KİTAPLAR  |  FİLMLER  |  SES KASETLERİ  |  MAKALELER  |  ANA SAYFA.

ARAMA


YAHUDİLİK VE MASONLUK

De ki: "Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek (olan) bir kelimeye (tevhide) gelin.
Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiç bir şeyi ortak koşmayalım
ve Allah'ı bırakıp bir kısmımız (diğer) bir kısmımızı Rabler edinmeyelim."
Eğer yine yüz çevirirlerse, deyin ki:
"Şahid olun, biz gerçekten müslümanlarız."
(Al-i İmran Suresi, 64)

 


Masonluk Ve Din

Masonluk aleyhinde günümüze kadar yazilan eserlerde, masonlarin "dinsiz" ve "din düsmani" olduklari israrla vurgulanmistir. Masonlar ise her vesileyle bu iddialarini yalanlamis, kendilerinin bütün dinleri kabul ettiklerini, hatta ateist olanlarin masonluga alinmadigini, locaya kabul sirasinda ise üç mukaddes kitabin da bulundurulup yemin töreninin öyle gerçeklestirildigini ifade etmislerdir.

Masonlarin din hususundaki görüsleri çesitli basliklar altinda ele alindi. Bu konuda kullandigimiz bütün belgeler ise, sadece kendi dergilerinden ve üstadlarinin kaleme aldiklari eserlerden seçilmis, böylece hiçbir spekülasyona yol açmamaya dikkat edilmistir.

"KAİNATIN ULU MİMARI" NE DEMEKTİR?

"O halde mabedimizi tetkik edersek, kendimizi tetkik edersek "Kainatin Ulu Mimarina" gideriz. Ve görürüzki, kainatin Ulu Mimari kendimizin içindedir."

Mimar Sinan Dergisi Yil; 25 Sayi: 27-28 Sf:40

Gerek inceledigimiz yayin organlarinda, gerekse piyasada yer alan eserlerinde, masonlarin

K .·. U.·. M.·. (Kainatin Ulu Mimari) veya Sa.·.Az.·.K.·.(Sani-I Azim-I Kainatin Ulu Yaraticis) sembolleri bahsettikleri bir Kavramlari vardir. Bu sembol bizlere ilk bakista, Islam diniyle sifatlarini ve isimlerini bildigimiz Yaraticimiza, masonlarin da aynen inandiklari intibaini verir. Gerçekte ise masonlarin ilah telakkisi çok farklidir.

Inandiklari bu varlığın özelliklerini önce kisaca özetliyelim;

Insanlar Kainatin Ulu Mimarina "tabiat", "Kainat", "enerji" gibi isimler vermekte serbesttirler, O ise insanlarla irtibat halinde degildir, peygamberi yoktur mukaddes kitap yollamaz, din göndermez, din gününe sahip degildir, levh-I mahfuzu, cenneti, cehennemi, melek ve seytan yoktur,O bir mefkure (ideal)dir. Adeta felsefi bir kavramdir. Kesin olan bir husu varsa, o da Kainatin Ulu Mimari'nin, Kur'an-I Kerim'le bize kendisini tanitan, Islam akaidindeki sifatlari ile iman ettigimiz Allah cellecelaluhu olmadigidir.

"Ölümlü Bilim"in Reddetmediği Mimar:

Ilk iktibasi mason üstadlarindan Dr. Selami Isildag'in "Masonluk Bir Ahlak Okuludur" adli kitabindan yaparak "Kainatin Ulu Mimari"ni tanimaya baslayalim;

"Bu evrenin bir mimari vardir. Buna Tanri, Allah, Total enerji (Kudreti Külliye) Salt güç (Kudreti mutlaka), Kutsal güç (Kudreti ulviye), Doga, Evren... denilebilmektedir. Bizce bu güç, ulu ve yüce'dir ve "Evrenin Ulu Mimaridir". Inkar edilemez (yadsinama), nitelendirilemez (tavsif edilemez). Olumlu bilim, akil, bilgelik, mantik bunu red edemez...

