Sayın Adnan Oktar'ın 18 Eylül 2017 tarihli sohbetinden önemli başlıklar

A9 TV, 18 Eylül 2017

 

Allah İslam Ahlakının Hakim Olacağını Vaad Etmiştir. Bizler de Bu Vaadin Gerçekleşmesine Şahit Olacağız İnşaAllah

Ahir zamanın en büyük olayı İslam’ın hakim olması. Vaat edilmiş bir şeyin olmuş olması çok şaşırtıcı. Normalde İslam doğal akışı içerisinde yok olacak zannediyorlardı. 1970’lerde falan düşünce oydu. Hocalar falan direniyordu ama gelenekçi İslam can çekişiyordu hakikaten. İslam yok olur giderdi Allah esirgesin. Ama tam tersine şu an modern İslam anlayışı, Kuran Müslümanlığı, sevgi Müslümanlığı hakim olacak. Vaat edilen bir şeyin oluşmuş olması hem Tevrat’ta, hem İncil’de, hem Kuran’da vaat edilen bir olayın olması çok büyük bir mucizedir. En büyük olay budur. Ama Hz. Mehdi (as) vesile oluyor. Zaten Hz. Mehdi (as)’da da insanların tereddüdü olur zaten hani “O muydu, değil miydi?” belki reaksiyon olarak insanlar Müslüman oldular falan diye düşünürler. Hz. İsa Mesih (as) için işte, genç bir delikanlı buldular, Hz. İsa Mesih (as) diye bize gösteriyorlar falan diye düşünebilirler. Ama imanı güçlü olan insanların kanaati gelir. Fakat Hz. Mehdi (as)’ın şahsına teşhis koymak, Hz. İsa Mesih (as)’ın şahsına teşhis koymak mecburi bir şey değil yani farz değil. İnişine inanmak, Kuran’da işaret edilmiş ama farz değil. Mühim olan İslam’ın hakim olması. Ama İslam’ın hakim olacağı açık onu kimse inkar edemez. Nur Suresi 55. Ayetinde açık. İslam hakim olduğunda bu harikadır. Bu tabii insanların imanını çok güçlendirecek bir şey, çok şaşırtacak. Bizim daha ileri yıllarda görebileceğimiz bir nimet. Ama üç-beş yıl içerisinde çok büyük sarsıcı olaylar olacak yer yerinden oynayacak, o da bir harikadır. Ama tabii Müslümanları korkutmak çok akılsızca olur. İşte “dehşetli şeyler olacak” gibi. Kardeşim, en fazla şehit olur Müslüman güzel, gazi olur o da güzel, sağ kalır o da güzel yani dehşet senaryolarına gerek yok.

 

(“Devlet Darwinizm’i savunanları neden hala bünyesinde barındırıyor?” izleyici sorusu)

Devlet daha önce zaten bu yapıyı esas yapı olarak kabul ediyordu yani Darwinist olursa makul doğru yolda olduğuna inanıyordu. Devlet daha yeni anladı Darwinizm’in olmadığını. Ve şu an bütün gücüyle kurtulmaya çalışıyor ama adamlar da bastırdığı için iki ileri bir geri taktiğiyle yol almaya çalışıyorlar ve beceremiyorlar. Kendilerine daha hala güveni yok devletin içindeki memurların. Dayanamıyorlar iradeleri yok, iradeleri çok zayıf, devletin memurlarının, siyasetçilerin bir kısmının iradesi çok zayıf. Adam ona hurafeyi dayatıyor, pagan dinini dayatıyor, putperest bir inancı, tesadüflere dayalı tamamen tesadüflerle kainat oluştu diyen inancı bilim diye kabul ediyor. Tesadüf bilimi diye bir bilim çıktı. Darwinizm eşittir tesadüf bilimidir. “Biz tesadüf demedik” diyor, adamların yüzündeki utanma hissini ben o anda göremiyorum. “Peki ne diyorsun?” “Biz rastlantı diyoruz” diyor. “Rastlantı tesadüf aynı değil mi?” diyoruz, “ama bizimki rastlantısal rastlantı tam tarif edemedik herhalde” diyor. Yani demagojinin en berbatını yapıyor ve zekamızla alay ettiğini zannediyor kendi kafasınca.

