ALLAH’IN MUNİS SANATINDAN |
| |
Doğanın her köşesinde ayrı ve mükemmel bir sanatla karşılaşırız...
Rengarenk çiçekler, bitkiler, ağaçlar...
Her biri değişik özelliklerle donatılmış milyonlarca harika canlı...
Bunların tümü, Allah'ın üstün yaratma sanatının delillerindendir.
Bu sanat, doğanın her parçasında çok farklı şekillerde karşımıza çıkar;
Bazen kelebeklerin narin kanatlarındaki simetride...
Bazen bir kuşun yavrusuna uçmayı öğretmesinde...
Bazen bir atlayışta 6 metrelik bir mesafeyi aşabilen bir pumada...
Kimi zaman da denizaltında yaşayan canlıların eşsiz görünümlerinde...
Akıl ve vicdan sahibi her insan, çevresinde bulunan canlılarda Allah'ın benzersiz yaratma sanatının özelliklerini görebilir.
Hayvanların dış görünüşlerindeki ve davranışlarındaki sevimlilik ve cana yakınlık, Allah'ın munis sanatının birer tecellisidir.
Munis kelimesi; cana yakın, sevimli, dost, ehlileşmiş ve itaatkar anlamlarına gelir.
Bu film boyunca, Allah'ın canlılarda tecelli eden munis sanatının örneklerini izleyeceksiniz.
Bu canlılar evrendeki herşey gibi Allah'a teslim olmuşlardır. Allah bir ayette bu gerçeği bize şöyle haber vermektedir:
... Oysa göklerde ve yerde her ne varsa -istese de, istemese de- O'na teslim olmuştur ve O'na döndürülmektedirler. (Al-i İmran Suresi, 83) |
| |
|
| |
| |
|
ALLAH’IN TEKNOLOJİ RAHMETİ |
| |
1900'lü yılların başlarında ulaşım teknolojisinde önemli gelişmeler yaşandı.
Bu gelişmeler o yıllarda büyük bir devrim olarak adlandırılıyordu.
İnsanoğlu, hayatını kolaylaştıran bu gelişmeleri büyük bir coşkuyla karşıladı ve kısa sürede bu yeniliklere uyum sağladı.
Daha bir yüzyıl bile geçmedi ki jetler, hızlı trenler, akıllı arabalar hayatımıza yerleşti.
Eskiden günlerce süren yolculuklar birkaç saatte tamamlanır oldu.
Teknolojideki gelişmeler yalnızca modern ulaşım araçları ile sınırlı kalmadı. Sağlık, bilgi ve iletişim başta olmak üzere birçok alanda teknolojinin imkanları dev boyutlara ulaştı.
İnsanların birçoğuna göre yaşadıkları modern binalar, kullandıkları arabalar, bilgisayarlar, televizyonlar ve sayılamayacak kadar çok olan tüm teknolojik ürünler, yalnızca "insan yapımı"dır. Oysa biraz daha derin düşünüp, bilinçli bir inceleme yapıldığında görülecektir ki, bu gelişmelerin arkasında çok önemli bir gerçek vardır:
Teknoloji de, Allah'ın insanlara olan rahmetinin bir örneğidir ve tüm bunlar için Allah'a şükretmek gerekir. Bu filmde, teknolojinin neden Allah'a şükretmemizi gerektiren bir nimet olduğunu izleyeceksiniz. |
| |
|
| |
| |
|
ALLAH'IN VARLIĞININ APAÇIK DELİLLERİNİ GÖREBİLMEK |
| |
Allah Kuran'da iman hakikatleri üzerinde düşünmeyi emretmektedir. Bu nedenle tüm evreni kapsayan iman hakikatleri üzerinde düşünmek, müminler için sürekli bir ibadet niteliğindedir.
