
DARWINİZM BİLİM DEĞİLDİR.
TABİATI İLAH EDİNMİŞ BİR ŞAMAN DİNİDİR!
• Darwinizm türlü hurafeler
üzerine kurulmuş eski bir Şaman Dini’dir. Şamanizm’in
kökleri ise yaklaşık 50 bin yıl öncesine dayanmaktadır.
• Şamanizm yağmur, şimşek,
fırtına, rüzgar, güneş, kar gibi güçlere tapınmayı
temel alan bir inanç sistemidir. Darwinizm de
doğaya tapınma dinidir; doğayı, “efsanevi ve
esrarengiz güçleri olan” bir varlık olarak tanımlar.
Taşın, toprağın, güneşin, şimşeğin, rüzgarın
bir araya gelerek canlılığı meydana getirdiğine
iman etmeyi öngörür.
• Şamanlar, kabilelerin, toplulukların,
hekimleri, bilgeleri, önderleri, yöneticileri
oldukları iddiasındadırlar. Darwinistler de
kendilerini bu şekilde tanımlarlar. Şamanlar
doğanın sırlarına vakıf olduklarını, gelecekten
haberler verdiklerini iddia ederler. Aynı şekilde
Darwinistler de maddenin, atomun ve dünyanın
sırlarını bildiklerini öne sürer, gelecekte
insanın ve doğanın geçireceği hayali değişimi
haber vermeye kalkışırlar.
• Astronomi, biyoloji, paleontoloji,
fizik, jeoloji, kimya, jeofizik, embriyoloji
vb. birer bilimdir. Darwinizm ise bilim değildir,
ilkel bir Şaman Dini’dir.
| Geçmiş
zamanlarda timsaha tapan insanların inanışları
ne derece garip ve akıl almazsa günümüzde
Darwinistlerin inanışları da aynı derecede
akıl almazdır. Darwinistler, tesadüfleri
ve cansız şuursuz atomları yaratıcı güç
olarak kabul ederler hatta bu inanca,
bir dine bağlanır gibi bağlanırlar.
|
- Evrim teorisi
ortaya atıldığı günden itibaren pek çok bilim
dalında yaşanan gelişmeler, bu teorinin iddialarını
birer birer geçersiz kılmıştır. Buna rağmen
teori savunulmaya devam etmektedir. Bilimsel
bir teori geçersiz olduğu ispat edildiğinde
rafa kaldırılır ve tartışma kapanır. Ancak Darwinizm
için durum farklıdır. Evrim aleyhinde gösterilen
deliller ne kadar güçlü ve kesin olursa olsun,
evrimciler bunları görmezden gelmekte, inançlarını
şiddetli bir şekilde savunmaya devam etmektedirler.
- Ateşe tapınma,
yıldızlara tapınma, güneşe tapınma, uzaylılar
tarafından yaratıldığını düşünme, bazı hayvanları
kutsal saymak nasıl bilimsel değilse Darwinizm
de bilimsel değildir. Çünkü bu batıl inanışlar
gibi Darwinizm de putları ve sahte ilahları
olan bir dindir.
- Darwinizm'in
putlarından en önemlisi "tesadüf putu"dur.
Hangi Darwinist eseri okursanız okuyun, evrimcilerin
bu putun gücü(!) ve kabiliyetleri(!) hakkındaki
iddialarını görürsünüz. "Tesadüf putu",
Darwinizm'in hayat damarıdır, özüdür...
- Evrimciler,
“tesadüf putu”nun her yaptığının bir hesap üzerine
olduğunu iddia ederler. Onlara göre bu put herşeyi
düşünebilir(!), her adımını önceden hesaplayabilir(!).
- Evrimciler,
garip bir güce inanırlar. Maddeye ilahlık vermektedirler.
Maddenin canlıları imal edebileceğine, bir canlının
başka bir canlı meydana getirebileceğine iman
etmişlerdir. Bilim bunları reddetmektedir ama
Darwinistler için bunlar reddedilmez, inanılması
gereken gerçeklerdir.
- Darwinizm
çılgınca, akılsızca hurafeler ve yalanlar üzerine
kurulmuş eski bir Şaman Dini’dir. İslam’ın karşısına
bu şirk dini getirilmiştir.
