Sayın Adnan Oktar'ın 2 Ekim 2013 tarihli sohbetinden önemli başlıklar

A9 TV, 2 Ekim 2013
 


(Aziz  Üstel yazısında Atatürk'ün gizli vasiyetinin halifelikle ilgili olduğunu ve vasiyette Türkiye'nin önderliğinde bir Türk İslam Birliği kurulacağını, başına da Hz. Muhammed (s.a.v.)'in soyundan birinin geçeceğinin belirtildiğini söylemiş.)

Yani Hz. Mehdi (a.s.). Aziz Üstel dürüst yaklaşmış. Atatürk bütün sırlara vakıftı. İttihad-ı İslam'ın, Türk İslam Birliği'nin olacağını biliyordu. Bağnazların yenileceğini de biliyordu. O, Hz. Mehdi (a.s.)'a yardımcı olmak için önden bir bağnazların yolunu kapattı. Mehdiyetin kapısını sonuna kadar açmış oldu. Hz. Mehdi (a.s.) yardımcısı olarak bir görev yaptı.

 

(Dün Burma'da Müslümanlara yönelik bir saldırı daha oldu. 94 yaşındaki Müslüman bir kadın öldürüldü. 70 ev ateşe verildi.)

Onlarda öyle bir olay yoktu. Derin devlet elemanları, Budist niye diyorlar? Budist ayrı, Budist garibandır onlar, sakin insanlar. Polis, devlet orada iyi devreye girmesi lazım. İte çakala müsaade etmemesi lazım.



(Başbakan Erdoğan bugün bir toplantıda konuştu. ''İslam'da terörist olamaz. El-Kaide olsun, kim olursa olsun. İslam barış dinidir. Biz insanı yaratılmışların en şereflisi olarak gören bir anlayışın sahibi olarak her türlü saldırıyı lanetliyoruz'' dedi.)

Güzel olmuş. Kendisinin teröre, anarşiye karşı olduğunu sık sık söylemesi iyi olur. Çünkü Sayın Başbakanımızı da bağnaz zannediyorlar. O da, “Ben karşıyım” demekle iyi bir zemin oluşturmuş oluyor. Ama tabii imani, Kurani, sünnete dayalı detaylı bir açıklama yapması Başbakanın konumu itibariyle mümkün değil. Onu biz yapabiliriz. “İslamofobi var” diyorlar. İslam şefkat dinidir. Güzel İslam ama Kuran'daki İslam. Adam Kuran'ın dışında binlerce cilt kitap yazmış. Orada anlatıyor, hurafeler var. Bağnazların anlattığı İslam dini, İslam dini değil ki o; şiddet dini, dehşet dini. O yüzden o konuda felaketi görmek lazım.

 

(Yiğit Bulut bugünkü yazısında, bu ülkede demokratikleşme adına adım atmak isteyenlerin şimdiye kadar önünün kesildiğini ya da canının alındığını yazdı. Atatürk'ün ölmeden önce son 5 yılında köşke kapatılıp izole edilerek etkisizleştirildiğini, Turgut Özal'ın da olgunluk döneminde ilginç bir şekilde kriz geçirerek vefat ettiğini belirtti.)

Doğru tabii. Çok cesurca üstüne gidilip hepsinin araştırılması lazım. Ama tabii, bir şey elde edilmez. Atatürk'le ilgili kim desen mezarda bulacağız adamı. Ölmüş gitmiş adamlar yapacak bir şey yok. Zamanında düşünülmesi gerekiyordu. Korumamışlar Atatürk'ü.

 

(Taha Akyol, Cumhurbaşkanı Gül’ün Meclis açılış töreninde yaptığı konuşmasında, “Millete hizmete devam edeceğim” sözlerini yorumladı. “Mesaj çok açık, Gül siyasete dönecek ve AK Parti’nin başına geçecek” dedi.)

Hayırlısı. Takdir Allah’ın. Kaderde ne varsa o olur. İstisna da yapmıyor. Bazı insanların “İnşaAllah”a hiç ağızları alışmamış. “Şunu yapacağım, bunu edeceğim.” diyor. Bir “İnşaAllah” de. Kuran’da bu, açık bir hüküm olarak belirtilmiş. “Allahualem” de. Kesin hüküm, olmaz, Müslüman öyle konuşmaz. “Allahualem” diyerek, “inşaAllah” diyerek konuşur. Çünkü kaderde olacak olayları biz bilemeyiz. Bir kere insanlar ölümlü. Kendisi ölebilir, bir başkası ölebilir, birçok şey değişebilir. Veyahut bambaşka insanlar olabilir, başka şeyler olabilir ama hakikaten bu şekilde de olabilir.