....Burada bir açiklama yapmak sterim: Olumlu bilim; Doga, toplum ve insana özgü (ait) olaylarin, gözlem (müsahade), inceleme (tetkik), deneme (tecrübe), olaylari çogaltarak, ayni islemleri yineleme (tekrar), sonucu anlatma, tartisma ve elestirmeden ve bilimsel yasalarin bulunmasindan dogar. Bu bilimsel eylemlerden geçmeyen bütün düsünü ve inançlar, bize göre dogmatiktir, bos inanç (batil)dir. Olumlu akil da, olumlu bilimden ve onun sonuçlarindan baska bir sey benimsenmeyen akil (akli selim, sagduyu)dur."

Masonluk Br Ahlak Okuludur Dr. Selami Isildag Sf:13

Ilk bakista makul gibi gözükan bu izahlardan az bir dikkatle su neticeleri çikarabiliriz:

a) Enerji, Kudret, güç, doga gibi kelimelerin siralanmasi ile mana karmasasi meydana getirilip asil maksat gizlenmistir. "Allah" yaraticinin zatinin ismi olup has (özel) ismidir. Allah Teala enerjiyi yaratmistir, fakat kendisi için "total enerji" denemez. Modern fizigin son izahlarina göre "madde yogunlasmis enerjidir." Yaratici için "enerjidir" dendigi anda yaraticilik maddeye verilmis olur ki, materyalist felsefenin izahlari kabullenilmis demektir. Nitekim "doga, evren" tanimlamalari da bizi ayni sonuca götürmektedir.

b) Yazara göre bir düsünün ve inancin kabul edilebilir olmasi için su bilimsel eylemlerden geçmesi gerekir:

Gözlem, inceleme, deneme, yineleme, sonucu anlatma, tartisma, elestirme ve yasalarinin bulunmasi. Buna göre diyebiliriz ki;

Yaratici eger bu kistatslardan geçiyorsa, ona zaten yaratici denmez. Çünkü yarattiklari için geçerli metodlar kendisine de tatbik edilmistir.

Sonuçta sunu diyebiliriz: Dr. Selami Isindag, müslümanlarin anladigi manada degil de batil felsefelerin ileri sürdügü anlamda, yaraticiligi süpheli bir kavarami örtülü olarak ileri sürmektedir.

Yukaridaki sonuçlari ispatlayici mahiyetteki fikirlere Selami Isindag'in baska bir eserinde, daha net sekliyle rastlamaktayiz.

"Masonluk Allah telakkisine olan inanç, bütün kainata ait külli bir kudret seklindedir. Bundan dolayi Allah, masonlukta alemin, kainatin Ulu Mimaridir. Buna tabiat da denebilir.

Otuzuncu Derece Rituelinin Tetkiki. (Türk Mason Dergisi Gerçek Aeropaji) Dr. Selami Isindag Gün Matbaasi 1966 Sf: 41

Masonluk, Allah yani Kainatin Ulu Mimari inancinda çok akli ve ilmidir. Çünkü daha evvel zikredilen Allah tavsiflerinin götürecegi bedihi istikametten de anlasilacagi gibi, yirmi dokuzuncu derecede Allah, tabiat kuvveti ve hakiki kemalden dogan "mutlak ilim" olarak gösterilmistir. Yani Allah fikrinde, biri tabiat kuvveti digeri hakiki kemal olmak üzere iki unsur kabul edilmistir. Bu takdirde Allah'in herseyi meydana getiren ve kainati ihata eden "Enerji" oldugu tahakkuk etmistir.