- Darwinist
Şaman Dini’ne göre toprak, su, taş, kaya duyabilir,
hissedebilir, koku alabilir, işitebilir, renk
algısına sahip olabilir.
- Darwinizm
dininin özünü, bilime ve akla aykırı olan bu
saçma batıl tesadüf inancı oluşturmaktadır.
Gerçekte insan aklı, hiçbir kompleks varlığın
kendi kendine ve tesadüfen oluşamayacağını,
mutlaka bilinçli bir planın ürünü olduğunu anlayabilecek
kapasitededir. Ama, tıpkı kendi elleriyle yaptıkları
putlara tapan putperestler gibi, Darwinistler
sahte ilahlara inanırlar.
- Darwinistlerin
kabul ettikleri saçma inanış ile eski putperest
kültürlerin inanışları birbirine çok benzemektedir.
Putperestler nasıl cansız putların tüm varlıkları
yarattıklarına inanıyorlarsa, evrimciler ve
materyalistler de yine cansız maddenin birtakım
tesadüfler sonucunda tüm canlıları ve kendilerini
yarattığına inanmaktadırlar. (Allah'ı tenzih
ederiz.)
- Öğrencilere
biyoloji adı altında Darwinist Şaman Dini öğretilmesi
kabul edilemez. Ancak bu dinden arındırılmış
bir bilim dalı olarak biyoloji eğitimi gereklidir.
- Milletimiz
yerli evrimcilerin oyunlarına gülüp geçmektedir.
Çünkü iftirayla, saldırıyla evrim ispatlanmaz.
Bir delil varsa ortaya konur, böylelikle herkes
doğru ile yanlışı kolaylıkla anlayabilir. Aylardır
yurdun dört bir yanında devam eden fosil sergileri,
canlıların evrim geçirmediklerini ortaya koymuş,
milletimiz bilgilendirilmiştir.
- Evrimcilerden
ise ellerinde fosil varsa sergilemeleri beklenmektedir.
Hiç değilse birkaç fosili, Cumhuriyet, Vatan,
Hürriyet gibi gazetelerin merkez binalarında
veya bahçelerinde veya İstanbul Taksim, Ankara
Ulus gibi halkın yoğun olduğu merkezlerde sergilemeleri
gerekmektedir. Bunu yapamıyorlarsa evrimi savunmaktan
vazgeçmelidirler. Ara fosil yoktur, çünkü böyle
bir şeyin olması da imkansızdır.
- Bugüne kadar
evrimcilerin öne sürdüğü her fosil sahte veya
geçersiz çıkmıştır. Örneğin Piltdown Adamı denmiş,
sahte çıkmıştır, Nebraska Adamı denmiş, fosilin
domuz olduğu anlaşılmıştır, Coelacanth denmiş,
normal bir balık olduğu ispat edilmiştir. İnsanın
evrimi hikayeleri için gösterilen tüm kafatasları
ve kemik parçalarının bugünkü insanlara veya
geçmişte yaşamış ancak nesillleri tükenmiş maymun
türlerine ait olduğu kanıtlanmıştır.
Darwinist Şaman Dini mensupları gelecekten
uydurma haberler verir, insanları etki
altında bırakmaya çalışırlar.
|
İlkçağlardan beri dünyada putperest
toplumlar olmuştur. Her dönemde ve her
toplumda insanlar kendi kendilerine farklı
putlar oluşturmuşlardır. Darwinistler
nasıl tesadüfleri ve cansız varlıkları
yaratıcı putlar olarak kabul ediyorlarsa,
sapkın inanışa sahip toplumlarda da benzer
varlıklar put edinilmiştir. Üstte: Sümerlilerin
Su Tanrılarını sembolize eden resimler.
|
Evrimciler, gerçekte hiç var olmamış
varlıklar hayal eder ve bunları usta sanatçılara
maket veya resim olarak hazırlatırlar.
