|
Giriş
Hayatta en fazla neyi istersiniz? Güzel bir ev, gösterişli
elbiseler, zenginlik, bolluk, ihtişam... Peki size,
dilediğiniz herşeyin anında ve sonsuza kadar sağlanacağı
bir mekanın varlığı haber verilse, bunu nasıl karşılardınız?
Elbette, büyük bir heyecana kapılır ve hemen bu kusursuz
mekanı görmek isterdiniz. Böyle bir mekanda yaşamaya
kuşkusuz hiçbir insanın, hiçbir şekilde itirazı olmazdı.
Şimdi bir düşünün. Şimdiye kadar size, güzelliklerin
ayaklarınızın altına serileceği, sayısız nimet ve bollukla
karşılaşacağınız bir mekanın varlığından hiç bahsedilmedi
mi? Kuşkusuz ki bahsedildi. Aslında size ve sizin gibi
tüm insanlara tüm istediklerini hazır bulacakları bir
yaşamın, "cennet yaşamının" varlığı mutlaka haber verilmiştir.
Yeryüzündeki her insan, ölümünden sonra ahiret yaşamında
sonsuz bir cennetin var olduğu bilgisine sahiptir. Cennete
girmeye layık görülen her insan, nefsinin istediği herşeyi
hazır bulacağı, mükafat ve nimetlerle karşılanacağı,
sonsuza kadar güzellikle muhatap olacağı eşsiz bir mekanda
yaşayacaktır. Dünyada yaşadığı sınırlı süre ise, bu
güzelliklere kavuşabilmesi için kendisine verilmişbir
fırsattır. Allah, dünya hayatındaki imtihanın gereklerini
yerine getiren salih kullarına, bu güzel yurdu vaat
etmiştir.
O halde insanları, cennet müjdesiyle sevince kapılmaktan
alıkoyan, cennete özlem duymalarını ve ona kavuşmak
için çaba harcamalarını engelleyen sebep ne olabilir?
İnsanlar, acaba neden kendilerine karşılıksız nimetler
ve güzellikler verileceğini bile bile, cennet için bir
hazırlık yapmazlar? Kuşkusuz bunun en önemli nedeni,
insanların bir kısmının cennetin varlığına kesin olarak
inanmamaları, bir kısmının da bundan büyük bir şüphe
içinde olmalarıdır. İnsanların inançsız veya şüpheci
olmalarının kuşkusuz çeşitli sebepleri olabilir. Ancak
burada asıl üzerinde durulması gereken, bu şüphenin
kimi zaman bilgi eksikliğinden kaynaklanmasıdır.
Bu bilgi eksikliğinin giderilmesi için başvurulacak
yegane kaynak ise Kuran'dır.
Allah, Kuran'da insanlara eşsiz ve sınırsız güzellikleri
ile muhteşem bir cennet yaşamı tarif etmiştir. Bu güzelliklerin
sınırını bilmeyen, tarif edilen detayların farkında
olmayan bir kimsenin, cenneti ve oradaki yaşamı gözünde
canlandırması zor olabilir.
Okuyacağınız bu kitap ile amaçlanan, Allah'ın insanlara sunmuş olduğu ve büyük bir nimet olarak Kitabında anlattığı cenneti, insanlara tanıtmak, sahip olduğu güzelliklerden herkesi haberdar etmektir. Cennetin, ahirette insanlar için hazırlanmış iki yaşamdan bir tanesi olduğunu bildirmek ve orada insana, şu anki düşünce sınırlarını aşacak derece güzel olan herşeyin verileceğini belirtmektir.
Cennetin, cahilce inanışların aksine, tüm nimetlerin
kusursuzca var edildiği bir mekan olduğunu haber vermek
ve insanlara orada "nefislerinin istediği", "arzu ettikleri"
herşeyin sunulacağını göstermektir. Cennette, tüm eksikliklerden,
acizliklerden uzak olacaklarını, sıkıntı ve hüznü tadmayacaklarını,
asla pişmanlık duymayacaklarını bildirmektir. Cennette,
şu ana kadar görülmüş, bilinmişher türlü güzelliğin
ve nimetin çok daha üstününün var olduğunu, ayrıca Allah'tan
bir ikram olarak henüz tanınmamış, görülmemişnimetlerin
de orada hazır bulundurulduğunu ve bunların yalnızca
Allah'ın kendilerinden hoşnut olduğu insanlara sunulmakta
olduğunu haber vermektir.
Elinizdeki kitapta cennetle ilgili tüm bilgiler Kuran
ayetlerinden yola çıkılarak tarif edilmektedir. Dolayısıyla
sizler de bu bilgileri okuyup, cennet mekanını gözünüzde
canlandırmaya çalışırken, anlatılanların tümünün gerçek
olduğunu unutmamalısınız. Bütün bu bilgiler doğrultusunda
sizleri bekleyen asıl yurdun kusursuzluğunu düşünmeli
ve oraya layık olabilmek için çaba içinde olmalısınız.
Allah'ın tüm bunları sizlere karşılıksız olarak vereceğini
ve tüm bu nimetlere sonsuza kadar sahip olabileceğinizi
unutmamalısınız. Tüm bunların yanında, eğer sonsuz güzelliği
tercih etmezseniz, tek seçeneğinizin sonsuz azap dolu
cehennem olacağını ve cennettekilerin refah dolu yaşamlarını
izlerken orada sonsuza kadar sıkıntı, hüzün, azap ve
pişmanlık yaşanacağını mutlaka düşünmelisiniz. |