|
Masonluk, Diyalektik
Materyalizm İlişkisi
Masonluk ile Dialektik materyalist Felsefe arasindaki
benzerlikler açikça görülmektedir Bu ikisi arasindaki
münasebet ayni ideali paylasmanin bir tezahürüdür.
Toplumsal deger yargilanin tekamülünden bahseden asagidaki
ifadeler, Mason ve Materyalistlerin kendi kaynaklarinda
derlenmistir Materyalizm'in din hakkindaki düsünceleri
açikça bilinirken, Masonlarin bu konuda Materyalistler
ile ayni görüsü paylastiklari yaygin olarak bilinmektedir.
|
MASONLARIN GÖRÜSLERI
|
MATERYALISTLERIN GÖRÜSLERI
|
|
"Zaten masonlugun en dogru ve en güzel yanlarindan
biri de; hiçbir kuram, varsayim, düsünce ve hatta
evren kanununu son ve kesin olarak kabullenmemesi,
ve benimsememesi, zaman ve mekana göre bütün bunlarin
degisebilecegine olurluk taninmasi, ve de, ileriye,
gerçege yönelik kalma ilkesini savunmasidir."
[Mimar Sinan
- 17 sf: 42]
|
"Diylektigin ilk yasasi, hiçbir sey oldugu gibi
kalmaz, hiç bir sey oldugu yerde kalmaz (Engels)
biçiminde dile getirilen bu temel yasadir
[Felsefenin
Baslangiç Ilkeleri - George Politzer - Sol. Yay.
- sf:192]
"Demek ki sunu hatirdan çikarmamak gerekir: bilim,
tabiat ve toplum bir süreçler zinciri olarak ele
alinmalidir, ve bu zincirin motoru otodinamizm'dir."
[Felsefenin
Baslangiç Ilkeleri sf:177]
|
|
"Hepimizin olumlu bilim, akli ve bilgelige dayanan
gerçeklerden olusmus ilke ve ögretilere baglanmamiz
gereklidir. Kamu'daki inançlarin da evrime uyarak
bu ilkelere baglanmasi çok önemli bir kosuldur.
Hele ülkemizin yönetiminde bütün toplumsal ve
siyasal olusumlar bu evrim yasalarina uyar ve
bunu saglayacak olan ahlak okulumuz ilkelerinin
yüceligi benimsenirse, toplum uygarliga ulasmis
olur."
[MASONLUK BIR AHLAK OKULUDUR
Dr. Selami Isindag - sf. 91-92]
|
"Diylektik için, nihai, mutlak, kutsal hiç bir
sey yoktur. O, her seyin geçiciligini her seydeki
geçiciligi gösterir. Onun gözündeki olus ve geçisin,
asagidan yukariya dogru sonsuzca yükselisin kesintisiz
sürecinden gayri hiç bir sey yoktur ve zaten kendisi
de bu sürecin düsünen beyindeki yansisindan baska
bir sey degildir."
[A.ge. sf:163]
|
|
Ileride anlatmaga çalisacagimiz dini ayinlerin
içtimai ihtiyaçlardan dogdugunu görecegiz. Ilkel
(=Primordial) insan tabiat unsurlarinin kanunlarini
ve mahiyetini idrak edemedigi için, firtinadan,
simsekten, ormanlarin ugultusunundan, hasili tabiatinsert
tezahürlerinden korkmus ve bunlari Tanri sanarak
tapmistir; kozmik cisimlerin ve sularin tabiat
üzerindeki feyizli tesiri ile besleyici maddeler
hasil oldugunu görerek onlara da tanrilik payesi
vermis ve çesitli ayinler yapmistir.
[Türk Mason
Dergisi, Temmuz 1954 S: 736]
|
"Yine bunun gibi, tabiat kuvvetleri, açiklayamadiklari
ve teknik araçlarin önlemlerine ya da düzene koymalarina
imkan vermedigi olaylar (firtina, su baskini,
vs.), insanlari bütün bu kuvvetlerin arkasinda
herseye güçü yeten ruhlarin, iyilik ya da kötülük
yapmaktan hoslanan kaprisli "Tanrilar"in bulundugunu
düsünmeye götürdü. Tanrilara, insanlardan daha
güçlü varliklara inanilmakla birlikte, baslangiçta,
bu varliklar hayvan ya da insan biçiminde maddesel
varliklar olarak tasavvur ediliyordu. Ruhlarla
Tanrilarin (Tanrilarin yerini daha sonra tek Tanri
almistir) saf ruh olarak tasavvur edilmeleri daha
sonradan olmustur."
