Hz. Mehdi bir şahs-ı manevi değildir

ADNAN OKTAR’IN KAÇKAR TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI
(8 OCAK 2009)

ADNAN OKTAR: Mehdi’nin geleceğini Said Nursi açık açık söylüyor, zat olarak söylüyor fakat kendi talebelerinden bile, Bediüzzaman’ın halıhazırdaki talebelerinden bile birçok kişi bir Mehdi beklentisi içerisinde olmuyor, açıkça gelecek dediği halde onları ilgilendirmiyor. Mesela Hz. İsa’nın inişinden bahsediyor, buna rağmen ilgilendirmiyor, ikisine de şahsı manevidir, böyle bir şeyin aslı yoktur yani şahıs olarak inmeyeceklerdir, şahsı manevi olarak ineceklerdir diyor. Hâlbuki Hz. İsa Aleyhisselam bedenen göğe alındığı ve bedeniyle geri indirileceği hem hadislerde, hem Said Nursi’nin açıklamalarında, hem Kuran’da açık açık belirtiliyor, çok sarih bir ifade. Buna rağmen birçok insan bunu anlamazdan geliyor. Bir kısmı içinde Said Nursi şöyle diyor. Enesi kavi diyor, enaniyet yani kendini beğenmişliği kavi, imanı zayif diyor kendi ifadesi ile zayif diyor, bir kısım diyor kişiler red cihetine gitmişlerdir diyor. Yani tamamen reddetmişlerdir çünkü ağırına gidiyor Mehdi gelirse onun emrinde olmak, ona itaat etmek, Hz. İsa gelirse ona itaat etmek ağırına gidiyor, bunlar çünkü kendilerini Mehdi’den de, Hz. İsa’dan da haşa hatta Allah’tan da daha büyük görüyorlar bir kısım insanlar kendilerini. Onun için itaat etme düşüncesi bunlara çok ağır geliyor. Mesela şeytana çok ağır gelmiştir biliyorsunuz itaat. Allah ona Hz. Adem’e secde etmesini söylemiştir, enaniyet, gurur ve kibrinden dolayı adeta delirmiştir şeytan ve hiçbir şekilde Allah’ın dediğini yapmamıştır, gözü dönmüştür, yani ilk psikopat tavrı gösteren odur. Şeytana uyan insanlarda da böyle enaniyet ve azamet oluyor, onun için kendi üstlerinde bir otorite, bir güç, itaat edilecek bir insan pek kabul etmek istemezler. Bazen bu bundan kaynaklanabiliyor, bazen cahillikten kaynaklanıyor, bazen imanı zayıf oluyor, bazen zaten lakayıt oluyor, dünyada hiçbir şey onu ilgilendirmiyor.


ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ RÖPORTAJI
(3 Nisan 2009)


ADNAN OKTAR: Bu şahsı manevi konusunu Risale-i Nur Külliyatı’nda 36 ayrı yerde, 38 defa ayrı vurguluyor Hz. Mehdi’nin bir şahıs, bir zat ve insan olduğunu. Bakın, 36 ayrı yerde, kitabında, 38 defa vurguluyor şahıs olduğunu, müstakil birisi olduğunu.
Mesela, “O ahirzamanın o büyük şahsı” 3. tekrar bu. “Al-i Beyt’ten Peygamberimiz’in soyundan olacak.
Mesela, “Al-i Beyt’ten Muhammed Mehdi (birinci ifade) bir zat-ı nurani (ikinci tekrar), o zat diyor (tekrar), o taifenin uzun tetkikatı, topluluğun uzun araştırmaları, incelemeleriyle yazdıkları eseri kendine hazır bir program yapacak (bakın bu dördüncü tekrar), halbuki ahirzamanın o büyük şahsı (bakın beşinci tekrar). Yani en aklı çalışmayan bir insan bile bunu anlar. Ki, Said Nursi belki de bunu bildi onun için bu kadar tekrar etti ki iyice anlasınlar diye; buna rağmen inkâr ediyorlar. İnanılır gibi değil.
Mesela, o ileride gelecek acib şahsın (bu altıncı tekrar) ve o büyük kumandanın (yedinci tekrar) en büyük bir müçtehid (bakın bir şahıs, Mehdi’den bahsederken, bir müçtehid diyor, müçtehidler demiyor, bir müçtehid. Sekizinci tekrar) en büyük bir müceddid (dokuzuncu tekrar) hem hâkim diyor (hâkimlik görevi de olacak diyor, onuncu tekrar) hem kutb-u âzâm (kutb-u âzâm bir tane olur, onbirinci tekrar) zat-ı nurani (bakın zat, nurani zat bir kişi demektir; onikinci tekrar) o zat (onüçüncü tekrar) ve devam ediyor. Hz. Mehdi diyor mesela, taa ahirzamanda hayatın geniş dairesinde asıl sahipleri (Risale-i Nur Külliyatı için bakın ne diyor) taa ahirzamanda hayatın geniş dairesinde (bu devri söylüyor, zaten Hicri 1400’den sonraki dönem) asıl sahipleri yani Hz. Mehdi (ondördüncü tekrar) ve şakirtleri Cenab-ı Hakk’ın izniyle gelir, o daireyi genişletir ve o tohumlar sümbüllenir diyor. Bu kadarını anlamıyorsa bir insan, artık ben ona ne söyleyeyim bilemiyorum.
Mesela, “Ahirzamanda Al-i Beyti Nebevi’nin (Peygamberimiz’in soyunun) cemaati nuraniyesini temsil eden Hz. Mehdi’de (onbeşinci tekrar) ve cemaatindeki (arkadaş grubundaki) şahsı manevide ancak içtima edebilir.” Yani Mehdi var, cemaati var ve bir de şahsı manevisi var. Yani hükümet vardır, Başbakan vardır, bakanlar vardır ve hükümetin şahsı manevisi vardır. Görülmedik bir hükümet var mı Türkiye’de? Şahsı manevi değil, Başbakan vardır, bir de hükümet vardır.
Mesela, “Hz. Mehdi Al-i Resul’ün temsil ettiği kutsi cemaatin (onaltıncı tekrar) ümmetin beklediği ahirzamanda gelecek zatın (onyedinci tekrar) bu hakikatten anlaşılıyor ki, sonra gelecek o mübarek zat (zat ne demektir, bir kişi değil mi? onsekizinci tekrar); hakiki beklenen ve bir asır sonra gelecek o zat (yani Hicri 1400’de gelecek zat; ondokuzuncu tekrar); halbuki ahirzamanın o büyük şahsı (yirminci tekrar)...”

MUHABİR: Devam ediyor,

ADNAN OKTAR: Birkaç tane daha devam edebilirim. “Al-i Beyti Nebevi’den, Peygamberimiz’in soyundan Hz. Mehdi’nin hakkında ayrı ayrı haberler var diyor (yirmibirinci tekrar); ben seyit değilim, Hz. Mehdi seyit. Peygamberimiz’in soyundandır diye onları reddetmiş” diyor Şualar da yirmiikinci tekrar. O nurani zatlar diyor, Mehdi ve talebeleri için diyor. Mesela, “Elbette kuvvet-i azime’deki büyük kuvvette bir hamiyet-i âliye yüce bir gayret, feveran edecek, coşacak Hz. Mehdi tekrar başına geçip tariki hak ve hakikat yola sevk edecek (yirmidördüncü tekrar).” Bitmiyor devam ediyor, buna rağmen bir insan anlamıyorsa benim artık söyleyecek bir sözüm yok ona inşaAllah.  


2009-06-28 20:28:09

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top