Sayın Adnan Oktar'ın Şeyh Nazım El Kıbrısi'nin oğlu Şeyh Bahattin Efendi Hazretleri ve Şeyh Ayberk Efendi Hazretleri ile A9 TV'deki canlı sohbeti (3 Mayıs 2013; 19:30)

ALTUĞ BERKER: Hocamız’ın çok önemli misafirleriyle programımıza devam ediyoruz. Dünyanın kutbu Şeyh Nazım El Hakkani El Kıbrısi Hazretleri’nin mübarek oğlu Şeyh Bahaddin Hazretleri buradalar. Hoşgeldiniz efendim. Ve Almanya Meinheim Yeni Osmanlılar Cemaati BaşkanıŞeyh Ayberk Efendi. Hoşgeldiniz.

ADNAN OKTAR: İki mübarek gül. Şeyhimizin iki güzel gülü. Ne büyük şeref. Lütfettiniz, şeref verdiniz, kerem buyurdunuz. Fakiri ihya ettiniz. Allah razı olsun. Allah sizlere uzun ömür versin. Hayır, bereket versin. Her yerinizi nur kılsın. Şeyhimizi de çoktan beri hikmetle, ilimle izliyorduk. Cenab-ı Allah şuan karşımıza getirdi. Dillerimiz lal oldu, maşaAllah, elhamdülillah. Nasılsınız Sultanım?

ŞEYH BAHADDİN EFENDİ HAZRETLERİ: Elhamdülillah. Allah’a şükürler olsun. Bugünleri de gösterdi.

ADNAN OKTAR: Nasıl güzel olmuşsunuz.

ŞEYH BAHADDİN EFENDİ HAZRETLERİ: Estağfirullah, sizin güzelliğiniz Hocam.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah, elhamdülillah. Şeyhimizin aynısı, elhamdülillah. Tevazusu, şakası... Muhterem Şeyhimizin üslubunu, stilini de çok beğeniyoruz. MaşaAllah, elhamdülillah. Allah mübarek etsin. Allah yolunuzu açık etsin. Allah güç, kuvvet versin.

ŞEYH AYBERK EFENDİ HAZRETLERİ: Estağfirullah.

ADNAN OKTAR: Şeyhimiz nereye el sürse, orada bir güzellik, bir ışık oluyor, maşaAllah, elhamdülillah.

ŞEYH BAHADDİN EFENDİ HAZRETLERİ: Çok şükür. Şeyh Efendi Hazretleri gibi bize bir güneş, bir ışık olması bizim için çok büyük bir şans. Çoğu insan göremiyor. Zat-ı aliniz onu da görmüşsünüz, maşaAllah. Hemen kapmışsınız.

ADNAN OKTAR: Ama şu Şeyhime benzerliğe bak. Ne güzel. Gözler aynı, burun aynı, herşey anı. Şakacılık, nüktedanlık aynı. Tevazusu aynı.

ŞEYH BAHADDİN EFENDİ HAZRETLERİ: Estağfirullah.

ADNAN OKTAR: Muhterem Şeyhim nasılsınız?

ŞEYH AYBERK EFENDİ HAZRETLERİ: Estağfirullah. Şeyhimiz burada.

ADNAN OKTAR: O sultan, maşaAllah.

ŞEYH BAHADDİN EFENDİ HAZRETLERİ: Estağfirullah, bizim sultanlığımız yok.

ŞEYH AYBERK EFENDİ HAZRETLERİ: Naçizane hizmet etmeye gayret ediyoruz.

ADNAN OKTAR: Allah razı olsun. Destur varsa Sultanım kitapları tanımak istiyorum. Çünkü çok heyecanlıyım.

ŞEYH BAHADDİN EFENDİ HAZRETLERİ: İnşaAllah.

ADNAN OKTAR: Bakın, Şeyhim nasıl güzel bir kitap hazırlamış; ‘Osmanlı’nın Ayak Sesleri Kızıl Elma’ya At Süren Aslanlar’ diye. Zaten üslup fevkalade, anlatım fevkalade. Nefis bir eser hazırlamış, Sultanımız, maşaAllah Şeyhimiz. Allah sayısını kat kat arttırsın. Bir de İngilizcesi de var, inşaAllah. Bu da İngilizce’si. Çok şahane bir eser. Ben biraz evvel inceledim, baktım, inşaAllah. Bir de;‘Kahve Sohbetleri’ diye Şeyhimiz çok güzel, çok tatlı bir sohbet kitabı hazırlamış. O güzel yüzünü de, güzel kıyafetini de oraya eklemiş, maşaAllah. Şeyhimizin gül bahçesinde güller açıyor. Bu da İngilizce’si. Şahane bir eser eser. Bayağı güzel. Zannediyorum herkes nasiplenmek isteyecektir.

