Sayın Adnan Oktar'ın 14 Temmuz 2017 tarihli sohbetinden önemli başlıklar

A9 TV, 14 Temmuz 2017

 

(Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün yaptığı konuşmada üstü kapalı bir şekilde İngiliz derin devletine dikkat çekerek şunu söyledi: “Çanakkale’de boğaza dayananlar ne istiyorsa Ardahan’dan, İzmir’den Ankara önlerine kadar vatanımızı işgal edenlerin amacı ne ise 15 Temmuz’un gayesi oydu.”)

Yani İngiliz derin devleti. Güzel. Böyle delikanlıya destek olunmaz mı? “AK Parti’yi desteklemiyorum” Destekleme, dert değil ama milli lideri destekle. Eğer vatanını seviyorsan, milletini seviyorsan, bayrağını seviyorsan, devletini seviyorsan, devletin ayakta kalmasını istiyorsan bu acil görev. Bayağı dürüst yaman delikanlıdır Tayyip Hoca. Boş yere münasebetsiz iddialarla aksini iddia etmenin bir alemi yok. Herkes tanıdığına, bildiğine, sevdiğine Tayyip Hocamızın desteklenmesinin hayati olduğunu anlatsınlar. Bu iş sevgi meselesi bilmem şu bu falan değil. Burada Allah’ı seveceksin, davayı, İslam’ı seveceksin.

 

FETÖ Tutukları Mahkum Kıyafeti ve Plastik Terliklerle Mahkemeye Getirilsin

Mahkum kıyafeti giydirsinler, plastik naylon terlik giysinler öyle gelsinler mahkemeye. Bir de başlarını öne eğerek soksunlar içeriye mahkeme salonuna, kafalarını değil mi, başlarını öne eğsinler. Güvenlik nedeniyle başlarının öne eğilmesi gerekir? Bir jandarma başlarını bastırsın, iki jandarma koluna girsin bir jandarma da aşağı doğru bastırsın. Çünkü halka laf atıyorlar bilmem ne bu da gerginliğe sebep olur. Güvenlik nedeniyle buna önem verilmesi lazım halka laf atmamaları için, halkla bağlantılarında çirkin söz etmemeleri için jandarmanın başını öne eğmesi gerekiyor. Bir jandarma sadece bu işle ilgilensin. Güçlü-kuvvetli bir jandarma olsun iki kişi koluna girsin bir kişi de başını önüne eğsin o şekilde getirilsinler. Bir de bunları acil yapmalarını istirham ediyoruz. İyi olur.

Ütülü jilet gibi beyaz gömlek giyiyor falan adam, sahneye mi çıkıyor ne oluyor yani? Normal tulum tarzında cezaevi kıyafeti olması lazım. Haki renkli eski cezaevi kıyafetleri vardı onlar duruyor da olabilir eski şeyler, onları getirsinler giysinler haki. Naylon terlik, sıfır numara saç, saç-sakal ona da yasak getirsinler bu şekilde bu davada olanlara. Bunu uzatmanın alemi yok. Bu her yerde makul olan bir şey, daha önce de uygulanmış bir şey. Saç-sakal olmaz bu tipler için, mahkum kıyafeti giydirilsin. 28 Şubat döneminde, 12 Eylül döneminde bunlar bunların aklıyla, bunların akıl vermesiyle uygulandı Türkiye’de. Bunlar bu aklı vermişti. İşte bunların aklından istifade etmiş oluyoruz şu an. Çığır açmış oluyorlar o yönde. Bunların verdiği akılla, 12 Eylül’de bu aklı verenler bunlardı. Haki renkli cezaevi kıyafetleri ucuz, naylon terlik, sıfır numara saç-sakal bu kadar basit kollarına girip getirecekler. Bu konu çok uzuyor. Sürüncemede kalması da çok acayip olur. Biraz bürokrasinin hızlı ilerlemesi gerekiyor. Benim bunu otuz kere söylememe gerek yok.

