|
 Hz.
Süleyman'ın Görkemli Hakimiyeti ve Güçlü Ordusu
Süleyman'a cinlerden,
insanlardan ve kuşlardan orduları toplandı ve bunlar
bölükler halinde dağıtıldı. (Neml Suresi, 17)
Hz.
Süleyman, eşi ve benzeri görülmemiş, çok güçlü bir orduya
sahiptir. Bu ordu, cinlerden, kuşlardan ve insanlardan
oluşmaktadır ve çok güçlü bir istihbarat ağıyla desteklenmektedir.
Ayette
Hz. Süleyman'ın tek bir ordusunun değil, ordularının
olduğundan bahsedilmektedir. Bu çoğul kelime onun ordusunun
gücünün ve sayıca üstünlüğünün de bir ifadesidir.
Hz.
Süleyman'ın ordusunun en dikkat çekici yönlerinden biri
ise disiplinidir. Cinler, kuşlar ve insanlar gibi üç
farklı topluluk aynı ordu içinde, büyük bir uyumla görev
almakta, ordudaki düzende en ufak bir aksaklık yaşanmamaktadır.
Ordusunun
cinler ve şeytanlarla desteklenmesi, Hz. Süleyman'a
pek çok açıdan üstünlük sağlamıştır. Bu varlıklar insanların
yapamadıkları pek çok şeyi kolaylıkla yapabilirler.
"... Çünkü o ve taraftarları,
(kendilerini göremeyeceğiniz yerden) sizleri görmektedir..."
(Araf Suresi, 27) ayetiyle bildirildiği gibi,
kendilerini göstermeden insanları görebilirler. Bu özellik,
cinlere istihbarat konusunda çok büyük kolaylıklar sağlamaktadır.
 Böylece
rüzgarı onun buyruğu altına verdik. Onun emriyle
dilediği yöne yumuşakça eserdi. Şeytanları da; her
bina ustasını ve dalgıç olanı. Ve (kötülük yapmamaları
için) sağlam kementlerle birbirine bağlanmış diğerlerini.
(Sad Suresi, 36-38)
Ayette
geçen "sağlam kementlerle birbirine bağlanmış" ifadesi,
Hz. Süleyman'ın, hizmetine verilmiş olan cin ve şeytanlar
üzerinde çok büyük bir hakimiyeti olduğuna işaret etmektedir.
Bu
bilgiler, Hz. Süleyman'ın hakimiyetinin sadece dindar
ve teslim olmuş cinleri değil, inkarcıları da kapsadığını
ortaya koymaktadır. Bu ayetten Hz. Süleyman'ın şeytanları,
şeytanın etkisi altındaki insanları ve dinsiz kimseleri
zararsız hale getirdiği anlaşılmaktadır. Dahası onları
İslam'a faydalı hale getirmiş, onlara çeşitli görevler
vermiştir.
Allah
bu ayette, İslam ahlakının yaşandığı bir ortamda şeytani
mizaca sahip olan kötü niyetli insanların topluma zarar
vermelerinin engellenmesi gerektiğine işaret ediyor
olabilir. Bu kimseleri Allah yolundaki bir hizmette
görevlendirmek ise hem olası zararları engelleyecek,
hem de İslam adına bir fayda oluşmasına vesile olacaktır.
|
İman edenler
ve imanlarını zulümle karıştırmayanlar, işte güvenlik
onlar içindir ve onlar hidayete ermişlerdir.
(Enam Suresi, 82)
"Gerçek şu ki, ben bir muvahhid
olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim.
Ve ben müşriklerden değilim."
(Enam Suresi, 79) |
Bu
ayetle insanlara zulmeden, kötülük yapan, yeryüzünde
fitne çıkaran şeytan karakterli kişilerin çok sıkı bir
kontrol sistemi ile denetlenmeleri gerektiğine işaret
ediliyor olabilir. Bu kişilerin halkın arasına karışarak
insanlara zarar vermeleri engellenmelidir.
