|
Masonların Özellikleri
Masonlugun, özelliklerini anlatan bu bölümde;
(a) Basinda yayinlanan "Masonluk"
(b) Kendi belgeleri ile "Masonluk" tanitilmistir.
Bu ikisi arasindaki zitliklar, uzun yorum ve açiklamalari
gerektirmeyecek kadar barizdir.
Masonlarin "Nokta" dergisi ile yaptiklari röportaj,
asagida belirtilen sebeplerden dolayi dikkate alinmistir.
- Gelisim Nokta dergisi genis bir okuyucu kitlesine
hitap eden taninmis bir dergidir.(*)
- Dergide yayinlanan sekliyle "Masonluk" masonlarin
kendi kaynaklariyla çeliski teskil etmektedir.
- Bahsi geçen konular oldukça önemli ve hassas noktalara
deginmektedir.
- Röportajda önde gelen faal masonlarin da ifadeleri
yeralmaktadir.
Ve bu tür masonik yayinlarla (Nokta'nin da içinde bulundugu
Gelisim Yayinlari sahibi Ercan Arikli masondur.) masonlar
kendilerini gizlemeye ve dikkatleri üzerlerinden çekmeye
çalismaktadirlar.
*Nokta Dergisi'nin konu ile ilgili sayisi;
13 Ekim 1985
MASONLUKTA GİZLİLİK VE SIR
"Hür ve kabul edilmis Masonlar Büyük Locasi" dernegi
baskani Üstad Sekür Ökten ve Üstad vekili Halil Mülküs,
Nokta dergisine "Masonlukta gizlilik" prensibini söyle
açiklamislardir:
|
Sekür Ökten: Dernegimiz Türkiye Cumhuriyeti Anayasasi
ve Dernekler Kanunu'na göre faaliyette bulunur.
Gizli degildir. Üyelerinin kimler oldugu, gelirleri,
masraflari, merkez ve subelerinin adresleri tüzüklerinde
gösterilmistir.
Nokta: Bazi çevreler tarafindan sürekli suçlaniyorsunuz,
size yönelen bu olumsuz tepkilerin kaynagi ne
olabilir? Halil MülküS: Valla biz özellikle gizli
bir cemiyet degiliz, bunu kesinkes açiklikla söylemek
durumundayim. Nokta: Giriste yapilan gizli merasimden
söz ediliyor. Biraz anlatir misiniz? Sekür Öktem:
Bizim hiç bir toplantimiz ve merasimimiz gizli
degildir.
(Nokta Dergisi,
Sayi 40, S: 26,27 Yil:3-13 Ekim 1985)
|
Masonlarin kendi belgelerinden gizlilik ve sir tutmaya
verdikleri önem, Gelisim Nokta dergisindeki ifadeleri
ile zitlikl arz etmektedir:
|
Mason yükümlülüklerini belirten Anderson Yasasi,
"Davranis" maddesi 4. Fikrasinda söyle geçmektedir.
Mason olmayan yabancilar bulundugunda.
Sözlerinizde ve tutumunuzda öyle ketum ve ihtiyatli
olunuz ki en ince zekali yabanci bile duyulmasi
uygun olmayan seylerin farkina varmasin;
(ÇIRAK, KALFA,
USTA, S: 55
|
|
Masonluk sirlari-ketumiyet ve susmanin fazileti
(Mimar Sinan
- 7 S: 12)
Masonluk bazi sirlarini ve hakikatleri maskeler.
Arzu edenler ise esasen hafifçe maskelenmis olan
bu hakikatleri bulabilirler. Bu hakikatlerin
bazi zayif ve düsüncesizlere açiklanmasi ise tehlikeli
olabilir. Hatta onlarin mevcut olan ihtiyaçlarini
dahi yok edebilir. Masonlugu intisap edenlerinkini
ise kuvvetlendirir. Kadim sirlarin tesis edilme
sebebi bundan ileri gelmektedir. Bunlar bilgi
ve hikmet arayicilari için bu ise baslangiç, veya
verilecek malumata hazirlik safhasi vazifesini
gören mekteptir. "Dogru dürüst bilr hazirlik
safhasindan geçmeden verilen hakikatler bunlari
alanlar için yikici ve sasirtici olabilir"
(Mimar Sinan
- 7 S: 11)
|
Son satirdan anlasilacagi gibi masonlugun her kademesinde
bir alt dereceye verilmesi mahsurlu olan sirlar ve görevler
mevcuttur.
|
"Gayet iyi anlasilacagi gibi, masonluk gizli
bir cemiyet degil, kapali bir cemiyettir. Bu gizlilik,
bu kapalilik, bütün insanlarin, bütün masonik
sembolleri anlayacaklari seviyeye ulasmalarina
kadar sürecek ve ancak insanlik bu mertebeye ulastiklari
gün masonluga ihtyaç kalmayacaktir."