Müminler iman hakikatleri sayesinde Allah'ın sıfatlarını ve bu sıfatların üstünlüğünü daha iyi kavrayıp, O'na daha fazla yakınlaşmaya çalışırlar. Derin tefekkürleri sayesinde Allah'ın ilim ve kudretinin sınırsızlığını gördüklerinden, Allah'a karşı duydukları korku kat kat artar. Dünyada her an Allah'ın rızasına, rahmetine ve cennetine kavuşmanın arzusu ve özlemiyle yaşarlar.
Cehennemden korkup-sakınan ve cenneti arzulayanlar, Rabbimiz'in rızasını, dostluğunu ve sevgisini kazanmaya çalışmalıdırlar. Bunun için de iman hakikatleri üzerinde derin tefekkür ederek Allah'ın üstün sıfatları hakkında daha fazla ilim ve kavrayış sahibi olmalıdırlar.
Öğrenmek ve tefekkür etmenin yanı sıra, iman hakikatlerini anlatmak da insanların imanlarına vesile olmak açısından oldukça önemlidir. İman hakikatlerini anlatarak insanları düşünmeye davet etmek, tüm iman edenlerin üzerine düşen önemli bir sorumluluktur. |
| |
|
| |
| |
|
ALLAH'IN VARLIĞININ APAÇIK DELİLLERİNİ GÖREBİLMEK 2 |
| |
Allah Kuran'da iman hakikatleri üzerinde düşünmeyi emretmektedir. Bu nedenle tüm evreni kapsayan iman hakikatleri üzerinde düşünmek, müminler için sürekli bir ibadet niteliğindedir.
Müminler iman hakikatleri sayesinde Allah'ın sıfatlarını ve bu sıfatların üstünlüğünü daha iyi kavrayıp, O'na daha fazla yakınlaşmaya çalışırlar. Derin tefekkürleri sayesinde Allah'ın ilim ve kudretinin sınırsızlığını gördüklerinden, Allah'a karşı duydukları korku kat kat artar. Dünyada her an Allah'ın rızasına, rahmetine ve cennetine kavuşmanın arzusu ve özlemiyle yaşarlar.
Cehennemden korkup-sakınan ve cenneti arzulayanlar, Rabbimiz'in rızasını, dostluğunu ve sevgisini kazanmaya çalışmalıdırlar. Bunun için de iman hakikatleri üzerinde derin tefekkür ederek Allah'ın üstün sıfatları hakkında daha fazla ilim ve kavrayış sahibi olmalıdırlar.
Öğrenmek ve tefekkür etmenin yanı sıra, iman hakikatlerini anlatmak da insanların imanlarına vesile olmak açısından oldukça önemlidir. İman hakikatlerini anlatarak insanları düşünmeye davet etmek, tüm iman edenlerin üzerine düşen önemli bir sorumluluktur. |
| |
|
| |
| |
|
ALTIN ORAN |
| |
Mısır’daki piramitler, Leonardo da Vinci’nin Sen Jerom adlı tablosu, ayçiçeği, salyangoz, çam kozalağı ve parmaklarınız arasındaki ortak özellik nedir?
Bu sorunun cevabı, Fibonacci isimli İtalyan matematikçinin bulduğu bir dizi sayıda gizlidir.
“Fibonacci Sayıları” olarak da adlandırılan bu sayıların özelliği, dizideki sayılardan her birinin, kendisinden önce gelen iki sayının toplamından oluşmasıdır.
Fibonacci sayılarının ilginç bir özelliği vardır. Dizideki bir sayıyı kendinden önceki sayıya böldüğünüzde birbirine çok yakın rakamlar elde edersiniz.
Hatta serideki 13. sırada yer alan sayıdan sonra bu sayı sabitlenir. İşte bu sayı “altın oran” olarak adlandırılır.