Allah
bu ayetiyle ahir zamanda suçluların cezalandırılmasında
uygulanacak olan yöntemlere dikkat çekmiş olabilir.
O dönemde suçluların topluma zarar vermeleri engellenecek,
ancak bu kişiler, çeşitli hizmetlerde çalıştırılarak
insanlara faydalı hale getirilecek olabilirler.
Ayette
bildirilen "sağlam kementler" ifadesiyle, Allah, ahir
zamanda kullanılan elektronik pranga benzeri bir güvenlik
sistemine dikkat çekiyor olabilir. Bu şekilde söz konusu
kişilerin kaçmaları, hem kendilerine hem de çevrelerindeki
insanlara zarar vermeleri engellenecektir.
 
Kuşları denetledikten
sonra dedi ki: "Hüdhüd'ü neden göremiyorum, yoksa
kaybolanlardan mı oldu? Onu gerçekten şiddetli bir
azabla azablandıracağım, ya da onu boğazlayacağım
veya o, Bana apaçık olan bir delil getirmelidir."
(Neml Suresi, 20-21)
Bu ayetler göstermektedir ki, Hz. Süleyman, ordusunu
düzenli olarak teftiş ediyor, bir aksaklık olduğunda
bunu hemen fark ediyor ve gereken önlemleri alıyordu.
Disiplini bozacak hareketlerde bulunulmasına kesinlikle
izin vermiyordu. İzinsiz ve habersiz olarak ortadan
kaybolmanın çok önemli bir hata olduğu Hz. Süleyman'ın
yukarıdaki sözlerinden anlaşılmaktadır.
"Sen onlara dön, Biz onlara öyle
ordularla geliriz ki, onların karşı koymaları mümkün
değil ve Biz onları oradan horlanmış-aşağılanmış ve
küçük düşürülmüşler olarak sürüp çıkarırız." (Neml Suresi,
37)
Hz. Süleyman, Sebe Melikesi'nden hediyeler getiren
ulaklara yukarıdaki şekilde seslenmektedir. Bu sözlerde
görüldüğü gibi, hiçbir şekilde hediye kabul etmeyeceğini
belirtmiş, böylece Sebe Melikesi'nin kendisine teslim
olması konusunda ne kadar kararlı olduğunu da göstermiştir.
Bu ayetten ayrıca, Hz. Süleyman'ın ordusunun o dönemde
hiçbir ülkenin ordusunun karşı koyamayacağı kadar üstün
bir güçte olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim ilerleyen
sayfalarda görüleceği gibi, Sebe yöneticileri bu haberi
aldıklarında, teslim olmaktan başka bir çareleri olmadığını
anlamışlardır. Bu da, onların Hz. Süleyman'ın ordusunun
yenilmezliğini bildiklerinin bir göstergesidir.
|
ELEKTRONİK
PRANGA
Günümüzde
başta ABD olmak üzere bazı ülkelerde suçluları
cezalandırmada elektronik pranga sistemi kullanılmaktadır.
Bazı suçlular ayaklarına bağlanan bir pranga ile
ev hapsinde tutulmaktadırlar. Bu pranga, hapishane
yerine, evinde ya da kaldığı yerin yakın çevresindeki
dar bir alan içinde hapis uygulamasına maruz kalan
suçlu ve sanıklara takılmaktadır. Elektronik pranga,
takılan kişinin hareketlerinin 24 saat takip edilmesini
sağlamaktadır. Prangayı taşıyan kişi, genellikle
çapı 80 kilometreyi aşmayan bir alanda hareket
serbestliğine sahiptir, ancak bu alanın dışına
çıkmaya yeltendiğinde, güvenlik birimleri alarma
geçmekte ve polisler hemen müdahalede bulunmaktadırlar.13
Böylece kişi hem günlük yaşamını belli sınırlar
çerçevesinde sürdürmekte, hem de suç işleyemeyeceğini
bilmektedir.
|
|