[A.ge. sf:31]
|
|
"Halbuki bizim, cevabini aradigimiz baska bazi
sualler de var: Insan nasil yasiyor? Nasil yasamasi
lazimdir?
Bu suallere, dinler koymus olduklari ahlak prensipleri
ile cevap vermeye çaisirlar. Fakat prensiplerini,
Allah, cennet, cehennem ibadet gibi, metafizik
kavramlara baglarlar. Insanlarin ise, anlamadan
inanmalarini gerektiren metafizik problemlerini
bulabilmeleri lazimdir."
[Mimar Sinan
- 9 sf:10]
|
"...Metafizik adi verilen önemli bir bölüm vardir
felsefede. Fakat bunun asil önemi sadece Tanri
ve Ruhla ugrasan burjuva felsefesi bakimindandir.
Bütün seyler ölümsüz ve ebedidir. Çünkü degismez
ve özdestir. Ruh da böyledir..."
[Felsefenin
Baslangiç Ilkeleri,
George Politzer - Sol. Yay. - sf:142]
|
|
"Masonluk Tanri kavramini, evrenin ve insanlarin
yaraticisi ve yöneticisi, total buyrultu (irade)
olarak degil, yüksek ülkü, evrimin son asamasi
çalisma ve enerji seklinde benimser."
[Selami Isindag,
Masonluktan Esinlemeler, Mason Dernegi yl, Ist.
1977, sf:97)
|
|
"Artik Allah'i bir maksad, bir gaye olarak kabul
edemeyiz! Biz bir ideal tesis ettik ki, o da Allah
degil Beseriyettir!"
Mesrik-i Azam
Içtimai Zabitlari, yil 1923, Sf:17
|
|
"...Dinlerin inandiklari gibi ruh ölümsüz degildir.
Insanlara iyilik yapmamissak, uzun süre etkili
olabilecek yap8tlar birakmissak, ruhumuz da bedenimizle
birlikte kaybolup gidecektir. Iste bundan ötürü,
bizim benimsedigimiz 'Liberal Masonuk'ta, dinlerdeki
gibi ruhun ölümsüzlügü, ölümden sonra dirilme
inançlari yoktur."
Selami Isindag,
Masonluktan Esinlemeler, Mason Dernegi yl, Ist.
1977, Sf.53
|
|
Masonluga göre: insanlari, doga disi ilahi temellere
dayanmis bir ahlaktan kurtararak, insani ahlaki,...
kurmak gereklidir Masonluk (ahlaki) ilkelerinde;
insan organizmanin, egilimlerini, gereksinimlerini,
tatminlerini ve toplumsal yasamin yasalarini gözönüne
aldigi için, bütün toplumlarda insani ahlaki kurup
gelistirmeyi amaç edinmistir.
Selami Isindag,
Masonluktan Esinlemeler, Mason Dernegi yl, sf:62
|
|
Toplumumuzda, Islam medeniyetinden kalma ve onu
tekrar o medeniyete baglamaya çalisan gizli kuvvetler
mevcuttur. Bunun mevcudiyetini kabul etmekten
korkmamak lazimdir. Ama ONU EZECEK TEDBIRLERI
düsünmek ve tatbik etmek zaruridir.
Bilgi'den Bilgi
Locasi Nesriyati, No:1, Kürtüncü Matbaasi, Ankara,
Sf:74- 77
|
Cumhuriyet döneminin ünlü masonlarindan Abdullah Cevded'in
1909 yilinda "ICTIHAD" adli dergide yayinladigi bir
teklif yazisi oldukça ibret vericidir.
|
Bundan böyle Kizlar, tahsilleri ve bekarliklari
müddetince, (Müslüman Bosnak ve çerkesler için
de geçerli olmak üzere) asla tesettür etmiyeceklerdir.