 

(“Hz. Hızır (as)’ın şeriatı bir kitapta yazılı mı?” izleyici sorusu)

Hz. Hızır (as)’ın şeriatı Hz. Hızır (as) tarafından ezberlenmiştir. Hz. Hızır (as) hafızdır. Kendi dininin hafızıdır ve ezberden bilir. Yani kendi şeriatını ezberden bilir. Onun tabileri de talebeleri de ezberden bilirler Hz. Hızır (as)’ın şeriatını. Ayrıca Kuran’dan bir şey öğrenmek istediğinde Huruf-u Mukattaa’ya bakarak kendisiyle ilgili öğrenmek istediği her türlü bilgiye ulaşabildiği söylenir.

 

(“Sizce Türkiye Amerika’ya mı, Çin’e mi, Rusya’ya mı yanaşmalı?” izleyici sorusu)

Rusya’ya yanaşmalı, Çin biraz çekingendir eskiden beri, yani 5000 yıldan beri çekingen ürkek bir yapısı vardır içine kapalıdır Çin. Ama Rusya kabadayıdır böyle yiğittir, Rusya’ya yanaşması gerekir. Ama tabii Amerika’yla bağı koparmadan, Avrupa’yla bağı koparmadan onlara şefkatle ve sevgiyle dostça yaklaşarak Rusya’yla işbirliği yapması lazım. Rusya, İran, Türkiye ve hatta Hindistan. Dev bir güçtür Hindistan, dünyanın en büyük askeri güçlerinden biridir. Aynı zamanda atom bombasına sahip, hava deniz gücü de çok güçlüdür Hindistan’ın, askeri kara gücü de çok büyüktür. Hindistan, Rusya, Türkiye ittifak ettiğinde muazzam bir askeri pakt olur. Ama tabii asıl istediklerimiz İran, Pakistan, Azerbaycan, Ermenistan. Azerbaycan’la Ermenistan zaten bizim kardeşimiz parçamız. Ama Rusya bu ittifakın en önemli üyesidir çatı üyesi. İran çok önemlidir, Hindistan, Pakistan çok önemlidir. Zaten Hindistan, Pakistan, İran olsa kahredici bir güç oluyor. Hiç kimse baş edemez, sırf üçüyle bile baş edemezler. Milyonlarca kişilik ordu piyade, muazzam bir nükleer güç çünkü Pakistan’ın da atom bombası var, Hindistan’ın da atom bombası var. Roketleri de var her şeyleri var.

 

(“Cehennemi tarif eder misiniz?” izleyici sorusu)

Cehennem, o da yine Allah tarafından toprak zemin kullanılarak oluşturulan ters konik bir yapı, benim anladığım anlatılanlara göre ters konik. Cennet düz koniktir şu tarz yapısı, cehennem de ters koniktir. Üst yüzeyi daha hafif suçlar içindir yani bakımsız kirli mahalleler, kirli sokaklar monoton bir hayat vardır. Ama diplere indikçe kat kattır, katman katmandır. Nasıl söyleyeyim, alt tüneller vardır kat kat kat, buralar münafıklar içindir yani küfürde ileri giden azgınlar içindir. Dolayısıyla insanın hoşuna gitmeyen, insanı rahatsız eden her türlü yakışmayan görüntüler, itici olan görüntüler kötü olan her şey yani insanın kabus gibi gördüğü her şey vardır. Ama ruhu olan Allah’tan korkan bir insan asla cehenneme gitmez. Ruhu olan, Allah’tan korkan samimi olan bir insan asla cehennem gitmez, bunu tasavvur etmek de inkar anlamına gelir, Allah’ı inkar anlamına gelir. Mümkün değildir ama müminler bunu görür ibret alır cennetin kıymetini bilirler, o yönden çok faydası var. Müminler cennette görecekleri için, cehennemin halini görecekleri için cennetin değerini her gün en coşkulu şekilde bilip takdir ederler. Faydası budur.

 

İhanet Eden Birinin Ortaya Çıkması Müslüman’ın Pislikten Kurtulmasıdır ve Büyük Bir Nimettir

İhanet ediyorsa Allah’a ihanet etmiş olur, İslam’a Kuran’a ihanet etmiş olur. Allah beni bir beladan, pislikten kurtarmış demektir. Bir banyo almışımdır Allah üzerimdeki kiri götürmüştür, ne mutlu bana. Kükürt kokan bir pislikten kurtulduysam, bir cesetten kurtulduysam, bir hırsızdan, bir üçkağıtçıdan kurtulduysam, bir sosyal manyaktan kurtulduysam diyelim Allah nimet verdi demektir. Niye rahatsız olayım? Bir ferahlık iç huzurudur, iç neşesidir. Dolayısıyla sevinç duyarım ayrıldığında.

