Dünyada mehdiyet ve deccaliyet mücadelesi var insanların çoğu bundan habersiz

Sayın Adnan Oktar'ın 20 Şubat 2018 tarihli A9 TV röportajından

ADNAN OKTAR: Bir kere dünya metafizik bir ortam insanlar bunun farkında değiller. İki güruh, iki topluluk birbiriyle mücadele ediyor bir şeytanın hizbi bir de Allah’ın hizbi. Hizbuşşeytan bir de Hizbullah; Allah’ın hizbi. Ta en başından en sonuna kadar bu savaş devam edecek mücadele devam edecek. Hak-batıl savaşı denir buna. Bu savaşta şeytanın taraftarlarının da peygamberi olur Müslümanların da peygamberi olur. Hak peygamberler olur o peygamberlerin kitapları olur ona uyarız. Deccalin de kendi kitapları olur, kendi inançları olur. Onun da bir felsefesi, hayat şekli olur. Ama genelde deccal daha kalabalıktır yani daha askeri gücü fazladır, daha kan dökerek şiddet yaparak insanlara hakim olur. Din de sevgi ile barışla akılla imanla dünyaya hakim olmak durumunda olur. Dolayısıyla münafıkların özelliği bağımsız varlık olduklarına inanmalarıdır. Bir münafık mesela her türlü kepazeliği yapar. Sokağa çıkar eşofmanı ile koşar, Müslümanların aleyhine konuşmalar yapar bir şeyler yapar, yalan söyler, komplolar yapar. Ama bunu bağımsız rahat kişiliği ile yaptığını düşünür yani onu kader içerisinde Allah’ın yarattığının farkında değildir o. Onu özgürce yaptığına inanır. En mühim yön budur her şeyi özgürce yaptığını düşünür. Her konuşmasını, her tavrını, her eylemini tamamen Allah’tan bağımsız rahatça yaptığını düşünür. Mümin de her hareketinin Allah’a bağımlı olarak yapıldığını bilir. Bu iki gücün bir mücadelesi vardır. Her iki tarafı da Allah yaratır. Bu, müminlerin uyanıklığını, gücünü sağlar. Yalnız şeytan hizbi yenilmiş yaratılıyor normalde çok galip ve hakim bir güç olması gerekir. Çünkü hem kalabalık, askeri gücü de daha yüksektir şeytanın, bilim ordusu da yüksektir yani maarif gücü de çok yüksektir. Maarif onların en hakim olduğu yerdir. Ordulara da hakimdir. Adli gücü de çok yüksektir deccaliyetin. Mehdiyet’in çok çok kısıtlı olmasına rağmen mucize olarak küçük bir grup olarak  deccaliyeti yeniyor Allah’ın hikmeti. Bu çok büyük bir mucizedir. Mesela üç yüz kişi Mehdiyet, milyarlarca taraftarı olan deccaliyete diz çöktürüyor üç yüz kişi. Çok büyük bir mucizedir var gücü ile çalışıyor hatta diyor ki, Peygamberimiz (sav); “ Hz. Mehdi (as)’a karşı yetmiş bin sarıklı  alim deccalin safına geçer Hz. Mehdi (as)’a karşı mücadele verirler” diyor. Görüyor musun deccalin gücünü? Sırf dinsiz, imansız, münafık değil sarıklı hocaları da alıyor kendine, sarıklı hocaları. Bak “yetmiş bin sarıklı alim hoca deccalin safına geçer Hz. Mehdi (as)’a karşı mücadele verir” diyor. Hz. Mehdi (as) bunları da yeniyor. Bak yetmiş bin kişi o, o üç yüz kişi olmasına rağmen onlara da diz çöktürüyor. Deccale de diz çöktürüyor deccalin ordularına da diz çöktürüyor. Homoseksüel ordularına da diz çöktürüyor. Darwinist ordulara da diz çöktürüyor hepsine diz çöktürüyor Allah’ın hikmeti. Yenilmezlik var kaderinde Mehdiyet’in. Deccal taraftarları münafıklar mesela kurdurmuş çakal gibi kudurmuş sırtlan gibi çığlıklar atarak delicesine saldırıyor ama hep boş hiçbir şey yapamıyor. Sonra gidiyor kulağını arka ayağıyla kenarda temizliyor temizlemeye çalışıyor. Orasını burasını yalıyor münafıklar yine saldırıya geçiyor yine orasını burasını yalıyor yine kulağını kaşıyor ama hiçbir şey yapamıyor. Delirtiyor bu münafıkları.