Sultanımızdan haber vardır.

ŞEYH BAHADDİN EFENDİ HAZRETLERİ: Var.

ADNAN OKTAR: Bir müjdeler alalım.

ŞEYH BAHADDİN EFENDİ HAZRETLERİ: Şimdi çok Selam etti.

ADNAN OKTAR: Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu.

ŞEYH BAHADDİN EFENDİ HAZRETLERİ: “Adnan Efendi oğluma” diyor.

ADNAN OKTAR: Ah benim canım, maşaAllah. Çok güzel insan. Tabii ki oğluyum ben Şeyhimizin.

ŞEYH BAHADDİN EFENDİ HAZRETLERİ: “Çok Selam ediyorum, hayır dua ediyorum. Allah gücüne güç katsın” diye hayır dua etti. Ayrıyetten de diyor ki; “Her gördüğümde ferah ediyorum.”

ADNAN OKTAR: Ah benim canım, dünya tatlım o.

ŞEYH BAHADDİN EFENDİ HAZRETLERİ: O da takip ediyor. Diyor; “O beni takip ediyor, ne yedim, içtim, kimle konuştum, kime gittim, kime geldim diye; ben de onu takip ediyorum, güç veriyorum” diyor.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah, elhamdülillah. Biz hastaneye girdiğimizde, orada hakikaten normal bir insan çıkamazdı, mümkün değil. Bir fevkaladelik olduğunu anladım ben. Üç yüz tane akıl hastası birbirine saldırıyor. Yani cinayet işlemiş akıl hastaları. Bir inayet sürekli hissediliyordu. Sonra da Şeyhimiz sırrı açıkladı. Dedi; “Üç tane kutup, üç alim, üç büyük mürşit seni duasıyla destekledi.” Biri Şeyhimiz zaten, maşaAllah.

ŞEYH BAHADDİN EFENDİ HAZRETLERİ: Şüphe yok.

ADNAN OKTAR: Asıl kumandan o, maşaAllah. O kadar veciz, şahane bir konuşma yaptı. O sünûhatla, nefis. Şahane, elhamdülillah. Ne dediyse çıktı, elhamdülillah. Allah bana öyle bir imkan verdi ki, evde hakikaten benim mermerden kaplanmış bir yerim var. Mecburen ayakta duruyorum. Çünkü orada sandalye de yok. Görmüş, söylemiş yani. Hayret yani, her seferinde ayakta okuyorum. Her seferinde. Sandalye yok orada, benim bulunduğum yerde. Benim bir özel odam var, yerim var. Orada yok sandalye. Hakikaten de kör bir pencere var.Onun içini güzelce dizayn ettik. Kuran hakikaten yüksekte. “Yüksekte duracak” diyor, hakikaten yüksekte duruyor. Ve “çok güzel eserler yazacaksın” dedi. O zaman daha eser bir tane vardı, kitabımız vardı. Ve “gençliğe faydalı olacaksın” dedi. Ölebilirdim de ben, yazmayabilirdim de. Allah esirgesin, hiçbir şey olmayabilirdi. Hepsini söyledi, aynısıyla çıktı. Kelimesi kelimesine, yani milimi milimine, ne dediyse.

Şeyhimiz, böyle insanlar gelir, kısaca onu bir kontrol eder. Meşhurdur Şeyhimizin. Mesela ona bazı sorular falan sorar böyle. Bazen de bilmiyormuş gibi yapar. Eğer hamsa, hemen orada bir acayip hale girer. Tekrar tekrar sorar. Onu iyice şöyle bir sarıyor Şeyhimiz o arada, konuşurken. O da tabii kendince herhangi bir şeyh efendiyle konuştuğunu zannediyor. Ne ile konuştuğunun haberi yok daha. O ayak kesilmiş onu. Şeyhimiz onun adeta hani tomografisini çıkarıyor, böyle en ince detaylarına kadar, maşaAllah.

MaşaAllah, maşaAllah. Seyyid Eşref Efendi’nin ikiz kardeşi, ne kadar çok benziyor Ayberk Efendi’ye. Ne kadar benziyor, maşaAllah. Eşref Efendi, maşaAllah, çok güzel hizmetleri var.

ŞEYH BAHADDİN EFENDİ HAZRETLERİ: Zaten onlar iki ikiz kardeşler.

ADNAN OKTAR: Aynısı.