Ardından bu maket ve resimleri kullanarak
evrimin bilimsel bir gerçek olduğuna insanları
inandırmaya çalışırlar. Oysa bu materyaller
sadece hayal gücünü yansıtır, fosil kayıtlarında
böyle canlılar bulunmamaktadır. Gazetelerde,
dergilerde ve müzelerde insanlara bu sahte
deliller teşhir edilir. Öyle bir noktaya
gelinir ki evrimcilerin bizzat kendileri
bile ürettikleri bu sahte dellilerin büyüsüne
kapılır, Darwinizm dininin, kendi elleriyle
yaptıkları bu putlarına inanmaya başlarlar.
|
BİLİMSEL GERÇEKLER “DARWINİST ŞAMAN DİNİ”NİN
İDDİALARINI REDDETMEKTEDİR
Darwinist Şaman
Dinine Göre: İlk canlı kendi kendine oluşmuştur.
Modern Bilime
Göre: Canlılık tesadüfen oluşamaz. Değil bir
canlı, tek bir hücre, hatta tek bir protein
bile tesadüflerle oluşamaz. Bir proteinin tesadüflerle
ortaya çıkma ihtimali 10 üzeri 950’de 1’dir.
Bu ise pratikte “sıfır ihtimal” anlamına gelmektedir.
Darwinist Şaman
Dinine Göre: Canlılar birbirlerinden türemişlerdir.
Modern Bilime
Göre: Canlılar birbirlerinden türeyemezler.
Her canlının kendine has özellikleri vardır.
Bunların bir başka canlının yavaş yavaş değişmesiyle
meydana gelmesi olanaksızdır.
Darwinist Şaman
Dinine Göre: Fosiller evrimi desteklemektedir.
Modern Bilime
Göre: Fosiller evrimin değil yaratılışın delilidir.
Bugüne kadar yaklaşık 100 milyon fosil bulunmuştur.
Bunların hepsi tam ve eksiksiz canlılara aittir.
Canlıların evrimleştiklerini gösteren hiçbir
fosil yoktur.
Darwinist Şaman
Dinine Göre: Canlılar mutasyonlarla çeşitlenmiştir.
Modern Bilime
Göre: Mutasyonlar canlılığı tahrip ederler.
Canlıları çeşitlendirmez; ya öldürür ya da sakat
bırakırlar.
Darwinist Şaman
Dinine Göre: İnsanlar maymun benzeri varlıklardan
türemişlerdir.
Modern Bilime
Göre: Maymunlar ve insanlar ayrı canlılardır.
Birbirleriyle hiçbir soy bağları yoktur. Fiziksel
benzerliklerin yanında çok büyük ve evrimin
iddiaları ile açıklanamayacak farklar taşırlar.
Darwinist Şaman
Dinine Göre: Doğal seleksiyon bir evrim delilidir.
Modern Bilime
Göre: Doğal seleksiyon, doğada var olan sistemin
bir parçasıdır. Bir canlıyı evrimleştirmez,
yeni canlılar ortaya çıkarmaz.
|
EVRİMCİLERDEN İKİ YENİ
ALDATMACA TIKTAALIK ROSEAE VE GOGONASUS
Birkaç ay önce Kanada'da
bulunan ve Tiktaalik roseae adı verilen
fosil, evrimin büyük bir delili olarak
lanse edilmiştir. Oysa bu canlının pek
çok özelliği bir arada barındıran bir
'mozaik canlı' olduğu apaçık ortadadır.
Evrimciler, buna rağmen bu canlıyı bir
arageçiş türü olarak sunmakta ve hayali
çizimlerle sudan karaya geçiş iddiasına
delil olduğunu iddia etmektedirler. Günümüzde
Avustralya'da yaşayan Platypus da, memeli,
sürüngen ve kuş özelliklerini aynı anda
üzerinde taşıyan bir mozaik canlıdır ve
evrim teorisi için hiçbir yönden delil
olarak gösterilemez.
Evrimciler son günlerde yeni
bir fosili daha gündeme getirmişler ve
yıllardır sürdürdükleri “tamamlanan eksik
halka” masallarını tekrarlamışlardır.
Avustralya’da bulunan ve nesli tükenmiş
bir balık türü olduğu apaçık olan Gogonasus
isimli yeni fosilin evrim ile hiçbir ilgisi
yoktur. Sudan karaya geçiş masalına malzeme
yapılmak istenen sözkonusu fosil, karada
yaşamla ilgisi olmayan, kusursuz bir balık
türüdür. Bu canlı, özellikle yüzgeç kemikleri
öne sürülerek evrim delili olarak tanıtılmaktadır.
