“Şehit Yakınlarına ve Gazilerimize Yönelik Yeni Kanun Düzenlemeleri Yapılsın”

“Adnan Bey, sizin hatırlatmalarınızdan sonra halkımızın ve esnafımızın bir kısmı, şehit ailelerine yardım konusunda çok duyarlı davranışlarda bulunmaya başladılar.”

 

“Devletimiz, Gazilerimize ve Şehitlerimizin yakınlarına yardım ulaştırılabilmesi için bir Vakıf oluştursun”

Adnan Oktar: “Çok güzel. Bir de Devlet bize bir vakıf göstersin; bu vakıf şehit ailelerine ve gazilere yardım etsin. Vatandaş yardımlarını bu vakfa versin. Yiyecek, giyecek, para ne varsa oluk oluk akıtalım şehitlerin ailelerine, gazilere, annelere. Bu vakfın arabaları olsun, sık sık aileleri ziyarete gitsin. Gençler alıp arabaları, o evlerde onların hizmetine sunsunlar. “Anne bir emrin var mı? Bir isteğin var mı? Baba bir emrin var mı? Bir isteğin var mı?” diye gençler her yerde, her mahallede onlara sahip çıksınlar. Bu, nezaketin, efendiliğin gereğidir. Bak senin için, vatanımız için, milletimiz için, dinin için, imanın için, namusun için o insan canını vermiş. Bak can azizdir, o canını vermiş. Sen de canını vakfet o ailelere. Bak o canını vermiş senin için, sen diri kalmışsın, hay haldesin, canlısın. Sen de kendini vakfet onlara, onları koru kolla, günün bir vaktini onlara ayır. Bu bir güzelliktir, berekettir.

Ne güzel mesela Berber düşünüyor; “Nasıl katkım olabilir? Şehit veya gazi yakını gelirse, onu ücretsiz alırım” diyor. Taksi şoförü “Ne yapabilirim?” diyor, “Gideceği yere bedava götürürüm” diyor. Çok şahane bir şey bu. Böyle bir ahlak çok ferahlık verir herkese.

 

“Gazi kardeşimizin protez ayağı konusunda yapılan yanlışın tekrarlanmaması için yeni kanun düzenlemeleri yapılmalı”

Mesela şu kardeşimizin protez ayağı için, devletin o kişiden para istemiş olması çok rahatsız edici bir şey ve çok ayıp. Ve bu özür dilemekle de hallolacak bir şey değil. Pardon demekle olmaz. Bir kere ortada böyle bir sistem var demek ki. Bu sistemi ortadan kaldırın kardeşim. Nerede görülmüş böyle bir şey? Gazi varsa hastaneye kaldırırsın, en iyi şartlarda tedavi edersin, her şeyini sağlarsın, maaşa bağlarsın, güzel bir hayat imkanı sağlarsın ona. O senin rahatın için, vatanın milletin selameti için, bu millet esir olmasın diye, arslan gibi delikanlı ayağını veriyor, akşama kadar evde oturuyor. Sen sokakta geziyorsun, bu çocuk evde oturuyor akşama kadar. Bir de üstüne üstlük para istiyorsun sen bu çocuktan. Dehşet verici bir şey bu. İnanılır gibi değil.”

“Adnan Bey bu protezlerin ücreti 132.000 TL. Bunun 50.000 TL’sini Gazi’nin kendisinin ödemesi gerekiyor, SSK sadece geri kalanını ödüyor.”

Adnan Oktar: “İnanılır gibi değil. Olacak şey mi bu? Nasıl ödetirsin bunu Gazi’ye? Adamın ayağını alıyorsun, senin için, Allah için ayağını veriyor; sen geziniyorsun, sekiyorsun, koşuyorsun, o koşamıyor, evde oturuyor. Bir de üstüne sen adamdan para alıyorsun. Bu çok utanç verici bir şey. Bu kanunlarda bir değişiklik yapılsın. Hem Başbakana, hem de Tayyip Hocam’a bu düzenlemelerin hemen yapılması için bir mektup yazalım.

Bu acıyı niye yaşatıyorlar bize? Bir de bunun üstüne Banka eve haciz yolluyor, inanılır gibi değil. Bu Banka’nın bin bir türlü geliri var. “Hem çok ayıp hem de günah; biz bu çocuktan para alamayız” demen lazım senin. Sessizce halletmen lazım konuyu. Çocuğun yakasına niye yapışıyorsunuz kardeşim?

Ayrıca böyle bir protezi ücretsiz vermen lütuf da değil, mecbursun zaten. Senin ayağın gitmemiş, onun ayağı gitmiş. O fedakarlık yapmış. Sen bir kere zaten mecbursun onun ihtiyacını karşılamaya. Ve bu bir lütuf da değil yani. O çocuk sana bunun için teşekkür etmek durumunda da değil. Sen ona teşekkür edeceksin yardımını kabul ettiği için. Üstüne üstlük, sen ona bakmakla da mükellefsin.

 

“Gazilerimiz’in kendilerine yapılan yakışıksız tavırlara karşı tazminat hakkı olsun”

Bir de bu tip vakalarda Gazilerimiz’in tazminat hakkı da olsun. Böyle çirkin, yakışıksız tavırlarda bulunulduğunda, Devlet tazminat ödesin onlara. Mesela bu gencimize Devlet tazminat ödesin. Bu, milletin kalbinde de ferahlık meydana getirir. Yarın her yere dilekçe verelim bu konuda. Bir de peşini bırakmayalım bu konunun.” (Adnan Oktar, 24 Ekim 2014, A9 TV)

 

2014-10-25 16:39:47
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top