(A.g.e. Sf:54)

Meselenin MADDE çerçevesinde mütalaa edildigi burada daha sarih bir sekilde görülmekte. "Kainatin Ulu Mimari" tabiat kuvvetlerini yaratan degil, aksine bu kuvvetlerden mütesekkil bir güç olarak izah edilmektedir. Bu durumda yaraticiligin (herseyin ilk sebebi olma da diyebiliriz) maddeye verildigi, bunun tabii sonucu olarak Allah (c.c.)a "tabiat" veya "enerji" dendigini görüyoruz. Bu batil inancin materyalist felsefenin kamufle edilmis sekli oldugu söylenebilir.

Masonlarin bu inanç paralelinde, materyalizm bir diger tezini de savunduklarini müsahade ediyoruz: Maddenin ezeli ve ebedi (bassiz sonsuz) oldugu iddiasi.

Ezeli ve Ebedi Maddenin Doğurduğu "Ulu Mimar"

"Allah mefhumunu saf ilim ve akil yolunda alan Masonluk, dinlerin malik olamlari icabeden vasiflari hakkinda da, buna uygun bir görüs tarzina sahiptir. Filhakika mevcut dinlerin hepsine saygi göstermekle beraber, onlarin esas prensiplerinden biri olan "ruhun ölmezligi" inancini, reddetmis. Daha birinci derecesine, herseyin maddeden dogdugunu ve maddeye avdet ettigini, bizden kalacak yegane seyin hakiki mahiyetimiz ve olgunlugumuzun hatirasi oldugunu söylemesi bunun delilidir."

Otuzuncu Derece Rituelinin Tetkiki. (Türk Mason Dergisi Gerçek Aeropaji) Dr. Selami Isindag Gün Matbaasi 1966 Sf.54

Masonluga yeni girmis bir sahsin dini görüslerinin daha 1. Dereceden itibaren nasil tashih edilmeye baslandigini görüyoruz. Dine saygi görünüste devam etmekte fakat materyalist egitime de hemen geçilmektedir.

Çünkü Masonluk; evrenin ulu mimari mefhumunu, mutlak bilgi, Kemalin son asamasi ve total enerji olarak telakki etmistir. Evrende bulunan herseyin belirli ve ayni atomlardan olustugu ve bunun toplam olarak total enerjiyi meydana getirdigini, gerçekte kaybolusun olmadigini, ancak degisme ve atomlarin dolasimindan söz edilebilecegini ileri sürmekle çagdas bilimsel gerçeklere dayanmistir. Bu gerçekleri kendine prensip, doktrin, ögreti ve iman olarak almistir.

Mason dergisi, Sayi:82/5-1971 Sf:20

Maddenin ezeli ve ebedi olmadigi, bir baslangicinin ve sonunun oldugu bütün bilim adamlarinca kabul edilmektedir. "Madde Ezeli Degildir" Bölümünde bu konu izah edilmistir.

"Masonluk madde ve kudretin tahaffuzu nazariyesini, kudretin kayip olmayip ancak tehavvül ettigini ve her hadisei hayatiyetinin bir devir oldugunu, Kudertin madde gibi ezeli ve ebedi oldugunu kabul etmis;..

Büyük Sark Ikinci Kanun, Subat 1934 No:14 Sf.21

Sürekli olarak Allah'tan (c.c.) bahseden masonluk, aslinda materyalisttirler. Allah'in varligina inanmazlar. Bu aldatıcı felsefeyi benimseyen masonlar, materyalistlerle ayni görüsleri paylasirlar.

"Materyalizm dünyanin ezeli ve ebediligini (öncesiz sonrasizligini), Tanri tarafindan yaratilmis olmadigini ve de zaman ve mekanda sonsuzlugunu kabul eder."

Materyalist Felsefe Sözlügü Sosyal Yayinlar Sf:326


"Maddeye dialektik materyalizm tarafindan izafe edilen özelliklerden bir baskasida onun zaman ve mekan içindeki sonsuzlugudur. Bu düsünceye dialektik materyalizmin tam manasiyla bir mevzuasi (kabul edilmis esasi)demek yerindedir."

