KİTAPLAR  |  FİLMLER  |  SES KASETLERİ  |  MAKALELER  |  ANA SAYFA.

ARAMA


DİNSİZLİĞİN DİNİ İLE MÜCADELE

 "Hayır, Biz hakkı batılın üstüne fırlatırız,o da onun beynini darmadağın eder.
Bir de bakarsın ki, o, yok olup gitmiştir..."
(Enbiya Suresi, 18)


YARATILIŞ GERÇEĞİ

Evrendeki tüm ilmin sahibi olan Allah, uçuş sırasında yüksek miktarda oksijene ihtiyaç duyan kuşlar için kompleks bir solunum sistemi yaratmıştır. Kuş akciğerleri, kara canlılarının akciğerlerine göre tamamen ters biçimde işler. Kara canlıları havayı aynı kanaldan alır ve verirler. Kuşlarda ise hava, akciğerlerde sürekli tek bir yönde hareket eder. Bu, akciğerlerin etrafında bulunan özel "hava kesecikleri" tarafından sağlanmaktadır. Böylece kuşun yüksek enerji ihtiyacı karşılanmış olur.

www.Allahvar.com


O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimlerO'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu  tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir.
(Haşr Suresi, 24)

Kaplanlar genellikle gece avlanırlar. Gece görüşleri insanınkinden 6 kat daha iyidir. Diğer kediler gibi avlarını pusuya yatarak yakalayan kaplanlar çok sessiz ve fark ettirmeden hareket ederek, avlarını takip ederler.

www.belgeseller.net

Kutup ayıları, buzullarda yaşamak üzere yaratılmışlardır. Bir kutup ayısı, ayak parmaklarının arasındaki oyuklar sayesinde buz yüzeyini vakum etkisiyle kolaylıkla kavrar. Böylelikle buz üzerinde uzun mesafeleri kaymadan rahatça yürüyebilir. Parmaklarının arasındaki ağımsı yapı sayesinde  ise, saatte 10 km hızla yüzebilir ve 100 km gibi bir mesafeyi hiç dinlenmeden kat edebilir.

Karanlıkta dolaşan aslanların ışığı mümkün olduğu kadar fazla toplayabilmeleri için gözlerinde özel bir yaratılış vardır. Bu sayede mükemmel bir gece görüşüne sahiptirler. Diğer canlılara göre daha büyük olan göz bebekleri ve lensleri aslanları iyi birer avcı yapan en önemli özelliklerdendir. Allah bu canlıları içinde yaşadıkları ortama en uygun özelliklerle birlikte yaratmıştır.

www.bilgilerdunyasi.net

 

Ve hayvanları da yarattı; sizin için onlarda ısınma ve yararlar vardır ve onlardan yemektesiniz.
(Nahl Suresi, 5)

Bir yunus 3 km uzakta yan yana duran iki ayrı metal parayı, ses dalgalarını kullanarak birbirinden ayırt edebilir. Yunuslar birbirlerine 220 km uzaklıktan mesaj yollayabilirler.

 

 

Köpeklerin burunlarındaki koku hücrelerinin sayısı insanlarınkinden kat kat fazladır. Bu nedenle sokakta yürüyen bir insan ile yanında gezdirdiği köpeğin algıladıkları kokular aynı değildir. Köpek, sahibinin farkına varmadığı kokulardan, bulunduğu ortam ile ilgili çok detaylı bilgi edinir. Havadaki en küçük oranlardaki kokuları dahi güçlük çekmeden tespit eder. Söz konusu özellikleri nedeniyle, kayıp insanları, patlayıcı maddeleri ve felakete uğramış kişileri bulmakta köpeklerden faydalanılır.

www.sevimlicanlilar.com

Yeryüzündeki tüm canlı varlıkların temel yapı taşı karbon elementidir. Canlıların bedenlerini oluşturan organik moleküller, yani proteinler, yağlar, karbonhidratlar hep karbon atomlarının farklı bileşiklerinden meydana gelmiştir. Karbon elementi, ancak devasa yıldızların merkezinde çok özel reaksiyonlar sonucunda üretilir. Bu mucizevi reaksiyonlar gerçekleşmese, bugün evrende karbon diye bir element, diğer anlamıyla canlılık diye bir kavram olmayacaktı. Bu örnek, evrenin tek bir anda mükemmel şekilde yaratıldığının açık bir delilidir.

