|
AVRUPA'DA BULUNAN FOSİL ÖRNEKLERİ
ALMANYA'DA BULUNAN FOSİL ÖRNEKLERİ
Jeolojik araştırmalar Jura dönemi (206 - 144 milyon
yıl) boyunca, Batı Avrupa'nın büyük kısmının sıcak,
çok derin olmayan denizlerle kaplı olduğunu göstermektedir.
Günümüzde bu bölgelerden, deniz canlılarına ait çok
sayıda fosil elde edilmektedir.
Özellikle Almanya'da bulunan bazı fosil yatakları,
Devoniyen ve Jura döneminde yaşayan canlılara dair
çok detaylı bilgi edinilmesini sağlamıştır. Bu fosil
alanlarından en önemlileri, Messel, Solnhofen, Holzmaden
Oluşumları ve Hunsrückschiefer faunasıdır.

(Sol üst) Messel Oluşumu'nda yapılan fosil araştırmaları.
(Sol alt) Almanya'daki önemli fosil sahalarından biri olan Solnhofen,
çok sayıda fosilin elde edildiği alanlardan biridir.
Hunsrückschiefer faunası, Paleozoik zamanda (543 -
251 milyon yıl) yaşayan canlılara ait çok çeşitli türde
ve sayıda fosilin bulunduğu bir bölgedir. Bölgeden
elde edilen fosiller çoğunlukla alt ve orta Devoniyen
dönemine aittir. Hunsrückschiefer faunasının önemli
özelliklerinden biri, tıpkı Burgess Shale'de olduğu
gibi burada da, bazı canlıların yumuşak dokularıyla
birlikte fosilleşmiş olmalarıdır. Bu durum bundan yüz
milyonlarca yıl önce yaşamış olan canlıların sadece
fiziksel yapıları değil, yaşam stilleri ve davranış
biçimleri hakkında da bilgi edinilmesini sağlamaktadır.
 |
 |
Hunsrückschiefer
ve Schieferhalde'deki kazı çalışmaları. |

Stuttgart yakınlarındaki Holzmaden
fosil sahası, erken Jura dönemine ait çok sayıda
fosilin bulunduğu önemli kazı alanlarından biridir. |
Bu bilgiler, canlıların var oldukları her dönemde kompleks
sistemlere sahip olduklarını, gelişmiş bir yaşam sürdüklerini
göstermektedir. Canlıların sözde ilkelden komplekse
doğru kademeli olarak gelişip evrimleştiklerini öne
süren Darwinistler ise bu durum karşısında çaresizdirler.
Çünkü tüm fosil kayıtları istisnasız evrim teorisini
yalanlarken, Yaratılış gerçeğini bir kez daha teyit
etmektedir.
Holzmaden Oluşumu'ndan elde edilen fosiller ise, çoğunlukla
derin sularda yaşayan canlılara aittir. Bu canlıların
büyük kısmı, tüm organları ve iskelet yapılarıyla birlikte
eksiksiz olarak fosilleşmiştir. Holzmaden'de de nadir
rastlanan yumuşak doku fosiller elde edilmiştir. Solnhofen'den
elde edilen fosiller ise genellikle, sığ körfezlerde,
mercan ve sünger resiflerinde yaşayan canlılara ait
fosillerdir. Solnhofen'de ayrıca, böcekler, bitkiler,
kertenkeleler, timsahlar, kuşlar gibi kara canlılarına
ait fosiller de bulunmuştur. Solnhofen'de çıkarılan
fosiller arasında, en eski kuş türlerinden biri olan
Archaeopteryx'in yedi farklı fosili de vardır.
Almanya'da bulunan bir diğer önemli fosil yatağı ise
Messel Oluşumu'dur. Geçmiş çağlarda yaklaşık 1000 metre
derinliğinde, 700 metre genişliğinde bir göl olan Messel
Oluşumu, Eosen dönemine (54 - 37 milyon yıl) ait çok
sayıda fosil örneği barındırmaktadır. O dönemde tropikal
iklime sahip olduğu bilinen Messel'de, bitkiler, kuşlar,
yarasalar, sürüngenler, balıklar, kaplumbağalar, böcekler
gibi çok farklı canlıların fosilleri bulunmaktadır.

Karides
Dönem: Mezozoik zaman, Jura dönemi
Yaş: 145 milyon yıl
Bölge: Solnhofen Oluşumu, Eichstatt, Almanya
Karides, kabuklular alt filumuna dahil olan
bir eklembacaklıdır. Vücudu kalsiyum karbonattan
meydana gelen bir zırhla kaplıdır. Gövdesi
eklemlidir. Hem tatlı hem de tuzlu sularda
yaşayan türleri vardır. Bilinen en eski karides
fosili yaklaşık 200 milyon yıl öncesine aittir.
Resimde görülen karides fosili ise 145 milyon
yıl yaşındadır. Milyonlarca yıldır yapılarını
aynen koruyan ve herhangi bir değişime uğramayan
karidesler, canlıların evrim geçirmediğinin
yaşayan bir delilidir. |

Deniz Yıldızı
Dönem: Paleozoik zaman, Devoniyen dönemi
Yaş: 390 milyon yıl
Bölge: Bundenbach, Almanya
390 milyon yıl önce yaşamış olan deniz yıldızlarının,
bugünkü denizlerde yaşayan deniz yıldızlarından
hiçbir farkı yoktur. Aradan geçen yüz milyonlarca
yıla rağmen değişime uğramayan deniz yıldızları,
tarihin hiçbir döneminde evrim yaşanmadığını
göstermektedir.
|