 

(Genelkurmay Başkanlığı Silopi-Habur bölgesinde tatbikat başlattı. Tatbikata büyük bölümü tank olmak üzere 100 askeri araç katıldı. Tatbikat nedeniyle Silopi-Habur yolunun bir şeridi askeri hareketlilik nedeniyle kapatıldı. Yapılan bu tatbikat, tüm uyarılara rağmen referandum kararından vazgeçmeyen Barzani yönetimine bir mesaj olarak algılanıyor.)

Yok, Barzani’yle Türkiye’nin arası iyidir. Öyle tatbikatlık falan bir konu yok. Türkiye yapma dese yapmaz, öyle bir şey olmaz. Ama İngiliz derin devletiyle anlaşmış belgeleri var yani. Ben de ayrıca yine fotoğraflar da var toplantılarına ait. Dün de göstermiştim. İngiliz derin devleti garanti verdiği için onlar da biraz pervasız ve rahat davranıyorlar. Çünkü İngiliz derin devleti “Dünyayı ben yönetiyorum, daha önce de sınırları ben çizdim, şimdi de sınırları ben çiziyorum dediğimi yap” diyor. O da “tamam” diyor. Büyük bir oyun oynanıyor, Barzani’yi şehit edecekler benim gördüğüm. Ve bölgeyi birbirine katacaklar planları o. Bu planın bozulması gerekiyor. Tayyip Hocam akıllı delikanlıdır gereğini yapar.

 

Mehdi Döneminde Oluşacak İslam Birliği Ordusu Sadece Caydırıcı Güç Olarak Bulunacaktır, Tavsiye ve Ricada Bulunarak Kötülüğü Engelleyecektir

Askeri birliği İslam birliği sonunda kaldırıyor. Ama ilk başta dünyanın en büyük ordusu oluşuyor. Rusya, Türkiye, İran, Pakistan, Hindistan, Ermenistan, Gürcistan, Mısır bütün İslam ülkeleri katılıyor. Tek bir ordu oluşuyor yani dünyanın en büyük ordusu. Ama o ordu oluştuktan sonra hiç silah kullanılmıyor. Yani sadece rica ederek yapılıyor her şey. “Bunun şöyle olması güzel olur” diyor mesela İmam Mehdi (as) oluyor. “Şu şöyle olsa daha güzel olur, olmaz mı?” diyor, o şekilde oluyor. Hepsi Hz. Mehdi (as)’da tavsiye ve rica şeklindedir. Hz. Mehdi (as)’ın devri öyledir tavsiye ve rica. Mesela PKK’ya tavsiye ediyor “Derhal dağılın ve silahlarınızı teslim edin ve bu yanlış fikirden vazgeçin” o kadar üç satır, derhal. Çünkü ikinci bir ihtimal yok yani ne sağ ne sol, ne kuzey-güney hiçbir yere gidemez. Yani kabul etmenin dışında bir yol yok.

 

(“Azrail (as) binlerce insanın canını aynı anda nasıl alabilir?” izleyici sorusu)

Azrail (as)’ın tek bir ruhu var ama milyonlarca bedeni var. Bizim cennetteki bedenimiz gibi. Cennette de bizim bedenimiz öyle olacak, tek bir ruhumuz olacak ama milyonlarca bedenimiz olacak. Azrail (as)’ın da öyle milyonlarcadır bedeni ama tek bir ruhu vardır her yerde aynı şekilde görünür. Ama küfre görünüş şekli korkunçtur, müminlere görünüş şekli de çok yakışıklı ve çok güzeldir. Ha bir kademe daha geriye gidersek doğrudan Allah’ın tecellisidir. Yani Allah’ın bizzat varlığının tecellisidir ama biz ona Azrail deriz, Azrail olarak tecelli eder Allah. Canı alan aslında doğrudan Allah’tır. Doğrudan alan Allah’tır ama Azrail (as)’ın tecellisi şeklinde alır. O ne diyorsa mesela cennette “Ben Allah’ım” diyor. O zaman “Ya Rabbi seni çok seviyoruz” diyoruz. Ama öbür yerde diyor ki “ben Azrail’im” diyor tecelli, halbuki Allah’ın ruhu Allah’a ait. Ama tabii cennetteki zatının tecellisidir, doğrudan zatının tecellisidir.  

