|
Masonluk Ve Din
Masonluk aleyhinde günümüze kadar yazilan eserlerde,
masonlarin "dinsiz" ve "din düsmani" olduklari israrla
vurgulanmistir. Masonlar ise her vesileyle bu iddialarini
yalanlamis, kendilerinin bütün dinleri kabul ettiklerini,
hatta ateist olanlarin masonluga alinmadigini, locaya
kabul sirasinda ise üç mukaddes kitabin da bulundurulup
yemin töreninin öyle gerçeklestirildigini ifade etmislerdir.
Masonlarin din hususundaki görüsleri çesitli basliklar
altinda ele alindi. Bu konuda kullandigimiz bütün belgeler
ise, sadece kendi dergilerinden ve üstadlarinin kaleme
aldiklari eserlerden seçilmis, böylece hiçbir spekülasyona
yol açmamaya dikkat edilmistir.
"KAİNATIN ULU MİMARI" NE DEMEKTİR?
|
"O halde mabedimizi tetkik edersek, kendimizi
tetkik edersek "Kainatin Ulu Mimarina" gideriz.
Ve görürüzki, kainatin Ulu Mimari kendimizin
içindedir."
Mimar Sinan
Dergisi Yil; 25 Sayi: 27-28 Sf:40
|
Gerek inceledigimiz yayin organlarinda, gerekse piyasada
yer alan eserlerinde, masonlarin
K .·. U.·. M.·. (Kainatin Ulu Mimari) veya
Sa.·.Az.·.K.·.(Sani-I Azim-I Kainatin Ulu Yaraticis)
sembolleri bahsettikleri bir Kavramlari vardir. Bu sembol
bizlere ilk bakista, Islam diniyle sifatlarini ve isimlerini
bildigimiz Yaraticimiza, masonlarin da aynen inandiklari
intibaini verir. Gerçekte ise masonlarin ilah telakkisi
çok farklidir.
Inandiklari bu varlığın özelliklerini önce kisaca özetliyelim;
Insanlar Kainatin Ulu Mimarina "tabiat", "Kainat",
"enerji" gibi isimler vermekte serbesttirler, O ise
insanlarla irtibat halinde degildir, peygamberi yoktur
mukaddes kitap yollamaz, din göndermez, din gününe sahip
degildir, levh-I mahfuzu, cenneti, cehennemi, melek
ve seytan yoktur,O bir mefkure (ideal)dir. Adeta felsefi
bir kavramdir. Kesin olan bir husu varsa, o da Kainatin
Ulu Mimari'nin, Kur'an-I Kerim'le bize kendisini tanitan,
Islam akaidindeki sifatlari ile iman ettigimiz Allah
cellecelaluhu olmadigidir.
"Ölümlü Bilim"in Reddetmediği
Mimar:
Ilk iktibasi mason üstadlarindan Dr. Selami Isildag'in
"Masonluk Bir Ahlak Okuludur" adli kitabindan yaparak
"Kainatin Ulu Mimari"ni tanimaya baslayalim;
|
"Bu evrenin bir mimari vardir. Buna Tanri, Allah,
Total enerji (Kudreti Külliye) Salt güç
(Kudreti mutlaka), Kutsal güç (Kudreti ulviye),
Doga, Evren... denilebilmektedir. Bizce
bu güç, ulu ve yüce'dir ve "Evrenin Ulu Mimaridir".
Inkar edilemez (yadsinama), nitelendirilemez (tavsif
edilemez). Olumlu bilim, akil, bilgelik, mantik
bunu red edemez...
....Burada bir açiklama yapmak sterim: Olumlu
bilim; Doga, toplum ve insana özgü (ait) olaylarin,
gözlem (müsahade), inceleme (tetkik), deneme (tecrübe),
olaylari çogaltarak, ayni islemleri yineleme (tekrar),
sonucu anlatma, tartisma ve elestirmeden ve bilimsel
yasalarin bulunmasindan dogar. Bu bilimsel
eylemlerden geçmeyen bütün düsünü ve inançlar,
bize göre dogmatiktir, bos inanç (batil)dir. Olumlu
akil da, olumlu bilimden ve onun sonuçlarindan
baska bir sey benimsenmeyen akil (akli selim,
sagduyu)dur."
