KİTAPLAR  |  FİLMLER  |  SES KASETLERİ  |  MAKALELER  |  ANA SAYFA.

ARAMA

YARATILIŞ ATLASI


KUZEY VE GÜNEY AMERİKA'DA
BULUNAN FOSİL ÖRNEKLERİ

DOMİNİK CUMHURİYETİ'NDE BULUNAN FOSİL ÖRNEKLERİ

Fosillerin oluştuğu ortamlardan biri de amberlerdir. Amber içindeki fosiller, ağaçlardan salgılanan reçinenin canlının üzerinde donması ve canlının o anki haliyle muhafaza edilmesiyle meydana gelir. Reçine, kimyasal olarak farklı organik maddelerden meydana gelir. Suda çözülmez, havayla temas ettiğinde ise çok kısa sürede donar. Daha sonra polimerizasyon (monomer moleküllerin üç boyutlu zincirler meydana getirmek için kimyasal reaksiyona girmeleri) süreci başlar ve reçine milyonlarca yıl boyunca katılaşmaya devam eder. Reçinenin üzerine döküldüğü canlı da o anki haliyle milyonlarca yıl boyunca kalır.

Şu an dünyada 100'den fazla amber yatağı olduğu bilinmektedir. Lübnan'da elde edilen bilinen en eski amber örnekleri Lübnan dağlarında bulunan, Kretase dönemine ait 130 - 120 milyon yıllık amberlerdir. Son dönemlerde yapılan araştırmalar Mezozoik zamana ait bazı yeni amber yataklarını ortaya çıkarmıştır. Bunlardan bazıları, yaklaşık 120 milyon yaşındaki Ürdün amberleri, yaklaşık 80 milyon yaşındaki New Jersey amberleri, 80 - 75 milyon yıllık Cedar gölü amberleri, 70 milyon yıllık Fransız amberleri ve 100 milyon yıllık Pirene amberleridir. Diğer pek çok amber yatağında elde edilen fosil örnekleri ise çoğunlukla Eosen - Miosen dönemlerine (54 - 5 milyon yıl) aittir.

Dominik Cumhuriyeti'nde elde edilen amber fosiller ise çoğunlukla, Eosen - Miosen dönemlerine aittir. Dominik'te iki önemli amber yatağı bulunmaktadır. Bunlardan biri Santiago şehrinin kuzeyinde bulunan dağlık bölgedir. Diğeri de, Santo Domingo şehrinin kuzeydoğusunda yer alan El Valle kasabası yakınlarındaki madenlerdir. Dominik amberlerinin, Hymenaea cinsi ağaçların reçinelerinden meydana geldiği bilinmektedir. Dominik amberlerinin en önemli özelliklerinden biri, fosilleşmiş canlı türlerinin çeşitliliğidir. Çok sayıda böcek türünün yanı sıra, amber içinde fosilleşmiş kurbağa, kertenkele, akrep örnekleri de vardır.


Dominik Cumhuriyeti'ndeki amber içinde fosillerin bulunduğu bazı yataklar.

Dominik Cumhuriyeti'nde bulunan on binlerce amber fosili, bulunan tüm diğer fosiller gibi, çok önemli bir gerçeği göstermektedir: Canlılar milyonlarca yıldır hiçbir değişime uğramamış, yani asla evrim geçirmemişlerdir. Sivrisinekler hep sivrisinek, karıncalar hep karınca, arılar hep arı, yusufçuklar hep yusufçuk, örümcekler hep örümcek olarak var olmuşlardır. Kısacası, tüm canlılar dünyaya geldikleri ilk andan itibaren hep aynı özelliklerle, aynı şekilde varlıklarını devam ettirmişlerdir. Milyonlarca yıl önce yaşamış ve amber içinde muhafaza edilmiş canlılarla, günümüzdeki örnekleri tıpatıp aynıdır. Bu gerçek evrim teorisine büyük bir darbe vurmakta, Yaratılış gerçeğini gözler önüne sermektedir.


Dünyada 100'den fazla amber yatağı vardır. Bu yataklardan biride Baltık amberlerinin bulunduğu Norveç'tir.

Yaprak Zararlısı

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Resimde görülen 25 milyon yaşındaki yaprak zararlısı, günümüzdeki yapak zararlılarıyla tıpatıp aynıdır. Aradan geçen milyonlarca yıla rağmen hiçbir değişikliğe uğramayan yaprak zararlıları, evrim teorisini yalanlamaktadır.

