de en acımasız,
en zalim yöntemlerinin kullanıldığı haksız bir mücadeledir.
19. yüzyılda gelişen Siyonizm, Yahudilere bir yurt sağlamak
amacı ile yola çıkmış, bunun için Yahudiler tarafından
da kutsal kabul edilen Filistin topraklarını seçmiştir.
Buraya kadar makul ve meşru olan bu hedef, Filistin'de
yaşayan Müslüman Arap halkın yok sayılması ile birlikte,
acımasız bir kolonileştirme ve etnik temizlik projesine
dönüşmüştür. Bu dönemde Siyonistlerin en sık kullandıkları
"topraksız bir halk için halksız bir toprak" sloganı,
gerçek dışı bir propagandadır. Çünkü o dönemde ne Yahudiler
topraksızdır, ne de Filistin toprakları halksız. Siyonistlerin
Filistin'e başlattıkları göç hareketi, Ortadoğu'da kargaşanın
da başlangıcı olmuştur. Çünkü Siyonistler yeni geldikleri
bu topraklarda, bölgenin halkı ile birarada yaşamak
yerine, onları evlerinden çıkarmış, yurtlarından sürmüşlerdir.
Siyonistlerin kendileri için bir vatan edinme hedefleri,
milyonlarca insanın vatansız kalmasına neden olmuştur.
Bu kitapta bir yandan Siyonizmin çarpıtılmış propagandalarının
ve telkinlerinin dünya barışı için nasıl büyük tehlikeler
içerdiğini, bir yandan da bu ideolojinin neden olduğu
katliamları, yıkımı ve tahribatı göreceksiniz.
Unutmamak gerekir ki, Siyonizmin planları yalnızca
Ortadoğu ile sınırlı değildir. Siyonizm dünya hakimiyeti
hedefinde olan din dışı ve ırkçı bir ideolojidir, dolayısıyla
tüm dünya barışını tehdit etmektedir. Bu nedenledir
ki, Siyonizme karşı yürütülecek olan fikri mücadele,
yalnızca Ortadoğu'da bulunan Müslüman ülkelerin değil,
dünya çapında tüm vicdan ve sağduyu sahibi, her milletten
ve her dinden insanın (Yahudiler dahil) üzerine düşen
bir sorumluluktur. Siyonizm gibi din dışı ve şiddet
yanlısı ideolojilere karşı vicdanlı insanların kuracağı
ittifak, dünya barışının tesis edilmesinde önemli bir
adım olacaktır.
|