 

(Bugünkü yargılamada tutuklu darbecilerden bazıları cezaevinin garajında aracından inmeyerek duruşma salonuna girmek istemedi. Sanıklarla jandarma arasında arbede yaşandı. Jandarma görevlileri tutuklu askerleri karga-tulumba taşıyarak duruşma salonuna soktu. Bu sırada Cumhurbaşkanı Erdoğan 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili yaptığı konuşmaların yanı sıra, Başbakan Binali Yıldırım’ın da “Tankın gücü halkın gücünü yenemez” başlıklı konuşması dinletildi. Türkiyem şarkısı çalındı.)

Güzel evet. Mehter müziği çalınsın. Bunların bayağı moralini bozar o mehter müziği. Bir de güçlü-kuvvetli jandarma kullanılsın özel eğitimli, çok kuvvetli jandarma kullanılsın. Bunları böyle paket edip götürsünler. Herhangi bir jandarma olmaz, herkeste aynı kuvvet olmaz. Acı kuvveti olan jandarmaları getirsinler onlar bunları götürsün. Artistlik yapacak halleri kalmadı bunların ama bu konularda da titiz davranılırsa çok iyi olur. Bunlar İngiliz derin devletine hizmet ediyor. Dine, imana, İslam’a hizmetleri yok, İslam’la da alakaları yok. Bunlar homoseksüelliği, Darwinizm’i ve Rumiliği savunan İngiliz derin devletinin adamları. Hiç aralarında kıl kadar fikir ayrılığı yok. Zaten kumandan olarak onları kabul ediyorlar, ne diyorlarsa yapıyorlar. Buna müsaade etmeyiz.

 

FETÖ Davasına Bakan Bütün Hakimlere Her Yerde Destek Verilmeli

Mahkemelerde falan her yerde bir güzel destek olsun. Şehit aileleri de herkes desteklesin. Siyasiler desteklesin. STK’lar desteklesin herkes desteklesin FETÖ davalarına bakan hakim ve savcıları. Sonuna kadar yanınızdayız kahramanlar sonuna kadar. Hiç fütur vermeyin gönlünüz çok rahat olsun. Siz de bize emanetsiniz, bütün sevdikleriniz de bize emanet hiç gönlünüz rahat olsun, bastırın ne gerekiyorsa yapın kanunla hukukla. Sonuna kadar, sonsuza kadar yanınızdayız, inşaAllah. Yaptığınız büyük bir mücahede büyük bir ibadet Allah razı olsun. Kaleminize kuvvet devam.

 

(İsrail polisi Mescid-i Aksa’da silahlı saldırı yaptığını iddia ettiği 3 Filistinliyi öldürdü. Mescid-i Aksa’yı kapattı. 1969’dan beri ilk defa bugün Mescid-i Aksa’da Cuma namazı kılınamayacak.)

Güvenlik kapısındaki İsraillileri öldürüyorlar. Hamas açıklama yapıyor. “Bu El-Aksa’nın kirletilmesinin cezasıdır” diye beyanat veriyor. 3 terörist 2 adet Carl Gustav marka makineli tüfek, 1 adet tabancayla ateş etmişler. Polis de karşı ateş açmış İsrail polisi. Ama güvenlik kapısındaki İsraillileri öldürmüş bunlar. Polis de kendini savunmuş bunları vurmuş. Haberin doğrusu bu.

Kardeşim, adama sen silah sıkıyorsan adam seni vurur. Bir adama sen silah doğrultursan üstüne suratına sıkarsan ne yapar bu insan ne yapması gerekir? Bütün dünya hukukunda nefsi müdafaa vardır, o da çeker seni vurur. Makineli tüfekle gelmişsin tarıyorsun adamın ne yapmasını bekliyorsun sen? Teşekkür edip kolonya mı sunacak sana ne yapacak yani? Lafa bak. Hamas da üstleniyor saldırıyı “Elimize sağlık doğru yaptık” diyor. Sonra da diyor ki “Ne yapıyorsunuz bizden ne istiyorsunuz?” diyor. Bu nasıl bir mantık?