Masonluk Br
Ahlak Okuludur Dr. Selami Isildag Sf:13
|
Ilk bakista makul gibi gözükan bu izahlardan az bir
dikkatle su neticeleri çikarabiliriz:
a) Enerji, Kudret, güç, doga gibi kelimelerin
siralanmasi ile mana karmasasi meydana getirilip asil
maksat gizlenmistir. "Allah" yaraticinin zatinin ismi
olup has (özel) ismidir. Allah Teala enerjiyi yaratmistir,
fakat kendisi için "total enerji" denemez. Modern fizigin
son izahlarina göre "madde yogunlasmis enerjidir." Yaratici
için "enerjidir" dendigi anda yaraticilik maddeye verilmis
olur ki, materyalist felsefenin izahlari kabullenilmis
demektir. Nitekim "doga, evren" tanimlamalari da bizi
ayni sonuca götürmektedir.
b) Yazara göre bir düsünün ve inancin kabul
edilebilir olmasi için su bilimsel eylemlerden geçmesi
gerekir:
Gözlem, inceleme, deneme, yineleme, sonucu anlatma,
tartisma, elestirme ve yasalarinin bulunmasi. Buna göre
diyebiliriz ki;
Yaratici eger bu kistatslardan geçiyorsa, ona zaten
yaratici denmez. Çünkü yarattiklari için geçerli metodlar
kendisine de tatbik edilmistir.
Sonuçta sunu diyebiliriz: Dr. Selami Isindag, müslümanlarin
anladigi manada degil de batil felsefelerin ileri sürdügü
anlamda, yaraticiligi süpheli bir kavarami örtülü olarak
ileri sürmektedir.
Yukaridaki sonuçlari ispatlayici mahiyetteki fikirlere
Selami Isindag'in baska bir eserinde, daha net sekliyle
rastlamaktayiz.
|
"Masonluk Allah telakkisine olan inanç, bütün
kainata ait külli bir kudret seklindedir. Bundan
dolayi Allah, masonlukta alemin, kainatin Ulu
Mimaridir. Buna tabiat da denebilir.
Otuzuncu Derece Rituelinin Tetkiki. (Türk Mason
Dergisi Gerçek Aeropaji) Dr. Selami Isindag Gün
Matbaasi 1966 Sf: 41
Masonluk, Allah yani Kainatin Ulu Mimari inancinda
çok akli ve ilmidir. Çünkü daha evvel zikredilen
Allah tavsiflerinin götürecegi bedihi istikametten
de anlasilacagi gibi, yirmi dokuzuncu derecede
Allah, tabiat kuvveti ve hakiki kemalden dogan
"mutlak ilim" olarak gösterilmistir. Yani Allah
fikrinde, biri tabiat kuvveti digeri hakiki kemal
olmak üzere iki unsur kabul edilmistir. Bu
takdirde Allah'in herseyi meydana getiren ve kainati
ihata eden "Enerji" oldugu tahakkuk etmistir.
(A.g.e. Sf:54)
|
Meselenin MADDE çerçevesinde mütalaa edildigi burada
daha sarih bir sekilde görülmekte. "Kainatin Ulu Mimari"
tabiat kuvvetlerini yaratan degil, aksine bu kuvvetlerden
mütesekkil bir güç olarak izah edilmektedir. Bu durumda
yaraticiligin (herseyin ilk sebebi olma da diyebiliriz)
maddeye verildigi, bunun tabii sonucu olarak Allah
(c.c.)a "tabiat" veya "enerji" dendigini görüyoruz.
Bu batil inancin materyalist felsefenin kamufle edilmis
sekli oldugu söylenebilir.
