|
GİRİŞ
Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'in yılmaz bekçileri
olarak, O'nun mirasını gereği gibi taşıyabilmek için,
"Gerçek Atatürkçülük"ün nasıl olması gerektiğini doğru
kavramak gerekir. Bu önemli gerçeğin kavranması bilinçli
her Türk ferdi için büyük bir vazife ve sorumluluktur.
Bir kısım ideolojik çevreler ve karanlık çıkar odakları
Atatürk'ü ve Atatürkçülüğü gerçek kimliğinden uzaklaştırmak
arzusundadırlar. Bu suretle, Ulu Önder'in Türk halkı
üzerindeki derin sevgi ve saygısını, yol gösterici ve
örnek teşkil edici özelliğini istismar ederek, kendi
çıkar ve beklentileri doğrultusunda kasıtlı olarak çarpıtılmış
bir Atatürk imajı çizmeye çalışmaktadırlar. Bu büyük
zatın manevi şahsiyetini kendi karanlık emelleri yönünde
kullanmak istemektedirler.
Söz konusu çevrelerin bu konudaki ısrarlı çabaları
o kadar ileri boyutlara varmıştır ki Atatürk güya dine
karşı, komünist ve materyalist biri olarak gösterilmeye
çalışılmıştır. Dahası, Atatürk'ün materyalist olduğu
savunulurken, dindar olmakla Atatürkçü olmak adeta bütünüyle
birbirine zıt kavramlar olarak öne sürülmüştür.
Sinsi odakların bu gibi oyunlarına gelmemek için, tutulması
gereken en doğru ve gerçeklere ulaşmadaki en kestirme
yol, Atatürk'ü ve onun gösterdiği yolu güvenilir kaynaklardan
tanımaktır. Atatürk'ün Yüce Türk Milleti'ne yol gösteren
ilke ve düşünceleri, gerek kendi sözlerinden gerekse
kendisini yakından tanıyan ve sağlığına yetişmiş olan
kimseler tarafından bizlere ulaşmıştır.
Herşeyden önce şu gerçek çok iyi bilinmelidir ki, koyu
bir Türk milliyetçisi ve samimi bir Müslüman olan Atatürk,
milli mücadelenin her safhasında komünizm ve materyalizm
gibi safsataların karşısında yer almıştır.
Güvenilir kaynaklardan da açıkça anlaşıldığı üzere
Atatürk, çağdaş ve medeni bir kişiliğe sahip, aynı zamanda
da milli kültürüne sıkı sıkıya bağlı, sade ve samimi
bir dindar, özünden hiçbir zaman taviz vermeyen, gerçek
bir Osmanlı beyefendisiydi.
İşte bu kitabın amacı da, Atatürk'ü bu yönleriyle tanıtmaktır.
Türk insanını Atatürk'ün gerçek kişiliği ve görüşleri
hakkında bilinçlendirmek ve "Gerçek Atatürkçülük"ü hatırlatmaktır.
Aynı zamanda Atatürk'ün ve onun ilkelerinin en yakın
takipçisi ve koruyucusu olan Türk ordusunun üstün şeciye
ve karakterini, "Gerçek Atatürçülük"ün günümüzdeki en
güzel ve canlı örneği olarak gözler önüne sermektir.
|