(Yani baslarini örtmeyecelerdir)".
ICTIHAD Dergisi
sayi:55 (21 Subat 1329) sf: 1226
|
|
"Gayet iyi anlasilacagi gibi, masonluk gizli
bir cemiyet degil, kapali bir cemiyettir. Bu gizlilik,
bu kapalilik, bütün insanlarin, bütün masonik
sembolleri anlayacaklari seviyeye ulasmalarina
kadar sürecek ve ancak insanlik bu mertebeye ulastiklari
gün masonluga ihtiyaç kalmayacaktir."
[Mimar Sinan
- Sayi:7 - sf:14]
|
MASONLUK ve DIYALEKTIK MATERYALIZMIN
"RUH" HAKKINDAKI GÖRÜSLERI
Masonluk ile Materyalizm ruh konusunda da ayni noktada
birlesmektedir. Ruhun, maddeci bir zihniyetle yapilan
tanimi asagidaki ifadelerden de görülebilir.
|
MASONLARIN GÖRÜSLERI
|
MATERYALISTLERIN GÖRÜSLERI
|
|
Psikoloji ve metafizik din etkisinden kurtuldu..
Insan ruhunun beyin kabugu özel fonksiyonu oldugu
anlasildi ve saptandi."
[TÜRK MASON
DERGISI Sayi 25, sf:14]
|
Bilincimiz ve düsüncemiz, bize ne derece askin
(transcendante) görünürse görünsün, maddesel,
cisimsel bir varlik olan beyin ürününden baska
birsey degildirler.
[G.Politzer
F.B.I. sf:50]
|
|
Ruh bir gerçektir, bir realite (se'niyyet)dir.
Onu, esyayi görür gibi görmemiz gereklidir. Ruh,
beyindeki özel hücrelerin fonksiyonundan olusur.
[MASONLUK BIR
AHLAK OKULUDUR Dr. Selami Isindag Sf:18]
"-Belirli beyin hücrelerinin özel fonksiyonu
olan ruh, ölümden sonra kalici (ebedi), ölümsüz
degildir."
[Dr. Selami
Isindag - Sf:90]
|
"Ruh, maddenin yüksek bir ürününden baska bir
sey degildir."
[G.Politzer.
F.B.I. sf.50]
|
|
"Masonlugunun kabul ettigi bilim verisi ruh,
bedenin ölmezlik vasfini haiz degildir. Masonlugun,
ruhun ölmezligi gibi, henüz halledilmemis, bir
problemi, benimsemesine imkan görmüyoruz."
[Dr. Selami
Isindag - Masonik Dialog (Akasya Tekemmül Mahfili
Yayilari) Ekin Matbaasi, Ist. 1964]
|
Yasamin diyalektik kavranisi bundan baska bir
sey degildir. Ama bunu bir kez anlayan kisi için,
ruhun ölümsüzlügü ile ilgili bütün sözler degerini
yitirir.
[F.Engels,
Doganin Diyalektigi, sf: 376]
|
Bu iddialarin ne kadar yanlis olduklari "Masonlarin
Iddialari ve Gerçekler" bölümünde, ilmi delillerle incelenecektir.
Masonluk
Ve Ahlak
Masonlugun ahlak görüsünü incelemeden önce ahlakin
tarifinin yapilmasinda fayda vardir.
Insanlarin sahip oldugu davranis tarzi ve cemiyetlerde
iyi sayilan deger hükümlerinin tümüne ahlak denmektedir.
Bu tanimi kavrayabilmek için "iyi"nin ne oldugunun
ve iyi ile bunun zitti kötünün hangi kistasa göre vasiflandirildiklarinin
bilinmesi gerekir.