(Mimar Sinan
- Sayi: 7 - S: 14)
|
Yani din dışı bir felsefeyi benimsemiş bir toplum kuruldugu
zaman, masonluga ihtiyaç kalmayacak, masonlarin amaci
gerçeklesmis olacaktir.
Masonluk aldatıcı bu telkini kendi üyelerine de kademe
kademe verir.
Yaratan Allah yerine, Kainatin Ulu Mimari inanci sokulur.
Ilk inanç sembol, ikinci mefkure olarak büyür, genisler,
yayilir. Neticede birincisi ortadan kaldirilir.
|
- Efendim, Üs.·.im, hepsini anladim, iyi... güzel,
fakat... su bizim meslegin bu kadar derecata ayrilmasi,
ve bunlarin aralarinda bu kadar seneler olmasi
ne oluyor? Neden bu bir dereceden ibaret olmuyor?
Hiç olmazsa üç dereceden... Neden bu meslege girenler
meslegin anlatmak istedigi hakikatleri ilk günden
itibaren görmesinler? Neden onlari bir din kitabi
gibi, bir felsefe tarihi gibi, bir içtimai meslek
eseri gibi okumasinlar? Anlayamaz miyiz?
...Hatta bugünün ilmi, felsefesi dedigimiz seyler
ait nesriyati kaç kisiniz takip ediyor? kaçiniz
biliyor? hatta te.·.ris edildiginiz zaman size
verilmis olan kitaplari bile kaç kisiniz okumustur?
Siz bu kadar az zahmetle, okunacak bir iki kitabi
bile okumaya üsenirseniz, biz size otuzüç dere.·.nin
ihtiva ettigi hakayiki nasil ve niçin birdenbire
verelim?
Hem oglum, bu yalniz Mas.·. akidelerini tedrici
bir surette ruhlara sindirmek meselesi degil,
ayni zamanda bir (istifa) meselesidir. Öyleleri
vardir ki bu meslegin efkarini temessül edemeyecektir;
o gibileri tecrübeye ve binaenaleyh tedrice tabi
tutmak ve icabinda kabiliyetinin hududundan
ileri geçmesine mani olmak, hatta icap ederse
camia harici birakmak lazim gelir. Halbuki
senin dedigin olursa tehlikeli adimlar atilmis
olur"
(BÜYÜK SARK
- 1933 - No:10,S: 16-17)
|
Yukaridaki ifadelerden de anlasilabilecegi gibi, Masonluga
yeni kabul edilmis olan bir sahis, yükselebilmek için
kendinden daha üst derecelerde bulunan biraderlerinin
onayina muhtaçtir.
Dolayisi ile üst derecedeki masonik görev ve sorumluluklari
yerine getirmeyecek, gizliligi saglayamayacak olan bir
masonun biraderlerinden tesvik görmesi, yani bir üst
dereceye terfi etmesi mümkün degildir.
|
"Zaten hariciler, Mas.·.luk hakkinda çok sey
bildiklerini zannederler. Fakat Mas.·.larda
sir yok degildir. Bu müessesede gizli seyler vardir.
Bundan baska bir de sir ve hikmet vardir. Sir
gibi gizlenen seyler, mutat merasimle bir takim
kelime ve isaretlerdir. Bunlar, Mas.·.lari yekdigerine
tanitir. Derecelerini göstermek için birer remizden
ibarettir. Bu remizler birer an'anedir ki, tamamen
hür fikirli olan Ingilizler bile bu an'anevi merasim
ve rumuzati oldugu gibi muhafa ile bu merasim,
isaret ve remizlere siddetle merbut kalmislardir".
Frans Karl'in gizlenen seyler hakkindaki mutaleasi
dogrudur. Müptediler yalniz birinci dereceye mahsus
remiz ve isaretleri bilirler. Ondan sonra da terfi
ettikleri derceleri remz ve isaretlerini ögrenebilirler.