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Messel Oluşumu, Almanya
Kel turna balıkları, Amiiformes takımından, Amiidae familyasına
dahil olan bir balık türüdür. Diğer pek
çok balık türünde olduğu gibi, zengin bir
fosil geçmişine sahiptir. Bilinen en eski
örneklerden biri yaklaşık 150 milyon yıllıktır.
Elde edilen tüm fosiller, kel turna balıklarının
milyonlarca yıldır aynı olduklarını, yani
herhangi bir şekilde evrim geçirmediklerini
göstermektedir. Resimdeki 50 milyon yıllık
kel turna balığıyla, günümüzde yaşayanları
arasında hiçbir fark yoktur.
|

Dönem: Mezozoik zaman, Jura dönemi
Yaş: 150 milyon yıl
Dönem: Solnhofen Oluşumu, Almanya
150 milyon yıl önce yaşamış olan kerevitlerin günümüzdeki kerevitlerden hiçbir farkı yoktur. Bu farksızlık, evrimin olmadığının en önemli delillerinden biridir. Kerevitler hep kerevit olarak var olmuştur. Tüm canlılar gibi onları da Allah yaratmıştır.
|

Dönem: Mezozoik zaman, Jura dönemi
Yaş: 145 milyon yıl
Bölge: Solnhofen Oluşumu, Eichstatt,
Almanya
Darwinistler on yıllardır süren araştırmalarına
rağmen, evrimin gerçekleştiğini gösteren
tek bir fosil bile bulamamışlarken,
evrimin hiçbir zaman yaşanmadığını
gösteren milyonlarca fosil örneği vardır.
Elde edilen her fosil, canlıların var
oldukları müddetçe yapılarında bir
değişiklik olmadığını, aradan yüz milyonlarca
yıl geçse de canlıların aynı kaldıklarını
göstermektedir.
Resimde görülen fosil örneği de, günümüzde
yaşayan karideslerle, 145 milyon yıl
önce yaşayan karidesler arasında hiçbir
fark olmadığının delillerindendir.
|

Kemikli Turna Balığı
Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 54 - 37 milyon yıl
Bölge: Messel Oluşumu, Almanya
Bilinen en eski örnekleri yaklaşık
180 milyon yıl önce yaşamış olan
kemikli turna balıkları birer yaşayan
fosil örneğidirler. Resimde görülen
kemikli turna balığı fosili ise 54
- 37 milyon yaşındadır. On milyonlarca
yıldır aynı olan kemikli turna balıkları
evrimi çürütmektedir.
|

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 54 - 37 milyon yıl
Bölge: Messel Oluşumu, Almanya
Milyonlarca yıllık yarasa fosilleri
canlıların evrim geçirdiği iddiasını
reddetmektedir. Bu fosillerin gösterdiği
gerçek, canlıları Allah'ın yarattığıdır.
|

Dönem: Mezozoik zaman, Jura dönemi
Yaş: 150 milyon yıl
Bölge: Solnhofen Oluşumu, Almanya
Resimdeki yılan yıldızı fosili 150 milyon yaşındadır ve yılan yıldızlarının evrim geçirmediğinin delillerinden biridir. Günümüzdeki yılan yıldızlarından hiçbir farkı olmayan bu fosil karşısında, evrimcilerin yapabileceği aklıcı ve bilimsel hiçbir açıklama yoktur.
|

Dönem: Mezozoik zaman, Jura
dönemi
Yaş: 145 milyon yıl
Bölge: Solnhofen Oluşumu, Eichstatt,
Almanya
Coelacanth uzun yıllar Darwinistler
tarafından sözde bir ara form
örneği olarak sunulmuştur. Ancak
evrimcilerin yarı balık yarı
sürüngen, soyu tükenmiş bir tür
olduğunu iddia ettikleri bu balık,
günümüz denizlerinde canlı olarak
yakalanmıştır. Bugüne kadar yaklaşık
200 canlı örneğinin yakalandığı
Coelacanth'ın bulunmasıyla bu
canlı hakkındaki iddiaların bir
aldatmacadan başka bir şey olmadığı
da ortaya çıkmıştır. Coelacanth,
ara bir form değil, derin sularda
yaşayan tam ve kusursuz sistemlere
sahip olan bir balıktır. Bilinen
en eski fosil örnekleri 410 milyon
yıl öncesine ait olan Coelacanth'lar,
yaklaşık yarım milyar yıldır
hiç değişmeden varlıklarını devam
ettirmektedirler.
Evrimcilerin "sudan karaya
geçiş" iddialarının bir
sahtekarlıktan ibaret olduğunu
gösteren Coelacanth'ın resimde
görülen fosili ise 145 milyon
yıllıktır.
|

Dönem: Mezozoik zaman, Jura
dönemi
Yaş: 208 - 146 milyon yıl
Bölge: Solnhofen Oluşumu, Eichstatt,
Almanya
Istakozun düzgün kare yüzeylerden
oluşan gözleri vardır. Bu düzgün
kareler, aslında birer kare
prizmanın ön yüzeyidir. Istakoz
gözündeki bu kare prizmaların
her birinin iç yüzeyi "ayna" yapısındadır.
Bu ayna benzeri yüzeyler ışığı
kuvvetli biçimde yansıtır.
Bu ayna yüzeylerden yansıyan
ışık, daha arka taraftaki retina
üzerinde kusursuz bir biçimde
odaklanır. Gözün içindeki bu
prizmalar öyle bir açıyla yerleştirilmiştir
ki, hepsi ışığı hatasız bir
biçimde tek bir noktaya yansıtır.
Bu mükemmel sistem, yüz milyonlarca
yıldır tüm ıstakozlarda kusursuz
olarak işlemektedir. Bundan
200 milyon yıl önce yaşayan
ıstakozlar da günümüzde yaşayan
ıstakozlar da aynı sistemle
görmektedirler. Bu durum, canlıların
kademeli olarak geliştikleri
iddiasında bulundan Darwinistleri
sessizliğe mahkum etmektedir.
|