www.cocuklaricin.net

 

Resimde görülen kuş fosili, ünlü Messel Oluşumu'nda bulunduğu için bu isimle anılmaktadır. Kara canlılarından tamamen farklı bir yapıya sahip olan kuşların hiçbir vücut mekanizması kademeli evrim modeliyle açıklanamaz. Herşeyden önce kuşu kuş yapan en önemli özellik olan kanatlar evrim teorisi için çok büyük bir çıkmazdır.

www.canlilarinevrimi.com

Messel Kuşu
Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Almanya

 

 

Dikenli Vatoz

Ringa Balığı

Günümüz denizlerinde görülen dkenli vatoz (solda)

Yan sayfada resimde görülen fosilde Dasyatidae (dikenli vatozlar) familyasına dahil bir dikenli vatoz ve ringa balığı birarada bulunmaktadır. Günümüzde yaşayan dikenli vatozların ve ringaların bundan on milyonlarca yıl önce yaşamış olan örneklerinden hiç farkı olmadığını ortaya koyan bu fosil, evrimi geçersiz kılan sayısız delilden biridir.

www.hayatinkokeni.com

(Yan sayfada) Dikenli Vatoz ve Ringa Balığı
Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 54 - 37 milyon yıl
Bölge: Green River Oluşumu, ABD

Üstte 54- 37 milyon yıllık ringa balığı fosili altta sağda ise  günümüzde yaşayan ringa balığı örneği bulunmaktadır.

Teknoloji, kolektif çalışma, askeri strateji, gelişmiş bir iletişim ağı, örnek ve rasyonel bir hiyerarşi, disiplin, kusursuz bir şehir planlaması... İnsanların her zaman yeteri kadar başarılı olamadığı bu alanlarda, karıncalar daima başarılıdırlar. Ve bu durum on milyonlarca yıldır aynıdır.

www.yaratilisatlasiyorumlar.com

Karınca
Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

 

 

Yan sayfada resimde görülen fosilde Dasyatidae (dikenli vatozlar) familyasına dahil bir dikenli vatoz ve ringa balığı birarada bulunmaktadır. Günümüzde yaşayan dikenli vatozların ve ringaların bundan on milyonlarca yıl önce yaşamış olan örneklerinden hiç farkı olmadığını ortaya koyan bu fosil, evrimi geçersiz kılan sayısız delilden biridir.

www.hayatinkokeni.com

(Yan sayfada) Dikenli Vatoz ve Ringa Balığı
Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 54 - 37 milyon yıl
Bölge: Green River Oluşumu, ABD

Üstte 54- 37 milyon yıllık ringa balığı fosili altta sağda ise  günümüzde yaşayan ringa balığı örneği bulunmaktadır.

 

 

Bal arılarının davranışları evrimciler açısından soru işaretleri ile doludur. Örneğin evrimciler bal arılarının petek yapımında kullandıkları akıl almaz hesapları evrim teorisinin hiçbir hayali mekanizması ile açıklayamamaktadırlar. Milyonlarca yıldır aynı olan arılar, Darwinizm'e büyük bir darbe indirmektedir.

www.evrimbelgeseli.com

Bal Arısı
Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

 

 

Biyolog Francis Hitching, bugüne kadar evrim teorisini destekleyen tek bir fosilin bile olmadığını şöyle ifade eder:
"Eğer fosiller buluyorsak ve eğer Darwin'in teorisi doğruysa, o halde kayaların belirli bir grup yaratığın, daha kompleks bir başka grup yaratığa doğru küçük kademelerle evrimleştiğini gösteren kalıntılar ortaya çıkarması gerekir. Bu nesilden nesile ilerleyen "küçük gelişmelerin" son derece iyi korunmuş olması gerekir. Ama durum hiç de böyle değildir. Aslında, bunun tam tersi doğrudur..." (Francis Hitching, The Neck of the Giraffe: Where Darwin Went Wrong, Tichnor and Fields, s. 40)

Ginkgo Yaprağı
Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Kanada

Yanda 50 milyon yıllık ginkgo yaprağı ve altta sağda ise bu fosilden hiçbir farkı olmayan günümüz ginkgo yaprağının örneği görülmektedir.