Demek oluyor ki, derecelere göre Mas.·.lar arasina
bile gizli remiz ve isaretler vardir. Su halde
bu remiz ve isaretlerin ve baska Mah.·.lerde sarfedilen
sözlerin, yapilan münakaslarin Mah.·.dahilinde
kalmasi lazimdir. Binaeneleyh Az.·.KK.·.im ketumiyeti
bütün manasile muhafaza ederek bizi nur ve ziyaya
kavusturan Muh.·.Mah.·.e ilk dahil oldugumuz gün
verdigimiz namus sözünden hiç bir suretle inhiraf
etmemeliyiz."
(BÜYÜK SARK
- 1934 No:14 sf:29)
|
|
Sizlere tevdi olunan bu sirri Mason esi olmayanlara
asla açiklamamalisiniz. Böylece eslerimizin
sir tutmak üzere verdikleri söze ihanet etmis
durumda olmalarina neden oluruz, Sir saklama konusunda
önemli bir husus da, eslerimize ait Masonik
evrak ve yayinlari itina ile korumaktir. Sayet
günün birinde bu evraki koruyamayacak duruma düsersek,
hepsini Mason biraderlere teslim etmeliyiz."
(Nokta, yil:3
sayi:40 sf:32 [Mimar Sinan -S: 15, sf:97'den alinti])
|
Masonlarin sir tutmaya verdikleri önem sik sik vurgulanmaktadir.
Böyle bir tirtizlik yalnizca bir dernek oldugu iddia
edilen masonlugun, bir dernekten ziyade, örgütsel bir
statüde bulundugunu göstermektedir.
|
Nihayet zulmet perdesi yirtilarak gzlerim açildi,
bu anda gördügüm manzaranin ihtisami ve sevgili
kardesimin müsrik bakislari ile nurlu nasiyelerinin
pariltisini asla unutamayacagim. Uçlari bana
çevrilmis olan kiliçlar huzurunuzda verdigim namus
sözünü ihtar ediyor, bundan caydigim takdirde
alinacak intikamin dehsetini ifade ediyordu.
(TÜRK MASON
DERGISI - 35 S: 1942)
|
|
"Ketumiyetin zevki suradadir: Herkesin vakif
olmadigi bir sirra agah olanlar arasinda yek digerine
yaklasmak ve birbirini sevmek hassasi vardir.
Dünyanin en eski bir cemiyeti olan Mas.·.lugun
asirlardan beri zaman ve mesafeleri kucakliyarak
heyeti içtimaiyede oynadigi hayirkar rol ketumiyet
sayesinde müessir olmustur...
.... Iste bu muazzam hadiseler, isler yaygara
ile olmaz. KK.·.im, sir saklamanin, ketumiyetin
kudreti burada görülür. Büyük faidesi de büyük
mefkureye ulasmak içindir.
Bütün müttefiklerin ve filozoflarin eserlerinde
ketumiyet en mühim bir vasfi ahlaki ve insani
olarak gösterilmektedir. Remizleri ve mabetlerde
geçen hadiseleri, münakaseleri ifsa etmek,
tabirimi mazur görünüz, gayri ahlaki, gayri
insani bir harekettir; ahda ve mefkureye ihanettir..."
(BÜYÜK
SARK, 1933 no:11 SF:2)
|
Gerçekten, masonluk sirlarini ifsa etmek masonluga
ihanet etmek manasina gelmektedir.
|
- Bundan baska, yerli ve yabanci eski gazete
ve dergilerde, ya da baska bir yerlerde, Türkiye
masonlugu ve masonlari üzerine yazilmis, ister
lehte, ister aleyhte olsun, makale, haber
v.s. ye rastlayan kardeslerimizin bunlari da bildirmeleri,
Mimar Sinan locasinin çalismalari için çok faydali
olacaktir."
(MIMAR SINAN
- 2 S: 6)
|
Masonlarin gerek yayinlarinda gerekse toplantilarinda
sik sik yaptiklari bu gibi anonslar, kendi aleyhlerindeki
faaliyetleri tesbit ederek bunlari bir plan dahilinde
etkisiz hale getirme çalismalarinin bir parçasidir.
MASONLUĞUN DEĞİŞMEZLİK PRENSİBİ
|
Türk Mason Dernegi Baskani Vedat Yeginsu;
"... Biz daha çagdas, daha sade bir anlayistan
yanayiz. Masonlugun çaga ayak uydurmasini savunuyoruz.
Bizce Masonluk gizli kapakli bir sey olmaktan
çikmali, tüm ritüeller sadelesmelidir."...