Dönem: Mezozoik zaman, Jura
dönemi
Yaş: 150 milyon yıl
Bölge: Solnhofen Oluşumu,
Eichstatt, Almanya
Deniz yıldızı, evrimi kesin
olarak yalanlayan bir yaşayan
fosildir. 300 milyon yıl
önce yaşayan deniz yıldızları
da, 245 milyon önce yaşayan
örnekleri de, 150 milyon
yıl önce yaşayanlar da günümüzdekilerle
tıpatıp aynıdır. Yüz milyonlarca
yıldır aynı kalan deniz yıldızları
evrimin bir yalan olduğunu
söylemektedir.
|

Dönem: Mezozoik zaman, Devoniyen dönemi
Yaş: 410 - 360 milyon yıl
Bölge: Bundenbach, Almanya
Deniz minareleri, yumuşakçalar filumuna dahil
olan canlılardır. Bilinen en eski örneklerine
Kambriyen'in son dönemlerinde rastlanır. Resimde
görülen deniz minaresi ise 410 - 360 milyon
yıllıktır. Yüz milyonlarca yıldır aynı olan
deniz minareleri evrimi geçersiz kılmaktadır.
Dönem: Mezozoik zaman, Devoniyen dönemi
Yaş: 410 - 360 milyon yıl
Bölge: Bundenbach, Almanya
Bundan 410 - 360 milyon yıl önce yaşayan deniz
minareleri günümüzdeki örneklerinden farksızdır.
Aradan geçen milyonlarca yıla rağmen değişmeyen
deniz minareleri, canlıların herhangi bir evrim
sürecinden geçmediklerinin önemli bir delilidir. |

Dönem: Mezozoik zaman, Jura dönemi
Yaş: 208 - 146 milyon yıl
Bölge: Solnhofen Oluşumu, Eichstatt, Almanya
Milyonlarca yıldır hiçbir değişime uğramadan
varlıklarını devam ettiren karidesler, evrim
geçirmediklerini yaratıldıklarını söylemektedirler.
Eğer bir canlı bugün sahip olduğu özelliklere
milyonlarca yıl önce de sahipse, bu canlının
evrimleşerek geliştiği iddia edilemez. Fosil
kayıtları, evrimcilerin iddialarının doğru
olmadığının ispatıdır.
|
İSPANYA'DA BULUNAN FOSİL ÖRNEKLERİ
İspanya'nın büyük kısmını Pireneler ve Sierra Neveda
gibi dağlık ve tepelik bölgeler oluşturmaktadır. Ülkenin
%24'ü 1000 m'den yüksektir. Söz konusu dağlık alanlarda
önemli fosil yatakları bulunmaktadır.

600 metre yüksekliğindeki kireçtaşı kayaçlarından
oluşan Ordesa kanyonu.
Bardenas Reales, İspanya (sağda) |
Kaya yapısı ise ikiye ayrılmaktadır. Yarım adanın
Kuzey ve Batısı granit ve şist gibi kristal ağırlıklı
kayalardan oluşurken, diğer kısmı da kireçtaşlarının
yoğun olduğu tortul kayaçlardan meydana gelmektedir.
İspanya'dan elde edilen fosiller arasında, Devoniyen
dönemine (417 - 354 milyon yıl) ait kolsuayaklılar
(brakipod) ve değişik deniz canlıları fosilleri, Karbonifer
döneme (354 - 290 milyon yıl) ait çok çeşitli bitki
ve hayvan türleri fosilleri, Senozoik zamana (65 milyon
yıl - günümüz) ait çok sayıda memeli, sürüngen, deniz
canlısı, kuş ve bitki türleri fosilleri vardır.
Tüm bu fosiller, Darwinistlerin büyük bir açmazda olduğunu
göstermektedir. Çünkü bu bulgular, kademeli evrim iddiasını
destekleyen tek bir delil dahi sunmazken, canlıların
yoktan var olduklarını ve jeolojik devirler boyunca
değişmediklerini gösteren milyonlarca örnek ortaya
koymaktadır. Bunun anlamı ise açıktır: Canlılar evrimleşmemiştir.
Tüm canlıları Yüce Allah yaratmıştır.
ÇEK CUMHURİYETİ'NDE BULUNAN
FOSİL ÖRNEKLERİ
Çek
Cumhuriyeti'nin coğrafi yapısının büyük kısmını Bohemya
bölgesindeki dağlık alan oluşturur. Deniz seviyesinden
yaklaşık 900 metre yüksekliğinde olan bu alan, Çek
Cumhuriyeti'nin fosil açısından da oldukça zengin olan
bir bölgesidir.

Zengin fosil yataklarıyla ünlü olan Bohemya'da yüz milyonlarca yıllık fosiller elde edilmiştir. Bu fosillerin her biri, canlıların evrim geçirmediğini, Allah tarafından yaratıldığını göstermektedir. |
Bohemya'da, Proterozoik devirde (2.5 milyar - 545 milyon
yıl) yaşamış olan mikro canlıların fosillerinin yanı
sıra, Kambriyen (543 - 490 milyon yıl) ve Devoniyen
(417 - 354 milyon yıl) dönemi canlılarına ait de pek
çok fosil örneği bulunmuştur. Bunlar arasında en dikkat
çekici olanı, 1300 farklı türde trilobit fosilidir.
Bu fosiller, yaklaşık 300 tanesi Fransız paleontolog
Joachim Barrande tarafından isimlendirildiği için,
Barrende trilobitleri olarak da adlandırılmaktadır.
Barrende trilobitlerinin en çok rastlandığı oluşumlardan
biri Jince Oluşumu'dur. Kambriyen döneminde soğuk bir
iklime sahip olduğu bilinen Jince'de, Paleozoik zamanda
(543 - 251 milyon yıl) yaşamış daha pek çok deniz canlısına
ait fosil örneği elde edilmiştir.
Çek Cumhuriyeti'nde bulunan zengin fosil kaynakları,
gerçek doğa tarihinin anlaşılması açısından önemlidir.
Bu bulgular, Darwinistlerin iddia ettiği evrimsel sürecin
hiçbir zaman yaşanmadığını göstermektedir. Canlılar
evrimcilerin iddia ettiği gibi sözde ilkel bir atadan
türememiş, her bir tür fosil kayıtlarında kendisine
has özelliklerle bir anda belirmiştir. Yaratılış'ın
önemli bir delili olan bu gerçek, Darwinizm'e büyük
darbe vurmuştur.