Sıçrayan Örümcek

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Santiago yakınlarındaki dağlık bölge, Dominik Cumhuriyeti

Bu amber parçasında, Salticidae familyasından, sıçrayan örümcek yer almaktadır. İsimlerini, avlarının üzerlerine tırmanıp, boylarının 50 kat üzerinde zıplayarak avlanmalarından alırlar. Başlarının ön tarafında bulunan dört adet gözün yanı sıra, bunların hemen üzerinde de dört küçük gözleri daha vardır. Kusursuz yapıdaki bu gözlerini  avlarını tespit etmek için kullanırlar.

Bundan milyonlarca yıl önce yaşayan sıçrayan örümcekler, tıpkı günümüzdekiler gibi, tam ve kusursuz bir yapıya sahiptiler. Ve bu yapılarında milyonlarca yıl boyunca hiçbir değişiklik olmadı. Resimdeki 25 milyon yıllık amber de, bu gerçeğin bir delilidir.


At Nalı Yengeci Böceği

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Santiago yakınlarındaki dağlık bölge, Dominik Cumhuriyeti

Bu böcekler, çoğunlukla karınca yuvalarının yakınlarında yaşarlar. 25 milyon yıllık bu fosil, söz konusu böceklerin evrim geçirmediklerinin delilidir. Milyonlarca yıl önceki at nalı yengeci böcekleriyle bugünküler arasında bir fark yoktur.

 

Scelionid Yaban Arısı

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Santiago yakınlarındaki dağlık bölge, Dominik Cumhuriyeti

Scelionid arıları genelde dökülmüş yapraklar altında yaşarlar. Bu arıların çok fazla böcek türüne, özellikle bunların yumurtalarına zarar verdikleri bilinmektedir. Resimdeki scelionid arısı uçarken fosilleşmiştir. Günümüzdeki örneklerinden hiçbir farkı yoktur. 25 milyon yıllık scelionid  arısı amberi, diğer tüm canlılar gibi, yaban arılarının da evrimleşmediğini göstermektedir.


Suikastçı Böcek

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Santiago yakınlarındaki dağlık bölge, Dominik Cumhuriyeti

Bu amber parçasında, Reduviidae familyasının çok nadir görülen bir örneği olan suikastçi böcek görülmektedir. Buradaki, Emesinae alt familyasından, iplik bacaklı suikastçi böceğidir. Suikastçi böcekler, dış sindirim olarak bilinen türde beslenirler. Avlarının dokusunu sıvı haline getiren bir zehir salgılarlar ve ardından onu emerler. Toksin, hızlı işleyen ve ava birkaç saniye içinde boyun eğdiren bir yapıya sahiptir. Bazı suikastçi böcekler aktif olarak avını avlarken, diğerleri beklerler. Bu suikastçi böceğin kanatlarındaki renkler de korunmuştur.

Günümüzdeki suikastçı böceklerin sahip oldukları tüm özelliklere, 25 milyon yıl önce yaşayan suikastçı böcekler de sahiptir. Resimde görülen fosil, milyonlarca yıldır aynı özelliklere sahip olan suikastçı böceklerinin evrimleşmediğinin delillerinden biridir.


Yalancı Akrep

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Santiago yakınlarındaki dağlık bölge, Dominik Cumhuriyeti

Yalancı akrepler, akreplere benzeyen örümceklerdir, ancak akrebin uzun kuyruğu ve iğnesinden yoksunlardır. Avlarını kıskaçlarını kullanarak etkisiz hale getirirler. Yalancı akrepler, dökülmüş yapraklar, toprak ve kaya altlarında bulunabilirler. Bazıları, böcekler ve sinekler gibi diğer eklembacaklıların üzerinde yaşarlar. Dünya genelinde 2000 çeşit yalancı akrebin yaşadığı bilinmektedir.

25 milyon yaşındaki yalancı akreplerle, günümüzde yaşayan örneklerinin bir farkı yoktur. Bu farksızlık, canlıların evrim geçirmediğinin ispatıdır.

Kanatlı Karınca

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Kanatlı karınca türünün 5 - 8 mm uzunluğunda  iki uzun kanadı vardır. Yuvalarını su ve yiyecek kaynaklarına yakın yaparlar. Bu karıncalar milyonlarca yıldır hiçbir değişikliğe uğramamışlardır.

25 milyon yıllık amber içindeki kanatlı karınca fosili, söz konusu canlıların milyonlarca yıldır aynı olduklarını, yani evrim geçirmediklerini göstermektedir.