Masonlarin bu inanç paralelinde, materyalizm bir
diger tezini de savunduklarini müsahade ediyoruz: Maddenin
ezeli ve ebedi (bassiz sonsuz) oldugu iddiasi.
Ezeli ve Ebedi Maddenin Doğurduğu
"Ulu Mimar"
|
"Allah mefhumunu saf ilim ve akil yolunda alan
Masonluk, dinlerin malik olamlari icabeden vasiflari
hakkinda da, buna uygun bir görüs tarzina sahiptir.
Filhakika mevcut dinlerin hepsine saygi göstermekle
beraber, onlarin esas prensiplerinden biri olan
"ruhun ölmezligi" inancini, reddetmis. Daha birinci
derecesine, herseyin maddeden dogdugunu ve
maddeye avdet ettigini, bizden kalacak yegane
seyin hakiki mahiyetimiz ve olgunlugumuzun hatirasi
oldugunu söylemesi bunun delilidir."
Otuzuncu Derece
Rituelinin Tetkiki. (Türk Mason Dergisi Gerçek
Aeropaji) Dr. Selami Isindag Gün Matbaasi 1966
Sf.54
|
Masonluga yeni girmis bir sahsin dini görüslerinin
daha 1. Dereceden itibaren nasil tashih edilmeye baslandigini
görüyoruz. Dine saygi görünüste devam etmekte fakat
materyalist egitime de hemen geçilmektedir.
|
Çünkü Masonluk; evrenin ulu mimari mefhumunu,
mutlak bilgi, Kemalin son asamasi ve total
enerji olarak telakki etmistir. Evrende bulunan
herseyin belirli ve ayni atomlardan olustugu ve
bunun toplam olarak total enerjiyi meydana getirdigini,
gerçekte kaybolusun olmadigini, ancak degisme
ve atomlarin dolasimindan söz edilebilecegini
ileri sürmekle çagdas bilimsel gerçeklere dayanmistir.
Bu gerçekleri kendine prensip, doktrin, ögreti
ve iman olarak almistir.
Mason dergisi,
Sayi:82/5-1971 Sf:20
|
Maddenin ezeli ve ebedi olmadigi, bir baslangicinin
ve sonunun oldugu bütün bilim adamlarinca kabul edilmektedir.
"Madde Ezeli Degildir" Bölümünde bu konu izah edilmistir.
|
"Masonluk madde ve kudretin tahaffuzu nazariyesini,
kudretin kayip olmayip ancak tehavvül ettigini
ve her hadisei hayatiyetinin bir devir oldugunu,
Kudertin madde gibi ezeli ve ebedi oldugunu
kabul etmis;..
Büyük Sark
Ikinci Kanun, Subat 1934 No:14 Sf.21
|
Sürekli olarak Allah'tan (c.c.) bahseden masonluk,
aslinda materyalisttirler. Allah'in varligina inanmazlar.
Bu aldatıcı felsefeyi benimseyen masonlar, materyalistlerle
ayni görüsleri paylasirlar.
|
"Materyalizm dünyanin ezeli ve ebediligini (öncesiz
sonrasizligini), Tanri tarafindan yaratilmis olmadigini
ve de zaman ve mekanda sonsuzlugunu kabul eder."
Materyalist
Felsefe Sözlügü Sosyal Yayinlar Sf:326
|
|
"Maddeye dialektik materyalizm tarafindan izafe
edilen özelliklerden bir baskasida onun zaman
ve mekan içindeki sonsuzlugudur. Bu düsünceye
dialektik materyalizmin tam manasiyla bir mevzuasi
(kabul edilmis esasi)demek yerindedir."
Bugünkü Sovyet
Ideolojisi Gusstav A. Wetter Kültür Bakanligi
Yay. 233 Sf:54
|
Marksist ideolojinin yayginlasmasinda önemli bir yeri
olan George Plitzer ise bu hususu söyle dile getirmekte:
|
"Iste felsefenin temel sorunu budur.