Bugünkü Sovyet Ideolojisi Gusstav A. Wetter Kültür Bakanligi Yay. 233 Sf:54

Marksist ideolojinin yayginlasmasinda önemli bir yeri olan George Plitzer ise bu hususu söyle dile getirmekte:

"Iste felsefenin temel sorunu budur.
Böyle bir sorunun, soruyu ne sekilde sorarsak soralim, ancak mümkün iki yaniti olabilir.
Ya madde (varlik, doga) basi sonu olmayan, sonsuz ilk'tir,
- ve ruh (düsünce , bilinç) bundan türemistir.
Ya da ruh (düsünce, bilinç) basi sonu olmayan, sonsuz ilk'tir, - ve madde (varlik, doga) bundan türemistir.
Iste birinci yanit, felsefi materyalizmin temelini olusturur.

Felsefenin Tmel Ilkeleri George Politzer Sol Yayinlari Sf:168

"Kainatin Ulu Mimari" Tabirini Ortaya Atmaktaki Gayeleri

Tahmin edilecegi gibi, masonlarin açik bir sekilde Allah'i reddetmeleri tepkilere yol açacak ve yayilmak istedikleri çevrelerden soyutlanmalarina sebep olabilecektir. Bu durumda, kendi tabirleri ile "formüller" ortaya atarak itikada dayali Allah inancini dolayli yoldan reddetmek, masonik çalismalar açisindan daha verimli olmaktadir.

Asil maksatlarinin bir kavram kargasasi meydana getirmek oldugu söylenebilir. Dergileinde bu hususu ispatlar mahiyetteki ifadelere rastlamak mümkündür:

"Sizler Allah'I, kader, tabiat, kanun, kuvvet gibi zeka ve ruhunuzun temayülüne, inanç ve idrakiniza göre herhangi bir isimle adlandirabilirsiniz"

Mimar Sinan 1982- S: 45 Sf:34


"Allah tabiri yerine 'yaratici bir prensip' tabirini ikame ederek herkesin diledigi sekilde izah ve tefsir edebilecegi "Ka.·. U.·. M.·.'rı formülü etrafinda toplanmislardir."

Büyük Sark 1934 No:17 Sf:14

YARADILISI REDDETMELERI VE EVRİM İNANCI:

Bilimsel hiç bir özelligi olmadigi halde kamuoyunda halen tartismalara neden olan Evrim Teorisi Türkiye'ye ilk defa Masonlar tarafindan sokulmus ve bilimsel bir görünüm verilerek Din aleyhinde kullanilmaya baslanmistir. Konu ile ilgili Mimar Sinan Dergisinin izahi su sekildedir:

"Bizde de Osmanli Imparatorlugu sinirlari içinde Ahmet Mithat Efendi'nin (*) 1873 yilinda kendi çikardigi "Dagarcik" dergisinde "Dünyada Insan Zuhuru" adli kisa makalede Lamarck'in "Dönüsüm" teorisine dayanarak insanin maymundan türedigini bildirmesi üzerine Istanbul din bilginlerinin tepkisine yol açti."

Mimar Sinan Dergisi Sayi:39, Sf:38

Masonlar Evrim teorisini kabulle yetinmeyip, bunu topluma da yayma ve benimsetmenin en büyük görevlerinden biri oldugunu söyle ifade etmektedirler.

"Hepimize düsen en büyük insancil ve Masonik görev, olumlu bilim ve akildan ayrilmamak bunun "Evrimde en iyi ve tek yol oldugunu benimseyerek, bu inancimizi inasnlar arasinda yaymak halki olumlu bilimlerle yetistirmektir."

Türk Mason Dergisi Sayi:25-26 Mart 1977, Sf:59

19. yüzyilda en sistemli seklini, DARWIN'in teorisiyle bulan Evrim düsüncesini günümüzde hala bir teori olma vasfini korumaktadir. Darwin'in ileri sürdügü sekliyle kabulünün imkansizligi anlasilinca birçok revizyona maruz kalan evrim teorisi, aleyhindeki bütün ilmi verilere ragmen bir Kanun gibi takdim edilmektedir.