ŞEYH BAHADDİN EFENDİ HAZRETLERİ: Allah’ın hikmeti. Birisi sağa gönderilmiş, birisi sola gönderilmiş. MaşaAllah, yani Almanya’da böyle iyice insanların kalbine dokunuyorlar, onları uyandırıyorlar. İkisinin de maşaAllah çok büyük hizmetleri var. Ve gençler, yani genç himmetli. Ve yani tuttuğunu koparan cinsten, maşaAllah. İkisi de böyle, hiç hakları yenmez yani.

ADNAN OKTAR: Şeyhimizin himmetiyle bu güzel eserleri Allah sizlere nasip etmiş. inşaAllah, gençlerimiz, kardeşlerimiz de bu eserlerden bol bol istifade ederler. Bir daha gösteriyorum. ‘Kahve Sohbetleri’ diye Şeyhimizin güzel bir eseri. Çok tatlı ve çok candan sohbetler, şeker sohbetler. Şeyhimizin tatlı dili orada var, onu gördüm. Bakın, ‘Kızıl Elma’ya’, bunu biraz düşünen, İttihad-ı İslam’ın kısa, özlü açıklaması. Türk-İslam Birliği’nin kısa, özlü açıklaması. Çok güzel.

Demek dünya tatlısı Şeyhim beni seyrediyor?

ŞEYH BAHADDİN EFENDİ HAZRETLERİ: Seyrediyor.

ADNAN OKTAR: Ben de o seyrediyor diye zevk içerisinde, heyecan içerisinde konuları anlatıyorum. Şeyhimden bahsederken en zevk aldığım konulardan bir tanesi o, Şeyhimden bahsetmek. O, “devriye gezdim” diyor ya, eriyorum, acayip hoşuma gidiyor. Devriye, adı çok güzel, devriye.

ŞEYH BAHADDİN EFENDİ HAZRETLERİ: Bastonu çıkarır, “kimse karışmasın benim bu devriyeme. Benim burada bir vazifem var” diyor.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

ŞEYH BAHADDİN EFENDİ HAZRETLERİ: “Onu bir dolaşmam lazım. Siz beni böyle görüyorsunuz ama nereyi dolaşıyorum siz bilmezsiniz” diyor. Hakikaten öyle. Arabaya biner binmez soruyor, “kim var arabada?” Bizim kız kardeşim, Allah ondan razı olsun, Hacı Rukiye Hanım. Esas Şeyh o yani. Çünkü Şeyh Efendi Hazretleri’nin tüm hizmetini görüyor. Yani Allah ondan hakikaten gani gani razı olsun. O vazifeyi öyle bir şekilde almış ki, küçük çocuk gibi bakıyor Şeyh Babama. Ve yani hiç “üf” demeden, “püf” demeden, usanmadan, şey yapmadan. Şeyh Baba, “ben usanıyorum, sen usanmıyorsun kızım” diyor. Hiç o, “baba, Allah başımızdan eksik eylemesin seni. Biz devam, hizmetteyiz” diyor.

ADNAN OKTAR: Dünyada bir tane Şeyhim, başka yok.

ŞEYH BAHADDİN EFENDİ HAZRETLERİ: O da biliyor zaten, farkında.

ADNAN OKTAR: Şeyhimize biz çok titiziz. Geçenlerde de öyle, “Şeyhimiz bahçeye çıksın mı?” diye danıştılar. Dedim, “ya hava soğuksa, ya Şeyhimiz üşürse.” MaşaAllah.

ŞEYH BAHADDİN EFENDİ HAZRETLERİ: Şimdi onun farkında Şeyh Baba şimdi. Senin de takip ettiğinin çok iyi farkında.

ADNAN OKTAR: Ama devriyesini kimse durduramaz Şeyhimizin. O mümkün değil o. Teklif dahi edemez kimse.

ŞEYH BAHADDİN EFENDİ HAZRETLERİ: Teklif dahi edemez. Bir gün teklif ettik, pat diye tokadı kafamıza yedik. Aklımız başımıza geldi.

ADNAN OKTAR: Allah ilminizi, irfanınızı arttırsın. Allah sizleri nur kılsın. Allah sizleri iyilik, bereket, hoşluk versin. Cenab-ı Allah nuruyla sarsın. Her yerinizi nur kılsın.

Ben Şeyhlerimle şimdi özel bir sohbet daha yapmak istiyorum, inşaAllah, kısaca. Canlı yayın olarak bitirelim, inşaAllah. Devam edeceğiz ama Şeyhimizin kitaplarını tanıtmaya devam edin, inşaAllah.

2013-05-04 03:49:56

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top