Eğrelti Otu
Dönem: Paleozoik zaman, Karbonifer dönemi
Yaş: 360 - 286 milyon yıl
Bölge: Leon, İspanya
360 - 286 milyon yıl önce yaşayan eğrelti
otları günümüzdeki örnekleriyle aynıdır.
Yüz milyonlarca yıl boyunca değişmeden
aynı kalan bu bitkiler, evrim teorisinin
büyük bir yalan, Allah'ın yaratışının apaçık
bir gerçek olduğunu ortaya koymaktadır.
|

Dönem: Senozoik zaman, Miosen dönemi
Yaş: 12 milyon yıl
Bölge: Çek Cumhuriyeti
Kurbağaların hep kurbağa olarak var olduklarını
gösteren delillerden biri de resimde
görülen, 12 milyon yaşındaki kurbağa
fosilidir. 12 milyon yıl önce yaşamış
kurbağalarla, günümüzdeki örnekleri arasında
hiçbir fark yoktur.
|
İTALYA'DA BULUNAN FOSİL ÖRNEKLERİ
İtalya'daki kaya yapısının büyük bölümünü, eski Avrupa'nın
belli bölümlerini kapladığı bilinen Tethys denizinin
zemini oluşturmaktadır. Jeolojik araştırmalar, günümüzden
165 milyon yıl önce, dünyadaki tek kıta olan Pangea'nın
ayrılmaya başlamasıyla birlikte Tethys denizinin büyük
bir deniz olarak ortaya çıktığını göstermektedir. Oldukça
büyük bir alanı kaplayan Tethys denizi, ekvator çizgisine
yakın olduğundan, tropik özellikte olan bir denizdir.
Jeolojik devirler içinde (milyonlarca yıl) yer hareketleri
sonucunda yavaş yavaş kuzeye itilen Tethys denizinin
içinden, kara parçalarının yükselmesiyle bundan yaklaşık
65 milyon yıl önce Akdeniz ortaya çıkmıştır.
Bir zamanlar Tethys denizinin zemini olan İtalya'nın
kayalıklarında, çok sayıda deniz canlısının fosili
bulunmaktadır. Bu fosiller deniz canlılarının bilinen
tüm türlerinin sahip oldukları kompleks yapılarla birden
ortaya çıktıklarını, yani yoktan yaratıldıklarını göstermektedir.
Bu canlıların sözde ortak bir atadan geldiklerini ve
birbirlerinden türediklerini gösteren ise hiçbir fosil
yoktur. Darwinizm fosil bulguları karşısında yenilgiye
uğramıştır, yüz milyonlarca fosil örneği bu yenilgiyi
gün yüzüne çıkarmıştır.

(Sol üst) Mermer yatakları genellikle bir zamanlar okyanus altında bulunan mercan resiflerinin bulunduğu alanlarda veya
sıradağların zeminlerinde bulunur. Resimde İtalyan Alpleri'ndeki mermer yatakları görülmektedir.
(Sağ alt) İtalya'daki Butterloch kanyonu Permiyen dönemine (290 - 248 milyon yıl) ait kaya yapısına sahiptir.

(Üstte) İtalya'daki Monte Bolca fosil sahasında bulunmuş olan bir balık fosili.
(Sağda) Monte Bolca'da yapılan fosil araştırmaları.

Dönem: Senozoik zaman, Miosen dönemi
Yaş: 6 milyon yıl
Bölge: Fiume, Marecchia, İtalya
Çulluk balıkları Centriscidae familyasına dahildirler. Vücutlarının ön kısımları zırhlıdır. Sırt yüzgeçleri dikenlidir. Resimde görülen çulluk balığı 6 milyon yaşındadır ve günümüzde yaşayan çulluk balıklarının sahip olduğu tüm özelliklere sahiptir. Bu durum, çulluk balıklarının milyonlarca yıldır değişmediklerini, herhangi bir ara aşamadan geçmediklerini göstermektedir.
|

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen
dönemi
Yaş: 26 milyon yıl
Bölge: İtalya
Syngnathidae familyasına dahil olan denizatları, milyonlarca yıldır
değişmeyen yapılarıyla evrim teorisine meydan okuyan canlılardan biridir. Resimde
görülen denizatı fosili 26 milyon yaşındadır ve günümüzde yaşayan denizatlarının
aynısıdır.
|

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 48 milyon yıl
Bölge: Monte Bolca, Verona, İtalya
İtalya'da elde edilen farklı balık
türü fosillerinden biri de sarı
kuyruk balığı fosilidir. Resimde
görülen sarı kuyruk fosili 48 milyon
yıllıktır. 48 milyon yıl önce yaşayan
sarı kuyruk balıklarının tüm özelliklerinin
bugün yaşayan sarı kuyruklarda
da aynen olması, evrimin gerçek
olmadığını göstermektedir.
|