Böyle bir sorunun, soruyu ne sekilde sorarsak
soralim, ancak mümkün iki yaniti olabilir.
Ya madde (varlik, doga) basi sonu olmayan, sonsuz
ilk'tir,
- ve ruh (düsünce , bilinç) bundan türemistir.
Ya da ruh (düsünce, bilinç) basi sonu olmayan,
sonsuz ilk'tir, - ve madde (varlik, doga) bundan
türemistir.
Iste birinci yanit, felsefi materyalizmin temelini
olusturur.
Felsefenin
Tmel Ilkeleri George Politzer Sol Yayinlari Sf:168
|
"Kainatin Ulu Mimari" Tabirini
Ortaya Atmaktaki Gayeleri
Tahmin edilecegi gibi, masonlarin açik bir sekilde
Allah'i reddetmeleri tepkilere yol açacak ve yayilmak
istedikleri çevrelerden soyutlanmalarina sebep olabilecektir.
Bu durumda, kendi tabirleri ile "formüller" ortaya atarak
itikada dayali Allah inancini dolayli yoldan reddetmek,
masonik çalismalar açisindan daha verimli olmaktadir.
Asil maksatlarinin bir kavram kargasasi meydana getirmek
oldugu söylenebilir. Dergileinde bu hususu ispatlar
mahiyetteki ifadelere rastlamak mümkündür:
|
"Sizler Allah'I, kader, tabiat, kanun, kuvvet
gibi zeka ve ruhunuzun temayülüne, inanç ve idrakiniza
göre herhangi bir isimle adlandirabilirsiniz"
Mimar Sinan
1982- S: 45 Sf:34
|
|
"Allah tabiri yerine 'yaratici bir prensip' tabirini
ikame ederek herkesin diledigi sekilde izah
ve tefsir edebilecegi "Ka.·. U.·. M.·.'rı formülü
etrafinda toplanmislardir."
Büyük Sark
1934 No:17 Sf:14
|
YARADILISI REDDETMELERI VE EVRİM İNANCI:
Bilimsel hiç bir özelligi olmadigi halde kamuoyunda
halen tartismalara neden olan Evrim Teorisi Türkiye'ye
ilk defa Masonlar tarafindan sokulmus ve bilimsel bir
görünüm verilerek Din aleyhinde kullanilmaya baslanmistir.
Konu ile ilgili Mimar Sinan Dergisinin izahi su sekildedir:
|
"Bizde de Osmanli Imparatorlugu sinirlari içinde
Ahmet Mithat Efendi'nin (*)
1873 yilinda kendi çikardigi "Dagarcik"
dergisinde "Dünyada Insan Zuhuru" adli kisa makalede
Lamarck'in "Dönüsüm" teorisine dayanarak insanin
maymundan türedigini bildirmesi üzerine Istanbul
din bilginlerinin tepkisine yol açti."
Mimar
Sinan Dergisi Sayi:39, Sf:38
|
Masonlar Evrim teorisini kabulle yetinmeyip, bunu topluma
da yayma ve benimsetmenin en büyük görevlerinden biri
oldugunu söyle ifade etmektedirler.
|
"Hepimize düsen en büyük insancil ve
Masonik görev, olumlu bilim ve akildan ayrilmamak
bunun "Evrimde en iyi ve tek yol oldugunu benimseyerek,
bu inancimizi inasnlar arasinda yaymak halki
olumlu bilimlerle yetistirmektir."
Türk Mason
Dergisi Sayi:25-26 Mart 1977, Sf:59
|
19. yüzyilda en sistemli seklini, DARWIN'in teorisiyle
bulan Evrim düsüncesini günümüzde hala bir teori olma
vasfini korumaktadir. Darwin'in ileri sürdügü sekliyle
kabulünün imkansizligi anlasilinca birçok revizyona
maruz kalan evrim teorisi, aleyhindeki bütün ilmi verilere
ragmen bir Kanun gibi takdim edilmektedir.
