GİRİŞ
 |
Tapınak Şövalyeleri, daha önce Yeni Masonik
Düzen (1995) ve Global Masonluk (2002) gibi eserlerimizde
de kısmen incelediğimiz gibi, kökeni Haçlı Seferleri’ne
dayanan bir örgüttür. Hıristiyanlık uğruna savaşmaya and
içmiş bir Haçlı tarikatı olarak kurulmuş, ancak zamanla
hem sapkın bir öğretiye kapıldığı hem de maddi çıkara dayalı
kapitalist bir düzen kurduğu için Kilise ile ters düşmüştür.
Tapınakçılar hakkındaki söylentiler sonucunda tarikat, Fransa
Kralı ve Papa’nın ortak kararıyla dağıtılmış ve şövalyeler
tutuklanmıştır. Yıllar süren sorgulamalar sonucunda tarikatın
gerçekten sapkın bir öğretiye inandığı, bugün Satanizm gibi
akımlarda gördüğümüze benzer kara büyü ayinleri yaptığı
ortaya çıkmış ve örgüt tamamen yasaklanmıştır. Bazı tarihçiler,
Tapınakçıların yargılanması ve dağıtılmasının Ortaçağ’ın
en önemli sosyal olaylarından biri olduğunu belirtirler.
Çünkü tarikat, yasaklanmadan önce gerçekten büyük bir güce
ulaşmıştır.
Hikayenin asıl ilginç yönü ise, Tapınak Şövalyeleri tarikatının
dağıtılmasından sonra başlar. Yaygın kabule göre, tarikat
varlığını yer altında sürdürmüş, Kilise’ye ve genel olarak
İlahi dinlere karşı şiddetli bir aleyhtarlık geliştirerek
yaşamış ve uzun vade içinde masonluk olarak bildiğimiz örgüte
dönüşmüştür. Masonların, din karşıtı felsefelerin, devrimlerin
veya siyasi hareketlerin içinde hep aktif olmaları, söz
konusu Tapınakçı geleneğin bir sonucudur.
Bunun anlamı şudur: Tapınak Şövalyeleri
bugün de yaşamaktadırlar. Ancak “masonluk” ismi altında.
Bugün masonluğun en üst derecelerine varanlar “Tapınağın
Koruyucusu” gibi Şövalye ünvanları alırlar. Amerika’da halen
Tapınak Şövalyeleri (Knight Templar) adıyla toplanan localar,
masonlukla içiçedir. Masonluk ise, hem Tapınakçı geleneğin
başlıca özelliği olan din aleyhtarlığını sürdürmekte, hem
de kimi zaman illegal mafya yöntemlerini de kullanarak uluslararası
bir çıkar örgütü olarak faaliyet göstermektedir. Bu illegal
yöntemlerin P2 mason locası ve Karın Deşen Jack cinayetleri
gibi ilginç örneklerini kitabın ilerleyen bölümlerinde inceleyeceğiz.
Dahası Tapınakçı/mason örgütlenmesinin Türkiye’nin yakın
tarihi üzerindeki bazı etkilerini de ele alacağız.
Ve tüm bunlar, bizlere; tarihin ve güncel olayların akışının
kimi zaman göründüğünden farklı olduğunu, doğal olarak geliştiği
zannedilen süreç ve olayların ardında bazen karanlık amaçlar
bulunduğunu göstermektedir. Allah’ın Kuran’da bizlere haber
verdiği gibi, “kötülüğü örgütleyip
düzenleyenler” vardır (Nahl Suresi, 45) ve bunlar
kimi zaman yanıbaşımızdadırlar.