|
Ateist Derneği Başkanının
Yanılgıları
Evrim teorisi konulu Ceviz Kabuğu programına katılan
bir diğer evrimci, kendisini "Çekmece Ateist Derneği"
adlı müphem bir cemiyetin başkanı ve bir dış mimar olarak
tanıtan Ömer G. isimli şahıstır. Bu kişi seviye, nezaket
ve mantıksal tutarlılık gözetmeden sürdürdüğü konuşmasında,
Allah'a inanmadığını belirtmiş ve buna karşılık inananlardan
"ispat" istemiştir. Kast ettiği ispat ise
Allah'ın kendisine gözükmesi manasındadır.
Programı sunan Sayın Cevizoğlu bu kişiye son derece
açıklayıcı bir cevap vermiştir:
Nasıl bir evi gördüğümüzde onun tesadüfen oluşmadığını,
bir mimarın ürünü olduğunu anlıyorsak, evren ve canlılardaki
olağanüstü tasarım, düzen ve planı gördüğümüzde de,
bunun bir Yaratıcı'nın eseri olduğunu anlarız.
Dikkat edilirse, bu örneğin gösterdiği önemli bir sonuç
vardır: Allah'ın varlığını anlamak, akıl gerektirmektedir.
Çünkü ancak akıl sahibi bir varlık, gördüğü nesneleri
inceleyip, "bunlar rastgele meydana gelmemiş, bir
tasarlayıcısı var" diye mantık yürütebilir. Buna
karşı aklı olmayanlar, sadece beş duyuları ile algılayabildikleri
şeylerin varlığını bilirler. Örneğin hayvanlar bu şekildedir.
"Allah'ı bize gösterin, yoksa inanmayız"
diyen inkarcılar da benzer bir kavrayışsızlık içindedir.
Nitekim Allah Kuran'da onlar için
"... Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar..."
buyurur. (Araf Suresi, 179)
Ateist Derneği Başkanı'nın bir diğer yanılgısı, "Allah'ı
kim yarattı" şeklindeki sorusunda ortaya çıkmaktadır.
Böyle bir sorunun manası yoktur, çünkü "yaratılmamış",
"doğmamış" ve "doğurulmamış" olmak,
zaten Allah'ın birer sıfatıdır. Allah, ezelden beridir
var olan yegane varlıktır ve dolayısıyla üstteki soru
mantıksal bir çelişkidir.
Bu soruyu soran Ateist Derneği Başkanı, kendince Allah
inancında bir çelişki yakaladığı zannındadır. Oysa kavrayamadığı
husus, Allah'ı kabul etmemekle, kendisinin bir başka
şeyi "ezelden beri var" sayıyor oluşudur.
Bu "ezelden beri var" saydığı şey ise maddedir.
Bu konuyu biraz açalım: Şu an içinde yaşadığımız evrenin
var olduğunu, en azından bu evrenle ilgili algılarımızın
ve bizzat kendimizin var olduğunu biliyoruz. Bu varlığın,
bizden ve evrenden de önce var olan, sonsuz bir varlıktan
geldiği ise açıktır. Bir başka deyişle, daima var olan
bir "mutlak varlık" vardır ki, biz ve şu an
gördüğümüz evren onun sayesinde var olmuştur. Akıllı
bir insan bu varlığın herşeye güç yetiren Allah olduğunun
bilincindedir. Allah'ın varlığını kabul etmekten kaçan
bir insan ise bu mutlak varlığı madde olarak kabul eder.
Ancak madde olarak kabul ettiğinde, büyük bir açmaza
düşmektedir. Çünkü maddenin, tanımı gereği, bir bilinci
yoktur; bir amacı, aklı, tasarım ve düzenleme gücü de
yoktur. Madde, kendisinin varlığının dahi farkında olmayan,
ölü bir yığındır. Dolayısıyla eğer mutlak varlık madde
olmuş olsaydı, o zaman şu anda tüm evren ölü bir madde
yığını olmaya devam edecekti. (Yani tüm evren, gazlardan,
toz bulutlarından, ölü gezegenlerden ve diğer gökcisimlerinden
ibaret olacaktı.)
Oysa şu anda evrende hem büyük bir düzen ve tasarım
hem de bunu görüp anlayan, takdir eden ve bu konuyu
muhakeme edip tartışabilen bilinçli varlıklar (yani
biz insanlar) vardır. Bu da bize göstermektedir ki,
tek mutlak varlık olan Allah, tasarlama, düzenleme,
başka varlıklar yaratma, onlara bilinç ve akıl verme
kudretine sahip bir varlıktır. İşte o mutlak varlık,
herşeyin yaratıcısı, sahibi ve hakimi olan, "tüm
alemlerin Rabbi" olan Yüce Allah'tır. Allah Kendisi'ni
bize kitabı olan Kuran'da şöyle tanıtır:
De ki: O Allah, birdir.
Allah, Samed'dir (herşey O'na
muhtaçtır, daimdir, hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır).
O, doğurmamıştır ve doğurulmamıştır.
Ve hiçbir şey O'nun dengi değildir.
(İhlas Suresi, 1-4)
Ateist Derneği Başkanı'nın Kuran hakkında öne sürdüğü
iddialar da, ciddi ve kayda değer tezler değil, sadece
kulaktan dolma, din aleyhtarı bir fanatizmle tekrarlanmış
hezeyanlardır. Gerçekte söz konusu kişinin üslubu, muhakeme
düzeyi ve tahammülsüz tavrı, ateizmin de iyi bir temsili
olmuştur. Çünkü başta söylediğimiz gibi, Allah'ın varlığını
fark etmek akıl sahibi insanlara mahsustur, ateizm ise
akıl erdirmeyenlerin inancıdır.
|