... Isviçreli Masonlardan Otto Mackhmann'in su
sözleri, bu tartismada reformcu kesimin görüslerinin
özlü bir ifadesiydi: "Masonluk, artik yüzyilin
basinda bu yana, ona yeni fikirler getirmeyi istemeyenlerin
suçlari yüzünden kocamis hale düsmüstür. Gelisme
yoluna giremeyen, üstünlük kazanmasini bilmeyen
bir örgüt artik tedavi edilmez bir halde çökmeye
ve unutulmaya mahkumdur" diyordu Backmann. Iste
bu yüzden, bütün o "demode" törenler sadelestirilmeli,
gizlilik kaldirilmaliydi..."
(Nokta yil:3
sayi:40 sf:27-33)
|
Nokta dergisindeki ifadelerinde "ritüellerin törenlerin
degisip, gizliligin kaldirilmasi geregini ifade eden
masonlar, Mimar Sinan dergisinde bunun imkansizligini
söyle belirtiyorlar;
|
"Halbuki, gerçek M.·. olmak isteyen bir K.·.in,
M.·.lukta ilk olarak ögrenmesi ve kabullenmesi
gereken kural, "M.·.lukta yenilik olmayacagi"
kuralidir...
Landmark'lar ve onlarin degismezligi prensibi
her vesile ile islenmis ve açiklanmistir.
Bir reh.·. veya bir Üs.·. olmayinca, ciltlerle
kitap okusaniz M.lugu tam olarak ögrenemezsiniz...
... Bu K.ler anlamalidirlar ki, öneri disinda
hiç bir hareket tarzi M.·.il olmaz ve buna müsade
edilmez. Özetle, bizim yöntemlerimiz geleneklere
bagliligi ile bugüne kadar yasamistir. Bu gelenekler
yikilirsa, M.·.lugun da temeli yok olur. Bu
çati altinda olanlar M.·.luk geleneklerine uyacak
ve ona sahip çikacaklardir."
(MIMAR SINAN
S: 50, SF:47)
|
|
"Masonlugun biri ezoterik, yani öz ve iç mahiyeti;
öteki de ekzoterik, yani zamana, mekana göre degisebilen
ve degismesi icap eden dis görünüsü vardir;
dis görünüsü degisebilir ve yerlerini yenilerine
birakabilir, fakat masonlugun özünü ve benligini
dokuyan mahiyeti her yerde ve her zaman aynidir."
(MIMAR SINAN
- Sayi : 2 - S: 62)
|
Görüldügü gibi masonluk, öz mahiyeti itibariyle dünyanin
her yerinde, her zaman aynidir. Degismesi mümkün degildir.
|
Böylece Türk Masonlar iki kanada ayrilmis
oluyordu. Bugün hala süren bu ayriliktan sonra,
bu kanatlardan biri olan Türk Mason Dernegi'nin
Baskani olan Vedat Yeginsu , ayrilis nedenlerini
dergimize söyle anlatiyordu:...
... Aslinda Yeginsu'nun sözünü ettigi anlayis
farklilasmasi, Bati'da bu tarihten çok önce ortaya
çikmis ve Masonluk dünya çainda "liberal" ve
"muhafazakar" kanatlara ayrilmisti. Tabii,
bu bölünmenin , burjuvazinin dünya çapinda yasadigi
genel bölünmeye denk düsmesi hiç de sasirtici
degildi..."
(Nokta yil:3
sayi:40 sf:26-27)
|
Masonlugun bölündügü iddiasi, onu gözlerden saklamak,
güçsüz, iddiasiz, disiplinsiz, basibozuk göstererek
siradan bir dernek gibi düsünülmesini saglamak içindir.
Masonlar da kendi kaynaklarinda bölünmeyi reddetmektedirler.
|
"Bu müsterek anlayis içinde merasim ve sekilleri
bir tarafa birakir ve isin ruhunu arastirir, incelersek
bizim ritimiz olan Iskoç ritine mensup bir mason
diger bütün ritüellerdeki masonu mutlak olarak
kardes tanir. Bunun disinda düsünenler masonlugu
bilmeyen ve anlamamis olanlardir. Zira yukarida
belirttigimiz gibi ideal, bir ritte ve her masonun
anlayisinda aynidir. Masonluk bölünme kabul
etmez. Dünyanin pek çok yerinde ayni vatan
bütünlügü içinde degisik ritlerde çalisan mason
tesükkülleri asla birbirlerinin muhalifi degildir.