Diger bahislerde de görülecegi gibi masonlar, yaratilis
mevzuunda Kur'an ayetlerini cephe almislar, körü körüne
baglandikalri evrim teorisini kanun gibi ielri sürmüslerdir.
Geçersizligi artik ilmen kesinlikle anlasilmis olan
hususlari, teorinin lehinde deliller olarak ileri sürebilmislerdir.
Masonlarin evrimi savunan izahlari çok afzladir. Bu
sebeple meseleye degisik yönleri ile ortay koyan izahlaradn
bir kaç örnek vermekle yetinilmistir.
(Evrim ile ilgili bilimsel cevaplar
EVRIM TEORISI ve GERÇEKLER bölümümde verilecektir.)
Teoriyi Kanun Gibi Takdim Gayretleri:
|
"HAYATI OLUSUN VE TEKAMÜL GERÇEKLERININ TEMEL
KANUNU:
.... Bu görüse göre Lamarck ve Darwin Jeoloji,
Paleontoloji, Embriyoloji, Anatomi ve belgelere
dayanarak ispat ettiler ki, bütün canli varliklar
bir hücreden baslayarak en az yüzmilyon yil süren
bir zaman içinde Lamarck'a göre ortama uyarlik
ve kalitim; Darwin'e göre de hayat mücadelesi
ve istifa ile morfolojik ve fizyolojik bir sürü
tekamül basamaklarini asa asa, kaliptan kaliba
geçe geçe bugünkü varliklar türeyip gelmistir."
Mimar Sinan
Mart 1968 S: 5 Sf:26
|
Modern biyoloji, biomatematik, genetik, paleontoloji,
antropoloji vs. bilim dallarindaki son gelismeler Darwin
ve Lamarck'in görüslerinin geçersiz oldugunu göstermistir.
Evrim teorisinin bir ilim degil, inanç sistemi oldugunu,
evrimci Mattews söyle ifade etmektedir.
|
"Evrim düsüncesi Biyoloji'nin bel kemigini teskil
eder. Böylece biyoloji yaratilis hususunda özel
bir pozisyonu olan ve ispatlanmamis bir teori
üzerine bina edilen bir ilimdir. Bu evrim teorisi
bir ilim midir, yoksa bir inanç sistemi midir?
Bu haliyle evrim teorisi bir ianaç sistemidir.
Çünkü delillere degil, kabullere dayanmaktadir.
INTRODUCTION
TO THE ORIGIN OF SPECIES L. Harriosn Mattews 1971,
XI
|
Dine Karsı Darwinizm
Hz. Adem aleyhisselamin yaratildigina dair bir ayeti
kerimede söyle buyrulmaktadir.
|
"Ey Insanlar, sizleri bir tek sahistan (Hz.
Adem'den) yaratan, o sahistan da esini (Havva'yi)
vücuda getiren, ikisinden birçok erkeklerle kadinlar
üreten Rabbinizden korkun ve günah yapmaktan sakinin."
(Nisa Suresi:1)
|
Masonlarin görüsü ise su sekildedir:
|
"Bugün, artik en uygar ülkelerden, en geri kalmislarina
kadar tek geçerli bilimsel Kuram Darwin'in ve
onun yolunu izleyenlerinkidir. Ama kilisede batmadi,
diger dinlerde. Yine dinsel ögreti olarak kutsal
kitaplardaki Adem ile Havva efsanesi ögretiliyor"
Mimar Sinan
1980, S: 38 Sf:18
|
|
Darwin'in evrim (tekamül) kurami (nazariyesi)
dogada olusan pek çok olayin Tanri isi olmadigini
gösterdi.
Mason dergisi
Aralik 1976 Mart 1977 S: 25-26 Sf. 14
|
Materyalistler ise teori hakkindaki düsüncelerini masonlarinkinden
daha cesur bir sekilde belirtmislerdir.
|
"Darwin Evrim Teorisi, tabiata iliskin idealist
görüslere öldürücü darbe indirmis ve Dialektik
Materyalist görüsün temeli olmustur."