 

 

Darwinistlerin kaplumbağanın kabuklu yapısına, dokularına bir açıklama getirebilmeleri gerekmektedir. Tüm bunların hayali evrimsel süreçte nasıl tesadüfen geliştiğini gösterebilmeli ve buna dair deliller ortaya koyabilmelidirler. Ancak Darwinistler bir canlının gelişimi konusunda yalnızca hikayelere başvururlar. Hikayelerini destekleyecek evrimsel delillerden ise tümüyle yoksundurlar. Darwinistlerin karşılaştıkları her zaman yaşayan fosiller olacaktır.

www.evrimcilerinitiraflari.com

Kaplumbağa
Dönem: Senozoik zaman,     Oligosen dönemi
Yaş: 37-23 milyon yıl
Bölge: Nebraska, ABD

 

 

Evrimin hayali mekanizmalarından biri olan mutasyonun ve tesadüflerin, bitkilerin oluşumunu açıklayamadığını evrimci Pierre-Paul Grassé şöyle itiraf etmektedir:

"Mutasyonların havyanların ve bitkilerin ihtiyaçlarının karşılanmasını sağladığına inanmak, gerçekten çok zordur. Ama Darwinizm bundan fazlasını da ister: Tek bir bitki, tek bir havyan, tam olması gerektiği şekilde binlerce ve binlerce faydalı tesadüfe maruz kalmalıdır. Yani mucizeler sıradan bir kural haline gelmeli, inanılmaz derecede düşük olasılıklara sahip olaylar kolaylıkla gerçekleşmelidir. Hayal kurmayı yasaklayan bir kanun yoktur, ama bilim bu işin içine dahil edilmemelidir." (Pierre-Paul Grassé, Evolution of Living Organisms, s. 103)

Solda 50 milyon yıllık kayaarmudu yaprağı fosili ve üstte ise günümüz karaarmudu yaprağı örneği görülmektedir.

 

 

Kayaarmudu
Yaprağı (yan sayfada),
Sekoya Dalı (sağda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Cache Creek Oluşumu, British Columbia, Kanada

Üstte 50 milyon yıllık sekoya dalı fosili ve yanda bu fosilden hiçbir farkı olmayan günümüz sekoya dalı örneği
bulunmaktadır.

 

 

Yılan sineklerinin larvaları en düz yüzeylere dahi tırmanabilecek bir yapışma organına sahiptir. Bu canlı, yaklaşık 45 milyon yıl önce de, günümüzdekiler gibi son derece üstün donanımlara sahipti. Söz konusu canlının her detayı, amberlerde oldukça iyi korunmuş şekilde günümüze kadar gelmiştir. Canlının mükemmel şekilde korunmuş olan özellikleri, evrimcileri tamamen açıklamasız bırakmaktadır. Spekülasyonlara mahal vermeyecek kadar belirgin yapılar, milyonlarca yıl boyunca hiçbir evrimleşmenin gerçekleşmediğini açıkça ilan eder.

Yılan sineği Larvası
Dönem: Senozoik     zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Günümüzde yaşayan yılan sineği.

 

 

2 cm boylarında olan cırcır böcekleri parlak renkli, yuvarlak iri başlı, kısa kanatlı, uzun antenli böceklerdir. Sadece erkekleri ön kanatlarını birbirine sürterek ses çıkarır ve dişileri kendilerine çekerler. Resimdeki amber içinde yaklaşık 45 milyon yıldan beri hiç bozulmadan kalmış olan bir cırcır böceğinin günümüzdeki örneğine baktığımızda tamamen aynı özellikleri taşıdığını görürüz. Bu da bize canlıların ilk yaratıldıkları günden bu yana aynı özelliklere sahip olduklarını, dolayısıyla hiçbir zaman evrimleşmediklerini kanıtlamaktadır.

Fosilden hiçbir farkı olmayan günümüz cırcır böceği.

Cırcır Böceği
Dönem: Senozoik zaman, Eosen     dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

 

 
    

 

© 2008 Harun Yahya. www.harunyahya.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.