Doğu Türkistan'daki zulme 'dur' denmeli

Ne demiştiNe oldu


Doğu Türkistan Asia RFA Kanalı, 14 Haziran 2008

Adnan Oktar: Bu konuda Türk İslam Birliği düşüncesini savunan herkesin yer yerinden oynatması lazım. Bizim önümüzdeki günlerde bu yönde bir çalışmamız başlıyor. İlk başta bir Azerbaycan ile başladık. Şimdi sıra Doğu Türkistan’da, Doğu Türkistan’ı basında gündeme getireceğiz, yani Çin’in artık elini bu ülkeden çekmesi, bu insanları rahat bırakması lazım. Bir de sürekli adam öldürmek, yazı yazdı diye adam öldürmek, havaya baktı diye, yere baktı diye adam öldürmek. Bu zulüm, en vicdansız insanın bile yapacağı bi şey değildir. Çin bunu yapmakla dünyada küçük düşüyor. Kendini küçük düşürüyor. Her şeyini küçük düşürüyor. Milletini küçük düşürüyor, devletini küçük düşürüyor bunu yapmasın. Bunu bir dürüstlük anlayışı içerisinde bir akılcılık, efendilik anlayışı içinde yapsın, düşünsün. Çekilsin bıraksın bu ülkeyi hür olsun Doğu Türkistan. Bakın o zaman dünya Çin’e nasıl açılıyor. Türkiye’nin bakış açısı ne kadar güzel oluyor. Mesela Türkiye’den işçiler gider Çin’e, çalışmaya giderler, buraya gelenler olur. Bambaşka bir çizgi olur. Ama bu kanayan yara olduğu müddetçe, bütün milletin kalbinde bir öfke oluşacaktır. Yani birçok insan birçok ticaret adamı iş kurmak için Çin’e sırf bu nefretten dolayı gidemiyor. Çünkü bu kadar insanı öldüren, bu kadar cinayet işleyen bir ülkeye, insan göğsünü gere gere gidebilir mi? İnsan kanı dolu yerler. İnsan kanına basarak yürüyeceksin Çin’de. İnsan kanının üstünde Müslüman yürüyemez. O kanı yerden temizleyecekler. Bu cinayetleri durduracaklar bu zulüm kalkacak. Bıraksınlar Doğu Türkistan’ı demokratik olsun. Laik olsun. Dünyada bağımsız bir ülke olarak güzel yerini alsın. Çin bundan kat kat zengin olur. Yani bundan kaybı olur diye düşünmemesi gerekir. Prestij kaybetmez Prestij kazanır bundan. Bu gurur meselesi yapılacak birşey değil... Türkiye işin doğrusu bir Türk İslam Birliği politikasını ruhunda ister istemez muhafaza ediyor. Yani genlerinde var. Her Türk Türk İslam Birliği'nin kurulmasını bilinç altında ister. Ama Türkiye’nin Çin’e tek başına gücünün yetmesi mümkün değil. Bu ancak Türk İslam Birliği ile olur. Türk İslam Birliği'ni hızlandırmak lazım. Çok süratlendirmek lazım. Bu birlik Çin’e de fayda getireceğini, Çin’e güzel bir üslupla anlatmak lazım. Yani Çin devletine bunu çok güzel bir üslupla anlatmak lazım. Çin belki bu Birliğin aleyhinde olacağını düşünebilir. Çin’in lehine, Çin’i kurtarır bu yani her yönden kurtarır. Askeri yönden de kurtarır, bir saldırıya karşıda kurtarır. Ekonomik yönden de kurtarır. Modernleşmesini sağlar, yazık Çin’de kendi halkı da sürünüyor. Ben görüyorum gazetelerde falan ahır gibi yerlerde yaşıyorlar küçücük. Sürünüyor milleti. O insanlarda ferahlar rahatlarlar. Kendi milletinin kurtuluşu için de Türk İslam Birliği'ni, Çin’in desteklemesi gerekiyor. Bu birlik bir işgal birliği değil, bir egoist birlik değil. Bu bir sevgi birliği bir dostluk birliği ve yardımlaşma birliği ve anlayış hoşgörü, ılımlık birliği ve laik zeminde olacaktır. Yani zemini laik zemine oturacak bu çok önemli. Laik olduktan sonra, barışçıl olduktan sonra, demokrasiyi savunan bir sistem olduktan sonra Çin’in bundan çekinmesi için bir sebep yok.



Vakit, 21 Mart 2010



Türkiye, 21 Mart 2010




Vakit, 23 Mart 2010



Vakit, 25 Mart 2010



2010-04-16 16:09:04

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top