"Materyalist
Felsefe Sözlügü Sosyal Yayinlari Sf:149
|
|
"Darwinizm, Marksist felsefeyi destekleyen, gerçekligini
kanitlayan ve gelistiren bir dizi gerçegi takdim
etti. Darwinist evrimci fikirlerin yayilmasi,
toplumda bir bütün olarak Marksist düsüncelerin
emekçi halk tarafindan kavranilmasi için elverisli
zemin yaratti... Marks, Engels ve Lenin, Darwin'in
düsüncelerine büyük deger verdiler ve bunlarin
tasidigi büyük bilimsel öeneme isaret ettiler,
böylelikle bu düsüncelerin yayginlasmasina
hiz kazandirdilar."
Karl Marx Biyografi
Öncü Yayinevi Sf:368:54
|
Dine Karsı Darwinizm
Masonlarin evrim teorisi ile ilgili yazilarini incelerken
bir nokta dikkatimizi çekmektedir. Her vesileyle "olumlu
bilim" den bahseden bir tip doktoru, nasil olupda sahteligi
kitabinin basim tarihinden 13 sene önce anlasilan bir
kafatasini evrime bilimsel bir delil olarak gösterilebilmektedir.
Gerçekte bilimselligi kendilerine prensip edindikleriniiddia
eden masonlar kafatasi sahtekarligi yapan C. Dawson
ile ayni sahtekarligi paylasmaktadirlar.
Dr. Selami Isindag sunlari söylemektedir:
|
"Arastirmalara göre, XIX. Asrin sonlari ile XX.
Asrin baslarinda Ingiltere'nin Sussax Kontlugunda
ve Piltdown bölgesinde bulunan iskeletler, insan
ile maymun arasinda bir taslak mevcuda aittir.
Bu taslaga, iki ayak üzerinde yürüdügünden (Ayakta
duran insan maymun-Pitocantrus erektus) ismi verilmistir.
Yani evvela yüksek maymunlar, sonra da Tantativ
Men ve sonrada insan, gelmis gibi görülmektedir."
Otuzuncu Derece
Ritüelinin Tetkiki Dr. Selami Isindag 1966, Sf:34
|
1912 de sansasyonel bir haber olarak ilim dünyasina
takdim edilen Piltdown admi'nin profesyonel bir sahtekarlik
mahsülü oldugu ancak 41 sene sonra, 1953 Kasim'inda
anlasildi: Meydan Larousse'un Piltdown bahsinde söyle
denmektedir:
|
Nihayet filuor metoduna dayanilarak yapilan son
kronolojik arastirmalar kafatasinin ancak birkaç
bin yillik oldugunu ortaya çikardi. Orangutana
ait çene kemigindeki dislerin ise suni olarak
asindirildigi, fosillerin yaninda bulunan ilkel
araçlarin, çelik aletlerle yontulmus adi birer
taklit oldugu anlasildi. Bu sahtekarligi yapan
muhtemelen Dawson'dur".
Meydan Larousse
Cilt 10 Sf:133
|
Diyalektik Materyalizme Olan
Sadakatları
Diger hususlarda oldugu gibi, toplumun evrimi izahinda
da materyalist izahlarla masonik izahlar arasinda tam
bir paralelelik göze çarpmaktadir. Marksist Felsefe'nin
Kurucularindan Engels ile bir masonun asagidaki izahlarini
birbirinden ayirt etmek imkansiz;
|
"Bilinç, toplumsal bir üründür ve dil'e simsiki
bagimlidir. Dil olmaksizin bilinç de olmaz. Çünkü
dil baskalari için gerçeklesen partik bilinçtir.
Ön ayaklarin ellesmesi ve ellerin emekte kullanilmasiyla
baslayan insanlasma, zorunlu toplumsallasma olgusundan
geçerek, Dil-Bilinç olgusunu meydana getirmistir."