 

Kontrollü Darbe İddiaları Geçersizdir. Darbenin Başarısız Olmasının Sebebi Mehdiyet'in Mucizesidir

Kontrollü darbe, kardeşim Türkiye eğer hükümet kontrollü darbe yapabilecek gücü varsa zaten dünya hakimi olur. Yani eğer böyle bir güç varsa. Çünkü on binlerce olayın organize edilmesi gerekiyor ve kusursuz. Bak kontrollü darbe diye bir şey yok. Ne var biliyor musunuz? Allah bu FETÖ’cülerin belasını verdi, rezil-rüsva etti. Mehdiyet’in karşısında iki büklüm oldular ve rezil-rüsva oldular. Mehdiyet bunları mahvetti, konu bu. Yoksa son derece doğal gelişti olaylar, yani hükümetin hiçbir dahili yok. Haberleri bile yoktu zaten hepsi şaşırdılar. Kontrollü darbe olsa ben bas bas bağırırdım buradan her şey söylerdim. Uzaktan yakından alakası yok, teknik olarak mümkün değil. On binlerce olayın tek tek planlanması gerekir. Her şeyde her yerde mucize olmuş. Mehdiyet’in harikası var başka bir şey yok. Mehdiyet’in mucizesine kontrollü darbe diyorlar. Bak, kontrollü Mehdiyet var kontrollü Mehdiyet. Kontrollü darbe yok. Darbeciler Sayın Kılıçdaroğlu’na dokunmamış olabilirler makul, bir şey olmaz. Onun özel bir anlamı yok. “Ben konuşayım, durayım, durumu değerlendireyim” de demiş olabilir. Orada suçlanacak bir yönü yok. Ama kontrollü darbe tamamen hikaye. Bakın on binlerce olayın kusursuz tek tek planlanması gerekir kontrollü darbe olması için. On binlerce yerde Allah rezil-kepaze etti FETÖ’cüleri konu bu. İngiliz derin devleti rezil oldu, deccaliyet rezil oldu, deccaliyet mağlup oldu. Peygamberimiz (sav) diyor zaten “iki köprü tutulacak” diyor “köprüde çatışma olacak, insanlar şehit olacak, yağ taşları kan içinde kalacak kadınlar da içinde” diyor “kadınların da şehit olduğu büyük bir olay şehre yayılacak” diyor. Hatta “32 kilometrekareye yayılacak” diyor. “Fersah” diyor hesap ettiğimizde 32 kilometrekare.

 

“Öfkeyle nasıl mücadele edersiniz?”

İmanla, tevekkülle. Allah’a teslim olarak. Rab her yerde. Allah her yerde, olmadığı hiçbir yer yok. Bak diyor “Şah damarınızdan daha yakınım” diyor. Bu ne demek biliyor musunuz; “Mekansız olarak yanınızdayım” diyor Allah. Anlamı budur, şah damarı insanın içinde daha bunun yakını olmaz. O zaman nedir? “Mekansız olarak size yakınım” diyor Allah. Yani “her yerdeyim” diyor. Allah’ın olmadığı hiçbir yer yoktur. Esir maddesi Allah’ın ruhunu taşıyan bir varlıktır. Her yerde sürekli şekle-şemaile giriyor sürekli. Çok akıllıdır esir. Gölge yapar, ışık yapar, şekil alır Allah’ın dilemesiyle Allah’ın ruhunu taşıdığı için.

 

Türk Milletini FETÖ'nün İngiliz Derin Devleti ile Bağlantıları Konusunda Daha İyi Uyarmak Lazım.

Çamura yatıyorlar köpekler acayip rezil oldular akıl almaz, darmadağın oldular. Yok Türkiye’yi ele geçirecekler de yok işte şeyhleri burada kutsal bir mekanda kalacak, bütün millet sıraya geçip elini öpecek. Ankara’ya da hazırlamışlar bir yer. Kardeşim, bir kere adamda tip yok çok itici çoluk çocuk korkuyor adamdan hortlak gibi, adamın Allah yüzünü kaydırmış akıl almaz korkunç yüzü mahvolmuş. Akıl, beyin hepsi gitmiş ve bunamış adam mahvolmuş yani. Ve yakayı İngiliz derin devletine kaptırmış. Dinle imanla alakası kalmamış adamın. Türkiye’yi paramparça edecekler diyorlar “biz onlarla anlaşırız” diyor “işte bizim de fikrimiz var” diyor. Sen kimsin de senin fikrini dinleyecek? Sen kimsin ayakta zor duruyorsun. İngiliz derin devleti sana niye saygı duysun, niye adam yerine koysun? Adamların en gıcık olduğu adamsın sen. Ne özelliğin var da adam seni koruyup-kollasın? Pazarlık yapabileceğini düşünüyor. “Türkiye parçalanırken pazarlık yaparız biz onlarla” diyor. Akla bak kafaya bak adamın. Çoluk çocuğa göstersen ödü kopar çocuğun. Çok korkunç görünümü.

