|
(Yusuf) Dedi ki: "Rabbim, zindan, bunların
beni kendisine çağırdıkları şeyden bana daha sevimlidir...
Böylece Rabbi, duasını kabul etti ve onların hileli düzenlerini
kendisinden uzaklaştırdı... Sonra onlarda (Yusuf'un iffetine
ilişkin) delilleri görmelerinin ardından, mutlaka onu belli
bir vakte kadar zindana atmak (görüşü)ağır bastı.
(Yusuf Suresi, 33-35)
| |
| |
|
YARATILIŞ GERÇEĞİ-1
|
O, gökleri dayanak olmaksızın yaratmıştır, bunu görmektesiniz.
Arzda da, sizi sarsıntıya uğratır diye sarsılmaz dağlar bıraktı ve orada
her canlıdan türetip yayıverdi. Biz gökten su indirdik, böylelikle
orada her güzel olan çiftten bir bitki bitirdik.
(Lokman Suresi, 10)
|
|
İnsan, etrafında gördüğü herşeyde, kendisine Allah'ı tanıtacak sayısız delille karşılaşır. Çamurlu topraktan çıkan rengarenk, hoş kokulu çiçekler, lezzetli sebze ve meyveler, çevremizde sürekli gördüğümüz birbirinden sevimli, dikkat çekici hayvanlar, bu güzelliklerin algılanmasını sağlayan duyu organları ve bunlar gibi sayısız deliller... Bunların tümü birer "iman hakikati"dir. Yani, kişiyi imana götüren ve imanının artmasına vesile olan gerçekler, yaratılış mucizeleridir. Bu bölümde iman hakikatlerinden bazı örneklere yer verilmiştir. |
|
"...Arzda da sizi sarsıntıya uğratır diye sarsılmaz dağlar bıraktı ve orada her canlıdan türetip yayıverdi. Biz gökten su indirdik, böylelikle orada her güzel olan çiftten bir bitki bitirdik.
Bu, Allah'ın yaratmasıdır. Şu halde, O'nun dışında olanların
yarattıklarını Bana gösterin..."
(Lokman Suresi, 10-11)
|
|
Sincap yaşamı için ihtiyaç duyduğu tüm özelliklerle birlikte yaratılmıştır. Sahip olduğu olağanüstü sevimli görüntü ise, Allah'ın insanlara sunduğu sayısız güzellikten biridir. Tek bir sincap bile bu özellikleriyle, kör ve şuursuz tesadüflerin eseri olmadığını, aklı ve vicdanı olan insanlara açıkça anlatmaktadır. |
|
Beyaz bir tavşan, yaşadığı karlı ortamlarda kamufle olabildiğinin farkında olmadan yaşar. Kelebek, kanatlarındaki simetrinin, desenlerin ve uyumun şuurunda değildir. Ama ikisine bakan akıl sahibi her insan, bu canlıların zaman içinde, tesadüflerin eseri olarak meydana gelmiş olamayacağını, her ikisinin de kusursuz bir yaratılışın açık delilleri olduğunu görebilir.
|
|
Göklerde ve yerde olan ne varsa, canlılar ve melekler
Allah'a secde ederler ve onlar büyüklük taslamazlar.
(Nahl Suresi, 49)
|
|
Sahip olduğu renkler, desenler ve simetri bir tavus kuşunu oldukça gösterişli kılar. Ama o, niçin var olduğunu dahi bilemeyen ve güzellikleri takdir edebilme yeteneği olmayan bir canlıdır. Kuyruğundaki renkler ve desenlerle, dünyanın en güzel görüntülerinden birini sergileyen bu varlık, insanların Allah'a şükretmeleri ve Allah'ın yaratış gücünü görebilmeleri için yaratılmış nimetlerden yalnızca biridir.
|
|
Eğer yeryüzündeki ağaçların tümü kalem ve deniz de -onun ardından yedi deniz daha eklenerek- (mürekkep) olsa, yine de Allah'ın kelimeleri (yazmakla) tükenmez. Şüphesiz Allah üstün ve güçlüdür,
hüküm ve hikmet sahibidir.