Mimar Sinan
1982, S: 44 Sf:54
|
Engels'de kitabinin "Maymundan Insana Geçiste Emegin
Rolü" adli bölümünde sunlari söylemekte:
|
"Doga üzerindeki egemenlik, elin gelismesiyle,
emek ile basladi ve her yeni ilerleme de, insanoglunun
ufkunu genisletti... Önce emek, sonra onunla birlikte
dil, bir maymunun beynini etkileyen ve en öenmli
iki dürtü bunlardir."
Doganin Dialektigi
Friedrich Engels Sol Yayinlari Sf:220,221
|
DİNLERİN EVRİM GEÇİRDİĞİ İNANCI:
Masonlar, insanin biyolojik evrimine inandiklari gibi,
dinlerin de toplumla beraber evrimlestigine inanirlar.
Bu inançlarina göre, ilkel insanlar (!) sebebini bilmedikleri
tabiat olaylari karsisinda bu güçleri ilahlastirmis,
belli nesnelere ilahlik isnad etmislerdir. Zamanla ilah
mefhumu soyutlasmis ve ialhlar da bire inmistir. Masonlar
tarihi bir seyir içinde gerçeklestigini zannettikleri
dinler hakkinda ki bu tür bir inanisi kabul ederler.
"Biz bütün dinlere inaniyoruz" derlerken, aslinda onlari
bu çerçeve içinde, reddedilmez bir sosyolojik gerçek
olarak kabul ettiklerini ifade etmektedirler. Oysa gerçekte,
ilk insandan itibaren var olan, insanin kendi uydurmasi
olmayip, vahiyle sabit tevhit akidesinin varligi reddetmeleri,
birçok masonun Islam dinini kabul etmedigini bu yönden
de ortaya koymaktadir. Bütün peygamberlerin tevhid inanci
getirdiklerine delil bir ayeti kerimede söyle buyurulmaktadir:
|
"Senden önce hiç bir peygamber göndermedik
ki, ona söyle vahy etmis olmiyalim: "Gerçek su
ki, benden baska ilah yoktur. Onun için bana ibadet
edin." (Enbiya Suresi, 25)
|
Materyalist tarih analayisinda ise Insanin Evrimi Kabulune
Bagli Olarak dinin evrimi savunulmaktadir.
|
"Dinin belirleyici temel karakteristigi, tabiatüstü'ne
inançtir. Marksizim, Din'i, sosyal bakimdan sartlandirilmis,
geçici bir fenomen olarak görür. Uzun bir tarihsel
dönem boyunca, insanlar din nedir bilmiyorlardi.
Din, Ilkel Komün sistemi'nin gelismesinin belirli
bir evresinde, kavranilmayan bazi tabiat güçleri
önünde insanin güçsüzlügünün bir yansisi olarak
vücüt bulmustur."
Materyalist
Felsefe sözlügü Din Bahsi Sosyal Yayinlar Sf:112
|
Masonlar ise, dinlerin gecirdigi evrim sonucu insanlarin
tek ilah fikrine nasil vardiklarini (!) söyle anlatmaktadir.
|
"Din: Ilkel insanlar, doga olaylarinin gücüne
ve büyüklügüne bakarak doga üstü güce inanmis
ve böylece ilkel dinler olmustur.
Türk Mason
Dergisi Ocak 1951 S: 1 Sf: 8
|
|
Görülüyor ki, Goril tipi Cava adamindan ve bir
milyon yildan beri inanç akimi süreci bakimindan
gele gele tek Tanri kavramina ulasmis bulunmaktayiz."
Mimar Sinan
Dergisi 1983 S: 47; Sf:24
|
Bu hususta Cumhuriyet gazetesi ile masonlarin tam bir
dayanisma içinde olduklarini görmekteyiz. Cumhuriyet
gazetesi kurucusu Yunus Nadi'nin de mason oldugunu hatirlatmakta
fayda görüyoruz.(Bkz. Mason Gazeteciler Bölümü)
|