Diger bahislerde de görülecegi gibi masonlar, yaratilis mevzuunda Kur'an ayetlerini cephe almislar, körü körüne baglandikalri evrim teorisini kanun gibi ielri sürmüslerdir. Geçersizligi artik ilmen kesinlikle anlasilmis olan hususlari, teorinin lehinde deliller olarak ileri sürebilmislerdir.

Masonlarin evrimi savunan izahlari çok afzladir. Bu sebeple meseleye degisik yönleri ile ortay koyan izahlaradn bir kaç örnek vermekle yetinilmistir.

(Evrim ile ilgili bilimsel cevaplar EVRIM TEORISI ve GERÇEKLER bölümümde verilecektir.)

Teoriyi Kanun Gibi Takdim Gayretleri:

"HAYATI OLUSUN VE TEKAMÜL GERÇEKLERININ TEMEL KANUNU:

.... Bu görüse göre Lamarck ve Darwin Jeoloji, Paleontoloji, Embriyoloji, Anatomi ve belgelere dayanarak ispat ettiler ki, bütün canli varliklar bir hücreden baslayarak en az yüzmilyon yil süren bir zaman içinde Lamarck'a göre ortama uyarlik ve kalitim; Darwin'e göre de hayat mücadelesi ve istifa ile morfolojik ve fizyolojik bir sürü tekamül basamaklarini asa asa, kaliptan kaliba geçe geçe bugünkü varliklar türeyip gelmistir."

Mimar Sinan Mart 1968 S: 5 Sf:26

Modern biyoloji, biomatematik, genetik, paleontoloji, antropoloji vs. bilim dallarindaki son gelismeler Darwin ve Lamarck'in görüslerinin geçersiz oldugunu göstermistir. Evrim teorisinin bir ilim degil, inanç sistemi oldugunu, evrimci Mattews söyle ifade etmektedir.

"Evrim düsüncesi Biyoloji'nin bel kemigini teskil eder. Böylece biyoloji yaratilis hususunda özel bir pozisyonu olan ve ispatlanmamis bir teori üzerine bina edilen bir ilimdir. Bu evrim teorisi bir ilim midir, yoksa bir inanç sistemi midir? Bu haliyle evrim teorisi bir ianaç sistemidir. Çünkü delillere degil, kabullere dayanmaktadir.

INTRODUCTION TO THE ORIGIN OF SPECIES L. Harriosn Mattews 1971, XI

Dine Karsı Darwinizm

Hz. Adem aleyhisselamin yaratildigina dair bir ayeti kerimede söyle buyrulmaktadir.

"Ey Insanlar, sizleri bir tek sahistan (Hz. Adem'den) yaratan, o sahistan da esini (Havva'yi) vücuda getiren, ikisinden birçok erkeklerle kadinlar üreten Rabbinizden korkun ve günah yapmaktan sakinin." (Nisa Suresi:1)

Masonlarin görüsü ise su sekildedir:

"Bugün, artik en uygar ülkelerden, en geri kalmislarina kadar tek geçerli bilimsel Kuram Darwin'in ve onun yolunu izleyenlerinkidir. Ama kilisede batmadi, diger dinlerde. Yine dinsel ögreti olarak kutsal kitaplardaki Adem ile Havva efsanesi ögretiliyor"

Mimar Sinan 1980, S: 38 Sf:18


Darwin'in evrim (tekamül) kurami (nazariyesi) dogada olusan pek çok olayin Tanri isi olmadigini gösterdi.

Mason dergisi Aralik 1976 Mart 1977 S: 25-26 Sf. 14

Materyalistler ise teori hakkindaki düsüncelerini masonlarinkinden daha cesur bir sekilde belirtmislerdir.