(Lokman Suresi, 27) |
|
Yeri de (nasıl) döşeyip-yaydık? Onda sarsılmaz dağlar
bıraktık ve onda 'göz alıcı ve iç açıcı' her çiftten
(nice bitkiler) bitirdik. (Bunlar,) 'İçten Allah'a yönelen'
her kul için 'hikmetle bakan bir iç göz' ve bir zikirdir.
(Kaf Suresi, 7-8) |
|
Yavru hayvanlar son derece sevimli bir görünüme sahiptirler. En vahşi hayvanların bile yavrularında bu sevimlilik ve canayakınlık ilk göze çarpan şeydir. Yüzlerine oranla daha iri olan gözleri, yuvarlak yüz hatları, yüzlerinde hakim olan şaşkınlık ve teslimiyetle karışık "bebek" ifadesi sevimliliklerini daha da artırır. Cana yakın tavırları ile yavru hayvanlar, Allah'ın sanatının tecellilerindendir. |
|
Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda
ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin.
Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana
kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver...
(Nahl Suresi, 68-69) |
|
Rengarenk tüyleri ve estetik görünümleri, her biri ayrı bir mesaj içeren sesleri ve şarkıları, modern uçaklara ilham kaynağı olan kusursuz uçuş mekanizmaları, yuva yapma becerileri ve göç etme konusundaki uzmanlıkları ile kuşlar Yaratılış gerçeğine delil olan sayısız özelliğe sahiptirler. |
|
Bu yeni doğmuş fok yavrusu yüzmeyi öğreninceye dek su üstünde kalmak zorundadır. Bu sırada postu, kamufle olup saklanabileceği şekilde beyaz renktedir. Büyüyüp geliştikçe kürkünün rengi de koyulaşacaktır. Kalın kürkünün hemen altındaki 10 cm'lik yağ tabakası onu soğuktan korur. Savunmasız gibi görünen bu yavru fokun sahip olduğu özellikler Allah'ın tüm canlılar üzerinde ki sonsuz rahmetinin bir tecellisidir. |
|
Yeryüzündeki tüm canlılar gibi denizatları da son derece kompleks sistemlere sahiptir. Mercanlara tutunarak yaşayan denizatlarının vücutları plaka şeklinde kemiklerle kaplıdır. Denizatları hızlı yüzücü değildir fakat son derecek süratli renk değiştirebildikleri için düşmanlarından rahatlıkla korunurlar. Düşünen ve aklını kullanabilen herkes bu sistemleri, üstün bir güç ve akıl sahibi olan Yüce Allah'ın yarattığını görecektir. |
|
Penguenler sarkaç gibi sağa sola sallanarak yürürler. Enerji tasarrufu yapabilmek için yana doğru adımlar atarak kaslarının daha az yorulmasını sağlarlar. Böylece her adımın sonunda bir sonraki adım için enerji depolarlar. Normal yürümüş olsalardı bacakları kısa olduğu için kendi büyüklüklerindeki bir hayvandan iki kat fazla enerji harcamaları gerekirdi. Ancak penguenler sadece yürümeye başlarken ve durmak istediklerinde
enerji harcarlar. |
|
Bilim dünyası böceklerin vücut yapılarını ve uçuş tekniklerini henüz açıklayamazken, bunların kör tesadüflerle ortaya çıktığını iddia etmek son derece akıl dışıdır. Tamamen rastlantıya dayalı mutasyonların bir böceğin kanatlarını, gözlerini, kaslarını, sinirlerini, antenlerini, solunum, sindirim gibi kompleks sistemlerini vs. meydana getirdiğini iddia etmek kesinlikle mümkün değildir. Bunları iddia eden Darwinizm gibi bir safsataya "inanmak" büyük bir aldanıştır.
|
 |
Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları
yarattığımızı görmüyorlar mı?...
(Yasin Suresi, 71) |
|
Yunuslar 3 km ötede duran bir cismi görmekte hiç zorlanmazlar. Bu görme işlemini gözleriyle değil, kafataslarının alt kısmında bulunan sonar sistemi vasıtasıyla yaparlar. Bu sonar o kadar kuvvetli ses dalgaları yayar ki, yunuslar, etraflarında bulunan küçük büyük herşeyi bu sistem sayesinde algılayabilirler. Darwinistler ise böyle kompleks bir sistemin tesadüflerle meydana gelemeyeceğini, ancak üstün bir yaratılışın eseri olduğunu düşünmezler. |
|
|
|