Kardestir. Riti ayridir diye bir kardes bir
kardesine sirt çeviremez. O takdirde masonluk
anlayisindan yoksundur demektir."
(MASON DERGISI
- 81/4, S: 6)
Hakiki bir mason, masonluk için tartisma ve küçümsemede
bulunmaz; zira masonluk nizamlari her mason için
tek rehberdir. Bu itibarla bizler inançlarimizda
BIR VE BERABERIZ. Uyanik olalim; yersiz ve
son derece yanlis iddialara girismeyelim; birbirimizi
her gün artan bir özleyisle sevelim.
(MASON DERGISI-81/4,SF:6)
|
MASONLUĞA GİRİŞ ŞARTLARI
|
Nokta dergisi:
Kamuoyunda iktidarlar kurdurdugu, parlamentolari
avucunun içine aldigi, ekonomiyi kontrol edip,
Türkiye'yi bir ag gibi sardigi düsünülen Mason
Dernegi bir "ortadirek örgütü"ne dönüsmüs
durumda!...
"Simdi daha ziyade ortadirekten bize üye oluyorlar.
Yani yavas yavas ortadirek örgütüne dönüsüyoruz.
Maalesef epey sayida aidatini ödemeyen insan çikiyor."
Bunlari söyleyen kisi, Türkiye'de sayilari binleri
bulan "Dayanisma", "Güzellestirme" ya da "Yardimlasma"
derneklerinden birinin baskani degildi. Kamuoyunda,
iktidarlar devirip iktidarlar kurdurdugu parlamentolari
avucunun içine aldigi, ekonomiyi kontrol edip
Türkiye'yi bir ag gibi sardigi düsünülen Mason
örgütünün önde gelen üyelerinden biri söylüyordu
bu sözleri.
Türk Mason Dernegi Baskani Vedat Yeginsu, Tepebasi'ndaki
dernek binasinin mütevazi bir avukat bürosundan
farksiz baskanlik odasinda söyle sürdürüyordu
ayni konuyu: "Üyelerimiz en çok memur sinifindan.
Memur emeklilerii asker emeklileri, doktor, hukukçu
gibi meslek sahipleri.... Bütün dernekler gibi
maddi sorun içindeyiz. Geçenlerde brülörümüz ariza
yapti, bir türlü degistiremedik. Biraz para topladik
aramizda. Bir arkadas araci oldu da vadeli olarak
aldik."
(Nokta, yil:3
sayi:40 sf:24)
|
Fakir olduklari iddiasi, gözlerden gizlenmek, güçsüz
zayif bir örgüt olarak kendilerini lanse etmek içindir.
|
"Yazimiza son vermezden evvel Masonluga ait bir
eserde tesadüf ettigim su mütalaayi arz edeyim:
Cizvitler, aralarina kabul edecekleri adamda temel
üç vasif ararlarmis: Bu vasiflardan birincisi
hüsnü cemal, ikincisi ilmü kemal, üçüncüsü de
servet-ü mal imis.
Filhakika avam kütlesi üzerinde hüküm ve tesir
icra edebilecek olan bu üç temel amil masonlarda
da mevcuttur."
(TÜRK MASON
DERGISI-Nisan 1960, sf:2085)
|
|
Bu umumi vasiflardan sonra bir de bizim Masonik
açidan arayacagimiz bazi sartlar lazimdir. Simdi
onlari inceleyelim.
1) Idealist olmak;
2) Iyi isim ve söhret sahibi olmak:
3) Maddi ve mali imkanlari iyi durumda olmasi.
4) Haricilerin vaktinin müsait olmasi,
(MASON DERGISI
- 81/4, sf:32)
|
|
"Mas.·.luk her yerde münevver zümre arasinda
muteberdir. Mas.·.lar, içtimai mevkie kiymet
verirler. Onun için ahlaki, içtimai vazifeleri
müsait olmayanlari meyhanesine almazlar."
(BÜYÜK SARK
-2 YIL HAZ- AGUSTOS 1932 No: 7)
|
MASON FELSEFESİNDE "HİKMETE ERME"
Mason felsefesinin ana noktasini teskil eden "Sirlara
vakif olma" ve "Hikmete erme" kavramlari,
Mason adayinin her türlü Dini inanistan koparılıp materyalist
ve Darwinist bir dünya görüşünü benimsemesinin sağlanmasıdır.
|
"Masonlukta hareketlerin rehberi Akil ve Hikmettir.