Dönem: Senozoik zaman, Miosen
dönemi
Yaş: 10 milyon yıl
Bölge: Cueno, İtalya
Yusufçukların kendi fosilleri
gibi larvalarının fosilleri de
evrimin hiçbir zaman yaşanmadığını
göstermektedir. Resimdeki 10
milyon yıllık yusufçuk larvasının,
günümüzdeki yusufçuk larvalarından
hiçbir farkı yoktur. Bu farksızlık,
evrimin hayal ürünü bir hikaye
olduğunu gözler önüne sermektedir.
|

Dönem: Senozoik zaman, Miosen
dönemi
Yaş: 23 - 5 milyon yıl
Bölge: Berni, İtalya
Denizatlarıyla aynı takımdan
olan deniz iğneleri, ince ve
uzun bir vücut yapısına sahiptirler.
Deniz iğneleri de evrimi geçersiz
kılan yaşayan fosil örneklerinden
biridir. Resimdeki deniz iğnesi
fosili 23 - 5 milyon yaşındadır
ve günümüzdeki deniz iğneleriyle
tıpatıp aynıdır.
|
İNGİLTERE'DE BULUNAN FOSİL ÖRNEKLERİ

İngiltere'deki ünlü fosil sahalarından
biri de Crock Hey'deki taş ocağıdır. Burada
elde edilen fosil örneklerinin tamamı, evrimin
hiçbir zaman yaşanmadığını göstermektedir. |

Resimde, Dorset'teki Jurasik kıyısından elde edilen
amonit fosili üzerinde yapılan çalışmalar görülmektedir.
Dorset'teki, Jura dönemine ait kayalardan meydana gelen sahil şeridi. Bu kayalardan çok sayıda fosil elde edilmiştir. |
İngiltere'de elde edilen bilinen en eski fosil örnekleri
Silüryen (443 - 417 milyon yıl) ve Devoniyen (417 -
354 milyon yıl) dönemlerine aittir. Jeolojik geçmişi
600 milyon yıldan daha eskiye dayanan İngiltere'de,
geçmişte hem tropik iklimin hem de buzul çağının yaşanmış
olması, deniz seviyesindeki değişiklikler, volkanik
patlamalar ve erozyonlar nedeniyle farklı türlerde
canlılara ait fosillere rastlanmaktadır. Çok sayıda
fosil örneği elde edilen sahaların büyük çoğunluğu
ise, ülkenin güneyinde yer almaktadır. Bu bölgelerden
biri, çeşitli fosil sahalarına sahip olan Dorset'tir.
Bölgedeki kaya yapısı farklı özellikler göstermektedir.
Ancak Dorset özellikle, "Jurasik Kıyısı" olarak
adlandırılan ve Jura dönemine ait kayalardan meydana
gelen sahil şeridiyle ünlüdür. Bu kıyı şeridinde farklı
fosil sahaları vardır. Bu sahalardan, tüm detayları
çok iyi korunmuş yüzlerce canlı türüne ait fosil elde
edilmiştir. Bulunan fosillerin her biri, canlıların
milyonlarca yıl boyunca hiçbir değişiklik geçirmediklerini,
dolayısıyla evrim geçirmediklerini bir kez daha ortaya
koymuştur.
İngiltere'deki önemli fosil sahalarının bulunduğu yerlerden
biri de Lancashire'dır. Bölgedeki en eski kayalık alanlar
Karbonifer döneme (354 - 290 milyon yıl) aittir. Yaklaşık
340 milyon yıl önce, bölgenin ılıman ve çok derin olmayan
bir denizin tabanı olduğu kabul edilmektedir. Dolayısıyla
bölgede bu döneme ait çok sayıda deniz canlısının fosili
bulunmuştur.
İngiltere'de bulunan, çok sayıda farklı türe ait fosiller,
canlıların sözde ortak bir atadan türediklerini ve
aşama aşama geliştiklerini öne süren evrim teorisinin
geçersiz olduğunu tekrar vurgulamaktadır. Diğer tüm
fosiller gibi bu fosillerin de gösterdiği gerçek, canlıların
evrim geçirmedikleri, yaratıldıklarıdır.

Atnalı Yengeci
Dönem: Paleozoik zaman,
Karbonifer dönemi
Yaş: 300 milyon yıl
Bölge: Crock Hey Open Cast
Taş ocağı, Lancashire, İngiltere
Xiphosura (atnalı
yengeçleri), Kambriyen döneminden
beri var olan bir canlı türüdür.
Resimde görülen örnek ise 300
milyon yaşındadır. 300 milyon
yıldır aynı olan atnalı yengeçleri,
evrimcilerin kademeli evrim
iddialarını yerle bir etmektedir.
|

Dönem: Mezozoik zaman,
Jura dönemi
Yaş: 180 milyon yıl
Bölge: Eype, Dorset, İngiltere
180 milyon yıllık deniz
yıldızı fosili, deniz yıldızlarının
yaklaşık iki yüz milyon
yıldır aynı olduklarını
ortaya koymaktadır. Günümüzde
yaşayan örneklerinden bir
farkı olmayan bu canlılar,
evrimin geçersizliğini
bir kez daha gözler önüne
sermektedir.
|

Nautilus
Dönem: Mezozoik zaman, Jura dönemi
Yaş: 167 milyon yıl
Bölge: Freshwater, Dorset, İngiltere
Nautilus yaratılmış olduğu zamandan günümüze
kadar hiçbir değişime uğramamış milyonlarca
canlıdan biridir. Resimde görülen 167 milyon
yıllık nautilus fosili de, bu canlıların milyonlarca
yıldır aynı olduğunun ispatlarındandır. |

