|
GİRİŞ
Biyoloji ile ilgilenen insanlar, özellikle de dünya
üzerindeki canlıların nasıl ortaya çıktığı sorusuna
cevap arayanlar, 20. yüzyıl boyunca "evrim" kelimesini
çok fazla duydular. Ama görünen o ki 21. yüzyıl ile
birlikte bu kelimenin yerini yeni bir kelime aldı: "Yaratılış".
Darwin'den bu yana sürekli gelişen bilimin ortaya çıkardığı
tablo, doğanın asla tesadüflerle ortaya çıkamayacağını,
mutlaka üstün bir güç ve bilgi sahibi bir Yaratıcı tarafından
yaratılmış ve düzenlenmiş olduğunu gösteriyordu. 20.
ve 21. yüzyıl bilimi, Darwin'in tesadüfle açıklanabilir
saydığı canlıların, gerçekte çok kompleks tasarımlara
sahip olduklarını ortaya koydu. Bu tasarımların detayına
inildikçe, evrimin savunduğu tesadüf açıklamasının saçmalığı
ve akıl dışılığı daha açık hale geldi.
Ne var ki, evrim teorisinin bilimsel olarak hiçbir
geçerliliği olmadığı açıkça görüldüğü halde, bu teori
tarihin çöplüğüne atılmadı. Çünkü, evrimi savunan bilim
adamlarının materyalist felsefeye olan dogmatik bağlılıkları,
bu teoriyi ayakta tuttu.
Evrim teorisinin ayakta tutulması için en büyük çabayı
harcayanlar ise, kuşkusuz materyalist görüşü savunan
bazı basın organları oldu.
Bugün ülkemizde ve dünyada bazı medya kuruluşlarının
yayınlarına dikkatli bir gözle bakıldığında, sık sık
Charles Darwin'in evrim teorisini konu edinen haberlere
rastlamak mümkündür. Büyük medya kuruluşları, ünlü dergiler,
çeşitli yayınlar periyodik bir biçimde bu teoriyi gündeme
getirirler. Kullandıkları üsluba bakıldığında ise, bu
teorinin, tartışmaya yer bırakmayacak bir biçimde ispatlanmış
mutlak bir gerçek olduğu izlenimi uyanır.
Oysa gerçek hiç de böyle değildir.
Çünkü evrim teorisi, canlılığın nasıl oluştuğunu açıklamaktan
son derece uzaktır; aksine, biyoloji, biyokimya, paleontoloji,
anatomi gibi bilim dallarındaki her yeni gelişme, evrim
tarafından açıklanamayan, dahası açıklanması asla mümkün
olmayan yeni yeni sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Sadece
21. yüzyılın ilk aylarında kaydedilen gelişmeler dahi,
Darwinizm'e büyük darbe indirmiştir
21. yüzyılda yaşanan yeni ve önemli bir gelişme ise,
insanların evrim propagandasına karşı tüm dünyada bilinçlendirilmesidir.
Yakın bir geçmişte, evrim teorisini kesin ve ispatlı
bir gerçek zanneden çoğunluk, bugün hiçbir bilimsel
delili olmayan, evrimcilerin demagojilerinden, bilimsel
sahtekarlık ve aldatmacalarından ibaret hayali bir senaryo
olduğunun farkındadır. Elbette ki bunda evrim teorisinin
içyüzünü ortaya koyan kitapların, konferansların ve
diğer çalışmaların önemli etkisi olmuştur.
Tüm bunların yanında, evrim teorisinin geçersizliğinin
topluma gösterilebilmesi için, evrimcilerin basında
yer alan iddialarına da tek tek cevap vermekte yarar
bulunmaktadır. Daha önce bu konudaki cevaplarımızı,
Ağustos 1999'da yayınlanan "Evrimcilerin Yanılgıları"
adlı kitabımızda ortaya koymuştuk. Bu elinizdeki kitap
ise, aynı amaçla hazırlanan ikinci çalışmadır ve evrimci
iddialara karşı kaleme alınmış makalelerimizin bir derlemesidir.
Şimdiye kadar "www.netcevap.org"
adresli internet sitesinde yayınlanmış olan bu makalelerde,
son bir yıldır ülkemizin bazı gazete ve dergilerinde
evrim teorisi hakkında çıkan yanıltıcı haberlere bilimin
ve aklın verdiği cevaplar ortaya konmuştur. Evrimcilerin
iddialarına karşı verdiğimiz cevapları, bundan böyle
de "www.netcevap.org"
adresli internet sitesinden izleyebilirsiniz.
Bu kitapta evrim iddialarına verilen cevaplardan da
anlaşılacağı gibi, evrim teorisini savunan veya propagandasını
yapan her haber yanlış ve aldatıcıdır. Çünkü evrim hiçbir
zaman gerçekleşmemiştir. Canlılık, evrimin iddia ettiği
gibi, kör tesadüflerineseri değildir. Canlılık, sonsuz
bir güç, ilim ve akıl sahibi, üstün bir Yaratıcı olan
Allah'ın eseridir. Dolayısıyla tüm bilimsel bulgular,
Yaratıcımız olan Allah'ın varlığına, kudretine ve benzersiz
sanatına işaret etmektedir.
|