KİTAPLAR  |  FİLMLER  |  SES KASETLERİ  |  MAKALELER  |  ANA SAYFA.

ARAMA


KURAN DARWINİZM'İ YALANLIYOR
HARUN YAHYA CEP KİTAPLARI SERİSİ -37-



Giriş

Evrim teorisi denildiği zaman insanların aklına farklı kavramlar gelebilir. Bazı insanlar evrim teorisinin bilim tarafından ispatlanmış bir gerçek olduğunu düşünürler. Bu insanlar evrim teorisini şiddetle savunur, bu teoriye karşıt her fikri şiddetle reddederler.

İkinci grup, evrim teorisinin iddiaları üzerinde bilgi sahibi değildir. Bu kişiler söz konusu teoriyle pek ilgilenmezler, çünkü Darwinist düşüncenin 1,5 asırdır insanlığa verdiği zararın farkında değildirler. Bilimsel yönden geçersizliğine rağmen evrim teorisinin hararetle savunuluyor olması, insanların karşısına bir dayatma olarak çıkarılması, onların gözünde bir sorun değildir. Bu konuda olan bitenlere tamamen gözlerini kapatmışlardır.

Bu kişiler teorinin bilim karşısında geçerliliğini yitirdiğini bilseler de, bu konuyu hiç önemsemedikleri gibi, önemseyenlere de bir anlam veremezler. Bu kişilere göre evrim teorisinin geçersizliğinin anlatılması için çaba sarf edilmesi, bu konuda kitaplar çıkartılması ya da konferanslar verilmesi gereksizdir. Çünkü onlara göre evrim teorisi zaten "eskimiş" ya da "bitmiştir".

Üçüncü bir grup ise, materyalist telkin ve propagandalar sonucuda evrim teorisini bilimsel bir gerçek zanneden ve bu teori ile Allah'a iman arasında bir "orta yol" arayan inançlı insanlardır. Bu kişiler, Darwin'in canlılığın kökeni hakkındaki senaryosunu aynen kabul etmekte, ancak bu senaryonun Allah'ın kontrolünde olduğunu savunarak, evrim teorisi ile inanç arasında bir "uzlaşma" sağlamaya çalışmaktadırlar.

Ancak bu üç farklı bakış açısı da yanlıştır. Ne bu teoriyi bilimsel bir gerçek gibi lanse etmek, ne önemsiz gibi göstermek, ne de bu teoriyi "dine uygun" hale getirmeye çalışmak akılcı değildir. Çünkü kitap boyunca görüleceği gibi, ideolojik arka planı olan, ateizmi sağlamlaştırmak ve temellendirmek amacıyla ortaya atılmış ve materyalist düşünceye sahip çevreler tarafından şiddetle sahiplenilmiş din dışı bir düşüncedir. Materyalist felsefe üzerine bina edilmiştir ve dünya üzerindeki olayları yorumlayışı da "materyalistçe"dir. Charles Darwin tarafından ortaya atıldığından bu yana insanlığa çatışma, sömürü, savaş ve dejenerasyondan başka bir şey getirmemiştir. Bu nedenle konunun önemini iyi kavramak ve bu düşünceye karşı ciddi bir fikri mücadele yürütmek gerekmektedir.

Evrim teorisi gibi ideolojik anlam ifade eden ve İslam dininin gerçekleriyle çelişen bir teoriyi savunmak, inanç sahibi bir kişinin şiddetle kaçınması gereken bir durumdur. Belki böyle bir tutumun nedeni, bu teorinin bugüne kadar insanlığa getirdiği belalardan, dine düşmanlık besleyen çevrelerin bu teoriyi sahiplendiğinden, bu teorinin yaratılış gerçeğini kesin olarak reddettiğinden habersiz olmak olabilir. Bu durumdaki bir Müslümanın, hakkında bilgi sahibi olmadığı bu konunun peşinden gitmekten şiddetle sakınması şarttır. Çünkü bu, Allah'ın iman edenlere bir emridir.

Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme; çünkü kulak, göz ve kalb, bunların hepsi ondan sorumludur. (İsra Suresi, 36)

Neden Bazı Müslümanlar Evrim Teorisini Savunuyorlar?

Evrimci Yaratılış Görüşü, Darwinistler Tarafından Teşvik Görmektedir

Evrim teorisini körü körüne savunan bilim adamları, bilim alanında yaşanan ilerlemeler karşısında her geçen gün daha büyük bir açmaza girmektedirler. Çünkü her yeni gelişme, teorilerinin aleyhinde olmakta ve yaratılış gerçeğini tasdik etmektedir. Bu nedenle de evrimci literatürde bilimsel deliller değil, demagojiler ağırlıktadır. Öte yandan en önde gelen evrimci bilim dergileri dahi evrim teorisinin çıkmazlarını itiraf etmek zorunda kalmaktadırlar. Bilimsel tartışmalar yaratılışı savunan bilim adamlarının kesin zaferleriyle sonuçlanmakta, evrimcilerin çaresizliklerine tüm dünya tanık olmaktadır.

İşte bu noktada evrimsel yaratılış görüşü, materyalist çevrelerin imdadına yetişmektedir. Evrimciler, inanç sahibi kişilerin desteğini alabilmek ve onların evrim teorisi karşısında yaptıkları fikri mücadeleyi zayıflatabilmek için, "evrimsel yaratılış fikri"ni el altından destekleyerek farklı bir yol denemektedirler. Kendileri Allah'a inanmadıkları, tesadüfü ilahlaştırdıkları, yaratılış gerçeğine tamamen karşı oldukları halde, teorilerinin kabulünü hızlandıracağını düşündükleri için, dindar evrimcilerin Allah'ın canlıları evrimle yarattığı fikrine karşı sessiz kalır, hatta çoğu zaman bu fikri teşvik ederler. Ancak bu yalnızca bir taktiktir. Nitekim, Amerikalı evrimci bir biyoloğun, kendisiyle aynı görüşü taşıyan bir bilim adamına yaptığı şu tavsiye oldukça dikkat çekicidir:

"Yaratılışçılar, tartışmalarda hep üstün gelirler. Çünkü onlar evrimi dinin karşısına koyarlar. Bu adil ve doğru değil. Onlara evrimin Allah'ın canlıları yaratma yöntemi olduğu fikrini telkin edin. Bana söylendiğine göre bu fikir şu aralar Avrupa'da oldukça popülermiş."

Yukarıdaki sözlerden de açıkça anlaşıldığı gibi, evrimciler dine ve yaratılış gerçeğine şiddetle karşıdırlar. Hatta bu fikrin güçlenmesini engellemek için gerekirse evrim teorisi ile yaratılış arasında bir uyum varmış gibi gösterilebileceğini, bunun yaratılışı savunanların gücünü kıracağını savunurlar.

Bu durumda Allah'ın tüm kainatın Yaratıcısı olduğuna iman edip, bilimin ortaya koyduğu gerçekleri göz ardı ederek evrim teorisine destek vermek, üstelik Kuran'daki açık izahları görmezlikten gelerek evrimin Kuran'a uygun olduğunu iddia etmek çok hatalı bir yaklaşımdır. Böyle bir yaklaşımı benimseyen dindarlar, gerçekte materyalist felsefe yararına ortaya atılmış bir düşünceye destek vermekte olduklarını fark etmeli ve bundan vazgeçmelidirler.

Evrimcilerin Çoğunluk Olmasından Etkilenmeleri

Evrimcilerin, insanları kendi saflarına çekmek için kullandıkları propaganda yöntemlerinin başında "Evrim teorisi, bilim dünyasının geneli tarafından kabul edilmektedir" söylemi gelir. Bir başka deyişle, evrimciler çevrelerindeki insanlara, kendilerinin daima çoğunluk oldukları ve çoğunluğun da her zaman haklı olduğu yönünde telkinde bulunurlar. "Bu kadar insan evrimi savunduğuna, üniversitelerde evrime inananlar ağırlıkta olduğuna göre teori doğrudur" mantığıyla, kitleler üzerinde -ve bu arada inançlı insanlar üzerinde de- psikolojik baskı oluşturmaya çalışırlar.