Oysa bugün yaşamakta olan Coelacanth isimli
balık da yüzgeçlerinde kemiklere sahiptir,
bunların balık tarafından sadece yüzme
amaçlı kullanılan, sıradan yüzgeçler olduğu
tespit edilmiştir.
Evrimcilerin, iddialarını
desteklemek için bulmaları gereken canlılar
"ara formlardır". Bunlar, eksik,
yarım, işlevini tam göremeyen organlara
sahip olan canlılar olmalıdır. Oysa bulunan
bu canlıların sahip oldukları organların
her biri eksiksiz ve kusursuzdur. Yarı
gelişmiş organları yoktur ve başka canlılardan
evrimleşmiş olabileceklerine kanıt gösterilebilecek
fosil serilerinden yoksundurlar.
Evrimciler artık halkı yalanlarla
kandırmayı bırakıp gerçekleri kabul etmelidirler. |
MATERYALiST MENFAAT ODAKLARI
YENi KOMPLOLAR PEŞİNDE
Son aylarda hem yerli hem
de yabancı basın panik halde Darwinizm’in
dünya çapında yenilgisini yazmaktadır.
Darwinizm’in hezimeti Avrupa masonluğunu
ve bazı karanlık güçleri derinden etkilemiş,
ateizmin ve materyalizmin yok edilmesi
tehlikesine karşı can havli ile yaptıkları
bir planı devreye sokmuşlardır. İngiliz
ve Fransız locaları ilgili yerlere direktif
vermişlerdir. Bu işin kayıtsız şartsız
çözüme kavuşturulması için intikam hırsı
ile Sabetayist aileler de devreye sokulmakta,
bazı kalemler satın alınmakta, vatansever
insanlara derin bir komplo hazırlığı yapılmaktadır.
Ana hedef Bilim Araştırma Vakfı’dır. Ancak
bu çabalardan geçmişte olduğu gibi bugün
de bir netice almaları mümkün değildir.
Olup bitenden haberdar olan milyonlarca
insan vardır. Güneş doğmuştur, ışığı her
yeri aydınlatmıştır. Bu aşamadan sonra
yapılacak şey gerçekler karşısında teslim
olmaktır. |
İSLAM BİLİMLE ÇATIŞMAZ,
PAGAN DİNLERLE ÇATIŞIR
İslam dini her türlü
bilim dalını ve her türlü ilmi araştırmayı
incelemeyi emreder:
… Göklerin ve yerin yaratılışı
konusunda düşünürler… (Al-i İmran Suresi,
191)
Üzerlerindeki göğe bakmıyorlar
mı? Biz, onu nasıl bina ettik… (Kaf Suresi,
6)
… Rahman’ın yaratmasında
hiçbir 'çelişki ve uygunsuzluk' (tefavüt)
göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir…
(Mülk Suresi, 3)
İnsan bir baksın, hangi
şeyden yaratıldı? (Tarık Suresi, 5)
Bakmıyorlar mı o deveye;
nasıl yaratıldı? Göğe, nasıl yükseltildi?
Dağlara; nasıl oturtulup-kuruldu? Yere;
nasıl yayılıp-döşendi? (Ğaşiye Suresi,
17-20)
Şüphesiz, müminler için
göklerde ve yerde ayetler vardır. Sizin
yaratılışınızda ve türetip-yaydığı canlılarda
kesin bilgiyle inanan bir kavim için ayetler
vardır. (Casiye Suresi, 3-4)
Dolayısıyla İslam
dini ile bilim arasında bir ayrım olması
mümkün değildir.
Ancak İslam dini bütün
sahte dinlere karşıdır. Ateşe, şeytana,
tesadüfe, tabiata, hayvanlara, putlara
tapınmaya, yani her türlü pagan dinine
karşıdır. Şamanizm de tesadüfe, tabiata,
(taşa, toprağa, maddeye, hayvanlara, bitkilere)
tapan bir pagan dinidir. İslam dini şamanizme
de karşıdır. Darwinizm de bir Şaman dinidir.
Bu yüzden Darwinizm ile İslam çatışır.
|