Ateşböceği, Kırkayak, Örümcek

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Santiago yakınlarındaki dağlık bölge, Dominik Cumhuriyeti

Bu böcek Pyrochroidae familyasına aittir ve genellikle ateşböceği ya da ateş renkli böcek olarak bilinir. Bu örnekte ateşböceğinin dişli anteni çok net olarak görülmektedir. Bu amber parçasının içinde aynı zamanda kırkayak ve örümcek fosili de yer almaktadır.

Milyonlarca yıldır değişmeden kalan ateşböcekleri, kırkayaklar ve örümcekler, canlıların başka türlerden aşama aşama oluşmadıklarını, sahip oldukları tüm özelliklerle birlikte yaratıldıklarını göstermektedir.


Asalak Yaban Arısı, Kambur Sinek

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

25 milyon yaşındaki yaban arısı ve kambur sinek fosili, tüm canlılar gibi böcek türlerinin de evrim geçirmediklerinin ispatıdır. Bu canlılar milyonlarca yıldır aynıdır, herhangi bir değişikliğe uğramamışlardır. 

İğnesiz Arı

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Resimde amber içinde fosilleşmiş iğnesiz arı fosili görülmektedir. Bu canlıların günümüzdeki örnekleriyle, milyonlarca yıl önce yaşayan örnekleri birbirlerinden farksızdır.


Kanatlı Karınca, Gal Sineği

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

25 milyon yıldır değişmeden yaşamlarını sürdüren kanatlı karıncalar ve gal sinekleri, evrim teorisinin iddialarını yerle bir etmektedir.

Örümcek ve Örümcek Ağı

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Örümcekler yüz milyonlarca yıldır yapılarını değiştirmeden varlıklarını devam ettiren canlılardan biridir. Burada görülen amber içindeki örümcek ve ağı ise 25 milyon yaşındadır. Günümüzde yaşayan örneklerinden hiçbir farkı olmayan bu canlı, "biz evrim geçirmedik, yaratıldık" demektedir.


Ağaç Kabuğu Biti

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti 

Binlerce farklı böcek türüne ait sayısız fosil örneği bulunmaktadır. Ve tüm bu fosiller, canlıların var oldukları günden itibaren aynı özelliklere sahip olduklarını, zaman içinde değişime uğrayıp evrim geçirmediklerini göstermektedir. Bu fosillerden biri de, ağaç kabuğu bitlerinin milyonlarca yıldır aynı olduğunu gösteren 25 milyon yıllık amberdir.

Kabuk Böceği

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

25 milyon yıl yaşındaki kabuk böcekleri, günümüzdekilerle aynıdır. Milyonlarca yıldır aynı olan bu böcekler, canlıların evrim geçirmediklerini, yaratıldıklarını gösteren örneklerden biridir.


At Nalı Yengeci Böceği

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Fosil kayıtlarının tamamı Darwinistleri yalanlamaktadır. Darwinistler, canlıların birbirlerinden aşama aşama türediklerini öne sürmektedir. Fosiller ise, canlıların eksiksiz ve kusursuz yapılarıyla bir anda ortaya çıktıklarını ve var oldukları müddetçe değişmediklerini göstermektedir. Allah'ın yaratışının apaçık delili olan bu durum, evrimciler tarafından asla açıklanamaz. Evrimcilerin açıklayamayacakları örneklerden biri de, amber içindeki 25 milyon yıllık at nalı yengeci böceği fosilidir. At nalı yengeci böcekleri, evrime meydana okumaktadır.

Kanatlı Karınca

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Bu amberin içinde kanatlı karınca fosili bulunmaktadır. Günümüzde yaşayan kanatlı karıncalarla, milyonlarca yıl önce yaşayan örnekleri arasında hiçbir fark yoktur. Bu da diğer canlılar gibi, karıncaların da evrim geçirmediklerinin delilidir.


Örümcek

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Günümüzde yaşayan örümceklerin sahip oldukları tüm özelliklere milyonlarca yıl önce yaşayan örümcekler de sahiptir. 25 milyon yıllık amber içindeki örümcek fosili bu gerçeğin ispatlarındandır.


İşçi Karınca

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Yeryüzünde en kalabalık nüfusa sahip canlılardan biri karıncalardır. Fosil kayıtları karıncaların milyonlarca yıldır aynı olduklarını, herhangi bir değişikliğe uğramadıklarını, yani evrim geçirmediklerini ortaya koymuştur. Resimde görülen 25 milyon yıllık işçi karınca fosili de, bu gerçeği teyit etmektedir.

Kanatlı Karınca

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

25 milyon yıllık kanatlı karıncalarla, günümüzdeki örnekleri arasında hiçbir fark yoktur. Aradan geçen milyonlarca yıla rağmen aynı kalan kanatlı karıncalar evrim olmadığının delillerindendir.