Evrimcilerin bu propaganda yönteminin yanlışlığı -kendisi de bir evrimci olan- merhum Boğaziçi Üniversitesi eski felsefe profesörü- Arda Denkel tarafından şu şekilde açıklanmıştır:

"Evrim kuramını, çok sayıdaki saygın kişinin, kuruluşun evrimciliği benimsemiş olması mı kanıtlayacak? Yoksa mahkeme kararlarıyla mı doğru kılınacak bu kuram? Doğruluğu sağlayan şey, saygın ve yetki sahibi kişilerce doğru bulunmak mıdır acaba? Bir tarihsel olguyu anımsatmak isterim. Galileo Galilei, döneminin bütün saygın kişilerine, hukukçularına ve özellikle de bilim adamlarına karşı tek başına karşı çıkıp doğru olanı söylüyor ve savunmuyor muydu? Engizisyon mahkemelerinin öbür eylemleri de, ortaya buna benzer görünümler koymamış mıydı? Toplumda saygın ve başat olan çevreleri arkasına almak, ne doğruluk yaratan, ne de bilimsellikle doğrudan ilgili olan bir şeydir." 1

Arda Denkel'in de dikkat çektiği gibi, bir teorinin yaygın kabul görmesi, onun doğruluğuna dair bir kanıt değildir. Bilim tarihi, ilk başta azınlık tarafından kabul edilen, ancak doğruluğu sonradan herkes tarafından anlaşılan gerçeklerle doludur.

Konunun bir diğer yönü ise, bugün evrim teorisinin sanıldığı gibi "tüm bilim dünyası tarafından kabul edilen bir teori" olmayışıdır. Son 20-30 yıl içinde, evrim teorisini reddeden bilim adamlarının sayısı hızla artmaktadır. Bunların çoğu evrendeki ve canlılardaki kusursuz tasarımı görerek, Darwinizm dogmasından kendilerini kurtarmaktadırlar. Bu bilim adamlarının evrimin geçersizliğini ortaya koyan sayısız çalışması vardır. Her biri başta Avrupa ve Amerika olmak üzere, dünyanın çeşitli ülkelerindeki önde gelen üniversitelere mensup olan bu kişiler, biyoloji, biyokimya, mikrobiyoloji, anatomi, paleontoloji gibi bilim dallarında uzman olup, kariyer sahibi akademisyenlerdir. (Detaylı bilgi için bkz. Batı Dünyası Allah'a Yöneliyor, Harun Yahya, Global Yayıncılık; Kuran Bilime Yol Gösterir, Harun Yahya, Global Yayıncılık) Dolayısıyla bilim dünyasının çoğunluğunun evrime inandığı şeklinde bir genelleme yapmak son derece hatalı olur.

Kaldı ki, başta belirttiğimiz gibi, eğer gerçekten evrimciler çoğunlukta olsalar dahi, bunun bir değeri olmaz. Çoğunluğun sahip olduğu anlayışı "mutlaka doğrudur" diye kabul etmek doğru olmaz. Bu gerçeğin evrim teorisini kabul eden Müslümanlar tarafından da biliniyor olması gerekir; Kuran'da bildirildiğine göre, tarihteki pek çok inkarcı topluluk Allah'ı ve dinini inkar etmek için kendilerinin çoğunlukta olduklarını söyleyerek, insanları hak yoldan döndürmeye çalışmışlardır. Allah, bu çarpık mantığa karşı iman edenleri uyarmakta ve çoğunluğa uymanın insanları büyük aldanışlara sürükleyebileceğine şöyle dikkat çekmektedir:

Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yolundan şaşırtıp-saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminle yalan söylerler.' (Enam Suresi, 116)

 
  

1 Arda Denkel, Cumhuriyet Bilim Teknik Eki, 27 Şubat 1999, s.15

© 2009 Harun Yahya. www.harunyahya.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.