 

Bu Ahmak FETÖ’cüler İngiliz Derin Devletine Teslim Oldukları İçin Böyle Ahlaksız Ve Kaşar Hale Geldiler. Züppeliklerinin Kökeni O.

Ben önce anlayamadım “Niye bu kadar züppe bunlar?” dedim. Sonra ben birkaç züppe münafıkla karşılaştım. Baktım İngiliz derin devletinin ahlakı oradan geliyor. Ondan sonra bu büyük yapıyı çözdük, tevafuken çözdük. Öyle anlaşılacak gibi değil. Bu akılsızlar işin içine dalmışlar. Dayandığı halde sistem onu fark edememişler. Halbuki İngiliz derin devletinin ana vasfı zaten züppelik, çakallık, şirretlik, utanmazlık, hayasızlık fakat kaşarlık en gelişmiş özellikleri.

 

“Mehdi (as) ne zaman çıkacak ve çıkınca kimlerle savaşacak?”

Savaş deyince tabii sille tokat yahut kılıçla, tabancayla falan değil. İlmi ve fikri şu an Mehdiyet’in savaşı devam ediyor. Türkiye’de darbenin olmamasının nedeni Mehdiyet’tir. Bunu insanlar ileriki günlerde, ileriki tarihlerde çok detaylı devlet kayıtlarından bakarak görecekler. Binlerce mucize olmuştur tek sebebi Mehdiyet’tir. Yoksa bu darbe kesinlikle olurdu. İngiliz derin devleti tarafından organize edilmiş çok geniş çaplı hazırlanmış bir darbeydi. Allah her yerde tıkadı tek sebebi Mehdiyet’tir. Deccaliyet Mehdiyet’e karşı mağlup oldu. Olay bu.

Mehdi (as), Bediüzzaman’ın dediğine göre, hadislerin işaretlerine göre, hadislerdeki alametlere göre çıkmış olması gerekiyor. Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri “Şu an hayatta” dedi Mehdi (as) için. Şeyh Mahmut Efendi “Şu an hayatta” diyor. Muhammed Raşit Erol Hazretleri “Şu an hayatta” diyor Nakşibendi Şeyhi. Bütün ehlisünnet aşağı yukarı ittifakla ve aynı şekilde Şia da öyle Mehdi (as)’nin hayatta olduğuna inanıyorlar. Ahmedinejad “Ben Mehdi’yi gördüm” diyor biliyorsunuz İran Devlet Başkanı Ahmedinejad. Kendisi söylüyor “Ben Mehdi’yi gördüm” diyor çok net konuşuyor. Herkesin ittifak ettiği konu ki Mehdi (as) hayatta.

 

“Halkımız darbe girişiminde ne yapacağını biliyor mu artık?”

Bilmiyor, biz anlatıyoruz ama bu çok sınırlı kalır tabii. Devletin bunu anlatması lazım. Hem askere anlatmaları gerekiyor, hem halka anlatmaları gerekiyor. Halka da anlatılmıyor, askere de anlatılmıyor. “Pratik olarak halk yaptı” diyor o gün işte biri çamur sıvıyor, biri lastik patlatıyor. Kardeşim eğitilmesi zor mu? Alır bir bidon benzini tankın üstüne dökersin, çakarsın çakmağı cayır cayır yakarsın. Sen çözümü anlatmazsan halk bunu çıkaramaz. Tankı getirip halkın önüne sürüyorsa adam, halkı ezmeye kalkıyorsa, halkı otomatik silahla tarıyorsa onu onun içinden çıkartmak gerekiyor. O zaman üstüne benzin dökersin, bir bidon benzin. Çakmağı da çaktın mı adam dışarı çıkar. Bu kadar basit, çok kolay bir yolu var. Bir daha da o tankı kullanamaz. En basit yollardan bir tanesi.