 

Barzani'yi Suikastla Ortadan Kaldırmak ve Büyük Bir Çatışmayı Başlatmak İçin Hazırlanan Bir Oyun Var. Bu Oyuna Karşı Kendisini Uyaralım

Tayyip Hocam dün “Barzani’ye MİT müsteşarımı da gönderirim ama dediğimizi dinlemiyorlar” anlamında bir açıklama yapmış öyle mi? Barzani’ye yapılacak oyunu o zaman biz ona bir hatırlatalım. Bilmiyorum, Tayyip Hocam tabii daha iyi bilir çünkü MİT’le de iç içe, devletle iç içe. Barzani’yi buraya çağırsın. Çünkü Türk pasaportu taşıyor, maaşlarını falan da biz veriyoruz. Askerin, polisin birçoğunun maaşını biz veriyoruz. Yıllardan beri de bizim adamımız olarak biliniyor. Orijinal gelişme olmadıysa sözümüzü dinlemesi lazım. Çağırsın buraya Türkiye’ye. Rica edelim gelsin. “Arkadaş gelmiyorum” diyorsa o zaman bir acayiplik var demektir. Zannetmiyorum öyle diyeceğini. Çünkü Irak hükümeti “biz karşıyız” diyor. Ama müthiş bir teşkilat da ayarlanmış olabilir tabii. Irak hükümetine “siz karşı olduğunuzu söyleyin” demiştir İngiliz derin devleti. Onlar karşı gibi görünüyordur. Yani kamuoyunu oynatıyorlardır kendi kafalarına göre. Çünkü bu kendi içinde bir satranç maçı bu. Kamuoyuna genellikle doğru söylenmiyor dünya politikasında. Kamuoyu aldatılır genelde, kamuoyuna olayın gerçek yüzü bildirilmez. Kamuoyunun nasıl yönlendirileceği de bir mühendislik politikasıyla belirlenir. Buna işte toplum mühendisliği deniliyor. Toplum nasıl yönlendirilir, nasıl provoke edilir, nasıl ters yöne yatırılır düz yöne götürülür, bazı kişiler için diyorum. Bunun uzmanları var yani psikiyatri bilen, psikoloji bilen profesörlerden oluşan uzmanları var. Onların uygulamaları var, tecrübeleri var, laboratuvar tecrübeleri de var bunu uyguluyorlar. Eğer İngiliz derin devleti Irak hükümetiyle de anlaştıysa o zaman bu bölünmeyi kolayca yapabilirler. Irak hükümeti kendi halkını kandırmak için bir oyun oynamıyorsa İngiliz derin devletinin talimatıyla. Çünkü İngiliz derin devleti hep öyle oyun oynar. Mesela Türkiye’ye darbe yapıyor, beceremeyince “vay nerede bu darbeciler vay hainler” diyor. Bazıları da bunu yiyor. Şimdi Irak’ta da aynı oyun oynanıyor olabilir. Onu daha geniş değerlendirelim.

 

(Cumhurbaşkanı Erdoğan Mesut Barzani’yle ilgili bir konuşma yaptı: “Dara girdiğin zaman kapımızı çalacaksın, her türlü desteği bizden alacaksın, ama Irak’ın parçalanmasına gelince bildiğini okuyacaksın. Ben bir defa MİT müsteşarımızı gönderdim, sen hala direniyorsan kusura bakma” dedi.)

Rusya’nın görüşünü alsın Tayyip Hocam. Bilmiyorum Rusya’nın görüşünü aldı mı? Eğer Rusya karşıysa konu biter. Rusya’dan gerekli bilgiyi alırsa ve onu da kamuoyuna açıklarsa, Putin bir açıklama yapsın. Evet mi hayır mı diyor? Eğer hayır diyorsa zaten mesele biter. Kan dökmeye gerek yok kısa sürede halledilir. Belki asker gelebilir ama abluka meydana getirilebilir. O bölgenin tamamı ablukaya alınabilir. Askeri abluka yeterlidir ama Rusya’nın destek olması lazım. “Biz bunu istemiyoruz” diye askeri abluka. Ne kadar olabilir? Mesela, en az 2 bin tankla yapılabilir. 2 bin tankla yapılacak bir askeri abluka. Alçaktan uçuş mesela peş peşe altılı filolar halinde alçaktan uçuşla ikna edilebilirler. Ama Rusya’nın destek vermesi lazım bu çok önemli. Bununla yapılır, damla da kan akıtılmaz.