Bu vasiflandirmayi toplumlarin kanaatine göre degerlendirirsek
toplumlar adedince iyi kistasimiz olacak ve bir toplumun
iyisini digerinin kötüsü olarak görecegiz. Mesela, yamyamlara
göre insan eti yemek ahlak disi olmak bir yana, iyi
bir davranistir. Halbuki baska bir toplum için bu hal
ahlaksizlik olarak nitelendirilir. Hangi tür davranislarin
iyi veya kötü oldugu, insanlarin ahlak kurallarina uymalarinin
gerekli olup olmadigi konusunda filozaflar da ortak
bir fikre varamamislardir. Hemen hepsi insanin belli
bir kisim davranislarini ahlakin çikis kaynagi olarak
ele aldilar. Kimileri mutlulugu, kimileri menfaati,
kimileri de vazifeyi ahlakin temeli olarak benimsediler
Ve tarih boyunca çesitli devrelerde bazi toplumlari
etkileri altina aldila: Fakat çikis noktalari yanlis
veya eksik oldugu için zamanla etkinliklerini kaybettiler.
Mesela, Aristippos ve Epicur'e göre iyi, haz veren seylerdir:
Spencer'e göre iyi, evrensel evrmin içinde saklidir:
Lock'a göre bu hosnutluk duygusudur: Feuerbach'a göre
ise, iyinin tanimi insalarin bencilligidir: Marksist
anlayisa göre iyi ve kötünün kaynagi toplumsal gelismelerdir,
yani hiçbir zaman gerçek iyiye ulasilmaz.
Bu arada hakdinler, insanlik tarihinin baslangicindan
(Hz. Adem aleyhisselamdan) bu yana ahlaki, toplumlardan
tolumlara ve zamanla degisen yüzeysel ve keyfi kaideler
yigini olarak degil, insanin varolus nedeni ile birlikte
köklü bir sekilde izah etmis, Allah (cc)'in emirlerine
uymayi ve gaye olarak da menfaatleri gözetmeden sadece
Allah (cc) rizasini göstermis, insanlari kisisel ve
toplumsal hatalardan, bencilliklerden daima korunmustur.
Kainattaki herseyin, canlilar içinde en kamil olan
insanlarin varligini tesadüflere baglamanin mantikla
oldugu kadar, modern bilimin izahlariyla ispatlariyla
da çelistigi artik günümüzde asikar hal gelmistir.
Varligimiz tesadüflerin degil de büyük hikmetleri ihtiva
eden sanatli bir yaratilisin neticesi olduğu için, bizi
yaratani bilmek tanimak hayatimizdaki en önemli isimiz
olmalidir. Bizi yaratan bizim için iyinin ve kötünün
neler olacagini tabii ki bilecek ve bize bildirecektir.
Evrensel anlamda ve yaratilisimiza en uygun ahlak kurallarinin
varligindan haberdar oldugumuz halde, kisa bir zaman
sonra geçerliliklerini yitirecekleini bildigimiz bir
sürü izafi kaideler yiginini ne diye ahlak kurallari
olarak benimseyelim?
Masonlara göre ahlakli olmak için dine ihtiyaç yoktur.
Varligimizi tesadüflerin sonucu olarak izah eden bilmle
bagdasmayan demode olmayan masonik prensiplerdir. Bunlari
kimin koydugu malumdur. (Kitabin ilk bölümüne bakiniz)
Bu anlayis da, diger izafi ahlak telakkileri gibi zamanla
geçerliligini yitirecektir. Günümüz mason ahlakini yansitan
masonik görüsleri kendi eserlerinden inceleyelim.
|
"Ruhun ölmezligine inanmak imgeye (hayale) kapilmakdir.
Zaten ruhun ölmezligi bize gerekli degildir. Böyle
bir inanç bizi ancak korku ve umut ahlakina götürür."
[MASON DERGISI
- Ocak 1975- S: 18, sf: 8]
|
Sahibinin mason oldugu bir yayinevinin toplumumuzda
belli bir kesimin "cinsel ihtiyaçini karsilamak için
çikarttigi (!)" ve gerçekte toplumun ahlakini bozan
bir dergideki izahlar tesadüf olmayacak derecede ayni
parelliktedir.
|
"Tamam, artik her seyi biliyorsunuz. ölümden
sonra yasam olabilecegini düsünmeyin, analigin
kutsalligina kanmayin, cinselligi yasaklamayin."