Türkiye’yi herhangi bir şekilde işgal etmeye kalkarlarsa, Türkiye’nin içinde yabancı tanklar gezmeye kalkarsa halkı katletmeye kalkan tanklar hepsini yakmak lazım. Türkiye’yi işgal etmeye kalkan, Türk halkını yok etmeye kalkan tank veyahut herhangi bir araç olduğunda cayır cayır yakarız onu söyleyeyim. Türkiye’yi işgal ettirmeyiz yani seyretmeyiz. Yabancı ülkeler gibi olmaz. Hiçbirine aman vermeyiz. Türkiye’yi işgal etmeye kalkanlar hiç boşa heveslenmesin. Eğer böyle tanklarıyla, toplarıyla gelirlerse hepsini yakarız bak söyleyeyim, teker teker.

 

“Türkiye’de toplumsal ahlakı nasıl daha güzel bir konuma getirebiliriz?”

Toplumsal ahlakın tek yolu Allah korkusu, Allah sevgisidir. Onun için de iman hakikatleri, Kuran mucizeleri anlatılması lazım. Allah sevgisi sürekli gündemde tutulması lazım. Televizyona çıkarılan din mühendisi hocalara bakın, bir kere bile Allah sevgisinden bahsetmiyorlar, tek bir kere bile dikkat edin. Bütün programları inceleyin. Bir kere Allah sevgisinden bahsettiklerini görmezsiniz. Ne Allah korkusundan bahsederler ne Allah sevgisinden. Din mühendislerinin özelliği bu. Allah korkusu, Allah sevgisi çok önemlidir. En hayati konudur. Sürekli gündemde tutulması lazım. Ama Kuran mucizeleri anlatılmadan, iman hakikatleri anlatılmadan Allah korkusunu, Allah sevgisini anlatamazsın.

 

(FETÖ, PKK, DEAŞ gibi örgütlerin İngiliz derin devletinin kontrolünde olduğunu söylemiştiniz Adnan Bey. Konya’da DEAŞ’a düzenlenen operasyonda örgüt üyelerinden birinin PKK’lı çıkmasının yanı sıra, örgüte evi kiralayan kişinin de FETÖ paralel devlet yapısı davasında tutuklu yargılandığı ve kısa süre önce tahliye edildiği ortaya çıktı.)

Hepsi İngiliz derin devletinin uşağı adamlar. Al birini vur ötekine. Hiçbirinin birbirinden farkı yok. İngiliz derin devleti bunları adeta büyülüyor. Diyorlar ki, “biz dünyaya hakimiz.” “O zaman bunlar -haşa- Allah gibi. Biz bunlara tapalım” diyorlar. “Ne diyorlarsa yapalım” diyorlar. Olay bu. İngiliz derin devletinden büyülendiler adeta. Köpek gibi diz çöktüler önünde. Ama o diz çöktükleri sistemi yerle bir edeceğiz, görecekler. Boş yere onlardan korktuklarını onlara göstereceğiz.

 

“Toplum olarak nereye gidiyoruz?”

Mehdiyet’e, İttihad-ı İslam’a, cennet toplumuna gidiyoruz. Güzel olacak toplum, dünya da güzel olacak. Bu ispatı mümkün mü? Mümkün. 2021’lerde ben burada olacağım inşaAllah, 2023’lerde de burada oluruz. Dediğimin doğru olduğunu göreceksiniz. Ne dediysem çıktı. Göreceksiniz doğru olduğunu. O zaman içiniz de rahatlayacak.

 

(İngiliz Financial Times, Erdoğan’ın Gülen'in suçlu olduğuna müttefiklerinden çok azını ikna edebildiğini, Batı ile ilişkileri bozan bir tasvir süreci başlattığını ve Türkiye’nin insan hakları karnesini lekelediğini ileri sürdü. “FETÖ için OHAL koşulları altında ülkeyi yönetebilmesi için Erdoğan elini güçlendirdi” deniliyor.)

Alenen Türkiye’ye pislik yapmak istiyor İngiliz derin devleti. Biz de onların kafalarını ezeceğiz yani bu kadar basit; ilimle, irfanla, kanunla, hukukla boş yere çırpınıyorlar.