 

(Kurtuluş Tayiz bugünkü yazısında,  “Barzani eğer mevcut tutumunda ısrar edip Irak’ı bölmeye kalkarsa kendisini bir anda Esad gibi yalnız ve saldırı altında bulabilir” dedi.)

Yok canım Esad gibi olur mu? Allah esirgesin hallaç pamuğuna çevirirler orayı. Çok ortada bir yer ve küçük bir bölge. Sarayını falan hallaç pamuğu gibi atarlar, öyle bir şey olmaz. Allah esirgesin enkaz altından çıkarırlar. Çok büyük facia olur. Bence hiç girmesin. Dediğim şaka değil doğru söylüyorum. Bir oyun oynuyorlar. Korkutmuş olabilirler, tehditle yaptırıyor olabilirler. Türkiye’ye gelsin, tehdit altında olabilir.

 

(Yeni Şafak Yazarı Hasan Öztürk, Mesut Barzani’nin bağımsızlık referandumuna mecbur bırakıldığını savundu. Şöyle söylüyor, Barzani’ye şantaj yapıldığını söyleyerek, “Çünkü bu kararı almazsa Kuzey Irak’ta bir darbe girişimi olacak.”)

Kendileri tabii çok rahat darbe yapabilirler. Darbe değil direkt vururlar yani. Ortada geziyor zaten. Kendi adamlarına da vurdurabilirler. İngiliz derin devletinin etrafında çok fazla ajanı var Mesut Barzani’nin yanında gezen. Koruma görünümünde yanında gezen İngiliz derin devletinin ajanları var. Onlardan biri çekip vurabilir zaten konu biter ondan sonra. Fakat Türkiye’ye güvensin. Ben daha önce rica etmiştim bilmiyorum devlet nasıl bir politika izliyor da. MİT elemanları ve özel kuvvetler orada güçlü bir koruma meydana getirebilirler. Çok güçlü bir koruma. Yoksa Barzani’nin tek başına gücü ona yetmez, bayağı güç.

 

(Dünyanın en büyük petrol şirketlerinden Rus petrol şirketi Rosneft’in Kuzey Irak’ta doğalgaz boru hattı yatırımı yapma konusunda Irak Kürt bölgesel yönetimiyle anlaştığı açıklandı. Anlaşmaya yakın iki kaynak, yatırımların bir milyar doların üzerinde olacağını söylüyor.)

İşte Rusya karşıysa konu biter ama Rusya taraftarsa İngiliz derin devleti de hadi diyorsa olay bitmiştir onu söyleyeyim. Orada müdahale falan pek netice vermez. Bilmiyorum Dışişleri Bakanı tabii daha iyi biliyordur. MİT olayı iyi değerlendiriyordur. Ne olup bittiğini anlamak zor ama Putin’le görüşmek lazım karşı mı değil mi? Tayyip Hocam telefonla sorsun. “Ne diyorsun bu bağımsızlık işi, faydalı mı zararlı mı sana göre?” desin. Eğer Putin ben taraftarım diyorsa yapacak bir şey bence pek yok.

 

Evrim Milyonlarca Tesadüf Üst Üste Geldi Canlılar Oldu Diyor. Bu Mantıksızlık, İnsanın Aklıyla Dalga Geçmenin En Berbat Şekli

