| HAYVANLARDAKİ
MUCİZEVİ GÜZELLİKLER
-2-
O, Allah'tır, Kendisi'nden başka İlah yoktur. İlkte de, sonda da hamd O'nundur.
Hüküm O'nundur...
(Kasas Suresi, 70)
Allah gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Şüphesiz, bunda iman edenler için
bir ayet vardır.
(Ankebut Suresi, 44) |
Biz, gökleri, yeri ve her
ikisinin arasındakilerini hakkın dışında yaratmadık.
Hiç şüphesiz o saat de yaklaşarak-gelmektedir;
öyleyse güzel davranışlarla davran.
(Hicr Suresi, 85)
Göklerin, yerin ve her ikisi arasındakilerin Rabbidir;
şu halde O'na ibadet et ve O'na ibadette kararlı
ol. Hiç O'nun adaşı olan birini biliyor musun?
(Meryem Suresi, 65) |
Yeryüzünde kesin bir bilgiyle inanacak olanlar için ayetler vardır.
(Zariyat Suresi, 20)
Ve kendi nefislerinizde de. Yine de görmüyor musunuz?
(Zariyat Suresi, 21) |
Sizin İlahınız tek bir İlah'tır; O'ndan başka İlah yoktur; O, Rahman'dır, Rahim'dir
(bağışlayan ve esirgeyendir).
(Bakara Suresi, 163) |
Aslan doğadaki en güçlü canlılardan biridir. Düşmanlarına
karşı son derece yırtıcı olabilen aslanlar yavrularına
gelince çok hassas davranmaktadırlar. Aslan yavruları
doğduklarında çok küçüktür. Üç aylıkken et yemeye başlamalarına
rağmen anne ve gruptaki diğer aslanlar altı aylık olana
kadar yavruları emzirmeye devam ederler.
Aslan ve leoparlar gibi kedigiller yavrularını boyunlarının
arkasından ısırarak taşırlar ve yavrular da taşınırlarken
tamamen hareketsiz kalırlar. Yavruların hareketsizliği
annelerinin onları güvenli bir şekilde taşımalarına
yardımcı olur.
Allah... O'ndan başka İlah
yoktur. Diridir, kaimdir. O'nu uyuklama ve uyku
tutmaz. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur....
(Bakara Suresi, 255) |
Aslanların yavrularına gösterdikleri şefkat ve ihtimam
evrimcilerin iddialarını geçersiz kılan delillerden
yalnızca biridir. Evrimciler doğadaki canlılar arasında
sadece güçlülerin üstün geldiğini, zayıfların elenerek
yok olduğunu iddia ederler. Doğada bencilliğin ve kıyasıya
bir yaşam mücadelesinin hakim olduğunu öne sürerler.
Elbette ki doğadaki canlılar beslenebilmek veya güvenliklerini
sağlamak için avlanırlar, kendilerini korumak için kimi
zaman saldırganlaşabilirler. Ancak bunların yanısıra
doğadaki canlıların büyük bir çoğunluğu yavruları veya
aileleri için, hatta sürülerindeki diğer canlılar için
dikkat çekici fedakarlıklarda bulunurlar. Kendi canlarını
tehlikeye atarlar.
Göklerde ve yerde olanların tümü Allah'ındır...
(Al-i İmran Suresi, 129) |
Bu canlılara, yavrularına karşı şefkatli ve merhametli
olmayı, sürülerindeki diğer canlıları da koruyup kollamayı,
tümüne ihtimam göstermeyi öğreten, herşeyin yaratıcısı
olan Yüce Allah'tır.
Allah canlılarda yarattığı bu gibi özelliklerle bize
sonsuz gücünü ve tüm varlıklar üzerindeki hakimiyetini
tanıtır.
Anne hayvanlar yavrularına karşı bir tehdit olduğunda
her zamankinden farklı davranışlar sergilerler. Örneğin
geyikler genellikle ürkek ve heyecanlı canlılardır fakat
yavrularını tehdit eden tilki veya kurtlara karşı sivri,
kesici tırnaklarını kullanmakta tereddüt etmezler. Eğer
yavrularına saldırmak üzere olan düşmanları ile baş
edemeyeceklerini anlarlarsa, kendilerini hiç çekinmeden
düşmanlarının önüne atarlar. Böylelikle düşmanı yavrularından
uzaklaştırırlar. (Russell Freedman, How Animals
Defend Their Young, s.57)
Bu canlılar neden kendi canlarını tehlikeye atarak
yavrularını korumaktadırlar? Daha önceki sayfalarda
da vurgulandığı gibi evrim teorisi taraftarları doğanın
bir savaş yeri olduğunu söylerler. Onlara göre canlılar
birbirleri ile sürekli bir mücadele halindedir, bunun
sonucunda güçlüler üstün gelir, zayıf olanlarsa yok
olur. Bu iddia son derece yanlıştır. Geyiklerde olduğu
gibi tüm canlıların yavrularını ölümü dahi göze alarak
korumaları evrimcilerin iddialarının ne kadar mantıksız
olduğunu bize açıkça gösterir.
Geyikleri, antilopları, filleri, kuşları kısacası bütün
herşeyi yaratan, üstün güç sahibi olan Allah'tır. Allah
gökteki ve yerdeki herşeyin sahibidir.
Ey insanlar, sizi ve sizden
öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki sakınasınız.
(Bakara Suresi, 21) |
Doğumdan sonraki birkaç gün içerisinde anne zürafa,
zamanını yavrusunu yalayarak ve koklayarak geçirir,
bu şekilde hem yavru temizlenmiş olur hem de annesinin
kokusunu öğrenir. Bu koku, anne ve yavrunun kalabalık
bir sürünün içinde birbirlerini bulmaları gerektiğinde
işe yarayacaktır. Herhangi bir sıkıntılı durum içerisinde
bulunan yavru, annesinin dikkatini çekmek için çeşitli
sesler çıkarır. Annesi de onu sesinden hemen tanır ve
yardımına koşar.
Zürafalar yavrularını hiç yanlarından ayırmazlar. Saldırıya
uğradıklarında yavrularını vücutlarının altına iterler
ve ön ayakları ile düşmanlarına sertçe vurarak saldırırlar.
Küçük gruplar halinde yaşayan zürafalar bütün yavrulara
birlikte bakarlar. Yetişkin zürafalar dönüşümlü olarak
yavruların başında nöbet tutarlar. Bu güvenlik sistemi
sayesinde diğer anneler rahatlıkla bebek zürafaları
bırakıp kilometrelerce uzağa yiyecek aramaya gidebilirler.
Doğadaki tüm güzellikler ve canlılar, bize Allah'ın
yüceliğini gösterir. Bizler de Allah'ın varlığını her
zaman hatırlamalı, verdiği tüm nimetler için O'na şükretmeliyiz.
Allah herşey için Kendisi'ne şükretmemiz gerektiğini,
kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim'de şöyle bildirir:
Allah, sizi annelerinizin karnından
hiçbir şey bilmezken çıkardı ve umulur ki şükredersiniz
diye işitme, görme ve gönüller verdi. (Nahl Suresi,
78)
Ördeklerin iyi yüzmelerinin nedenlerinden biri ayak
parmaklarının arasındaki ağlardır. Bir ayaklarını geriye
ittiklerinde bu ağlar onlara daha fazla itme kuvveti
verebilmek için genişler. Bu önemli özellik ördek yavrularında
doğdukları ilk andan itibaren vardır. Ördek yavrularını
yaşamaları için gerekli olan bütün özelliklerle birlikte
yaratan herşeyi bilen Allah'tır.
|