| Varilci
Darwin'in Yanılgıları
İnsanları, bitkileri ve hayvanları,
kısacası bütün canlıları Allah yaratmıştır. Sizi, annenizi,
babanızı, kardeşlerinizi, akrabalarınızı, arkadaşlarınızı,
kedileri, köpekleri, güzel kokulu çiçekleri, dev ağaçları,
rengarenk kelebekleri, kuşları ve balıkları, lezzetli
meyveler veren bitkileri yaratan Alemlerin Rabbi olan
Allah'tır. İçinde yaşadığı dünyaya samimi bir gözle
bakan herkes bu apaçık gerçeği hemen fark eder.
Ancak, Allah'ın yarattığı bu güzellikler
konusunda doğru söylemeyen bazı insanlar vardır. Bu
insanlar, evrim teorisi denilen ve doğru olmayan bir
fikri savunurlar. Çok yanlış iddialarla dolu bu fikir;
tüm canlıların tesadüfen, yani kendi kendilerine meydana
geldiklerini iddia eder. Bu yanlış düşünceyle insanları
kandırmaya çalışan kişilere de "evrimci" denir.

Charles Darwin |
Çok yanlış bir düşünce olan evrim teorisini,
günümüzden 150 yıl kadar önce Charles Darwin (Çarls
Darvin) adında bir kişi ortaya atmıştır. Ona göre, tüm
canlılar tesadüfen ortaya çıkmıştır. Yaşadığı süre boyunca
insanları yazdığı kitaplarla bu aldatmacaya inandırmaya
çalışan Darwin'den sonra, günümüzde yaşayan evrimciler
de insanları halen kandırmaya çalışmaktadırlar. Halbuki
modern bilim, tüm canlıları Allah'ın yarattığını ispatlamaktadır.
Ancak evrimciler bu gerçeklere rağmen hala evrim yalanını
savunabilmektedirler.
Peki çocuklar, Allah'ın canlıları nasıl
meydana getirdiğini siz hiç düşünmüş müydünüz?
İnsan da dahil olmak üzere her canlının
vücudu hücrelerden meydana gelir. Hücreler çıplak gözle
görülemeyecek kadar küçüktürler. Bir milyon tanesi biraraya
toplansa ancak bir toplu iğne başı kadar yer kaplar.
Yani onları yakından görmek ve incelemek isterseniz,
çok gelişmiş mikroskoplar kullanmanız gerekir. Bu kadar
küçük olan hücreler olağanüstü bir yapıya sahiptirler.
Öyle ki bildiğiniz tüm teknolojik aletlerden; televizyondan,
bilgisayardan, okula giderken bindiğiniz otobüsten,
yolda gördüğünüz büyük bir fabrikadan çok daha mükemmel
bir yapıdadırlar.
Kısaca açıklamak gerekirse; her bir
hücre durmaksızın, adeta bir fabrika gibi çalışır. Dev
bir fabrikada bulunan enerji santralleri, üretim merkezleri,
haberleşme ve bilgisayar sistemleri, taşıma araçları,
laboratuvarlar, kontrol birimleri ve daha pek çok sistemin
benzerleri, sizin her bir hücrenizin içinde de bulunur.
Peki, bir fabrikanın; fırtına sonucunda,
kendi kendine, tesadüfen meydana geldiğini söylemek
doğru olur mu? Tabii ki hayır. İşte aynı şekilde "Doğal
şartlar ve tesadüfler sonucunda canlılar oluştu" diyenler
de bunun gibi akıl dışı birşey söylemiş olurlar. Darwin
ve taraftarları işte böyle mantıksız bir düşünceyi savunmaktadırlar.
Madem evrimciler hala böyle birşeyin
olabileceğini iddia ediyorlar o halde onlara şöyle bir
deney yaptıralım. Evrimciler bir varilin içine, bir
canlıyı oluşturmak için gerektiğini düşündükleri ne
kadar madde varsa koysunlar. Örneğin bu varile, canlılığı
oluşturan tüm amino asitleri, proteinleri, karbon, fosfor,
kalsiyum, karoten gibi elementlerin hepsini koysunlar.