 

“İstanbul neden yeşil değil neden betonlaşıyor? Neden oksijen alanlarımız daralıyor? İstanbul’u yeşillendirmek için ne yapmak lazım, betonları mı yıkmak lazım, gücümüz var mı?”

Bu güç işte Mehdiyet devrinde olacak. Sevgiyle olur bu rızayla olur şu an bunu ancak zor yoluyla yapmak gerekiyor. Zor yoluyla yapınca bir anlamı olmaz. Sevgiyle, ikna ederek sevinç içinde bu güzellik oluşacak ve İstanbul’daki bütün berbat binalar yıkılacak. İstanbul cennet gibi olacak.

 

“Adnan Hocam buradan size sevgilerimi saygılarımı sunuyorum öncelikle. Benim merak ettiğim sizi takip ediyorum. İzleyerek takip ediyorum lakin tek merak ettiğim, takıldığım nokta böyle nasıl genç kalabiliyorsunuz? Böyle tempoyla sağlıklı nasıl kalıyorsunuz? Yüzünüz çok hoşuma gidiyor. Yüzünüzde yaşınıza rağmen kırışık yok, bunu nasıl sağlıyorsunuz? Bu soruları merak ediyorum sizden.”

Severim ben senin güzelliğini, akıllılığını. Ben de şaşıyorum yani hakikaten. Cilt yapıma, gücüme, dinçliğime mesela bugün üç saat falan uyudum. Dedik biraz uyuyalım olsun hiç içimden gelmedi yani duramadım böyle hemen fırladım kalktım. Allah’ın verdiği bir nimet. İslam’a hizmet etmeye insan azimli olunca Allah hayret edecek şekilde bir güç veriyor insana. Bu Allah’ın sırlarından bir sır.

 

“A9’cular, Adnan Oktar ve ekibi ehlisünnete niye muhalif anlamıyorum?”

Aslan, sen ehlisünneti koruyor olmasaydın şu ana kadar Hz. Mehdi (as) hadisleri de gelmezdi. Ahir zaman hadisleri de gelmezdi. Ehlisünnetin de bir hayır yönü oldu tabii. Ama Peygamberimiz (sav) ehlisünnet değildi. Peygamberimiz (sav) ehli Kuran’dı. Sahabe ehli Kuran’dı. Hiç kimse ehlisünnet değildi. Ehlisünnet sonradan çıkarılmıştır. Hiç kimse Şia değildi. Şii değildi. Peygamberimiz (sav) zamanında hiç kimse Vahabi değildi. Bunların hepsi sonradan çıkarıldı. Biz sahabe döneminin İslamlığını savunuyoruz. Senin söylediğin 200 yıl sonra Peygamberimiz (sav)’ den, 300 yıl sonra ortaya çıkarılan bir din ideolojisidir ehlisünnet inancı. Ama dinsizlik cereyanlarına karşı şu an yine ehlisünnet kendini muhafaza ederek geldi. Ama artık Kuran’a dönülme vakti, sahabe dönemine dönme vakti. Kuran Müslümanlığına dönme vakti. Dolayısıyla Kuran’ın bize anlattığı “Siz sadece Kuran’dan sorulacaksınız” diyor Allah. Allah bize “Siz Sünni misiniz? Şii misiniz? Vahabi misiniz?” demeyecek. “Kuran’a uydunuz mu, uymadınız mı?” diyecek. Onun için Sünniliğe kutsal gözle bakmak yanlış olur. Kuran’a kutsal gözle bakmak lazım.

 

“Kıbrıs’ta şu anda müzakereler yapılıyor. Bu müzakerelerin sonucu nedir, devam edecek mi, etmeyecek mi bunu öğrenmek istiyorum teşekkür ederim.”

Kıbrıs’ta toprak vermek diye bir konu olmaz. Türkiye’de bir devlet ahlakı, devlet aklı vardır. Bu hükümete de hakimdir, her yere hakimdir. Kıbrıs’ta da, Türkiye’deki devlet aklı hakimdir. Nezaketiyle anlatıyorum. Bu devlet aklının dışına hiç kimse çıkamaz. İstediğini desin “Toprak vereceğim, toprak alacağım” desin öyle bir şey olmaz. Türk milletinin en hassas olduğu konulardan biri toprak kaybıdır asla kabul etmezler böyle bir şeyi. Bunu gündeme getiriyorlar kardeşlerimiz hiç kaale almasınlar Kıbrıs konusu bitmiştir. Bu haliyle Kıbrıs bitmiştir. Mesela hallolmuştur.

