Adnan Oktar'ın 5 Ocak 2012 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Nisa Sûresi, ayet 157, 158, 159. Şeytandan Allah’a sığınırım: “Ve: ‘Biz Allah’ın Resulü olan Meryem oğlu Mesih İsa’yı gerçekten öldürdük’ demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik.) Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar. Ama onlara (onun) benzeri gösterildi.” Bak, Allah onları tuzağa düşürmüş. İsa Mesih (a.s.)a benziyordu Yuda İskaryot biraz, Allah elini yüzünü kana boğdu, yüzünü, tipini iyice benzetti. Ve saçı onun da uzun ve kan da yüzüne gelince onu İsa Mesih (a.s.) zannettiler, çıkaramadılar, yani yüzünü Allah biraz daha benzetti. “Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler.” Şu anda da şüphe içindeler, “Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiçbir bilgileri yoktur.” Diyor Allah, yalan söylüyorlar. “Onu kesin olarak öldürmediler.” Öldürmediler diyor Allah.
“Hayır; Allah onu kendine yükseltti (himayesine almıştır.)” Katına yükseltmiştir, “Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.”
“Andolsun,” yemin ediyor Cenab-ı Allah, “Kitap ehlinden,” Hıristiyan ve Musevilerden, “ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur.” Hepsini iman ettireceğim diyor Cenab-ı Allah, bütün Ehl-i Kitabı İsa Mesih (a.s.)’a. “Kıyamet günü, o da onların aleyhine şahit olacaktır.” diyor, inşaAllah. Eğer ahirette anormal bir yönü varsa, o da onların aleyhinde şahit olmuş olacak, inşaAllah.
Bediüzzaman diyor ki, Mektubat 6. sayfada: “Hazret-iİdris ve İsa Aleyhimesselamın tabaka-i hayatlarıdır ki, beşeriyet levazımatından tecerrüdle, melek hayatı gibi bir hayata girerek nurani bir letafet kesb eder. Adeta beden-i misali letafetinde ve cesed-i nemci nuraniyetinde olan cism-i dünyevileriyle semavatta bulunurlar.” Yani dünyevi bedenleri nura dönüşmüş durumda Allah katında olduğu için nur halinde. Yeryüzüne inerken, indiğinde de o kalkıyor, ceset şeklinde görülüyor bedeni. Yani normalde insanların bedenleri nur demek ki, maşaAllah, inşaAllah.
Al-i İmran Sûresi, ayet 55: “Hani Allah, İsa’ya demişti ki: ‘Ey İsa, Ben seni vefat ettireceğim (mütefevvike), seni Kendime yükselteceğim,” ref edeceğim, yanıma alacağım, “seni inkar edenlerden temizleyeceğim” seni tertemiz ayıracağım, pis adamların içerisinden seni ayıracağım; katledeceğim demiyor Allah, yanıma alacağım diyor, yanıma alacağım. “Ve sana uyanları” kim uyuyor? Biz uyuyoruz, Müslümanlar uyuyor. Başka kim uyuyor? Ehl-i Kitap uyacak, hepsi uyacak. “Sana uyanları kıyamet gününe kadar” ne zamana kadar? Kıyamet zamanının en son vakitlerine kadar, yani 1506’lara kadar yaklaşık. “İnkar edenlerin üstünde tutacağım” dünya hakimi olacaksınız diyor Allah, dünya hakimi olacaksınız diyor bak açık açık.
“Sonra dönüşünüz Banadır, hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyde aranızda Ben hükmedeceğim.” Mezheplere, şunlara bunlara bölünüyor ya Müslümanlar; “aranızda hükmedeceğim” diyor.
‘Teveffe’ kelimesi, vefat ettirme anlamı dışında, teslim olmak, görevden almak, ruhunun bedenden alınması karşılığında da kullanılmaktadır. Görevden almak anlamına da geliyor, Allah görevden aldı.
Bak, Zümer Sûresi, ayet 42’de: “Allah ölüm esnasında ölenin ruhunu alır.” Alıyor, Katına alıyor. “Ölmeyeni de uykusunda (bir tür ölüme sokar). Böylece, kendileri hakkında ölüm kararı verilmiş olanları (n ruhunu tutar, öbürünü ise adı konulmuş bir ecele kadar salıverir.” Geri bırakır diyor Allah. Uykudaki ifadeyle aynı ifade kullanılıyor, İsa Mesih (a.s.)’daki ölme. Yani uykudaki insan nasıl ölüyorsa, İsa Mesih (a.s.)’da o şekilde ölmüş oluyor. Demek ki ölü değil. Biz çünkü uykudayken ölmüyoruz, cesedimiz var, inşaAllah, canlıyız ama uyur halde. İsa Mesih (a.s.) nasıl alınmış göğe o zaman? Uyur halde bedeniyle alınmış. Yere bırakıldığında nasıl oluyor? Uyur halde bedeniyle. Bir kalkacak; ‘Aa ben neredeyim’ diyecek, ‘siz kimsiniz’ diyecek, dilini anlayamayacaklar tabii, Aramice konuşuyor. Sonra ona İngilizce, Fransızca, Türkçe bütün dilleri öğretecekler, inşaAllah.