Evcikli Böcek, Kara Kanatlı Mantar Sivrisineği

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Resimde görülen amber içinde evcikli böcek ve mantar sivrisinekleri bulunmaktadır. Bu canlılar milyonlarca yıldır yapılarında hiçbir değişiklik olmadan varlıklarını devam ettirmektedirler. Söz konusu canlıların değişmemeleri, evrim geçirmediklerinin göstergesidir.

Kanatlı Termit

Dönem: Senozoik zaman, Eosen - Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Resimdeki 25 milyon yıllık amber içinde, kanatlı termit fosili bulunmaktadır. Bu canlılar, milyonlarca yıldır aynı kusursuz sistemlere sahiptirler ve yapılarında en küçük bir değişiklik dahi olmamıştır.


Hemiptera Takımından Bir Böcek

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

48 binden fazla türü olan Hemiptera cinsi böcekler (tahtakuruları), fosil kayıtlarında bir anda ortaya çıkmakta ve hiçbir değişikliğe uğramadan milyonlarca yıldır varlıklarını devam ettirmektedirler. Diğer tüm böcek türleri gibi, Hemiptera takımına dahil olan böcekler de evrimi yalanlamaktadır.

Örümcek ve Örümcek Ağı

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Amber içinde ağıyla birlikte fosilleşmiş bir örümcek örneği görülmektedir. 25 milyon yıllık örümcek ve ağı, günümüzde yaşayan örümcekler ve ağlarıyla tıpatıp aynıdır. Bu aynılık, evrim teorisini tamamen geçersiz kılmaktadır.


Kanatlı Karınca

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

25 milyon yıldır aynı olan kanatlı karıncalar, evrim teorisinin geçersiz olduğunu gösteren örneklerdendir. Milyonlarca yıldır değişmeyen canlılar karşısında evrimciler hiçbir bilimsel ve tutarlı açıklamada bulunamazlar.

Kanatlı Termit

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Milyonlarca yıldır hiçbir değişikliğe uğramayan böcek türleri, evrim teorisi için büyük bir açmaz oluşturmaktadır. Fosil bulgularında hep aynı yapılarıyla karşımıza çıkan böcek türleri, canlıların evrim geçirmediklerinin delillerindendir. Resimdeki amber içinde bulunan kanatlı termit, 25 milyon yaşındadır. Ve bu fosillerin, günümüzdeki benzerlerinden hiçbir farkı yoktur.


Çekirge

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Fosil kayıtlarında yer alan tüm çekirge örnekleri, günümüzde yaşayanlarla aynıdır. Bundan 25 milyon yıl önceki çekirgelerle günümüzdekilerin birbirlerinden farksız olması, evrimin hiçbir zaman yaşanmadığını göstermektedir.


Scelionid Yaban Arısı, Cüce Ağustos Böceği

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

25 milyon yıllık amberin içinde yaban arısıyla birlikte cüce ağustos böceği fosili bulunmaktadır. Milyonlarca yıldır hiçbir değişikliğe uğramayan yaban arıları ve cüce ağustos böcekleri, evrimi reddetmektedir.

Delici Böcek

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Evrimciler, böceklerin evrim geçirdiğine dair tek bir fosil dahi sunamazken, böceklerin evrim geçirmediklerini gösteren on binlerce fosil vardır. Bu fosiller, diğer canlılar gibi böceklerin de, sahip oldukları tüm özelliklerle bir anda ortaya çıktıklarını ve yüz milyonlarca yıl boyunca hiçbir değişikliğe uğramadıklarını göstermektedir. Bu gerçeği delillendiren bulgulardan biri de, resimde görülen 25 milyon yıllık amber içinde delici böcek fosilidir.


Asalak Yaban Arısı, Yaykuyruk Böceği

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Evrim teorisi fosil bulguları karşısında büyük bir yenilgiye uğramıştır. Evrimin yenilgisini ifşa eden örneklerden biri de resimde görülen, 25 milyon yıllık asalak yaban arısı ve yaykuyruk böceğidir. Günümüzde yaşayan örneklerinden hiçbir farkı olmayan bu canlılar, Yaratılış gerçeğini göstermektedir.

Pteromalid Yaban Arısı

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Pteromolid yaban arıları milyonlarca yıl boyunca değişmemiş, yani hiçbir zaman evrim geçirmemişlerdir. Bu, fosil kayıtlarının gösterdiği reddedilemez bilimsel bir gerçektir. Bu gerçeğin örneklerinden biri de, 25 milyon yıllık amber içinde parazit yaban arısı fosilidir.