Bu belgeselde izleyeceğiniz; vücudumuzdaki ve doğadaki canlılarda var olan altın oran örnekleri Allah'ın herşeyi bir ölçü ile yarattığının delillerinden yalnızca bir tanesidir. Allah bir ayette şöyle buyurmaktadır:
"Allah, her şey için bir ölçü kılmıştır." (Talak Suresi, 3) |
| |
|
| |
| |
|
BÜYÜK NİMET ZAMAN |
| |
Müminler dünya hayatının kendilerine ne amaçla verildiğini, dünyadaki zamanın sadece ahiret hayatı ve Allah'ın rızasını kazanmak için kullanılması gerektiğini çok iyi bilirler. Akıllarıyla ve vicdanlarıyla hareket ettikleri için gün boyunca zamanı nasıl kullanmaları gerektiğini ve bunun için nelere dikkat etmeleri gerektiğini rahatlıkla tespit edebilirler. Şüphesiz ki müminlerin bu konuda göstermiş oldukları bilinç, dikkat ve özen, onların daha fazla Allah rızasını kazanmalarına ve Allah’ın kendileri için hazırladığı cennette daha yüksek derecelere kavuşmalarına vesile olacaktır. (Elbette ki en doğrusunu Allah bilir.) Bu belgeselde zamanın ne kadar değerli bir nimet olduğu hatırlatılmaktadır. |
| |
|
| |
| |
|
DERİN DÜŞÜNMEK |
| |
Düşünen insan dünya hayatının gerçeğini kavrar. Gördüğü her şeyde Allah’ın sıfatlarını tanır. İnsanların büyük çoğunluğunun aksine, ne için var olduğunu düşünerek yaşar. Allah’ın insana öğrettiği hikmetleri kavrar ve Allah’ın emrettiği şekilde düşünmeye başlar. Bunun sonucunda hem Allah’ın nimetlerinden herkesten daha fazla zevk alır, hem de gereksiz kuruntulara, dünyaya yönelik hırslara kapılarak kendini sıkıntıya sokmaz. Bunlar, düşünen bir insanın dünyada kazanacağı güzelliklerden sadece birkaçıdır. Düşünerek daima doğruyu gören insanın sonsuz ahiret hayatındaki kazancı ise Allah'ın sevgisi, rızası, rahmeti ve cennetidir. Bu filmin amacı, size üzerinde düşünmeniz gereken gerçekleri bir kez daha hatırlatmak ve Allah'a daha yakın olmanızı sağlamaktır... |
| |
|
| |
| |
|
ENDÜLÜS'TEN GÜNÜMÜZE İSLAM'IN AVRUPA'DA MUHTEŞEM YÜKSELİŞİ |
| |
Ortaçağ'da Avrupa şiddet, barbarlık ve cehalet karanlığı içindeydi.
711 yılında Müslümanların Endülüs’ü fethetmesi ile birlikte Avupa için yepyeni bir dönem başladı. Endülüs 8 yüzyıl boyunca İslam ülkesi olarak kalacak ve Avrupa’ya İslam’ı tanıtacaktı. Ardından dünyanın en büyük imparatorluklarından biri olarak kabul edilen Osmanlılarla birlikte İslam ahlakı ve kültürü kıta üzerinde büyük gelişmeleri de beraberinde getirdi. Endülüs’le Avrupa’ya giren İslamiyet’in bölgedeki etkisi günümüzde de artarak devam etmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi Avrupa'da da İslam hızlı bir yükseliş içerisindedir ve bu yükseliş özellikle birkaç yıldır daha çok dikkat çekmektedir.
İslamiyet'in büyüme hızı ile çeşitli kurumlar veya araştırmacılar tarafından yapılan çalışmalar gelecekte İslam’ın sadece Avrupa’da değil, dünyada hakim olacağını ortaya koymaktadır.
İslam’ın yükselişi dünyanın artık yepyeni bir döneme doğru ilerlediğine işaret etmektedir. Bu yeni dönemde, Allah’ın izni ile, İslamiyet daha da önem kazanacak, Kuran ahlakı insanlar arasında dalga dalga yayılacaktır.
|
| |
|
| |
| |
|
|