Kardeşim evrim konusunda adamların kafasındaki samimiyetsizlik şu. Biz diyoruz ki, sen tesadüfler sonucu canlıların meydana geldiğini söylüyorsun. Milyarlarca tesadüf, katrilyonlarca tesadüf üst üste geldi canlılar oldu diyorsun. Bu, insanın aklıyla, zekasıyla alay etmektir ve en kötüsünden alay, böyle bir alay yok. Şeytanin insanla dalga geçmesinin en berbat şekli, yerlere yatıyor şeytan dalga geçtiği için. Tarihte böyle bir dalga geçme yapmamış şeytan. Ve milyonlarca adama da bunu inandırmış. Katrilyonlarca tesadüf olur mu? “Katrilyonlarca tesadüf yaptı bunlar” diyor. “İnsanları, hayvanları, bitkileri, kainatı her şeyi” diyor “tesadüfler üst üste geldi yaptı” diyor. Bundan zırva, bundan berbat bir açıklama olur mu? Yapmayın, etmeyin ama canlı olduktan sonra yani mesela badi yaparsın vücudun gelişir bu evrim değil ki, vücuttaki mekanizmanın çalışması bu. Ayağını sürekli vurursan nasır olur ama sistem var hazır yaratılmış. Güneşe çıkarsan yanarsın, kararırsın bu evrim değil bu. Mevcut sistemin çalışması bunlar. Diyor ki adam, “ya” diyor “güneşe çıkıp karardığına göre evrim var işte” diyor. Vicdansızlık yapma, karşında çocuk yok senin, mevcut mekanizma çalışıyor, yaratılmış olan mekanizma çalışıyor. “Bunu demeyelim mi?” Diyor bilim. Kardeşim mevcut sistemin çalıştığını görmüyor musun sen? Senin dediğin ne? “Sıfırdan” diyorsun “tamamen tesadüfler sonucu bütün kainat oldu” diyorsun. İnsanlar, hayvanlar, bitkiler, meyveler, sebzeler hepsi ve katrilyon çarpı katrilyon, katrilyon çarpı katrilyon tesadüfler sonucu organize bir şekilde dünyanın her tarafında tesadüfler birbirinin aynısı olmuş bak kuzey kutbundan, güney kutbuna kadar, Afrika’dan, Rusya’ya kadar dünyanın her yerinde tesadüfler birbirini destekleyecek şekilde olmuş.

 

(Irak federal mahkemesi Irak Kürt bölgesel yönetiminin 25 Eylülde düzenlemeyi planladığı referandumu durdurma kararı aldı. Federal mahkeme referanduma ilişkin yürütmeyi durdurma kararı Başbakan Haydar el-İbadi’nin resmi talebi üzerine aldığını bildirildi.)

Tamam bu kadar basit, gereken polisiye, hukuki neyse önlem olay başlamadan halletsinler uzatmaya gerek yok. Ama şöyle eğer danışıklı bir dövüşse rezalet, anlayacağız yani İngiltere’yle danışıklı bir dövüşse rezalet. Çünkü Irak’ın parçalanması demek bütün bölgenin parçalanması demek. Deccalın inadına parçalanmayı durdurmak lazım, deccalın gururunu kıracağız, burnunu yere sürteceğiz, kör gözünü yere sürteceğiz, kör olmak suç değildir ama onun manevi kör aynı zamanda gözü. Kör olmak makbul bir şeydir. Gururunu kıralım deccalın. Irak, Rusya’yla da ittifak etsin yani referandum uygulanmasına ait her şey yasaklansın, kaldırılsın. Mesela sandıksa, sandığa polis el koysun. Sandık koymayacak mı ortaya? Tamam, bütün sandıkları polis mühürlesin. Irak polisi girsin mühürlesin, şu an yapsınlar uzatacak bir şey yok. Ama Barzani neden bu kadar korktu bunu açıklasın, korkmasın. Allah’a verecek bir can borcu var. Desin “İngiliz derin devleti geldi tehdit etti bu alçaklar” desin, kendi de korktuğunu söylesin, bunu yaptığını söylesin bu kadar basit, yer yerinden oynar. Çekinmesin Türkiye’ye gelsin biz koruruz, buradan idare eder. Oraya başbakan atar kendisi buradan Türkiye’den idare eder hiçbir şey olmaz gelsin İstanbul’da otursun. Bak Türk hükümeti onu korur. Türk polisi korur. Koruruz. Korurlar. Gönlü rahat olsun inşaAllah.

 

(“Pes etmemek kişilik özelliği midir?” izleyici sorusu)

Pes etme eğer makul bir şeyse insanın pes etmesi çirkin bir şey değil mesela inat ettiği bir konudan vazgeçmesi pes etme değildir, doğruyu kabul edersin. Yanlış bir şeyi sana adam kabul ettirmek istiyorsa orada da geri çekilebilirsin çok büyük bir zarar meydana gelecekse. O pes etme değil ki akıldır o, aklın gereğidir. Niye inatlaşasın? Mesela iki kişi bir direkten biri bir karşıya geçmek istiyor, biri karşıya geçmek istiyor o onu itiyor, o onu itiyor ikisi birden suya düşer. Akıllı davranacaksın geri çekileceksin adam oradan geçecek sen pes etmiş olacaksın güya, akıllılık etmiş olursun o geçer sen de birden karşıya geçersin bu kadar basit. O akılsızla beraber suya düşeceğine değil mi? Akıllılık eder geri çekilirsin, o pes etmek değildir.