 

“Sizce komedi olsun diye erkekler kadın rolü yapmalı mı?”

Canım benim tabii ki çok çirkin onun gülünecek bir yönü yok. Çok acı bir olay. Homoseksüelliğin zeminini hazırlamış oluyorlar. Bir nevi gizli homoseksüel propagandası olmuş oluyor. İsteseler de istemeseler de böyle bir görünüm oluyor. Bir genç için çok çok küçük düşürücü aman sakın.

 

“Sizce bugün darbe tehlikesi var mı?”

Bayağı zor. Çünkü darbe konusunda bütün vatandaşlar bilgilenmiş oldular, asker de bilgilenmiş oldu. “Ben bilmiyorum, farkında değilim” kimse diyemez. O zaman öyle on binlerce askeri yönlendirebilecek bir güç de olmadığı için. Çünkü en az on bin, yirmi bin askerle darbe yapılabiliyor. On bin değil yüz askeri ikna edemezler. Dolayısıyla darbe tehlikesi şu an bitti. İngiliz derin devletine sözümüz bir daha böyle münasebetsizliğe girişmesinler. Yanlış yere geldiler böyle bir şey yapamazlar buralarda. Ha yapmaya kalksalar yani dış işgal olsa işgale kalksalar ne olur? İnanın bana binlerce kere pişman olurlar, çok çok üzülürler. “Keşke yapmasaydık” derler.

 

“İnsanlar kadına saygı duymayı ne zaman öğrenecekler?”

Kadına saygının en yüksek olduğu dönem Mehdiyet devridir. Kadınların en özgür oldukları dönem yine Mehdiyet devridir. Şu an kadınlara akıl almaz baskı yapılan bir dönem. Kadın cinselliği kadınlar için bir azap gibi gösteriliyor, kötülük gibi gösteriliyor. Kadın cinselliği tamamen örtülüyor, cazibeli bir kadın asla kabul edilmiyor. Kadının itici olması esas alınıyor, itici kadın makbul gösteriliyor. Cazibeli kadının da çok tehlikeli olduğu, yanlış yolda olduğu hatta kirli bir ruha sahip olduğu inancını yaymaya kalkıyorlar. Bu şeytanın yaptığı bir yöntemdir. Şeytanın bu oyununa kimse gelmesinler. Kadınlar cazibeli olacak, güzel olacak, hoş olacak, naif olacak, temiz, dürüst, efendi, klas olacaklar. Ne zaman? Mehdiyet devrinde üstlerindeki baskı tamamen kalktığında bu güzelliklerini tam ortaya serebilecekler.

           

“Türk insanı İslam’ı nasıl algılıyor?”

Türk insanı İslam’la iç içedir. Türk milletinin ruhudur İslam. Bizim milletimiz İslamsız yaşayamaz. Nefes gibidir, hayat gibidir. İslam bizim Türk milletinin hayat damarı, neşesi, sevinci, aklı, her şeyidir. Dolayısıyla İslam payidar olacaktır. İslam hakim olacaktır. Küfür, zulümat son bulacak.

 

(Londra’da PKK’lılar 15 Temmuz anma etkinlikleri kapsamında Türkiye’nin Londra büyükelçiliğinde düzenlenen programa katılmak isteyen Türk vatandaşların önünü keserek saldırı düzenledi.)

İşte Türkiye’nin bir kontrgerilla sistemine ihtiyacı olduğunun açık belgesi. Meşru legal bir kontrgerilla yapılanması Türkiye için şart. Kontrollü böyle güzel dindar aklı başında insanlardan oluşan bir kontrgerilla yapılanması olacak. Bu çakallar orada münasebetsizlik yaptığında onları gidip ikna edecekler nezaketiyle kanunla hukukla. Bir daha da densizlik yapmayacaklar.