Dönem: Mezozoik zaman,
Jura dönemi
Yaş: 200 milyon yıl
Bölge: Conningsby Taş
ocağı, Humberside, İngiltere
Kabuklular sınıfından,
çiftkabuklu bir canlı
olan bivalvelerin 200
milyon yıl önce yaşayan
örnekleri, günümüzdekilerle
tıpatıp aynıdır. Diğer
tüm canlılar gibi, bivalveler
de yaratıldıkları günden
beri aynı özelliklere
sahiptirler ve değişmemişlerdir.
|

Dönem: Mezozoik zaman, Jura dönemi
Yaş: 167 milyon yıl
Bölge: Burton Bradstock, Dorset, İngiltere
Bugünkü nautilusların sahip olduğu tüm özelliklere
bundan milyonlarca yıl önce yaşayan nautiluslar
da sahipti. Fosil kayıtları, nautilusların
asırlar boyunca hiç değişmediklerini, yani
evrim geçirmediklerini göstermektedir. Bu gerçeği
gösteren örneklerden biri de, resimdeki 167
milyon yıllık nautilus fosilidir. |

Dönem: Paleozoik zaman, Karbonifer dönemi
Yaş: 300 milyon yıl
Bölge: Crock Hey Open Cast Taş ocağı, Lancashire,
İngiltere
300 milyon yıldır aynı olan örümcekler, evrim
teorisine büyük darbe indiren canlılardan
biridir. Evrimcilerin tüm iddialarını yerle
bir eden örümcekler, yüz milyonlarca yıldır
aynı özelliklere sahiptirler, herhangi bir
değişikliğe uğramamışlardır.
|

Dönem: Mezozoik zaman, Jura dönemi
Yaş: 167 milyon yıl
Bölge: Burton Bradstock, Dorset, İngiltere
Günümüzde yaşayan nautilusların, bundan
milyonlarca yıl önce yaşamış olan örneklerinden
hiçbir farkı yoktur. Bu farksızlık, evrimin
asla yaşanmadığını gösteren çok önemli
bir delildir.
|

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 35 milyon yıl
Bölge: Polonya
35 milyon yıl önce yaşamış Capros (peri balığı)'nın bugün yaşayan örnekleriyle tıpatıp aynı olması, evrimin büyük bir yalan olduğunu gösteren en önemli delillerden biridir. Yaklaşık 150 yıldır devam eden paleontolojik çalışmalarda bir tane bile evrime delil olabilecek fosil bulunamamıştır. Elde edilen tüm fosiller, canlıların evrim geçirmediğini göstermektedir.
|
RUSYA'DA BULUNAN FOSİL ÖRNEKLERİ
Rusya'da, Sibirya'da elde edilen donmuş hayvan fosillerinin
yanı sıra, çok sayıda amber içinde fosil elde edilmiştir.
Bu fosiller, Baltık amberleri olarak adlandırılan amberlerdendir.
Baltık amberleri, Batı'da Berlin'den Doğu'da Ural dağlarına
kadar uzanan oldukça geniş bir coğrafyada bulunmaktadır.
Baltık amberlerinin büyük çoğunluğu Eosen dönemine
(54 - 37 milyon yıl) aittir.