Resulullah (sav) ferman etti ki; “Ümmetimden başları sarıklı yetmiş bin kişi deccale tabi olacaktır, Hz. Mehdi (as)’a karşı mücadele verecektir.” Diyor. (Ebubekir Abdürrezzak Bin Hammam, Abdürrezzâk es-San'ânî, el-Muśannef)

Münafıklığın özgürlük anlayışında birlik olmak yoktur. Yani İslam’ın birliğini istemez münafık. Müslümanların başına da bir baş geçmesini hiçbir şekilde istemez. O, ipini koparmış köpek gibi bir oraya saldırır bir buraya saldırır ve amaçsızdır. Kuran’ı, İslam’ı anlatmak onun için önemli değildir. O, Müslümana saldırmayı ibadet edinir kendine, bütün dikkatini ona verir. Dikkat ederseniz münafıklar ne ayet anlatır, ne Kuran’dan anlatır, ne İslam’ı anlatır, ne Darwinizm’in geçersizliğini anlatır, ne İngiliz derin devletinin yanlışlığını anlatır, ne homoseksüelliğe karşı mücadele verir. Gecesi gündüzü Müslümanlarla uğraşmaktır. Müslümanlarla uğraştıkça Müslümanlar maşaAllah gelişir güçlenir onlara bir enerji gelir, bir güç gelir. Münafıklara da bir çöküş, bir melanet, bir hastalık gelir.

“Hz. Resulullah (sav)’ı minberde insanlara hutbe okurken gördüm. Resulullah (sav) şöyle ferman etti. ‘Allah’ın eli cemaatle beraberdir’” yani topluluk mesela Müslümanların bir arada olması topluluk ‘şeytan ise cemaati parçalamaya çalışan münafıklarla beraber tepinir’ diyor bak “cemaati parçalamaya çalışan münafıklarla beraber tepinir” şu anda da bu tepinmeyi görüyoruz. Biz de hoşt diyoruz münafıklara, tepinmeye devam, istediğiniz kadar tepinin.

Muhyiddin Arabi diyor ki, Fütuhat-ı Mekkiyye’sinde “İmam Hz. Mehdi (as) İslam’ı Peygamber (sav)’in zamanında olduğu gibi aynen tatbik edecek. Yeryüzünden mezhepleri kaldıracak Hz. Mehdi (as)” diyor. “Halis ve hakiki dinden başka hiçbir mezhep kalmayacak Hz. Mehdi (as)’ın düşmanları fukuha (alimler) olacak” diyor fıkıh alimleri olacak. “Çünkü onlar Hz. Mehdi (as)’ın mezhep imamlarının tersine hükmettiğini gördüklerinde” yani Hanefi, Hanbeli, Maliki, Şafi, Sünni veyahut Şii “inancın tersine hüküm verdiğini gördüklerinde  bundan hoşlanmayacaklar fakat karşı gelmeye de güçleri yetmeyecek. Hz. Mehdi (as)’dan çekindikleri için ister istemez hakimiyetine  boyun eğecekler” ilim yönünden çekiniyorlar Hz. Mehdi (as)’ın ilminden “Hz. Mehdi (as)’ın açık düşmanları fıkıh alimleri (alimler, hocalar) olacak. Çünkü halk arasında itibarları imtiyazları kalmayacak.” Halk onları kaale almayacak diyor Peygamberimiz (sav). “Hatta ahkam hususunda ilimleri de azalacak” yani cahil olacaklar diyor. “Alimler (hocalar) kalben Hz. Mehdi (as)’dan nefret edecekler. Fakat buna rağmen ister istemez hükmünü kabul edecekler çünkü doğru konuşacak.” diyor. Ama nefret edecek diyor alimler, hocalar büyük bölümü böyle olacak diyor. Kim diyor bunu? Muhyiddin Arabi diyor.

İmam-ı Bakır diyor ki; “Hz. Mehdi (as)’ın kaşları yüksekçe, gözleri bazen uykusuzluktan göz kapakları aşağı düşüktür” diyor. Diyor ki yine başka rivayette “Gece uykusuzluktan, gece sohbetinden dolayı göz kapağı aşağı doğru düşüktür” diyor bak ayrı ayrı. İmam Bakır’dan ayrı rivayet var üç ayrı rivayet var. “Gece sohbetinden dolayı” diyor “uykusuzluktan dolayı” diyor.

“Hz. Mehdi (as)’ın hükümlerini ulema kabul etmeyecek” diyor “bundan dolayı Hz. Mehdi (as)’dan uzak duracaklardır.”



2018-02-27 01:21:44

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top