Daha sonra bu karışıma dışarıdan ne etki vermek istiyorlarsa
versinler. Örneğin varili ısıtsınlar, soğutsunlar, üzerine
yıldırımlar düşürsünler, elektrik versinler...
 |
Varile koydukları maddeleri istedikleri
gelişmiş cihazlarla karıştırsınlar. Ayrıca bu karışımın
başında milyarlarca hatta trilyonlarca sene, birbirlerine
babadan oğula vasiyet ederek nöbet tutsunlar. Ve hiçbir
şeyi tesadüflere bırakmadan, karışımın her anını kontrol
ederek, birbirlerine danışıp, dünyanın en önde gelen
biyologlarından, genetikçilerinden, fizikçilerinden,
evrim uzmanlarından görüşler alsınlar. Bir canlının
oluşması için hangi şartların var olması gerektiğine
inanıyorlarsa hepsini kullanmakta serbest olsunlar...
Tüm bu bilinçli ve ciddi çabalara rağmen
bu varilden canlılığa dair bir şey asla çıkaramazlar.
Ne yaparlarsa yapsalar yine de bu varilin içinden, tavus
kuşlarını, serçeleri, tavşanları, muhabbet kuşlarını,
atları, gergedanları, karpuzları, mandalinaları, gülleri,
yaseminleri, ıhlamur ağaçlarını, kirazları, çilekleri,
muzları, hindistan cevizlerini, kestaneleri, mısırları,
hurmaları, incirleri, zeytinleri, limonları, üzümleri,
kayısıları, sincapları, baykuşları, karıncaları, balarılarını
v.s. çıkaramazlar.
 |
Ne işlem yaparlarsa yapsınlar bu varilin
içindeki atomlar; Einstein, Newton gibi karmaşık problemler
çözen dahi bilim adamlarını; Picasso, Michalengelo gibi
sanat ve estetik yönünden harikalar meydana getiren
sanatçıları; Beethoven, Mozart gibi insan ruhuna zevk
veren melodiler besteleyen müzisyenleri; buluşlar yapan,
kendisini meydana getiren atomları mikroskop altında
inceleyen bilim adamlarını; Atatürk gibi büyük bir devlet
adamını; Fevzi Çakmak, Fatih Sultan Mehmet gibi yüksek
deha sahibi liderleri; Humphrey Bogart, Charlton Heston
gibi rol yeteneği olan aktörleri; Britney Spears, Ricky
Martin, Michael Jackson gibi sanatçıları; dans eden,
şarkı söyleyen, simetriden, estetikten, renklerin uyumundan
zevk alan, araba tasarımı yapan, kitap yazan, kitap
okuyan, öğrenen, öğrendiklerini hafızasında tutan, düşünen,
akleden, heyecanlanan, sevinen, sevgi, merhamet ve şefkat
duyan, özleyen, fırındaki kekin kokusunu duyunca iştahlanan,
yediği yemeğin tadından zevk alan, komik bir olaya gülen,
dostları ile neşelenen veya bir fikri savunan insan
zekasını kesinlikle meydana getiremezler.
 |
Bilinçsiz atomları, her ne şekilde
biraraya getirirseniz getirin, hiçbir zaman bu varlıklardan
tek bir tanesini, hatta bunlardan herhangi birinin tek
bir hücresini dahi oluşturamazlar.
O halde tüm insanlığın bilgi birikimi
ve çabası ile asla meydana gelemeyecek canlılığı, şuursuz
atomların, kör tesadüflerin yardımı ile meydana getirdiğini
nasıl iddia edebilirler? Açıkça anlaşılacağı gibi aklı
ve vicdanı olan bir insan, tüm canlıların ve insanların,
tesadüflerin eseri olmasının mümkün olamayacağını hemen
anlar. Hiçbir ön yargıya kapılmadan, aklı ve vicdanı
ile düşünen her insan, tüm bu varlıkları yaratanın,
üstün bir akıl, sonsuz bilgi ve benzersiz bir güç sahibi
olan Allah olduğunu kesin olarak bilir.
Kitabın ilerleyen sayfalarında evrim
teorisini savunanların, insanları nasıl aldattıklarını
göstermek için size varilci Darwin'in başından geçen
olayları anlatacağız.
Bu teorinin bir aldatmaca olduğunu
anlatmamızın önemli bir nedeni daha var:
Birisi evrim teorisine inanmanızı istediğinde
bu kitapta okuduğunuz gerçekleri hatırlayıp, bu kişinin
sizi yanıltmaya çalıştığını anlayabilir ve ona herşeyi
sonsuz ilim sahibi olan Yüce Allah'ın yarattığını anlatabilirsiniz.
Şimdi hayatını varilin başında geçiren
varilci Darwin'in ve takipçilerinin durumlarını hep
birlikte görelim.
|