 

(Karar Yazarı Etyen Mahçupyan siyasiler tarafından sık sık kullanılan yerli ve milli kavramların içinde Alevilere, Kürtlere, Rumlara ya da Süryanilere yer olmadığını, yerli ve milli derken sadece muhafazakar İslami kimliğine gönderme yapıldığını iddia etti.)

Şimdi bak yanlış biliyorsun. Kürt milli istihbarat elemanları, milli istihbaratın en göz bebeği elamanlar. Benim aslanlarımı otuz yıldan beri bak PKK’nın içinde faaliyet yapan MİT elemanları var otuz yıl, otuz yıl ama bu kahpe FETÖ onları ele verdi. Otuz yıllık elemanları ele verdi ve hepsi tek tek şehit edildi. Hani milli değildiler? Millinin millisi, aslanın aslanıdır Kürtler. Alevi; Alevilerin sen hangi görevlerde olduğunu bir bilsen, devletin ne kadar güvendiğini bir bilsen böyle konuşmazsın. Ben Alevilerle iç içeyim çok iyi biliyorum. Sen Alevi dediğinde Devrimci Halk Kurtuluş Partici Cephesi üyesi Alevi’yi kastediyorsan veyahut Sünni’yi kastediyorsan devlet tabii ki aklı başında ona gereğini yapar. Ama Alevi demek kabadayı, delikanlı demektir. Devletin en mühim kurumlarında Aleviler var kilit noktalarda ben gayet iyi biliyorum. Ermeni; Milliyetçi Hareket Partisi’nin üç ayrı sembolünü çizen MHP’ye kabul ettiren Ermeni’dir Ermeni. Neçe Ermeniler var ki Türk milliyetçiliğini, Türkiye güzelliğini, Türkiye anlayışını milli ruhu en muhteşem savunan insanlardır. Rumlar; sen Atina’daki milli olan Rumları bir bilsen böyle konuşmazsın. Şimdi detaya girmeyeyim de. Yunanistan’daki milli olan Rumları bir bilsen yani Türk ruhunu taşıyan Rumları bilsen böyle konuşmazsın. Bak Yunanistan’la, Türkiye’nin birleşmesi konuşuluyor. Bu hangi kadroya dayandırılarak konuşuluyor bil bakayım? Kendi kafasına göre konuşuyor böyle bir şey yok. Ama Rum’un haini, Türk’ün haini, Kürt’ün haini, Alevi’nin haini olursa devlet tabii ki ona gereğini yapar. Çok fazla Rum MİT elemanı var Rum. Çok fazla Ermeni MİT elemanı var. Nasıl milli olmuyor bunlar? Devletin en gizli sırlarını biliyorlar, nasıl milli olmuyor? Benim bir şeyden haberim yok diyorsan o zaman tavsiyem haddini bilmem. Oturup detay verecek halim yok ama bilmiyorsun.

 

Kendi İçin Yaşamayan İnsan Kabadayıdır ve Bu Ahlaka Sahip Bir İnsan Sevgiyi ve Tutkuyu Çok Güzel Yaşar

Onun özel insanları olur tutkuyu özel bilen onu yaşayacak olan insanlar olur. Bir kere kabadayı olması lazım tutkuyu yaşayacak insanın o çok önemlidir. Kabadayı demek kendi için yaşamayan insan. Kendi için yaşamak çok küçük düşürücüdür. Tamam, insanların büyük bölümü yapar ama küçük düşürücüdür, çok ezicidir. Bir insan için çok utanç vericidir. İnsan sevdikleri için yaşar, kabadayılık odur. Mesela asker, polis kabadayıdır. Niye?  Mesela özel harekat kabadayıdır. Alenen elinden yüzünden anlaşılıyor zaten kabadayı olduğu. Vatan için, Allah için, Kitap için gözü kara saldırıyor düşmana. Genç kızın da kabadayı olması ona çok yakışır. Delikanlı da kabadayı olacak. Mesela egoist; kızın parasını düşünüyor, “Baban ne kadar gelir getirebilir, sen kazanır mısın?” Ya utan utan utan rezil ediyorsun kendini. Bir genç kızın parasına gözünü dikiyorsan kendini rezil ediyorsun. İnsan taşı toprağı yarar yine o hallere düşmez yani sen nasıl delikanlısın? Nasıl kabadayısın?

2017-10-01 03:32:35

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top