Rusya'da amberlerin bulunduğu sahalardan biri. |
Bu amberlerin büyük kısmı bugün Rusya'nın sınırları
içinde olan Samland bölgesinde bulunur. Bu bölgedeki
amberler, toprağın ortalama 25 - 40 metre altındadır.
Amberin bulunduğu katmana 'mavi toprak' tabakası denir.
Her 1000 kg.lık toprak yaklaşık 1 kg.lık amber içerir
ve bunlardan da sadece bir kaç yüz tanesinden biri,
içinde fosil barındırır.
Amberlerin renkleri, oluşum süreçleri ve diğer bazı
fiziksel özellikleri, oluştukları döneme ve reçinenin
salgılandığı ağacın türüne göre değişir. Bilinen en
eski amber örnekleri Karbonifer döneme (354 - 290 milyon
yıl) aittir. Karbonifer dönemi amberlerine en çok İngiltere
ve ABD'de rastlanmaktadır.
Amber içindeki fosillerin meydana gelmesi için, canlının
reçineye yakalanmasından sonra iki önemli süreç arka
arkaya yaşanır. Birincisi, soğuma ya da kuruma nedeniyle
oluşan katılaşmadır. İkincisi de, reçine içindeki canlının
dokularının çürümesidir. Bu çürüme esnasında canlının
bedeninden salgılanan sıvılar, reçinenin sıvısıyla
karışarak özel bir yapı oluşturur. Canlının bedeni,
adeta bir baloncuk görünümündeki bu köpüğümsü yapının
içinde muhafaza olur. Reçinenin tam anlamıyla ambere
dönüşmesi içinse, pek çok kimyasal ve jeolojik aşamadan
geçmesi gerekir.
Amber içindeki fosiller pek çok bilim adamının önemli
uğraş alanlarındandır. Amberler içinde yuvasına yemek
götüren, savunma halinde, kamufle olmaya çalışan, yavrularını
korumaya uğraşan, düşmanlarını etkisiz hale getirmek
için kimyasal madde salgılayan pek çok canlının o anki
halleriyle fosilleşmiş örnekleri vardır. Ve tüm bu
örnekler, canlıların sahip oldukları özelliklerin milyonlarca
yıldır değişmediğinin, yani evrim diye bir sürecin
asla yaşanmadığının delilidirler.
POLONYA'DA BULUNAN FOSİL ÖRNEKLERİ
Baltık
amberlerinin bulunduğu ülkelerden biri de Polonya'dır.
Baltık bölgesi, en zengin amber kaynaklarından biridir.
Bölgede elde edilen amber içindeki fosillerin ortalama
yaşı 35 - 40 milyon yıldır, ancak daha eski tarihli
örneklere de rastlanmaktadır. Baltık amberlerini, diğer
amberlerden ayıran en önemli özelliklerden biri bu
amberlerin içerdiği asit çeşididir. Succinic asit olarak
adlandırılan bu asit, Eosen dönemde (54 - 37 milyon
yıl) bölgede yaşamış olduğu varsayılan bir ağaç türünün
reçinesinde bulunmaktadır.
Baltık amberlerinde elde edilen hayvan fosillerinin
büyük çoğunluğunu eklembacaklılar oluşturmaktadır.
Solucanlar, yumuşakçalar ya da çeşitli omurgalı canlılara
ait fosil örneklerine ise nadir olarak rastlanır. Amber
içindeki bu fosiller sineklerin hep sinek, kelebeklerin
hep kelebek, tırtılların hep tırtıl kısacası canlıların
tarih boyunca hep aynı olarak var olduklarını göstermektedir.
Bu yönüyle de, evrim teorisini büyük bir çıkmaza sokmaktadır.
Kimi zaman yumurtalarıyla, kimi zaman avlarıyla, kimi
zaman larvalarıyla, kimi zaman larvadan çıkış halleriyle
fosilleşmiş olan bu canlılar, on milyonlarca yıldır
aynı özelliklere sahip olduklarını ve aynı şekilde
yaşadıklarını, herhangi bir evrim sürecinden geçmediklerini
söylemektedirler.
|
Baltık amberleri oldukça geniş bir
bölgeden elde edilmektedir. Resimde bölgede yanlış
yapılan araştırmalardan biri görülmektedir. |
|
|
Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Kaliningrad, Rusya
Canlıların başka canlılardan türemedikleri ve aşamalı olarak evrimleşmediklerinin en önemli delili fosil kayıtlarıdır. Günümüzde yaşayan örnekleriyleaynı olan, 45 milyon yaşındaki bu canlılar da bu gerçeği bir kez daha ortaya koymaktadır. |
|
 |
Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Kaliningrad, Rusya
Yürüyen çalı böcekleri birer kamuflaj ustasıdırlar. Görünümleri ağaç dalı veya yaprağını andırır. Üzerinde bulundukları daldan ayırt edilmeleri neredeyse imkansızdır. Bundan 45 milyon yıl önce yaşayan çomak böcekleri de, bugünküler de kendilerini aynı sistemle düşmanlarından korumakta, aynı şekilde kamufle olmaktadırlar. Söz konusu canlıların 45 milyon yıldır değişmeyen yapıları, evrim olmadığının delilidir.
|
|
|
|
İşçi Karınca ve Yaprak Biti Larvası
Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Kaliningrad, Rusya
Karınca, zarkanatlılardan, toplu olarak yaşayan, yuvaları toprağın altında olan ve birçok türü bulunan böceklerin genel adıdır. Koloniler halinde yaşayan karıncaların yaklaşık 8000 türü vardır. Her türün kendine has özellikleri bulunmaktadır. Bu amberin içinde işçi karıncayla birlikte, yaprak biti larvası da fosilleşmiştir. Yaprak bitleri çoğunlukla karıncalarla iş birliği içinde bulunabilirler, çünkü bazı karıncalar yaprak bitlerini beslerler.
Günümüzdeki karıncalar ve yaprak bitleriyle tamamen aynı olan, 45 milyon yıllık bu canlılar evrim teorisinin iddialarına meydan okumaktadır. |
|
Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Kaliningrad, Rusya
Küçük bir yengeci andıran bu örümceğin,
bilinen yaklaşık 2000 ayrı türü vardır.
Resimde görülen amber içindeki yengeç
örümceği 45 milyon yaşındadır. Ve bugünkü
yengeç örümceklerinin aynısıdır.
|
|
 |
Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Kaliningrad, Rusya
Pemhbigidae familyasına dahil olan bu bitlerin kanatları yoktur. Çoğunlukla ağaçlarda yaşar, kimi zaman da otlar ve diğer bitkiler üzerinde görülürler. Resimde görülen yaprak biti larvası fosili 45 milyon yaşındadır. 45 milyon yıldır aynı olan bu bitler, evrimin tüm iddialarını yerle bir etmektedir.
|
|
|
Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Kaliningrad, Rusya
Diptera takımına dahil olan bu sinek milyonlarca yıldır tüm özelliklerini
aynen muhafaza etmiş, herhangi bir değişikliğe uğramamıştır. 45 milyon yıl
boyunca aynı kalan sinekler, evrimi geçersiz kılmaktadır.
|
|
 |
Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Kaliningrad, Rusya
Diğer pek çok konu gibi, böceklerin
kökeni konusunu açıklamaktan da aciz
olan Darwinistler, amber içindeki
fosiller karşısında da bilimsel hiçbir
açıklamada bulunamazlar. Bu canlılar,
evrimin asla yaşanmadığının açık
birer delilidirler.
|
|
|
Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Kaliningrad, Rusya
Resimde Baltık amberi içinde 50 milyon yıllık bir yaban arısı fosili görülmektedir. 50 milyon yıldır aynı olan yaban arıları, diğer tüm canlılar gibi, yaban arılarının da evrim geçirmediklerini, onları Allah'ın yarattığını göstermektedir.
|
|
 |
Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Kaliningrad, Rusya
Trichoptera takımına dahil olan evcikli böceklerin larvaları, balıkçılıkta yem olarak kullanılır. Evcikli böcekler milyonlarca yıldır yapılarını ve özelliklerini muhafaza etmiş, herhangi bir değişikliğe uğramamışlardır. 50 milyon yıllık amber içindeki evcikli böcek fosili de, bu canlıların değişmediğinin bir delilidir.
|
|
|
|
Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Kaliningrad, Rusya
Hamam böceği, bilinen en eski kanatlı böcektir. Fosil kayıtlarında bundan tam 350 milyon yıl önce Karbonifer döneminde ortaya çıkmaktadır. Bu canlı, en küçük bir harekete, hatta bir hava akımına karşı bile oldukça hassas olan çeşitli uzantılarıyla, mükemmel kanatlarıyla, nükleer radyasyona bile karşı koyabilecek dayanıklı yapısıyla, yüz milyonlarca yıldır aynıdır. Amber içindeki 54 - 2850 milyon yaşındaki hamam böceği de günümüzdeki örneklerinden farksızdır. |
|
 |
Dönem: Senozoik zaman, Eosen
dönemi
Yaş: 54 - 28 milyon yıl
Bölge: Kaliningrad, Rusya
Boyları 5 - 50 mm arasında değişen,
iki uzun antene sahip olan ve
larvaları balıkçılıkta yem olarak
kullanılan taş sinekleri milyonlarca
yıldır hiçbir değişikliğe uğramamışlardır.
Resimde görülen 54 - 28 milyon
yıllık amber içindeki taş sineği
fosiliyle günümüzde yaşayan taş
sinekleri tıpatıp aynıdır.
|
|
|
Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Kaliningrad, Rusya
Güve, kelebeğe çok benzeyen bir böcek
türüdür. Kelebekler ve güveler Lepidoptera adı
verilen bir hayvan takımı içinde sınıflandırılırlar.
Resimde görülen ve günümüzdeki güvelerden
hiçbir farkı olmayan 50 milyon yıllık
güve, canlıların evrim geçirmediğini
bir kez daha teyit etmektedir.
|
|
 |
Dönem: Senozoik zaman, Eosen
dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Kaliningrad, Rusya
Fosil kayıtları böceklerin,
evrimcilerin iddia ettiği gibi,
sözde ilkel bir ataya sahip
olmadığını göstermektedir.
Fosil bulgularına göre her
böcek türü kendine has özelliklerle
aniden ortaya çıkmış ve hep
aynı özelliklere sahip olarak
varlığını devam ettirmiştir.
Bu gerçeğin ispatlarından biri
de, 50 milyon yaşındaki
çekirge fosili örneğidir. Fosilin
günümüzdeki çekirgelerden hiçbir
farkı yoktur.
|
|
|
Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Kaliningrad, Rusya
Tırtılların hep tırtıl olarak var olduklarının
delillerinden biri de, resimde görülen
50 milyon yaşındaki amber içinde
tırtıl fosilidir. Aradan geçen milyonlarca
yıla rağmen tüm özelliklerini aynen
muhafaza eden tırtıllar, evrimin büyük
bir aldatmaca olduğunu göstermektedir.
|
|
 |
Dönem: Senozoik zaman, Eosen
dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Kaliningrad, Rusya
Amber içinde fosilleri bulunan 50 milyon yıl önceki çekirge, bugünkülerle aynıdır. Milyonlarca yıldır aynı olan bu canlılar, evrim geçirmemiş, yaratılmışlardır.
|
|
|
Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Polonya
50 milyon yıl önce yaşayan sineklerle
günümüzdeki sinekler arasında hiçbir
fark yoktur. Resimde amber içinde
görülen sinek fosili bu gerçeğin
ispatlarından biridir.
|
|
 |
Dönem: Senozoik zaman,
Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Polonya
Fosil kayıtlarında bir anda ortaya çıkan sineklerin önemli bir özellikleri de olağanüstü uçuş teknikleridir. İnsan saniyede 10 kere bile kolunu açıp kapayamazken, ortalama bir sinek, saniyede 500 kez kanat çırpma yeteneğine sahiptir. Üstelik her iki kanadını eş zamanlı olarak çırpar. Eğer kanatların titreşimi arasında en ufak bir uyumsuzluk olsa sinek dengesini yitirecektir, ama hiçbir zaman böyle bir uyumsuzluk olmaz. Fosil kayıtları sineklerin bir anda ortaya çıktıklarını göstermektedir. Bu denli kusursuz tasarıma sahip canlıların, yeryüzünde bir anda ortaya çıkmalarının elbette evrimle açıklanması imkansızdır. Bu, Allah'ın yaratışının açık delillerinden biridir.
|
|
|
Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Polonya
50 milyon yıllık bu kelebek fosili,
kelebeklerin aradan geçen on milyonlarca
yıla rağmen aynı kaldıklarını göstermektedir.
|
|
 |
Dönem: Senozoik zaman,
Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Kaliningrad, Rusya
Resimde, günümüzdeki cüce ağustos böceklerinden hiçbir farkı olmayan 45 milyon yaşındaki bir cüce yaprak zararlısı görülmektedir. Bu farksızlık, evrimin hayali bir süreç olduğunun, aslında hiçbir zaman yaşanmadığının önemli bir göstergesidir.
|
|
|
Dönem: Senozoik zaman, Eosen
dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Kaliningrad, Rusya
45 milyon yaşındaki sinek fosili,
evrim teorisinin yalanlarını
açığa vurmaktadır. Canlılar,
Darwinistlerin söylediği gibi
sözde ortak bir atadan türememişler
ve ara aşamalardan geçmemişlerdir.
|
|
 |
Dönem: Senozoik zaman,
Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Kaliningrad,
Rusya
Günümüzdeki güvelerle,
milyonlarca yıl önce
yaşamış olanların aynı
olması, çok önemli
bir gerçeği göstermektedir.
Bu gerçek, var oldukları
andan itibaren bir
değişikliğe uğramayan
canlıların evrim geçirmedikleridir.
Resimde görülen 45
milyon yaşındaki güve
| | |