"Darwin Evrim Teorisi, tabiata iliskin idealist görüslere öldürücü darbe indirmis ve Dialektik Materyalist görüsün temeli olmustur."

"Materyalist Felsefe Sözlügü Sosyal Yayinlari Sf:149


"Darwinizm, Marksist felsefeyi destekleyen, gerçekligini kanitlayan ve gelistiren bir dizi gerçegi takdim etti. Darwinist evrimci fikirlerin yayilmasi, toplumda bir bütün olarak Marksist düsüncelerin emekçi halk tarafindan kavranilmasi için elverisli zemin yaratti... Marks, Engels ve Lenin, Darwin'in düsüncelerine büyük deger verdiler ve bunlarin tasidigi büyük bilimsel öeneme isaret ettiler, böylelikle bu düsüncelerin yayginlasmasina hiz kazandirdilar."

Karl Marx Biyografi Öncü Yayinevi Sf:368:54

Dine Karsı Darwinizm

Masonlarin evrim teorisi ile ilgili yazilarini incelerken bir nokta dikkatimizi çekmektedir. Her vesileyle "olumlu bilim" den bahseden bir tip doktoru, nasil olupda sahteligi kitabinin basim tarihinden 13 sene önce anlasilan bir kafatasini evrime bilimsel bir delil olarak gösterilebilmektedir. Gerçekte bilimselligi kendilerine prensip edindikleriniiddia eden masonlar kafatasi sahtekarligi yapan C. Dawson ile ayni sahtekarligi paylasmaktadirlar.

Dr. Selami Isindag sunlari söylemektedir:

"Arastirmalara göre, XIX. Asrin sonlari ile XX. Asrin baslarinda Ingiltere'nin Sussax Kontlugunda ve Piltdown bölgesinde bulunan iskeletler, insan ile maymun arasinda bir taslak mevcuda aittir. Bu taslaga, iki ayak üzerinde yürüdügünden (Ayakta duran insan maymun-Pitocantrus erektus) ismi verilmistir. Yani evvela yüksek maymunlar, sonra da Tantativ Men ve sonrada insan, gelmis gibi görülmektedir."

Otuzuncu Derece Ritüelinin Tetkiki Dr. Selami Isindag 1966, Sf:34

1912 de sansasyonel bir haber olarak ilim dünyasina takdim edilen Piltdown admi'nin profesyonel bir sahtekarlik mahsülü oldugu ancak 41 sene sonra, 1953 Kasim'inda anlasildi: Meydan Larousse'un Piltdown bahsinde söyle denmektedir:

Nihayet filuor metoduna dayanilarak yapilan son kronolojik arastirmalar kafatasinin ancak birkaç bin yillik oldugunu ortaya çikardi. Orangutana ait çene kemigindeki dislerin ise suni olarak asindirildigi, fosillerin yaninda bulunan ilkel araçlarin, çelik aletlerle yontulmus adi birer taklit oldugu anlasildi. Bu sahtekarligi yapan muhtemelen Dawson'dur".

Meydan Larousse Cilt 10 Sf:133

Diyalektik Materyalizme Olan Sadakatları

Diger hususlarda oldugu gibi, toplumun evrimi izahinda da materyalist izahlarla masonik izahlar arasinda tam bir paralelelik göze çarpmaktadir. Marksist Felsefe'nin Kurucularindan Engels ile bir masonun asagidaki izahlarini birbirinden ayirt etmek imkansiz;

"Bilinç, toplumsal bir üründür ve dil'e simsiki bagimlidir. Dil olmaksizin bilinç de olmaz. Çünkü dil baskalari için gerçeklesen partik bilinçtir. Ön ayaklarin ellesmesi ve ellerin emekte kullanilmasiyla baslayan insanlasma, zorunlu toplumsallasma olgusundan geçerek, Dil-Bilinç olgusunu meydana getirmistir."