Kalkık Kuyruk Böceği

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Pteromolid yaban arıları milyonlarca yıl boyunca değişmemiş, yani hiçbir zaman evrim geçirmemişlerdir. Bu, fosil kayıtlarının gösterdiği reddedilemez bilimsel bir gerçektir. Bu gerçeğin örneklerinden biri de, 25 milyon yıllık amber içinde parazit yaban arısı fosilidir.

Kanatlı Karınca

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Santiago yakınlarındaki dağlık bölge, Dominik Cumhuriyeti

Kanatlı karıncalar, pek çok karınca türünün çoğalmak için kolonilerinden dışarı yolladıkları karıncalardır. Resimde, amber içinde fosilleşmiş olarak görülen kanatlı karınca 25 milyon yaşındadır ve günümüzdekilerden hiçbir farkı yoktur.


Kanatlı Karınca, Gal Sineği

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Gal sinekleri, sivrisinekten daha küçük olan bir sinek türüdür. Amber içinde yer alan 2 gal sineği fosili, 25 milyon yaşındadır. Gal sinekleriyle birlikte bir de kanatlı karınca fosili bulunmaktadır. Milyonlarca yıldır değişmeden kalan gal sinekleri ve kanatlı karıncalar, evrimin asla yaşanmadığının ispatlarından biridir.


Çayır Sivrisineği

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Günümüzdeki çayır sivrisinekleriyle, 25 milyon yıl önce yaşamış olanlar arasında hiçbir fark yoktur. Resimde görülen amber içindeki fosil de bu gerçeği göstermektedir.

Kambur Sinek

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Kambur sinekler, küçük bir sinek türüdür. Bulunan tüm fosil örnekleri, kambur sineklerin hep kambur sinek olarak var olduklarını göstermektedir. 25 milyon yıllık amber içindeki kambur sinek fosili de bu gerçeği bir kez daha teyit etmektedir. 


Ceratopogonidae

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Amber içinde bir tür küçük sinek olan Ceratopogonidae fosili görülmektedir. Günümüzde yaşayan örnekleriyle, milyonlarca yıl önce yaşayanlar arasında hiçbir fark yoktur. Bu farksızlığın delillerinden biri de, resimdeki 25 milyon yıllık fosildir.

Kara Kanatlı Mantar Sivrisineği

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Amber içinde fosilleşmiş kara kanatlı mantar sivrisineği görülmektedir. 25 milyon yıldır aynı olan bu canlılar, evrimcilerin iddialarına meydan okumaktadır.


Örümcek Ağı, Leş sineği

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Böceklerin milyonlarca yıl boyunca hiç değişikliğe uğramadığını gösteren bulgulardan biri de resimdeki 25 milyon yaşındaki leş sineği fosilidir. Sineğin yanı sıra bir örümcek ağı da aynı anda fosilleşmiştir. Milyonlarca yıl önceki örümceklerin günümüzdekilerle aynı olması gibi, ağlarının yapısı da aynıdır.

Yaykuyruk Böceği

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

25 milyon yıl önce yaşamış olan yaykuyruk böceklerinin günümüzdeki örneklerinden hiçbir farkı yoktur.


Kambur Sinek

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Balıkların hep balık, sürüngenlerin hep sürüngen, kuşların hep kuş olması gibi böcekler de hep böcek olarak var olmuşlardır. 25 milyon yıldır aynı olan kambur sinekleri bu gerçeği bir kez daha vurgulamaktadır.


Kulağakaçan Böceği, İşçi Karınca

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Amber içinde kulağakaçan böceğiyle birlikte fosilleşmiş bir işçi karınca da bulunmaktadır. Kulağakaçan, Dermaptera takımına dahil olan böceklere verilen genel bir isimdir. 10 ayrı familyadan, yaklaşık 1800 türü tespit edilmiştir. Bu canlının tüm fosil örneklerinde en dikkat çeken özelliği, diğer canlılarda olduğu gibi, yapısında hiçbir değişiklik olmamasıdır. Milyonlarca yıl boyunca değişmeden kalan kulağakaçan böcekleri, evrimin geçersiz olduğunun delilidirler.

Yaprak Zararlısı Larvası

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Yaprak zararlıları gibi, söz konusu böceklerin larvaları da milyonlarca yıldır aynı özelliklere sahiptir.

Resimde görülen 25 milyon yıllık fosil örneği, günümüzdeki larvalarla geçmişte yaşamış olanların farksız olduğunu göstermektedir.

 
    

© 2008 Harun Yahya. www.harunyahya.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.