Giriş
Kuran’ı anlamak ve Kuran’a göre yaşamak, iman eden
bir insanın yaşamındaki en büyük amaçtır. İnsan ki Allah’a
kul olmak için yaratıldığına ve bu kulluk görevini de
ancak O’ nun yolladığı Kitab’a uyarak yerine getirebileceğine
göre, dünya üzerindeki hiçbir şey, Kitab’ı anlayıp uygulamaktan
daha önemli olamaz.
Kitab’ı anlamak için O’na eğildiğimizde ise ilginç
bir durumla karşlaşırız.
Çünkü Kuran’ın dizilişi, tüm”insan yazımı” kitaplardan
son derece farklıdır. Bu kitapların hemen hepsinde,
konular arasında bir tasnif yapılır, giriş-gelişme-sonuç
şeklinde bir düzen kullanılır, konular birbiri ardına
dizilir.
Kuran’ı hiç okumamış olan bir insan da, “insan yazımı”
kitaplardan edindiği alışkanlık sonucunda, büyük olasılıkla,
konularına göre tasnif edilmiş bir Kitap’la karşılaşacağını
bekleyecektir. Kuran’ın “imani konular”, “ahiret” “ahlak”,
“hukuk” gibi bölümlere ayrılmış olduğunu zannedecektir.
Oysa Allah’ın Kitabı, bu türden bir dizilişe sahip
değildir. Aksine, sureler ve ayetlerde çok farklı konulardan
birbiri ardına ve anlayışa en uygun tarzda ilahi bir
düzen içinde söz edilir. Kuran’ın ele aldığı farklı
konuların hemen hepsi, Kitab’ın farklı bölümlerine dağılmış
durumdadırlar.
Kuşkusuz bunun son derece büyük hikmetleri vardır.
Bu hikmetlerin biri, Kuran’ın dizilişinin, “andolsun,
biz öğüt alıp-düşünsünler diye, sözü birbiri ardınca
dizip-indirdik”(Kasas Suresi, 51) ayetinde belirtildiği
gibi, insanı düşünmeye ve araştırma yapmaya zorlamasıdır.
Aynı konudaki ayetlerin farklı yerlere yerleştirilmiş
olması, bunlar arasındaki bağlantıyı çözmek için zihinsel
bir çaba gerektirir. Dahası, bu zihinsel çaba “kalp
gözü” ile yürütüldüğünde, Kuran’ın bazı sırları da ortaya
çıkar. Farklı surelerdeki ayetlerin birbirlerini tamamladıkları
ya da açıkladıkları farkedilmeye başlanır.
İşte bu nedenledir ki, Kuran’ı; hem ona akıcılık ve
hikmet veren normal diziliş düzeni içinde okumak, hem
de farklı yerlerindeki tamamlayıcı ya da açıklayıcı
ayetleri bir araya getirerek araştırmak gerekmektedir.
Bu fihrist, söz konusu “bir araya getirerek araştırma”
amacına yardımcı olabilmek için hazırlanmıştır. Ve sonuçta,
Kitab’ı daha iyi anlayabilmek için yapılmış bir “fiili
dua” dır. Çünkü unutulmamalıdır ki, “anlayıp” ancak
Allah’ın vermesiyle olur. (Enfal
Suresi, 29)
|