Mimar Sinan 1982, S: 44 Sf:54

Engels'de kitabinin "Maymundan Insana Geçiste Emegin Rolü" adli bölümünde sunlari söylemekte:

"Doga üzerindeki egemenlik, elin gelismesiyle, emek ile basladi ve her yeni ilerleme de, insanoglunun ufkunu genisletti... Önce emek, sonra onunla birlikte dil, bir maymunun beynini etkileyen ve en öenmli iki dürtü bunlardir."

Doganin Dialektigi Friedrich Engels Sol Yayinlari Sf:220,221

DİNLERİN EVRİM GEÇİRDİĞİ İNANCI:

Masonlar, insanin biyolojik evrimine inandiklari gibi, dinlerin de toplumla beraber evrimlestigine inanirlar. Bu inançlarina göre, ilkel insanlar (!) sebebini bilmedikleri tabiat olaylari karsisinda bu güçleri ilahlastirmis, belli nesnelere ilahlik isnad etmislerdir. Zamanla ilah mefhumu soyutlasmis ve ialhlar da bire inmistir. Masonlar tarihi bir seyir içinde gerçeklestigini zannettikleri dinler hakkinda ki bu tür bir inanisi kabul ederler. "Biz bütün dinlere inaniyoruz" derlerken, aslinda onlari bu çerçeve içinde, reddedilmez bir sosyolojik gerçek olarak kabul ettiklerini ifade etmektedirler. Oysa gerçekte, ilk insandan itibaren var olan, insanin kendi uydurmasi olmayip, vahiyle sabit tevhit akidesinin varligi reddetmeleri, birçok masonun Islam dinini kabul etmedigini bu yönden de ortaya koymaktadir. Bütün peygamberlerin tevhid inanci getirdiklerine delil bir ayeti kerimede söyle buyurulmaktadir:

"Senden önce hiç bir peygamber göndermedik ki, ona söyle vahy etmis olmiyalim: "Gerçek su ki, benden baska ilah yoktur. Onun için bana ibadet edin." (Enbiya Suresi, 25)

Materyalist tarih analayisinda ise Insanin Evrimi Kabulune Bagli Olarak dinin evrimi savunulmaktadir.

"Dinin belirleyici temel karakteristigi, tabiatüstü'ne inançtir. Marksizim, Din'i, sosyal bakimdan sartlandirilmis, geçici bir fenomen olarak görür. Uzun bir tarihsel dönem boyunca, insanlar din nedir bilmiyorlardi. Din, Ilkel Komün sistemi'nin gelismesinin belirli bir evresinde, kavranilmayan bazi tabiat güçleri önünde insanin güçsüzlügünün bir yansisi olarak vücüt bulmustur."

Materyalist Felsefe sözlügü Din Bahsi Sosyal Yayinlar Sf:112

Masonlar ise, dinlerin gecirdigi evrim sonucu insanlarin tek ilah fikrine nasil vardiklarini (!) söyle anlatmaktadir.

"Din: Ilkel insanlar, doga olaylarinin gücüne ve büyüklügüne bakarak doga üstü güce inanmis ve böylece ilkel dinler olmustur.

Türk Mason Dergisi Ocak 1951 S: 1 Sf: 8


Görülüyor ki, Goril tipi Cava adamindan ve bir milyon yildan beri inanç akimi süreci bakimindan gele gele tek Tanri kavramina ulasmis bulunmaktayiz."

Mimar Sinan Dergisi 1983 S: 47; Sf:24

Bu hususta Cumhuriyet gazetesi ile masonlarin tam bir dayanisma içinde olduklarini görmekteyiz. Cumhuriyet gazetesi kurucusu Yunus Nadi'nin de mason oldugunu hatirlatmakta fayda görüyoruz.(Bkz. Mason Gazeteciler Bölümü)

 
   
    

© 2008 Harun Yahya. www.harunyahya.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.