[BRAVO - Agustos
1984]
Derginin sahibi Mason Ali Naci Karacandir.
|
Masonlarin görüslerine zit olarak Allah (cc)'in teklif
ettigi sekilde din ahlakini yasayanlar ise Mason Dergisi'nde
söyle nitelendirmektedir:
|
Ahlak kaidelerine gelince: Bu kaideleri yalniz
din disiplini altinda benimsemek için insanin
duygusuz ve cahil olmasi icap eder."
[TÜRK MASON
DERGISI -EKIM 1961 - s.44. sf:2358]
|
Din ahlakina karsi açikça yapilan bu saldirilarin sebebi
yine kendi izahlarindan anlasilmaktadir.
|
Önerdigi ahlak evrimlere ayak uyduramamis ve
dinin amaçladigi ahlaksallik ve mutluluk gelisemistir."
[MASON DERGISI
- Temmuz 1974 - S: 16, sf: 38]
|
Bir kere insanin biyolojik evrim geçirdigine inanildi
mi artik ne din, ne din ahlaki uygulanabilir. Çünkü
din ve önerdigi ahlak evrim inançi ile bagdasmamaktadir.
Masonlara göre ahlak, günün sartlarina göre evrimlere,
degisimlere ugramalidir: yani bugün ahlaksizlik olarak
nitelendirilen bir olay yarin pekala ahlaklilik olarak
adlandirilabilir. Esas masonik gaye cemiyete bu görüsün
çok tabii oldugunu kabul ettirmek, ahlaki degerlerin
yitirilmesini çabuklastirmaktir.
|
"Geri kalmis, hele müslüman ülkelerde, dogmatik
ahlak, erkege serbesti tanirken, disiye el dokunulmazlik
istemektedir. Namus telakkisi bu kadarla da kalmamis
tek bir söz veya hareket iffete taaruz sayilmistir."
[MASON DERGISI
- Haziran 1972 -S: 85/8]
|
Görüldügü gibi, müslüman ülkelerin geri kalmalarina
sebep, Islam ahlakina sahip olmalari olarak gösterilmeye
çalismaktadir.
"Tek bir söz veya HAREKET: Iffete taaruz sayilmistir."
cümlesinden anlasilmaktadir ki bir hanima laf atilmasi
veya hakarette bulunulmasi masonlar için gayet normal
br davranistir. Üstelik namus telakkisini ön plana alan
din ahlaki ise masonlarca kinanmaktadir.
Yüksek dereceli mason Cemil Sena'nin Mason Dergisindeki
"özgür düsünceler" basligi altinda yaptigi izahlardan
birinde, su satirlara rastlanmaktadir.
|
Köpek için kemigin, domuz için diskinin çekici
bir tadi olmasaydi, onlar bu maddelerle karilarini
doyurmak isterler miydi? Rezilliklerin her çesidinden
ayri bir tad alan güçlü kisileri ayiplamayiniz.
[MASON DERGISI
- sayi 29, sayfa 20]
|
Her türlü rezilligin ve sapikligin hos görülmesi yolundaki
fikirleri, Üstad mason Cemil Sena ve diger masonlarin
ahlak anlayislari ve buna bagli olarak yaptiklari faaliyetleri
hakkinda yeterli bilgi vermektedir.
Insanlar ahlak kavramini, ancak batil karismamis hak
bir dinden kaynaklanan davranis sekillerinde görebilirler
ve ögrenebilirler. Dini reddeden, dolayisiyla din kaynakli
ahlaki da kabul etmeyen bir görünüs tarzi ise, kisileri
ahlaksizligin en asagi sinirlarina kadar ulastirabilir.
Çünkü bu zihniyette, ahlak disi hareketlerin, vicdani
sorumlulugu ve ileride bir muhasebesi söz konusu degildir.
Netkim Cemil Sena loca üyelerine yönelik izahlarinda,
köpek ve domuz örnek vererek rezilliklerin her türlüsünü
yapmayi zevk almak için mesru gibi göstermektedir. Bu
arada masonluga giren sahislarin dine olan inançlari
birinci dereceden itibaren uygulanan evrimci egitim
ile ortadan kaldirilmaya çalisilmaktadir.
|