Masonluga göre Akil, mevhumelerinden, batillardan,
hurafe ve hayallerden kurtulmak ve mevzuunu
hakkiyle tanimaktir.
Akil ile mevhumelerden (Dini inançlardan) kurtulan
kimse mevzuuna hakim oldugu zaman Hikmete ermistir.
Hakiki masonun en önemli vasfi da budur."
Din açisindan
Mason ögretisi
Akasya Tekamül Mahvili Yayin. Dr. Selami Isindag
S: 11
|
Görüldügü gibi, bir mason için Vahiy'e tabi olmak söz
konusu degildir. Çünkü bu yanlış felsefeye göre Vahiy'in
ortaya koydugu Dinler deinsan aklinin tarihi boyunca
ortaya koydugu eserlerdir. Akilsa sürekli gelisme gösterdigi
için Dinlerden üstündür. Burada esas nokta Yaratan ile
Allah'in inkari ve materyalist bir görüsün saplantisi
ile çevremizdeki olaylarin degerlendirilmesidir.
Oysa gerçek, akıl ve bilim, masonların iddiasının aksine,
İlahi dinlerin insan ürünü olmadığını göstermektedir.
Örneğin Kuran'ın pek çok mucizesi, bu kitabın bir insan
sözü olmadığını, Allah'ın kelamı olduğunu apaçık şekilde
ispatlar. Günümüzden 14 asır önce vahyedilmesine rağmen,
ancak çağımızda anlaşılan bilimsel gerçeklerin Kuran'da
haber verilmesi, bu mucizelerin sadece bir kısmıdır.
Mezmurlar
BAB: 82
AYET: 6-7-8 |
Ben dedim: Siz ilahlarsiniz.
Ve hepiniz Yüce Olanin ogullarisiniz.
Fakat insan gibi öleceksiniz. |
|
Insanlar mahkumu Mevt (ölüme mahkum) Ilahlardir.
V e Ilahlar Layemut (ölümsüz) Insanlardir
(burada insanlardan maksad tabii masonlardir.)
Bu sözlerin manasini anlayan bahtiyar olur. Çünkü
her seyin anahtari kendi elindedir. Kanunu esrarin
hakikati muazzamayi sana açtigini teemmül et.
Hakikati zekalara göre mesaha etmek lazimdir.
Mahdut bir zeka, fena bir ruh hakikati görmeye
tahammül bile edemez. Sirri kalbinde sakla ve
efaline söyle, demek ki "bilmek lazim, inanmak
lazim, susmak lazim."
Hermes ve Hermetizm
izmir Ehram Mah. Yayin Refet Sadettin S: 21
|
Masonluk, "Sirlar" dedigi, aslinda deruni, kapali
ifadelerle Allah'in inkari olan felsefesini adaylarina
telkin ederken, Kabbalizmin bir özelligi olan Dereceleme
Sistemini kullanarak Tedricen alistirma yolunu izler.
İnançli bir insani bir anda inandigi tüm degerlerden
koparmak inkar ettirmek ve bu materyalist felsefeyi
topluma yaymasini istemek birdenbire mümkün degildir.
Hatta ona birdenbire fikirleri kabul ettirmeye kalksaniz
aksi tesir yapacak ve insan yapilan telkinlere karsi
menfi tepki gösterecektir. Iste dereceleme sistemi bu
noktada kullanilmaktadir.
Normal bir insani kademe, kademe inkara alistirmak,
inançlarinin "Bilim disi-Dogmatik" oldugunu asilamak,
Dialektik Materyalizmin, Allah ve Ahiret inancindan
daha bilimsel ve mantikli, Namus-Ahlak-Aile gibi Din
kökenli degerlerin çagdisi ve gericilik oldugu gibi
aldatmacaları kabul ettirmek, bu derece, derece yükselterek
"Egitme" sistemi ile mümkün olmaktadir.
Ilk asamada Mason Localari, adaylari kendi dinlerini
terke mecbur birakmaksizin bir akide etrafinda toplanmaya
çagirirlar. Daha sonra beseri ihtiras ve türlü faktörlerle
Dine bagliliklari zayiflayan insanlarin kalplerindeki
boslugu ieallerle doldururlar.
Yaratan Allah inanci yerine "Kainatin Ulu Mimari" ianaci
sokulur. Ilk inanç sembol, ikincisi mefkure olarak büyür,
genisler yayilir, neticede birincisi ortadan kaldirilir.
|