 

Deccaliyet, Homoseksüel Dekoltesini Teşvik Ediyor. Biz de Mehdiyet Kolu Olarak Kadın Dekoltesini Teşvik Ediyoruz.

Deccaliyet, homoseksüel makyajını teşvik ediyor. Biz kadın makyajını teşvik ediyoruz Mehdiyet kolu olarak. Çünkü bizler, ben de siz de Mehdi talebesiyiz. Biz kadın özgürlüğünü savunuyoruz. İngiliz derin devleti deccaliyet de homoseksüel özgürlüğünü savunuyor. Bakın dikkat edin görüyor musunuz aradakini? Biz Darwinizm’in geçersizliğini anlatıyoruz. Deccaliyet Darwinizm’in geçerli olduğunu anlatıyor. İki fikir, iki zıt düşünce çatışıyor. Galip olan kim? Allah hizbi olacak.

 

Dekolte, İslam’ın Dünyaya Hakim Olmasını Sağlayacak

Dekoltenin olmadığı bir İslam anlayışı sadece ezilir ve yok olur. Tarihi gelişim içerisinde İslam hep ezilmeye ve yok olmaya doğru gitmiş. Dekoltenin olduğu, kadınların özgür olduğu, hayat bulduğu, neşeyle yaşadığı İslam anlayışında İslam kayıtsız şartsız dünyaya hakim olur ve olacak. Bak deccaliyet ne yapıyor? Homoseksüel özgürlüğünün üstünde duruyor. “Homoseksüeller” diyor “dekolte giyinsin, mini etek giysin” diyor “homoseksüeller, makyaj yapsın” diyor “saçlarını boyasınlar, rengarenk giyinsinler. Onlara her türlü özgürlük verilsin” diyor “ama kadınlara özgürlük verilmesin” diyor deccaliyet. Biz de diyoruz ki “Homoseksüellere özgürlük olmasın, Müslüman hanımlara özgürlük olacak” diyoruz. Tam tersini söylüyoruz. Deccaliyet diyor ki “Darwinizm dünyaya hakim olsun” Biz de diyoruz ki “yaratılış inancı dünyaya hakim olsun. Tam zıddını söylüyoruz. Dolayısıyla kadınların üstündeki baskı kalkacak. Allah’ın kullarının yarısı kadındır. Allah’ın kullarının yarısının rahat olmadığı bir dünyada Allah insanlara rahatlık vermez. Allah’ın kullarının yarısı yani yüzde 50’si huzur içinde yaşadığında, Allah’ın süslü yarattığı bu güzel kulları neşe içinde yaşadığında İslam dünyaya hakim olur. İslam’ın dünya hakimiyetinin anahtarı kadındadır. Kadın özgür olduğunda İslam dünyaya hakim olacaktır. Bunu sağlayacağız.

 

“Acaba günümüzde moda diye bir akım var. Bu modalar her dönemde neye göre belirleniyor?”

Şu an moda bitti moda diye bir şey yok. Çünkü artık işlevsel giyiniyor insanlar güzel giyinme hırsı yok insanlarda. Çünkü güzellik arzusu yok, çünkü beğenilmek arzusu yok, çünkü sevgi yok sevgi olunca güzellik bir anlam kazanır. Kadın kime kendini sevdirecek? Güzel olduğunda hakarete uğruyor, dekolte olduğunda baskı görüyor. O zaman kadın güzel giyinmek istemiyor. Kadın güzel olmayınca erkek de güzel olmak istemiyor o zaman hayat çöküyor işte. Şu an erkekler de işlevsel giyiniyor, kadınlar da işlevsel giyiniyor. Erkeği kadından ayırdılar, kadını da erkekten ayırdılar. Erkeklere sadece erkekler gösteriliyor “Eğer kabul ediyorsan homoseksüeller var” deniyor. İngiliz derin devletinin, deccaliyetin mantığı bu. “Ama kadından uzak olacaksın” diyor. Biz de diyoruz ki “Helaliyle kadına yönelmek lazım. Kadın güzeldir. Kadın çekici olmalıdır, deccaliyetin oyunu bu şekilde bozulmalıdır” diyoruz. Ama helal olarak, helaliyle.

2017-07-31 00:39:55

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top