“İnşaAllah” dersen bereket gelir. Kaderin ışığıdır “İnşaAllah.” Allah’ın beğendiği bir söz. Kalplere sürur, olaylara berekettir. İttihad-ı İslam’ın, dünya hakimiyetinin şifresi, anahtarıdır, “İnşaAllah, maşaAllah.” İnşaAllah’ı, maşaAllah’ı çok söyleyenler dünyaya hakim olacaklar. Buna Kehf Suresi’nde açıkça işaret ediliyor. Zaten Kehf Suresi sırf Mehdiyet’le ilgilidir baştan sona. Mehdiyet’i şifreli anlatır, sembollerle anlatır, kapalı bir anlatımla anlatır. Az sayıda bir genç topluluk gelir ve o devir deccaliyet devridir. Bir araya gelirler, mücadele ederler. Sonra Hızır (as) kıssası başlar. Hızır (as)’la buluşma vardır. Kayalık bir mekanda, denizin kenarında Hızır (as)’la buluşma vardır. Mehdiyet’in mekanına da işaret edilmiş oluyor. “İki denizin birleştiği yerde” diyor. Açık açık İstanbul’a Kuran işaret ediyor. Üstelikte daha da detay veriyor Kuran; “Kayalık” diyor. “Kova burcundan birisi.” Çünkü Balık gidiyor. Balıktan sonra Kova çağı. İnşaAllah.

 

(Hristiyan-Ortodoks cemaatinin avukatı Kezban Hatemi, ruhban okulunun demokratikleşme paketinde yer almadığını ama bu konuda umutlu olduklarını söyledi.)

İttihad-ı İslam olmuş olsa zaten ruhban okulu konusu kökünden hallolur. Bütün Türkiye’de bütün İslam aleminde her yerde ruhban okulları açıkça alenen faaliyetlerini huzur içinde yaparlar. Hadi bunu hallettin. Pakistan’da adamları kıtır kıtır kesiyorlar; Hristiyanları. Mehdiyet olmuş olsa konu kökünden hallolur. Son derece rahat ederler. İttihad-ı İslam’ın üstünde dursun. Çünkü kökten çözüm.

 

(Yiğit Bulut bugün bir konuşmasında, “Bugün kendilerini sol, sosyalist, adalet kavramları içerisinde tanımlayanlara soruyorum, son altmış yıldır bu ülkedeki işçi haklarıyla ilgili tek kelime ettiniz mi? Yerleşik sermaye gruplarının menfaatine olmayan tek cümleniz var mı? Bu ülkede gerçek bir sosyalist varsa o da Recep Tayyip Erdoğan’dır” dedi.)

Tayyip hocam iyi niyetli, onunla uğraşmasınlar. Ayıp yapıyorlar. Türkiye de huzurlu. Eskiden çok huzursuzdu ortalık. Binbir türlü korku kol gezerdi. Mafya korkusu, faili meçhul korkusu, ordunun darbe yapma korkusu. Darbe yapma korkusu yetiyordu zaten insana. Her sabah insanlar gazetelere korku ile bakıyordu. “Acaba darbenin ışıltısı var mı, darbeden bir alamet var mı?” Bence bayağı iyi gidiyor.

 

(Mümtazer Türköne yazısında, “Dün herkesi Türk yaparak devletle milleti kaynaştırmaya çalıştık. Bugün kaderlerimizi bir ve bütün yaparak, devletin bekaasını sağlıyoruz” dedi. Ve herkesin kendi kimliği ile özgür yaşadığı bir Türkiye’de bölünme riskinin kalkacağını dolayısıyla MHP ve Büyük Birlik Partisi’nin de varoluş gerekçelerinin kalmayacağı yorumunda bulundu.)

Büyük Birlik Partisi, MHP olmadığını düşün, sonunda çizginin nereye gideceğini görmüyor musun? Sağın yok olması ne demek? Sağ Türkiye’ye bereket getirir, nur getirir. Saadet Partisi olsun, Büyük Birlik Partisi olsun, MHP olsun Türkiye’nin temel taşları. Türkiye’nin çimentosu olan ana ayaklar. Sen bunları yok ettin mi olmaz. Tarikatlar, cemaatler de öyle; Nakşibendiler, Kadiriler, Süleymanlılar, Nurcular bunlar da çimentosudur Türkiye’nin. Bunların hepsini kaldırdığında bambaşka bir şey olur, Allah esirgesin. Riskli. Olabilir yani zemin kayabilir.

 

(Amerika’da kamu kurumlarının harcama yapabilmeleri için Kongrenin ek harcamayı bir Ekim’e kadar onaylaması bekleniyordu. Bu onay gelmeyince parası olmayan Obama  hükümeti 800 bin kamu çalışanına maaş ödeyemeyecek duruma geldi ve hükümet kapandı.)

Bunlar hep Mehdiyeti onlara hatırlatmak için Allah’tan gelen harikalardır. Amerika’nın tarihinde görülmemiş çok harika bir olay var. Devlet durdu, hayat durdu, ekonomi allak bullak ve müthiş bir ekonomik kriz Amerika’yı kasıp kavuruyor. Bu İsa Mesih’in dünyaya gelişinin, Mehdiyeti’in zuhurunun mühim alametlerindendir. Bu kıtlığı Peygamberimiz (sav) belirtmiş, aynısıyla tahakkuk etti. “Kuyrukluyıldızın geçişinden sonra kıtlık başlayacak” diyor Peygamberimiz (sav). Aynısı oldu.

 

(Mısır’da Tahrir meydanında darbe karşıtı gösteri düzenlendi. Protestocular, Baltacıların saldırısına uğradı.)

Mehdiyeti ağzına almayanlar, bu acıyı çekerler. İttihad-ı İslam’ı savunduklarında, Mehdiyeti savunduklarında ancak kurtuluş olabilir. Öbür türlü kurtulamazlar. 

2013-10-07 01:17:47

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top